Feyruz’un çocukları!


13.11.2017 - Bu Yazı 1593 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Lübnan’da iç savaştan bu yana bir Lübnanlılık kimliği ve bilincinin nüksettiğini gözlemliyoruz. Bu coğrafyanın temel sorunu, ortak bir kimliğin yokluğu ya da güçsüz olmasıdır. Bu zaviyeden bakınca Feyruz’un duruşu karşımıza çıkıyor. Mardin asıllı bir babanın kızıdır ama onun dünyasında her şey Lübnan içindir. Li Beyrut (Beyrut İçin) onun bu yaralı kent için yaktığı ağıttır, döktüğü gözyaşıdır.

Lübnan Başbakanı Saad el Hariri’nin Riyad’da istifasını açıklamasının hemen ardından Beyrut’ta ara sıra kahvesine ortak olduğum bir esnaf dostumun kapısını çaldım, “Neler oluyor” dedim. Öfkeyle İran ve Hizbullah’a demediğini bırakmadı.
Suudi müdahalesi geri tepti; hedeflenen bölünme yaşanmadı. Tabi şimdilik! Birbirine rakip hatta düşman taraflar Hariri’nin istifasını reddedip başbakana sahip çıktı. Sokaklara “Hepimiz Hariri’yiz” ve “Hariri ile birlikteyiz” yazılı pankartlar asıldı. Birkaç gün geçtikten sonra esnaf dostuma tekrar uğradım. “Neden pankart asmadın, sen ki Hariri için ölüyorsun, sen asmayacaksan ben asacağım” diye takıldım. Güldü. Sonra hince damarına bastım:
“(Hıristiyan-Cumhurbaşkanı) Mişel Aun, (Sünni-eski Başbakan) Fuad Sinyora, (Şii-Meclis Başkanı) Nebih Berri, (Dürzi lider) Velid Cumbolat, Hariri’nin aile fertleri, Hariri’nin partisi Müstakbel, (Maruni Patriği) Beşara Butros el Rai; hepsi Hariri’ye sahip çıktı.”

“Saad el Hariri siyasi rakibimiz ama aynı zamanda bizim başbakanımız” diyen Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ı özellikle zikretmedim. Heyecanla eksik parçayı kendisi tamamladı:

“Nasrallah bile sahip çıktı!”

Bu sefer gülen bendim! Suudi Arabistan’ın İsrail ve ABD ile birlikte ektiği rüzgâr tersten vurdu. Bombalı saldırı olabileceğine dair dedikodulara rağmen dün insanlar “Senin için koşuyoruz” ve “Seni bekliyoruz” pankartlarıyla Korniş ve El Hamra güzergâhındaki maratona katıldı.

Elbette naif olmaya gerek yok; Lübnan toplumsal ve siyasi olarak lime lime edilmiş bir ülke. Bu ülkenin yarını için korkmamak mümkün değil.

Suudilerin elinde ‘sınırlı hareket serbestisiyle birlikte rehine’ olan Hariri’nin dönmesine izin verilmeyeceği, izin verilse bile Lübnan’da öldürülüp suçun Hizbullah’a yıkılacağı ve bu sayede karışıklık yaratılacağına dair bir senaryoyu dillendirenler var.

Saad’ın babası eski Başbakan Refik el Hariri’nin öldürülmesi Suriye’nin Lübnan’dan çekilmesine ve uluslararası toplumun Hizbullah üzerine çullanmasına yol açmıştı. Bombalı suikastın hemen ardından Sünni mahallelerindeki Şii dükkanlar öfkeli kalabalıkların saldırısına uğramış ve arzu edilen mezhep düşmanlığı hasıl olmuştu. Gerçeğin anlaşılmasına sıra gelinceye kadar çatışmadan medet umanlar maalesef atı alıp çölü aşıyor.
***

Hariri artık eskisi kadar Suud-İsrail projesinin parçası olamadığı, Hizbullah’a karşı koyamadığı, ordunun cihatçı gruplara karşı Hizbullah’la işbirliği yapmasını önleyemediği için ‘baba yerine geçen’ Suudiler tarafından üstü çizildi. Hariri bir iş adamı; son zamanlarda daha çok şirketlerini kurtarmanın derdindeydi.

Yeminli hasmı Hizbullah’la uzlaşmayı kabul edip başbakanlık koltuğuna oturmasındaki saik de Türkiye ve Suudi Arabistan’da batmak üzere olan şirketlerini toparlayacak kaynaklara ulaşabilmekti. Suudiler de İran’la uzlaşma yoluna giden Obama yönetiminden umudunu kestikleri için yelkenleri indirmiş, Suriye’deki hezimetin de etkisiyle bölgesel heveslerini aşağı çekmiş ve Hariri’nin Lübnan’da başka bir yol tutturmasına göz yummuştu. Trump ile birlikte İran dosyası öne çıkınca Suudiler Hariri’yi de Hizbullah’a karşı şövalye yapmak istedi ama olmadı. Evdeki hesap ‘kavimler düzeni’ne uyar, taht oyununda başarı sağlanırsa Suudiler Lübnan’ı daha fazla istikrarsızlaştıracak araçları devreye sokmaktan çekinmeyebilir.
Beyrut’ta konuşulan ihtimaller:

– Lübnan’ı sarsan suikastlar sayfası yeniden açılabilir.

– Suudi Arabistan’da çalışan 400 bine yakın Lübnanlı kovulabilir.

– Lübnan bankalarına para transferleri engellenebilir. Hem Lübnan hem Suudi Arabistan’da çalışan şirketlerin yanı sıra düzenli olarak ailelerine para gönderen işçileri zora sokacak bir önlem.

– Lübnan’da yatırımlar yasaklanabilir. Lübnanlılarla çalışan şirketlere yaptırım uygulanabilir.

– Lübnan’a hava trafiği kapatılabilir.

Katar örneğinde olduğu gibi Körfez’de kendilerini Suudilerle iyi geçinmek zorunda hisseden bazı ülkeler de bu yaptırım ve önlemlere ortak olabilir.

Bunlar Lübnan ekonomisini etkiler mi, etkiler. Buna karşın Suud karşıtlığında buluşan Türkiye ve Katar Lübnan’a tecridi hafifleten bir rol üstlenebilir mi, olabilir.

Ki bugünlerde El Cezire’nin yayınları o denli Lübnan’dan yana döndü ki logosunu kaldırıp yerine Hizbullah’ın kanalı El Manar’ınkini koysa kimse fark etmeyebilir!

Bu önlemler nedeniyle Lübnan ekonomisi sarsılır, olup bitenlerden Hizbullah’ı sorumlu tutanların öfkesi kabarır, Hizbullah üzerindeki baskılar artar fakat uzun vadede bu tür bir yol Suudi Arabistan’ın istediği kapıya çıkmayabilir. Abluka ve ambargo Suudilerin hamisi kesildiği Sünnileri de vuracaktır. Cemal Abdulnasır’ın portrelerinin yükseldiği zamanlarda Nasirizm rüzgarını, Ayetullah Humeyni’nin portrelerinin yükseldiği dönemde İran’ın nüfuzunu kesmek için mali yardımlarla Sünnileri kendine bağlayan Suudi Arabistan, Lübnan siyaseti üzerinde Taif Anlaşması’ndan beri sahip olduğu dayatma kapasitesini yitirebilir.

Ki Riyad’ın, Hariri’nin yerine kardeşi Bahaa’yı Müstakbel’in başına geçirmek istediği ama bu talebin aile içinde bile tepki çektiği söyleniyor. Müstakbel’de hiç beklenmediği kadar Suudi müdahalesine karşı kızgınlık var. Hariri’nin çok yakınında duran İçişleri Bakanı Nuhat Maşnuk’un “Sahibinin birinden alıp ötekine vereceği koyun sürüsü ya da bir arazi değiliz” diyerek yaptığı çıkış son derece önemli.

Ayrıca Hizbullah’ın son dönemlerde ‘mezhepçiliği bırakma’ teklifiyle geliştirdiği diyalog sayesinde Müstakbel içinde kendisini anlayacak ‘dostlar’ edindiği söyleniyor. Bu kapsamda Hariri’nin halası Behiye Baaeddin’in Hizbullah’tan yana çıkıştığı da söyleniyor. Yani Suudi Arabistan’ın istediği adamı başbakan olarak dayatma çabası da ters tepiyor.

Peki bu baskı kurgusuyla Hizbullah silahlarını bırakır mı? Hayır. Bu restleşme Hizbullah’ın sonunu getirir mi? Getirmez. Bunun için Hizbullah’ı besleyen koşulların değişmesi gerekir.

***

Birçok insan Suudi Arabistan’ın hamlelerine anlam vermekte zorlanıyor. İlla bir mantık aranacaksa Hariri’den sonra Suudilerin sözcüsü gibi davranan Lübnan Güçleri’nin lideri Semir Caca’ya kulak vermeli:

‘Suudi Arabistan’ın istediği Hizbullah’ın bölgesel rolünü terk edip Lübnan’a çekilmesi.’

Aslında gerçekçi bir izahat aranacaksa bütün hikâye bu. Bu talebin anlamı da şu:

Suriye artık İsrailî-Suudî cephe için kayıp dava. İran ve desteklediği örgütlerin nüfuz ve harekât kabiliyeti genişledi. İsrail, Hizbullah’ın Golan etrafında operasyon hücreleri oluşturmasından korkuyor. Hizbullah, Suriye’de komutanlarına yönelik bazı saldırılara misilleme yaparken İsrail’i sadece işgal altındaki Şeba’a Çiftlikleri’nde değil Golan’da da vurabileceğini gösterdi. Hizbullah’ın Suriye’den Lübnan’a çekilmesi İsrail’in mevcut koşullarda elde edebileceği en iyi sonuç olabilir.
Kral Selman ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın kâbusu daha büyük; Lübnan’da iktidarın ortağı Hizbullah’a ilaveten Suriye’de vekâlet savaşının kaybedilmesi, Suudilerin cehenneme çevirdiği Yemen’de Husilerin Riyad’ı vurabilecek kadar güçlenmesi, Irak’ta Haşd el Şaabi’nin IŞİD’le savaşta parlaması ve siyaseti etkileyecek güce kavuşması Suudilerin bölgesel liderliğini hepten zora soktu. Bütün bunlardan Tahran’ı sorumlu tuttuğu için de ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun İran dosyasına ortak olma konusunda çok hevesli.

İddiaya göre bu talep Netanyahu tarafından bizzat Muhammed bin Selman’a iletildi. Selman’ın İsrail’i gizlice ziyaret ettiği öne sürülmüş, Tel Aviv yönetimi de bunu yalanlamıştı. Bir kaynağın Beyrut’ta benimle paylaştığı bir bilgiye göre Selman İsrail’e gitmedi fakat Netanyahu ile Kızıl Deniz’de bir yatta buluştu. Pekâlâ mümkün. Suudiler kritik ittifakları deniz üstünde kurmaya alışıktır! Suudi Amerikan rüyası da böyle bir buluşmayla başlamıştı.

Nasrallah bu beklentiye yanıt verirken Hizbullah’ı bölgesel misyonundan kimsenin geri döndüremeyeceğini kaydetti. Ancak bu bölgesel misyon Hizbullah için de riskler barındırıyor. Şimdi Nusra ve IŞİD gibi örgütleri temizleyen bir güç olarak hareketlerine meşruiyet kazandırabiliyor. Yarın hikâye değişebilir. Nasıl ki Filistinli örgütler belli bir süre sonra Lübnan’da sorunun temel parçası haline dönüştüyse, kendi habitatı dışına çıkmış Hizbullah da gelecekte sorunun kaynağı olmaya başlayabilir. Beri tarafta Hizbullah’ın silahlı örgüt olarak varlığını sürdürmesine dair evdeki tartışmalar da kesilmeyecektir.

***

Kral Selman ve oğlunun öngörülemez son manevraları Arap Birliği’ndeki ortakları da tedirgin etti. Cezayir açıkça Lübnan’dan yana tavır aldı. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin desteğiyle İhvan’a darbe yapmış olan Mısır Devlet Başkanı Abdülfettah Sisi de Hizbullah ya da İran’a cephe açılmasına karşı. Görünürde baba-oğulun yanında ‘mecburiyet’ ve ‘mahkûmiyet’ kontenjanından Bahreyn ve bu işlerin perde arkasındaki kurgu operatörü Birleşik Arap Emirlikleri var. Kuveyt de sesini çıkaramıyor ama son derece rahatsız. Körfez, ciddi şekilde Katar sendromunun etkisi altında. Yani Selman için Arap şemsiyesi bu kez delikli paçavra.

Arap çerçevesinin dışında da Suudi kesesinin şıngırtılarıyla kılıç dansına kalkan Trump ve düşmanına inecek yumruğun kaynağını asla dert edinmeyen İsrail var. Lübnan üzerinde etkisini koruyan Fransa başta olmak üzere Avrupa Birliği üyeleri de göç dalgasına yol açacak yeni bir kriz bölgesi yaratılmasını istemiyor.

***

Son olarak bütün yaralı, kırılgan ve hassas haline rağmen Lübnan’da iç savaştan bu yana bir Lübnanlılık kimliği ve bilincinin nüksettiğini gözlemliyoruz. Bu önemli bir işaret. Bu coğrafyanın temel sorunu, mezhepsel bölünmüşlüğe ilintilenmiş ve müdahalelere açık bir düzenin üstüne çıkacak ortak bir kimliğin yokluğu ya da güçsüz olmasıdır. Bu zaviyeden bakınca Feyruz’un duruşu karşımıza çıkıyor. Mardin asıllı bir babanın kızıdır ama onun dünyasında her şey Lübnan içindir. Li Beyrut (Beyrut İçin) onun bu yaralı kent için yaktığı ağıttır, döktüğü gözyaşıdır. Bugün Lübnan için yazılmış şarkılar insanların kalp duvarlarına daha fazla çarpıyor. Bu kimlik ne kadar siyasal karşılık bulursa Suudi Arabistan ve İran dahil bütün dış aktörlerin Lübnan üzerindeki eli zayıflayacaktır.
Lübnanlılar sağduyulu tepkiler verdiğinde sosyal medyada “Bence Feyruz’un çocukları bugün onun yüzünü kara çıkarmadı. Yarına Allah kerim. Beyrut’tan bin selam” diye mesaj atmıştım. Tepki gösterenler oldu. Kalbi Lübnan için titreyen herkes Feyruz’un evladıdır. Feyruz bu coğrafyanın da evladıdır, Mardin’in yitik kızıdır, bizim yitiğimizdir!

 

 

.

Facebook Yorumları

Emlak8
4.08.2020
Petrol anlaşması, Kürtler ve hayli karışık hesaplar
27.07.2020
Çin, İran’la bu dansı oynar mı?
25.07.2020
10 olmazın elinde bir olura bakan Libya
21.07.2020
Kafkas ötesinde ‘tehlikeli fırsatlar’
16.07.2020
Ermenistan ve Azerbaycan savaşa mı giriyor?
14.07.2020
Kırılan zincir ve alttakilerin matemi!
9.07.2020
Bir cinayet kaç strateji eder?
7.07.2020
Melez koalisyon için sevimsiz çıktılar
3.07.2020
Yahudi itirazı da olmasa
30.06.2020
Rus zehirlenmesi
24.06.2020
Mısır’la savaş mı?
17.06.2020
Suriye’nin başına Sezar kesilmek ve mali ilhak
16.06.2020
Sezar, açlık oyunları ve Kürtler
12.06.2020
Yaptırım silahı, dolar fişeği: Şam için alarm zamanı mı?
9.06.2020
Trablusgarp 2.0. Ya sonrası?
5.06.2020
Direnen insanlık ve bizim siyahlarımız
2.06.2020
Türk’ün hevesi, Rus’un kalibresi
29.05.2020
Ruslar Libya’da ne yapmaya çalışıyor?
27.05.2020
Dış siyasetin ne bayramı var ne seyranı
26.05.2020
Dış siyasetin ne bayramı var ne seyranı
22.05.2020
Titanlar savaşı ve Rus-Amerikan çelmeleşmesi
19.05.2020
1864: Soykırım ve sessiz miras
17.05.2020
Cihadın kutsal olmayan rant döngüsü
15.05.2020
Kürtlerin gözünde vaziyet: Elde var umut!
12.05.2020
Ya kırk katır ya kırk satırdan çıkarsa başbakan...
10.05.2020
Rus-Amerikan-İran tangosu ve Kürt düğümü
5.05.2020
Türkiye yansın, ABD ısınsın!
1.05.2020
Toz dumanda Şam’ın halleri
28.04.2020
Yemen ölüyor, ölürken bölünüyor
26.04.2020
Putin, Esad’ı gözden çıkarıyor mu?
21.04.2020
Fesin emirlerle imtihanı
18.04.2020
Bekleyin, yeni ‘paralel ordu’ geliyor!
14.04.2020
Katranlaşmış hevesler için...
12.04.2020
Kürdistan’a üs, Irak’a dizayn
6.04.2020
Virüs fırsatçılığıyla kirli müdahaleler
2.04.2020
Bir IBAN, iki sonsuz savaş
31.03.2020
Viral günlerinde dostlara tutunmak
16.03.2020
Korona ile hasbihal
10.03.2020
‘İdlib Başkomutanlık Muharebesi’ ve üç maddelik çıktı!
6.03.2020
İdlib'de hezimet tescil edildi
3.03.2020
Cihatçı yığınlarla baş başa
2.03.2020
Bu ateş Türkiye'yi ‘vekil devlet’ yapar
28.02.2020
Serakıp’ta ‘tekbir’ ve fakat…
25.02.2020
Kaçak savaştan kaçırılan cenazelere
21.02.2020
Halep’in coşkusu İdlib’e ne söylüyor?
18.02.2020
Cihatçı yığınlarla baş başa
14.02.2020
Amerikalılar Erdoğan’ı neden tutuyor?
11.02.2020
Büyük İdlib’den Küçük İdlib’e büzülen hesaplar
9.02.2020
Ateş bizi çağırıyor
4.02.2020
İdlib seferi: Öfkeli ve tehlikeli
28.01.2020
Hesap Bağdat’tan dönerse yedekteki savaş
21.01.2020
Berlin dönemeci
16.01.2020
Hezimetin kaç tonu olabilir?
14.01.2020
Rüya çalan!
10.01.2020
Evet evet her şey yolunda!
7.01.2020
Yastan sonra tufan mı?
3.01.2020
Amerikan salvoları: Tükenmişliğin emareleri
31.12.2019
Libya’ya cihatçı koridoru ve müstakbel felaketimiz
28.12.2019
Bataklık seferi ve asık suratlar
24.12.2019
Kimyasal tezgâhtan BM tezgâhına
20.12.2019
Petrol sarhoşluğu yeniden
17.12.2019
Türk askerine Libya seferi yazılırsa...
13.12.2019
Kürt yakasındaki eller
11.12.2019
Amerikan-İran kapışmasından Irak’a düşen
3.12.2019
Ortaya karışık ‘vezir’ hamlesi
28.11.2019
Kürdistan’da Pence’in pençe değeri
23.11.2019
Irak silbaştan: Kürtler sıfırlanır mı?
19.11.2019
İran’ın öfkeyle imtihanı: Komplodan ötesi
17.11.2019
Hırdan ne çıkar?
14.11.2019
Ateşe doğru ‘diplomatik’ safari
8.11.2019
CHP için okuma parçası: Afrin aynası
5.11.2019
Lübnan’ı çekiştirmek: Hizbullah'ın başı belada mı?
1.11.2019
Dikenli sarmaşık: ‘Barış Pınarı’ndan Bağdadi’ye
29.10.2019
Trump The Oil: Suriye cehenneminde petrolün yeri
26.10.2019
Kürtlere petrol görevi mi? Ne sefillik!
24.10.2019
Muhtıranın şifreleri
20.10.2019
Haşince aşk ile mükemmel bir çıkmaz!
18.10.2019
Hezimet evvela hakikati söyletir
15.10.2019
Bataklık senaryosu tetiklenir mi?
9.10.2019
Fırat’ın doğusunda Türkiye’yi ne bekliyor?
7.10.2019
Irak yine bir komploya kurban mı gidiyor?
4.10.2019
Iraklılar Irak’ı geri isterken…
1.10.2019
CHP’nin Suriye açılımı ve açmazlar
28.09.2019
Cepte kalan sermaye ateş ve barut
22.09.2019
İran savaşı kaç para eder?
16.09.2019
Üçlü zirve: Hezimetin beşinci taksidi
11.09.2019
Cihatçının gönlü Türkiye’den ne ister?
26.08.2019
Milisin var derdin var
23.08.2019
Kayyımlı muhalefet, kayıtsız muhalefet ve İdlib’in laneti
30.07.2019
Şam’la Kürtler arasında kalan aşiretler ve petrol kavgası
28.07.2019
İktisadi vaziyet: Savaş ekonomisinden halk ekonomisine
26.07.2019
Amude’de gündem hassas: IŞİD mahkemesi
2.07.2019
Türkiye’nin Libya savaşı: Kesinlikle tombaladan çıkmadı
28.06.2019
Kürt dersi alındı mı?
24.06.2019
Yufka yürekli Trump ve kibrin sınırları
18.06.2019
S-400’ü bağlarsın İdlib’e, gerisi Allah kerim!
11.06.2019
İran kuşatması ABD’nin de çıkmazı
8.06.2019
Kandaka devriminden milis devletine
1.06.2019
İran’a karşı Arap cephesi: Biraz öfke biraz serap
31.05.2019
Kürdistan’da oğullar dönemi ve çıkmazlar
27.05.2019
Yeni Amerikan kumpası: Film başa sarsın, Türkiye rolünü alsın!
24.05.2019
Komşulukta Kürtler 'sıfır çarpan' olmak zorunda mı?
21.05.2019
Savaş mı? Tevbe neuzubillah!
16.05.2019
Alooo Ağayi Donald!
14.05.2019
İdlib seçimi: Cehennemden cehennem beğen
7.05.2019
Büyük düşün küçük kırıntıları: Tel Rıfat hesapları
30.04.2019
Çekiştirilen Sudan: Vekâlet savaşı çıkar mı?
27.4.2019
Petrolle ya terbiye ol ya terörize!
22.4.2019
Kuzey-Doğu Suriye’nin Élysée çıkarması
18.4.2019
Cendere
16.4.2019
Tezgâhlık işler ve Sudan gerekçeleri
12.4.2019
Devrim Muhafızları’nın adamı Trump!
9.4.2019
Libya’nın laneti: Din için petrol, petrol için din
7.4.2019
Yeni Osmanlı’dan yenik İttihatçıya: Kükreyesin var mı?
3.4.2019
Yerelin aynasında küreselimiz: Kasırga yaklaşıyor
28.3.2019
Şeytani ısrar: Golan’dan sonraki senaryo
20.3.2019
Bağuz’dan sonrası için biriken fırtına
19.3.2019
Bir ziyaretin kodları: Şeytan çarpacak ama…
12.3.2019
Devrimin Kudüs’ü geri mi dönüyor?
7.3.2019
Üç ziyaret, çok kurgu
1.3.2019
Kral ve prensin çalımları: Asıl tecrit olan kim?
25.2.2019
Bu tampon o tampon değil!
21.2.2019
IŞİD bitmiş, teşekkürler Trump!
11.2.2019
İstihbarat rejimi olmak
6.2.2019
Irak’ın Amerikan sancısı depreşirken…
4.2.2019
ABD’nin Hizbullah hesabı neden tutmadı?
1.2.2019
Uyanık kalın, piyangodan bir darbe vurabilir
28.1.2019
Basılan Türk karargâhının anlattıkları…
23.1.2019
Cehennemin kapıları tıklanırken…
16.1.2019
Tampon fantezisi ve Kürtler: TOKİ’den bahçeli evler, iki kat olanından...
15.1.2019
Tampon fakat kime?
14.1.2019
İdlib, buyurun eseriniz!
10.1.2019
Yeni Sykes-Picot ve Suriye’de jandarma olmak
2.1.2019
Orta Dünya’nın simsarları nereye gidiyor?
27.12.2018
İki nehir arasında boğulmak
26.12.2018
Pimi çekilmiş bir çuval el bombası
20.12.2018
ABD’nin çekilmesi ne anlama geliyor?
19.12.2018
Fırat'ta restleşme mi, Şam uçağına bilet mi?
18.12.2018
Sarı Yelekliler nereye koşuyor?
14.12.2018
Fırat seferine ayarlı sandıklar!
11.12.2018
Sarı Yelekliler: Neden eve dönmediler?
4.12.2018
Ve ‘G-20 Testere Ödülü’ goes to ‘Ebu Minşar’
3.12.2018
Meydan muharebesinden Kerç dalaşına: En pahalı faşist kart
27.11.2018
Barzani bir kez daha Bağdat’a dönerken…
24.11.2018
Tampon düşüren tampon
20.11.2018
Kaddafi’nin ahı ve İtalya bozgunu
13.11.2018
Siyon düşünde Arap çözülmesi
11.11.2018
Arap sokağında İran kışı, İsrail baharı: Yoksa serap mı?
6.11.2018
'Ak Gezer'in 'Şir'le savaşı: Kabadayılıkta yeni sezon
30.10.2018
X-large'tan X-small'a: Çaresizliğin hikâyesi
23.10.2018
Bela fırtınası: Katar öfkesi, Kaşıkçı intikamı, Kuveyt çalımı ve 'Küçük Saddam'
20.10.2018
Körfez'deki 'pitbull'lar
16.10.2018
Bir rehineden, bir suçtan lütuf devşirmek
10.10.2018
Suud işi: Ortadoğu’da oyuncu olmanın ‘elif-ba’sı
7.10.2018
Kafkasya’da tehlikeli restleşmeler
4.10.2018
Kürtler Bağdat’a dönerken…
28.9.2018
Sahi İsrail hiç mi afallamadı?
26.9.2018
Ahvaz tuzağı ve ‘ödenmiş’ devrimciler
20.9.2018
Dehşet dengesine İL-20 girdisi
19.9.2018
Erdoğan eliyle tasfiye
9.9.2018
İdlib zehirlenmesi
4.9.2018
Su savaşlarından ‘Mavi Barış’a
31.8.2018
Bağdat’ta şeytanla dans
28.8.2018
'Stratejik müşteri' ve İdlib çengeli
22.8.2018
İran kumarı ve ilk hasıla
20.8.2018
Çal kemancı!
11.8.2018
Bir başka açıdan İran-ABD gerilimi: Aslında iyi anlaşırlardı
6.8.2018
Diplomaside serseri zamanlar
3.8.2018
Savaşların anası ve nevzuhur İttihatçıların çaresizliği
31.7.2018
Kürtlerle müzakere: Ankara’yı ifrit eden seçenek
24.7.2018
Beyaz Miğferler için tahliye zamanı: Bir rejim değiştirme aparatı emin ellerde
14.7.2018
Moskova’ya çıkan çift şeritli yol: Bir kefede Netanyahu diğerinde Velayeti
11.7.2018
‘Kabadayılar Çetesi’nin son güncesi
6.7.2018
Güneyde ‘dost ihaneti’ ve 'düşman suskunluğu'
4.7.2018
Selefi İslamcıları ‘yetmez ama evetçi’ yapan nedir?
30.6.2018
Sen sus patatesler konuşsun!
27.6.2018
Kapa çeneni!
22.6.2018
Yemen boğun eğer mi? Suudi atası aksini söylüyor
21.6.2018
Gökdelen azgınları ve yalın ayaklar
19.6.2018
Kürtlerin Şam’la diyalogu: ABD’ye rağmen mümkün mü?
18.6.2018
Menbic: Yeni bir fetihçi beklemeyen eski 'kutsal şehir'
13.6.2018
Roket adamların barışı: Dünyanın nasibine düşen ne?
6.6.2018
Ürdün’de isyan; kralca hamleler, bölgesel oyunlar
4.6.2018
Cehennem Borsası
29.5.2018
Golan hesapları: Kaostan lütfa, tampondan petrole
26.5.2018
İsfahan: İnsanın insana bir iyiliği
25.5.2018
12 emir, İran, Suriye: Sanki herkes Putin’e çalışıyor!
11.5.2018
Trump’ın barutu, Bibi’nin ateşi
8.5.2018
Veliahtım, prensim! Lübnan size ‘şey’ dedi
2.5.2018
Trump’a atılan pas İran’a gol olur mu?
30.4.2018
Kore baharındaki 'parlamayan' yıldız
26.4.2018
Bir ‘diyet IŞİD’ almaz mıydınız?
24.4.2018
Toz duman dağılınca geriye kalan
16.4.2018
Küresel küstahlığın yüzünü kurtaran 105 salvo
11.4.2018
Felakete doğru
5.4.2018
Elysée’de ne konuşuldu? Afrin’den sonra Kürtler ne bekliyor?
1.4.2018
Bak şu Elysée’nin işine!
29.3.2018
Batı'nın Rusya krizi ve bizim payımıza düşen
21.3.2018
'Afrin’in Fethi' ve nasipse 'Birinci Tayyip Dönemi'
15.3.2018
Pompeo orta dünyaya ne pompalar?
13.3.2018
İran, Kürtleri yakın plana alırken…
6.3.2018
‘Makul’ darbeler, ‘biçare’ Yemenliler ve Batılı vicdanı!
24.2.2018
Afrin çıkmazı
20.2.2018
Menbic senaryosu: ABD çekilirse ne olur?
13.2.2018
Savaşın fabrika ayarları
6.2.2018
Afrin aynasında İdlib ve Rus ruleti
2.2.2018
Kuvayi Milliye! Hayalden öteye…
30.1.2018
Erdoğan’ın kefil olduğu ‘Milli Ordu’
21.1.2018
Ateşle dansın ‘cool’ partnerleri
16.1.2018
Bir gece ansızın girersiniz ama bin gecede çıkamazsınız!
12.1.2018
Erdoğan'ın yürüdüğü son sahne
6.1.2018
İki gerçek arasında: İran çıkmazı
2.1.2018
İran nereye gidiyor?
25.12.2017
Şu Emirlikler meselesi!
20.12.2017
‘Vatansever Kürt’ten ‘hain Kürt’e: Suriye’de kritik dönemeç
12.12.2017
Kendi oyununda tepetaklak olanlar
4.12.2017
Yemen’deki hesaplaşma
1.12.2017
Komşumuzdur İran! Ona ne şüphe!
22.11.2017
Bence Lübnan!
13.11.2017
Feyruz’un çocukları!
10.11.2017
Dürzi bahanesiyle yeni bir İsrail işgali mi?
6.11.2017
Suudiler Lübnan’ı neden ateşe atıyor?
3.11.2017
İran’ın oyunu, Bağdat’ın talihi
27.10.2017
Çölün Martin Luther’ine yer açın!
25.10.2017
ABD Kürtlerden vazgeçti mi?
10.10.2017
İdlib’de El Kaide ile Amerikan güreşi!
7.10.2017
Kral hazretleri Rus gemisine neden bindi?
2.10.2017
Çuvala sokulan, Mossad’a çalınan Kürt sandığı
1.10.2017
Rusya’nın Kürdistan nüansı
27.9.2017
Referandumdan sonra: Paniğe mahal yok!
15.9.2017
Golavinka’nın ağacı, Çerkes yarası ve bir sessiz ağıt
7.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 3: Haşd el Şaabi Kerkük için savaşır mı?
6.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 2: KDP cephesinden bir bakış: Kürdistan çaresiz değil
5.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı: Tarihi fırsat mı, oyun mu?
25.8.2017
Raconatif diplomasi
23.8.2017
Biçare!
20.8.2017
Kürdistan’daki İsrail parantezi; kârdan çok zarar
14.8.2017
Savaşın en zoru: Deyr el Zor
10.8.2017
Türkiye Çin için Uygurları terk edecek mi?
8.8.2017
Şiiler arasında bir Suud kılıcı! Sahi mi?
3.8.2017
Kıtlıkla beslenen darbe ve Chavismo’nun kaderi
31.7.2017
Pakistan FETÖ’sü darbe mi yaptı?
27.7.2017
Hariri, Trump’la âbâd olurken Lübnan cephesi
23.7.2017
İdlib’deki tuzak: Türk’ün Talibanistan’ında işler karıştı
21.7.2017
Suriye’deki Kafkasya lejyonu: Kadirov’dan ötesi
14.7.2017
Boru hattında yüzen Filistin sevdası!
9.7.2017
Tampon pazarı
7.7.2017
Körfez krizindeki rahmet!
4.7.2017
Irak’ı kurtarmak!
23.6.2017
Taht kavgasından Badiya Çölü'ne
21.6.2017
Ya Fırat kızıla çalarsa!
14.6.2017
Puslu havada ‘Amerikan hilali’
8.6.2017
IŞİD’in püskürtülmesi, Haşd’ın Kürtleri ve alabora hesaplar
7.6.2017
Terör sofrasında terör muhabbeti
6.6.2017
Ah Katar vah Katar!
25.5.2017
Jöleli-Arap-İslam NATO’su
20.5.2017
Diplomaside Yerkelizm
17.5.2017
Noktalı virgül
15.5.2017
Fars mı seçim mi?
5.5.2017
Çatışmasızlık bölgeleri: Bu tampon, başka tampon
30.4.2017
İsrail'in IŞİD ve El Kaide aşkı!
25.4.2017
Referandum Orta Doğu siyasetine nasıl yansıyacak?
22.4.2017
Suriyelinin canı, Katar’ın fidyesi
19.4.2017
Yerim daraldı ama oynayacağım!
10.4.2017
Ebu İvanka! Saçma sıkan kovboy!
7.4.2017
Kimyasal dehşetten sonra
6.4.2017
Kerkük; ateş orada, duman burada
5.4.2017
‘Kiril Mücahitlerle’ yüzleşme
25.3.2017
50 aşiretlik yeni ordu: Yine kâğıttan kaplan
23.3.2017
Kürtlerin 'çıkış' senaryosu
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive