Cemil KOÇAK

STAR GAZETESİ



Bookmark and Share

İstanbul yönetiminin adamı Fevzi Çakmak Nutuk’ta nasıl milli kahraman oldu


15.09.2012 - Bu Yazı 5621 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Nutuk’taki yanlışlara da tek tek işaret etmek gerekir. Aksi halde orada yazılanlar sorgusuz sualsiz doğru ve gerçek kabul ediliyor. Fakat bunca sene inkılâp tarihçilerimiz acaba neyle meşgul oldular?

Mareşal Fevzi Çakmak’ın benim çocukluğumda Hayat dergisinin orta sayfasında yayınlanan kuşe kâğıtta tifdruk teknikte basılmış güzel renkli fotoğrafları üstelik bazen fiyakalı altın rengi çerçeveler içinde genellikle kahvelerin duvarlarını süslerdi. Sadece bu bile halkın ona gösterdiği saygıyı ve sevgiyi işaret eder. Onun özel bir konumu vardır; tabiî burada siyasal konumundan söz ediyorum. Çakmak, Millî Mücadele’ye her ne kadar geç katılmış olsa bile mücadelenin önde gelenlerinden, ama aynı zamanda da dindar bir kişi olduğundan; zamanında İsmet İnönü tarafından genelkurmay başkanlığından alındığında İnönü’ye muhalif bir siyasî şahsiyete dönüştüğünden olacak muhafazakâr cenahta her zaman olumlu şekilde anılır. Hele 1950’deki ölümü üzerine cenaze töreninin aldığı manzara, geniş halk kitlelerinin töreni hükûmet aleyhtarı bir gösteriye dönüştürmesi de siyasal tarihimizde silinmeyecek izler bırakmıştır.

Atatürk, iki Fevzi'yi karıştırıyor!

Atatürk Nutuk’ta dahiliye nazırının emriyle Anadolu’ya geçen nasihat heyetlerini anlatırken, bu heyetlerin başında bulunan harbiye nezareti eski müsteşarı Ahmet Fevzi Paşa’dan da söz etmektedir. Anadolu’ya geçen nasihat heyetlerinin birinin başında da bir Fevzi Paşa vardır, fakat bu Fevzi Paşa, Atatürk’ün Nutuk’ta sadece bir satırla geçiştirdiği Ahmet Fevzi Paşa değildir; herkesin yakından bildiği Fevzi Çakmak Paşa’dır. Elbette Atatürk’ün böyle bir isim karıştırması yalnızca basit bir hafıza zayıflığına bağlanamaz. Bu sırada dönemin bütün ayrıntıları hala hafızalarda diri ve canlıdır. Hele İstanbul’dan gelen böylesi heyetlerin unutulması imkânı pek de yoktur. Mustafa Fevzi Çakmak, 24 Aralık 1918’de ferik (tümgeneral/korgeneral) rütbesiyle genelkurmay başkanı olmuş, 14 Mayıs 1919’da ise Birinci Ordu Müfettişliği’ne atanmıştı. 3 Şubat 1920’de Ali Rıza Paşa Hükûmeti’nde Harbiye Nazırı olacaktır.

Karışıklık neden icap etmiş olabilir?

Atatürk’ün bu yanlışını uzun yıllar boyunca inkılâp tarihçileri bile fark edememiş olacak ki, üzerinde pek az durulmuştur. Nedeni üzerinde ise hemen hemen hiç. Yanıtı aslında basit: Fevzi Çakmak, Nutuk okunduğu sırada artık genelkurmay başkanıdır; millî mücadele yıllarının kahramanıdır, üstelik 1923 sonrasındaki siyasal ayrışmada Atatürk’e bağlı kalmıştır. Bütün bunlardan sonra Çakmak’ın millî mücadeledeki yerinin sorgulanması doğru olmazdı. Onun için Fevzi’lerin yer değiştirmesi tercih edildi. Bu yer değiştirişin gerçek anlamını ancak Çakmak’ın Kasım 1919 tarihindeki siyasal konumunu bilerek öğrenebiliriz. Bunun için Ali Fuat Cebesoy’a kulak vermeliyiz:

Fevzi Çakmak: Görevim M. Kemal'i derdest etmek

“25 Kasım’da Cafer İlhami Bey’in riyasetinde bir heyet Amasya’dan Sivas’a gelmişti. Aralarında Fevzi Paşa (Mareşal Fevzi Çakmak) da vardı. Müzakerelerimizin en hararetli bir gününde idik. Heyetin bu ani ziyaretine hiçbir mana verememiş olmakla beraber, iyi de karşılamıştık. Aynı gün Kâzım Karabekir’in bilahire bana anlattığına göre, Fevzi Paşa geliş sebeplerini şu cümlelerle açıklamış: Mustafa Kemal ve Ali Fuat Paşalar muhteris ve menfaat düşkünüdürler. Yalnız sana istinat ediyorlar. Şunu iyi bil ki, eğer Mustafa Kemal Paşa reisikâra geçerse, ilk işi seni imha etmek olacaktır. Bu hususta tanıdığım bazı kimseler, hatta en itimat ettiğim İsmet Bey (İsmet İnönü) ile Samsunlu Şefik Bey de bu kanaattedirler. Mustafa Kemal ve Fuat Paşaları derdest ve izam vazifemdir. Kendilerini derdest ederek İstanbul’a götüreceğim. Sen mümanaat etme.”

Tutuklamaya K.  Karabekir karşı çıkıyor

Karabekir Paşa, bu sözlerden çok müteessir olmuş, milletin kurtuluşu uğrunda her tehlikeyi göze alarak ortaya atılan arkadaşların tevkifine razı olamayacağını, bu gibi tahribat ile uğraşılarak Türk milletinin ölümünü tesri etmektense, kendisinin de bir an evvel Anadolu’ya gelip saflarımızda yer almasını rica etmiş ve Paşayı iknaa muvaffak olmuştu. Fevzi [Çakmak] Paşa vaziyeti anlamış, verilen vazifeyi ifadan vazgeçmiş ve bizimle de konuştuktan sonra İstanbul’a dönmüştü.” (Milli Mücadele Hatıraları, s. 286-287).

Fevzi Paşa ‘Biz Mustafa Kemal’i diktatör yapacağız’ diyordu

Kâzım Karabekir de anılarında Çakmak’ın  Birinci Ordu Müfettişi iken İstanbul Hükûmeti adına 25 Kasım 1919’da Sivas’a gelişini ve Mustafa Kemal hakkındaki olumsuz görüşlerini kendisine anlatması üzerine de onu yatıştırmaya çalıştığını şöyle yazmaktadır: “Heyetin diğer iki sivil şahsiyetini tanımıyordum. Fakat Fevzi Paşa ile 1910 senesinde Arnavutluk harekâtında, umumî harpte İstanbul, Çanakkale, pek az da Diyarbekir bölgelerinde iyi arkadaşlığımız vardı. Namus ve hamiyetine emindim. Zayıf tarafı, kuvvetten korkar, fena durumlarda fazla kötümser olmasıydı. Bugünkü vaziyette İstanbul’u kuvvetli gördüğünden aldığı emri tam bir gayretle yerine getirmeye çalışacağını biliyordum. Bu heyet Samsun’a çıkar-çıkmaz aleyhinde Heyet-i Temsiliyye’de kaynaşma başladı.”

Paşa'yı öldürmek istiyorlardı

“Fevzi Paşa 24 [Kasım]’da Sivas’a gelecekti. Aleyhinde dehşetli bir cereyan başlamıştı. ‘Dövelim, öldürelim’ diye asabî haykırmalar oluyordu. En ziyade Mustafa Kemal Paşa ile Rauf [Orbay] Bey hiddetlerini gösteriyorlardı. Ben çok müteessir oluyordum. Bir kere benim prensibim aksine asabiyet; ikincisi hürmet ve sami[mi]yetim olan bir arkadaşıma hakaret…”

Tehditle değil dostlukla kazanalım

“...Ben Fevzi Paşa’ya yapılacak hakarete kat’îyyen tahammül edemeyeceğimi, aleyhine söylenen sözlerden pek müteesir olduğumu arkadaşlara ve bilhassa bu hususta pek ileri giden M. Kemal Paşa’ya ve Rauf Bey’e söyledim. Şu teklifte bulundum: ‘Eğer sizler Fevzi Paşa’ya karşı samimi davranırsanız, ben de Fevzi Paşa’yı ikna ederek fikrimize getiririm. Ve bir umumi toplantıda samimi surette münakaşa ve fikrimizi kabul ve  hiç değilse aleyhdarlıkta devam etmeyeceğini temin ederim. Yalnız ilk ricam samimi bir arkadaşımız geliyormuş gibi arkadaşca karşılamaya çıkmamızı da rica ederim. İtimadın tehdit ve baskı ile değil, telkin ve ikna ile kazanılacağına güzel bir örnek görmüş olacağız.’ Fikrim kabul olundu.”

Sen olmazsan bunların gücü yok

“26 [Kasım’da] sabahleyin ziyaretine gittim. İki saat kadar münakaşa ettik. Fevzi Paşa’nın en mühim vazifesinin beni görmek olduğunu anladım. Mustafa Kemal Paşa’yı tutmaklığımın felâketini, ileride kötü nam alacağımı anlattı. Söylediği iki şey şudur: 1) Yegane dayanakları sen olan Mustafa Kemal Paşa muhteris ve menfaat düşkünüdür. Maksadı, hükûmet şeklini değiştirmek, diktatör olmaktır (1922 senesi son aylarında bir gün Bursa’da aynı Fevzi Paşa, İsmet’i [İnönü] telmih ederek, ‘Biz Mustafa Kemal Paşa’yı diktatör yapacağız’ demiştir)  Ahlâkça herkesçe fena tanılan bu zatın milletin başına belâlar getireceğini seni seven bütün arkadaşlarınız ve ben yakından biliyoruz. Ali Fuat Paşa da muhterisin biridir. En itimat ettiğin İsmet [İnönü] de aynı fikirdedir. Ve benim gibi o da seni ikâz etmek fikrindedir. Bunların hiçbir kuvveti olmadığı halde, sen bunlara kuvvet veriyorsun. Geleceğin tehlikeli vaziyetlerinde omuzlarına büyük sorumluluk alıyorsun. Kendisinin İstanbul’a getirilmesine sen mâni oluyorsun. Buna yardımcı olma! 2) Mustafa Kemal Paşa yaverlerini de mebus yaptırıyormuş. Bu gibi mebusların yapacağı fena tesiri de düşünmelisiniz.”

M. Kemal' i ben seçtim

Cevap olarak şunları söyledim: ‘Paşam! Mustafa Kemal Paşa’ya başımıza geçmesini daha İstanbul’da teklif eden de benim. Bugün bütün kuvvetimle tutmayı en büyük bir vazife bilirim. Ondan daha hamiyetli ve değerlisini İstanbul’da iken aradım, bulamadım. Pekâlâ hatırlarsınız. Hanginiz esaret altındaki İstanbul’dan çıkıp da geldiniz. Bugün de sizden rica etsem, ihtimal yine gelmezsiniz. Burada kalınız, seni reis yapalım. Bugün benim kuvvetle tutacağım zattır ki, milletin başında durabilir. Doğrudur. Fakat bu bizzat ben olamam, çünkü ben dayanıksız kalırım. Siz ve emsaliniz esaret altında oturmayı tercih ediyorsunuz. Bugünkü vaziyetimiz en tabiî ve en meşru bir şekildir. Bu mütalaa kolordu kumandanları ve Heyet-i Temsiliyye için de böyledir. Keşke milletin ilerisinde ve kolordu kumandanlıklarında daha değerli kişi bulunaydı.  İstanbul’da dedikodu yapan arkadaşlar, iş bu raddeye kadar başarıyla geldikten sonra olsun, Anadolu’ya gelseler ya… Ne yazık ki, doğunun aydın evlâtları bile İstanbul’dan çıkmazken, doğulu olmayan bizim gibiler, en felâketli günlerde halka teselli ve emniyet verdik, halk da tabiî olarak rehberlerini gördü ve onlara yetki ve kuvvet verdi. Halkın subaylara olan güvenini ve bizlere karşı beslediği ümit ve sevgiyi yer yer gezip göreceksiniz… Şu veya bunun mebus olması fena tesir yapar fikrine gelince, bu ana mesele değildir. Esasta bir olduktan sonra, bunların samimi olarak halli mümkündür.’

İçimizde bilinçsiz insan yok

Fevzi Paşa milli direnişe ve milli karara hak veriyor. Yalnız ‘Mustafa Kemal Paşa hepinizi atlatır, sürükler, bir şeyden haberiniz olmaz. O milli kararı, sizin meşru emelinizi değil, şahsî ihtirasını düşünüyor. Onu tanımıyor musunuz?’ diyor ve endişesini bir noktada Mustafa Kemal’in şahsında topluyor, diktatör olacak diye endişe ediyordu. Kendisini şöyle tatmin ettim: ‘Görüyorsunuz ki, içimizde bilinçsiz insan yok. Şahsî olarak aykırı yöne gitmesi mümkün değildir. Bugün nasıl tutuyorsak, aykırı hareketini görünce de bırakmak elimizdedir. Mustafa Kemal halka ve halkçılığa hürmet ettikçe mevkiinde durabilir. Herhalde pis bir muhit yapmasına meydan vermeyiz. Şimdiye kadar olduğu gibi, şimdiden sonra da başarısının birlikte olduğunu görüyor.’Fevzi Paşa hak verdi; ‘Bu suretle kendisini başıboş bırakmaz ve icabında vaziyet almayı düşünmüş olduğunuza göre, bugünkü vaziyet zorunludur’ dedi. Kendisine karşı arkadaşların itimatsızlığından ve aleyhinde bulunduklarından bahsetmedim.Yalnız heyete ve boşboğazlık eden yaverine nasihat etmesini söyledim. Ve Heyet-i Temsiliyye’yi ziyaret etmesini ve samimi davranmasını ve Kuvâ-yı Milliyye’ye taraftar olduğunu söylemesini samimi rica ettim, kabul etti.” (İstiklâl Harbimiz, s. 362-365 ve İstiklâl Harbimizin Esasları, 234-236).

 

.

Facebook Yorumları

Emlak8
22.8.2015
1938 donanma davası ve ünlü kalemlerin af beklentisi
15.8.2015
Nâzım Hikmet’in mahkûmiyeti ve sosyalist literatür
8.8.2015
Nazım Hikmet mahkûmiyetinden sonra neden yurt dışına çıkmadı?
25.7.2015
Uydurma ‘uzaylı’ yorum Atatürk’e nasıl atfedildi?
18.7.2015
90’lı yılların bitmez tükenmez hükûmet arayışları
12.7.2015
12 Eylül’e giden yolda Milliyetçi cephe koalisyonları
4.7.2015
70’li yılların ömür tüketen koalisyonları
20.6.2015
27 Mayıs 1960 sonrasının koalisyonları
6.6.2015
Mal sahiplerinin hakkı ne olacak peki
30.5.2015
Bir zamanlar Anadolu Kulübü
17.5.2015
CHP’nin politik görselliği
9.5.2015
CHP’nin 1950 seçim propagandası
2.5.2015
‘Sandık cinayeti’
26.4.2015
25 Nisan sabahında Seddülbahir’de olmak..
19.4.2015
1947 Kurultayında CHP’de laiklik tartışması başlarken
11.4.2015
‘Hayaldi; gerçek oldu’ Dışişleri Bakanlığı arşivi açılırken
05.04.2015
Bir cinayetin anatomisi
29.03.2015
Yalan ve iftira kampanyasının hedefi olmak...
21.03.2015
18 Mart Boğazın kilidi Mayınlar... Mayınlar... Mayınlar...
15.03.2015
12 Mart'ın şifreleri
08.03.2015
‘9 Mart’ ölmedi kalbimizde yaşıyor!
01.03.2015
1961 Anayasası ve ‘Direnme Hakkı’nın önü arkası
22.02.2015
27 Mayıs yolunda... CHP ve ‘Direnme hakkı’
15.02.2015
Demokrat parti ve 'direnme hakkı'
08.02.2015
‘İfade özgürlüğü’nün hangi kelimesinden yanasınız?
1.02.2015
Atatürk’ün kayınpederinin itirazları mı var?
25.01.2015
Mahmut Esat Bozkurt ve ifade özgürlüğü anlayışı
18.01.2015
CHP, İnkılap ve hac yasağı
11.01.2015
İhtiyaç halinde tarih yazmak!
04.01.2015
San Francisco Konferansı ‘Demokrasi’ye geçişimizin nedeni değildir!
29.12.2014
Sarıkamış’tan Sibirya’ya uzanan yol
21.12.2014
Rasih Nuri İleri 'Atatürk ve komünizm'
14.12.2014
Falih Rıfkı Atay Otoriterliğin gereğini bize hep hatırlatmıştı
07.12.2014
Solcu Tan’ı yıkıma götüren yazılar
29.11.2014
İzmir Belediyesi’nin 1954 seçim broşürü
22.11.2014
Bir zamanlar 'eğlenceli bir ülke' vardı
15.11.2014
İsmet İnönü çiftliklerin bağışı yüzünden Atatürk’le kavga etmişti
08.11.2014
Atatürk hazineye 17 çiftlik bağışladı
01.11.2014
Cumhuriyetin ilanını basından öğrendiler
30.10.2014
avaş Orta Doğu’yu da yeniden şekillendirdi
29.10.2014
Savaş imparatorlukların da sonunu getirdi
28.10.2014
Muhteşem ve hızlı zafer fikri siperlerde eriyordu
27.10.2014
Almanya’ya sömürge lazım olunca
26.10.2014
Nutuk hep doğru mu söyler?
18.10.2014
Korgeneral Mehmet Emin Koral’ın öyküsü
12.10.2014
Cumhurbaşkanının meclis açış konuşması Meclis’te görüşülebilir mi?
04.10.2014
CHP 1931 seçimine böyle hazırlanmıştı
27.09.2014
Bay Peker ve meselesi
22.09.2014
‘Asya tipi üretim tarzı’ gündeme bomba gibi düştü
13.09.2014
6-7 Eylül'ün hatırlattıkları
06.09.2014
1936 yılında Devlet CHP’ye el koyduğunda...
30.08.2014
Tam 50 yıl önce 1964 Ağustos’unda İzmir’in başına gelenler
23.08.2014
Serbest Fırka bütün Ege’yi kasıp kavurmuştu
17.08.2014
İnönü devri harp tedbiri: Gelen ecnebi askersiz gezemez
09.08.2014
Bir seçim yenilgisinin ardından… CHP örgütünü ve kadrosunu tartışıyor
03.08.2014
1950 seçim yenilgisinin ardından… CHP’NİN LAİKLİK VE İNKILÂPÇILIK ATILIMI
27.07.2014
1950 seçim yenilgisinin ardından… CHP NASIL KURTULUR?
19.07.2014
1950 seçim yenilgisi sonrasında CHP’de reform önerisi
12.07.2014
12 Temmuz 1947 yıldönümün hatırlattıkları
05.07.2014
Bir zamanlar Meclis Cumhurbaşkanı seçerdi
29.06.2014
CHP’nin 1950’deki Ekmeleddin’i Şemsettin Günaltay
21.06.2014
Eski gazeteler arasında dolaşırken günümüzü yakalamak
14.06.2014
15-16 Haziran'da işçiler eylemdeyken; 'Marksist Teori' ne diyordu?
09.06.2014
CHP'nin kazandığı son seçim: 1977 seçimine bir bakış...
31.05.2014
27 Mayıs'ın üniversite tasfiyesi: 147'ler
24.05.2014
21 Mayıs 1963 'Harbiyeli aldanmaz'
17.05.2014
CHP’nin 1950 seçimi öncesindeki beklentileri
10.05.2014
CHP devlet karşısında hep gölgede kaldı
03.05.2014
Bir Mayıslar’ın içinden geçmiştim
27.04.2014
Gelibolu’da bir bahar sabahı
20.04.2014
Son sıkıyönetim bildirisinin ardından
12.04.2014
1954 seçimi sonrasında CHP'nin yenilgi analizi
06.04.2014
CHP seçim sonucuna 60 yıldır itiraz etmekte
29.03.2014
'Aydınlar' 1950 seçiminde kimi desteklemişti?
22.03.2014
Yine 'Kara Kalabalık'lar ortaya çıktı!
15.03.2014
12 Mart'ın gölgesi gölgede kaldı
08.03.2014
Peki, ya '9 Martçılar' kazansaydı?
01.03.2014
Hasan Rıza Soyak Recep Peker'e haksızlık mı etti
22.02.2014
Başarısız bir darbe girişimi 22 Şubat 1962'de ne oldu?
15.02.2014
Küslükler de politikanın ayrılmaz bir parçasıdır
08.02.2014
CHP kadınlar kolu kurdu mu, kurmadı mı?
01.02.2014
Biri 'DİKTATÖR' mü dedi
25.01.2014
Vehbi Koç’un gecekondu önleme projesi
18.01.2014
Celâl Nuri İleri'nin harf inkılâbı üzerine mektubu
11.01.2014
Rıza Nur’un cenaze masrafını kim ödedi?
04.01.2014
'Tarih beni beraat ettirecek'
28.12.2013
İsmet İnönü’nün ölümünün üzerinden 40 yıl geçmiş
21.12.2013
Peyami Safa 1950'de CHP'nin milletvekili adayıydı
14.12.2013
İstiklâl mahkemelerinin bazı dosyaları yandı bile
07.12.2013
‘Hâmili kart yakinim’dir; adaylığı için...
30.11.2013
‘Şu Çılgın Türkler’ Vietnam’dayken
23.11.2013
Demokratik Parti daha muhalefetteyken bölünmüştü
16.11.2013
10 Kasım töreni az kalsın 27 Mayıs’ta değişecekti
09.11.2013
ODTÜ'nün ağaçlarını kime borçluyuz?
02.11.2013
Saltanat Osmanlı devleti ile birlikte kaldırıldı
26.10.2013
Cumhuriyet başka bir şeydir; Demokrasi ise bambaşka bir şey
19.10.2013
Behice Boran'ı üniversiteden önce Hasan Ali Yücel atmıştı
12.10.2013
Peçe ve çarşaf yasağı: ‘Gizli işaretli buyruk‘
05.10.2013
Kırk yıl önce CHP yıllar sonra ilk kez seçim kazanmıştı
28.09.2013
Peçe ve çarşaf yasağına en büyük itiraz tezgâh sahiplerinden gelmişti
21.09.2013
Almanların ilk göz ağrısı EMDEN Türkiye’ye neden geldi
14.09.2013
CHP KURULUŞUNDAN HEMEN SONRA NEDEN ve NASIL BÖLÜNDÜ?
07.09.2013
Unutulmuş bir derginin sayfalarını çevirirken... Hüseyin Yalçın ve Fikir Hareketleri Dergisi
31.08.2013
Ordunun 30 Ağustos mesajları siyasi kriz çıkardı
24.08.2013
Handedan'ın aklı hep 'yurt'ta kalmıştı
17.08.2013
Celal Bayar başbakanlıktan niçin ayrılmıştı?
10.08.2013
80 yıl öncesi Tarih ders kitabıyla buraya kadar
03.08.2013
Taksim’deki SURP AGOP Ermeni mezarlığı BEYAZID-I VELİ VAKFI'NIN MIYDI?
28.07.2013
Önce sokaklar karışır, ardından ‘KURTARICILAR’ ortaya çıkar
20.07.2013
Sandık da sadece odundan ibaret değildir!
13.07.2013
27 Mayıs darbecilerinin bir operasyonuda siyasileri itibarsızlaştırmaktı
06.07.2013
27 Mayısçıların hedef tahtasındaki Adnan Menderes
29.06.2013
27 Mayıs’ın ‘kıyma’ yalanını darbeciler kitap bile yaptı
15.06.2013
27 Mayıs'ın ruhunu hala sürdürenler var
08.06.2013
II. Dünya Savaşı’nın ‘perde’deki cephesi
01.06.2013
Atatürk 80 yıl önce İnönü’ye Nusayri raporu yazdı
26.05.2013
27 Mayıs’ın İnkılâp Mahkemeleri niçin faaliyete geçmedi?
18.05.2013
3 Mayıs neden ve nasıl Türkçülük Günü oldu
11.05.2013
1 Mayıs'ı Atatürk ve İnönü de yasaklamıştı
04.05.2013
'Türkiyeli’ kimdir?
20.04.2013
İlk Meclis 90 yıl önce dağılmıştı
30.03.2013
Kılıç Ali, Ismet Inönü’ye ne yazdı
23.03.2013
Latin Amerika’yı sadece muzdan ibaret sananlar yanılır
16.03.2013
İngiliz dostluğu gerekirse Çanakkale'yi bile unutturur
09.03.2013
Öğretmen maaşları zamanında çil çil altınla ödeniyordu!
02.03.2013
Türkiye, Avrupa’daki 4’üncü tek parti diktatörlüğüydü
23.02.2013
Tek parti rejiminin kıskacından kimse kurtulamamıştı
16.02.2013
DP’nin eylülü hep karanlığı hatırlatacak
09.02.2013
Ya Sarkis Torosyan doğru söylüyorsa
02.02.2013
Efendiler... Subaylara hürmet esas vazifenizdir
26.01.2013
Musul meselesinde hiç olmazsa Almanya yanımızdaydı
19.01.2013
Tandoğan’ı intihara götüren cinayet davası
12.01.2013
Fevzi Çakmak’ın cenaze töreni 31 Mart’la kıyaslanmıştı
05.01.2013
İçişleri Bakanlığı olaylardan 3 hafta sonra Menemen raporu hazırlamıştı
29.12.2012
Türk ocakları niçin kapatıldı Nasıl yeniden açıldı?
22.12.2012
Sarkis Torosyan’ın acaip hikayesi
15.12.2012
‘Milli Tarih’le ters düşen her zaman cezasını bulurdu
08.12.2012
Hasan âli Yücel’in solcu olduğu da nereden çıktı
01.12.2012
İktidar basını SCF’lileri daha en başından mahkum etmişti
24.11.2012
Korunaklı karakol ihtiyacı 1930’larda rapor edilmisti bile
17.11.2012
Muhafız Alayı Komutanı Yarbay Ismail Hakkı Tekçe Polisi neden dövdü
10.11.2012
Atatürk'ün hastalığı ne ölçüde gizlenebildi?
03.11.2012
10.Yıl Marşı ' Recep Beyin İlahisi'
27.10.2012
CHP Devletle bir oldu mu; Yoksa devlet mi CHP'yi yuttu?
20.10.2012
M. Kemal ile Rum tehcirinde anlaşmazlığa düştük
13.10.2012
6-7 Eylül olayları sadece İstanbul’da yaşanmadı
06.10.2012
Amerikalı işadamının gözünden Gazi’nin adamları
29.09.2012
Cahit Yalçın’ın sıradışı portresi
22.09.2012
Atatürk’ün Harbiye’den hocası nasıl Milli Eğitim Bakanı oldu?
15.09.2012
İstanbul yönetiminin adamı Fevzi Çakmak Nutuk’ta nasıl milli kahraman oldu
08.09.2012
CHP 9 Eylül'de kurulmadı
01.09.2012
İngiltere ve Fransa ile müttefik ol...Almanya ile anlaşma imzala
25.08.2012
İnönü-Bayar kavgası muhabbeti hayli gerilerde kaldı sanki
18.08.2012
İnönü, Atatürk döneminin yolsuzluk iddialarının üzerine gitmişti
11.08.2012
Struma herkesin gözü önünde ölüme yollandı
04.08.2012
Serbest Fırka daha ilk kurulduğunda Mürteci damgası yemişti
28.07.2012
Nutuk'ta da 19 şifresi aradılar
21.07.2012
YÖK yasasına göre Üniversiteler Atatürk ‘milliyetçiliği’ne bağlı öğrenci yetiştirmek zorunda
14.07.2012
Recep Peker’in ırkçı ‘İnkılâp Tarihi Dersleri' devam ediyor
08.07.2012
SSCB tehdidine karşı askeri/stratejik kara yolları
30.06.2012
Muğlalı yargılanırken hiç kimseden şikayetçi olmamıştı
23.06.2012
Samsun'daki İngiliz taburu Atatürk'e teslim mi oldu
16.06.2012
Dönüm noktası olamayan eylem: 15 - 16 Haziran işçi direnişi
09.06.2012
Bandırma Vapuru’na İngiliz komplosu
02.06.2012
Vatandaş Türkçe konuş
26.05.2012
27 Mayısçılar kendi anayasalarına bile sadık kalmadılar
19.05.2012
Atatürk’ün kızkardeşine de “Vatani Hizmet Tertibi’nden aylık bağlanmıştı
12.05.2012
46 ruhunun bazı izleri de Unutulmuş partilerdir
05.05.2012
Kılıç Ali, hatıralarını aynı kitapta neden değiştirdi
28.04.2012
Neredeyse kayıp bile verilmeyen 18 Mart şehitler günüyse Gelibolu'yu nasıl tanımlayalım
21.04.2012
Latin alfabesi milliyetçi refleksle ‘Türk harflerine dönüştü
14.04.2012
'Milliyetçi Türk amelesi' Sendika ve grevi ne yapsın
07.04.2012
KÖY ENSTİTÜLERİ: Köy çocuklarından CHP’li öğretmen yaratıyordu
31.03.2012
Son silah sustu halk kahvelere koştu
24.03.2012
Kayseri'deki uçak fabrikası montaj sanayinin ürünüydü
17.03.2012
Partilerin kadrolarında 80 yıldır kadın izi var
10.03.2012
İzmir suikastinin karanlık noktaları aydınlanmayı bekliyor
03.03.2012
CHP’de Atatürkçüler Atatürkçüleri yenilgiye uğrattı
25.02.2012
CHP kurultaylarında siyasi çekişme olmaz gerilla savaşı olur
18.02.2012
Atatürk’ü kimler korumaya ihtiyaç duydu
11.02.2012
Tek parti döneminde ülkeye girişler de çıkışlar da kapalıydı
04.02.2012
Soykırım tartışmasında milli tezler yenilenmeli
28.01.2012
Ekmek yok pasta da yasak
21.01.2012
Tek parti döneminden ilk çıkış MKP ile oldu
14.01.2012
Eskiden CHP’de olanlar DP’yi kurunca 'ağa' oldular
07.01.2012
Yenisi olmazsa bile eskisini yenileyelim
31.12.2011
Atatürk Nutuk’ta kızdığı paşalarla sonradan barıştı
24.12.2011
Benim kapitalizmim sizin sosyalizminizi döver
17.12.2011
Başbakanlıktan sürgüne sürgünden Meclis’e Rauf ORBAY
10.12.2011
Tan matbaasını yakanlar bizden daha demokrat ülke yok pankartı taşıyordu
03.12.2011
Tek parti döneminde basında sadece CHP propagandası yapma özgürlüğü vardı
26.11.2011
Dersim'de katliamın öncesi ve sonrası adım adım planlandı
19.11.2011
Kendilerini sosyalist sanan milliyetçiler
13.11.2011
Genç cumhuriyetin kritik karar anı 11 Kasım 1938
05.11.2011
Türkiye 1946'ya kadar Cumhuriyet'le değil şeflikle yönetildi
29.10.2011
Cumhuriyet’ten önce ‘Cumhuriyet’ var mıydı?
22.10.2011
1924 Anayasası'nı kurucu meclis yapmadı
15.10.2011
Ergenekon neden başaramadı?
12.10.2011
Atatürk Milliyetçiliği mi dediniz? ama hangisi?
09.10.2011
Atatürk Milliyetçiliği mi dediniz? ama hangisi?
01.10.2011
CHP'nin 6 oku 74 yıl önce anayasa ilkesi olmuştu
24.09.2011
Atatürk’le İnönü’nün yolları neden ve nasıl ayrıldı?
17.09.2011
Yassıada kararları darbenin kaçınılmaz sonucudur
10.09.2011
Genelkurmay zaten Milli Savunma Bakanlığına bağlanmıştı üstelik daha 1949 yılında!
03.09.2011
Günlük yazmak tarihe kronolojik notlar düşmektir
27.08.2011
Basın o zaman da ‘serbest’ti ama... Şeriatın kestiği parmak da acımazdı
20.08.2011
Gayri Müslimler ve Türklüğe Hakaret Davaları: Ayın karanlık yüzü
14.08.2011
Okyar ‘azim’le devam edebilseydi SCF’nin tarihi farklı yazılabilirdi
07.08.2011
Abdülhamid’in mirası ne oldu?
31.07.2011
Ali Rıza Efendi’nin kayıtları Nuruosmaniye’nin mahzeninde gizli
24.07.2011
Erzurum Kongresi kararları Nutuk’ta neden ‘eksik’ anlatıldı
17.07.2011
JİTEM davasından 93 yıl SONRA Teşkilâtı Mahsusa soruşturması
13.07.2011
ATATÜRK ilk ne zaman tartışılmaya başlandı
03.07.2011
Tek parti döneminin ‘irtica merkezleri’nden biri de türbelerdi
26.06.2011
Herkesin bildiği sır 1921 Anayasası’ndaki özerklik, Atatürk ve Kürtler
19.06.2011
Hâkim parti, geldiysen ÜÇ DEFA VUR!
12.06.2011
Tarih anılarla da yazılır anılar da tarihle sınanır
05.06.2011
DP’ye giden yolda Dörtlü Önerge’nin anlamı
29.05.2011
İkinci Cumhuriyet 27 Mayıs’ta ilan edilmişti bile
22.05.2011
Millî Mücadele ne zaman başladı?
15.05.2011
14 Mayıs mitolojisi
08.05.2011
Ne zamandır şapkamızın altındayız?
01.05.2011
Che'nin çantası
25.04.2011
'23 Nisan'ı Atatürk hediye etmedi'
17.04.2011
Einstein’ın mektubu
10.04.2011
Karabekir’in anıları yakılırken
03.04.2011
Kemal Atatürk öte alemden seslenirken
27.03.2011
18 Mart’ta ne oldu NEDEN OLDU?
22.03.2011
Misâk-ı Millî sınırları efsanesi
25.02.2011
Herkesin Birbirine Titizlendiği Bir Demokrasi
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive