Elif ÇAKIR

Karar Gazetesi



Bookmark and Share

Saadet Partisi 28 Şubat savcısını aday mı yaptı?


26.5.2018 - Bu Yazı 510 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 İftira... Çarpıtma...Yalan haber... Hedef gösterme... Ötekileştirme... Düşmanlaştırma... Fişleme... Yargısız infaz...

Bunların hepsi ve daha fazlası 28 Şubat medyasının özellikleriydi...

18-05/25/ekran-resmi-2018-05-25-225136.png

Tamam, Türkiye’de medya ve iktidar ilişkileri her dönem sorunluydu. Ancak medya hiçbir dönemde 28 Şubat döneminde olduğu kadar itibarını yitirmedi, güven kaybı yaşamadı. Utanç verici bir durumda olmadı.

Çünkü...

Korku siyasetinin tetikçiliğini yaptılar.

Doğruları toplumdan gizlediler.

İnsanların onurlarıyla oynadılar. Her türlü iftiraya imza attılar. Ahlaksızlıkta sınır tanımadılar.

28 Şubat medyası yayın organından ziyade propaganda bülteni gibiydi.

28 Şubat medyasının gazetecileri bir gazeteciden daha çok bir militan gibi davranıyordu.

İşte bu yüzden, o dönem “gazetecilik” adı altında yaptıklarından dolayı bugün utançla hatırlanıyorlar, yarın da utançla hatırlanacaklar...

O dönemde yaptıkları yönlendirme yalan haberlerle kalemlerinin namusunu yitirdiler ve zedelenen itibarlarını onarmak bugün ne yapsalar kar kar etmiyor.

Onlar toplumu kandırdıklarını, yaptıkları yalan haberlere inandırdıklarını düşünedursunlar, toplum, medyanın toplum nezdindeki itibarlarını zedelemeye yönelik haberlerle savaş açtığı Refah Partisi’nin içinden çıkan AK Parti’ye sahip çıktı.

Erdoğan’ın “manşetlerle savaşarak” iktidara geldik demesi boşuna değil. 

Ancak bugün, 16 yıllık AK Parti iktidarı döneminde, hem de iktidara yakın medyada çıkan haberlere ve iktidara adına konuşan, racon kesen “gazetecilerin” yazdıklarına bakınca şaşırıyorum.

AK Parti hükümetinin 16 yıldır bulunduğu her platformda “ayıpladığı”, “reddettiği”, “utanç verici” bulduğu “ayıplı gazetecilik” ile bugünün iktidar medyasının ortaya koyduğu “ayıplı gazetecilik” arasında neredeyse hiçbir fark yok.

Gerçekleri çarpıtma.... İftira... Yalan haber... Korku siyaseti tetikçiliği... Ötekileştirme... Toplumu kamplaştırma...

İşte iki örnek...

Karamollaoğlu IMF konusunda ne diyor, ne yazılıyor?

Saadet Partisi’nin lideri ve cumhurbaşkanı adayı Temel Karamollaoğlu katıldığı bir televizyon programında, AK Parti’nin ekonomi politikalarını eleştiriyor.

Diyor ki, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sık sık, biz geldik IMF’in 23 milyar dolar borcunu ödedik, şu anda IMF’e borç verecek duruma geldik söylemi gerçeği yansıtmıyor. Bugün Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik bunalım öyle bir durumda ki, emin olun bugün IMF’ten borç almıyoruz ama bugün IMF’ten borç almış olsak, almamaktan daha iyi noktada olurduk…”

Karamollaoğlu’nun dediğinde ne var?
İktidar partisinin karşısındaki bir muhalefet partisi elbette bunları söyleyecek. İktidar partisinin açığını yakalayacak. İktidar partisine düşen görev nedir?
Çıkıp bütün bu iddiaları belgeleriyle, delilleriyle çürütmesi ve “gerçek sizin söylediğiniz gibi değil, gerçek budur” demesi değil mi?
Temel Karamollaoğlu’nun açıklamaları cımbızlanıyor, kesiliyor, biçiliyor ve bütün gerçeklik sakilce çarpıtılıyor, “Karamollaoğlu dedi ki IMF’e borçlu kalsaydık, ekonomik olarak daha iyi yerde olurduk” diye gazete köşelerine giriyor.

Bir başka örnek… Karamollaoğlu bir TV programına çıkıyor, bazı yatırımların rant amacıyla gerçekleştirildiğini, rasyonel veya verimli olmadığını söylüyor. Bu konuşmanın bir başka yerinde de ekonomiyi mevcut şartlarda “döndürebilmek” için dış kaynak sağlamanın öneminden bahsediyor.

Saadet liderinin söyledikleri nasıl haberleştiriliyor peki? Şöyle:

“Karamollaoğlu: Yatırımları durduracağız, Türkiye’yi borçlandıracağız”.

Saadet Partisi, emekli hakim Tanju Güvendiren’i Ankara’dan milletvekili adayı gösterdi.

O da neyin nesi?

İktidara yakın medya, ‘araştırmacı gazetecilik’ yaparak ‘bir gerçeği’ ortaya koyuyor ve dindar kesimi bilgilendiriyor!

Meğer, emekli hâkim Tanju Güvendiren, 28 Şubat döneminin yargıcıymış. Dönemin Sincan Belediye Başkanı Bekir Yıldız ve 5 kişiyi tutuklayarak cezaevine gönderen DMG savcısıymış!

Ne kadar korkunç değil mi?
Bu habere göre Saadet Partisi, bildiğiniz bir Stockholm Sendromu yaşıyor!
Peki, gerçek ne?
Dönemin Sincan Belediye Başkanı Bekir Yıldız ve 5 kişiyi tutuklayarak cezaevine gönderen DMG savcısının ismi Nuh Çetinkaya.

Tanju Güvendiren kim, rahmetli Erbakan Hocanın kadim bir dostu...

İddia edildiği gibi 28 Şubat mahkemelerinin ne savcısı ne de hâkimi değil. 28 Şubat’ın yargı ayağındaki isimlerinden biri değil. 28 Şubatçı değil…

İşte böyle bir kişiyi günlerdir gazete manşetlerinde, köşe yazılarında 28 Şubatçı diye lanse ediyorlar, Refah Partilileri tutuklatan savcı diyorlar, Saadet Partilileri “düşmanla işbirliği” yapmakla 
suçluyorlar.

***

Velhasıl kelam...

Bir gazeteci olarak, kendinizi yakın hissettiğiniz siyasi partinin seçimleri kazanmasını isteyebilir, tarafınızı belli edebilir, iktidara gelmesini sağlayacak, toplumun sempatisini kazandıracak yazılar da kaleme alabilirsiniz.

Tek bir şartla. Ahlaklıca. Gerçekleri çarpıtmadan. İftira atmadan. Yalan yazmadan. Korku siyaseti tellallığı yapmadan. Toplumu bizden ve bizden olmayanlar diye kamplara ayırmadan. Ötekileştirmeden.

Bu yalan, iftira, çarpıtma haberleri AK Parti’ye bir şey kazandırmadığı gibi en büyük zararı verir.

Fatura AK Parti’ye kesilir.

Şu sorulmaz mı?

Dün reddettiğiniz, ayıpladığınız medyanın özellikleri bugün sizin medya taşıyor, ne iş?

Gazeteciler soru sormayı unutmuş gibi...

Gazeteci bir arkadaşım “Dün akşam Muharrem İnce’yi izledin mi?” dedi, “hayır” dedim.

Arkadaşımın “gazetecilik ve soru sorma” üzerine yaptığı durum tespitini ve bir gazeteci olarak Muharrem İnce’nin çıktığı program üzerinden yaptığı özeleştiriyi kıymetli buldum.

Ve köşemin bu kısmında sözü tamamen ona bırakıyorum:

“Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, önceki akşam bir televizyon programında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

İnce mitinglerde sık sık dile getirdiği “Cumhurbaşkanlığı bütçesi 10 yılda 25 kat arttı” iddiasını programda da tekrarladı. Ve karşısındaki gazeteci bir arkadaşımıza “Sizin geliriniz 10 yılda 25 kat arttı mı?” diye sordu. Bu bilgiyi mitinglerinde sık sık tekrarlayan bir siyasetçiye, gazeteci arkadaşımızın sorusu şu oldu:

“Bu rakamları nereden buldunuz?”

İnce’nin cevabı “İnternette, Cumhurbaşkanlığının resmi sitesinde, halka açık resmi kaynaklar” yanıtını verdi.

Bir gazetecinin bu bilgiyi önceden biliyor olması gerekirdi, diye düşündüm. 
Muharrem İnce, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 17-25 Aralık 2013’teki yolsuzluk operasyonlarından iki yıl sonra FETÖ okullarına 114 milyon lira verildiğini söyledi, kaynak olarak ise soru önergesine dönemin Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın verdiği yanıtı gösterdi.

Gazetecilerden biri “Acaba öğrenciler mağdur olmasın diye verilmiş olabilir mi?” gibi oldukça tuhaf bir yanıt verince gülümsedim.

İnce ise söz konusu paranın 2015’te verildiğini söyledi ve “Çocuğunu o okullara gönderen memuru attın da bu bakanı niye atmadın?” diye sordu.

Muharrem İnce, program boyunca sık sık Güney Kore’deki eğitim modelini dile getirdi ama üç gazeteciden biri de sormadı ki “Güney Kore’deki eğitimi neden bu kadar önemsiyorsunuz” diye.

Gazeteci arkadaşlarımız ‘soru sormak, ayrıntısını sormak, konuyu derinlemesine konuşmak’ yerine verilen yanıtlarla yetinip, program bir an önce kazasız belasız bitsin psikolojisindeydiler.

20 yıllık gazeteciyim. Çalışmadığım medya kurumu kalmadı. Ancak akşam izlediğim programda arkadaşlarımız adına üzüldüm. Soru sormayı unutmuşlar...”

.

Facebook Yorumları

Kod8
6.12.2018
Yargıya güven
4.12.2018
28 Şubat mağdurları için de 28 Şubat bitsin
28.11.2018
Suudi mahkemelerinde adalet tecelli eder mi?
22.11.2018
Uzay profesörü olmuş ama…
16.11.2018
Sosyalist sendikanın ülkücü başkanıydı
14.11.2018
Gerçek hayatta da tıpkı filmlerdeki gibi sonunda kazanan ‘adalet’ olsa...
10.11.2018
“Trump’ın dedesi dahi bu ülkeye gelmek istemezdi”
24.6.2018
İnce: Hedefim gönülleri birleştirmek
22.6.2018
Sandığa 48 saat kala umumi manzara
20.6.2018
‘Önümüzdeki seçimlerde zorlu bir imtihan bizi bekliyor’
19.6.2018
Güçlünün hukuku mu, hukukun gücü mü?
15.6.2018
Sosyal medya Temel Karamollaoğlu’nun olmuş....
13.6.2018
“Taşımayla başka yerlerden getirilmedik, kendimiz isteyerek geldik”
10.6.2018
IMF’in borcunu kapatan hükümetten...
8.6.2018
Bakınız, kültür bakanımız ‘partizan bürokratla’ yakın çalışmıyormuş...
6.6.2018
Sakin olun arkadaşlar, bu sadece bir seçim...
5.6.2018
Bu durumda ‘milli iradeye’ saygısızlık olmuş olmuyor mu?
2.6.2018
Hani İbrahim Okur, FETÖ’nün kripto adamıydı!
31.5.2018
24 Haziran seçimleri Türkiye için bir milat olacak...
26.5.2018
Saadet Partisi 28 Şubat savcısını aday mı yaptı?
23.5.2018
Mavi Marmara anlaşması neden iptal edilmiyor?
22.5.2018
Biz Amerika’nın Kudüs kararını bir kez daha reddederken...
18.5.2018
Devlet miting yapar mı?
16.5.2018
Ülkemiz hukuk devleti mi...
12.5.2018
18 Nisan 1999 seçimlerinde nasıl bir tablo çıkmıştı ortaya...
10.5.2018
AK Parti ilk kez sonucunun cebinde olmadığı bir seçime giriyor
9.5.2018
Erdoğan’la AK Parti nasıl ayrıştırıldı...
6.5.2018
Yetmez Devlet Bey, ‘Cumhur İttifakına’ oy vermeyen herkes FETÖ’cü kabul edilsin...
4.5.2018
AK Parti ve gençler arasındaki makas neden açılıyor?
2.5.2018
AK Parti’nin yüzde 60’larla sandıktan taçlanarak çıkması gerekmiyor mu?
26.4.2018
Madalyonun öteki yüzü: 15 milletvekilini veren AK Parti olsaydı...
24.4.2018
Tek kelime ile bravo CHP...
20.4.2018
AK Parti, Bahçeli’nin “Cumhurbaşkanı adayımız Erdoğan’dır” açıklamasını duyunca ne düşündü?
18.4.2018
Ülkemiz için hayırlara vesile olsun
17.4.2018
Nihat Zeybekci’ye spekülatif saldırı yapıyorlar sandım...
11.4.2018
Esad yaptıklarının bedelini ödemeyecek
7.4.2018
Merkez Bankası faizleri neden düşürmüyor?
6.4.2018
“Mustafa Ruhi Şirin tahrikkar bir üslupla...”
4.4.2018
Dindar gençlik isterken..
3.4.2018
Meclis Başkanı piyangodan çıkmadı
28.3.2018
HSK Başkanvekili Yılmaz: Yargıtay Tetkik Hakimliği hamaliyedir
27.3.2018
Kanun ne diyorsa o yapılmış!
23.3.2018
“Annesi üzerinden bir kişiye yapılan büyük haksızlık bu”
22.3.2018
Nereden nereye?
21.3.2018
Metal yorgunluk mu, siyasal yozlaşma mı?
9.3.2018
Siyasetçiden canını isteyelim, yeter ki ‘şeffaflık’ ‘ahlak’, ‘etik’ istemeyelim; cıss!
7.3.2018
"Din taraftar toplama aracı değildir"
6.3.2018
Trolün ahlaklısı olur mu?
2.3.2018
“Saadet Partisi’ne oy veririm diye düşüneceğim aklıma gelmezdi...”
28.2.2018
Kim bu ahlaksız troller?
27.2.2018
Suriye’de gerçek anlamda söz sahibi olmanın yolu Esad’la anlaşmak mı?
23.2.2018
Tam bir “iştirakçi yavuz katil” olayıyla karşı karşıyayız
20.2.2018
Utanç verici bir durum
17.2.2018
Deniz Yücel davasından ne kazandık ne kaybettik?
14.2.2018
Herkes için adalet, herkes için özgürlük istemek saflık mıdır?
13.2.2018
CHP neden yüzde 25 bandını aşamıyor...
7.2.2018
Bir düşünelim, neden bu insanlar bizi bırakıp gidiyor…
6.2.2018
Dalkavukluğun bu kadarına...
2.2.2018
Siyasallaşan “sizin” yargınız!
31.1.2018
“Daha göreceğimiz çok şey var...”
30.1.2018
Ey CHP...
24.1.2018
Türkiye savaşta değil, sınırımızdaki terör örgütlerini temizliyor
23.1.2018
Türkiye Afrin’e harekâtı hangi orduyla mı yapacak?
22.1.2018
Dolayısıyla geldiğimiz süreçte mahkemeler arası curcuna!
19.1.2018
Dolayısıyla geldiğimiz süreçte mahkemeler arası curcuna!
18.1.2018
AİHM Türkiye’ye geliyor diye gurur duyarken
17.1.2018
AİHM Türkiye’ye geliyor diye gurur duyarken
16.1.2018
“Mahkeme, Anayasa Mahkemesi’ne direnebilirdi”
12.1.2018
Nasıl bir yargı?
10.1.2018
Yargıya müdahale edilmesin
9.1.2018
AK Parti’nin 696 sayılı KHK ile getirdiği imtiyaz!
5.1.2018
Zehir tüccarlarına acıyacak değiliz ama...
3.1.2018
Demek ki, telefonunda her ByLock çıkan ‘FETÖ’cü, vatan haini değilmiş
28.12.2017
İşte AK Parti’nin pırıltısını kaybettiren anlayış
27.12.2017
AK Parti bir kez daha düşünmeli
26.12.2017
İzaha muhtaç kanun maddesi olmaz...
22.12.2017
AK Parti kurucu ayarlarına dönebilir mi?
19.12.2017
“Kudüs konusunda elle tutulur adımlar atmak zorundayız”
15.12.2017
Özür dilemeli miyim?
13.12.2017
İslam İşbirliği Teşkilatı bugün ne diyecek?
12.12.2017
Peki, Evanjelistler bunu neden daha önce yapamadılar
10.12.2017
‘İyi ki Karar gazetesi var’ diyebilirsin ey okur...
5.12.2017
Zarrab davasında Türkiye özgüvenli bir noktada olabilirdi
1.12.2017
Türkiye sükunetini korumalıdır
28.11.2017
İlginç dönemlerden geçiyoruz!
22.11.2017
Bakan Zeybekci: Cumhurbaşkanımızın faiz-enflasyon tezi bilimsel
21.11.2017
Merkez Bankası Erdoğan’ın önerisine kulak tıkamamalı!
17.11.2017
Pardon 3 yanlış 1 doğruyu götürecek!
16.11.2017
Mustafa Fazıl Paşa’nın 150 küsur yıl öncesinden bugüne yazdığı mektup
10.11.2017
‘Evinin içinde düzen olmayan bir ülkenin...’
8.11.2017
Değil mi efendiler, ne yani çocuk dediğin nedir ki?
7.11.2017
“17 25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet haftası olsun” diye kanun teklifi verenler...
25.10.2017
Artık AK Parti kendi dönemiyle mukayese ediliyor
24.10.2017
Seçimle gelen seçimle gitmeli
18.10.2017
'AK Parti iktidarından önce...’
17.10.2017
Çok merak ediyorum..
13.10.2017
1 Mart Tezkeresi’nde hâlâ ama hâlâ keramet arayabilmek!
11.10.2017
ABD’nin vizyonsuzluğu!
10.10.2017
Böylesi bir skandal Trump’a yakışırdı
4.10.2017
Unutulan Kemal Kılıçdaroğlu mu?
3.10.2017
Kürt halkımız yokmuş gibi davranamayız...
29.9.2017
“Devletin askeri polisi var”dı hani?
27.9.2017
AB’nin reform ‘çıpa’sı olduğunu ne çabuk unuttuk
22.9.2017
Vatandaş olarak kafam allak bullak durumda
19.9.2017
Bağımsızlık referandumu Irak’ın kendi iç meselesi mi değil mi?
16.9.2017
Aysel Tuğluk: Toplumun tavrı beni umutlandırdı
13.9.2017
Yargıtay Başkanı yazılı metni neden okumadı!
12.9.2017
AK Parti bugün kimi temsil ediyor!
8.9.2017
‘Almanya’nın AB’nin tek yetkilisi gibi konuşması yanlıştır’
6.9.2017
Türkiye’nin eli Arakan’a uzanmalı
30.8.2017
2006’da AK Parti’nin dış politikası
29.8.2017
AK Partiyi AK Parti yapan...
25.8.2017
Bakınız AK Parti dün kendisini şöyle tanımlıyordu...
22.8.2017
‘Çalışıyorsunuz takip ediyorum ama eski ruhu veremiyoruz’
18.8.2017
2019 seçimlerini AK Parti kazansın istiyorum
16.8.2017
Sorun teşkilatların çok daha ötesinde...
15.8.2017
AK Parti’de ilk kez mi revizyon yaşanacak?
9.8.2017
Tartışmaya devam
8.8.2017
Diyanet İşleri bağımsız ve tarafsız bir yapıya kavuşturulmalı!
3.8.2017
Diyanet İşleri Başkanları’nın değişmeyen kaderi!
1.8.2017
Abdullah Gül
21.7.2017
Madem ‘o iş öyle’ şu soruyu da cevaplasın Fatih Terim!
19.7.2017
Dün yakalanılan ‘doludan’ bugün kurtulmaya çalışılırken yarın ‘hortuma’ yutulmayalım!
14.7.2017
Bir daha 15 Temmuzlar yaşanmasın için...
12.7.2017
Klişeleşmiş bir söylem olarak: İktidar değil muhalefet sorunu var!
11.7.2017
Emani’nin başına gelen felaket önlenebilir miydi?
5.7.2017
Peki, AK Parti ‘gerçekten’ ne yapmalı?
4.7.2017
“Gereken dersleri çıkarmazsak 2019’da işimiz gerçekten zor”
30.6.2017
Adalet yürüyüşü CHP’yi dönüştürüyor olabilir mi?
25.6.2017
CHP’nin adalet yürüyüşüne nasıl bakalım?
23.6.2017
CHP’nin adalet yürüyüşüne nasıl bakalım?
22.6.2017
Nihayete ermeyen bir mücadele: Yargı ve hukuk
21.6.2017
Nihayete ermeyen bir mücadele: Yargı ve hukuk
16.6.2017
Erbakan Hocanın rüyası gerçekleşmiş olsaydı...
14.6.2017
Yargı camiasının vicdanını rahatsız eden ‘gözaltı’
13.6.2017
AB’nin zamanlaması manidar ‘mali denetim’ kararı!
7.6.2017
Davutoğlu’nun uyarıları dikkate alınmalı
6.6.2017
Yorgunluk
31.5.2017
Niteliğe karşı nicelik: İçi boşalan dindarlık
26.5.2017
Görmez FETÖ’ye mektup göndermedi Peki ortalığı kim, nasıl karıştırdı?
24.5.2017
“Bu bir özeleştiri mi Sayın Atalay!”
23.5.2017
Ötekileştirmenin olmadığı bir Türkiye...
19.5.2017
HSK’nın ‘tarafsızlığına’ düşürülen gölge
16.5.2017
“Peki, hukuksuz demokrasi olur mu?”
12.5.2017
“Dindar olmak ahlaklı olmayı gerektirir mi?”
10.5.2017
10’da dokuz itaatkar, 10’da 1 itirazcı olsun!
5.5.2017
Türkiye’de değişen sosyoloji ve “beyaz sağ seçmen”
3.5.2017
Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en mutlu günüydü
28.4.2017
Koalisyonlar dönemi bitti bitmesine de...
26.4.2017
Türkiye bu imajı hak etmiyor!
19.4.2017
Bundan sonra hayırlara vesile olsun
15.4.2017
Ey yeşil sarıklı ulu hocalar, neden suskunsunuz?
13.4.2017
CHP sahiden değişti mi? Değişebilir mi?
11.4.2017
İki vali, iki olay
5.4.2017
“Hangi siyaset dinden, Allah kelamından büyük olabilir?”
4.4.2017
Evet, vatandaşın tercihine saygı duyulmalıdır
31.3.2017
Avrupa nasıl bir Türkiye istiyor
29.3.2017
Dün güzel bir gündü...
28.3.2017
Ankara nasıl bir 17 Nisan’a uyanacak!
24.3.2017
Türkiye’de referandum kültürü var mı?
22.3.2017
Türkiye’nin ayıplı referandumu!
21.3.2017
“Bizim partimiz kuşatıcı olmalı”
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8