'Afrin’in Fethi' ve nasipse 'Birinci Tayyip Dönemi'


21.3.2018 - Bu Yazı 1692 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Mesele koca bir devletin YPG’yi yenilgiye uğratma kapasitesi değil, ısrarla tartışmayı buraya çekmenin anlamı yok. Mesele Kürtlerle yeni düşmanlıklar üretme, bu bölgenin başına bela edilen cihatçılara yeni korunaklı alanlar açma, başıbozuk savaş ağalarını palazlandırma, insani krizlere yol açma ve bu şekilde Suriye’deki sorunu daha fazla çıkmaza sürükleme bakımından müdahalenin tehlikeli bir macera olmasıydı.

Uğruna İstiklal Marşı’nın ardılı bir marş yazılması uygun görüldüyse demek ki zafer büyüktür! Madem Çanakkale Savaşı’na denk bir zaferdir, o halde, yedi düveldir düşürülen! Çaldıran’da Safevilerin düştüğünü farz edin, Tuna’da Avusturya’nın, Kırım’da Rusların…

Dünyanın onuncu büyük ordusu, NATO’nun ikinci büyük ortağı, bir obüs atımlık Afrin’i zapt etti. İsterse 1 gecede girebilirdi, iki ay sürdü. 59 günlük avans!

‘Zeytin’ halkı Zeytin Dalı ile yerlerinden edildi. Dahası ‘fetihte bir gelenek’ diriltildi; ev ve işyerleri yağmalandı. “Şu vakte kadar ganimet olarak ne bulursanız” mottosuyla her şey yağmalandı. Otomobil, traktör, motosiklet ya da jeneratör bulanlar şanslıydı. Kiminin nasibine inek, keçi, koyun, mutfak tüpü, yatak, yorgan, kimininkine birkaç kutu ketçap, mayonez, salça, bisküvi düştü. Yağmanın fotoğrafı artık Zeytin Dalı’nın künyesine yazılmıştır. İster “Bu konuda çok hassasız” denilsin, ister mahkemeler kurulup birkaçı yargılansın, yağma dediğin bir vakte kadardır ve o vakit geçmiş vakittir. Gelenek yerini bulmuştur. Afrin’e taşınan cihatçılar ‘ganaim’ hükmünü ezberden okurlar, ganimeti hak bilirler ve inandıklarını harfiyen yerine getirirler.

Bu bir tekerrürdür. 2012’den sonra Halep’te yüzlerce fabrikayı yağmalayıp Kilis, Hatay ve Gaziantep’te satanların Afrin’de erdemli olacağını bekleyenler için o fotoğraf kuşkusuz bir detaydır. Ama düşen halkın hafızasına başka türlü kazınmıştır. Yaklaşık 200 bin insan şimdi Tel Rıfat’ta, Menbic’te ya da Halep’te sığınmacıdır; sevdikleri öldürülmüş, malları yağmalanmış, hayatları karartılmıştır. Merhameti, şefkati, insaniyeti, “Yaratılanı yaratandan dolayı severiz” sözünü diline pelesenk edenler için de bu sonuç bir detaydır. Fethe dair tarih kitapları, satırlarından düşürülmüş bu tür detaylarla doludur!

Bayrak diktiğine göre bu bir ‘fetih’tir! Çıkmak zorunda kalacağı güne kadar fethin sandıktaki ‘çarpan etkisi’ asıl ganimet sayılacaktır. Nevzuhur ‘fatihan’ için “Ya nasiptir” parola. Teferruat ise düşenin nasibi.

Dahası Halep gibi yerlerden atılan cihatçılara Afrin’le birlikte Azez’den İdlib’e gerilen bir hilal bahşedilmiştir. Bu onlar için Türk kalkanıdır; Doğu Guta’dan sonra kuzeye ağırlık vermesi beklenen Suriye ordusunun bombardımanından korunacakları yeni bir sığınaktır. Aynı zamanda hükmedip sömürecekleri yeni bir fırsat dünyasıdır. Birçoğu da işin başında ganimet paylaşımı için birbirine giren, yarın da kontrol kavgası için birbirine girecek olan savaş ağasıdır.

Suriye krizinin başında “Şam’ı kurtardığımızda ‘Birinci Tayyip Dönemi’ni ilan ederiz” diyenler vardı. Fetih havası öylesine kesif ki bunun için Afrin’i de kâfi görebilirler.

***

Fetih ile başlayan söz “Afrin’i asıl sahiplerine bırakacağız” ile bitiyor. Ne var ki gasba uğrayandır ‘asıl’ olan. Abdülaziz Temmo gibi PYD’ye muhalif birkaç Kürt’ün “Afrin özgürleştirildi” demesinin yerelde anlamlı bir karşılığı yok. Sonuçta evlerini terk edenlerin gözünde gelenler işgalcidir! Yanlarında birkaç Kürt’ün olması genel yargıyı etkilemiyor.

Kuşkusuz “Afrin, Afrinlilere bırakılacak” sözünün altını doldurmak için planlar eksik değil: Afrinlilerden oluşan bir heyet teşkil edilecek ve kısa sürede bunlar vitrine konulacak. Nasıl ki Suriye’yi yönetmek üzere İstanbul’da muhaliflerden oluşan bir konsey ve bir hükümet kurulduysa hafta sonu Gaziantep’te bir otel odasında bir araya gelen PYD düşmanı Afrinlilerle de aynısı yapılacak. Bundan ne çıkacağını merak edenler Suriye Ulusal Konseyi, Suriye Muhalif ve Devrimciler Ulusal Koalisyonu ve Gaziantep’te meskûn geçici hükümetin ayak izlerine bakabilir. Her biri laf kalabalığıyla cilalanmış müflis hikâyedir. Zeytin Dalı’nda öne sürülen ve ‘Suriye Milli Ordusu’ adı verilen yağmacılar ne denli ‘milli’ ise Afrin’de kurulacak yönetim de o denli ‘yerel’ olacaktır.

Mesele koca bir devletin YPG’yi yenilgiye uğratma kapasitesi değil, ısrarla tartışmayı buraya çekmenin anlamı yok. Mesele Kürtlerle yeni düşmanlıklar üretme, bu bölgenin başına bela edilen cihatçılara yeni korunaklı alanlar açma, başıbozuk savaş ağalarını palazlandırma, insani krizlere yol açma ve bu şekilde Suriye’deki sorunu daha fazla çıkmaza sürükleme bakımından müdahalenin tehlikeli bir macera olmasıydı. Mesele ırkçı, milliyetçi ve hamasi sapmalarla insan canının iç tüketim malzemesine dönüştürmesiydi.

***

Elbette projeksiyonu YPG’ye döndürdüğümüzde yaşanan sürece dair söylenecek ya da tartışılacak çok şey var.

15 Mart’ta Kürt hareketinin önde gelen iki ismine öngördüğüm bir senaryoyu aktarıp ne düşündüklerini sordum: “Raco ve Cinderes’teki hızlı çekilme bir şeye işaret ediyor: YPG ya şehir savaşına hazırlanıyor ya da Afrin merkezini de bırakabilir. Yıkıcı bir savaşı uzatıp bütün potansiyelini kaybetmekten kaçınmak için çekilme seçeneği daha güçlü bir ihtimal. Suriye ordusuna bırakmak da bir seçenekti ama bu saatten sonra artık çok geç. Suriye ordusu en fazla Tel Rıfat taraflarına girebilir. Sizin tarafta durum nedir?”

İki isim de birbirinden habersiz olarak açık alanlarda savaş uçaklarına karşı bir şey yapılamadığını, bombardımanı önlemek için TSK ve ÖSO’nun Afrin içine girmesine izin verileceğini, ‘iç içe geçme’ taktiğinin izleneceğini, böylece Türk ordusunun kendi adamlarını vurmamak için hava operasyonlarını keseceğini ve şehir savaşıyla Afrin’i sonuna kadar savunacaklarını söyledi.

Fakat söylenenden farklı bir şey oldu.

Sanırım Kürtlerden daha fazla şu sorunun yanıtını arayan yoktur: Kürt bölgelerinin çok ötesinde Rakka, Tabka ve Deyr el Zor gibi yerler için ağır bedel ödeyen YPG bu kadar çok önem verdiği hatta simgeselleştirdiği Afrin’den neden bu denli hızlı çekildi?

Son günlerde benim en fazla karşılaştığım soru bu.

YPG; şehirleri yıkımdan, insanları ölümden korumaya çalıştıklarını, kesinlikle ‘çekilme’ olmadığını ve bütün Afrin sathında gerilla savaşının süreceğini söylüyor. Birkaç gündür de Kürt medyası farklı yerlerde zırhlı araç, tank ve kontrol noktalarına düzenlenen saldırıların görüntülerini geçiyor.

Kentin bırakılması kaçınılmaz bir son mu, yoksa başka hesaplara dayalı bir tercih mi? Çekilmenin arkasında sahanın dayatmaları dışında neler var? Perde arkası bilgiler için Kürt temsilciler şu aşamada ‘erişilemez’, açıklamalar da daha çok duruş beyanına ya da kamuoyuna yönelik. Sanırım kısa sürede bu sorular yanıt bulacaktır. Şu aşamada çok genel şeyler üzerinde durulabilir.

Elbette gelişmeleri Suriye denkleminden bağımsız düşünmek mümkün değil. Başından beri defalarca yazdığımız gibi Rusya, Şam kırsalı ve İdlib gibi yerlerde “temizlik” bitinceye dek Türkiye’yi Suriye’de işbirliği içinde tutmak, NATO’da Türk-Amerikan çatlağını büyütmek ve Kürtleri ABD’den uzaklaştırıp Şam’a itmek amacıyla hava sahasını açarak Zeytin Dalı’nın yürütülmesini mümkün kıldı.

Operasyon henüz başlamadan Kürtlerin, Afrin’in kontrolünü Suriye’ye devretmesi ve böylece Türkiye’nin müdahale heveslerinin kırılması Rusya’nın oyun planı içindeydi. Ama Kürtler koşulsuz devir önerisine yanaşmadı ve böylece Rus senaryosunun o ayağı çalışmadı.

Afrin, Kürtlerin kontrolünden çıkacaksa gelenin Suriye ordusu değil Türk ordusu ve ÖSO’nun olması ABD’nin tercihidir. Haliyle bu noktada cevaplanması gereken soru şudur: ABD, Kürtlerin Afrin’i Suriye ordusuna devretme önerisini engelleyici bir pozisyonda oldu mu?

Bu, ABD çekip gitse bile bölgede kalıcı olan Kürtler ve Suriye devleti arasındaki müstakbel ilişkilerin yönünü tayin edecek bir durumdur. Kürtlerin bu konudaki yanıtını geçmiş diyaloglarımızdan biliyorum: “Her şeyi kendi öz gücümüzle inşa ettik, hiçbir güce bağlı değiliz, kararlarımızda bağımsız hareket ediyoruz.”

Fakat çerçeveyi büyüttüğümüzde gördüğümüz şu: Afrin, ABD’ye fazlasıyla yaklaşmanın ve güvenmenin Kürtlere bir bedelidir. Kürtler kendi orijinal gündemlerinden sapma gösterip Amerikan planlarına kaydığında ortaya belli riskler çıkmıştı. Birincisi; Kürtler Suriye, Rusya ve İran’ın alarm vermesine yol açacak şekilde operasyon alanını genişletti. Kürtler ABD’nin desteği ve yönlendirmesiyle kontrol edemeyecekleri Arap bölgelerine geçmiş oldu. İkincisi; bu gelişmeye paralel olarak özerklik projesi üç ayaklı kanton sisteminden Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu’na dönüştürüldü. Bu da Şam ve müttefikleri nezdinde bölünme korkusunu tetikledi. Üçüncüsü; Pentagon ve CIA Kürtlerin kontrol ettiği bölgelerde üs ve merkezler edinerek ayağına iyice yer açtı. Dördüncüsü; kontrol alanı önemli ölçüde Suriye’nin petrol ve doğalgaz rezervlerini de kapsayacak şekilde büyüdü. Beşincisi; Trump yönetiminin İran’ı durdurma stratejisine prim veren açıklamalar yapıldı. Bu çerçevede Suudi Arabistan’a da göz kırpıldı ve ABD’nin koordinasyonunda Suud destekli aşiretlerle ortaklık daha da ilerletildi. Sonuncu adım; ABD’nin sınır ordusu kurma planıyla Suriye’nin toprak bütünlüğüne ‘elveda’ denilecek bir yola girilmesi oldu.

Bütün bu dönemeçler diğer aktörler açısından kışkırtıcıydı. Rusya’nın, tercihini ABD’den yana koyan Kürtlere ders verme yoluna gidebileceği; Ankara’nın da ABD’yi “Kürtler mi, Türkiye mi” kavşağına getirebileceği ve böylece Washington’ın NATO’daki ortağını teskin ya da tercih etme yoluna gideceği ihtimalleri fazla önemsenmedi.

Biraz daha geriye dönersek; Kürtleri projelerinde başarılı kılan şey savaş değil savaşı kentlerden uzak tutmaya yönelik üçüncü yol stratejisiydi. Bu strateji öz gücüne yaslanmaya, rakip Kürt gruplarla sorunlar yaşansa da farklı etnik ve dini yapıları yönetime ortak etmeye, bölgesel ve uluslararası güçler arasındaki çelişkileri kullanarak yol almaya ve birine angaje olmadan farklı aktörlerle dengeli ilişkiler kurmaya dayalıydı. Kürtlerin Rakka ve Deyr el Zor operasyonlarına katılması Amerikan kanadına uzun vadeli bir yatırımdı. Güya bunun karşılığı siyaseten tanınma, Türkiye’ye karşı koruma ve Suriye yönetimiyle pazarlıklarda güçlü bir kart olacaktı. Fakat bu hesaplar tutmadı. ABD’nin Kürtlere biçtiği misyon ile Kürtlerin bu ilişkiden beklentileri arasında bir örtüşme yoktu.

***

Afrin uzun vadede Türkiye’nin başına ciddi belalar açacağı gibi Kürtler arasında da, üçüncü yol stratejisinden sapmalar dahil, belli kritik konularda önemli tartışmaları beraberinde getirecektir.

 
.

Facebook Yorumları

Emlak8
26.11.2020
Pro-aktif olmadı belki pro-pasif kurtarır!
23.11.2020
Erdoğan’ın adamı Kahire ve Paris’te ne satıyor?
12.11.2020
Ya bizim barışımız?
9.11.2020
Biden’dan kurtarıcı çıkarmak!
7.11.2020
Amerikalılar belasını bulmuş vesselam
28.10.2020
Paty'nin kesik başı ve Müslüman fedai!
27.10.2020
Libya hezimetinde ikinci taksit
26.10.2020
Bir savaş daha kapıyı tıklarken
20.10.2020
Batırmayan bataklık!
18.10.2020
Kafkasya’da el elden üstündür oyunu
13.10.2020
Masanın azizliği!
10.10.2020
Kıbrıs’a kayyım ve terörize siyaset
6.10.2020
Kafkas savaşına dair ahiret sualleri
3.10.2020
‘Kızıl Kürdistan’da Türk-Ermeni savaşı!
29.09.2020
Kapan
25.09.2020
Jeffrey’nin Kürdistan yolculuğu
22.09.2020
Libya üzüyor, herkes üzüyor!
20.09.2020
Arap çölünde barış illüzyonu
15.09.2020
Düşmanlıkta da bir numara
11.09.2020
Şam’a Rus çıkarması ne anlama geliyor?
8.09.2020
Fransız dönüşündeki kılçıklı taraflar
6.09.2020
Moskova’dan verilen Kürt mesajı
1.09.2020
Libya’daki ortaklara neler oluyor?
29.08.2020
Hamas, İsrail-Emirlik aşkı ve kuşatma hevesleri
26.08.2020
Üç beş hezimet, bir tatlı rüya
21.08.2020
Sahi Erdoğan kime çalışıyor?
15.08.2020
Yedi film birden korku seansı
8.08.2020
Beyrut’un ölümü ve Lübnan’ın dirilme şansı
6.08.2020
Beyrut’un ölümü ve Lübnan’ın dirilme şansı
4.08.2020
Petrol anlaşması, Kürtler ve hayli karışık hesaplar
27.07.2020
Çin, İran’la bu dansı oynar mı?
25.07.2020
10 olmazın elinde bir olura bakan Libya
21.07.2020
Kafkas ötesinde ‘tehlikeli fırsatlar’
16.07.2020
Ermenistan ve Azerbaycan savaşa mı giriyor?
14.07.2020
Kırılan zincir ve alttakilerin matemi!
9.07.2020
Bir cinayet kaç strateji eder?
7.07.2020
Melez koalisyon için sevimsiz çıktılar
3.07.2020
Yahudi itirazı da olmasa
30.06.2020
Rus zehirlenmesi
24.06.2020
Mısır’la savaş mı?
17.06.2020
Suriye’nin başına Sezar kesilmek ve mali ilhak
16.06.2020
Sezar, açlık oyunları ve Kürtler
12.06.2020
Yaptırım silahı, dolar fişeği: Şam için alarm zamanı mı?
9.06.2020
Trablusgarp 2.0. Ya sonrası?
5.06.2020
Direnen insanlık ve bizim siyahlarımız
2.06.2020
Türk’ün hevesi, Rus’un kalibresi
29.05.2020
Ruslar Libya’da ne yapmaya çalışıyor?
27.05.2020
Dış siyasetin ne bayramı var ne seyranı
26.05.2020
Dış siyasetin ne bayramı var ne seyranı
22.05.2020
Titanlar savaşı ve Rus-Amerikan çelmeleşmesi
19.05.2020
1864: Soykırım ve sessiz miras
17.05.2020
Cihadın kutsal olmayan rant döngüsü
15.05.2020
Kürtlerin gözünde vaziyet: Elde var umut!
12.05.2020
Ya kırk katır ya kırk satırdan çıkarsa başbakan...
10.05.2020
Rus-Amerikan-İran tangosu ve Kürt düğümü
5.05.2020
Türkiye yansın, ABD ısınsın!
1.05.2020
Toz dumanda Şam’ın halleri
28.04.2020
Yemen ölüyor, ölürken bölünüyor
26.04.2020
Putin, Esad’ı gözden çıkarıyor mu?
21.04.2020
Fesin emirlerle imtihanı
18.04.2020
Bekleyin, yeni ‘paralel ordu’ geliyor!
14.04.2020
Katranlaşmış hevesler için...
12.04.2020
Kürdistan’a üs, Irak’a dizayn
6.04.2020
Virüs fırsatçılığıyla kirli müdahaleler
2.04.2020
Bir IBAN, iki sonsuz savaş
31.03.2020
Viral günlerinde dostlara tutunmak
16.03.2020
Korona ile hasbihal
10.03.2020
‘İdlib Başkomutanlık Muharebesi’ ve üç maddelik çıktı!
6.03.2020
İdlib'de hezimet tescil edildi
3.03.2020
Cihatçı yığınlarla baş başa
2.03.2020
Bu ateş Türkiye'yi ‘vekil devlet’ yapar
28.02.2020
Serakıp’ta ‘tekbir’ ve fakat…
25.02.2020
Kaçak savaştan kaçırılan cenazelere
21.02.2020
Halep’in coşkusu İdlib’e ne söylüyor?
18.02.2020
Cihatçı yığınlarla baş başa
14.02.2020
Amerikalılar Erdoğan’ı neden tutuyor?
11.02.2020
Büyük İdlib’den Küçük İdlib’e büzülen hesaplar
9.02.2020
Ateş bizi çağırıyor
4.02.2020
İdlib seferi: Öfkeli ve tehlikeli
28.01.2020
Hesap Bağdat’tan dönerse yedekteki savaş
21.01.2020
Berlin dönemeci
16.01.2020
Hezimetin kaç tonu olabilir?
14.01.2020
Rüya çalan!
10.01.2020
Evet evet her şey yolunda!
7.01.2020
Yastan sonra tufan mı?
3.01.2020
Amerikan salvoları: Tükenmişliğin emareleri
31.12.2019
Libya’ya cihatçı koridoru ve müstakbel felaketimiz
28.12.2019
Bataklık seferi ve asık suratlar
24.12.2019
Kimyasal tezgâhtan BM tezgâhına
20.12.2019
Petrol sarhoşluğu yeniden
17.12.2019
Türk askerine Libya seferi yazılırsa...
13.12.2019
Kürt yakasındaki eller
11.12.2019
Amerikan-İran kapışmasından Irak’a düşen
3.12.2019
Ortaya karışık ‘vezir’ hamlesi
28.11.2019
Kürdistan’da Pence’in pençe değeri
23.11.2019
Irak silbaştan: Kürtler sıfırlanır mı?
19.11.2019
İran’ın öfkeyle imtihanı: Komplodan ötesi
17.11.2019
Hırdan ne çıkar?
14.11.2019
Ateşe doğru ‘diplomatik’ safari
8.11.2019
CHP için okuma parçası: Afrin aynası
5.11.2019
Lübnan’ı çekiştirmek: Hizbullah'ın başı belada mı?
1.11.2019
Dikenli sarmaşık: ‘Barış Pınarı’ndan Bağdadi’ye
29.10.2019
Trump The Oil: Suriye cehenneminde petrolün yeri
26.10.2019
Kürtlere petrol görevi mi? Ne sefillik!
24.10.2019
Muhtıranın şifreleri
20.10.2019
Haşince aşk ile mükemmel bir çıkmaz!
18.10.2019
Hezimet evvela hakikati söyletir
15.10.2019
Bataklık senaryosu tetiklenir mi?
9.10.2019
Fırat’ın doğusunda Türkiye’yi ne bekliyor?
7.10.2019
Irak yine bir komploya kurban mı gidiyor?
4.10.2019
Iraklılar Irak’ı geri isterken…
1.10.2019
CHP’nin Suriye açılımı ve açmazlar
28.09.2019
Cepte kalan sermaye ateş ve barut
22.09.2019
İran savaşı kaç para eder?
16.09.2019
Üçlü zirve: Hezimetin beşinci taksidi
11.09.2019
Cihatçının gönlü Türkiye’den ne ister?
26.08.2019
Milisin var derdin var
23.08.2019
Kayyımlı muhalefet, kayıtsız muhalefet ve İdlib’in laneti
30.07.2019
Şam’la Kürtler arasında kalan aşiretler ve petrol kavgası
28.07.2019
İktisadi vaziyet: Savaş ekonomisinden halk ekonomisine
26.07.2019
Amude’de gündem hassas: IŞİD mahkemesi
2.07.2019
Türkiye’nin Libya savaşı: Kesinlikle tombaladan çıkmadı
28.06.2019
Kürt dersi alındı mı?
24.06.2019
Yufka yürekli Trump ve kibrin sınırları
18.06.2019
S-400’ü bağlarsın İdlib’e, gerisi Allah kerim!
11.06.2019
İran kuşatması ABD’nin de çıkmazı
8.06.2019
Kandaka devriminden milis devletine
1.06.2019
İran’a karşı Arap cephesi: Biraz öfke biraz serap
31.05.2019
Kürdistan’da oğullar dönemi ve çıkmazlar
27.05.2019
Yeni Amerikan kumpası: Film başa sarsın, Türkiye rolünü alsın!
24.05.2019
Komşulukta Kürtler 'sıfır çarpan' olmak zorunda mı?
21.05.2019
Savaş mı? Tevbe neuzubillah!
16.05.2019
Alooo Ağayi Donald!
14.05.2019
İdlib seçimi: Cehennemden cehennem beğen
7.05.2019
Büyük düşün küçük kırıntıları: Tel Rıfat hesapları
30.04.2019
Çekiştirilen Sudan: Vekâlet savaşı çıkar mı?
27.4.2019
Petrolle ya terbiye ol ya terörize!
22.4.2019
Kuzey-Doğu Suriye’nin Élysée çıkarması
18.4.2019
Cendere
16.4.2019
Tezgâhlık işler ve Sudan gerekçeleri
12.4.2019
Devrim Muhafızları’nın adamı Trump!
9.4.2019
Libya’nın laneti: Din için petrol, petrol için din
7.4.2019
Yeni Osmanlı’dan yenik İttihatçıya: Kükreyesin var mı?
3.4.2019
Yerelin aynasında küreselimiz: Kasırga yaklaşıyor
28.3.2019
Şeytani ısrar: Golan’dan sonraki senaryo
20.3.2019
Bağuz’dan sonrası için biriken fırtına
19.3.2019
Bir ziyaretin kodları: Şeytan çarpacak ama…
12.3.2019
Devrimin Kudüs’ü geri mi dönüyor?
7.3.2019
Üç ziyaret, çok kurgu
1.3.2019
Kral ve prensin çalımları: Asıl tecrit olan kim?
25.2.2019
Bu tampon o tampon değil!
21.2.2019
IŞİD bitmiş, teşekkürler Trump!
11.2.2019
İstihbarat rejimi olmak
6.2.2019
Irak’ın Amerikan sancısı depreşirken…
4.2.2019
ABD’nin Hizbullah hesabı neden tutmadı?
1.2.2019
Uyanık kalın, piyangodan bir darbe vurabilir
28.1.2019
Basılan Türk karargâhının anlattıkları…
23.1.2019
Cehennemin kapıları tıklanırken…
16.1.2019
Tampon fantezisi ve Kürtler: TOKİ’den bahçeli evler, iki kat olanından...
15.1.2019
Tampon fakat kime?
14.1.2019
İdlib, buyurun eseriniz!
10.1.2019
Yeni Sykes-Picot ve Suriye’de jandarma olmak
2.1.2019
Orta Dünya’nın simsarları nereye gidiyor?
27.12.2018
İki nehir arasında boğulmak
26.12.2018
Pimi çekilmiş bir çuval el bombası
20.12.2018
ABD’nin çekilmesi ne anlama geliyor?
19.12.2018
Fırat'ta restleşme mi, Şam uçağına bilet mi?
18.12.2018
Sarı Yelekliler nereye koşuyor?
14.12.2018
Fırat seferine ayarlı sandıklar!
11.12.2018
Sarı Yelekliler: Neden eve dönmediler?
4.12.2018
Ve ‘G-20 Testere Ödülü’ goes to ‘Ebu Minşar’
3.12.2018
Meydan muharebesinden Kerç dalaşına: En pahalı faşist kart
27.11.2018
Barzani bir kez daha Bağdat’a dönerken…
24.11.2018
Tampon düşüren tampon
20.11.2018
Kaddafi’nin ahı ve İtalya bozgunu
13.11.2018
Siyon düşünde Arap çözülmesi
11.11.2018
Arap sokağında İran kışı, İsrail baharı: Yoksa serap mı?
6.11.2018
'Ak Gezer'in 'Şir'le savaşı: Kabadayılıkta yeni sezon
30.10.2018
X-large'tan X-small'a: Çaresizliğin hikâyesi
23.10.2018
Bela fırtınası: Katar öfkesi, Kaşıkçı intikamı, Kuveyt çalımı ve 'Küçük Saddam'
20.10.2018
Körfez'deki 'pitbull'lar
16.10.2018
Bir rehineden, bir suçtan lütuf devşirmek
10.10.2018
Suud işi: Ortadoğu’da oyuncu olmanın ‘elif-ba’sı
7.10.2018
Kafkasya’da tehlikeli restleşmeler
4.10.2018
Kürtler Bağdat’a dönerken…
28.9.2018
Sahi İsrail hiç mi afallamadı?
26.9.2018
Ahvaz tuzağı ve ‘ödenmiş’ devrimciler
20.9.2018
Dehşet dengesine İL-20 girdisi
19.9.2018
Erdoğan eliyle tasfiye
9.9.2018
İdlib zehirlenmesi
4.9.2018
Su savaşlarından ‘Mavi Barış’a
31.8.2018
Bağdat’ta şeytanla dans
28.8.2018
'Stratejik müşteri' ve İdlib çengeli
22.8.2018
İran kumarı ve ilk hasıla
20.8.2018
Çal kemancı!
11.8.2018
Bir başka açıdan İran-ABD gerilimi: Aslında iyi anlaşırlardı
6.8.2018
Diplomaside serseri zamanlar
3.8.2018
Savaşların anası ve nevzuhur İttihatçıların çaresizliği
31.7.2018
Kürtlerle müzakere: Ankara’yı ifrit eden seçenek
24.7.2018
Beyaz Miğferler için tahliye zamanı: Bir rejim değiştirme aparatı emin ellerde
14.7.2018
Moskova’ya çıkan çift şeritli yol: Bir kefede Netanyahu diğerinde Velayeti
11.7.2018
‘Kabadayılar Çetesi’nin son güncesi
6.7.2018
Güneyde ‘dost ihaneti’ ve 'düşman suskunluğu'
4.7.2018
Selefi İslamcıları ‘yetmez ama evetçi’ yapan nedir?
30.6.2018
Sen sus patatesler konuşsun!
27.6.2018
Kapa çeneni!
22.6.2018
Yemen boğun eğer mi? Suudi atası aksini söylüyor
21.6.2018
Gökdelen azgınları ve yalın ayaklar
19.6.2018
Kürtlerin Şam’la diyalogu: ABD’ye rağmen mümkün mü?
18.6.2018
Menbic: Yeni bir fetihçi beklemeyen eski 'kutsal şehir'
13.6.2018
Roket adamların barışı: Dünyanın nasibine düşen ne?
6.6.2018
Ürdün’de isyan; kralca hamleler, bölgesel oyunlar
4.6.2018
Cehennem Borsası
29.5.2018
Golan hesapları: Kaostan lütfa, tampondan petrole
26.5.2018
İsfahan: İnsanın insana bir iyiliği
25.5.2018
12 emir, İran, Suriye: Sanki herkes Putin’e çalışıyor!
11.5.2018
Trump’ın barutu, Bibi’nin ateşi
8.5.2018
Veliahtım, prensim! Lübnan size ‘şey’ dedi
2.5.2018
Trump’a atılan pas İran’a gol olur mu?
30.4.2018
Kore baharındaki 'parlamayan' yıldız
26.4.2018
Bir ‘diyet IŞİD’ almaz mıydınız?
24.4.2018
Toz duman dağılınca geriye kalan
16.4.2018
Küresel küstahlığın yüzünü kurtaran 105 salvo
11.4.2018
Felakete doğru
5.4.2018
Elysée’de ne konuşuldu? Afrin’den sonra Kürtler ne bekliyor?
1.4.2018
Bak şu Elysée’nin işine!
29.3.2018
Batı'nın Rusya krizi ve bizim payımıza düşen
21.3.2018
'Afrin’in Fethi' ve nasipse 'Birinci Tayyip Dönemi'
15.3.2018
Pompeo orta dünyaya ne pompalar?
13.3.2018
İran, Kürtleri yakın plana alırken…
6.3.2018
‘Makul’ darbeler, ‘biçare’ Yemenliler ve Batılı vicdanı!
24.2.2018
Afrin çıkmazı
20.2.2018
Menbic senaryosu: ABD çekilirse ne olur?
13.2.2018
Savaşın fabrika ayarları
6.2.2018
Afrin aynasında İdlib ve Rus ruleti
2.2.2018
Kuvayi Milliye! Hayalden öteye…
30.1.2018
Erdoğan’ın kefil olduğu ‘Milli Ordu’
21.1.2018
Ateşle dansın ‘cool’ partnerleri
16.1.2018
Bir gece ansızın girersiniz ama bin gecede çıkamazsınız!
12.1.2018
Erdoğan'ın yürüdüğü son sahne
6.1.2018
İki gerçek arasında: İran çıkmazı
2.1.2018
İran nereye gidiyor?
25.12.2017
Şu Emirlikler meselesi!
20.12.2017
‘Vatansever Kürt’ten ‘hain Kürt’e: Suriye’de kritik dönemeç
12.12.2017
Kendi oyununda tepetaklak olanlar
4.12.2017
Yemen’deki hesaplaşma
1.12.2017
Komşumuzdur İran! Ona ne şüphe!
22.11.2017
Bence Lübnan!
13.11.2017
Feyruz’un çocukları!
10.11.2017
Dürzi bahanesiyle yeni bir İsrail işgali mi?
6.11.2017
Suudiler Lübnan’ı neden ateşe atıyor?
3.11.2017
İran’ın oyunu, Bağdat’ın talihi
27.10.2017
Çölün Martin Luther’ine yer açın!
25.10.2017
ABD Kürtlerden vazgeçti mi?
10.10.2017
İdlib’de El Kaide ile Amerikan güreşi!
7.10.2017
Kral hazretleri Rus gemisine neden bindi?
2.10.2017
Çuvala sokulan, Mossad’a çalınan Kürt sandığı
1.10.2017
Rusya’nın Kürdistan nüansı
27.9.2017
Referandumdan sonra: Paniğe mahal yok!
15.9.2017
Golavinka’nın ağacı, Çerkes yarası ve bir sessiz ağıt
7.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 3: Haşd el Şaabi Kerkük için savaşır mı?
6.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 2: KDP cephesinden bir bakış: Kürdistan çaresiz değil
5.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı: Tarihi fırsat mı, oyun mu?
25.8.2017
Raconatif diplomasi
23.8.2017
Biçare!
20.8.2017
Kürdistan’daki İsrail parantezi; kârdan çok zarar
14.8.2017
Savaşın en zoru: Deyr el Zor
10.8.2017
Türkiye Çin için Uygurları terk edecek mi?
8.8.2017
Şiiler arasında bir Suud kılıcı! Sahi mi?
3.8.2017
Kıtlıkla beslenen darbe ve Chavismo’nun kaderi
31.7.2017
Pakistan FETÖ’sü darbe mi yaptı?
27.7.2017
Hariri, Trump’la âbâd olurken Lübnan cephesi
23.7.2017
İdlib’deki tuzak: Türk’ün Talibanistan’ında işler karıştı
21.7.2017
Suriye’deki Kafkasya lejyonu: Kadirov’dan ötesi
14.7.2017
Boru hattında yüzen Filistin sevdası!
9.7.2017
Tampon pazarı
7.7.2017
Körfez krizindeki rahmet!
4.7.2017
Irak’ı kurtarmak!
23.6.2017
Taht kavgasından Badiya Çölü'ne
21.6.2017
Ya Fırat kızıla çalarsa!
14.6.2017
Puslu havada ‘Amerikan hilali’
8.6.2017
IŞİD’in püskürtülmesi, Haşd’ın Kürtleri ve alabora hesaplar
7.6.2017
Terör sofrasında terör muhabbeti
6.6.2017
Ah Katar vah Katar!
25.5.2017
Jöleli-Arap-İslam NATO’su
20.5.2017
Diplomaside Yerkelizm
17.5.2017
Noktalı virgül
15.5.2017
Fars mı seçim mi?
5.5.2017
Çatışmasızlık bölgeleri: Bu tampon, başka tampon
30.4.2017
İsrail'in IŞİD ve El Kaide aşkı!
25.4.2017
Referandum Orta Doğu siyasetine nasıl yansıyacak?
22.4.2017
Suriyelinin canı, Katar’ın fidyesi
19.4.2017
Yerim daraldı ama oynayacağım!
10.4.2017
Ebu İvanka! Saçma sıkan kovboy!
7.4.2017
Kimyasal dehşetten sonra
6.4.2017
Kerkük; ateş orada, duman burada
5.4.2017
‘Kiril Mücahitlerle’ yüzleşme
25.3.2017
50 aşiretlik yeni ordu: Yine kâğıttan kaplan
23.3.2017
Kürtlerin 'çıkış' senaryosu
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive