Elif ÇAKIR

Karar Gazetesi



Bookmark and Share

Madalyonun öteki yüzü: 15 milletvekilini veren AK Parti olsaydı...


26.4.2018 - Bu Yazı 518 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 AK Parti, CHP’nin 15 milletvekilini İYİ Partiye göndermesinin ikinci bir Güneş Motel Olayı olduğu konusunda ısrarlı.

AK Parti MKYK sonrası Mahir Ünal dün bir kez daha şöyle dedi:

“Güneş Motel vakası unutulmadı, mahşeri vicdanda büyük bir yara açtı.”

El hak doğru.

Demokrasi tarihimize kara bir leke olarak geçti.

Siyasal yozlaşmanın yolunu açtı.

Güneş Motel Olayı CHP’nin sırtında taşınması öyle büyük bir yük, öyle taşınması zor bir kambur oluşturdu ki, üzerinden 41 yıl geçmiş bir vaka olmasına rağmen, hatta bir  41 yıl daha geçse CHP’nin hanesinde kara bir leke olarak durmaya devam edecek. 

Güneş Motel Olayı, öyle bir vaka ki, 41 yıl önce CHP liderinin ve kadrolarının yaptığı demokasi ayıbı, 41 yıl sonra  Güneş Motel Olayı’nda zerre kadar dahli olmayan, bugünkü CHP liderinin ve kadrolarının masasına bırakılıyor.

Yarında bırakılmaya devam edecek.

Tarih böyle acımasızdır işte.

Tarihe nasıl geçtiğiniz, tarihe nasıl iz bıraktığınız önemlidir.

Yapılan her şeyi kayda geçer.

Yarın siz pişman olsanız bile, bugün yaptıklarınız yaşadığınız sürece önünüze çıkartılır.

Hele siyaset sahnesi, siyasi yarış öyle acımasızdır ki, siyasi rakibinin hatasının üzerinde “uysa da uymasa da” tepinir durur.

Tam da bugünkü Güneş Motel Olayı gibi.

Şimdi düşünün bakalım.

“Yasaklarla mücadele etmeyi,  tek parti zihniyeti ve darbe dönemlerinden miras kalan tüm yasakçı uygulamaları lağvedip, bireysel hak ve hürriyetleri güvence altına almayı” ve “Türkiye’yi gelişmiş demokrasiye” kavuşturacağını vaat eden AK Parti...

Hatta...

Her fırsatta, “ciddi bir muhalefet” partisinin yokluğundan şikayet eden, ülkemizde iktidar sorunu değil muhalefet sorunu olduğunu dile getiren, ana muhalefet partisi olsa demokrasi mücadelenin çok güçlü olacağını ifade eden AK Parti...

Hatta sürekli Meclis çatısı altında “Ana muhalefet partisi ülkemizin ve milletimizin hiçbir meselesiyle ilgilenmiyor, proje üretmiyor, ülkemizin sorunlarına katkıda bulunmuyor. Türkiye’nin ana muhalefet gibi, demokrasilerde çok önemli görevler üstlenen” bir makamın boş olduğundan şikayetlenen AK Parti...

CHP’nin Meclis’te kendisini ifade edebilmesi, siyasi yarışa girebilmesi, YSK’nın antidemokratik bir karar verme güçlü ihtimaline karşı bir önlem almasını memnuniyetle karşılaması gerekmez miydi?

Ya da tam tersini düşünün...

AK Parti, YSK’nın antidemokratik kararına önlem olarak 15 milletvekilini İYİ Parti’ye vermiş olsaydı...

“İşte CHP zihniyeti budur” demez miydi?

“CHP, otel odalarında kirli siyaset pazarlıkları yaparken, siyasi makam vaatleriyle Adalet Parti’sinin milletvekillerini ayartırken, kirli pazarlıklarla iktidar partisinin altından koltuğunu çekerken... Biz, demokratik siyasetin yolunu açmak, siyasi rekabet oluşsun, milli iradenin önünü açmak için 15 milletvekilimizden demokrasi adına feragat ettik” demez miydi?

Demez miydi?

Derdi...

Ve işte o zaman AK Parti Güneş Motel Olayı’nı haklı olarak ve yerinde olarak siyasi polemik malzemesi yapmış olurdu.

Ve AK Parti bundan da kazanırdı.

AK Parti bugün de şöyle kazanırdı. CHP’yi yaptığı bu demokratik centilmenlik için tebrik etseydi, “Bakın biz CHP’nin iyi olmasından, ülkeye, demokrasiye katkıda bulunmasından oldukça mutlu oluyoruz” demiş olsaydı...

Toplumda şöyle düşünürdü. AK Parti için önemli olan “demokrasi, ülke” ana muhalefet partisine cepheden karşı değil. Sezarın hakkını Sezara veren bir parti, denmesini sağlamış olurdu.

“Seçim ekonomisine tenezzül etmedik, etmeyeceğiz”

Başlıktaki söz Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başbakanlığı dönemine ait.

AK Parti kurulduğu tarihten itibaren her seçim döneminde buna benzer pek çok açıklamasına rastlamak mümkün. Zira “seçim ekonomisi” eski Türkiye’ye ait bir iktidar partisi yaklaşımı. İktidar partileri seçim zamanı yaklaştığında, vatandaşın ihtiyaçları, talepleri konusunda pek bir cömert davranılardı.

Vatandaş için de bundan dolayı seçimler bir fırsata dönüşürdü, zira “iktidar partisinden ne kopartılabilirse kar” sayılırdı. Kaçak yapılar bir anda yasal hale getirilir, tapular dağıtılırdı, yolu köprüsü çeşmesi olmayan köylerin bu ihtiyaçları karşılanırdı. AK Parti’nin en çok övündüğü hususlardan birisi de buydu. Seçim ekonomisine tenezzül etmemek. Vatandaşı her zaman hatırlamak. AK Parti “Seçim ekonomisine tenezzül etmedik, etmeyeceğiz” sözünü en son 2013 tarihinde söylemiş. Sonrasında böyle bir açıklaması yok. 

20 Eylül 2013.

Partisinin İl Başkanları Toplantısında konuşan Başbakan Erdoğan şöyle diyor:

“Biz bundan önce olduğu gibi bundan sonra da asla seçim ekonomisine tenezzül etmeyeceğiz. Kim devletten ne alıyorsa, devlette ne yaptırıyorsa hakkı olduğu için alıyor, işlemlerini yaptırıyor. Seçimlere özel bir durum yapmayacağız.”

***

Bunu neden mi yazdım?

Şundan...

Evvelsi gün hükümete yakın gazetelerden birisi müjdeyi “Tapusuz yapılara tarihi fırsat” başlığı ile duyurdu. Haber şöyle: Hükümet tapusuz yapı mağduriyetine karşı harekete geçmiş. Türkiye’de 16 milyon taşınmazın tapu sorunu varmış. Hükümet, vatandaşın bu sorunu  Yapı Kayıt Belgesi ile çözecekmiş. Yapı mağduriyetini çözecek düzenleme kısa bir süre sonra Meclis’te olacakmış.

Çevre Bakanı Mehmet Özhakesi, böylece devlet ile vatandaşın kavgası bitecek demiş. Hükümetin bu düzenlemesi ve vatandaşa vereceği Yapı Kayıt Belgesi kavgayı bitirecek barışı getirecekmiş. 

.

Facebook Yorumları

Kod8
24.6.2018
İnce: Hedefim gönülleri birleştirmek
22.6.2018
Sandığa 48 saat kala umumi manzara
20.6.2018
‘Önümüzdeki seçimlerde zorlu bir imtihan bizi bekliyor’
19.6.2018
Güçlünün hukuku mu, hukukun gücü mü?
15.6.2018
Sosyal medya Temel Karamollaoğlu’nun olmuş....
13.6.2018
“Taşımayla başka yerlerden getirilmedik, kendimiz isteyerek geldik”
10.6.2018
IMF’in borcunu kapatan hükümetten...
8.6.2018
Bakınız, kültür bakanımız ‘partizan bürokratla’ yakın çalışmıyormuş...
6.6.2018
Sakin olun arkadaşlar, bu sadece bir seçim...
5.6.2018
Bu durumda ‘milli iradeye’ saygısızlık olmuş olmuyor mu?
2.6.2018
Hani İbrahim Okur, FETÖ’nün kripto adamıydı!
31.5.2018
24 Haziran seçimleri Türkiye için bir milat olacak...
26.5.2018
Saadet Partisi 28 Şubat savcısını aday mı yaptı?
23.5.2018
Mavi Marmara anlaşması neden iptal edilmiyor?
22.5.2018
Biz Amerika’nın Kudüs kararını bir kez daha reddederken...
18.5.2018
Devlet miting yapar mı?
16.5.2018
Ülkemiz hukuk devleti mi...
12.5.2018
18 Nisan 1999 seçimlerinde nasıl bir tablo çıkmıştı ortaya...
10.5.2018
AK Parti ilk kez sonucunun cebinde olmadığı bir seçime giriyor
9.5.2018
Erdoğan’la AK Parti nasıl ayrıştırıldı...
6.5.2018
Yetmez Devlet Bey, ‘Cumhur İttifakına’ oy vermeyen herkes FETÖ’cü kabul edilsin...
4.5.2018
AK Parti ve gençler arasındaki makas neden açılıyor?
2.5.2018
AK Parti’nin yüzde 60’larla sandıktan taçlanarak çıkması gerekmiyor mu?
26.4.2018
Madalyonun öteki yüzü: 15 milletvekilini veren AK Parti olsaydı...
24.4.2018
Tek kelime ile bravo CHP...
20.4.2018
AK Parti, Bahçeli’nin “Cumhurbaşkanı adayımız Erdoğan’dır” açıklamasını duyunca ne düşündü?
18.4.2018
Ülkemiz için hayırlara vesile olsun
17.4.2018
Nihat Zeybekci’ye spekülatif saldırı yapıyorlar sandım...
11.4.2018
Esad yaptıklarının bedelini ödemeyecek
7.4.2018
Merkez Bankası faizleri neden düşürmüyor?
6.4.2018
“Mustafa Ruhi Şirin tahrikkar bir üslupla...”
4.4.2018
Dindar gençlik isterken..
3.4.2018
Meclis Başkanı piyangodan çıkmadı
28.3.2018
HSK Başkanvekili Yılmaz: Yargıtay Tetkik Hakimliği hamaliyedir
27.3.2018
Kanun ne diyorsa o yapılmış!
23.3.2018
“Annesi üzerinden bir kişiye yapılan büyük haksızlık bu”
22.3.2018
Nereden nereye?
21.3.2018
Metal yorgunluk mu, siyasal yozlaşma mı?
9.3.2018
Siyasetçiden canını isteyelim, yeter ki ‘şeffaflık’ ‘ahlak’, ‘etik’ istemeyelim; cıss!
7.3.2018
"Din taraftar toplama aracı değildir"
6.3.2018
Trolün ahlaklısı olur mu?
2.3.2018
“Saadet Partisi’ne oy veririm diye düşüneceğim aklıma gelmezdi...”
28.2.2018
Kim bu ahlaksız troller?
27.2.2018
Suriye’de gerçek anlamda söz sahibi olmanın yolu Esad’la anlaşmak mı?
23.2.2018
Tam bir “iştirakçi yavuz katil” olayıyla karşı karşıyayız
20.2.2018
Utanç verici bir durum
17.2.2018
Deniz Yücel davasından ne kazandık ne kaybettik?
14.2.2018
Herkes için adalet, herkes için özgürlük istemek saflık mıdır?
13.2.2018
CHP neden yüzde 25 bandını aşamıyor...
7.2.2018
Bir düşünelim, neden bu insanlar bizi bırakıp gidiyor…
6.2.2018
Dalkavukluğun bu kadarına...
2.2.2018
Siyasallaşan “sizin” yargınız!
31.1.2018
“Daha göreceğimiz çok şey var...”
30.1.2018
Ey CHP...
24.1.2018
Türkiye savaşta değil, sınırımızdaki terör örgütlerini temizliyor
23.1.2018
Türkiye Afrin’e harekâtı hangi orduyla mı yapacak?
22.1.2018
Dolayısıyla geldiğimiz süreçte mahkemeler arası curcuna!
19.1.2018
Dolayısıyla geldiğimiz süreçte mahkemeler arası curcuna!
18.1.2018
AİHM Türkiye’ye geliyor diye gurur duyarken
17.1.2018
AİHM Türkiye’ye geliyor diye gurur duyarken
16.1.2018
“Mahkeme, Anayasa Mahkemesi’ne direnebilirdi”
12.1.2018
Nasıl bir yargı?
10.1.2018
Yargıya müdahale edilmesin
9.1.2018
AK Parti’nin 696 sayılı KHK ile getirdiği imtiyaz!
5.1.2018
Zehir tüccarlarına acıyacak değiliz ama...
3.1.2018
Demek ki, telefonunda her ByLock çıkan ‘FETÖ’cü, vatan haini değilmiş
28.12.2017
İşte AK Parti’nin pırıltısını kaybettiren anlayış
27.12.2017
AK Parti bir kez daha düşünmeli
26.12.2017
İzaha muhtaç kanun maddesi olmaz...
22.12.2017
AK Parti kurucu ayarlarına dönebilir mi?
19.12.2017
“Kudüs konusunda elle tutulur adımlar atmak zorundayız”
15.12.2017
Özür dilemeli miyim?
13.12.2017
İslam İşbirliği Teşkilatı bugün ne diyecek?
12.12.2017
Peki, Evanjelistler bunu neden daha önce yapamadılar
10.12.2017
‘İyi ki Karar gazetesi var’ diyebilirsin ey okur...
5.12.2017
Zarrab davasında Türkiye özgüvenli bir noktada olabilirdi
1.12.2017
Türkiye sükunetini korumalıdır
28.11.2017
İlginç dönemlerden geçiyoruz!
22.11.2017
Bakan Zeybekci: Cumhurbaşkanımızın faiz-enflasyon tezi bilimsel
21.11.2017
Merkez Bankası Erdoğan’ın önerisine kulak tıkamamalı!
17.11.2017
Pardon 3 yanlış 1 doğruyu götürecek!
16.11.2017
Mustafa Fazıl Paşa’nın 150 küsur yıl öncesinden bugüne yazdığı mektup
10.11.2017
‘Evinin içinde düzen olmayan bir ülkenin...’
8.11.2017
Değil mi efendiler, ne yani çocuk dediğin nedir ki?
7.11.2017
“17 25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet haftası olsun” diye kanun teklifi verenler...
25.10.2017
Artık AK Parti kendi dönemiyle mukayese ediliyor
24.10.2017
Seçimle gelen seçimle gitmeli
18.10.2017
'AK Parti iktidarından önce...’
17.10.2017
Çok merak ediyorum..
13.10.2017
1 Mart Tezkeresi’nde hâlâ ama hâlâ keramet arayabilmek!
11.10.2017
ABD’nin vizyonsuzluğu!
10.10.2017
Böylesi bir skandal Trump’a yakışırdı
4.10.2017
Unutulan Kemal Kılıçdaroğlu mu?
3.10.2017
Kürt halkımız yokmuş gibi davranamayız...
29.9.2017
“Devletin askeri polisi var”dı hani?
27.9.2017
AB’nin reform ‘çıpa’sı olduğunu ne çabuk unuttuk
22.9.2017
Vatandaş olarak kafam allak bullak durumda
19.9.2017
Bağımsızlık referandumu Irak’ın kendi iç meselesi mi değil mi?
16.9.2017
Aysel Tuğluk: Toplumun tavrı beni umutlandırdı
13.9.2017
Yargıtay Başkanı yazılı metni neden okumadı!
12.9.2017
AK Parti bugün kimi temsil ediyor!
8.9.2017
‘Almanya’nın AB’nin tek yetkilisi gibi konuşması yanlıştır’
6.9.2017
Türkiye’nin eli Arakan’a uzanmalı
30.8.2017
2006’da AK Parti’nin dış politikası
29.8.2017
AK Partiyi AK Parti yapan...
25.8.2017
Bakınız AK Parti dün kendisini şöyle tanımlıyordu...
22.8.2017
‘Çalışıyorsunuz takip ediyorum ama eski ruhu veremiyoruz’
18.8.2017
2019 seçimlerini AK Parti kazansın istiyorum
16.8.2017
Sorun teşkilatların çok daha ötesinde...
15.8.2017
AK Parti’de ilk kez mi revizyon yaşanacak?
9.8.2017
Tartışmaya devam
8.8.2017
Diyanet İşleri bağımsız ve tarafsız bir yapıya kavuşturulmalı!
3.8.2017
Diyanet İşleri Başkanları’nın değişmeyen kaderi!
1.8.2017
Abdullah Gül
21.7.2017
Madem ‘o iş öyle’ şu soruyu da cevaplasın Fatih Terim!
19.7.2017
Dün yakalanılan ‘doludan’ bugün kurtulmaya çalışılırken yarın ‘hortuma’ yutulmayalım!
14.7.2017
Bir daha 15 Temmuzlar yaşanmasın için...
12.7.2017
Klişeleşmiş bir söylem olarak: İktidar değil muhalefet sorunu var!
11.7.2017
Emani’nin başına gelen felaket önlenebilir miydi?
5.7.2017
Peki, AK Parti ‘gerçekten’ ne yapmalı?
4.7.2017
“Gereken dersleri çıkarmazsak 2019’da işimiz gerçekten zor”
30.6.2017
Adalet yürüyüşü CHP’yi dönüştürüyor olabilir mi?
25.6.2017
CHP’nin adalet yürüyüşüne nasıl bakalım?
23.6.2017
CHP’nin adalet yürüyüşüne nasıl bakalım?
22.6.2017
Nihayete ermeyen bir mücadele: Yargı ve hukuk
21.6.2017
Nihayete ermeyen bir mücadele: Yargı ve hukuk
16.6.2017
Erbakan Hocanın rüyası gerçekleşmiş olsaydı...
14.6.2017
Yargı camiasının vicdanını rahatsız eden ‘gözaltı’
13.6.2017
AB’nin zamanlaması manidar ‘mali denetim’ kararı!
7.6.2017
Davutoğlu’nun uyarıları dikkate alınmalı
6.6.2017
Yorgunluk
31.5.2017
Niteliğe karşı nicelik: İçi boşalan dindarlık
26.5.2017
Görmez FETÖ’ye mektup göndermedi Peki ortalığı kim, nasıl karıştırdı?
24.5.2017
“Bu bir özeleştiri mi Sayın Atalay!”
23.5.2017
Ötekileştirmenin olmadığı bir Türkiye...
19.5.2017
HSK’nın ‘tarafsızlığına’ düşürülen gölge
16.5.2017
“Peki, hukuksuz demokrasi olur mu?”
12.5.2017
“Dindar olmak ahlaklı olmayı gerektirir mi?”
10.5.2017
10’da dokuz itaatkar, 10’da 1 itirazcı olsun!
5.5.2017
Türkiye’de değişen sosyoloji ve “beyaz sağ seçmen”
3.5.2017
Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en mutlu günüydü
28.4.2017
Koalisyonlar dönemi bitti bitmesine de...
26.4.2017
Türkiye bu imajı hak etmiyor!
19.4.2017
Bundan sonra hayırlara vesile olsun
15.4.2017
Ey yeşil sarıklı ulu hocalar, neden suskunsunuz?
13.4.2017
CHP sahiden değişti mi? Değişebilir mi?
11.4.2017
İki vali, iki olay
5.4.2017
“Hangi siyaset dinden, Allah kelamından büyük olabilir?”
4.4.2017
Evet, vatandaşın tercihine saygı duyulmalıdır
31.3.2017
Avrupa nasıl bir Türkiye istiyor
29.3.2017
Dün güzel bir gündü...
28.3.2017
Ankara nasıl bir 17 Nisan’a uyanacak!
24.3.2017
Türkiye’de referandum kültürü var mı?
22.3.2017
Türkiye’nin ayıplı referandumu!
21.3.2017
“Bizim partimiz kuşatıcı olmalı”
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8