Müşterek acılar ve empati...


01.10.2013 - Bu Yazı 1359 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Günlerdir beklenen “Demokratik Paket” nihayet bugün açıklandı...

Açıklama öncesi kopartılan fırtınada; beklentiler, temenniler ve hatta üretilen korkular da vardı ama, nihayet hepsi son buldu bugün...

Şimdi de; memnun olanlar, “yetmez ama evet” diyenler ve gelecek adına ümitvâr olanlar kadar, kahrolanlar ve kâbus görenler de var..!

Oysa günü özetleyen; bana göre, attığı twitle Sedat Laçiner oldu: “Keşke bugün muhalefet de kendi 'Demokratik Talepler Paketi'ni açıklasaydı. Karşılaştırma imkânı bulurduk.” diyordu...

Sosyal alemde twitler havada uçuşurken; “Bu coğrafyanın mazlum insanları “Resmi Faşizm” ve her türlü ırkçılıktan çok çekti. 40 yıldır dökülen kanlar da, daha çok Kürt kanı oldu. Samimiyseniz kendinizi de sorgulayın.” twitime, bir Kürt kardeşimin cevabı çok canımı yaktı...

“Her defasında bize (Kürtlere) bir abi edasıyla 'Kendinizi Sorgulayın' tavrı takınanlar, eğer kendilerine iğne batırıyorsa, biz de çuvaldız batıralım. Irkçılıktan çok çekildiği ve en çok Kürt'ün öldüğü konusunda sizinle hemfikirim. Ama asıl büyük ırkçılığı görün! Acıları yarıştırmayalım en azından.” diyordu.

Oysa acılarımız müşterekti; ama, sanki farklı dillerden konuşuyorduk...

Bir anda, Uludere faciası olur olmaz hissettiklerimi kaleme aldığım yazım aklıma geldi ve o yazımı dostumla paylaştım ki, müşterek acılarda müşterek dili bulalım...

Faydasını umarak sizlerle de paylaşmak istedim...

İşte 28 Aralık 2011 tarihli o yazım:

DOST ATEŞİNDE ÖLENLER” İÇİN EMPATİ YAPIYORUM...

Bir an kendimi, o bölgede yaşamak ve hayata tutunmak zorunda olan insanların yerine koydum. Bir zamanların “Ya sev, Ya terk et!” sloganına karşılık, “Hem seviyor, hem de terk etmiyorum!” diyordum...

Hem topraklarıma, hem hayata sım sıkı sarılarak, “Mayınlı Bölge”de kalmayı tercih ettim..!

On yıllarca ihmal edilmiş, kasıtlı olarak geri bırakılmış; Hiç bir hizmetin götürülmediği ve hiç bir ekonomik faaliyetin olmadığı bu bölge, bu kadar zaman boş bırakılınca birileri tarafından doldurulmaya çalışılmış ve ülkenin yönetiminden sorumlu kişilerin imdadına “Terör” yetişmişti.!

Önceleri bu bölgenin neden “Üvey Evlat” muamelesi gördüğünü izah edemeyenler, son 30 yıldır güzel bir bahane bulmuşlardı artık ve bu bahanenin devam etmesi için de, gerekirse “hainlerle” iş birliğine gittiler...

Ben bu “mayınlı ve sapın samanla karıştığı bölge”de, en insani ihtiyaçlarımı karşılayabilmek için çareler ararken; terörist olmadan teröristle iyi geçinmek ve üvey evladı olduğum devletime de, “hain”olmadığımı ispat etmek mecburiyetindeydim...

Her iki tarafa da güven telkin ettikten sonra, ailemin ve çocuklarımın yaşayabilmesi için lazım olan en asgari ihtiyaçları karşılamak ve gerekirse bunu da en kestirme yoldan yapmak zorundaydım...

Sınırın ötesinden vergisiz alacağım bir ürünü (bu tarafta “%70 vergi ile satılan en pahalı ürünü-Mazotu) rahatlıkla bu tarafa geçirebilecek ve satışını yapacaktım...

Nasıl olsa “yıllardır terörist geçişlerine dahi göz yumuluyordu”! ve ben bu güvenle “işin yolunu” bulmuştum..! Şimdiye kadar sınır geçişlerinin öyle anlatıldığı kadar riskli olmadığına da, 30 yıllık rehavet döneminden şahittim!

Bu faaliyetimin icabı, sürekli yollarda, dağlarda ve tehlikeli geçitlerde olmamdan dolayı ülkede olup-bitenlerden haberdar değildim...

Meğer terörle mücadelede anlayış değişmiş, teröristlerle kol-kola olan güvenlik elemanları etkinliğini yitirmiş; yeni bir anlayış, yeni bir koordinasyon, yeni bir ekiple “Sivil İnisiyatif” devreye girmiş ve yapılan operasyonlarla da çok ciddi başarılara imzalar atılıyormuş...Eskiden teröristler bombalanmasın diye heronlar düşürülüyor veya koordinatları değiştiriliyorken ve uçaklar terörist gurupları değil de dağı-taşı bombalıyorken; yeni dönemde istihbarat tek elde toplanıyormuş ve vakit geçirmeden riskli bilinen bölgelere özel harekât timleriyle baskınlar yapılıyormuş... Kandil kampı hedef gösterilip, sınırlar içinde kurulmuş yüzlerce kampın varlığı tespit ve imha edilmiş...

Ben bu kadar değişikliğin olduğunu ve hiç bir şeyin eskisi gibi olmayacağını nereden bilebilirdim?!

Dedim ya, yaşamak için “mayınlı alanda” ve sürekli risk altındaydım...

Ben bütün bunları öğrendiğimde, tepemize F-16 bombaları ve üzerimize Özel Kuvvetler kurşunu yağıyordu...

Ve, bir kez daha geç kalmıştım..!

Son öğrendiklerimin bundan sonraki hayatımda bana hiç bir faydası olmayacak! Zira ben artık aranızda olmayacağım...

Ama şundan da emin olun ki; geçimleri için çırpındığım çocuklarım daha mutlu, daha refah içinde ve daha güvenli bir ülkede yaşayıncaya kadar, ruhumla sizleri takip edeceğim...

Eğer daha huzurlu, daha zengin ve daha güvenli bir ülke kuruluyorsa, bin tane canım feda olsun...

Değilse 74 milyon’un yakasında olacak elim...

28 Aralık 2011 / Doğan Topgül

****

Demokrasilerde mükemmellik hedefi var ama, henüz adı ileri” de olsa, mükemmeline sahip olanı maalesef yok.

Bizler ise; topal, vesayet altında ve daha çok da hâki renkli olan demokrasimizden, kör-topal “klasik demokrasi”ye doğru yol alıyoruz henüz...

İki tip insan ve iki tip bakış vardır; biri boş bardakta doluluk ararken; diğeri dolu bardakta boşluk arar ki, mutluluğu bardakdaki dudak payı” kadardır...

İyimser ve gelecek adına ümitvâr olalım...

Acılarımızı yarıştırarak değil, paylaşarak; empati yapmayı ve ortak bir dil geliştirimeyi amaç edinerek, el birliğiyle kuralım huzurlu geleceği...

Selamla...

@DoganTopgül

.

Facebook Yorumları

reklam
02.02.2014
Satrancın ve Diplomasinin Mucidiyle Bilek Güreşi...
25.01.2014
"Zırva tevil gerektirmez.."
20.01.2014
Küçük avın çaresiz çırpınışı...
13.01.2014
"Olmasaydı sonumuz böyle.."
07.01.2014
"Neredeeen, nereye."!!
31.12.2013
“Happy new years” ve “Aleykûm Selâm” arkadaşlar.!
28.12.2013
Yâr'dan da geçmeyelim, Ser'den de...
25.12.2013
Benden buraya kadar, başkasını bilmem...
21.12.2013
İlişkilerde
16.12.2013
Yalnızlık limanına demir atmak...
04.12.2013
Enkazdan geri kalan manzara...
25.11.2013
İpin ucu..!
19.11.2013
Devlet, “Şartnameler” ve Hayatın Gerçekliği
17.11.2013
Doku Uyuşmazlığı mı?!
13.11.2013
O' Olmasaydı.?!
11.11.2013
Atatürk'ü Öldürmeyelim..!
09.11.2013
Aklımıza gelmiyor da değil hani..!
02.11.2013
Büyük beklentim ve büyük hayal kırıklığım
30.10.2013
Bayramımız ve Tefekkür Anaforumuz...
23.10.2013
Gün içeride didişme günü değildir!
01.10.2013
Müşterek acılar ve empati...
25.09.2013
"Gidin başkaları gelsin... Çürümeye son.!"
18.09.2013
Menderes ve İz Bırakan Kahramanlarımız
16.09.2013
" Önce insan"ı yetiştirmek..!
10.09.2013
Muhalefet mi, Ülkeye İhanet mi?!
07.09.2013
Dershaneleri mi kapatacaksınız?
03.09.2013
28 Şubat Yargılanırken...
25.07.2013
Bir yargıtay kararı...
30.06.2013
“Kaygılanın”; bence de..!
27.06.2013
Yeter artık... Yesin artık.
22.06.2013
Sen neymişsin be Kürt sorunu.?!
19.06.2013
Meşrebine göre tavır al..!
17.06.2013
"Edeb yâ hû"
15.06.2013
Medya ağıyla kuşatılmış dünya
08.06.2013
"90 Nesli" bizim eserimiz..!
06.06.2013
Körlük ve nankörlük...
03.06.2013
"Bu da geçer yâ hû"...
31.05.2013
"Bu Ülke" neresi ve "Kim Bunlar".?!
29.05.2013
Ardında iz ve eserler bırakanlar...
26.05.2013
MHP, Başbuğ Efanesi ve...
24.05.2013
Ciddi gündem ve anakronik muhalefet.
16.05.2013
Yazıklar Olsun..!
14.05.2013
Turkey'iz, yani Hindi.!!
13.05.2013
Bilgi Çağında Tılsımı Bozulan Masallarımız.!
10.05.2013
Yazarımız Ahmet Ay'a Cevabımdır..!
09.05.2013
Büyük mükâfatlar, büyük imtihânları vererek kazanılır. -2
08.05.2013
Büyük mükâfatlar, büyük imtihânları vererek kazanılır. -1
07.05.2013
"Cemaât" Gerçekten Bir Tehlike midir.?! -2
04.05.2013
Kader, talih ve tarihin mecbur ettiği...
05.05.2013
"Cemaât" Gerçekten Bir Tehlike midir.?! -1
03.05.2013
Pusulayı Kaybeden ve Yürek Yaralayanlar-3
02.05.2013
Pusulayı Kaybeden ve Yürek Yaralayanlar-2
01.05.2013
Pusulayı Kaybeden ve Yürek Yaralayanlar-1
30.04.2013
Bir Arefe Günüdür yaşanan; Bayram tez gele...
28.04.2013
Bu bir cinnet döneminin hikâyesidir...
27.04.2013
Evet; Korkmayın..!
23.05.2013
Ebu Cehil Soyuna değil sözüm..!
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı