Cemil KOÇAK

STAR GAZETESİ



Bookmark and Share

CHP’de Atatürkçüler Atatürkçüleri yenilgiye uğrattı


03.03.2012 - Bu Yazı 4735 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

CHP’nin son iki kurultayında eskilerle yeniler olarak isimlendirilen parti içi şiddetli iktidar kavgası sonunda Atatürkçüler kazandı. Bir başka ifadeyle de Atatürkçüler kaybetti. Biz bundan hiçbir şey anlamadık diyenler varsa, lütfen bu yazıyı okusunlar.

Evet, beklenen oldu ve CHP’de iktidar, yani yeniler kazandı. Bu kazanım, her ne kadar ideolojik ve politik bir temele dayanmıyorsa da, yine de biraz dibini kazarak keşifte bulunmak da mükündür. Atatürkçü parti içi iktidar, Atatürkçü muhalefeti kolayca yere serdi. Bunun nedeni, muhalefetin tezlerinin ikna edici olmamasından çok, ya da en az onun kadar, bu tezleri seslendiren siyasetçilerin epey tanıdık olmasıydı. Parti içi muhalefet, iktidar olduğu süre içindeki performansıyla hatırlandığında, ne parti tabanında, ne de partinin seçmen kitlesi üzerinde yeterli ağırlığa zaten sahip değildi. Muhalefetin tek bir amacı vardı; o da yitirdiği iktidarı yeniden geri alabilmek; oysa uğradığı kaset komplosu bile kitlesine yeterince acındırıcı gelmemişti. Sadece bu bile kazanma şansları olmadığını açıkça gösteriyordu; fakat başkaca bir çareleri kalmadığından, son mermiyi de sıkmak zorunda kaldılar.

Eskiler-yeniler kavgası değil

Artık parti içi iktidar, gelecekte parti delege ağırlığı üzerinde daha da söz sahibi olacak. Muhaliflerin hiçbir şansı kalmadı. Giderler mi, aman bir an önce gitsinler diyenler varsa eğer; kendilerini evsahibi olarak gören insanların kolay kolay gitmeleri beklenemez. Kalacaklar ve evde kalış süresi uzamış uzak akrabalar gibi muamele görmeyi de kabullenecekler. Onların ardından gitmiş bazı genç politikacılar varsa eğer, onların da kendilerine yeni bir politik çıkış aramalarını tavsiye ederim.

Çok söylendi, yazıldı; kavganın temelinde ideolojik ve politik bir yön de bulunduğuna dair vurgu yapıldı. Elbette iktidar kavgasının geniş kamuoyu karşısında bir sosla süslenmesi ve öyle servis edilmesi gerekir. Bu da yapıldı. Pek başarılı olamadı, ama yine de bu sosun bileşimini analiz etmek gelecekte olacakları öngörmek bakımından yararlı olabilir. Doğru; çatışma eskilerle yeniler arasındaydı; hala da öyle; fakat ideolojik-politik bölünme farklı. Gerçekten de parti içinde birbirine tahammül edemeyecek ideolojik-politik duruşlar var. Bazı isimlerin sembolize ettiği bu çatışma gözle görülür halde. Ne var ki, pek üzerinde durulmayan, fakat geleceği bize resmeden başkaca bir önemli detay var ki, atlanmamalı. Eskilerin içinde de yenilerin içinde de aynı ideolojik-politik duruşun sahibi politikacılar var. Onları birbirinden ayıran dünya görüşleri değil, konjonktürel bir şekilde oluşmuş iktidar ya da muhalif pozisyonları. O pozisyonlar, aslında eskilerin yanında rahatça yer alabilecek ya da alması gereken pek çok ismi bugünkü şartlar içinde yenilerin yanında ve içinde görmemize neden oldu. Ayrım çizgileri net olabilir; fakat çok sayıda ismin eskilerden mi, yoksa yenilerden mi olduğunu belirleyen bu ideolojik çizgi değil, kendilerini, zaman zaman da tesadüfen, iktidar kanadında mı, yoksa muhalefet kanadında mı buldukları.

Bazıları için pek de akla yakın gelmeyeni ben baştan yazayım: Yakın zamanın parti içi kavgası, gerçekten de ideolojik düzlemde patlak verecek. Hayır, eskilerin eskiler olarak hiçbir başarı şansları yok, zaten hiç de olmadı. Fakat parti içi iktidar içinde müthiş çekişme büyük olasılıkla iki sene sonra patlak verecek. O zamana kadar da alttan alta sürecek; eskilerden bazılarının bir şekilde iktidarın ideolojik ayrışmasında kanatlardan birine yaklaşması, yakınlaşması ve hatta onunla birleşmesi sürpriz sayılmaz.

Yenilerin kavgası da yakında

Hiçbir zaman lider olamayan ve olamayacak olan genel başkanın önünde epey badirelerle dolu iki yılı daha var. Bu süre içinde, sadece eskilerin başağrıtıcı manevraları ve parti içi, örgüt içi bıktırıcı kavgalarıyla uğraşmak zorunda kalmayacak. Buna muhtemelen bazı milletvekillerinin egosantrik çıkışlarını da ekleyebiliriz. Sadece bununla uğraşmak zorunda kalsaydı eğer, yine de başarılı olma ihtimali vardı. Ama hayır, onu bekleyen asıl zorluk, kendi kurduğu “takım”la. Bu “takım”, takım değil. İçlerinden pek çoğu genel başkanın muğlak çizgisine karşı, eskilerin ideolojik çizgisinin yanında yer almakta bir an için tereddüt etmez ve etmeyecektir de. Ama ne zaman? Kritik soruya sıra geldi. Genel başkan, son iki yıldır yaptığını yapmaya devam edecek. Yalpalayarak durumu idare edecek. Bari kendi “takım”ı içinde çatlak oluşmaması için gayret gösterecek. Bunun tek bir yolu var; hiçbir konuda hiçbir şekilde net politik tavır sergilememek. Aksi halde, genel başkan “takım”ı içinde de tıpkı eskiler-yeniler çatışmasına benzer ve hatta çok daha şiddetli bir kavganın kopacağından emindir. Diyeceksiniz ki, o halde takımını tamamen kendine göre düzenlesin. Bu öneri akla yakınsa da, siyasî gerçekliğe aykırı. Böyle yaparsa, bu defa da parti tabanını daraltacak.

CHP’nin darboğazı seçmenidir

CHP’nin seçmeni, partinin açmazının nedenidir. Genel başkanın “ekibi”nin içinde bazı küçük adımlar atmayı deneyen tek tek inisiyatifler, aslında sadece parti içinde eskilerin muhalefetiyle karşılaşmıyorlar; sadece bu olsaydı, bu engeli kolayca aşabilirlerdi; aksine CHP seçmeninin tepkisiyle karşılaşıyorlar ve genel başkanlarının kendilerine destek olamamasının gerçek nedeninin de bu olduğunun farkındalar. Parti seçmeni, temelde ulusalcı-ergenekoncu ideoloji ve politikanın göbeğine yerleşti, yerleştirildi. Şimdi de parti bunun bedelini ödüyor. Bu çizgiden en küçük bir faklılık, çizgi dışına çıkmak bir yana, söylemde kelime değişikliği bile, büyük itirazlara ve tepkilere neden oluyor. Yoksa, eskilerin yerinde başkaları olsa, iddiaları, tezleri parti seçmeni bazında hayli gürültü koparırdı. Hatta çok kez ikna edici de olabilirdi. Aslında eskilerin ideolojisi, başka bir ifadeyle eskilerin Atatürkçülüğü, yenilerinkiyle karşılaştırıldığında, parti tabanında ve seçmeninde daha ağır basmaktadır. Yenilerin hiçbir adım atamamasının ana nedeni de budur. Biliyorlar ki, seçmenlerinin kıyısından uzaklaşırlarsa, artık parti içinde de iktidarı yitirirler. Seçmenlerinin ise tek bir beklentisi var: AKP’yi yerinden etmek. Bunun için pek aklı yatmasa da genel başkanın ekibine destek vermeye hazır.

Seçmenin umudu 15 puanda

Evet, genel başkanın tek şansı var: önümüzdeki yerel seçimi, CHP’li seçmenlerin başarı olarak görebilecekleri şekilde sonuçlandırmak. Dikkat ederseniz oy oranı filan demiyorum. Yeter ki, genel seçimler öncesinde CHP’nin genel başkanın politikası doğrultusunda iktidar partisini yakalayabilecek bir aşamaya gelmiş olduğu görülsün. Arada oy oranında dağlar kadar fark olduğu sürece, parti seçmeninin hiçbir oranı başarı saymayacağını daha şimdiden söylemek mümkün. Mesela, arada % 10-15 oranlık bir fark, CHP seçmeninin umudunu artıracaktır. Bu olmadığı sürece seçmeninin genel başkana verdiği destek bir gecede sadece azalmakla kalmayabilir, tamamen sona da erebilir. Medyanın bile bu aşındırmayı giderebilmesi çok güçtür; zaten medyanın bu aşındırmanın bir başka destekçisi olmayacağını kim söyleyebilir? Demek ki önümüzdeki iki yıl çok kritik. Neredeyse yerel seçimle aynı ana denk gelecek bir cumhurbaşkanlığı seçimi ise, başarısızlığı sadece katmerler. Ne olursa olsun, her iki seçimden birinin umut vermesi lazım. Bu bakımdan da ilkindeki başarısızlık ölümcül sonuçlar verebilir. İki sene sonra parti seçmeninin uğrayacağı yeni bir hayalkırıklığı, ki çok olasıdır, genel başkanın sadece kendisinin değil, fakat onun sembolize ettiği, tasavvur edilen pek çok ve sadece söylem düzeyinde kalmaya mahkûm politikanın da sonunu getirecektir.

CHP’de değişmeyen tartışma ‘gerçek Atatürkçülük’

Peki, ya iki sene sonra diye sorduğunuzu şimdiden duyar gibiyim. Genel başkanın “takım”ı içinde ciddî bir ideolojik ve politik iktidar kavgası başlayacak. Muhtemelen ulusalcı-ergenekoncu taraf, diğer tarafı kolayca ezecek. Çünkü, diğer taraf o zamana kadar genel başkanın ne olduğu belirsiz, fakat aynı zamanda da başarısız politikasının sahibi olarak faturayı ödeyecek. Oysa partinin seçmen tabanının gerçek özlemlerini dile getiren ve tutumunu hep buna göre ayarlayan diğer ekip, gerek parti içinde, gerekse CHP’li seçmen temelinde genel başkanın ağzında gevelediği bütün söylemleri bir anda bir yana iterek, gerçek Atatürkçülüğün partisi olmayı ve sadece Atatürkçülüğün partisi olmayı partiye benimsetecek. Böylece parti seçmeni, “yeniler”le de bir çıkış olmayacağını, partinin siyasî bir geleceği olmadığını anlamış olacak. Ama hiç olmazsa var gücüyle geçmişine sarılacak. Hiçbir zaman iktidar olamayacağının farkında, ama flamasına ve kendi dünyasına sımsıkı sarılarak ayakta kalmayı sürdürecek.

Yo, küçümsemeyin sakın! % 20’lik ve asla gidecek başkaca bir yeri olmayan, kalmayan bir seçmen kütlesini küçümsemek hiçkimsenin haddine düşmez. Bir müsait iklimde, konjonktürde belki bu kitle iktidarı paylaşabilir de. Herşey iktidar partisinin performansına bağlı aslında. Hele AKP’de bir çatlak, parçalanma, iç çatışma ve bunun doğal sonucu oy kaybı, belki de bu ulusalcı-ergenekoncu yeni politikanın başarı hanesine yazılır, belli olmaz. Peki, o halde şimdiki genel başkanın seçeneği kim(ler) olacak? Ben Emine Ülker Tarhan derim. CHP’nin sadece genel başkanı değil, lideri de olabilir. Öncelikle kadın. Bu sırada kadınlara pozitif ayrımcılığın zirve yaptığı partide önemli bir avantaj. Partinin seçmen kitlesinde geniş ölçüde yer alan kentli eğitimli kadınlar arasında da sempati toplamaması imkânsız. Sarışın, genç, Avrupai görünümlü kadın lider, parti tabanında ve seçmeni üzerinde çok etkili olur. Ulusalcı ekibin üzerinde kolayca birleşebileceği bir isim Tarhan. Ulusalcılık, ergenekonculuk çizgisinde, Alevilik damarını da içine katarak CHP, bugünkü iktidar bölgelerinde daha uzun yıllar ayakta kalır ve çok iş yapar. Bugünkü genel başkanın ve onun “ekibi” sayılan diğer isimlerin gemiden atılması, hiçbir etki yaratmaz. Kimse onlar için üstelik seçim başarısızlıklarının ardından gözyaşı dökmez. Bugün Baykal-Sav çizgisine gösterilen rağbet neyse, işte o kadar yandaşları olur. Yeter ki, şimdiki genel başkanın yanında ve arkasında durur gibi yapan ulusalcı ekip, sakin olsun. Sabırsızlık göstermesin. Genel başkanın tutumu karşısında angaje olmasın. Zamana oynamasını bilsin. CHP’nin gerçek evsahibi ulusalcılardır, Atatürkçülerdir ve onlar kazanacaktır. Zamanı geldiğinde Atatürkçüler, Atatürkçüleri yine yenecektir.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
22.8.2015
1938 donanma davası ve ünlü kalemlerin af beklentisi
15.8.2015
Nâzım Hikmet’in mahkûmiyeti ve sosyalist literatür
8.8.2015
Nazım Hikmet mahkûmiyetinden sonra neden yurt dışına çıkmadı?
25.7.2015
Uydurma ‘uzaylı’ yorum Atatürk’e nasıl atfedildi?
18.7.2015
90’lı yılların bitmez tükenmez hükûmet arayışları
12.7.2015
12 Eylül’e giden yolda Milliyetçi cephe koalisyonları
4.7.2015
70’li yılların ömür tüketen koalisyonları
20.6.2015
27 Mayıs 1960 sonrasının koalisyonları
6.6.2015
Mal sahiplerinin hakkı ne olacak peki
30.5.2015
Bir zamanlar Anadolu Kulübü
17.5.2015
CHP’nin politik görselliği
9.5.2015
CHP’nin 1950 seçim propagandası
2.5.2015
‘Sandık cinayeti’
26.4.2015
25 Nisan sabahında Seddülbahir’de olmak..
19.4.2015
1947 Kurultayında CHP’de laiklik tartışması başlarken
11.4.2015
‘Hayaldi; gerçek oldu’ Dışişleri Bakanlığı arşivi açılırken
05.04.2015
Bir cinayetin anatomisi
29.03.2015
Yalan ve iftira kampanyasının hedefi olmak...
21.03.2015
18 Mart Boğazın kilidi Mayınlar... Mayınlar... Mayınlar...
15.03.2015
12 Mart'ın şifreleri
08.03.2015
‘9 Mart’ ölmedi kalbimizde yaşıyor!
01.03.2015
1961 Anayasası ve ‘Direnme Hakkı’nın önü arkası
22.02.2015
27 Mayıs yolunda... CHP ve ‘Direnme hakkı’
15.02.2015
Demokrat parti ve 'direnme hakkı'
08.02.2015
‘İfade özgürlüğü’nün hangi kelimesinden yanasınız?
1.02.2015
Atatürk’ün kayınpederinin itirazları mı var?
25.01.2015
Mahmut Esat Bozkurt ve ifade özgürlüğü anlayışı
18.01.2015
CHP, İnkılap ve hac yasağı
11.01.2015
İhtiyaç halinde tarih yazmak!
04.01.2015
San Francisco Konferansı ‘Demokrasi’ye geçişimizin nedeni değildir!
29.12.2014
Sarıkamış’tan Sibirya’ya uzanan yol
21.12.2014
Rasih Nuri İleri 'Atatürk ve komünizm'
14.12.2014
Falih Rıfkı Atay Otoriterliğin gereğini bize hep hatırlatmıştı
07.12.2014
Solcu Tan’ı yıkıma götüren yazılar
29.11.2014
İzmir Belediyesi’nin 1954 seçim broşürü
22.11.2014
Bir zamanlar 'eğlenceli bir ülke' vardı
15.11.2014
İsmet İnönü çiftliklerin bağışı yüzünden Atatürk’le kavga etmişti
08.11.2014
Atatürk hazineye 17 çiftlik bağışladı
01.11.2014
Cumhuriyetin ilanını basından öğrendiler
30.10.2014
avaş Orta Doğu’yu da yeniden şekillendirdi
29.10.2014
Savaş imparatorlukların da sonunu getirdi
28.10.2014
Muhteşem ve hızlı zafer fikri siperlerde eriyordu
27.10.2014
Almanya’ya sömürge lazım olunca
26.10.2014
Nutuk hep doğru mu söyler?
18.10.2014
Korgeneral Mehmet Emin Koral’ın öyküsü
12.10.2014
Cumhurbaşkanının meclis açış konuşması Meclis’te görüşülebilir mi?
04.10.2014
CHP 1931 seçimine böyle hazırlanmıştı
27.09.2014
Bay Peker ve meselesi
22.09.2014
‘Asya tipi üretim tarzı’ gündeme bomba gibi düştü
13.09.2014
6-7 Eylül'ün hatırlattıkları
06.09.2014
1936 yılında Devlet CHP’ye el koyduğunda...
30.08.2014
Tam 50 yıl önce 1964 Ağustos’unda İzmir’in başına gelenler
23.08.2014
Serbest Fırka bütün Ege’yi kasıp kavurmuştu
17.08.2014
İnönü devri harp tedbiri: Gelen ecnebi askersiz gezemez
09.08.2014
Bir seçim yenilgisinin ardından… CHP örgütünü ve kadrosunu tartışıyor
03.08.2014
1950 seçim yenilgisinin ardından… CHP’NİN LAİKLİK VE İNKILÂPÇILIK ATILIMI
27.07.2014
1950 seçim yenilgisinin ardından… CHP NASIL KURTULUR?
19.07.2014
1950 seçim yenilgisi sonrasında CHP’de reform önerisi
12.07.2014
12 Temmuz 1947 yıldönümün hatırlattıkları
05.07.2014
Bir zamanlar Meclis Cumhurbaşkanı seçerdi
29.06.2014
CHP’nin 1950’deki Ekmeleddin’i Şemsettin Günaltay
21.06.2014
Eski gazeteler arasında dolaşırken günümüzü yakalamak
14.06.2014
15-16 Haziran'da işçiler eylemdeyken; 'Marksist Teori' ne diyordu?
09.06.2014
CHP'nin kazandığı son seçim: 1977 seçimine bir bakış...
31.05.2014
27 Mayıs'ın üniversite tasfiyesi: 147'ler
24.05.2014
21 Mayıs 1963 'Harbiyeli aldanmaz'
17.05.2014
CHP’nin 1950 seçimi öncesindeki beklentileri
10.05.2014
CHP devlet karşısında hep gölgede kaldı
03.05.2014
Bir Mayıslar’ın içinden geçmiştim
27.04.2014
Gelibolu’da bir bahar sabahı
20.04.2014
Son sıkıyönetim bildirisinin ardından
12.04.2014
1954 seçimi sonrasında CHP'nin yenilgi analizi
06.04.2014
CHP seçim sonucuna 60 yıldır itiraz etmekte
29.03.2014
'Aydınlar' 1950 seçiminde kimi desteklemişti?
22.03.2014
Yine 'Kara Kalabalık'lar ortaya çıktı!
15.03.2014
12 Mart'ın gölgesi gölgede kaldı
08.03.2014
Peki, ya '9 Martçılar' kazansaydı?
01.03.2014
Hasan Rıza Soyak Recep Peker'e haksızlık mı etti
22.02.2014
Başarısız bir darbe girişimi 22 Şubat 1962'de ne oldu?
15.02.2014
Küslükler de politikanın ayrılmaz bir parçasıdır
08.02.2014
CHP kadınlar kolu kurdu mu, kurmadı mı?
01.02.2014
Biri 'DİKTATÖR' mü dedi
25.01.2014
Vehbi Koç’un gecekondu önleme projesi
18.01.2014
Celâl Nuri İleri'nin harf inkılâbı üzerine mektubu
11.01.2014
Rıza Nur’un cenaze masrafını kim ödedi?
04.01.2014
'Tarih beni beraat ettirecek'
28.12.2013
İsmet İnönü’nün ölümünün üzerinden 40 yıl geçmiş
21.12.2013
Peyami Safa 1950'de CHP'nin milletvekili adayıydı
14.12.2013
İstiklâl mahkemelerinin bazı dosyaları yandı bile
07.12.2013
‘Hâmili kart yakinim’dir; adaylığı için...
30.11.2013
‘Şu Çılgın Türkler’ Vietnam’dayken
23.11.2013
Demokratik Parti daha muhalefetteyken bölünmüştü
16.11.2013
10 Kasım töreni az kalsın 27 Mayıs’ta değişecekti
09.11.2013
ODTÜ'nün ağaçlarını kime borçluyuz?
02.11.2013
Saltanat Osmanlı devleti ile birlikte kaldırıldı
26.10.2013
Cumhuriyet başka bir şeydir; Demokrasi ise bambaşka bir şey
19.10.2013
Behice Boran'ı üniversiteden önce Hasan Ali Yücel atmıştı
12.10.2013
Peçe ve çarşaf yasağı: ‘Gizli işaretli buyruk‘
05.10.2013
Kırk yıl önce CHP yıllar sonra ilk kez seçim kazanmıştı
28.09.2013
Peçe ve çarşaf yasağına en büyük itiraz tezgâh sahiplerinden gelmişti
21.09.2013
Almanların ilk göz ağrısı EMDEN Türkiye’ye neden geldi
14.09.2013
CHP KURULUŞUNDAN HEMEN SONRA NEDEN ve NASIL BÖLÜNDÜ?
07.09.2013
Unutulmuş bir derginin sayfalarını çevirirken... Hüseyin Yalçın ve Fikir Hareketleri Dergisi
31.08.2013
Ordunun 30 Ağustos mesajları siyasi kriz çıkardı
24.08.2013
Handedan'ın aklı hep 'yurt'ta kalmıştı
17.08.2013
Celal Bayar başbakanlıktan niçin ayrılmıştı?
10.08.2013
80 yıl öncesi Tarih ders kitabıyla buraya kadar
03.08.2013
Taksim’deki SURP AGOP Ermeni mezarlığı BEYAZID-I VELİ VAKFI'NIN MIYDI?
28.07.2013
Önce sokaklar karışır, ardından ‘KURTARICILAR’ ortaya çıkar
20.07.2013
Sandık da sadece odundan ibaret değildir!
13.07.2013
27 Mayıs darbecilerinin bir operasyonuda siyasileri itibarsızlaştırmaktı
06.07.2013
27 Mayısçıların hedef tahtasındaki Adnan Menderes
29.06.2013
27 Mayıs’ın ‘kıyma’ yalanını darbeciler kitap bile yaptı
15.06.2013
27 Mayıs'ın ruhunu hala sürdürenler var
08.06.2013
II. Dünya Savaşı’nın ‘perde’deki cephesi
01.06.2013
Atatürk 80 yıl önce İnönü’ye Nusayri raporu yazdı
26.05.2013
27 Mayıs’ın İnkılâp Mahkemeleri niçin faaliyete geçmedi?
18.05.2013
3 Mayıs neden ve nasıl Türkçülük Günü oldu
11.05.2013
1 Mayıs'ı Atatürk ve İnönü de yasaklamıştı
04.05.2013
'Türkiyeli’ kimdir?
20.04.2013
İlk Meclis 90 yıl önce dağılmıştı
30.03.2013
Kılıç Ali, Ismet Inönü’ye ne yazdı
23.03.2013
Latin Amerika’yı sadece muzdan ibaret sananlar yanılır
16.03.2013
İngiliz dostluğu gerekirse Çanakkale'yi bile unutturur
09.03.2013
Öğretmen maaşları zamanında çil çil altınla ödeniyordu!
02.03.2013
Türkiye, Avrupa’daki 4’üncü tek parti diktatörlüğüydü
23.02.2013
Tek parti rejiminin kıskacından kimse kurtulamamıştı
16.02.2013
DP’nin eylülü hep karanlığı hatırlatacak
09.02.2013
Ya Sarkis Torosyan doğru söylüyorsa
02.02.2013
Efendiler... Subaylara hürmet esas vazifenizdir
26.01.2013
Musul meselesinde hiç olmazsa Almanya yanımızdaydı
19.01.2013
Tandoğan’ı intihara götüren cinayet davası
12.01.2013
Fevzi Çakmak’ın cenaze töreni 31 Mart’la kıyaslanmıştı
05.01.2013
İçişleri Bakanlığı olaylardan 3 hafta sonra Menemen raporu hazırlamıştı
29.12.2012
Türk ocakları niçin kapatıldı Nasıl yeniden açıldı?
22.12.2012
Sarkis Torosyan’ın acaip hikayesi
15.12.2012
‘Milli Tarih’le ters düşen her zaman cezasını bulurdu
08.12.2012
Hasan âli Yücel’in solcu olduğu da nereden çıktı
01.12.2012
İktidar basını SCF’lileri daha en başından mahkum etmişti
24.11.2012
Korunaklı karakol ihtiyacı 1930’larda rapor edilmisti bile
17.11.2012
Muhafız Alayı Komutanı Yarbay Ismail Hakkı Tekçe Polisi neden dövdü
10.11.2012
Atatürk'ün hastalığı ne ölçüde gizlenebildi?
03.11.2012
10.Yıl Marşı ' Recep Beyin İlahisi'
27.10.2012
CHP Devletle bir oldu mu; Yoksa devlet mi CHP'yi yuttu?
20.10.2012
M. Kemal ile Rum tehcirinde anlaşmazlığa düştük
13.10.2012
6-7 Eylül olayları sadece İstanbul’da yaşanmadı
06.10.2012
Amerikalı işadamının gözünden Gazi’nin adamları
29.09.2012
Cahit Yalçın’ın sıradışı portresi
22.09.2012
Atatürk’ün Harbiye’den hocası nasıl Milli Eğitim Bakanı oldu?
15.09.2012
İstanbul yönetiminin adamı Fevzi Çakmak Nutuk’ta nasıl milli kahraman oldu
08.09.2012
CHP 9 Eylül'de kurulmadı
01.09.2012
İngiltere ve Fransa ile müttefik ol...Almanya ile anlaşma imzala
25.08.2012
İnönü-Bayar kavgası muhabbeti hayli gerilerde kaldı sanki
18.08.2012
İnönü, Atatürk döneminin yolsuzluk iddialarının üzerine gitmişti
11.08.2012
Struma herkesin gözü önünde ölüme yollandı
04.08.2012
Serbest Fırka daha ilk kurulduğunda Mürteci damgası yemişti
28.07.2012
Nutuk'ta da 19 şifresi aradılar
21.07.2012
YÖK yasasına göre Üniversiteler Atatürk ‘milliyetçiliği’ne bağlı öğrenci yetiştirmek zorunda
14.07.2012
Recep Peker’in ırkçı ‘İnkılâp Tarihi Dersleri' devam ediyor
08.07.2012
SSCB tehdidine karşı askeri/stratejik kara yolları
30.06.2012
Muğlalı yargılanırken hiç kimseden şikayetçi olmamıştı
23.06.2012
Samsun'daki İngiliz taburu Atatürk'e teslim mi oldu
16.06.2012
Dönüm noktası olamayan eylem: 15 - 16 Haziran işçi direnişi
09.06.2012
Bandırma Vapuru’na İngiliz komplosu
02.06.2012
Vatandaş Türkçe konuş
26.05.2012
27 Mayısçılar kendi anayasalarına bile sadık kalmadılar
19.05.2012
Atatürk’ün kızkardeşine de “Vatani Hizmet Tertibi’nden aylık bağlanmıştı
12.05.2012
46 ruhunun bazı izleri de Unutulmuş partilerdir
05.05.2012
Kılıç Ali, hatıralarını aynı kitapta neden değiştirdi
28.04.2012
Neredeyse kayıp bile verilmeyen 18 Mart şehitler günüyse Gelibolu'yu nasıl tanımlayalım
21.04.2012
Latin alfabesi milliyetçi refleksle ‘Türk harflerine dönüştü
14.04.2012
'Milliyetçi Türk amelesi' Sendika ve grevi ne yapsın
07.04.2012
KÖY ENSTİTÜLERİ: Köy çocuklarından CHP’li öğretmen yaratıyordu
31.03.2012
Son silah sustu halk kahvelere koştu
24.03.2012
Kayseri'deki uçak fabrikası montaj sanayinin ürünüydü
17.03.2012
Partilerin kadrolarında 80 yıldır kadın izi var
10.03.2012
İzmir suikastinin karanlık noktaları aydınlanmayı bekliyor
03.03.2012
CHP’de Atatürkçüler Atatürkçüleri yenilgiye uğrattı
25.02.2012
CHP kurultaylarında siyasi çekişme olmaz gerilla savaşı olur
18.02.2012
Atatürk’ü kimler korumaya ihtiyaç duydu
11.02.2012
Tek parti döneminde ülkeye girişler de çıkışlar da kapalıydı
04.02.2012
Soykırım tartışmasında milli tezler yenilenmeli
28.01.2012
Ekmek yok pasta da yasak
21.01.2012
Tek parti döneminden ilk çıkış MKP ile oldu
14.01.2012
Eskiden CHP’de olanlar DP’yi kurunca 'ağa' oldular
07.01.2012
Yenisi olmazsa bile eskisini yenileyelim
31.12.2011
Atatürk Nutuk’ta kızdığı paşalarla sonradan barıştı
24.12.2011
Benim kapitalizmim sizin sosyalizminizi döver
17.12.2011
Başbakanlıktan sürgüne sürgünden Meclis’e Rauf ORBAY
10.12.2011
Tan matbaasını yakanlar bizden daha demokrat ülke yok pankartı taşıyordu
03.12.2011
Tek parti döneminde basında sadece CHP propagandası yapma özgürlüğü vardı
26.11.2011
Dersim'de katliamın öncesi ve sonrası adım adım planlandı
19.11.2011
Kendilerini sosyalist sanan milliyetçiler
13.11.2011
Genç cumhuriyetin kritik karar anı 11 Kasım 1938
05.11.2011
Türkiye 1946'ya kadar Cumhuriyet'le değil şeflikle yönetildi
29.10.2011
Cumhuriyet’ten önce ‘Cumhuriyet’ var mıydı?
22.10.2011
1924 Anayasası'nı kurucu meclis yapmadı
15.10.2011
Ergenekon neden başaramadı?
12.10.2011
Atatürk Milliyetçiliği mi dediniz? ama hangisi?
09.10.2011
Atatürk Milliyetçiliği mi dediniz? ama hangisi?
01.10.2011
CHP'nin 6 oku 74 yıl önce anayasa ilkesi olmuştu
24.09.2011
Atatürk’le İnönü’nün yolları neden ve nasıl ayrıldı?
17.09.2011
Yassıada kararları darbenin kaçınılmaz sonucudur
10.09.2011
Genelkurmay zaten Milli Savunma Bakanlığına bağlanmıştı üstelik daha 1949 yılında!
03.09.2011
Günlük yazmak tarihe kronolojik notlar düşmektir
27.08.2011
Basın o zaman da ‘serbest’ti ama... Şeriatın kestiği parmak da acımazdı
20.08.2011
Gayri Müslimler ve Türklüğe Hakaret Davaları: Ayın karanlık yüzü
14.08.2011
Okyar ‘azim’le devam edebilseydi SCF’nin tarihi farklı yazılabilirdi
07.08.2011
Abdülhamid’in mirası ne oldu?
31.07.2011
Ali Rıza Efendi’nin kayıtları Nuruosmaniye’nin mahzeninde gizli
24.07.2011
Erzurum Kongresi kararları Nutuk’ta neden ‘eksik’ anlatıldı
17.07.2011
JİTEM davasından 93 yıl SONRA Teşkilâtı Mahsusa soruşturması
13.07.2011
ATATÜRK ilk ne zaman tartışılmaya başlandı
03.07.2011
Tek parti döneminin ‘irtica merkezleri’nden biri de türbelerdi
26.06.2011
Herkesin bildiği sır 1921 Anayasası’ndaki özerklik, Atatürk ve Kürtler
19.06.2011
Hâkim parti, geldiysen ÜÇ DEFA VUR!
12.06.2011
Tarih anılarla da yazılır anılar da tarihle sınanır
05.06.2011
DP’ye giden yolda Dörtlü Önerge’nin anlamı
29.05.2011
İkinci Cumhuriyet 27 Mayıs’ta ilan edilmişti bile
22.05.2011
Millî Mücadele ne zaman başladı?
15.05.2011
14 Mayıs mitolojisi
08.05.2011
Ne zamandır şapkamızın altındayız?
01.05.2011
Che'nin çantası
25.04.2011
'23 Nisan'ı Atatürk hediye etmedi'
17.04.2011
Einstein’ın mektubu
10.04.2011
Karabekir’in anıları yakılırken
03.04.2011
Kemal Atatürk öte alemden seslenirken
27.03.2011
18 Mart’ta ne oldu NEDEN OLDU?
22.03.2011
Misâk-ı Millî sınırları efsanesi
25.02.2011
Herkesin Birbirine Titizlendiği Bir Demokrasi
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive