Menderes ve İz Bırakan Kahramanlarımız


18.09.2013 - Bu Yazı 1612 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bu ülkenin yakın tarihinde, risk alan-sıra dışı kahramanlarımız olmuş ve her biri iz bırakarak ayrılmışlar aramızdan...

Kim ne derse desin, tarih hükmünü vermiş ve her birini layık gördüğü sayfalara kaydetmiştir...

Bizler bu kahramanlarımızı görmezden de gelemeyiz, yaptıkları hizmetleri abartıp, onları birer (haşa)“ilâh”a da çeviremeyiz...

Hepsi beşer ve hepsi fani idiler; sevapları da vardı, günahları da…

Ne kör olalım, ne de nankör..! Gelin şimdi, her birinin hem sevabına, hem de günahına birlikte bakalım:

***

İstanbul işgal edilmiş ve “Hasta Osmanlı” teslim alınmışken; İnönü, Karabekir Paşa’ya “Bittik-tükendik, gel istifa edip bir çiftlik kuralım, bundan sonrası bize göre değil” diyerek ümitsizliğini ve çaresizliğini ifade ediyor...

İsmet Paşa bu ümitsizlik içindeyken, zor şartlar altında olduğumuzun farkında olan Mustafa Kemal, büyük bir risk alarak Anadolu’nun şahlanmasını sağlıyor ve “çiftlik” değil, İmparatorluğun küllerinden yeni bir devlet kuruyor...

İşte iki önemli karekterimiz arasındaki fark. Mustafa Kemal’in en büyük “riski” aynı zamanda en büyük “sevabı” da oluyor...

Sonraki dönemlerde günahları yok mu?! Elbette var ve elbette küçümsenemez. Ama aldığı risk ve sevapları O’nu ATATÜRK yapıyor...

Arkadaşı İsmet İnönü’ye kıyamayan Atatürk, O’na “iki kazanılmış zaferin” onurunu ve Türkiye Cumhuriyeti adlı “çiftliği” hediye ediyor...

İnönü risk almayı sevmediğinden, Lozan’da kayıplar vermemizi göremiyor ve galip olmamıza rağmen mağlup olmuş gibi anlaşma yapmamıza sebep oluyor. 2.Dünya Savaşına ülkeyi sokmuyor ama, milleti de anasından doğduğuna pişman ediyor. 17 yıl “milli şef” olup, Stalin’e rahmet çıkartacak zulümleri işledikten sonra, dümeni Adnan Menderes’e teslim etmek zorunda kalıyor.

***

Buğday bulamayıp arpa unundan ekmek yiyen, çarık giyen; öküzle tarla sürüp, kağnıyla yük çeken, yama yapılacak yeri kalmamış elbiseler giyen ve patika keçi yollarında yürüyen bir Türkiye’yi devralan Menderes, büyük bir “risk” alarak kalkınma hamleleri başlatıyor ve borçlanma da O’nun döneminde başlamış oluyor.

Millet artık çarıktan hiç değilse lastik ayakkabıya geçmiş, buğday ekmeğine kavuşmuş ve kısmen karnı doymuş; köylü traktörle tanışmış; insanımız üstüne giyecek giysiyi bulmaya başlamış, patika keçi yollarından oto yollara çıkmıştı... Milletin yıllarca hasret kaldığı ezan’ın, orijinal sesiyle duyulmasıyla, memnuniyetler dualara karışmış ve büyük bir sinerjiyle destek, böylelikle artarak devam etmişti...

Menderes’i Menderes yapıp milletin hafızasına kazıyan, aldığı risk ile yapmış olduğu bu hayati hizmetleridir...

Atatürk’ü çekemeyen İnönü, tekrar sahneye çıkıp bu büyük hizmet adamının da hakkından gelmiş ve O’nu iki bakanıyla ipe çektirmiş ve bir zamanlar komutanlığını yaptığı kurumu yedeğine alarak, “başa belâ” olmaya devam etmek istemiştir... Giderayak ordumuzun ruhunu ve dengesini de allak-bullak eden “milli şefimiz”, 10 yıllık kalkınmanın ardından “fetret dönemi”ne sebep olmuş; eline kan, ağzına tat bulaşanlar da; bir daha iktidarı terk etmeyip, 10 yılda bir silahlarını millete çevirmeyi adet edinmişlerdir.

1950–1980 arasındaki 30 yılda, 10 yıllık Menderes dönemi, cumhuriyet tarihimizin ikinci altın dönemidir ve mimarı da “risk alan” Adnan Menderes’dir...

Aldığı risk “ölümcül” olunca da, bedelini canıyla ödemiş, ama iyice unutulmaz ve rahmetle anılır olmuştur.

Sevabı nedir?: - Kalkınma ve sanayi hamlesini başlatmak...

Peki günahı?: - Dış borçlanma ve alınan krediler...

Yaşamasına müsaade edilseydi, inanıyorum ki, borçlarını ödeme fırsatı da olacaktı...

52 yıl önce bugün (17 Eylül) idam edilerek aramızdan alınışının yıdönümündeyiz ve rahmetle anıyoruz... 

***

Kan gölüne dönüştürülen 70′li-80′li yıllardan sonra, hayatımıza bir“risk sever”olan Turgut Özal giriyor ve O da yaşadığı 10 yıla damgasını vurup, iz bırakarak aramızdan alınıyor..!

Aldığı “risk”: 24 Ocak Kararları ve serbest-rekabetçi ekonomiye geçiş.

Özal’ın sevabı neydi?: - Menderes’in bıraktığı hamleyi devam ettirmek, topluma özgüven sağlamak, toplumu teknolojiyle buluşturmak ve dışa açılmak...

Günahları yok muydu?: -Vardı. Ama bu gün rahmetle yâd edenler, bıraktığı izde sevaplarını daha çok görüyorlar...

Özal'ı da elimizden alan “kan ve tat sevdalıları”, yeni bir fetret devrine daha sokuyorlar ülkeyi... Gelsin muhtıralar, koalisyonlar, 28 Şubatlar ve sonra, “risk sevmeyen Ecevit”li kriz yılları...

2002 yılında “merkez kasası” talan edilmiş, 22 bankası batırılmış, umudunu ve öz güvenini kaybetmiş, iki ay sonraki memur maaş ödemelerini düşünen “iflas etmiş” bir Türkiye....

***

Ve... Sonunda yeni bir şafak daha ve yeniden “risk alan” bir lider ve ekibi...

Yakın tarihimizin dördüncü silkinme ve kalkınma dönemi böyle başladı ve devam ediyor....

11 yıldır dümenin başında olan Tayyip Erdoğan, devleti milletine “efendi” olmaktan çıkarıp “hizmetçi” yapma gibi bir “risk” aldı ve 1960′dan beri büyüyüp-serpilen “hantal bürokrasiye” kafa tutuyor...Ülke dönüşüp-normalleşirken, dünyadaki ekonomik krize rağmen ekonomisini de kontrollü ve sağlam tutuyor... Artık Türk’ün ismi dünya coğrafyasının her yerinde duyulur, uluslar arası ilişkilerde denge unsuru olarak bilinir oldu...

Bir “büyük risk” daha alanlar, henüz tarihe geçmeden “büyük izler” bırakır oldular...

Güvenini ve desteğini eksik etmeyen millet, işin içerisine dualarını da katarak bu seyrin devamını arzuluyor...

Bilemeyiz, alınan “büyük risk”in bedelini nasıl öderler?!

Ama bildiğimiz bir şey var ki, “hiçbir hizmet cezasız kalmadı bu ülkede(!)”. İnşallah bu “kaderi” de değiştirir ve tarihte hak ettikleri yeri “buruk bir sızıya” meydan vermeden alırlar...

Görelim Mevla neyler, neylerse güzel eyler...”

***

Ben büyük fotoğrafı değerlendirdim; ara dönemlerin kahramanları ve kahramanlıkları da vardır elbet. Ama, “risk alıp bedel ödeyenler”arasında teferruat durumundalar...

Tarih ara dönemin “kahramanları”nı da kaydediyor. Kayda değer bulanlar da onların destanlarını yazsınlar...

Sanal alemde Atatürk’e “çakmayı” marifet zannedenler için yazma gereği duyduğum bir yorumdu yaptığım. Böyle uzayınca da makaleye dönüştü...

Ara dönemdeki kahramanlarımızdan” bazısı, memuruna aylık enflasyon oranında artışla maaşlarını ödedi tabi..! Ama, ödemesini torunlarımızın yapacağı kredi borçlarıyla..! Gün geldi o borcu da bulamayıp “iki ay sonra memura ödeme yapamayabiliriz” fermanını yayınlayanı da oldu...

Haa! Ara dönemin 40 yıllık fenomeni, “Böyyük Türkiya'nın Babası”nın da ele alınması iyi olur “binaenaleyh”!

***

Risk alıp iz bırakan tüm kahramanlarımızdan, tarihe intikal edenleri ve yol arkadaşlarını rahmetle anıyorum...

Millet ve ülke hizmetine kendini adayan ve bu hizmete devam edenleri de, saygı ve minnetle yâd ediyorum...

Selamlar...

@DoganTopgul

.

Facebook Yorumları

reklam
02.02.2014
Satrancın ve Diplomasinin Mucidiyle Bilek Güreşi...
25.01.2014
"Zırva tevil gerektirmez.."
20.01.2014
Küçük avın çaresiz çırpınışı...
13.01.2014
"Olmasaydı sonumuz böyle.."
07.01.2014
"Neredeeen, nereye."!!
31.12.2013
“Happy new years” ve “Aleykûm Selâm” arkadaşlar.!
28.12.2013
Yâr'dan da geçmeyelim, Ser'den de...
25.12.2013
Benden buraya kadar, başkasını bilmem...
21.12.2013
İlişkilerde
16.12.2013
Yalnızlık limanına demir atmak...
04.12.2013
Enkazdan geri kalan manzara...
25.11.2013
İpin ucu..!
19.11.2013
Devlet, “Şartnameler” ve Hayatın Gerçekliği
17.11.2013
Doku Uyuşmazlığı mı?!
13.11.2013
O' Olmasaydı.?!
11.11.2013
Atatürk'ü Öldürmeyelim..!
09.11.2013
Aklımıza gelmiyor da değil hani..!
02.11.2013
Büyük beklentim ve büyük hayal kırıklığım
30.10.2013
Bayramımız ve Tefekkür Anaforumuz...
23.10.2013
Gün içeride didişme günü değildir!
01.10.2013
Müşterek acılar ve empati...
25.09.2013
"Gidin başkaları gelsin... Çürümeye son.!"
18.09.2013
Menderes ve İz Bırakan Kahramanlarımız
16.09.2013
" Önce insan"ı yetiştirmek..!
10.09.2013
Muhalefet mi, Ülkeye İhanet mi?!
07.09.2013
Dershaneleri mi kapatacaksınız?
03.09.2013
28 Şubat Yargılanırken...
25.07.2013
Bir yargıtay kararı...
30.06.2013
“Kaygılanın”; bence de..!
27.06.2013
Yeter artık... Yesin artık.
22.06.2013
Sen neymişsin be Kürt sorunu.?!
19.06.2013
Meşrebine göre tavır al..!
17.06.2013
"Edeb yâ hû"
15.06.2013
Medya ağıyla kuşatılmış dünya
08.06.2013
"90 Nesli" bizim eserimiz..!
06.06.2013
Körlük ve nankörlük...
03.06.2013
"Bu da geçer yâ hû"...
31.05.2013
"Bu Ülke" neresi ve "Kim Bunlar".?!
29.05.2013
Ardında iz ve eserler bırakanlar...
26.05.2013
MHP, Başbuğ Efanesi ve...
24.05.2013
Ciddi gündem ve anakronik muhalefet.
16.05.2013
Yazıklar Olsun..!
14.05.2013
Turkey'iz, yani Hindi.!!
13.05.2013
Bilgi Çağında Tılsımı Bozulan Masallarımız.!
10.05.2013
Yazarımız Ahmet Ay'a Cevabımdır..!
09.05.2013
Büyük mükâfatlar, büyük imtihânları vererek kazanılır. -2
08.05.2013
Büyük mükâfatlar, büyük imtihânları vererek kazanılır. -1
07.05.2013
"Cemaât" Gerçekten Bir Tehlike midir.?! -2
04.05.2013
Kader, talih ve tarihin mecbur ettiği...
05.05.2013
"Cemaât" Gerçekten Bir Tehlike midir.?! -1
03.05.2013
Pusulayı Kaybeden ve Yürek Yaralayanlar-3
02.05.2013
Pusulayı Kaybeden ve Yürek Yaralayanlar-2
01.05.2013
Pusulayı Kaybeden ve Yürek Yaralayanlar-1
30.04.2013
Bir Arefe Günüdür yaşanan; Bayram tez gele...
28.04.2013
Bu bir cinnet döneminin hikâyesidir...
27.04.2013
Evet; Korkmayın..!
23.05.2013
Ebu Cehil Soyuna değil sözüm..!
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı