"Gidin başkaları gelsin... Çürümeye son.!"


25.09.2013 - Bu Yazı 1217 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Selçuklu'yu da katarsak 8 asırlık Cihan Hakimiyeti döneminde, iki cepheli cihanda; hak, adalet, ilim, medeniyet, zenginlik ve huzurun temsilcisi bir “Biz” varız asırlarca, bir de karşımızda bu değerlerden mahrum ve bu değerlere düşman “Küffâr”.

Zirvede tutunmak, zirveye ulaşmaktan daha zordur ve kendini en güçlü, en güvende hissettiğin an; aslında en zayıf olduğun andır ki, sebebi zafer sarhoşluğu ve rehavettir.

İşte bu rehavetten ve uyku halinden uyandığında; bir bakarsın ki, kedi gördüklerin aslan kesilmiş ve geçmişin tüm intikamını alırcasına ve olanca azametiyle seni boğmaya çalışmaktadır... Artık oyunu o'nun kurallarıyla oynamaktan başka çaren kalmamıştır...

İşte tam da bu noktadayken kendinden utanır, geçmişindeki muhteşem sayfaları açmayı hiç istemezsin. Çünkü geçmişe her bakışın, seni daha da rahatsız edecek ve utancını bir kat daha artıracaktır...

Zaman içinde bu utancın yerini unutkanlık, onun da yerini düşmanınahayranlık ve teslimiyet alır ki; artık sen, sen değilsindir…

****

Buraya nereden mi geldim?

Geçmişte yaptıklarının hesabını verme zamanı gelen “paşalarımızın”, bir zamanlar dillerine pelesenk ettikleri, “Beni almaya gelirlerse kafama sıkarım.” sözlerinden…

Evren Paşa “sıkarım” diyordu “netekim”! Karadayı ve Kıvrıkoğlu Paşalarımız da…

Peki neden “sıkmadılar” veya neden sıkamıyorlar?!

Tanzimata kadar, muhteşem inanç silsilesinin ve kültürün sahibi ve temsilcisi durumundaki meslektaşları; en zor anlarında dahi, akıllarından “kafalarına sıkmayı”, yani intiharı geçirmemişlerdi...

Çünkü onlar “Allah davasının ve Allah yolunun davacısı ve yolcuları sayıyordu kendilerini... Canları da, nefisleri de Allah’ın onlara verdiği emanetdi ve ”emaneti almak” sadece Veren’e ait bir haktı...

Ebedi hayata ve dünyanın bir imtihan yeri olduğuna iman ettiklerinden; ne canlarına ve ne de nefislerine kıyamaz, bedenlerine veya başkalarına zarar veremezlerdi... Aksi taktirde, kısa süren dünya hayatlarını da, ebedi hayatlarını da cehenneme çevirmiş olurlardı…

İşte; tanzimat dönemine kadar bu hassasiyet ve haysiyetle gelenler, bu dönemden sonra tüm hassasiyetlerini unutmaya, hatta onlara bağlı kalmaktan “utanmaya” ve “haysiyet”in yerine de “onur”u tahkim etmeye başladılar...

Hayran ve bağımlı oldukları Fransız kültüründen aldıkları “Onur”u (oneur) kaybetmenin, “her şeyi kaybetmek” anlamına geleceğine; her şeyini kaybedince de, yaşama hakkının kalmadığına inanarak, hayatlarına son verebileceklerine inanmaya başladılar... Sonra da, haysiyet ve hassasiyetleri olan herkesle ve onların önem atfettiği her değerle mücadele etmeyi/savaşmayı “onur meselesi” yapar hale geldiler...

Öyle ya; sancağını şerefle taşıdığı Efendisi’nin (SAV) Medine’deki mübarek ravzasını bekleyen ve verilen emre rağmen, “aldığı en büyük emir” gereği askerini ve silahını teslim etmeyen Fahreddin Paşa gibi, “haysiyet, şeref ve imân abidesi” biri olmaları çok zordu artık..!

Hani şu; kılıcını ve askerini teslim etmektense, askerleriyle birlikte şerefle şehid olmayı yeğleyen ve buna da Efendisi’ni (SAV) şahit göstermeyi en büyük haysiyet nişanı sayan Paşayı…

Jön Türk Dedeleri'nden miras aldıkları bu kendi değerlerinden kopuş, unutkanlık, utanç ve düşman değerlere hayranlık; sadece paşalarımızın değil, maalesef bir çok aydınmızın da hastalığı günümüzde...

Yaşanan zihni ve fikri savruluşlarını en büyük “oneur vesilesi” sayan ve iki asırdır ârafta kalan bu zavallılar; yaşadıkları onca “oneur”suzluğa rağmen, kolay kolay “kafalarına sıkmaya” da cesaret edemediler, edemiyorlar..!

****

Bin yıl sürecek proje”nin, MGK'undaki “devlet sırrı” resmi kararları mahkeme hey'etine ulaştı ve yazılı kayıt altına alınan bu belge, tüm çıplaklığıyla ortada işte...

Hakkında çok şey söylendi, yorumlandı, saklandı veya abartıldı ama; artık kayıt altındaki ifade ve dayatmalar, bundan sonraki yorumlarımız için en sağlıklı bilgi kaynağı ve arşiv niteliğinde olacak...

28 Şubat Davası'nda “paşalarımızın” yaptıkları savunmalara, kendilerini kurtarmak için tercih ettikleri “kıvraklığa” bakıp utanmamak imkânsız...

Rahmetli Başbakanımı (N.Erbakan'ı) çok severdim ben..” diye timsah yaşları dökenine de, Başkomutanı (İ.Hakkı Karadayı) ve dönemin Başbakan yardımcısını (T.Çiller) gammazlayanına da şahit oluyoruz..!

1999 yılında ABD Ulusal Güvenlik İşleri Musevi Enstitüsü (JİNSA) tarafından "Uluslararası Liderlik Ödülü"nü de almış olan, “İşin Lideri” Çevik Bir paşamız; "Şerefim üzerine yemin ederim ki, darbe girişiminde bulunmadım." diyor. Bu ne kıvraklık böyle paşam?!. Şeref dediğin şey Fahrettin Paşa ile öldü yıllar önce.!

****

Kafaya sıkmak mı?!

VAY ŞEREFSİZ...” manşetiyle linç ettiğiniz ve gurbette ölümü tattırdığınız rahmetli Ahmet Kaya'nın şarkısında kaldı o “Kafaya sıkar giderim” sözü.!

Siz mi “sıkacaksınız”?! 

Bu yüzsüzlük ve korkaklıkla mı?!

- Güldürmeyin adamı...

- “Sıkar biraz!”

Tüm hempalarınızla birlikte, keşke Ahmet Kaya kadar cesur ve şerefli olabilseydiniz!

****

Haki renkli gazetelerinizden Milliyet; “Gidin başkaları gelsin... Çürümeye son.” manşeti atmıştı 28 Şubat'da...

Şimdi de size, bizim manşetimiz olsun bu manşet.!

Evet; işbirlikçi sermayeniz, medyanız, sivil toplum örgütleriniz ve sizlerden nemalanan bürokrasinizle, gidin...

Gidin ki; değişen dünyaya ayak uydurmak ve çağı yakalamak için çırpınan ülkemizde, daha fazla ayak bağı olmayasınız...

Gidin...

Uğurlar ola...

@DoganTopgul

.

Facebook Yorumları

reklam
02.02.2014
Satrancın ve Diplomasinin Mucidiyle Bilek Güreşi...
25.01.2014
"Zırva tevil gerektirmez.."
20.01.2014
Küçük avın çaresiz çırpınışı...
13.01.2014
"Olmasaydı sonumuz böyle.."
07.01.2014
"Neredeeen, nereye."!!
31.12.2013
“Happy new years” ve “Aleykûm Selâm” arkadaşlar.!
28.12.2013
Yâr'dan da geçmeyelim, Ser'den de...
25.12.2013
Benden buraya kadar, başkasını bilmem...
21.12.2013
İlişkilerde
16.12.2013
Yalnızlık limanına demir atmak...
04.12.2013
Enkazdan geri kalan manzara...
25.11.2013
İpin ucu..!
19.11.2013
Devlet, “Şartnameler” ve Hayatın Gerçekliği
17.11.2013
Doku Uyuşmazlığı mı?!
13.11.2013
O' Olmasaydı.?!
11.11.2013
Atatürk'ü Öldürmeyelim..!
09.11.2013
Aklımıza gelmiyor da değil hani..!
02.11.2013
Büyük beklentim ve büyük hayal kırıklığım
30.10.2013
Bayramımız ve Tefekkür Anaforumuz...
23.10.2013
Gün içeride didişme günü değildir!
01.10.2013
Müşterek acılar ve empati...
25.09.2013
"Gidin başkaları gelsin... Çürümeye son.!"
18.09.2013
Menderes ve İz Bırakan Kahramanlarımız
16.09.2013
" Önce insan"ı yetiştirmek..!
10.09.2013
Muhalefet mi, Ülkeye İhanet mi?!
07.09.2013
Dershaneleri mi kapatacaksınız?
03.09.2013
28 Şubat Yargılanırken...
25.07.2013
Bir yargıtay kararı...
30.06.2013
“Kaygılanın”; bence de..!
27.06.2013
Yeter artık... Yesin artık.
22.06.2013
Sen neymişsin be Kürt sorunu.?!
19.06.2013
Meşrebine göre tavır al..!
17.06.2013
"Edeb yâ hû"
15.06.2013
Medya ağıyla kuşatılmış dünya
08.06.2013
"90 Nesli" bizim eserimiz..!
06.06.2013
Körlük ve nankörlük...
03.06.2013
"Bu da geçer yâ hû"...
31.05.2013
"Bu Ülke" neresi ve "Kim Bunlar".?!
29.05.2013
Ardında iz ve eserler bırakanlar...
26.05.2013
MHP, Başbuğ Efanesi ve...
24.05.2013
Ciddi gündem ve anakronik muhalefet.
16.05.2013
Yazıklar Olsun..!
14.05.2013
Turkey'iz, yani Hindi.!!
13.05.2013
Bilgi Çağında Tılsımı Bozulan Masallarımız.!
10.05.2013
Yazarımız Ahmet Ay'a Cevabımdır..!
09.05.2013
Büyük mükâfatlar, büyük imtihânları vererek kazanılır. -2
08.05.2013
Büyük mükâfatlar, büyük imtihânları vererek kazanılır. -1
07.05.2013
"Cemaât" Gerçekten Bir Tehlike midir.?! -2
04.05.2013
Kader, talih ve tarihin mecbur ettiği...
05.05.2013
"Cemaât" Gerçekten Bir Tehlike midir.?! -1
03.05.2013
Pusulayı Kaybeden ve Yürek Yaralayanlar-3
02.05.2013
Pusulayı Kaybeden ve Yürek Yaralayanlar-2
01.05.2013
Pusulayı Kaybeden ve Yürek Yaralayanlar-1
30.04.2013
Bir Arefe Günüdür yaşanan; Bayram tez gele...
28.04.2013
Bu bir cinnet döneminin hikâyesidir...
27.04.2013
Evet; Korkmayın..!
23.05.2013
Ebu Cehil Soyuna değil sözüm..!
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı