Turkey'iz, yani Hindi.!!


14.05.2013 - Bu Yazı 862 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Birinci Dünya Savaşına güle-oynaya girmedi Osmanlı, çünkü Osmanlı o tarihte yoktu.!!

Sahip olduğu 5 milyon 300 bin kilometre karelik saha içinde , tüm dünyanın gözünü diktiği tükenmez enerji kaynağı “petrol denizi” de vardı ki, iştah kabartıyordu.!

Oturduğu enerji kaynakları üzerine büyük kavganın kopacağını ve doğacak "kasırgayı" sezen ve tedbirler için çırpınan Osmanlı Sultanını alaşağı etmiş bir CUNTANIN yönetimine geçmişti artık Osmanlı.! Yani 1909 tarihinden itibaren Osmanlı'nın olmayacağı bir tarihi sürece girilmişti artık..!

Saray basıp Genel Kurmay Başkanını öldüren, Sadrazamı da silah zoruyla istifa ettiren Cunta başı ENVER, binbaşı rütbesindeyken kendini general ilan edip Genel Kurmay Başkanı da olmuştu..! Oynadığı "Büyük Kumar" sonucunda (I. Dünya Savaşı) Milletçe çok büyük kaybetmiştik..!

850 yıllık tarihi yürüyüşten sonra doğduğumuz "Kulübeye" sığınmış, onu olsun kurtaralım deyip Kurtuluş Savaşını can havliyle vermiştik.

Zaferi yaşamış ve yeni bir devlet kurmuştuk ama, İttihatçı bu zihniyetin hırsını yenememiştik!

1920-1923 arasındaki 3 yıllık döneme zor dayanmışlar, yeniden "hortlamış" ve 1923'den itibaren milletin zaferine de, Cumhuriyetine de tekrar "çökmüşlerdi."!!

"Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" prensibi de, içe dönük üretilmiş "kallavi sloganlar"dan biridir ve bizden başka bilen de, duyan da yoktur.! Gereğini yapacak gücümüz de kalmamıştır zaten!

I.Dünya Savaşından kazançlı çıkanların, kendi aralarında girdikleri menfaat ve üstünlük kavgasında (II.Dünya Savaşı) biz yokuz zaten. Çünkü doğan yeni dönemde büyük devlet değil, yenilmiş ve her şeyini kaybetmiş bir"Sömürge Devleti" idik.! Ne tanıyanımız vardı, ne de bizi takan.!

Bizi savaşa sokmayan da "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" sloganımıza bağlılığımız değildi..! Kendimizi kandırmayalım.!

Silahlı Kuvvetlerimiz mi?!

Yeni kurulan Cumhuriyetin ve yapılan bünyeye uymaz "Devrimlerin" kabulü ve yaşatılması için icat edilen “Yargı Mekanizması” ile beraber, “İçe Dönük” ikinci ve en önemli bir "sigorta aparatı" olarak var olagelmişti..!

TSK, hantallaşmış ve kendini çağdaş savaş tekniklerinin çok dışında bulmuş;cuntalar, darbeler ve muhtıralarla 90 yıl makus talihimiz olmuştur.

En sonunda Bülent Arınç'ın özetlediği "İyi ki bunlarla bir savaşa girmemişiz, kendi işlerinden başka her şeyle ilgilenir olmuşlar" sözüyle hal-ü pür melâlleri ortaya konmuştur.!

Birçoğumuzu acı bir tebessümle güldüren bu sözü, ne yazık ki bizzat Genel Kurmay Başkanı Org. Işık Koşaner de teyit ediyordu.! ( 21 Ağustos 2011. Merak edenler google'dan bulup dinlesin!)

İçinde bulunduğumuz şartlar bunlardır ve yangın yerine dönmüş bölgede bir istikrar adası olarak kalıyor olmak dahi büyük başarıdır.

Defolarımızı ve dezavantajlarımızı görmeden, "belletilmiş ezberlerle" kendimizi dev aynasında görme alışkanlığından da vazgeçelim ki, tespit ve önerilerimiz gerçekçi (realist) ve kabul edilebilir olsun.

Turkey'iz, yani Hindi.!! İstediğimiz kadar "Kabaralım" dünya bizim ne olduğumuzu bizden çok daha iyi biliyor.!!

Dikkatli ve teyakkuzda olmalıyız. Bizi bir ateşin içine çekmek isteyenlerin oyununa gelmemek için de, tek vücut olmanın çarelerini aramalıyız.

Gün çekişme ve suçlu arama günü değil, yuvamıza sıçrayan yangını el birliğiyle söndürme ve yeni tedbirler alma/arama günüdür. Değilse; kendimizi itfaiyecilerin safında değil, kundakçı ve körükçülerin safında buluruz.

Mebzul miktarda körükçümüz (Muhalefet) var zaten; herhangi bir proje ve önerileri olmadığından da körükçülük işini çok güzel başarıyorlar şükür.!

Bakın, 1854 yılında o günki adı Dûyun-u Umumiye olan IMF'ye kaptırdığımız yakamızı, 14 Mayıs 2013 'de kurtarıyoruz ama, bu“Muazzam Hadise” dahi yaşadığımız kakofonide “güme gidiyor.”!

Bizlere düşen akl-ı selimi hakim kılmak ve bu kritik demde itfaiyecilere yardımcı olmaktır. Bir süreliğine olsun susmamız dahi, itfaiyecilerin işini kolaylaştıracaktır.

Nedenlerini-niçinlerini, suçlusunu-ihmâlkarını tartışacağımız çok zamanımız olacaktır daha sonra... Zaten, on yıllardır en güzel yaptığımız iş de bu değil mi.?!

Ama, şu anda ateş yuvamıza düşmüştür ve daha büyük bir ateşin içine çekilme ihtimalimiz vardır.!

Elinde bir tas su olanımız varsa, tereddüt etmeden bu ateşe döksün. Değilse, hiç değilse susup dua edelim ki hep beraber yanmayalım.

Selamla...

.

Facebook Yorumları

reklam
02.02.2014
Satrancın ve Diplomasinin Mucidiyle Bilek Güreşi...
25.01.2014
"Zırva tevil gerektirmez.."
20.01.2014
Küçük avın çaresiz çırpınışı...
13.01.2014
"Olmasaydı sonumuz böyle.."
07.01.2014
"Neredeeen, nereye."!!
31.12.2013
“Happy new years” ve “Aleykûm Selâm” arkadaşlar.!
28.12.2013
Yâr'dan da geçmeyelim, Ser'den de...
25.12.2013
Benden buraya kadar, başkasını bilmem...
21.12.2013
İlişkilerde
16.12.2013
Yalnızlık limanına demir atmak...
04.12.2013
Enkazdan geri kalan manzara...
25.11.2013
İpin ucu..!
19.11.2013
Devlet, “Şartnameler” ve Hayatın Gerçekliği
17.11.2013
Doku Uyuşmazlığı mı?!
13.11.2013
O' Olmasaydı.?!
11.11.2013
Atatürk'ü Öldürmeyelim..!
09.11.2013
Aklımıza gelmiyor da değil hani..!
02.11.2013
Büyük beklentim ve büyük hayal kırıklığım
30.10.2013
Bayramımız ve Tefekkür Anaforumuz...
23.10.2013
Gün içeride didişme günü değildir!
01.10.2013
Müşterek acılar ve empati...
25.09.2013
"Gidin başkaları gelsin... Çürümeye son.!"
18.09.2013
Menderes ve İz Bırakan Kahramanlarımız
16.09.2013
" Önce insan"ı yetiştirmek..!
10.09.2013
Muhalefet mi, Ülkeye İhanet mi?!
07.09.2013
Dershaneleri mi kapatacaksınız?
03.09.2013
28 Şubat Yargılanırken...
25.07.2013
Bir yargıtay kararı...
30.06.2013
“Kaygılanın”; bence de..!
27.06.2013
Yeter artık... Yesin artık.
22.06.2013
Sen neymişsin be Kürt sorunu.?!
19.06.2013
Meşrebine göre tavır al..!
17.06.2013
"Edeb yâ hû"
15.06.2013
Medya ağıyla kuşatılmış dünya
08.06.2013
"90 Nesli" bizim eserimiz..!
06.06.2013
Körlük ve nankörlük...
03.06.2013
"Bu da geçer yâ hû"...
31.05.2013
"Bu Ülke" neresi ve "Kim Bunlar".?!
29.05.2013
Ardında iz ve eserler bırakanlar...
26.05.2013
MHP, Başbuğ Efanesi ve...
24.05.2013
Ciddi gündem ve anakronik muhalefet.
16.05.2013
Yazıklar Olsun..!
14.05.2013
Turkey'iz, yani Hindi.!!
13.05.2013
Bilgi Çağında Tılsımı Bozulan Masallarımız.!
10.05.2013
Yazarımız Ahmet Ay'a Cevabımdır..!
09.05.2013
Büyük mükâfatlar, büyük imtihânları vererek kazanılır. -2
08.05.2013
Büyük mükâfatlar, büyük imtihânları vererek kazanılır. -1
07.05.2013
"Cemaât" Gerçekten Bir Tehlike midir.?! -2
04.05.2013
Kader, talih ve tarihin mecbur ettiği...
05.05.2013
"Cemaât" Gerçekten Bir Tehlike midir.?! -1
03.05.2013
Pusulayı Kaybeden ve Yürek Yaralayanlar-3
02.05.2013
Pusulayı Kaybeden ve Yürek Yaralayanlar-2
01.05.2013
Pusulayı Kaybeden ve Yürek Yaralayanlar-1
30.04.2013
Bir Arefe Günüdür yaşanan; Bayram tez gele...
28.04.2013
Bu bir cinnet döneminin hikâyesidir...
27.04.2013
Evet; Korkmayın..!
23.05.2013
Ebu Cehil Soyuna değil sözüm..!
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı