Üç ziyaret, çok kurgu


7.3.2019 - Bu Yazı 1572 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Suriye sahnesinde Rusya ve İran’ın katkıları birbirini tamamladı. Ancak artık yavaş yavaş son virajlara girilirken farklı nedenlerle bir Rus-İran ayrışması uç veriyor. Paradoksal olarak her iki güce muhtaç olsa da Şam yönetimi de İran’dan gelen baskıları Rusya, Rusya’dan gelen baskıları İran ile savuşturmaya çalışıyor. Ve Suriye’nin tamamında ayaklarını sağlam basıncaya kadar bu güçlerden birini diğerine feda edemeyeceğini biliyor.

İran nüfuz siyasetinde mevzi savaşları veriyor. İran’dan Irak, Suriye ve Lübnan’a uzanan eksen onun için pivot alan. Böylesi hareket ivmesinde kaçınılmaz şey, bu türden bir eksen tahkimatını tehlikeli bulan bölgesel ve uluslararası aktörlerle gerilim ve çatışma.

Suriye’yi kurtarma hedefinde İran’la çakışan Rusya ise çok farklı bir oyun kurgusuyla bölgede. Suriye’deki savaşa müdahil olmak, Ruslar için onlarca yıl sonra Ortadoğu’ya dönüş biletiydi. Suriye’de sisteme karşı vekâlet savaşını başarısızlığa uğratırken bu savaşa yön veren aktörlerin de oyunlarını boşa çıkardı. Fakat bozguna uğrattığı tarafların bir kısmıyla işbirliği kanalları açma becerisini de sergiledi.

İran’dan farklı olarak Rusya, bir dizi kritik avantaja sahip. Her şeyden önce BM Güvenlik Konseyi’nde veto kartını elinde tutan ve ciddi daralmalara rağmen caydırıcı askeri kapasitesini sürdüren bir güç. Bunun ötesinde Ortadoğu’daki çelişkilerden birini ya da birkaçını içselleştirmesi veya bunlar karşısında tutum takınması gerekmiyor. İlişkilerini dini-mezhebi kaygılar belirlemiyor. Sapla samanı ayırma kapasitesi de yüksek. Bu da çatışan taraflarla aynı anda ilişkiler geliştirmesine imkân veriyor.

Bunun ötesinde Türkiye’nin hatalarıyla Türkiye’nin elini ayağını bağlayıp Suriye’de kendi oyununa çeken ve NATO cephesinde çatlaklar yaratan Rus siyaseti de özel ilgiyi hak ediyor.

Suriye sahnesinde Rusya ve İran’ın katkıları birbirini tamamladı. Ancak artık yavaş yavaş son virajlara girilirken farklı nedenlerle bir Rus-İran ayrışması uç veriyor.

ABD’nin Fırat hattı ve Tanaf’taki askeri varlığını İran’ı geriletme hedefine bağlaması, İsrail’in Suriye’ye saldırganlığında İran ve Hizbullah varlığını gerekçe yapması ve Arapların Şam’a dönmesinde İran’dan uzaklaşma şartının öne çıkması, Rusya’yı yeni bir değerlendirmeye itiyor. Rusya üzerinden gitmenin İran’ı geriletebilecek yegâne alternatif olduğunu düşünenler Moskova’nın yolunu tutuyor. Böylece Rusya’ya fazladan diplomatik manevra alanı açılıyor.

Beri tarafta Rusya’nın hem Suriye’deki dengeleri değiştirmek hem de kendi stratejik çıkarlarını büyütmek için Türkiye’ye çok taviz verdiğini ve iki askeri harekatla fazladan alan açtığını düşünen Tahran ve Şam da başka bir denge peşinde.

***

Bu çerçevede ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye’de 400 kadar asker bırakma niyetini belli etmesinden hemen sonra birbirini izleyen üç temas trafiği bölgedeki gidişatın tayini için önemli.

Suriye Devlet Başkanı Beşşar el Esad 2010’dan bu yana ilk Tahran ziyaretini 25 Şubat’ta gerçekleştirdi. Dışişleri Bakanı Cevat Zarif’e istifa mektubu yazdırtan tartışmalar bir yana, ziyaret farklı taraflara mesajlar içeriyordu:

– Her şeyden önce Şam’da elçiliklerini yeniden açmak, Suriye’nin Arap Birliği’ndeki koltuğunu iade etmek ve ülkenin yeniden inşasına katkı sunmak için İran’dan uzaklaşma şartını koşanlara “Olmaz” denildi.

– Yeniden inşa sürecinde İranlı şirketlerin dışlanacağına dair endişeler giderildi.

– ABD’nin Fransa, İngiltere ve Türkiye’yi işin içine sokarak Fırat’ın doğusunda güvenli bölge kurmasına engel olunması gerektiği vurgulandı.

– Cihatçı toplanma alanına dönüştürülen İdlib’e operasyonun daha fazla ötelenemeyeceği vurgulandı. Rusya, güvenlik çemberinin oluşturulması, ‘terör örgütü olarak görülen grupların tasfiye edilmesi ve iki otobanın ulaşıma açılması konusunda taahhüt altına soktuğu Türkiye’ye “Soçi Mutabakatı tam olarak uygulanmadı” diyerek baskı yapsa da Ankara ile ortaklık bozulmasın diye de askeri operasyon seçeneğini öteliyor.

Özetle Esad’ın ziyareti bir yanıyla ABD ve İsrail’e karşı ortaklığı perçinleme, bir yanıyla Rusya’yı etkileme, bir yanıyla Türkiye’nin önünü alma amacına matuf bir görüntüydü.

***

Tahran’daki düşman çatlatma görüntüsünden iki gün sonra İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, Rus uçağının tuzakla düşürülmesi sonrası ilk Moskova ziyaretini gerçekleştirdi. Bu, Rusya’nın Suriye’ye müdahil olduğu 2015’ten bu yana Netanyahu’nun Rus lider Vladimir Putin’le 11’inci görüşmesiydi. Bu sayı başlı başına Rusya’nın edindiği muazzam yeri teyit ediyor.

Netanyahu’nun koparmaya çalıştığı bir taviz ve sağlama almaya çalıştığı bir taahhüt var:

– Taviz, İran ve Hizbullah hedeflerine yönelik saldırılara Rusya’nın göz yumması. Bu çerçevede eylülde Suriye’ye teslim edilen S-300 füze sistemlerinin devreye sokulmaması ya da İsrail’in hedefe koyduğu noktalarda bu sistemin köreltilmesi.

– Taahhüt ise İran’ın geriletilmesi konusunda Rusya’nın üstleneceği rolün işlerlik kazanması.

İsrail saldırılarla İran’ı belli pozisyonlar elde etmekten men edemeyeceğini bildiği için, Tahran’a Rusya üzerinden seslenmeyi deniyor.

Moskova için bu türden bir aracı pozisyonunda olmak Ortadoğu’da başka roller için kapıları açıyor. Bunların başında Filistin sorununa el atmak geliyor. Filistinliler acısından ABD arabuluculuk vasfını yitirdi. Rusya ise İsrail’le iyi ilişkilerine ilaveten Filistinli taraflarla en rahat konuşabilecek durumda. Ki Moskova geçen ay El Fetih ve Hamas’ı ağırladı ve devamı da gelecek.

Peki, Kremlin’deki buluşmadan ne çıktı? Netanyahu, Putin’le görüşmesinden sonra “İranlılar ve bütün yabancı savaşçıların Suriye’den çıkmasının Rusya’nın dile getirdiği amaçlarından biri olduğunu” söyledi. Haaretz’e konuşan bir İsrailli diplomatik kaynağa göre, Putin masaya İsrail’in Suriye’deki eylemleriyle ilgili sınırlamalar getirmedi. Yani Rus uçağının düşürülmesiyle yaşanan kriz geride kaldı ve İsrail anlayış göstermeye devam edecek.

***

Suriye’deki dengelere taalluk eden üçüncü diplomatik hamle Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dan geldi.

Ortadoğu turuna 4 Şubat’ta Doha’dan başlayıp Riyad ve Kuveyt’te devam eden Lavrov temaslarını yarın Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile noktalayacak. Bir tarafta gündem Suriye, Libya, Yemen ve Filistin, diğer tarafta ABD’nin keyfini kaçıracak ölçülerde yatırım projeleri. Suriye’de Katar’ın desteklediği örgütlerin canına okuyan Rusya, Doha’yı 11.5 milyar dolarla Rosneft’in yüzde 20’lik hissesine ortak ediyor. Rusya’da milyarlarca dolarlık başka yatırım planları da var. Hatta Katarlıların S-400 için hevesleri hayli köpürmüşe benziyor. Ruslar, Katar’ın S-400 ilgisiyle deliye dönen Suudileri de Rus enerji sektörüne çekiyor.

Bu yazıda konumuz temasların Suriye boyutuyla sınırlı. Lavrov düne kadar muhalefetin ana finansörleri olarak öne çıkan bu ülkeleri bir an önce Şam’ın yolunu tutmaları için cesaretlendiriyor. BAE ve Bahreyn aralıkta Şam’la el sıkışmıştı. Suudilerden beklenen açılım ise gecikiyor. Dış İlişkilerden Sorumlu Devlet Bakanı Adil Cübeyr, Lavrov’u ağırlarken, diplomatik ilişkileri onarmaları ve yeniden inşa sürecine katılmalarının Suriye’de savaşın bitmesine ve siyasi süreçteki ilerlemeye bağlı olduğunu söyledi.

Bu rezervler Suriye’ye Arap Birliği’ne dönüş vizesi için de geçerli. 22 üyeli birlikte Mısır, Sudan, Cezayir, Tunus, Lübnan, Irak, Bahreyn ve BAE Suriye’nin dönüşü için olumlu tavır sergilemekte. Geri kalanı da Suudilerin ağzına bakıyor. Riyad’ın temkinli tutumuna karşın Ebu Dabi daha cüretkâr; Suriye’yi Arap olmayan iki güce yani İran ve Türkiye’ye bırakmamak için bu ülkede olmak gerektiğini savunuyor.

Muhtemelen ABD’den gelen müdahale ve Esad’dan gelmeyen esneklik süreci soğutuyor. Washington Post’a göre ABD, Arap müttefiklerini Şam’a adım atmamaları konusunda uyardı. ABD’nin diş göstermesine paralel olarak Avrupa kanadı da Suriye’ye yaptırımları genişleterek Şam’a uzanacak köprüleri dinamitliyor.

İleri sürülen şartlar yüzünden perde arkası pazarlıklar tıkanmış olmalı ki Suriye Dışişleri Bakan Yardımcısı Faysal Mikdad birkaç gün önce sert çıkıştı: “Suriye şantajlara teslim olmadığı sürece Suriye’ye koşullar dayatanlar başarılı olamayacak.”

Tabii ön şart kabul etmeyen bu tutum, Suriye’nin İran için Arap Birliği’ni gözden çıkardığı anlamına gelmiyor. BAE ve Bahreyn’in Şam’a dönmesinin İran’ı biraz tedirgin ettiği doğrudur. İranlı bir diplomatik kaynak bu konuda bana “Araplardan gelen bu yeni açılımla ilgili biraz tedirginiz. Şam’da havanın bizim aleyhimize dönmesini istemiyoruz” demişti. Bununla birlikte Arap dünyasından kopmuş bir Suriye, İran’ın da tercihi değil. Tahran’la ortaklığını koruyan bir Arap ülkesinin Arap Birliği’nde olması İran’ın işine gelen bir durum.

***

Sonuca gelirsek Rus siyasetindeki ‘birbirine düğümlenmeyen kırk kuyruk’ hali karşımıza çıkıyor. Şöyle ki, Rusya’nın Suriye’de İran’a olan ihtiyacı bitmiş değil. İdlib’in temizlenmesinin yanı sıra yabancı askeri güçlerin çekilmesi konusunda kurulacak baskı için İran ve bağlantılı milisler Rusya için hâlâ işlevsel. Fakat İran’ın çekilmesi ya da en azından profilini düşürmesi birkaç nedenle Rusya’nın da istediği bir netice:

– Birincisi, Rusya İran’ın desteği olmadan Suriye’yi yeniden toparlayamazdı ama bir noktadan sonra çuvalın ağzını dürmek için İran’ın aradan çekilmesi gerektiğini düşünüyor.

– İkincisi, Suriye’nin geleceğinde İran’ın çok belirleyici olmasını kendi nüfuz ve çıkarına da ters görüyor.

Haliyle İsrail-Amerikan baskısını İran’a yansıtmak Rusya’nın da işine gelebilir.

Paradoksal olarak her iki güce muhtaç olsa da Şam yönetimi de İran’dan gelen baskıları Rusya, Rusya’dan gelen baskıları İran ile savuşturmaya çalışıyor. Ve Suriye’nin tamamında ayaklarını sağlam basıncaya kadar bu güçlerden birini diğerine feda edemeyeceğini biliyor. Fakat bir noktadan sonra Suriye de ortakları arasında bir fark gözetmek durumunda:

– Ruslarla stratejik ortaklık uluslararası alanda ne kadar güvence sunuyorsa İran’la ortaklık da o kadar gerilim biriktiriyor.

– Siyasal ve toplumsal etki bakımından da Rusya’dan farklı olarak İran’ın geliştirdiği ilişkilerin dönüştürücü bir tarafı var. Suriyeliler bu konuda temkinli, hatta tedirgin. Bu yüzden iki ortağı birbiriyle dengeleme siyaseti dillendirilmeyen ama hissettirilen bir gerçek.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
4.08.2020
Petrol anlaşması, Kürtler ve hayli karışık hesaplar
27.07.2020
Çin, İran’la bu dansı oynar mı?
25.07.2020
10 olmazın elinde bir olura bakan Libya
21.07.2020
Kafkas ötesinde ‘tehlikeli fırsatlar’
16.07.2020
Ermenistan ve Azerbaycan savaşa mı giriyor?
14.07.2020
Kırılan zincir ve alttakilerin matemi!
9.07.2020
Bir cinayet kaç strateji eder?
7.07.2020
Melez koalisyon için sevimsiz çıktılar
3.07.2020
Yahudi itirazı da olmasa
30.06.2020
Rus zehirlenmesi
24.06.2020
Mısır’la savaş mı?
17.06.2020
Suriye’nin başına Sezar kesilmek ve mali ilhak
16.06.2020
Sezar, açlık oyunları ve Kürtler
12.06.2020
Yaptırım silahı, dolar fişeği: Şam için alarm zamanı mı?
9.06.2020
Trablusgarp 2.0. Ya sonrası?
5.06.2020
Direnen insanlık ve bizim siyahlarımız
2.06.2020
Türk’ün hevesi, Rus’un kalibresi
29.05.2020
Ruslar Libya’da ne yapmaya çalışıyor?
27.05.2020
Dış siyasetin ne bayramı var ne seyranı
26.05.2020
Dış siyasetin ne bayramı var ne seyranı
22.05.2020
Titanlar savaşı ve Rus-Amerikan çelmeleşmesi
19.05.2020
1864: Soykırım ve sessiz miras
17.05.2020
Cihadın kutsal olmayan rant döngüsü
15.05.2020
Kürtlerin gözünde vaziyet: Elde var umut!
12.05.2020
Ya kırk katır ya kırk satırdan çıkarsa başbakan...
10.05.2020
Rus-Amerikan-İran tangosu ve Kürt düğümü
5.05.2020
Türkiye yansın, ABD ısınsın!
1.05.2020
Toz dumanda Şam’ın halleri
28.04.2020
Yemen ölüyor, ölürken bölünüyor
26.04.2020
Putin, Esad’ı gözden çıkarıyor mu?
21.04.2020
Fesin emirlerle imtihanı
18.04.2020
Bekleyin, yeni ‘paralel ordu’ geliyor!
14.04.2020
Katranlaşmış hevesler için...
12.04.2020
Kürdistan’a üs, Irak’a dizayn
6.04.2020
Virüs fırsatçılığıyla kirli müdahaleler
2.04.2020
Bir IBAN, iki sonsuz savaş
31.03.2020
Viral günlerinde dostlara tutunmak
16.03.2020
Korona ile hasbihal
10.03.2020
‘İdlib Başkomutanlık Muharebesi’ ve üç maddelik çıktı!
6.03.2020
İdlib'de hezimet tescil edildi
3.03.2020
Cihatçı yığınlarla baş başa
2.03.2020
Bu ateş Türkiye'yi ‘vekil devlet’ yapar
28.02.2020
Serakıp’ta ‘tekbir’ ve fakat…
25.02.2020
Kaçak savaştan kaçırılan cenazelere
21.02.2020
Halep’in coşkusu İdlib’e ne söylüyor?
18.02.2020
Cihatçı yığınlarla baş başa
14.02.2020
Amerikalılar Erdoğan’ı neden tutuyor?
11.02.2020
Büyük İdlib’den Küçük İdlib’e büzülen hesaplar
9.02.2020
Ateş bizi çağırıyor
4.02.2020
İdlib seferi: Öfkeli ve tehlikeli
28.01.2020
Hesap Bağdat’tan dönerse yedekteki savaş
21.01.2020
Berlin dönemeci
16.01.2020
Hezimetin kaç tonu olabilir?
14.01.2020
Rüya çalan!
10.01.2020
Evet evet her şey yolunda!
7.01.2020
Yastan sonra tufan mı?
3.01.2020
Amerikan salvoları: Tükenmişliğin emareleri
31.12.2019
Libya’ya cihatçı koridoru ve müstakbel felaketimiz
28.12.2019
Bataklık seferi ve asık suratlar
24.12.2019
Kimyasal tezgâhtan BM tezgâhına
20.12.2019
Petrol sarhoşluğu yeniden
17.12.2019
Türk askerine Libya seferi yazılırsa...
13.12.2019
Kürt yakasındaki eller
11.12.2019
Amerikan-İran kapışmasından Irak’a düşen
3.12.2019
Ortaya karışık ‘vezir’ hamlesi
28.11.2019
Kürdistan’da Pence’in pençe değeri
23.11.2019
Irak silbaştan: Kürtler sıfırlanır mı?
19.11.2019
İran’ın öfkeyle imtihanı: Komplodan ötesi
17.11.2019
Hırdan ne çıkar?
14.11.2019
Ateşe doğru ‘diplomatik’ safari
8.11.2019
CHP için okuma parçası: Afrin aynası
5.11.2019
Lübnan’ı çekiştirmek: Hizbullah'ın başı belada mı?
1.11.2019
Dikenli sarmaşık: ‘Barış Pınarı’ndan Bağdadi’ye
29.10.2019
Trump The Oil: Suriye cehenneminde petrolün yeri
26.10.2019
Kürtlere petrol görevi mi? Ne sefillik!
24.10.2019
Muhtıranın şifreleri
20.10.2019
Haşince aşk ile mükemmel bir çıkmaz!
18.10.2019
Hezimet evvela hakikati söyletir
15.10.2019
Bataklık senaryosu tetiklenir mi?
9.10.2019
Fırat’ın doğusunda Türkiye’yi ne bekliyor?
7.10.2019
Irak yine bir komploya kurban mı gidiyor?
4.10.2019
Iraklılar Irak’ı geri isterken…
1.10.2019
CHP’nin Suriye açılımı ve açmazlar
28.09.2019
Cepte kalan sermaye ateş ve barut
22.09.2019
İran savaşı kaç para eder?
16.09.2019
Üçlü zirve: Hezimetin beşinci taksidi
11.09.2019
Cihatçının gönlü Türkiye’den ne ister?
26.08.2019
Milisin var derdin var
23.08.2019
Kayyımlı muhalefet, kayıtsız muhalefet ve İdlib’in laneti
30.07.2019
Şam’la Kürtler arasında kalan aşiretler ve petrol kavgası
28.07.2019
İktisadi vaziyet: Savaş ekonomisinden halk ekonomisine
26.07.2019
Amude’de gündem hassas: IŞİD mahkemesi
2.07.2019
Türkiye’nin Libya savaşı: Kesinlikle tombaladan çıkmadı
28.06.2019
Kürt dersi alındı mı?
24.06.2019
Yufka yürekli Trump ve kibrin sınırları
18.06.2019
S-400’ü bağlarsın İdlib’e, gerisi Allah kerim!
11.06.2019
İran kuşatması ABD’nin de çıkmazı
8.06.2019
Kandaka devriminden milis devletine
1.06.2019
İran’a karşı Arap cephesi: Biraz öfke biraz serap
31.05.2019
Kürdistan’da oğullar dönemi ve çıkmazlar
27.05.2019
Yeni Amerikan kumpası: Film başa sarsın, Türkiye rolünü alsın!
24.05.2019
Komşulukta Kürtler 'sıfır çarpan' olmak zorunda mı?
21.05.2019
Savaş mı? Tevbe neuzubillah!
16.05.2019
Alooo Ağayi Donald!
14.05.2019
İdlib seçimi: Cehennemden cehennem beğen
7.05.2019
Büyük düşün küçük kırıntıları: Tel Rıfat hesapları
30.04.2019
Çekiştirilen Sudan: Vekâlet savaşı çıkar mı?
27.4.2019
Petrolle ya terbiye ol ya terörize!
22.4.2019
Kuzey-Doğu Suriye’nin Élysée çıkarması
18.4.2019
Cendere
16.4.2019
Tezgâhlık işler ve Sudan gerekçeleri
12.4.2019
Devrim Muhafızları’nın adamı Trump!
9.4.2019
Libya’nın laneti: Din için petrol, petrol için din
7.4.2019
Yeni Osmanlı’dan yenik İttihatçıya: Kükreyesin var mı?
3.4.2019
Yerelin aynasında küreselimiz: Kasırga yaklaşıyor
28.3.2019
Şeytani ısrar: Golan’dan sonraki senaryo
20.3.2019
Bağuz’dan sonrası için biriken fırtına
19.3.2019
Bir ziyaretin kodları: Şeytan çarpacak ama…
12.3.2019
Devrimin Kudüs’ü geri mi dönüyor?
7.3.2019
Üç ziyaret, çok kurgu
1.3.2019
Kral ve prensin çalımları: Asıl tecrit olan kim?
25.2.2019
Bu tampon o tampon değil!
21.2.2019
IŞİD bitmiş, teşekkürler Trump!
11.2.2019
İstihbarat rejimi olmak
6.2.2019
Irak’ın Amerikan sancısı depreşirken…
4.2.2019
ABD’nin Hizbullah hesabı neden tutmadı?
1.2.2019
Uyanık kalın, piyangodan bir darbe vurabilir
28.1.2019
Basılan Türk karargâhının anlattıkları…
23.1.2019
Cehennemin kapıları tıklanırken…
16.1.2019
Tampon fantezisi ve Kürtler: TOKİ’den bahçeli evler, iki kat olanından...
15.1.2019
Tampon fakat kime?
14.1.2019
İdlib, buyurun eseriniz!
10.1.2019
Yeni Sykes-Picot ve Suriye’de jandarma olmak
2.1.2019
Orta Dünya’nın simsarları nereye gidiyor?
27.12.2018
İki nehir arasında boğulmak
26.12.2018
Pimi çekilmiş bir çuval el bombası
20.12.2018
ABD’nin çekilmesi ne anlama geliyor?
19.12.2018
Fırat'ta restleşme mi, Şam uçağına bilet mi?
18.12.2018
Sarı Yelekliler nereye koşuyor?
14.12.2018
Fırat seferine ayarlı sandıklar!
11.12.2018
Sarı Yelekliler: Neden eve dönmediler?
4.12.2018
Ve ‘G-20 Testere Ödülü’ goes to ‘Ebu Minşar’
3.12.2018
Meydan muharebesinden Kerç dalaşına: En pahalı faşist kart
27.11.2018
Barzani bir kez daha Bağdat’a dönerken…
24.11.2018
Tampon düşüren tampon
20.11.2018
Kaddafi’nin ahı ve İtalya bozgunu
13.11.2018
Siyon düşünde Arap çözülmesi
11.11.2018
Arap sokağında İran kışı, İsrail baharı: Yoksa serap mı?
6.11.2018
'Ak Gezer'in 'Şir'le savaşı: Kabadayılıkta yeni sezon
30.10.2018
X-large'tan X-small'a: Çaresizliğin hikâyesi
23.10.2018
Bela fırtınası: Katar öfkesi, Kaşıkçı intikamı, Kuveyt çalımı ve 'Küçük Saddam'
20.10.2018
Körfez'deki 'pitbull'lar
16.10.2018
Bir rehineden, bir suçtan lütuf devşirmek
10.10.2018
Suud işi: Ortadoğu’da oyuncu olmanın ‘elif-ba’sı
7.10.2018
Kafkasya’da tehlikeli restleşmeler
4.10.2018
Kürtler Bağdat’a dönerken…
28.9.2018
Sahi İsrail hiç mi afallamadı?
26.9.2018
Ahvaz tuzağı ve ‘ödenmiş’ devrimciler
20.9.2018
Dehşet dengesine İL-20 girdisi
19.9.2018
Erdoğan eliyle tasfiye
9.9.2018
İdlib zehirlenmesi
4.9.2018
Su savaşlarından ‘Mavi Barış’a
31.8.2018
Bağdat’ta şeytanla dans
28.8.2018
'Stratejik müşteri' ve İdlib çengeli
22.8.2018
İran kumarı ve ilk hasıla
20.8.2018
Çal kemancı!
11.8.2018
Bir başka açıdan İran-ABD gerilimi: Aslında iyi anlaşırlardı
6.8.2018
Diplomaside serseri zamanlar
3.8.2018
Savaşların anası ve nevzuhur İttihatçıların çaresizliği
31.7.2018
Kürtlerle müzakere: Ankara’yı ifrit eden seçenek
24.7.2018
Beyaz Miğferler için tahliye zamanı: Bir rejim değiştirme aparatı emin ellerde
14.7.2018
Moskova’ya çıkan çift şeritli yol: Bir kefede Netanyahu diğerinde Velayeti
11.7.2018
‘Kabadayılar Çetesi’nin son güncesi
6.7.2018
Güneyde ‘dost ihaneti’ ve 'düşman suskunluğu'
4.7.2018
Selefi İslamcıları ‘yetmez ama evetçi’ yapan nedir?
30.6.2018
Sen sus patatesler konuşsun!
27.6.2018
Kapa çeneni!
22.6.2018
Yemen boğun eğer mi? Suudi atası aksini söylüyor
21.6.2018
Gökdelen azgınları ve yalın ayaklar
19.6.2018
Kürtlerin Şam’la diyalogu: ABD’ye rağmen mümkün mü?
18.6.2018
Menbic: Yeni bir fetihçi beklemeyen eski 'kutsal şehir'
13.6.2018
Roket adamların barışı: Dünyanın nasibine düşen ne?
6.6.2018
Ürdün’de isyan; kralca hamleler, bölgesel oyunlar
4.6.2018
Cehennem Borsası
29.5.2018
Golan hesapları: Kaostan lütfa, tampondan petrole
26.5.2018
İsfahan: İnsanın insana bir iyiliği
25.5.2018
12 emir, İran, Suriye: Sanki herkes Putin’e çalışıyor!
11.5.2018
Trump’ın barutu, Bibi’nin ateşi
8.5.2018
Veliahtım, prensim! Lübnan size ‘şey’ dedi
2.5.2018
Trump’a atılan pas İran’a gol olur mu?
30.4.2018
Kore baharındaki 'parlamayan' yıldız
26.4.2018
Bir ‘diyet IŞİD’ almaz mıydınız?
24.4.2018
Toz duman dağılınca geriye kalan
16.4.2018
Küresel küstahlığın yüzünü kurtaran 105 salvo
11.4.2018
Felakete doğru
5.4.2018
Elysée’de ne konuşuldu? Afrin’den sonra Kürtler ne bekliyor?
1.4.2018
Bak şu Elysée’nin işine!
29.3.2018
Batı'nın Rusya krizi ve bizim payımıza düşen
21.3.2018
'Afrin’in Fethi' ve nasipse 'Birinci Tayyip Dönemi'
15.3.2018
Pompeo orta dünyaya ne pompalar?
13.3.2018
İran, Kürtleri yakın plana alırken…
6.3.2018
‘Makul’ darbeler, ‘biçare’ Yemenliler ve Batılı vicdanı!
24.2.2018
Afrin çıkmazı
20.2.2018
Menbic senaryosu: ABD çekilirse ne olur?
13.2.2018
Savaşın fabrika ayarları
6.2.2018
Afrin aynasında İdlib ve Rus ruleti
2.2.2018
Kuvayi Milliye! Hayalden öteye…
30.1.2018
Erdoğan’ın kefil olduğu ‘Milli Ordu’
21.1.2018
Ateşle dansın ‘cool’ partnerleri
16.1.2018
Bir gece ansızın girersiniz ama bin gecede çıkamazsınız!
12.1.2018
Erdoğan'ın yürüdüğü son sahne
6.1.2018
İki gerçek arasında: İran çıkmazı
2.1.2018
İran nereye gidiyor?
25.12.2017
Şu Emirlikler meselesi!
20.12.2017
‘Vatansever Kürt’ten ‘hain Kürt’e: Suriye’de kritik dönemeç
12.12.2017
Kendi oyununda tepetaklak olanlar
4.12.2017
Yemen’deki hesaplaşma
1.12.2017
Komşumuzdur İran! Ona ne şüphe!
22.11.2017
Bence Lübnan!
13.11.2017
Feyruz’un çocukları!
10.11.2017
Dürzi bahanesiyle yeni bir İsrail işgali mi?
6.11.2017
Suudiler Lübnan’ı neden ateşe atıyor?
3.11.2017
İran’ın oyunu, Bağdat’ın talihi
27.10.2017
Çölün Martin Luther’ine yer açın!
25.10.2017
ABD Kürtlerden vazgeçti mi?
10.10.2017
İdlib’de El Kaide ile Amerikan güreşi!
7.10.2017
Kral hazretleri Rus gemisine neden bindi?
2.10.2017
Çuvala sokulan, Mossad’a çalınan Kürt sandığı
1.10.2017
Rusya’nın Kürdistan nüansı
27.9.2017
Referandumdan sonra: Paniğe mahal yok!
15.9.2017
Golavinka’nın ağacı, Çerkes yarası ve bir sessiz ağıt
7.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 3: Haşd el Şaabi Kerkük için savaşır mı?
6.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 2: KDP cephesinden bir bakış: Kürdistan çaresiz değil
5.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı: Tarihi fırsat mı, oyun mu?
25.8.2017
Raconatif diplomasi
23.8.2017
Biçare!
20.8.2017
Kürdistan’daki İsrail parantezi; kârdan çok zarar
14.8.2017
Savaşın en zoru: Deyr el Zor
10.8.2017
Türkiye Çin için Uygurları terk edecek mi?
8.8.2017
Şiiler arasında bir Suud kılıcı! Sahi mi?
3.8.2017
Kıtlıkla beslenen darbe ve Chavismo’nun kaderi
31.7.2017
Pakistan FETÖ’sü darbe mi yaptı?
27.7.2017
Hariri, Trump’la âbâd olurken Lübnan cephesi
23.7.2017
İdlib’deki tuzak: Türk’ün Talibanistan’ında işler karıştı
21.7.2017
Suriye’deki Kafkasya lejyonu: Kadirov’dan ötesi
14.7.2017
Boru hattında yüzen Filistin sevdası!
9.7.2017
Tampon pazarı
7.7.2017
Körfez krizindeki rahmet!
4.7.2017
Irak’ı kurtarmak!
23.6.2017
Taht kavgasından Badiya Çölü'ne
21.6.2017
Ya Fırat kızıla çalarsa!
14.6.2017
Puslu havada ‘Amerikan hilali’
8.6.2017
IŞİD’in püskürtülmesi, Haşd’ın Kürtleri ve alabora hesaplar
7.6.2017
Terör sofrasında terör muhabbeti
6.6.2017
Ah Katar vah Katar!
25.5.2017
Jöleli-Arap-İslam NATO’su
20.5.2017
Diplomaside Yerkelizm
17.5.2017
Noktalı virgül
15.5.2017
Fars mı seçim mi?
5.5.2017
Çatışmasızlık bölgeleri: Bu tampon, başka tampon
30.4.2017
İsrail'in IŞİD ve El Kaide aşkı!
25.4.2017
Referandum Orta Doğu siyasetine nasıl yansıyacak?
22.4.2017
Suriyelinin canı, Katar’ın fidyesi
19.4.2017
Yerim daraldı ama oynayacağım!
10.4.2017
Ebu İvanka! Saçma sıkan kovboy!
7.4.2017
Kimyasal dehşetten sonra
6.4.2017
Kerkük; ateş orada, duman burada
5.4.2017
‘Kiril Mücahitlerle’ yüzleşme
25.3.2017
50 aşiretlik yeni ordu: Yine kâğıttan kaplan
23.3.2017
Kürtlerin 'çıkış' senaryosu
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive