Pusulayı Kaybeden ve Yürek Yaralayanlar-2


02.05.2013 - Bu Yazı 838 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Dünden devam…

Ülkücülerin; Jön Türk Aydınları ve aynı ‘Arızalı Zihniyet’in malulü İttihatçı paşalar gibi, mazilerinden bi haber ve hatta ondan utanır olmaları, savrulmanın nerelere vardığının göstergesi…

Batılılar karşısında aşağılık kompleksi yaşayan yazar ve çizer takımı, iki fransızca felsefi kitap ve üç İngilizce çeviriden ilham alıp böbürleniyor da; Fransa ve Avrupa’da ihtisas yapıp, Batı felsefesini iliğine kadar bilen ve kendi medeniyetinin de farkında olarak kıyaslamalar yapan büyük mütefekkirlerden haberleri yok..!

Sıkılmadan; büyük bir cür’etle, çaplarına bakmadan ve küstahça ‘pek sevmem ama’ ile başlayan cümle kuruyor, iddia ve tezlerine bu yıldızlardan aldığı paragrafları dayanak yapmaktan da geri duramıyorlar..!

Yeni yetme ‘Ülkücü Yazar ve Çizer’ takımı, yani fikir ve teori üretenler; bırakın Ziya Gökalp’leri, Necip Fazıl’ları, Atsız’ları, Osman Turan’ları, Cemil Meriç’leri; Galip Erdem’ler, Necdet Sevinç’ler, Abdurrahim Karakoç’lar gibi bir adım arkalarındaki dava adamlarını tanısalar, cehalet ve sığlıkta bu denli birbirleriyle yarışmayacaklardı…

Sarhoş ağızları ve kin damlatan kalemleriyle, büyük-küçük tanımadan cırlayan ve bundan utanmayan, edep ve töre bilmezler o kadar çok ki… 

Sessizliğe gömülmüş, ruh ve bedenlerindeki 12 Eylül zulmünün travmalarıyla halen yaşayan, dava ve çile devi Ülkücü büyükleri için büyük azap ve utanç kaynağı durumundalar..!

Okuyan, yazan ve çizen kadrolar bu haldeyse; sloganlarla idare eden, ‘Belletilmiş Refleks’lerle yaşayan ve hiç okumayan yeni nesiller ne haldedir.?!

Bir de rotasını başka limanlara çevirip, yelkenlerini başka rüzgârlarla besleyen ve ‘Ülkücülük Algısı’nı da bırakmayıp, Ülkücülüğe ihanet edenler var ki, dayanılır gibi değil bizim nesil için..!

Velhasıl…

Dün yayımladığım birinci bölümde anlatmaya çalıştığım bu yüce davanın o donanımlı, ilkeli, inançlı, kararlı, cesur ve fedakâr mensupları gitmiş de; yeni nesil şuursuz yığınlarla Gülistânımız çöplüğe dönüşmüş durumda sanki..!

İşin kötü yanı da; bu yığınlar hem birbirini yiyor, hem de kendi olduklarının farkında olmadıan ve yığın psikolojisinden aldıkları cesaretle, davalarının aslanlarına çemkirip-hakaret etmekten ve haddi aşmaktan da geri durmuyorlar…

Kim haklı, kim haksız bakmıyorum mes’eleye, ama kahroluyorum..!

Niye mi bu kahır.?!

Çöplükte gül bitmez dostlar, bitse de ‘Yaban Gülü’dür O. Olabldiğince yaban ve yabancı olduk davamıza. Bu halde oluşumuzdan da bi-haber olarak; her attığımız gül, eski gönül dostlarını yaralıyor da ondan kahrımız…

Liyakâtimizi kaybettik. Bu kadar sadakâtsiz, samimiyetsiz, saygısız ve riyakâr olduğumuz için Davamız bildiğimiz Ülkümüzü, Allah aldı elimizden de, lâyık olanına verdi. Utanmamız gerekiyor ama, utanmıyoruz da ondan kahrımız…

Mirasımızın hakkını veremedik; hoyrat davrandık ve elimizden kayıp gitti Davamız. Oysa dün öndeydik, önderdik ve örnekdik; bugün arda düştük, takip ve taklit eden olduk da ondan kahrımız…

Ocağımızı kirlettik; ışığını söndürdük, kapısını kilitledik ve unutturduk fonksiyonunu… Ocağımızın yerine ikame ettiğimiz İnternet Dünyası da, adı gibi sanal ve âdeta çöplük işte. Ne el temasımız kaldı, ne göz, ne de gönül… Bunları görmüyor ve göremiyoruz da ondan kahrımız…

 

Sen ilk Ocağımız Dergâh-ı Yesevi’nin halen çağlayan ilham pınarından ve halen saçtığı ışıktan bahsediyorsun; birileri ağız büküyor, banâl ve demode buluyor. Ama çapsızlık ve çaresizliğini dahi fark edemiyor. İçinde bulunduğumuz karanlıktan ve gafletten ışıksız ve bilgesiz çıkılamayacağını göremiyoruz da ondan kahrımız…

Mirasımızı devralanlar Ülkümüze asli hüviyetini de kazandırıp; hem Davamıza, hem Ülkümüze, hem Ülkemize ve hem de ‘Kızıl Elmamız’a gümbür gümbür hizmet ediyorlar... Biz beceremedik ama, becerenlere de yapmadığımızı bırakmıyoruz da, ondan kahrımız…

Aynı coğrafyanın çocukları, aynı medeniyetin mirasçıları, aynı kaynaktan beslenen ve aynı hassasiyetleri olanlar, daha öne geçti ve yerlerde iki asırdır sürünen ecdat emaneti sancağı kaldırdı yerinden. ‘Nizam-ı Âlem ve Turan Ülküsü’ gereği; Kutsi Meş’ale’yle beraber hem Turan illerine, hem de 5 Kıt’a ve 7 İklime taşır oldular…Gurur duyup destek olacağımıza, anlamsız bir kompleks ve kıskançlıka onlara eziyet ediyoruz da ondan kahrımız..

Bu minvalde; Ülkücüler Ülkücüsü Yüce Peygamberimiz’i rehber alarak, Kur’ani İlhamla sahabeden ecdadımıza geçmiş Ülkü’yü üstlenmiş bir Bilge Adam’a ‘Gözü Yaşlı Papaz’! Diyoruz ama; O’ndan daha iyi bir ‘Bilge’miz, projesini gölgede bırakacak ve hayata geçirdiğimiz tek projemiz yok da ondan kahrımız…

Bir ‘Bilge Rehber’imiz yok ama; ‘Rehbere ve kâmil insana gerek yok!’ anlayışını hâkim kılmaya çalışan gafil ve güdük ‘Aydınlarımız’la aynı potadayız da ondan kahrımız…

Ferasetine kurban olduğum bu Necip ve Mazlum Millet, kendi davasına kimi lâyık buluyorsa ona teveccüh gösteriyor. Bunu bir türlü göremiyor ve anlayamıyoruz. 

Eser müessiri yani mimarını gösterir. Ortada eserleri olan; doğruluk, samimiyet, vefa, ve fedakârlık testinden bin defa geçen, laf değil hizmet üreten; başkalarından ise sürekli kendini terbiye eden bir topluluğu, anlaşılmaz bir feraset körlüğüyle karşımıza almışız… Oysa, ‘Bilge Rehber’i ve gönüllü Alperen ruhlu fedâileriyle; hem milletimizin teveccüh ve desteğini kazanmışlar, hem de aklı başında dünya liderleri ve yöneticilerinin dikkatlerini çekmiş ve beğeni görmekteler…Bu işin mimarına ve O’na gönül verenlerin yaptıklarına saldırıp çemkirmenin prim yapmayacağını, aksine gülünçlük olacağını kavrayamadık da, ondan kahrımız…

Tarih, doğruları kadar yapılan yanlışlıklarıyla da faydalanacağımız bir muhteşem hazine… Hep örnek veririm ve oldukça açıktır tezin doğruluğu:

Osmanoğulları ile kardeş ve akraba olan Karamanoğulları tarihi (Oğuz boyundan Afşarlar ve Kayı kardeş, ve Murat Hüdavendigâr’ın kızı Melek Hatun Karamanoğlu İsmail Bey’in hanımıdır) ihanetlerle dolu olsa da, ibretlik ve günümüze ışık tutması açısından çok kıymetlidir. Tarih hükmünü vermiş ve onları lâyık oldukları şekilde kaydetmiştir ama, oradan çıkarılacak ibretlik dersler de vardır. Bu tarihten habersiz olarak; dün Karamanoğulları’nın, kardeşi Osmanoğulları’na yaptığını, sanki tarih tekerrür edercesine bizler bugün kardeşlerimize ve dolayısıyla Milletimize yapıyoruz da ondan kahrımız…

(Detayı tarih sayfalarında ama, kısaca bahsedeyim: 150 yıl birlikte, kardeş ve akraba olarak tarih sahnesinde olan bu iki Beylik’den Osmanoğulları, Selçukludan sancağı almış ve ötelerin hâyâllerini kuruyorken, Toroslar’da ötesini göremeyen Karamanoğullarının kıskançlık ve iktidar hırsıyla hep geri adım atıp, devletten imparatorluğa geçişinde büyük zaman kaybetmiştir. Yıldırım Bayezıd’a karşı Timur orduları safında olması, Macar Kralıyla anlaşıp Haçlı Ordularıyla II.Murat’a karşı tavır alması en büyük ihanetleri arasındadır! En son Akkoyunlularla yaptıkları ittifak, Fatih Sultan Mehmet’in sabrını taşırmış; Otlukbeli’ne hem Akkoyunlular’a, hem de Karamanoğlu Beyliğine Fatih acımamış ve her ikisini de tarihe havale etmiştir.)

Hem Fetullah Gülen ve Cemaâtine karşı, hem de AK Parti’nin başlattığı ve güncel olan ‘Çözüm Süreci’ne karşı aldığımız tavrı; tarihin bu kesitine bakarak yeniden gözden geçirelim, ne demek istediğim çok net anlaşılacaktır..!

İsterseniz bugünlük de mola verelim ve tarih sayfalarına bir göz atalım ki, yarına yazacaklarım için biraz daha hazırlıklı olalım. Yarın kahır tablomuz devam ederken, ‘Peki ne yapmalıyız’a cevap arıyacağız…

Devamı için yarına ulaşmak dileğiyle…

Selamla…

.

Facebook Yorumları

reklam
02.02.2014
Satrancın ve Diplomasinin Mucidiyle Bilek Güreşi...
25.01.2014
"Zırva tevil gerektirmez.."
20.01.2014
Küçük avın çaresiz çırpınışı...
13.01.2014
"Olmasaydı sonumuz böyle.."
07.01.2014
"Neredeeen, nereye."!!
31.12.2013
“Happy new years” ve “Aleykûm Selâm” arkadaşlar.!
28.12.2013
Yâr'dan da geçmeyelim, Ser'den de...
25.12.2013
Benden buraya kadar, başkasını bilmem...
21.12.2013
İlişkilerde
16.12.2013
Yalnızlık limanına demir atmak...
04.12.2013
Enkazdan geri kalan manzara...
25.11.2013
İpin ucu..!
19.11.2013
Devlet, “Şartnameler” ve Hayatın Gerçekliği
17.11.2013
Doku Uyuşmazlığı mı?!
13.11.2013
O' Olmasaydı.?!
11.11.2013
Atatürk'ü Öldürmeyelim..!
09.11.2013
Aklımıza gelmiyor da değil hani..!
02.11.2013
Büyük beklentim ve büyük hayal kırıklığım
30.10.2013
Bayramımız ve Tefekkür Anaforumuz...
23.10.2013
Gün içeride didişme günü değildir!
01.10.2013
Müşterek acılar ve empati...
25.09.2013
"Gidin başkaları gelsin... Çürümeye son.!"
18.09.2013
Menderes ve İz Bırakan Kahramanlarımız
16.09.2013
" Önce insan"ı yetiştirmek..!
10.09.2013
Muhalefet mi, Ülkeye İhanet mi?!
07.09.2013
Dershaneleri mi kapatacaksınız?
03.09.2013
28 Şubat Yargılanırken...
25.07.2013
Bir yargıtay kararı...
30.06.2013
“Kaygılanın”; bence de..!
27.06.2013
Yeter artık... Yesin artık.
22.06.2013
Sen neymişsin be Kürt sorunu.?!
19.06.2013
Meşrebine göre tavır al..!
17.06.2013
"Edeb yâ hû"
15.06.2013
Medya ağıyla kuşatılmış dünya
08.06.2013
"90 Nesli" bizim eserimiz..!
06.06.2013
Körlük ve nankörlük...
03.06.2013
"Bu da geçer yâ hû"...
31.05.2013
"Bu Ülke" neresi ve "Kim Bunlar".?!
29.05.2013
Ardında iz ve eserler bırakanlar...
26.05.2013
MHP, Başbuğ Efanesi ve...
24.05.2013
Ciddi gündem ve anakronik muhalefet.
16.05.2013
Yazıklar Olsun..!
14.05.2013
Turkey'iz, yani Hindi.!!
13.05.2013
Bilgi Çağında Tılsımı Bozulan Masallarımız.!
10.05.2013
Yazarımız Ahmet Ay'a Cevabımdır..!
09.05.2013
Büyük mükâfatlar, büyük imtihânları vererek kazanılır. -2
08.05.2013
Büyük mükâfatlar, büyük imtihânları vererek kazanılır. -1
07.05.2013
"Cemaât" Gerçekten Bir Tehlike midir.?! -2
04.05.2013
Kader, talih ve tarihin mecbur ettiği...
05.05.2013
"Cemaât" Gerçekten Bir Tehlike midir.?! -1
03.05.2013
Pusulayı Kaybeden ve Yürek Yaralayanlar-3
02.05.2013
Pusulayı Kaybeden ve Yürek Yaralayanlar-2
01.05.2013
Pusulayı Kaybeden ve Yürek Yaralayanlar-1
30.04.2013
Bir Arefe Günüdür yaşanan; Bayram tez gele...
28.04.2013
Bu bir cinnet döneminin hikâyesidir...
27.04.2013
Evet; Korkmayın..!
23.05.2013
Ebu Cehil Soyuna değil sözüm..!
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı