Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Ceyda KARAN

Taraf GAZETESİ



Bookmark and Share

Atlantiğin iki yakası ve düzenin yeni halleri


24.01.2021 - Bu Yazı 158 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  2021'e pek 'şaşalı' bir giriş yaptık! Geçen hafta, ABD'de, hocamız Prof. Korkut Boratav'ın 2 Ekim tarihli 'Trump'ın anayasal darbe girişimi' başlıklı yazısında isabetle öngördüklerine yakın bir senaryo gerçekleşti. ABD Başkanı Donald Trump, 'hileli' diyerek yargı yoluyla değiştiremediği seçim sonuçlarını, rakibi Joe Biden'ın başkanlığının sembolik olarak tescilleneceği 6 Ocak'ta, taraftarlarına ABD Kongresi'ni bastırarak sağlamaya çalıştı. Tahmin edileceği üzere başarısız oldu.

Bu kargaşada hepimiz için mühim bir dava güme gitti. ABD hükümetinin Irak ve Afganistan'daki savaş suçları ve 'kirli çamaşırlarını' ortaya seren diplomatik yazışmalarını yayınlamış olmasının bedelini ağır biçimde ödeyen Wikileaks'in kurucusu Julian Assange'ın akıbeti... Anglo Sakson hukuk sisteminin 'yeni hallerini' yansıtan bu dava da ABD Kongresi'ndeki şamatadan yansıyan yeni düzen arayışlarıyla gayet ilintili.

'ÖNCE AMERİKA'

Dünya halkları, Kongre baskınını, Amerikan aşırı sağının komplo grubu QAnon'un boynuzlu 'Q Şaman'ı Jake Angeli'yi gördükleri andan itibaren şaşkınlıkları eşliğinde büyük ölçüde 'eğlenerek' izledi. Kongre'ye bu kadar kolaylıkla dalabilmiş azgın kalabalıkta konfederasyon bayraklıları, İranlı monarşi destekçileri, İsrail bayraklıları, Fidel Castro'nun 'solucanlar' diye andığı Kübalı gusanoslar, Falun Gongcular eksik değildi. Amerikalı muhalif solcular, bu elverişli kalabalık içinde karşıt kamptan kimi 'Antifa'cıların görüntülerini de sonradan bulup çıkarttılar.

Birkaç saat önce Beyaz Saray önündeki mitinginde "Capitol'e yürüyeceğiz ve cesur senatörlerimizi, Kongre üyelerimizi teşvik edeceğiz" ve "Asla pes etmeyeceğiz, asla vazgeçmeyeceğiz. Ülkemizi geri almak için ben de sizinle yürüyeceğim" diyen, rivayet o ki danışmanlarının yürümekten vazgeçirdiği, Beyaz Saray'a dönüp iş çığırından çıkınca 'evinize dönün' diyerek 'barışçı çağrısını' eksik etmemiş olan Trump, 24 saat geçmeden tabanını sattı. Tükürdüğünü yalayıp '20 Ocak'ta barışçı iktidar devrinin' gerçekleşeceğini söyledi. Birkaç gün önce 'bütün Amerikalıların başkanı olacağını' dile getirmiş olan Joe Biden ise, "Sakın onları protestocular olarak anmaya kalkmayın. İsyancı bir ayak takımıydı. Yerli teröristler. Bu bu kadar basit" diyerek Cumhuriyetçi tabanın en az yarısını 'terörist' ilan etti.

Peki ne oldu? Yaşananlar elbette bir 'darbe' değildi; ordu desteği, organize silahlı güç yoktu. 'Çılgın' Trump'ın Amerikan hükümet sistemi ve Anayasası'nın işleyişine müdahale girişimiydi. Trump'ın miting çağrılarıyla adeta 'geliyorum' diyeni, Amerikan devletinin göremediyse, hakikaten herhalde 'muz cumhuriyetinden' bahsetmemiz gerekir! ABD devletinin Hong Kong'da 'İngiliz-Amerikan milliyetçisi' Çinlileri, Ukrayna'da Banderist neo-nazileri, Venezuela ve Bolivya'da dinci ve aşırı sağcı oligarşiyi kullanarak 'demokrasi' uğruna övgülerle teşvik ettiği parlamento baskınlarının benzerini bu kez içeride, başarısızlığı garantileyecek şekilde tezgahlamış olma olasılığı var mıdır? Kimse 'katiyetle yok' diyemez.

Neler olup bittiğini tam olarak bilemeyeceğiz. Ama şimdiden görünenler:

+ Amerikan liberal demokrasisi Trump'ı 'alan temizliği' yaparak yolladı. Rejimin pandemi ve ekonomik kriz eşliğinde izin verilenden daha sağa ve sola sarkan halk muhalefetini budayıp toparlanacağı sürecin önü açıldı.

+ Derhal seçilmemiş Amerikan big-tech'inin Trump ve tabanını -ve hatta ABD solunu da- sanal alemde 'yok etme' hamlesi geldi. Böylelikle 'ifade özgürlüğünün' sınırlarının 'Silikon Vadisi'nin işbirliğinde belirleneceği bir döneme girildi.

Sağ reaksiyoner, ultra kapitalist çerçöp kültürü üzerinden tüm dünyada ifade özgürlüğü ayarı verilmesi kadar dahiyane bir fikir olabilir mi? ABD'de pandemi günde 3-4 bin can alırken, nüfusun yüzde 1'i şimdiden canını yitirmişken, 'büyük buhran' anılırken, big tech'in servetini katlamasını 'düzen ahalisi' zaten normal bulmakta. Big-tech'in, 'insanlığın hayrına' yasakçılık yapacağı, hukuk sistemi, hak ve özgürlüklerin çerçevesinin yeniden çizileceği bu restorasyonun 'başarısı' ise daha uzun süre yürüteceğimiz bir tartışma olacak.

 

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ ASIL MAHKUM EDENLER

Bu bağlamda belki asıl 'hukuk komplosu', Atlantik'in öte yanında Londra'da vuku buldu. Kongre kalkışmasından saatler önce, liberal Anglo Sakson hukuku Londra'da gömüldü.

Assange'ın Batı'nın ana akım medyasının adeta görmezden geldiği 'casusluk' ithamıyla ABD'ye iade davasını eylüldeki duruşmalar sırasında yazmıştım: https://www.birgun.net/haber/yuzyilin-davasi-ve-basin-ozgurlugu-316297 Sadece Assange'ın 175 yıl hapis cezasıyla içeri tıkılması değil, ABD'nin dünyanın dört yanında gazetecileri 'casuslukla' suçlayıp yargılayabilmesi açısından emsal oluşturan bu davada, hakim 'temel gazetecilik özgürlüklerine topyekun bir saldırının' önünü açmıştı.

İşte Kongre kalkışmasından iki gün önce pazartesi günü Londra'nın asırlık Old Bailey mahkemesinde Assange için karar günüydü. Açıkça siyasi olan bu davada duruşmaları usulsüz ve ABD yönetimi lehine yönetmiş hakim Vanessa Baraitser beklenmedik bir şey yaptı. ABD'ye iade talebini reddetti.

Hakkında başka dava da olmadığından Assange'ın nihayet özgürlüğüne kavuşacağı umuduyla sevinenleri gemleyen en önemli mesele hakimin iadeyi reddetme gerekçesiydi. Baraitser, yedi sene sığındığı Ekvador elçiliğinde, iki seneye yakındır da Londra yakınındaki Belmarsh hapishanesinde acımasız tecrit koşullarında yaşamış Assange'ın iadesini 'akıl sağlığı' ve 'intihar riski' ile reddetti. Tıp uzmanları ve hapishane yetkililerinin sunduğu olguları dikkate aldı ve ABD'nin acımasız hapishane koşullarının 'zulüm olacağını' belirtti.

Ancak hakim, Assange'ın avukatlarının ipliğini pazara çıkarttıkları ABD hükümetinin siyasi argümanlarını alenen sahiplendi. Assange'ın 'ne yayınlayacağına karar vermek için sınırsız takdiri olmayacağını' söylerek 'basın özgürlüğünü' rafa kaldırdı. Assange, ABD'nin kirli çamaşırlarını elde ettiği kaynak olan 'devlet görevlisi' Chelsea Manning'i gazetecilik kuralları gereği koruma refleksi sergilemişken, hakim, dijital çağda gazetecilerin kaynaklarını korumalarının 'hackleme' suçunu teşkil ettiğini öne sürdü.

MERHAMETİN NİTELİĞİ

Yine de herkes 'hakimin merhametinden' söz ederken, şeytanın ayrıntılarda gizli olduğu çarşamba günü kefalet duruşmasında ortaya serildi! Assange'ın daha önce ABD hükümetinin 'sürek avı' sırasında iade riski nedeniyle Ekvador'dan siyasi sığınma talep ettiği dönemde 'kefalet koşullarını' ihlal etmişliğini, 'firari olma' potansiyeline yorup, kefaleti reddetti. ABD'nin o dönemde, İsveç aracılığıyla sonradan çöpe atılacak 'tecavüz soruşturması' açtırarak Assange'ın kişiliğine kara çalma girişiminin 'firariliğiyle' alakası bulunmuyorken, hakim ana akım medyada çokça işlenen bu yalanı kararını 'meşrulaştırmak' için kullandı.***

Ve elbette ABD'nin temyizi taşıyacağı Britanya Yüksek Mahkemesi'nin sağlık gerekçesiyle verilen iadeyi red kararlarını (91. Madde) tersine çevirdiğine dair hemen hiç emsal yokken, Baraitser, "Adil davranmak gerekirse, ABD'ye kararıma itiraz etme hakkı tanınmalıdır ve Bay Assange bu süreçte firar ederse, bunu yapma imkanını kaybedecekler" diyerek kendi hükmü bizzat tartışmalı kılmayı başardı!

Özetle, ABD'nin iade talebini reddetme gerekçesiyle mahkemesini 'merhametli' ve 'insancıl' görüntüsüne bulamış hakim, Wikileaks'in kurucusunu, BM uzmanı Nils Melzer'in 'işkence' diye sınıflandırdığı koşullarda yaşamaya devam etmesi için 'Britanya'nın Guantanamo'su diye anılan yüksek güvenlikli Belmarsh'a geri postaladı. Assange Britanya'da kefalet yönetmeliklerinin küçük bir ihlali olarak görülen tek suçu yüzünden azılı suçlularla dolu bu hapishanede belki de Kovid-19 koşullarında 'ölümüne' yollandı.

Şimdi ABD hükümeti Assange için 2010'da 'high-tech terörist' nitelemesi yaparak 'gazetecilere tanınan korumadan faydalanmaması gerektiğini' savunmuş olan Joe Biden başkanlığında ne yapacak? Aylar alacak temyiz süreciyle intikama devam mı edilecek? Bilmiyoruz. Bildiğimiz ABD'nin hakiki çıkarlarına dokunan tüm gazetecileri 'casus' ilan edip yargılaması için emsal oluştuğu. Dijital çağda gazetecilerin kaynaklarını koruma sorumluluğunu yerine getiremeyecekleri. Artık devlet sırlarının kamu çıkarından üstün tutulacağı.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
1.02.2021
Biden’ın dış politikası
25.01.2021
Amerikan ‘New Deal’i mi?
24.01.2021
Atlantiğin iki yakası ve düzenin yeni halleri
5.01.2021
‘Gelen gideni aratmasın’
21.12.2020
CAATSA’nın anlattıkları
15.12.2020
Avrupa’nın Magnitsky’si
9.12.2020
Kovid-19 distopyası, Post-Kovid alem
3.12.2020
'Topal ördeğin' İran işleri...
3.11.2020
3 Kasım'da Amerikan sinemasında...
11.09.2020
İhvancılık girdabı
15.07.2020
Ayasofya ve üstüne soğuk su içtiğimiz Cumhuriyet
7.07.2020
Sahi, Libya kimin savaşıdır?
7.9.2018
ABD’de darbe tehdidi
29.8.2018
Kapitalizm, ırkçılık ve toprak reformu
18.8.2018
Trump’ın medya savaşı
15.8.2018
Trump’ın ekonomik savaşı
10.8.2018
Parası olanın düdüğü çaldığı dünya
8.8.2018
Krizimiz
3.8.2018
Şu Magnitsky
1.8.2018
Donbass damarı
27.07.2014
Iraklı Türkmenler ‘yok olmanın’ eşiğinde
25.07.2014
Doğu’nun ‘aşiret reisi’ belli...
18.07.2014
Ağlaya ağlaya rezilliğe devam...
13.07.2014
Gazze’de mini-savaşın ucu bucağı yok
11.07.2014
Savaş köpeklerinden ricacı olmak!..
06.07.2014
Kibirli imparatorlara demokrasi dersleri
04.07.2014
Cehennemin yedi taşı...
29.06.2014
İran ve Maliki için karar vakti
27.06.2014
Dilin kemiği yok ki dik dursun!
20.06.2014
Şer tohumları
15.06.2014
Irak’ta cehennemin kapıları açılıyor
13.06.2014
Ahmakça hayallerin getirdiği felaket
08.06.2014
Avrupa'da düzenin sembollerine isyan hâli
01.06.2014
Eyyy korku, sen nelere kadirsin!
30.05.2014
İmam böyle buyurursa...
25.05.2014
Libya’da İhvanizmin getirdikleri...
23.05.2014
Yok öyle cehenneme ekspres bilet!
18.05.2014
Sadece insanlık mucize yaratır
16.05.2014
Mikrobik fıtrat
11.05.2014
Boko Haram belası Nijerya’ya musallat oldu
09.05.2014
Yalancılar kulübü
04.05.2014
Enerji savaşı Arktik’i ısıtıyor
02.05.2014
Doğrular küfürle sıvanmaz!
28.04.2014
Internet cini şişeden çıktı
20.04.2014
Hiç olmazsa ‘Bendarizmin’ sonu geldi
18.04.2014
Tandemi çöpe atın, demokrasiyi tartışın!
13.04.2014
Bir komplodan çıkan siyasi sorular...
11.04.2014
Bırak İhvan’ı, Chucky’nin canı bize emanet!
06.04.2014
Kırım vakası Avrupa’yı kaşıyor
04.04.2014
Avrupa semalarında nurlu bir yüz dolaşıyor!
28.03.2014
Mivitır direniyor da, maşbakan kapatıldı!..
23.03.2014
Soğuk Savaş rüzgârı Doğu Avrupa’yı sarıyor
14.03.2014
O güzel çocuktan o kadar korkmuşlar ki!
09.03.2014
Rusya’ya ‘turuncu devrim’ işlemiyor
02.03.2014
Ukrayna’ya Gürcistan senaryosu
28.02.2014
Cehennemlik münafıklar!.
23.02.2014
Ukrayna: Batı ile Doğu’nun arenası
21.02.2014
‘Maidan demokrasisi!’
16.02.2014
Afrodit’in adası Kıbrıs’ta déjà vu mu
09.02.2014
Avrupa’nın ayrılıkçıları ve kuşkucuları atakta...
07.02.2014
Avrupa seninle gurur duyuyor!
31.01.2014
İtibarı irtikâp olandan istikrar mı çıkar
26.01.2014
Rojava bölgeye model çıkarıyor
24.01.2014
Savaş çığırtkanları...
19.01.2014
Yermuk’un vebali Hamas’ın boynuna
17.01.2014
‘Akşam yediğin hurmalar’!..
12.01.2014
Tunus’un seçimi: ‘Şeriat’sız demokratik geçiş
10.01.2014
Kuklaya komploya ne hacet!
06.01.2014
Af-Pak gibi Ir-Sur doğuyor
03.01.2014
Meşrebi nefret olan iflah olmaz ki!..
29.12.2013
Suriye Cenevre’ye değil Allah’a havale!
27.12.2013
‘Dış mihrak’ nakaratı
20.12.2013
Pabucumun demokratları!..
15.12.2013
Bangladeş: Bir anadil emsali
13.12.2013
Molla’nın idamı ve Bangladeş
08.12.2013
İnsanlığın kitabını yazan Madiba
06.12.2013
Bu anket de Otpor işi, kesin bilgi!..
01.12.2013
Sıra İran’ın Körfez ile diyalogunda...
29.11.2013
Tilkinin kurnazı, EQ’yu timsah gözyaşı sanır!
24.11.2013
‘Minyatür Ortadoğu’da kıyamete doğru...
22.11.2013
‘Jonglöre hakaret’
18.11.2013
Nükleer anlaşmanın ‘çakıl taşları’...
15.11.2013
Doğu Akdeniz’in iki yakası...
10.11.2013
Şiilerin belirlediği Ortadoğu mu
08.11.2013
Ankara kriterlerinden kurtulmak için!
03.11.2013
Türkiye Çin ile neyi, niye yapıyor
01.11.2013
El Kaide birleştiriyor...
27.10.2013
Roman açılımı için ibretlik vaka
25.10.2013
‘Suud zehrini’ akıtma vakti!
18.10.2013
Bayramlık ağız!
13.10.2013
İslami monarşinin Obama kâbusu
11.10.2013
‘Andımız’ı anladık, niyeti de anlasak..
06.10.2013
Bosna’da yaşayıp ‘öteki’ olmak zor iş!
04.10.2013
Faşizmin komşudaki tezahürleri...
29.09.2013
İran ile ABD dijital tarih yazdı
27.09.2013
Suriye ‘cihat cenneti’!
17.09.2013
Siz nesiniz?
15.09.2013
ABD ile Rusya ne derse o...
13.09.2013
Devlet değil mahalle baskısı
08.09.2013
Obama ‘topal ördek’ olacak değil ya!
01.09.2013
Suriye planında İran-ABD dengesi
29.08.2013
Uluslararası değil ‘insani hukuk’ öne çıkıyor
28.08.2013
‘Gözümüz aydın’
25.08.2013
Irak’ta kurulan ‘Aslan Sofrası’
21.08.2013
‘Değersiz yalnızlıklar’...
11.08.2013
Ruhani’li İran ile yine yeniden
04.08.2013
Mısır bildiğiniz gibi!
02.08.2013
El Kaide belasının devası!
28.07.2013
Türkiye’nin “Rojava realitesi”
27.07.2013
Rojava’da yanlıştan dönmeli
25.07.2013
Suriye’de ikinci cephe Kürtlere karşı açıldı
21.07.2013
Suriyeli Kürtler niye telaş yarattı?
14.07.2013
Şam’da her ihtimal Esad’a yarar
12.07.2013
Ortadoğu’nun kaygan zemininde ‘sandıkçılık’ ve ‘demokrasi’
09.07.2013
‘Palalılara’ aşinayız...
07.07.2013
Mısır darbesinin nedenleri
05.07.2013
Mesele empatik olmak değil ilkeli olmak...
03.07.2013
İhvan’ın ‘ordu-millet el ele’ sloganından geriye kalanlar
23.06.2013
Latinlerin sabrı nasıl taştı...
19.06.2013
Adam olmak zaten hamurunuzda yok devam edin, milletvekili olacaksınız
16.06.2013
Ortadoğu’da mezhep savaşı
14.06.2013
Türkiye’nin Çapulcu medyası
13.06.2013
Pek değersiz meslektaşlarım...
09.06.2013
Gezi direnişini neye benzetmeli
05.06.2013
Kandil Dağlarında aşk
04.06.2013
“Barışalım, Ortadoğu’yu cennete çevirelim”
03.06.2013
Kandil’in kadınları
02.06.2013
“Kimse bizi yelkenleri indirdik sanmasın”
01.06.2013
Murat Karayılan: “Başkanlığı konuşmak barışı zorlaştırır”
27.05.2013
İran’da ‘isyankârlar’ ve ‘sapkın akıma’ geçit yok!
19.05.2013
ABD-Türkiye: Herkesin tezi kendine
13.05.2013
Suriye için iyi senaryo yok!
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive