İki gerçek arasında: İran çıkmazı


6.1.2018 - Bu Yazı 1551 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Şah’ın kötülükleri, ardıllarının günahlarını artık silemeyecek kadar sünger özelliğini yitirdi. Muhalifler cezaevleri ile ilgili iddiaları sürekli gündeme taşıyor ve bunlar ‘düşman propagandası’ olarak geçiştiriliyor. İnfazlar, idamlar, işkence vakıaları, siyasi tutuklular vs. Hepsi devrimi koruma adına!

‘İran nereye gidiyor’ başlıklı son yazımı bir öngörüyle bağlamıştım: “Gösteriler çığırından çıkartılmazsa statükoya karşı Hasan Ruhani’nin elini güçlendirebilir. Tersi olursa sistemi dönüştürmeye yönelik çabaların üzerinde ilave bir balyoza dönüşür. Fakat değişim baskısı ötelense de yok edilemez.”

Talepleri haklı olmakla birlikte göstericilerin lidersiz, programsız ve uyumsuz olduğunu not edip rejimin kendi kartlarını henüz oynamadığını belirtmiştim.

Bu kartlar ‘İslam düşmanlarının komplosu’ savına sarılmak, geniş kitleleri rejim için seferber etmek, Pasdaran (Devrim Muhafızları) ve Besic’in gücünü göstermek. Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin öfkeye hak veren tutumuna karşın dini liderlik ve güvenlik şemsiyesi kestirme yolu seçti.
Göstericilerin şiddete yönelmesi, Piranşehr, Dehloran, Kazvin ve Necefabad’da çok sayıda güvenlik görevlisinin öldürülmesi, karakol ve bankaların kundaklanması, Furkan adlı örgütün petrol boru hattını bombalaması, Mazandaran’da birkaç köyde Şiilere ait türbelerin yakılması, ABD ve İsrail’in kışkırtıcı desteği rejimin aradığı gerekçeleri sundu.

Mutlaka bazı dersler çıkarıldı. Gösterileri tetikleyen ekonomik problemlere çözüm bulunması çağrısı dün Tahran’da Ahmet Hatemi’nin okuduğu Cuma hutbesine de yansıdı.

Fakat öfkenin kaynağını sadece ekonomik sıkıntılara indirgemek, dış güçleri suçlamak, rejimin kas gücünü göstermek ve ‘aldatılmış ya da yolunu şaşırmış’ göstericilerin karşına kitleleri çıkarmak, rejimin yüzünü bir kez daha kurtarsa da olup bitenler düzen açısından sevimsiz bir sürü gerçeğe de ışık tuttu:

– ‘Velayet-i Fakih’ fikrine dayalı din adamlarını yönetimde üstün bir yere getiren ve sistemi kontrol etme imkânı veren modele itirazlar meydanlara da yansıdı. Gösterilerin çapı küçümsense de bu çok radikal bir meydan okuma olduğu gerçeğini değiştirmez.

– Reformcu cepheye açılmış siyaset alanı artık tatmin ya da teskin etmiyor. Halkın iradesinin tecelli edebildiği alan sınırlı: Top ‘makbul’ reformcu ile muhafazakâr kaleler arasında gidip geliyor. Meşru muhalefet alanının büyüklüğünü tayin eden Anayasayı Koruyucular Konseyi gibi sistemin süzgeçleri. ‘Onaylanmış’ reformcular farklı kesimlerin değişim umuduydu. Bu umut insanları sandığa bağlıyordu. Sandığa ilgi de sistemin meşruiyet eşiğiydi. Son gösterilere damgasını vuran sloganlar reformcularla ilgili ciddi bir hayal kırıklığını açığa vurdu.

İnsanlar reformcuları iş başına getiriyor ama temel meselelerde bir değişiklik yaşanmıyor. Artık bu insanlar için reformcular sistemi tamamlayan madalyonun öteki yüzü.

2009’da düzen, Pasdaran ve Besic ile gösterileri bastırıp liderlerini hapse atarak ya da ev hapsine alarak kendini sağlama aldı. Hasan Ruhani’nin üst üste iki seçim zaferi bastırılmış kesimlerin sisteme yanıtıydı. Fakat tersinden Ruhani aynı zamanda sistemin kendi çözümüydü. Sistem bu şekilde badireleri atlattığını düşünse de esasen reformcu alternatifi işlevsizleştirmeye yani kendi çözümünü tüketmeye başladı. Eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi’den sonra Ruhani de değişim beklentisine yanıt veremedi. Haliyle sıradaki dalgalar dana sert rüzgârlarla şişecek gelecek demektir.

– 2009’da Yeşil Hareket’in nüvesini oluşturan reformcu kesimlerin gösterilere katılmaması Ruhani’nin cumhurbaşkanlığı koltuğunda olması, bakanlıkları ellerinde tutmaları, mecliste etkin olmaları ve son zamanlarda baskıların azalacağına dair sinyallere bağlanabilir. Mesela son zamanlarda başörtüsü takma zorunluluğu epeyce gevşetildi. Başörtülü olmayanları da kuşatacak ulusal birlik ve bütünlüğün önemine dair mesajlar verildi. Geçen ay Tahran polisi başı açık kadınların artık tutuklanmayacağını duyurdu. Milli Güvenlik Kurulu Sekreteri Ali Şamhani ev hapsindeki reformcu liderlerle ilgili koşulların hafifletileceğini açıkladı. Reformcuların pasifliği, Yeşil Hareket içindeki radikal unsurların inisiyatif almasına yol açtı.

– İranlı yorumculara bakılırsa 2009’a kıyasla gösterilerin ağırlığı siyasi ve sivil özgürlüklerle ilgilenen orta sınıftan ekonomik krizlerin daha fazla ezdiği alt sınıflara yani işçi ve işsiz kesimlere kaydı. Paradoksal olarak rejim aleyhine slogan atsalar da katılımcı profilinde bu kez muhafazakâr kimliği ile bilinen taşralılar ağırlıklıydı. Orta sınıf daha eğitimli ve 2009 deneyiminden sonra daha dikkatli. Ayrıca yorgun. 2009 sonrası tutuklananlar hâlâ bedel ödüyor. Şimdi 1500 kadar gösterici tutuklandı ve bunların yüzde 90’ı 25 yaşın altında. Yani gözü kara insanlar sahnede. Haliyle sosyolojik projeksiyon yeni dip dalgaya odaklanmak durumunda.

– Gösteriler rejimin içindeki rakip unsurlar arasındaki çelişkileri de yansıttı. Ruhani kanadı gösterileri hükümeti köşeye sıkıştırmak isteyen muhafazakâr bir kanadın başlattığını ama kontrolden çıktığını öne sürdü. Hatta Devrim Muhafızları Komutanı Muhammed Ali Caferi, faturayı isim vermeden “Eski bir yetkili” diyerek eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad’a kesti. Gösterileri, dini lider Hamaney’in koltuğu için erkenden başlayan perde arkası yarışta rakiplerin birbirine çelme atma çabasına bağlayanlar çıktı. Güçlü adaylar arasında yer alan Ruhani’yi yıpratmak için bu tür karmaşalardan medet umulduğu öne sürüldü.

Bir başka çelişki gösterilerin kaynağına dair yaklaşım farklılığında görüldü. Dış müdahale senaryosunu dillendiren dini liderlik ve güvenlik şemsiyesinin aksine Ruhani kendi elini güçlendirmeye çalışan bir yaklaşım sergiledi:

“İnsanlar sadece ekonomik problemler, para, ekmek ve su değil aynı zamanda daha fazla (özgürlük) alanı talep etmek için sokaklara döküldü. Tehdit olarak gözüken bu olayları fırsata dönüştürmemiz ve problemi görmemiz gerekiyor.”

***

İran’daki tablonun bize söylediği bir şey daha var: Çözüm bekleyen sorunlar ve insanların öfkesi ne kadar gerçekse İran’ın uluslararası alandaki duruşundan dolayı bu ülkeyi dize getirmek isteyenlerin niyetleri ve emelleri de o kadar gerçek. Aynı anda iki fotoğrafı görmek durumundayız. Suriye’de de iki gerçek aynı ayda sahnedeydi; haklı değişim talebi ve sinsi müdahale. Ve film hiç iyi ilerlemedi. Aynısı İran’da tekrarlanırsa Asya ile Avrupa ve Ortadoğu arasındaki en önemli omurga çökmüş olur.

Felaket tellallığına prim vermekten kaçınsak da görmezden gelemeyeceğimiz bir tablo var: ABD, İsrail, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirliği (BAE) bir süredir İran’a karşı ortaklığı pratiğe dönüştürmeye çalışıyor. Bu ortaklık bu kez sözde kalacak gibi duruyor. Çünkü Irak’ta yaratılan kaosun İran’a yatay ve dikey nüfuz alanları açması, Suriye’deki vekâlet savaşının Kudüs Gücü’ne İsrail’in burnunun dibine kadar operasyon kabiliyeti kazandırması, Hizbullah üzerinden Lübnan siyaseti üzerinde yönlendirici etkisini koruması, Yemen’de Hizbullah’la paralel kodlara sahip Ensarullah’ın güçlenmesi İran karşıtı cephenin gözünü kararttı. Birtakım örtülü operasyonlar beklenebilir.

Bu cephe, İran’ın bölgedeki ellerini kesmekten bahsederken İran sokaklarında “Hayatım Gazze’ye değil, Lübnan’a değil, İran’a kurban olsun” sloganları atılması dikkat çekti. Bu slogan ekonomik sıkıntılar nedeniyle gelişen “Önce İran” hissiyatına denk düşse de rejim değişikliği için fırsat arayan ABD’nin niyetine de tercüman oluyor.

Olayların ilk anından itibaren Körfez medyasında rejimin çöküşe geçtiği, dini lider Ali Hamaney’in oğlunun Türkiye’ye kaçtığı, Pastaran ve Besiç üyelerinin kimliklerini yakarak saf değiştirmeye başladığı yönünde iddialar dolaşıma sokuldu. Benzer senaryo 2011’de Suriye’de oynanmıştı.
Neler oluyor diye insanlar haber susuzluğu çekerken İran Başsavcısı Muhammed Cafer Muntazeri çıkıp komployu çözdüklerini öne sürdü. İddiaya göre “İsyanı ABD, Siyonistler ve Suudi Arabistan tetikledi. Komplonun mimarı CIA’in ‘Molla Mike’ lakaplı elemanı Michael Andrea. Plana bir Mossad ajanı yardım etti. Masrafları ise Suudi Arabistan üstlendi. Bunun için Erbil ve Herat’ta operasyon odaları kuruldu. Planın taşeronları Halkın Mücahitleri, Şah’ın eski adamları, milliyetçiler ve komünistlerdi. Aslında plan 2018’de uygulanacaktı ama (Ruhani’nin kemer sıkan bütçe tasarısını açıklamasına bağlı olarak oluşan uygun) koşullar nedeniyle erkene alındı.”

İranlıların olup biten her şeyi komploya bağlamaları yüzünden bu tür açıklamalara şüpheyle yaklaşıyoruz ama ABD ve İsrail’in şimdiye dek rejim değişikliği için çok sayıda senaryoyu tükettiğini de biliyoruz. Batı medyasında da ‘Molla Mike’ın ne işler çevirdiğini merak edenler çıkmadı değil. Hatta Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron “Müttefiklerimiz ABD, İsrail ve Suudi Arabistan’ın izlediği çizgi bizi savaşa götürebilir” demek durumunda kaldı. Haliyle bu eksenin çevirdiği dümenlere dikkat kesilmek yorulmaya değer. Elbette “Protestoculara isyanın kodlarını geçen ay Tahran’ı ziyaret eden İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson verdi” türünden iddiaların peşine düşelim demiyorum.

Öteden beri Kürdistan, Belucistan ve Huzistan gibi sınır bölgeleri olası müdahale hatları olarak gözaltında tutulan yerler olageldi. Her iki taraf da etnik ve mezhebi farklılıkları nedeniyle Kürtler, Beluçlar ve Arapları elektriklenmeye açık gruplar olarak ele aldı. Önümüzdeki dönemde bu bölgeler yine yakın planda olacaktır. Aynı algı, 1990’larda Azerbaycan eyaleti için de geçerliydi. Ki o zaman bu bölgeyle ilgilenme işi Türkiye’ye tevdi edilmişti.

***

Tekrar başa dönersek; İran’la hesabı olan güçlerin planları ne olursa olsun bu İranlıların yüzleştiği güncel ve yapısal sorunların önemini azaltmıyor. Gösteriler somut sonuçlar getirmese de toplumun alt katmanlarından yukarıya esaslı bir uyarı ateşiydi. Bunun görmezden gelinmesi mümkün değil.
Şimdiye dek sorunları görmezden gelip sadece gerçeğin bir yüzüyle ilgilenen rejim, kendini savunmak için kendi çocuklarını da yemekten çekinmedi. Mesela 2009’daki olaylarda devrimin simge isimlerinden Ayetullah Muntazari ve Haşimi Rafsancani ‘hain’ ilan edilebildi. Eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi ve eski Meclis Başkanı Mehdi Kerrubi birden bire ‘ajan’ oluverdi. Devrimin ilk Dışişleri Bakanı İbrahim Yezdi ‘sapık’, eski Başbakan Mir Hüseyin Musevi ile kadın önderlerden Zehra Rahneverd ‘fitneci’ damgasını yedi. Devrimin lideri Ayetullah Humeyni’nin torunları düşman ilan edildi; önde gelen ideologlar Murteza Mutahhari, Hüseyin Beheşti ve Ali Şeriati’nin çocukları da öyle. Ki bunlar toplumda ve sistemde karşılığı olan insanlar. Bu insanlar ağır ithamlarla mahkûm edilirken “Kahrolsun Pastaran” ve “Kahrolsun Hamaney” sloganları atan ‘etiketsiz’ gençlerin başına neler gelebileceğini kestirmek zor olmasa gerek.

Uzattım ama bir anımı aktarmadan edemeyeceğim: Haziran 2012’de Tahran’da Şah döneminde muhaliflerin işkenceden geçirildiği eski Savak karargâhını gezmiştim. İslamcısından Marksist’ine 8500 kişinin canını yakmış bu merkez, devrimden sonra İbret Müzesi’ne dönüştürüldü. Bizi gezdiren müze yetkilisi Abdullah Aziziyan da işkence mağdurlarından biriydi. Hücrelerde eski tutukluların bal mumundan yapılma heykelleri, canlandırılmış işkence seansları, sesler ve görüntüler insanda müthiş bir etki bırakıyor. Bahçedeki bitiş sahnesi simgeseldi:

İstihbarat Şefi Hüseyin Ferdust makam aracının arka koltuğunda oturmuş, Keyhan gazetesinin manşetini okuyor: “Şah gitti!”

Tur bitince Aziziyan’a “Şah böyle bir miras bıraktı, ya İslami İran” diye sormuştum. “Artık işkence yok, olamaz” demişti. 2009’da iki muhalifin işkenceden ölmesi üzerine Hamaney’in emriyle kapatılan Kehrizek Cezaevi’ni hatırlatmıştım. O da bir an duraklamış ve ardından işkenceyi affetmedikleri yanıtını vermişti. Ne var ki Şah’ın kötülükleri, ardıllarının günahlarını artık silemeyecek kadar sünger özelliğini yitirdi.

Muhalifler cezaevleri ile ilgili iddiaları sürekli gündeme taşıyor ve bunlar ‘düşman propagandası’ olarak geçiştiriliyor. İnfazlar, idamlar, işkence vakıaları, siyasi tutuklular vs. Hepsi devrimi koruma adına!

Seçimlerde binlerce vekil adayının üzerinin çizilmesi de devrimi koruma adına. Son seçimde devrimi, adaylığını engellemek suretiyle Mahmud Ahmedinecad’dan bile korudular. Mollalar arasında da “Başörtüsü zorunluluğu yanlış bir karardı” diyenler arttığı halde bunda ısrarın nedeni de devrimin ruhunu muhafaza etmek. Bu bakış açısı yüzünden eski Cumhurbaşkanı Haşimi Rafsancani’nin kızı Faize Haşimi gibi simgesel isimler bile hapse atılabildi. 2009 rejimde bir paniğe yol açmıştı. O sendromdan hâlâ çıkılamadı. Ama dediğim gibi dalga sönümlense de geriden daha hırçınları geliyor.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
26.11.2020
Pro-aktif olmadı belki pro-pasif kurtarır!
23.11.2020
Erdoğan’ın adamı Kahire ve Paris’te ne satıyor?
12.11.2020
Ya bizim barışımız?
9.11.2020
Biden’dan kurtarıcı çıkarmak!
7.11.2020
Amerikalılar belasını bulmuş vesselam
28.10.2020
Paty'nin kesik başı ve Müslüman fedai!
27.10.2020
Libya hezimetinde ikinci taksit
26.10.2020
Bir savaş daha kapıyı tıklarken
20.10.2020
Batırmayan bataklık!
18.10.2020
Kafkasya’da el elden üstündür oyunu
13.10.2020
Masanın azizliği!
10.10.2020
Kıbrıs’a kayyım ve terörize siyaset
6.10.2020
Kafkas savaşına dair ahiret sualleri
3.10.2020
‘Kızıl Kürdistan’da Türk-Ermeni savaşı!
29.09.2020
Kapan
25.09.2020
Jeffrey’nin Kürdistan yolculuğu
22.09.2020
Libya üzüyor, herkes üzüyor!
20.09.2020
Arap çölünde barış illüzyonu
15.09.2020
Düşmanlıkta da bir numara
11.09.2020
Şam’a Rus çıkarması ne anlama geliyor?
8.09.2020
Fransız dönüşündeki kılçıklı taraflar
6.09.2020
Moskova’dan verilen Kürt mesajı
1.09.2020
Libya’daki ortaklara neler oluyor?
29.08.2020
Hamas, İsrail-Emirlik aşkı ve kuşatma hevesleri
26.08.2020
Üç beş hezimet, bir tatlı rüya
21.08.2020
Sahi Erdoğan kime çalışıyor?
15.08.2020
Yedi film birden korku seansı
8.08.2020
Beyrut’un ölümü ve Lübnan’ın dirilme şansı
6.08.2020
Beyrut’un ölümü ve Lübnan’ın dirilme şansı
4.08.2020
Petrol anlaşması, Kürtler ve hayli karışık hesaplar
27.07.2020
Çin, İran’la bu dansı oynar mı?
25.07.2020
10 olmazın elinde bir olura bakan Libya
21.07.2020
Kafkas ötesinde ‘tehlikeli fırsatlar’
16.07.2020
Ermenistan ve Azerbaycan savaşa mı giriyor?
14.07.2020
Kırılan zincir ve alttakilerin matemi!
9.07.2020
Bir cinayet kaç strateji eder?
7.07.2020
Melez koalisyon için sevimsiz çıktılar
3.07.2020
Yahudi itirazı da olmasa
30.06.2020
Rus zehirlenmesi
24.06.2020
Mısır’la savaş mı?
17.06.2020
Suriye’nin başına Sezar kesilmek ve mali ilhak
16.06.2020
Sezar, açlık oyunları ve Kürtler
12.06.2020
Yaptırım silahı, dolar fişeği: Şam için alarm zamanı mı?
9.06.2020
Trablusgarp 2.0. Ya sonrası?
5.06.2020
Direnen insanlık ve bizim siyahlarımız
2.06.2020
Türk’ün hevesi, Rus’un kalibresi
29.05.2020
Ruslar Libya’da ne yapmaya çalışıyor?
27.05.2020
Dış siyasetin ne bayramı var ne seyranı
26.05.2020
Dış siyasetin ne bayramı var ne seyranı
22.05.2020
Titanlar savaşı ve Rus-Amerikan çelmeleşmesi
19.05.2020
1864: Soykırım ve sessiz miras
17.05.2020
Cihadın kutsal olmayan rant döngüsü
15.05.2020
Kürtlerin gözünde vaziyet: Elde var umut!
12.05.2020
Ya kırk katır ya kırk satırdan çıkarsa başbakan...
10.05.2020
Rus-Amerikan-İran tangosu ve Kürt düğümü
5.05.2020
Türkiye yansın, ABD ısınsın!
1.05.2020
Toz dumanda Şam’ın halleri
28.04.2020
Yemen ölüyor, ölürken bölünüyor
26.04.2020
Putin, Esad’ı gözden çıkarıyor mu?
21.04.2020
Fesin emirlerle imtihanı
18.04.2020
Bekleyin, yeni ‘paralel ordu’ geliyor!
14.04.2020
Katranlaşmış hevesler için...
12.04.2020
Kürdistan’a üs, Irak’a dizayn
6.04.2020
Virüs fırsatçılığıyla kirli müdahaleler
2.04.2020
Bir IBAN, iki sonsuz savaş
31.03.2020
Viral günlerinde dostlara tutunmak
16.03.2020
Korona ile hasbihal
10.03.2020
‘İdlib Başkomutanlık Muharebesi’ ve üç maddelik çıktı!
6.03.2020
İdlib'de hezimet tescil edildi
3.03.2020
Cihatçı yığınlarla baş başa
2.03.2020
Bu ateş Türkiye'yi ‘vekil devlet’ yapar
28.02.2020
Serakıp’ta ‘tekbir’ ve fakat…
25.02.2020
Kaçak savaştan kaçırılan cenazelere
21.02.2020
Halep’in coşkusu İdlib’e ne söylüyor?
18.02.2020
Cihatçı yığınlarla baş başa
14.02.2020
Amerikalılar Erdoğan’ı neden tutuyor?
11.02.2020
Büyük İdlib’den Küçük İdlib’e büzülen hesaplar
9.02.2020
Ateş bizi çağırıyor
4.02.2020
İdlib seferi: Öfkeli ve tehlikeli
28.01.2020
Hesap Bağdat’tan dönerse yedekteki savaş
21.01.2020
Berlin dönemeci
16.01.2020
Hezimetin kaç tonu olabilir?
14.01.2020
Rüya çalan!
10.01.2020
Evet evet her şey yolunda!
7.01.2020
Yastan sonra tufan mı?
3.01.2020
Amerikan salvoları: Tükenmişliğin emareleri
31.12.2019
Libya’ya cihatçı koridoru ve müstakbel felaketimiz
28.12.2019
Bataklık seferi ve asık suratlar
24.12.2019
Kimyasal tezgâhtan BM tezgâhına
20.12.2019
Petrol sarhoşluğu yeniden
17.12.2019
Türk askerine Libya seferi yazılırsa...
13.12.2019
Kürt yakasındaki eller
11.12.2019
Amerikan-İran kapışmasından Irak’a düşen
3.12.2019
Ortaya karışık ‘vezir’ hamlesi
28.11.2019
Kürdistan’da Pence’in pençe değeri
23.11.2019
Irak silbaştan: Kürtler sıfırlanır mı?
19.11.2019
İran’ın öfkeyle imtihanı: Komplodan ötesi
17.11.2019
Hırdan ne çıkar?
14.11.2019
Ateşe doğru ‘diplomatik’ safari
8.11.2019
CHP için okuma parçası: Afrin aynası
5.11.2019
Lübnan’ı çekiştirmek: Hizbullah'ın başı belada mı?
1.11.2019
Dikenli sarmaşık: ‘Barış Pınarı’ndan Bağdadi’ye
29.10.2019
Trump The Oil: Suriye cehenneminde petrolün yeri
26.10.2019
Kürtlere petrol görevi mi? Ne sefillik!
24.10.2019
Muhtıranın şifreleri
20.10.2019
Haşince aşk ile mükemmel bir çıkmaz!
18.10.2019
Hezimet evvela hakikati söyletir
15.10.2019
Bataklık senaryosu tetiklenir mi?
9.10.2019
Fırat’ın doğusunda Türkiye’yi ne bekliyor?
7.10.2019
Irak yine bir komploya kurban mı gidiyor?
4.10.2019
Iraklılar Irak’ı geri isterken…
1.10.2019
CHP’nin Suriye açılımı ve açmazlar
28.09.2019
Cepte kalan sermaye ateş ve barut
22.09.2019
İran savaşı kaç para eder?
16.09.2019
Üçlü zirve: Hezimetin beşinci taksidi
11.09.2019
Cihatçının gönlü Türkiye’den ne ister?
26.08.2019
Milisin var derdin var
23.08.2019
Kayyımlı muhalefet, kayıtsız muhalefet ve İdlib’in laneti
30.07.2019
Şam’la Kürtler arasında kalan aşiretler ve petrol kavgası
28.07.2019
İktisadi vaziyet: Savaş ekonomisinden halk ekonomisine
26.07.2019
Amude’de gündem hassas: IŞİD mahkemesi
2.07.2019
Türkiye’nin Libya savaşı: Kesinlikle tombaladan çıkmadı
28.06.2019
Kürt dersi alındı mı?
24.06.2019
Yufka yürekli Trump ve kibrin sınırları
18.06.2019
S-400’ü bağlarsın İdlib’e, gerisi Allah kerim!
11.06.2019
İran kuşatması ABD’nin de çıkmazı
8.06.2019
Kandaka devriminden milis devletine
1.06.2019
İran’a karşı Arap cephesi: Biraz öfke biraz serap
31.05.2019
Kürdistan’da oğullar dönemi ve çıkmazlar
27.05.2019
Yeni Amerikan kumpası: Film başa sarsın, Türkiye rolünü alsın!
24.05.2019
Komşulukta Kürtler 'sıfır çarpan' olmak zorunda mı?
21.05.2019
Savaş mı? Tevbe neuzubillah!
16.05.2019
Alooo Ağayi Donald!
14.05.2019
İdlib seçimi: Cehennemden cehennem beğen
7.05.2019
Büyük düşün küçük kırıntıları: Tel Rıfat hesapları
30.04.2019
Çekiştirilen Sudan: Vekâlet savaşı çıkar mı?
27.4.2019
Petrolle ya terbiye ol ya terörize!
22.4.2019
Kuzey-Doğu Suriye’nin Élysée çıkarması
18.4.2019
Cendere
16.4.2019
Tezgâhlık işler ve Sudan gerekçeleri
12.4.2019
Devrim Muhafızları’nın adamı Trump!
9.4.2019
Libya’nın laneti: Din için petrol, petrol için din
7.4.2019
Yeni Osmanlı’dan yenik İttihatçıya: Kükreyesin var mı?
3.4.2019
Yerelin aynasında küreselimiz: Kasırga yaklaşıyor
28.3.2019
Şeytani ısrar: Golan’dan sonraki senaryo
20.3.2019
Bağuz’dan sonrası için biriken fırtına
19.3.2019
Bir ziyaretin kodları: Şeytan çarpacak ama…
12.3.2019
Devrimin Kudüs’ü geri mi dönüyor?
7.3.2019
Üç ziyaret, çok kurgu
1.3.2019
Kral ve prensin çalımları: Asıl tecrit olan kim?
25.2.2019
Bu tampon o tampon değil!
21.2.2019
IŞİD bitmiş, teşekkürler Trump!
11.2.2019
İstihbarat rejimi olmak
6.2.2019
Irak’ın Amerikan sancısı depreşirken…
4.2.2019
ABD’nin Hizbullah hesabı neden tutmadı?
1.2.2019
Uyanık kalın, piyangodan bir darbe vurabilir
28.1.2019
Basılan Türk karargâhının anlattıkları…
23.1.2019
Cehennemin kapıları tıklanırken…
16.1.2019
Tampon fantezisi ve Kürtler: TOKİ’den bahçeli evler, iki kat olanından...
15.1.2019
Tampon fakat kime?
14.1.2019
İdlib, buyurun eseriniz!
10.1.2019
Yeni Sykes-Picot ve Suriye’de jandarma olmak
2.1.2019
Orta Dünya’nın simsarları nereye gidiyor?
27.12.2018
İki nehir arasında boğulmak
26.12.2018
Pimi çekilmiş bir çuval el bombası
20.12.2018
ABD’nin çekilmesi ne anlama geliyor?
19.12.2018
Fırat'ta restleşme mi, Şam uçağına bilet mi?
18.12.2018
Sarı Yelekliler nereye koşuyor?
14.12.2018
Fırat seferine ayarlı sandıklar!
11.12.2018
Sarı Yelekliler: Neden eve dönmediler?
4.12.2018
Ve ‘G-20 Testere Ödülü’ goes to ‘Ebu Minşar’
3.12.2018
Meydan muharebesinden Kerç dalaşına: En pahalı faşist kart
27.11.2018
Barzani bir kez daha Bağdat’a dönerken…
24.11.2018
Tampon düşüren tampon
20.11.2018
Kaddafi’nin ahı ve İtalya bozgunu
13.11.2018
Siyon düşünde Arap çözülmesi
11.11.2018
Arap sokağında İran kışı, İsrail baharı: Yoksa serap mı?
6.11.2018
'Ak Gezer'in 'Şir'le savaşı: Kabadayılıkta yeni sezon
30.10.2018
X-large'tan X-small'a: Çaresizliğin hikâyesi
23.10.2018
Bela fırtınası: Katar öfkesi, Kaşıkçı intikamı, Kuveyt çalımı ve 'Küçük Saddam'
20.10.2018
Körfez'deki 'pitbull'lar
16.10.2018
Bir rehineden, bir suçtan lütuf devşirmek
10.10.2018
Suud işi: Ortadoğu’da oyuncu olmanın ‘elif-ba’sı
7.10.2018
Kafkasya’da tehlikeli restleşmeler
4.10.2018
Kürtler Bağdat’a dönerken…
28.9.2018
Sahi İsrail hiç mi afallamadı?
26.9.2018
Ahvaz tuzağı ve ‘ödenmiş’ devrimciler
20.9.2018
Dehşet dengesine İL-20 girdisi
19.9.2018
Erdoğan eliyle tasfiye
9.9.2018
İdlib zehirlenmesi
4.9.2018
Su savaşlarından ‘Mavi Barış’a
31.8.2018
Bağdat’ta şeytanla dans
28.8.2018
'Stratejik müşteri' ve İdlib çengeli
22.8.2018
İran kumarı ve ilk hasıla
20.8.2018
Çal kemancı!
11.8.2018
Bir başka açıdan İran-ABD gerilimi: Aslında iyi anlaşırlardı
6.8.2018
Diplomaside serseri zamanlar
3.8.2018
Savaşların anası ve nevzuhur İttihatçıların çaresizliği
31.7.2018
Kürtlerle müzakere: Ankara’yı ifrit eden seçenek
24.7.2018
Beyaz Miğferler için tahliye zamanı: Bir rejim değiştirme aparatı emin ellerde
14.7.2018
Moskova’ya çıkan çift şeritli yol: Bir kefede Netanyahu diğerinde Velayeti
11.7.2018
‘Kabadayılar Çetesi’nin son güncesi
6.7.2018
Güneyde ‘dost ihaneti’ ve 'düşman suskunluğu'
4.7.2018
Selefi İslamcıları ‘yetmez ama evetçi’ yapan nedir?
30.6.2018
Sen sus patatesler konuşsun!
27.6.2018
Kapa çeneni!
22.6.2018
Yemen boğun eğer mi? Suudi atası aksini söylüyor
21.6.2018
Gökdelen azgınları ve yalın ayaklar
19.6.2018
Kürtlerin Şam’la diyalogu: ABD’ye rağmen mümkün mü?
18.6.2018
Menbic: Yeni bir fetihçi beklemeyen eski 'kutsal şehir'
13.6.2018
Roket adamların barışı: Dünyanın nasibine düşen ne?
6.6.2018
Ürdün’de isyan; kralca hamleler, bölgesel oyunlar
4.6.2018
Cehennem Borsası
29.5.2018
Golan hesapları: Kaostan lütfa, tampondan petrole
26.5.2018
İsfahan: İnsanın insana bir iyiliği
25.5.2018
12 emir, İran, Suriye: Sanki herkes Putin’e çalışıyor!
11.5.2018
Trump’ın barutu, Bibi’nin ateşi
8.5.2018
Veliahtım, prensim! Lübnan size ‘şey’ dedi
2.5.2018
Trump’a atılan pas İran’a gol olur mu?
30.4.2018
Kore baharındaki 'parlamayan' yıldız
26.4.2018
Bir ‘diyet IŞİD’ almaz mıydınız?
24.4.2018
Toz duman dağılınca geriye kalan
16.4.2018
Küresel küstahlığın yüzünü kurtaran 105 salvo
11.4.2018
Felakete doğru
5.4.2018
Elysée’de ne konuşuldu? Afrin’den sonra Kürtler ne bekliyor?
1.4.2018
Bak şu Elysée’nin işine!
29.3.2018
Batı'nın Rusya krizi ve bizim payımıza düşen
21.3.2018
'Afrin’in Fethi' ve nasipse 'Birinci Tayyip Dönemi'
15.3.2018
Pompeo orta dünyaya ne pompalar?
13.3.2018
İran, Kürtleri yakın plana alırken…
6.3.2018
‘Makul’ darbeler, ‘biçare’ Yemenliler ve Batılı vicdanı!
24.2.2018
Afrin çıkmazı
20.2.2018
Menbic senaryosu: ABD çekilirse ne olur?
13.2.2018
Savaşın fabrika ayarları
6.2.2018
Afrin aynasında İdlib ve Rus ruleti
2.2.2018
Kuvayi Milliye! Hayalden öteye…
30.1.2018
Erdoğan’ın kefil olduğu ‘Milli Ordu’
21.1.2018
Ateşle dansın ‘cool’ partnerleri
16.1.2018
Bir gece ansızın girersiniz ama bin gecede çıkamazsınız!
12.1.2018
Erdoğan'ın yürüdüğü son sahne
6.1.2018
İki gerçek arasında: İran çıkmazı
2.1.2018
İran nereye gidiyor?
25.12.2017
Şu Emirlikler meselesi!
20.12.2017
‘Vatansever Kürt’ten ‘hain Kürt’e: Suriye’de kritik dönemeç
12.12.2017
Kendi oyununda tepetaklak olanlar
4.12.2017
Yemen’deki hesaplaşma
1.12.2017
Komşumuzdur İran! Ona ne şüphe!
22.11.2017
Bence Lübnan!
13.11.2017
Feyruz’un çocukları!
10.11.2017
Dürzi bahanesiyle yeni bir İsrail işgali mi?
6.11.2017
Suudiler Lübnan’ı neden ateşe atıyor?
3.11.2017
İran’ın oyunu, Bağdat’ın talihi
27.10.2017
Çölün Martin Luther’ine yer açın!
25.10.2017
ABD Kürtlerden vazgeçti mi?
10.10.2017
İdlib’de El Kaide ile Amerikan güreşi!
7.10.2017
Kral hazretleri Rus gemisine neden bindi?
2.10.2017
Çuvala sokulan, Mossad’a çalınan Kürt sandığı
1.10.2017
Rusya’nın Kürdistan nüansı
27.9.2017
Referandumdan sonra: Paniğe mahal yok!
15.9.2017
Golavinka’nın ağacı, Çerkes yarası ve bir sessiz ağıt
7.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 3: Haşd el Şaabi Kerkük için savaşır mı?
6.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 2: KDP cephesinden bir bakış: Kürdistan çaresiz değil
5.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı: Tarihi fırsat mı, oyun mu?
25.8.2017
Raconatif diplomasi
23.8.2017
Biçare!
20.8.2017
Kürdistan’daki İsrail parantezi; kârdan çok zarar
14.8.2017
Savaşın en zoru: Deyr el Zor
10.8.2017
Türkiye Çin için Uygurları terk edecek mi?
8.8.2017
Şiiler arasında bir Suud kılıcı! Sahi mi?
3.8.2017
Kıtlıkla beslenen darbe ve Chavismo’nun kaderi
31.7.2017
Pakistan FETÖ’sü darbe mi yaptı?
27.7.2017
Hariri, Trump’la âbâd olurken Lübnan cephesi
23.7.2017
İdlib’deki tuzak: Türk’ün Talibanistan’ında işler karıştı
21.7.2017
Suriye’deki Kafkasya lejyonu: Kadirov’dan ötesi
14.7.2017
Boru hattında yüzen Filistin sevdası!
9.7.2017
Tampon pazarı
7.7.2017
Körfez krizindeki rahmet!
4.7.2017
Irak’ı kurtarmak!
23.6.2017
Taht kavgasından Badiya Çölü'ne
21.6.2017
Ya Fırat kızıla çalarsa!
14.6.2017
Puslu havada ‘Amerikan hilali’
8.6.2017
IŞİD’in püskürtülmesi, Haşd’ın Kürtleri ve alabora hesaplar
7.6.2017
Terör sofrasında terör muhabbeti
6.6.2017
Ah Katar vah Katar!
25.5.2017
Jöleli-Arap-İslam NATO’su
20.5.2017
Diplomaside Yerkelizm
17.5.2017
Noktalı virgül
15.5.2017
Fars mı seçim mi?
5.5.2017
Çatışmasızlık bölgeleri: Bu tampon, başka tampon
30.4.2017
İsrail'in IŞİD ve El Kaide aşkı!
25.4.2017
Referandum Orta Doğu siyasetine nasıl yansıyacak?
22.4.2017
Suriyelinin canı, Katar’ın fidyesi
19.4.2017
Yerim daraldı ama oynayacağım!
10.4.2017
Ebu İvanka! Saçma sıkan kovboy!
7.4.2017
Kimyasal dehşetten sonra
6.4.2017
Kerkük; ateş orada, duman burada
5.4.2017
‘Kiril Mücahitlerle’ yüzleşme
25.3.2017
50 aşiretlik yeni ordu: Yine kâğıttan kaplan
23.3.2017
Kürtlerin 'çıkış' senaryosu
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive