Kürdistan’ın referandum çıkmazı: Tarihi fırsat mı, oyun mu?


5.9.2017 - Bu Yazı 1485 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Gözleriniz referandum kampanyasına dair afiş benzeri şeyler arıyorsa nafile. Çünkü siyaset bireyleri muhatap almıyor. Parti liderleri, aşiret ağaları ve etkili aileler üzerinden yürütülen pazarlıklar belirleyici. Ayrıca genel anlamda itirazın bedeli bazen ağır olabiliyor: Dışlanmak, tehdit edilmek, işinden atılmak, sürülmek, hapsedilmek ya da öldürülmek. O yüzden “Devlet ama nasıl bir devlet?” sorusu Kürtler arasındaki sorgulamayı dışa vuran bir istifhamdır.

Erbil Uluslararası Havaalanı’na inince inceden inceye hissettiğiniz neft kokusudur. Boru hattının başındaki için lütuf, geri kalanı için kara bir kaderdir. Çoğuna göre petrol siyasal ve toplumsal düzenin damarlarındaki kirli kandır; yolsuzluğun, çürümenin, çarpıklığın başladığı yerdir. Bugünlerde Kürdistan bağımsızlık referandumunu tartışıyor. Petrol kenti Kerkük ve Musul’un tartışmalı bölgeleri birçok şeyin düğüm noktası. Kürdistan Bölgesel Hükümeti Başkanı Mesud Barzani, Kürdistan’ı 25 Eylül’de bağımsızlık referandumuna götürme kararını aldığından beri Kürtler ‘Evet’, ‘Hayır’ ve ‘Boykot’ üçgenine sıkıştı. Normalde ömrü 11 ay süren İran sınırlarındaki Mahabad Cumhuriyeti’nden beri Kürtlerin bağımsızlık mücadelesi yarıda kesilmiş bir rüyadır. Bütün Kürtlerin bir festival havasında bunun için seferber olması beklenir. Ama bir tarafta zamansız bulanlar, bunu Barzani yönetiminin başarısızlıklarını örtme çabası olarak görenler, “Referandum, Kürdistan’ı ikinci Kıbrıs yapmak isteyen Türkiye’nin oyunudur” senaryosuna inananlar ya da “Gerekli hazırlıklar olmadan Kürdistan’ı referanduma götürerek bağımsızlık projesini başarısızlığa uğratmak isteyen bölgesel aktörlerin oyunudur” diyenler, hukuki, diplomatik, siyasal, ekonomik ve güvenlik altyapısının hazır olmadığına işaret edenler. Diğer tarafta ‘evet’i “Kürdîlik” ve “vatanseverlik”, ‘hayır’ı “Kürdistan rüyasına ihanet” çemberine alanlar. Karşıt görüşte olsalar bile hepsi özünde bağımsızlıktan yana. Tek bir kişi çıkmaz bağımsızlığı reddeden.

Gözleriniz referandum kampanyasına dair afiş benzeri şeyler arıyorsa nafile. Çünkü siyaset bireyleri muhatap almıyor. Parti liderleri, aşiret ağaları ve etkili aileler üzerinden yürütülen pazarlıklar belirleyici. Ayrıca genel anlamda itirazın bedeli bazen ağır olabiliyor: Dışlanmak, tehdit edilmek, işinden atılmak, sürülmek, hapsedilmek ya da öldürülmek. O yüzden “Devlet ama nasıl bir devlet?” sorusu Kürtler arasındaki sorgulamayı dışa vuran bir istifhamdır.

KYB İKİ ARADA BİR DEREDE

Kürdistan Demokratik Parti (KDP) dışındaki partilerin tutumu koşullara bağlı. En temel sorun kapalı tutulan parlamentoda yasal sürecin işletilmemesi. Kürdistan’da yıllardır KDP ile iktidarı ve kaynakları paylaşan Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) açıkça Kürdistan’ın bağımsızlığına yönelik kritik bir adımın karşısında duran bir parti olarak tarihe geçmek istemiyor. Ama net bir tutum da deklare edemiyor. KYB içinden önemli bir ismin verdiği bilgilere göre içerideki bölünmüşlük şöyle:

Eski Irak Cumhurbaşkanı ‘Mam’ Celal Talabani’nin eşi Hero İbrahim Ahmed, oğulları Kubat ve Bafil Talabani, Berham Salih, Mele Bahtiyar ve Kusret Rasul gibi isimler KYB’nin ‘koşullu evet’ cephesini oluşturuyor. Şanaz İbrahim Ahmet, Refat İbrahim ve Lahur Şêx Cengî ise ‘hayır’ cephesinde yer alıyor. Tabanda önemli bir kesim referandumun kötü sonuçları olacağından korkuyor ve ‘hayır’ cephesi de parti içi rekabette bu kesime oynuyor. Ayrıca bu kesim esasen Goran’ın tabanını eski yuvaya çekmeyi umuyor.

KYB içindeki bu dağınıklık nedeniyle parti yönetimi net olarak ‘evet’ ya da ‘hayır’ çağrısı yapamıyor. Barzani, geçen ay Avrupa’ya gittiğinde KYB’nin referanduma karşı çıktığına dair haberler üzerine KYB’de etkili bir ismi arayarak “Hero İbrahim Ahmed bizimle mi değil mi, ona göre davranacağım” diye sordu. Bunun üzerine Hero İbrahim “Kak Mesud’la birlikteyim” yanıtını gönderdi.

KYB’nin bir kanadı öteden beri Kürdistan’la 400 kilometrelik sınırı olan İran faktörünü dikkate alıyor. Partiyi fiilen kontrol eden Hero İbrahim, İran’la geleneksel ilişkilerin sürmesinden yana. Oğullarından Kubat ABD’nin, Bafil İngilizlerin adamı olarak biliniyor. Gücünü kendi peşmergesinden alan ve Hero Ahmed’in parti içindeki rakibi olan Kusret Rasul de İran faktörünü dikkate alan biri. Hero İbrahim’in karşısında duran Berham Salih de sırtını ABD’ye yaslayanlardan. Kerkük Valisi Necmeddin Kerim ise KYB kökenli olsa da daha fazla Barzani ile birlikte iş tutuyor. Onun için de uygun düşen sıfat ‘Tam Amerikalıların adamı’. Kerim, KDP ile anlaşıp Kerkük petrolünü Ceyhan’a pompaladığı için Hero İbrahim ile kavgalı.

KDP’liler kritik bir dönemeçte KYB’yi muğlak davranmak ya da ikili oynamakla eleştiriyor. Ancak meclisi açıp referandum yasasını çıkarmak suretiyle şekil şartının yerine getirilmesi halinde KYB’nin ‘Evet’ çağrısı yapabileceği konuşuluyor. Meclis başkanlığını elinde bulunduran Goran Hareketi ise meclis açıldığında ilk gündem maddesinin başkanlık meselesi yani Barzani’nin durumuyla ilgili düzenleme olmasında ısrar ediyor. Goran’a göre tasarı meclisten geçse bile yasalaşamaz. Çünkü tasarıyı onaylayacak olan kişi yani Barzani iki yıl önce görev süresi dolduğundan meşru başkan değil. O yüzden önce başkanlık krizinin aşılması gerekiyor. Barzani zaten kendi konumuna ilişkin tartışmayı bitirmek ve başkanın meclis tarafından seçilmesini öngören tasarıyı engellemek için meclisi kapatmış, meclis başkanını da Erbil’den sürmüştü.

SÜRGÜNDEKİ BAŞKAN: ÖLÜM TEHDİTLERİ ALDIM

Meclis Başkanı Yusuf Muhammed Sadık

Meclis Başkanı Yusuf Muhammed Sadık

Geçen hafta gazeteci dostlarım Muhammed İzeldin ve Hemin Hoşnav’ın yardımlarını esirgemediği Kürdistan seyahatimde referandum tartışmalarını yakından dinleme fırsatı buldum.

Süleymaniye’den Erbil’e dönmeye kalkışınca KDP peşmergesi tarafından kontrol noktasından geri çevrilen Meclis Başkanı Yusuf Muhammed Sadık’ı Süleymaniye’de bir apartman dairesinde ziyaret ettim. 1978 doğumlu genç bir siyasetçi. Goran’ın adayı olarak meclis başkanı olmuştu. “Demokratik bir sistem yok. Mesud bey kanuna göre artık başkan değil ama görevini sürdürüyor. Kanunen meclis kapatılamaz ama kapalı. Meclis başkanı görevden alıkonulamaz ama başkente gidemiyor. Beni ‘Erbil’e gelirsen seni öldürürüz’ diye tehdit ettiler. Düşünün Avrupa’da çok sayıda ülkenin parlamentosunu ziyaret ettim ama başkanı olduğum parlamentonun bulunduğu Erbil’e gidemiyorum. Bırakın meclis başkanını her hangi bir vatandaşın Erbil’e gitmesi engellenemez” diye dert yandı. Yusuf Muhammed Sadık’a göre referandum dahil vatanla ilgili düzenlemeler parlamentodan geçmeli. Bu yüzden referandumun yasal çerçevesi yok:

“Kürtler yüzyıllardır bu hayali için direniyor. Binlerce insan şehit düştü. Bağımsızlık referandumuna gidiyoruz ama kimse mutlu değil. Çoğu karşı, bir kısmı kararsız. Halbuki hepimizin çıkıp eğlenmesi gerekiyor. Millet güvenmiyor çünkü işin başındakiler samimi değil. Her şeyden önce bağımsızlık için iki temel önemlidir: İçeride hukuki, ekonomik ve siyasal hazırlıklar. Dışarıda da bölge ülkelerini ve küresel güçleri ikna çabası. İkisi de yok. Bağdat bize karşı. İki yol var: Ya Bağdat’la anlaşıp ayrılacağız ya da güçlü bir altyapı ile tek taraflı bağımsızlık ilan edeceğiz. İkisine de uzağız.”

‘TÜRKİYE’NİN KONTROLÜNDE BİR KÜRDİSTAN İSTEMİYORUZ’

‘Hayır’ cephesinde en net tavrı koyan KDP ile kanlı bıçaklı hale gelen Goran Hareketi. Dümdüz bir araziye kurulmuş Erbil’e göre daha inişli çıkışlı olan Süleymaniye’de bir tepe Goran’a tahsis edilmiş. Goran’ın kurucusu Newşêrwan Mustafa, 19 Mayıs’ta ölümünün ardından Gırdeke diye bilinen bu yerin tepesine gömüldü. Reform talebiyle KYB’den kopup Goran’ı kurmuş olan Mustafa’nın ardından Süleymaniyeliler “Babamızı kaybettik” diye gözyaşı dökmüştü. Gırdeke’deki büyükçe bir kütüphanede Goran Politbüro Üyesi Celal Cevher’in konuğu olduk.

Goran Politbüro Üyesi Celal Cevher

Goran Politbüro Üyesi Celal Cevher

Goran neden referanduma karşı?

Biz Kürdistan’ın bağımsızlığını istiyoruz. Bunun için de referandum gerekiyor. Ancak zamanla ve yöntem nedeniyle KDP ile ayrı düştük. Şu an ne güvenlik açısından ne de siyasi açıdan istikrarlı bir ortam var.

İki yıldır DAİŞ ile savaşıyoruz. Hem Irak bizim için çok yorucuydu. Bu savaş büyük ekonomik sıkıntılar yarattı. Aynı zamanda petrol fiyatları düştü, bu da Kürdistan’ı çok etkiledi. Bunun yanı sıra Kürdistan’da hükümetin her alanında acayip bir yolsuzluk var. Bunları dikkate aldığımızda yeni bir adım atmak için ortamın müsait olmadığını gördük. Bizim için önemli bir şey daha var: Kürtlerin birliği. Kürtler masaya oturabilmeli. Beş önemli parti var. Referandum konusunda hepsi aynı fikirde değil.

Referandumun için birlik içinde değiliz. Referandum için yasa gerekiyor ama iki yıldır parlamento kapalı.

2014’ten beri Bağdat’tan bütçe payı gelmiyor. Halkın maaşları tam ödenmiyor. Hükümetin zaaflarından dolayı halk kızgın; elektrik yok, su yok, güvenlik tam sağlanamıyor.

Tartışmalı bölgelerde Irak’la müzakerelere oturabilmiş değiliz. Sorunları Bağdat’la konuşarak halletmemiz gerekiyor. Hal böyleyken bazı partilerin referanduma gitmelerini oyun olarak görüyoruz. Kendi çıkarları için bunu yaptıklarını düşünüyoruz. Bu yöntemle devlet kurulamaz. Kanun lazım, siyasal birlik lazım, halkın arasında güçlü bir ‘evet’ sesi olması lazım. Tabii devleti kendimiz için kurmak istiyorsak.

Kimin için kuruluyor bu devlet?

Sanki bölgedeki birkaç devletin baskısıyla bu işe girildi. Sakat bir devlet kurulsun böylece yüzyılların rüyası başarısızlığa uğrasın diye. Kürdistan’ın bağımsızlık hayalini bitirmek istiyorlar. Bizce bir oyundur.

Türkiye ve İran’ı mı kast ediyorsunuz? Bu iki ülke görünürde karşı çıkıyor. ABD de öyle.

ABD karşı çıkmıyor. Sadece zamanlamasını doğru bulmuyor. Zamanlamayı doğru bulmayan başka devletler de var. Türkiye’nin de tam karşı olmadığı ve zamanlama açısından doğru bulmadığına dair değerlendirmeler var.

Referandumun arkasında Türkiye var. Sözde karşı, perde arkasında destek veriyor. Türkiye’nin desteğiyle devlet kurarsak, Kıbrıs gibi oluruz, devlet olamayız. Kendi kontrolünde olması için perde arkasında destekliyor. DAİŞ’e (Irak Şam İslam Devleti) de sözde karşıydı ama destekliyordu. Hem perde önünde hem arkasında karşı çıkan tek devlet İran. İran çok hassas davranıyor, tecrübelidir, nerede ne yapacağını biliyor. İran buranın Türkiye’nin kontrolü altına girmesinden korkuyor. Türkler burayı kendi parçası olarak görüyor. İran da bu bölgede egemen oldu. Bu yüzden ikisi de bu bölgeye karışmayı kendilerinde bir hak olarak görüyor.

Goran'ın Gırdeke'deki merkez üssü olan kütüphane

Goran’ın Gırdeke’deki merkez üssü olan kütüphane

KYB ile birlikte Goran’ın da İran’ın etkisi altında hareket ettiği ve İran’ın yardımıyla kendi peşmergesini kuracağı iddiasına ne diyorsunuz?

2007’de Goran’ı kurduğumuzda İran ve Türkiye karşı çıktı. Irak’taki farklı partiler de karşı çıktı.

ABD ve çoğu Avrupa ülkesi de hoşlanmadı. Medeni bir hareketiz. Silahları dağda bıraktık. Bölge ülkelerin etkisinden kurtulmak istiyoruz. Bu yüzden İran, Türkiye ve Arap ülkelerinde temsilcilik açmamız yönündeki teklifleri reddettik.

Sözünü ettiğiniz zemin yok ama parlamento açılır da yasa çıkarsa referandumu destekler misiniz?

Şu ana kadar ‘hayır’ ile ‘evet’ arasında kaldık. Temel olarak bağımsızlık istiyoruz ve referandumun yanındayız. Altyapı hazır olursa evet diyeceğiz. Ama bunların yapıldığı konusunda bizi ikna etmeleri lazım.

Temeli sağlamsa ve zamanlama yerindeyse ‘evet’ deriz. Şu ana kadar hayır mı diyeceğiz, boykot mu edeceğiz, henüz karar vermiş değiliz. Bu referandumu Barzani ve KDP’nin kendi yolsuzluk ve hırsızlıklarını kapatma çabası olarak görüyoruz. DAİŞ’le mücadeledeki hatalarını perdelemek istiyorlar.

Barzani’nin tavırları güvensizlik yarattı. Meclisi kapatan başkana nasıl güveneceğiz?

DAİŞ konusunda Barzani’yi suçlamanızın nedeni ne?

Şengal’de savaşmadan çekildiler. Ezidileri DAİŞ’in eline verdiler. Binlerce Ezidi kadının köle haline getirilmesi unutulmaz bir şeydir. KDP bunun sorumlusu olarak tarihe geçmiştir.

Size göre çekilme emrini kim verdi?

Barzani, Peşmerge’nin başkomutanıdır. Sorumlu olan odur.

Tartışmalı bölgelerle ilgili bir savaş riski görüyor musunuz?

Çok hassas bölgelerdir. Bölgedeki ülkeler de bu konuda hassas. İnşallah bu bölgeler için Bağdat’la savaşarak değil konuşarak hallederiz. Tabii Haşd el Şaabi ile savaş da çıkabilir. Ama bölgede rolü olan ülkeler bir şeyler yapabilirler. Hem savaşı önleyebilirler hem de teşvik edebilirler.

Newşêrwan Mustafa'nın mezarı

Newşêrwan Mustafa’nın mezarı

Newşêrwan Mustafa’nın ölümü Goran’da ciddi bir sarsılmaya yol açar mı?

Ufak tefek sorunlar var. Ama partinin durumu şu an daha iyi. Komiteler kurduk ve sistematik bir yapılanmaya gittik. Daha sağlam bir yapılanma ortaya çıkıyor.

Tepeyi gezerken “Mam Celal partiyi bölen rakibine çok cömert davranmış” diye düşündüm.

KYB’nin tarihi daha dikkatli okumanızı tavsiye ederim. Newşêrwan KYB’nin ikinci adamı değildi. Mam Celal defalarca dedi ki “Newşêrwan KYB’nin ikinci değil birinci adamıdır”. Dağda da aktif bir şekilde birinci adamdı. Sıradan biri değildi. Bütün Kürt liderlerinden bir farkı vardı. Mam Celal Newşêrwan’ı herkesten çok tanıyordu ve onun istediği herhangi bir şeye “hayır” demezdi. 2004’ten itibaren KYB’yi tekrar reforma sokmak istedik. Bu gerçekleşmediği için ayrıldık.

SIRÇA KÖŞKÜNDEN HAYIR KAMPANYASI

Şasuwar Abdulvahid Kadir

Şasuwar Abdulvahid Kadir

“Hayır” demek genelde iş adamlarının harcı değildir. Hele ki ekonomi tümden muktedirlerin himmetindeyse. O cesaret çulsuzdan bilinir, çapulsuzdan!

Kürdistan’da hayır kampanyasına öncülük eden Şasuwar Abdulvahid Kadir 38 yaşında bir mühendis. NRT kanalının sahibi. Kendisini partilere yaslanmayan bir girişimci olarak görüyor. Ama KDP’lilerin gözünde o KYB’nin büyüttüğü bir emlakçı. Süleymaniye’yi dikizleyen yamaçlardan birinde kendi projesi olan Alman Köyü’ndeki şatafatlı saray yavrusunda sohbete oturduğumuzda “Hayır kampanyasına öncülük eden birinin bu kadar zengin olacağını ummuyordum” diye takıldım. Gülümseyerek yanıtladı: “Çocukken çalışmaya başladım, hem çalıştım hem okudum.”

Bu tür bir kampanya sizin için tehlikeli değil mi? Bir de yarın Kürdistan’ın bağımsızlığına karşı çıkan biri olarak anılmak gibi bir risk yok mu?”

Doğru söylüyorsun. İş adamı menfaatlerini korumak için bu tür kampanyalara kalkışmaz. Malını mülkünü korumak için halkın değil iktidarın yanında yer alır. Ben öldüğümde bu sarayı değil halkın arasında da konuşulan şeyler bırakmak istiyorum. Elbette benim için tehlike var. Hayatım pahasına bir şey yapıyorum. Ama Kürdistan açısından riskli olacağını düşünmüyorum. Bir kere bu referandum bağımsızlık için düzenlenmiyor, bu bir oyundur. Taban bilmiyor olabilir ama biz bunu göstereceğiz. Referandumdan sonra bu ortaya çıkacak ve halk bize teşekkür edecek. Şu anda kanuni bir boşluk içindeyiz. DAİŞ’le savaş bitiyor. Kahramanlık faslı da bitmek üzere. Ekonomik krizleri halka unutturmak için yeni bir oyun ortaya koydular.

Bu bir oyunsa dışarıyla da bağlantılı olması gerekmez mi?

Dışarıyla bağlantılı farklı tablolar var. İran tamamen karşı. Türkiye’nin tavrı net değil, açıktan hayır diyor fakat arkadan destek veriyor olabilir. Bize bir oyun gibi geliyor. Mesela tartışmalı bölgeler var, o nedenle Haşd el Şaabi ile savaş yapmak zorunda kalabiliriz. Tarihsel olarak Kürtler Türkiye ile anlaşıp İran’la savaştılar ya da İran’la anlaşıp Türkiye’yle savaştılar veya İran’la anlaşıp Irak’la savaştılar. Artık kimsenin aleti olmamalıyız. Ortadoğu’da hep Kürtler üzerinden kavgalar yaratıldı.


Bugünkü Kürdistan’ın temel sorunu iktidar ve kaynakları paylaşan iki ana partinin aşiret ya da liderlerin ailelerine ve kendi silahlı gücüne (peşmerge) dayanması. Goran bu döngüyü kırmak için üçüncü bir yol olarak çıktı ama iktidar ortağı olmanın ekonomik-siyasal çekiciliğine dayanamayıp kendini yıprattı. Sonra Barzani’ye kafa tutmanın bedeli olarak tüm koltuklardan oldu. Aşiret-siyaset döngüsünü kıracak gerçek partilere ihtiyaç olduğunu herkes söylüyor. Bu çerçevede henüz ortada güçlü bir harekete temel olacak kadro olmasa da Şasuwar Kadir alternatif olma hevesini gizlemiyor.


‘Hayır’ hareketi bir partiye dönüşebilir mi?

Şu an değil, referanduma kadar partiye dönüşmeyi doğru bulmuyoruz ama gelecekte bu hareketi bir partiye dönüştürebiliriz.

Türkiye ve İran’ın pozisyonuna uygun bir tepkiyi organize ediyorsunuz.

Biz her hangi bir devlet için bu kampanyayı başlatmadık. Türkiye’nin perde arkasında başka şeyler söylediği düşünülüyor. Oyun oynandığını düşünenler iki noktaya dikkat çekiyor: Birincisi Barzani ile Tayyip Erdoğan’ın arası iyi, Türkiye’den habersiz bunu yapamaz. İkincisi Türkiye rahatlıkla KDP’ye baskı yapabilir. Petrolü satmaz, sınırı kapatır ve istediğini kabul ettirir. Erdoğan bağımsız Kürdistan’a destek vermiyor. Bu referandumun bağımsızlıkla ilgisi yok. Devlet kurmak için referandum da gerekmiyor.

Kampanya nedeniyle baskı ya da tehditle karşılaştınız mı?

Evet cephesi bizi korkutmaya çalışıyor. Erbil’de konferanslarımız engelleniyor. Bizi destekleyen vekiller baskı altında. KYB Milletvekili Ferhad Sengawi partiden ihraç edildi. Goran Milletvekili Rabul Maruf ihraç edilmedi ama partisi tarafından dışlandı. Bence KYB ve Goran’ın belirsizliği siyasi ticaretlerinden kaynaklanıyor. İki partinin basını da hayırcılara yer vermiyor. Bizi destekleyen cami imamları atıldı. Özgürce hareket edebilsek yüzde 70 hayır oyunu buluruz. Sosyal medyada yaptığımız ankete göre halkın yüzde 40’ı ‘hayır’, yüzde 52’si ‘evet’ diyor, geri kalanı kararsız.

YARIN: KDP CEPHESİNDEN BİR BAKIŞ: KÜRDİSTAN ÇARESİZ DEĞİL


.

Facebook Yorumları

Emlak8
3.12.2020
İran’ın 'acziyeti' Suudi-İsrail eksenini çok üzüyor!
30.11.2020
Diplomasiyi öldürmenin en pervasız yolu
26.11.2020
Pro-aktif olmadı belki pro-pasif kurtarır!
23.11.2020
Erdoğan’ın adamı Kahire ve Paris’te ne satıyor?
12.11.2020
Ya bizim barışımız?
9.11.2020
Biden’dan kurtarıcı çıkarmak!
7.11.2020
Amerikalılar belasını bulmuş vesselam
28.10.2020
Paty'nin kesik başı ve Müslüman fedai!
27.10.2020
Libya hezimetinde ikinci taksit
26.10.2020
Bir savaş daha kapıyı tıklarken
20.10.2020
Batırmayan bataklık!
18.10.2020
Kafkasya’da el elden üstündür oyunu
13.10.2020
Masanın azizliği!
10.10.2020
Kıbrıs’a kayyım ve terörize siyaset
6.10.2020
Kafkas savaşına dair ahiret sualleri
3.10.2020
‘Kızıl Kürdistan’da Türk-Ermeni savaşı!
29.09.2020
Kapan
25.09.2020
Jeffrey’nin Kürdistan yolculuğu
22.09.2020
Libya üzüyor, herkes üzüyor!
20.09.2020
Arap çölünde barış illüzyonu
15.09.2020
Düşmanlıkta da bir numara
11.09.2020
Şam’a Rus çıkarması ne anlama geliyor?
8.09.2020
Fransız dönüşündeki kılçıklı taraflar
6.09.2020
Moskova’dan verilen Kürt mesajı
1.09.2020
Libya’daki ortaklara neler oluyor?
29.08.2020
Hamas, İsrail-Emirlik aşkı ve kuşatma hevesleri
26.08.2020
Üç beş hezimet, bir tatlı rüya
21.08.2020
Sahi Erdoğan kime çalışıyor?
15.08.2020
Yedi film birden korku seansı
8.08.2020
Beyrut’un ölümü ve Lübnan’ın dirilme şansı
6.08.2020
Beyrut’un ölümü ve Lübnan’ın dirilme şansı
4.08.2020
Petrol anlaşması, Kürtler ve hayli karışık hesaplar
27.07.2020
Çin, İran’la bu dansı oynar mı?
25.07.2020
10 olmazın elinde bir olura bakan Libya
21.07.2020
Kafkas ötesinde ‘tehlikeli fırsatlar’
16.07.2020
Ermenistan ve Azerbaycan savaşa mı giriyor?
14.07.2020
Kırılan zincir ve alttakilerin matemi!
9.07.2020
Bir cinayet kaç strateji eder?
7.07.2020
Melez koalisyon için sevimsiz çıktılar
3.07.2020
Yahudi itirazı da olmasa
30.06.2020
Rus zehirlenmesi
24.06.2020
Mısır’la savaş mı?
17.06.2020
Suriye’nin başına Sezar kesilmek ve mali ilhak
16.06.2020
Sezar, açlık oyunları ve Kürtler
12.06.2020
Yaptırım silahı, dolar fişeği: Şam için alarm zamanı mı?
9.06.2020
Trablusgarp 2.0. Ya sonrası?
5.06.2020
Direnen insanlık ve bizim siyahlarımız
2.06.2020
Türk’ün hevesi, Rus’un kalibresi
29.05.2020
Ruslar Libya’da ne yapmaya çalışıyor?
27.05.2020
Dış siyasetin ne bayramı var ne seyranı
26.05.2020
Dış siyasetin ne bayramı var ne seyranı
22.05.2020
Titanlar savaşı ve Rus-Amerikan çelmeleşmesi
19.05.2020
1864: Soykırım ve sessiz miras
17.05.2020
Cihadın kutsal olmayan rant döngüsü
15.05.2020
Kürtlerin gözünde vaziyet: Elde var umut!
12.05.2020
Ya kırk katır ya kırk satırdan çıkarsa başbakan...
10.05.2020
Rus-Amerikan-İran tangosu ve Kürt düğümü
5.05.2020
Türkiye yansın, ABD ısınsın!
1.05.2020
Toz dumanda Şam’ın halleri
28.04.2020
Yemen ölüyor, ölürken bölünüyor
26.04.2020
Putin, Esad’ı gözden çıkarıyor mu?
21.04.2020
Fesin emirlerle imtihanı
18.04.2020
Bekleyin, yeni ‘paralel ordu’ geliyor!
14.04.2020
Katranlaşmış hevesler için...
12.04.2020
Kürdistan’a üs, Irak’a dizayn
6.04.2020
Virüs fırsatçılığıyla kirli müdahaleler
2.04.2020
Bir IBAN, iki sonsuz savaş
31.03.2020
Viral günlerinde dostlara tutunmak
16.03.2020
Korona ile hasbihal
10.03.2020
‘İdlib Başkomutanlık Muharebesi’ ve üç maddelik çıktı!
6.03.2020
İdlib'de hezimet tescil edildi
3.03.2020
Cihatçı yığınlarla baş başa
2.03.2020
Bu ateş Türkiye'yi ‘vekil devlet’ yapar
28.02.2020
Serakıp’ta ‘tekbir’ ve fakat…
25.02.2020
Kaçak savaştan kaçırılan cenazelere
21.02.2020
Halep’in coşkusu İdlib’e ne söylüyor?
18.02.2020
Cihatçı yığınlarla baş başa
14.02.2020
Amerikalılar Erdoğan’ı neden tutuyor?
11.02.2020
Büyük İdlib’den Küçük İdlib’e büzülen hesaplar
9.02.2020
Ateş bizi çağırıyor
4.02.2020
İdlib seferi: Öfkeli ve tehlikeli
28.01.2020
Hesap Bağdat’tan dönerse yedekteki savaş
21.01.2020
Berlin dönemeci
16.01.2020
Hezimetin kaç tonu olabilir?
14.01.2020
Rüya çalan!
10.01.2020
Evet evet her şey yolunda!
7.01.2020
Yastan sonra tufan mı?
3.01.2020
Amerikan salvoları: Tükenmişliğin emareleri
31.12.2019
Libya’ya cihatçı koridoru ve müstakbel felaketimiz
28.12.2019
Bataklık seferi ve asık suratlar
24.12.2019
Kimyasal tezgâhtan BM tezgâhına
20.12.2019
Petrol sarhoşluğu yeniden
17.12.2019
Türk askerine Libya seferi yazılırsa...
13.12.2019
Kürt yakasındaki eller
11.12.2019
Amerikan-İran kapışmasından Irak’a düşen
3.12.2019
Ortaya karışık ‘vezir’ hamlesi
28.11.2019
Kürdistan’da Pence’in pençe değeri
23.11.2019
Irak silbaştan: Kürtler sıfırlanır mı?
19.11.2019
İran’ın öfkeyle imtihanı: Komplodan ötesi
17.11.2019
Hırdan ne çıkar?
14.11.2019
Ateşe doğru ‘diplomatik’ safari
8.11.2019
CHP için okuma parçası: Afrin aynası
5.11.2019
Lübnan’ı çekiştirmek: Hizbullah'ın başı belada mı?
1.11.2019
Dikenli sarmaşık: ‘Barış Pınarı’ndan Bağdadi’ye
29.10.2019
Trump The Oil: Suriye cehenneminde petrolün yeri
26.10.2019
Kürtlere petrol görevi mi? Ne sefillik!
24.10.2019
Muhtıranın şifreleri
20.10.2019
Haşince aşk ile mükemmel bir çıkmaz!
18.10.2019
Hezimet evvela hakikati söyletir
15.10.2019
Bataklık senaryosu tetiklenir mi?
9.10.2019
Fırat’ın doğusunda Türkiye’yi ne bekliyor?
7.10.2019
Irak yine bir komploya kurban mı gidiyor?
4.10.2019
Iraklılar Irak’ı geri isterken…
1.10.2019
CHP’nin Suriye açılımı ve açmazlar
28.09.2019
Cepte kalan sermaye ateş ve barut
22.09.2019
İran savaşı kaç para eder?
16.09.2019
Üçlü zirve: Hezimetin beşinci taksidi
11.09.2019
Cihatçının gönlü Türkiye’den ne ister?
26.08.2019
Milisin var derdin var
23.08.2019
Kayyımlı muhalefet, kayıtsız muhalefet ve İdlib’in laneti
30.07.2019
Şam’la Kürtler arasında kalan aşiretler ve petrol kavgası
28.07.2019
İktisadi vaziyet: Savaş ekonomisinden halk ekonomisine
26.07.2019
Amude’de gündem hassas: IŞİD mahkemesi
2.07.2019
Türkiye’nin Libya savaşı: Kesinlikle tombaladan çıkmadı
28.06.2019
Kürt dersi alındı mı?
24.06.2019
Yufka yürekli Trump ve kibrin sınırları
18.06.2019
S-400’ü bağlarsın İdlib’e, gerisi Allah kerim!
11.06.2019
İran kuşatması ABD’nin de çıkmazı
8.06.2019
Kandaka devriminden milis devletine
1.06.2019
İran’a karşı Arap cephesi: Biraz öfke biraz serap
31.05.2019
Kürdistan’da oğullar dönemi ve çıkmazlar
27.05.2019
Yeni Amerikan kumpası: Film başa sarsın, Türkiye rolünü alsın!
24.05.2019
Komşulukta Kürtler 'sıfır çarpan' olmak zorunda mı?
21.05.2019
Savaş mı? Tevbe neuzubillah!
16.05.2019
Alooo Ağayi Donald!
14.05.2019
İdlib seçimi: Cehennemden cehennem beğen
7.05.2019
Büyük düşün küçük kırıntıları: Tel Rıfat hesapları
30.04.2019
Çekiştirilen Sudan: Vekâlet savaşı çıkar mı?
27.4.2019
Petrolle ya terbiye ol ya terörize!
22.4.2019
Kuzey-Doğu Suriye’nin Élysée çıkarması
18.4.2019
Cendere
16.4.2019
Tezgâhlık işler ve Sudan gerekçeleri
12.4.2019
Devrim Muhafızları’nın adamı Trump!
9.4.2019
Libya’nın laneti: Din için petrol, petrol için din
7.4.2019
Yeni Osmanlı’dan yenik İttihatçıya: Kükreyesin var mı?
3.4.2019
Yerelin aynasında küreselimiz: Kasırga yaklaşıyor
28.3.2019
Şeytani ısrar: Golan’dan sonraki senaryo
20.3.2019
Bağuz’dan sonrası için biriken fırtına
19.3.2019
Bir ziyaretin kodları: Şeytan çarpacak ama…
12.3.2019
Devrimin Kudüs’ü geri mi dönüyor?
7.3.2019
Üç ziyaret, çok kurgu
1.3.2019
Kral ve prensin çalımları: Asıl tecrit olan kim?
25.2.2019
Bu tampon o tampon değil!
21.2.2019
IŞİD bitmiş, teşekkürler Trump!
11.2.2019
İstihbarat rejimi olmak
6.2.2019
Irak’ın Amerikan sancısı depreşirken…
4.2.2019
ABD’nin Hizbullah hesabı neden tutmadı?
1.2.2019
Uyanık kalın, piyangodan bir darbe vurabilir
28.1.2019
Basılan Türk karargâhının anlattıkları…
23.1.2019
Cehennemin kapıları tıklanırken…
16.1.2019
Tampon fantezisi ve Kürtler: TOKİ’den bahçeli evler, iki kat olanından...
15.1.2019
Tampon fakat kime?
14.1.2019
İdlib, buyurun eseriniz!
10.1.2019
Yeni Sykes-Picot ve Suriye’de jandarma olmak
2.1.2019
Orta Dünya’nın simsarları nereye gidiyor?
27.12.2018
İki nehir arasında boğulmak
26.12.2018
Pimi çekilmiş bir çuval el bombası
20.12.2018
ABD’nin çekilmesi ne anlama geliyor?
19.12.2018
Fırat'ta restleşme mi, Şam uçağına bilet mi?
18.12.2018
Sarı Yelekliler nereye koşuyor?
14.12.2018
Fırat seferine ayarlı sandıklar!
11.12.2018
Sarı Yelekliler: Neden eve dönmediler?
4.12.2018
Ve ‘G-20 Testere Ödülü’ goes to ‘Ebu Minşar’
3.12.2018
Meydan muharebesinden Kerç dalaşına: En pahalı faşist kart
27.11.2018
Barzani bir kez daha Bağdat’a dönerken…
24.11.2018
Tampon düşüren tampon
20.11.2018
Kaddafi’nin ahı ve İtalya bozgunu
13.11.2018
Siyon düşünde Arap çözülmesi
11.11.2018
Arap sokağında İran kışı, İsrail baharı: Yoksa serap mı?
6.11.2018
'Ak Gezer'in 'Şir'le savaşı: Kabadayılıkta yeni sezon
30.10.2018
X-large'tan X-small'a: Çaresizliğin hikâyesi
23.10.2018
Bela fırtınası: Katar öfkesi, Kaşıkçı intikamı, Kuveyt çalımı ve 'Küçük Saddam'
20.10.2018
Körfez'deki 'pitbull'lar
16.10.2018
Bir rehineden, bir suçtan lütuf devşirmek
10.10.2018
Suud işi: Ortadoğu’da oyuncu olmanın ‘elif-ba’sı
7.10.2018
Kafkasya’da tehlikeli restleşmeler
4.10.2018
Kürtler Bağdat’a dönerken…
28.9.2018
Sahi İsrail hiç mi afallamadı?
26.9.2018
Ahvaz tuzağı ve ‘ödenmiş’ devrimciler
20.9.2018
Dehşet dengesine İL-20 girdisi
19.9.2018
Erdoğan eliyle tasfiye
9.9.2018
İdlib zehirlenmesi
4.9.2018
Su savaşlarından ‘Mavi Barış’a
31.8.2018
Bağdat’ta şeytanla dans
28.8.2018
'Stratejik müşteri' ve İdlib çengeli
22.8.2018
İran kumarı ve ilk hasıla
20.8.2018
Çal kemancı!
11.8.2018
Bir başka açıdan İran-ABD gerilimi: Aslında iyi anlaşırlardı
6.8.2018
Diplomaside serseri zamanlar
3.8.2018
Savaşların anası ve nevzuhur İttihatçıların çaresizliği
31.7.2018
Kürtlerle müzakere: Ankara’yı ifrit eden seçenek
24.7.2018
Beyaz Miğferler için tahliye zamanı: Bir rejim değiştirme aparatı emin ellerde
14.7.2018
Moskova’ya çıkan çift şeritli yol: Bir kefede Netanyahu diğerinde Velayeti
11.7.2018
‘Kabadayılar Çetesi’nin son güncesi
6.7.2018
Güneyde ‘dost ihaneti’ ve 'düşman suskunluğu'
4.7.2018
Selefi İslamcıları ‘yetmez ama evetçi’ yapan nedir?
30.6.2018
Sen sus patatesler konuşsun!
27.6.2018
Kapa çeneni!
22.6.2018
Yemen boğun eğer mi? Suudi atası aksini söylüyor
21.6.2018
Gökdelen azgınları ve yalın ayaklar
19.6.2018
Kürtlerin Şam’la diyalogu: ABD’ye rağmen mümkün mü?
18.6.2018
Menbic: Yeni bir fetihçi beklemeyen eski 'kutsal şehir'
13.6.2018
Roket adamların barışı: Dünyanın nasibine düşen ne?
6.6.2018
Ürdün’de isyan; kralca hamleler, bölgesel oyunlar
4.6.2018
Cehennem Borsası
29.5.2018
Golan hesapları: Kaostan lütfa, tampondan petrole
26.5.2018
İsfahan: İnsanın insana bir iyiliği
25.5.2018
12 emir, İran, Suriye: Sanki herkes Putin’e çalışıyor!
11.5.2018
Trump’ın barutu, Bibi’nin ateşi
8.5.2018
Veliahtım, prensim! Lübnan size ‘şey’ dedi
2.5.2018
Trump’a atılan pas İran’a gol olur mu?
30.4.2018
Kore baharındaki 'parlamayan' yıldız
26.4.2018
Bir ‘diyet IŞİD’ almaz mıydınız?
24.4.2018
Toz duman dağılınca geriye kalan
16.4.2018
Küresel küstahlığın yüzünü kurtaran 105 salvo
11.4.2018
Felakete doğru
5.4.2018
Elysée’de ne konuşuldu? Afrin’den sonra Kürtler ne bekliyor?
1.4.2018
Bak şu Elysée’nin işine!
29.3.2018
Batı'nın Rusya krizi ve bizim payımıza düşen
21.3.2018
'Afrin’in Fethi' ve nasipse 'Birinci Tayyip Dönemi'
15.3.2018
Pompeo orta dünyaya ne pompalar?
13.3.2018
İran, Kürtleri yakın plana alırken…
6.3.2018
‘Makul’ darbeler, ‘biçare’ Yemenliler ve Batılı vicdanı!
24.2.2018
Afrin çıkmazı
20.2.2018
Menbic senaryosu: ABD çekilirse ne olur?
13.2.2018
Savaşın fabrika ayarları
6.2.2018
Afrin aynasında İdlib ve Rus ruleti
2.2.2018
Kuvayi Milliye! Hayalden öteye…
30.1.2018
Erdoğan’ın kefil olduğu ‘Milli Ordu’
21.1.2018
Ateşle dansın ‘cool’ partnerleri
16.1.2018
Bir gece ansızın girersiniz ama bin gecede çıkamazsınız!
12.1.2018
Erdoğan'ın yürüdüğü son sahne
6.1.2018
İki gerçek arasında: İran çıkmazı
2.1.2018
İran nereye gidiyor?
25.12.2017
Şu Emirlikler meselesi!
20.12.2017
‘Vatansever Kürt’ten ‘hain Kürt’e: Suriye’de kritik dönemeç
12.12.2017
Kendi oyununda tepetaklak olanlar
4.12.2017
Yemen’deki hesaplaşma
1.12.2017
Komşumuzdur İran! Ona ne şüphe!
22.11.2017
Bence Lübnan!
13.11.2017
Feyruz’un çocukları!
10.11.2017
Dürzi bahanesiyle yeni bir İsrail işgali mi?
6.11.2017
Suudiler Lübnan’ı neden ateşe atıyor?
3.11.2017
İran’ın oyunu, Bağdat’ın talihi
27.10.2017
Çölün Martin Luther’ine yer açın!
25.10.2017
ABD Kürtlerden vazgeçti mi?
10.10.2017
İdlib’de El Kaide ile Amerikan güreşi!
7.10.2017
Kral hazretleri Rus gemisine neden bindi?
2.10.2017
Çuvala sokulan, Mossad’a çalınan Kürt sandığı
1.10.2017
Rusya’nın Kürdistan nüansı
27.9.2017
Referandumdan sonra: Paniğe mahal yok!
15.9.2017
Golavinka’nın ağacı, Çerkes yarası ve bir sessiz ağıt
7.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 3: Haşd el Şaabi Kerkük için savaşır mı?
6.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 2: KDP cephesinden bir bakış: Kürdistan çaresiz değil
5.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı: Tarihi fırsat mı, oyun mu?
25.8.2017
Raconatif diplomasi
23.8.2017
Biçare!
20.8.2017
Kürdistan’daki İsrail parantezi; kârdan çok zarar
14.8.2017
Savaşın en zoru: Deyr el Zor
10.8.2017
Türkiye Çin için Uygurları terk edecek mi?
8.8.2017
Şiiler arasında bir Suud kılıcı! Sahi mi?
3.8.2017
Kıtlıkla beslenen darbe ve Chavismo’nun kaderi
31.7.2017
Pakistan FETÖ’sü darbe mi yaptı?
27.7.2017
Hariri, Trump’la âbâd olurken Lübnan cephesi
23.7.2017
İdlib’deki tuzak: Türk’ün Talibanistan’ında işler karıştı
21.7.2017
Suriye’deki Kafkasya lejyonu: Kadirov’dan ötesi
14.7.2017
Boru hattında yüzen Filistin sevdası!
9.7.2017
Tampon pazarı
7.7.2017
Körfez krizindeki rahmet!
4.7.2017
Irak’ı kurtarmak!
23.6.2017
Taht kavgasından Badiya Çölü'ne
21.6.2017
Ya Fırat kızıla çalarsa!
14.6.2017
Puslu havada ‘Amerikan hilali’
8.6.2017
IŞİD’in püskürtülmesi, Haşd’ın Kürtleri ve alabora hesaplar
7.6.2017
Terör sofrasında terör muhabbeti
6.6.2017
Ah Katar vah Katar!
25.5.2017
Jöleli-Arap-İslam NATO’su
20.5.2017
Diplomaside Yerkelizm
17.5.2017
Noktalı virgül
15.5.2017
Fars mı seçim mi?
5.5.2017
Çatışmasızlık bölgeleri: Bu tampon, başka tampon
30.4.2017
İsrail'in IŞİD ve El Kaide aşkı!
25.4.2017
Referandum Orta Doğu siyasetine nasıl yansıyacak?
22.4.2017
Suriyelinin canı, Katar’ın fidyesi
19.4.2017
Yerim daraldı ama oynayacağım!
10.4.2017
Ebu İvanka! Saçma sıkan kovboy!
7.4.2017
Kimyasal dehşetten sonra
6.4.2017
Kerkük; ateş orada, duman burada
5.4.2017
‘Kiril Mücahitlerle’ yüzleşme
25.3.2017
50 aşiretlik yeni ordu: Yine kâğıttan kaplan
23.3.2017
Kürtlerin 'çıkış' senaryosu
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive