İktisadi vaziyet: Savaş ekonomisinden halk ekonomisine


28.07.2019 - Bu Yazı 770 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Menbic’ten sonra niyetim Rakka’ya kadar inmekti. Irak-Şam İslam Devleti’ne (IŞİD) ait hücrelerin saldırıları nedeniyle ‘güvenliğin elvermediği’ söylendi. Rakka istikametinde Ayn İsa’ya indik. Burası Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetim’in yeni merkezi. Ayn İsa normalde Suriye idari sisteminde Rakka Vilayeti’nin Tel Ebyad ilçesine bağlı bir nahiye. Fırat’ın doğusunda ana merkezler Haseke ve Kamışlı dururken neden ‘başkent’ olarak burası? Bölgenin siyaseten ‘Kürdileştiğine’ dair iğnemeler başlarken Arap yoğunluklu bir yerin yönetim üssü olarak seçilmesi şaşırtıcı değil. Güvenlik açısından da kolay savunulacak bir yer. Yakınında Amerikalıların kullandığı üs var. Ayrıca Deyr el Zor, Rakka, Haseke, Kobani, Menbic ve Halep’e giden yolların kavşağında. Bu güzergâh Suriye ticaretini de sırtında taşıyor. Lazkiye’nin Irak’a giden koyunu da buradan geçiyor, Cezire’den çıkan buğday, pamuk ve petrol de. Kontrol noktaları epey azalmış. Sanki hiç savaş yaşanmamış gibi, güzergâh asude!

Çok oyalanmadan Tel Temir’e varıyoruz. Görmek istediğimiz yer bir devlet üretme çiftliği. Savaştan önce özellikli bir çiftlik olarak tasarlanmış. Irak-Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) eline geçtiğinde perişan olmuş. İthal 2 bin 500 süt ineğinden 2 bini özel klima koşullarından uzaklaşınca telef olmuş. YPG’nin kontrolüne geçince tesisler yeniden canlandırılmış. Hayvancılık ve seracılığa ilaveten ekmek, ayakkabı ve sünger üretim tesisleri kurulmuş. Elde edilen ürünlerin dağıtımında öncelik YPG’nin ihtiyaçları, sonra savaşta hayatını kaybedenlerin aileleri, dar gelirli aileler ve kalırsa piyasa. Bu tür işletmeler için elzem olan ehil kadrolar çekip gitmiş. Birçok sektör için ‘uzmanlıkta çoraklık’ zamanı. Düşe kalka, el yordamıyla iktisadi denemeler sürüyor! Gayret büyük, zorluklar ondan geri değil. Bu açmaz petrol başta olmak üzere her sektörde işleri zorlaştırıyor.

AĞIRLIK KOOPERATİFLERDE

Genel anlamda demokratik özerkliğin ekonomik tablosunu anlamaya çalışıyoruz. Bir taraftan savaş ekonomisiyle çark dönüyor. Diğer tarafta halk ekonomisi ya da toplumsal ekonominin temellerini atmaya dönük çalışmalar sürüyor. Aşiret çarklarına dayalı iktisadi ilişkiler, üretim alışkanlıkları ve çalışma kültürü yeni bir ekonomik modelin oturtulmasını zorlaştırıyor.
2012’den beri en fazla üzerinde durulan model kooperatifçilik. Kadınlar ve savaşta hayatını kaybedenlerin aileleri bu alanda hayli aktif.

Devlete ait olup da kontrolü özerk yönetime geçen yaklaşık 250 bin dönümlük arazi kooperatiflere tahsis edilmiş. Daha önce bu arazilerin bir kısmını bürokratlar işletirken bir kısmı da ağalara kiralanmıştı. İşlenmeyen arazi de çok.
Haseke’de 10 bin dönümlük arazi sebze, buğday ve arpa üretimi için 915 kişinin katılımıyla oluşturulan 14 farklı kooperatife tahsis edilmiş. Yine de arazilerin yarısı atıl. Serekaniye’de bu şekilde 15 kooperatif kurulmuş.

Haseke bölgesi

Dünyanın IŞİD’e karşı cephe hatlarında gördüğü bölgenin kadınlarını sosyal ve siyasal alanın dışında iktisadi hayata çekme konusunda da bir savaş veriliyor. Bu çerçevede kadın kooperatifleri bu sürecin ana motoru haline gelmiş. Kongreya Star’ın organizatörlüğünde Tarımsal Proje Kooperatifi, Serekaniye’de (Ras el Ayn) 154, Dirbêsiyê’de 270, Amude’de 198, Derik’te (Malikiye) 135, Kamışlı’da 35, Tirpêspiyê’de (Kahtaniye) 60 kadının katılımıyla projeler geliştirmiş. Bu projelere 22 bin 800 dönüm arazi tahsis edilmiş. Tirbespiye’de 20 kadının katıldığı Rojava Buğday Başağı Kooperatifi bin 330 dönümlük bir arazide çalışıyor.

Pek çok yerde koyun ve kaz yetiştiriciliği, konfeksiyon, süt ve temizlik ürünleri üzerine kadınların katılımcı olduğu kooperatifler kurulmuş. Kamışlı’da temizlik ürünleri üretimi için 2015’te 7 kişiyle başlayan Nisrîn Kooperatifi’nin katılımcı sayısı 54’e çıkmış. Şilêr Kooperatifi birkaç yerde turşu ve reçel üretimiyle köylü kadınları ekonomik hayata çekmiş. Şehit Aileleri Ekmek Fırını Kooperatifi 270 kişinin katılımıyla  Girkê Legê’de büyük bir fırın açmış. Kamışlı’nın Himo bölgesindeki ‘Newroz’ adlı ekmek fırını da 50 ailenin katılımıyla faaliyete geçmiş. Yine Kamışlı’daki Lilit ekmek-pasta fırını da kadınların projesi.
Hevgirtin Kooperatifi’nin girişimleriyle farklı yerlerde çok sayıda perakende satış mağazası açılmış.

Ekolojik dönüşüm için de çalışmalar var: Cezire bölgesinde 30 bin meyve ağacı, Kobani’de Fırat boyunca 15 bin zeytin ağacı ve Rakka’ya 7 bin ağaç dikilmesi yönünde çalışmalar sürüyor.

Rojava Bahçeleri Komünü, Tel Halef’in Aziziye köyünde göçmenlerin katılımıyla 400 hektarlık alana 4 bin armut, nar, asma ve ceviz ağacı dikmiş.

Devletin kontrolünde tahıl ve pamukla sınırlı üretimi çeşitlendirmek için de projeler geliştirilmiş. Derik ve Amude’de tohum üretimine geçilmiş. Haseke’nin El Mufti bölgesinde kadınlar marul, maydanoz, lahana, tere, havuç, pancar, soğan, ıspanak ve fasulye üretimi için özel bir proje yürütüyor. Seracılık alanında önemli başarılar elde edilmiş. Rimelan’da başlatılan seracılık Dirbêsiyê ve diğer bölgelere yayılmış. Domatesin bile dışarıdan geldiği bölgede bostan işi yavaş yavaş rağbet görmeye başlamış.

.

Bunlar insanların hayatlarına dokunan ama ‘şaşalı projeler’ olarak kendini gösteremeyen girişimler.
Bunların dışında Kobani ve Haseke’de tavuk çiftlikleri, Haseke’de bir bulgur fabrikası kurulmuş. Silolar özerk yönetimde ama Haseke ve Kamışlı’daki büyük un fabrikaları devletin kontrolünde. Kamışlı’daki un fabrikası bütün Cezire’nin ihtiyacını karşılayabilecek kapasitede. Son dönemlerde devletin tekelini kırmak için küçük çaplı değirmenler kurulmuş. Ama buğday cennetinde bir makarna fabrikası hâlâ kurulamamış.
Bu sene buğdayı kimin alacağına dair bir restleşme yaşandı. Özerk yönetim, “Artık biz de buğday alacağız” deyip kilo başına 160 Suriye lira fiyat ilan etti. Şam’ın canını sıkan bir gelişmeydi bu. Devlet de 185 Suriye lirası teklif ederek karşılık verdi. Bunun üzerine özerk yönetim, “Buğdayın çıkarılmasına izin vermem” dedi. Tabii fiilen bunu yapması, üreticilerle yaşanacak gerilimler dikkate alındığında zor.

Elektrik üretim ve dağıtımında önemli adımlar atılmış. İlk başta mahallelere büyük jeneratörlerle elektrik sağlanıyordu. Komünlerin yaptığı en iyi iş buydu. Kamışlı’da 2017’de 150 katılımcıyla kurulan Jiyan Kooperatifi jeneratörle elektrik üretiyor. Tabka ve Tişrin barajları IŞİD’den kurtarıldıktan sonra merkezi şebeke işler hale geldi. Santrallerin çalıştırılması devletle koordineli bir şekilde yürüyor. Rimelan’da petrolle çalışan santral ve iletim hatları tamir edilmiş.

TOPLUMSAL, SİYASAL, ASKERİ ÖRGÜTLENME İYİ DE…

Fakat belli alanlarda kooperatifçiliğin yürümediğine ve ekonomide doğru düzgün planlama yapılamadığına dair tespitlere de rastlıyoruz. ‘Demokratik kooperatifçilik’ hedefiyle oluşturulan müesseseler bir nevi anonim şirket mantığıyla şekillenmiş. Bazı kooperatifler amaca uygun işlemediği için dağıtılmış. Özünde ‘mevsimi gelince ek, biçerdöverle kaldır, tek alıcı konumundaki devlete sat, paranı al, kalan aylarda yan gelip yat’ şeklinde kolaycılığa dayalı çalışma alışkanlığı kooperatifçiliğin önündeki en önemli engel. İkincisi özerk yönetimin yerine göre istediği yüzde 20-30 kâr payı kooperatifçiliğin cazibesini düşürmüş.
Rojava ekonomisi üzerine çalışan Ahmed Pelda’nın tespiti şu:
“İnsanlar çalışmıyor. Uzmanıyla, memuruyla çiftçisiyle her kesim devletin her şeyi planladığı bir sisteme alışmış. Girişimcilik zayıf, proje geliştirme ve hayata geçirme diye bir kültür yok. Hep ‘yap, yapma, şu kadarını yap’ diye komut bekliyor.”
Fırat hattındaki gezimizin bir kısmında bize eşlik eden Ahmed Pelda’ya göre temel sorunlar şöyle:

– Derli toplu bütçe yok.
– Merkezi planlama yapılamıyor.
– Tartışılan alanlarda planlama, projelendirme, bütçeleme ve uygulamada yetersizlikler var.
– Uzman kadro eksikliği büyük. Çok fazla beyin göçü oldu. Mesela Rimelan’da güvenlik sorunu olmadığı halde petrol mühendisleri gitti. Dışarıdan gönüllü olarak gelen bazı profesyonellerden de yeterince istifade edilemedi.

Yani özerk yönetim unsurları askeri savunma ve toplumsal örgütlenmede gösterdiği başarıyı ekonomik ve teknik alanlara tam olarak yansıtamadı. Tabii teknik yatırımda ambargoların etkisi de yadsınamaz. Mesela Irak Kürdistan Yönetimi büyük teknik parçaların Semelka’dan geçişini engelliyor. Bazı önemli makinelere Zaho’da el konulduğu söyleniyor.

Pelda bu sorunlara karşın yine de umutlu:

“Ambargo nedeniyle 2012’de ekmek ve yakacak bulamaz haldeyken bu güne gelindi. Ürün çeşitlendirmeye yönelik çalışmalar sürüyor. İmalat hacmi artıyor. Elektrik kablosu, su şişesi, peçete, deterjan gibi ürünler ilk kez burada üretildi. Kamışlı’nın tarihinde ilk fuar 2015’te açıldı. Yine organize sanayi ve küçük sanayi siteleri inşa ediliyor. Arabalarda yedek parça ve tamiri önemli bir sorun. Bunun için özel bir çalışma yürütülüyor. Özel sektöre engelleme yok, aksine tüm girişimcilerin önünü açıyorlar. Bazen kendi ideolojik yapısına uymasa bile yönetim toplumsal nedenler ve ihtiyaçtan dolayı müsaade ediyor. Ülke dışına çıkmış Kürtler ve Araplar da ailelerine para göndermeye başladı. Bu paralarla işletmeler açılıyor, konutlar yapılıyor. Yeni bir sınıf ortaya çıkıyor. Bunların çoğu mevcut yönetimle uyumlu da değiller. Eski ayrıcalıklı kesimler yeni yükselen güç-sınıf karşısında kendilerini zayıflamış hissediyor. Yakınmaların nedeni bu.”

SİSTEMİN ÇARKI PETROLE DAYALI

Mevcut durumda derli toplu ‘merkezi bir bütçe’den söz etmek zor. Semelka ve Tilkoçer gümrüklerinden gelen vergilerin dışında üretim, ticaret ve tüketimden doğrudan ya da dolaylı vergi alınmıyor. Aylık 200 doların üzerinde kazancı olanlara gelir vergisi ile ilgili bir düzenleme yapıldı ama uygulamanın neticesi belirsiz. Ekonomik çark büyük oranda petrol ve gazdan gelen gelirlerle dönüyor. Suriye Demokratik Güçleri (SDG), Asayiş ve diğer özerk yönetim birimlerinde çalışanların maaşları buradan ödeniyor. Konoko Gaz Tesisi de SDG’nin kontrolünde ama buranın bahsi fazla geçmiyor. Deyr el Zor’da El Ömer ve Cafre’den çıkan petrolün önemli bir kısmını Suriye devleti Katırcı gibi aracılarla alıp Humus ve Banyas’taki rafinerilerde işliyor. Karşılığında özerk yönetime mazot gönderiyor. Fırat’ın doğusundaki fiyatlar batısına kıyasla epey makul. Mesela Şam’da normalde 200-250 Suriye lirası olan, kıtlık zamanında 600 liraya fırlayan mazot burada 40-50 lira. ABD Katırcı’yı kara listeye alıp Suriye’yi ekonomik baskıyla dize getirmeye karar verdiğinde özerk yönetime de “Satmayın” dedi. Peki, satış durdu mu? Belki bir süre. 120 bini aşkın askeri gücün finansmanı dahil Fırat’ın doğusunda işlerin nasıl yürüyeceği sorusuna sıra gelince Amerikalıların gözü tankerleri görmemeyi tercih ediyor.

Habur bölgesinde enternasyonalistlerin yerleştiği bir köy.

İşin doğrusu her alanda karaborsanın ‘şeytani’ kuralları işliyor. Savaş kendi kanallarını yaratıyor ve petrol dahil ticaret hiçbir sınır tanımıyor.
Savaşın yükü azalırken sivil alanlardaki devasa sorunlar yönetimin önünde birikiyor. IŞİD’in yenilgisinden sonra yönetime ortak olanların nezdinde mazeretin geçerlilik derecesi düşüyor. Mevcut alt yapı, tecrübe ve kadroların bunun üstesinden gelmesi kolay değil. Elbette bölgeyi savunmak için canlarını veren kadroların sivil alanda da özveriyle çalıştıklarına tanıklık ediyoruz. Sorunlara karşı duyarlılık da mücadeledeki devimine süreklilik katıyor. En azından ‘devlet kapısı’ artık erişilmez değil, insanlar bütün birimlere gidip dertlerini anlatabiliyor.

HABUR’DA ERMENİ BİRLİĞİ

Çiftlikten sonra soluğu Habur nehri köylerinde alıyoruz. Süryanilerin bu bölgede 33 köyü var. IŞİD geldiğinde köylülerden birkaçını öldürüp yüzlercesini de rehine almıştı. Yüklü miktarlarda fidye ile bu insanlar kurtarıldı. Sonrası malum: Göç. Bölgede YPG varlığını sürdürürken birkaç köyde de Kobani savaşından beri IŞİD’le mücadeleye katılan enternasyonalistler kalıyor. Manzara, “Yeni bir Bekaa mı” sorusunu akla getiriyor.

Ermeni taburu

Türkiye kökenli bazı sol örgütler de buralarda. Ankara’nın bu gruplardan duyduğu rahatsızlığı SDG’yle dolaylı görüşmelerde dile getirdiği aktarılıyor.
Habur bölgesindeki köylerden birinde 6 ay önce örgütlenen Ermeni taburu kalıyor. Adını 2017’de Serekaniye’de mayın patlaması sonucu ölen Nubar Ozanyan’dan alan taburun mevcudu şimdilik 55. Hepsi bölgenin gençleri. Karargâh olarak kullandıkları binaya gittiğimizde bir kadın öğretmen, tabura Ermenice dil dersi veriyordu. Komutanları amaçlarının bölgedeki Ermeni köylerini korumak olduğunu, sayılarını 120’ye çıkarmayı hedeflediklerini, hiçbir devlet için tehdit oluşturmadıklarını, ‘öz savunma gücü’ olarak SDG içinde kalıcı hale gelmek istediklerini anlattı. Süryaniler ‘Süryani Askeri Konseyi’ olarak örgütlenip SDG içinde savaşa katılmıştı. Bu bölgede ise Habur Tugayları ve Nattureh, öz savunma güçleri olarak ortaya çıkmıştı. Asayiş birimi olarak da devletten yana olanlar ‘Sootoro’, özerk yönetimden yana olanlar ‘Sutoro’ adıyla örgütlenmişti. Ancak Ermeniler arasında silahlı örgütlenme bir ilk. Ermenistan bayrağını kullandıkları için Erivan yönetimi rahatsız. Ermenistan hem Suriye’yi rahatsız etmek istemiyor hem de Ermeni taburunun YPG ile aynı safta yer alıyor olması nedeniyle Türkiye ile ilişkilerine yeni bir gerilim eklenmesinden kaçınıyor.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
4.08.2020
Petrol anlaşması, Kürtler ve hayli karışık hesaplar
27.07.2020
Çin, İran’la bu dansı oynar mı?
25.07.2020
10 olmazın elinde bir olura bakan Libya
21.07.2020
Kafkas ötesinde ‘tehlikeli fırsatlar’
16.07.2020
Ermenistan ve Azerbaycan savaşa mı giriyor?
14.07.2020
Kırılan zincir ve alttakilerin matemi!
9.07.2020
Bir cinayet kaç strateji eder?
7.07.2020
Melez koalisyon için sevimsiz çıktılar
3.07.2020
Yahudi itirazı da olmasa
30.06.2020
Rus zehirlenmesi
24.06.2020
Mısır’la savaş mı?
17.06.2020
Suriye’nin başına Sezar kesilmek ve mali ilhak
16.06.2020
Sezar, açlık oyunları ve Kürtler
12.06.2020
Yaptırım silahı, dolar fişeği: Şam için alarm zamanı mı?
9.06.2020
Trablusgarp 2.0. Ya sonrası?
5.06.2020
Direnen insanlık ve bizim siyahlarımız
2.06.2020
Türk’ün hevesi, Rus’un kalibresi
29.05.2020
Ruslar Libya’da ne yapmaya çalışıyor?
27.05.2020
Dış siyasetin ne bayramı var ne seyranı
26.05.2020
Dış siyasetin ne bayramı var ne seyranı
22.05.2020
Titanlar savaşı ve Rus-Amerikan çelmeleşmesi
19.05.2020
1864: Soykırım ve sessiz miras
17.05.2020
Cihadın kutsal olmayan rant döngüsü
15.05.2020
Kürtlerin gözünde vaziyet: Elde var umut!
12.05.2020
Ya kırk katır ya kırk satırdan çıkarsa başbakan...
10.05.2020
Rus-Amerikan-İran tangosu ve Kürt düğümü
5.05.2020
Türkiye yansın, ABD ısınsın!
1.05.2020
Toz dumanda Şam’ın halleri
28.04.2020
Yemen ölüyor, ölürken bölünüyor
26.04.2020
Putin, Esad’ı gözden çıkarıyor mu?
21.04.2020
Fesin emirlerle imtihanı
18.04.2020
Bekleyin, yeni ‘paralel ordu’ geliyor!
14.04.2020
Katranlaşmış hevesler için...
12.04.2020
Kürdistan’a üs, Irak’a dizayn
6.04.2020
Virüs fırsatçılığıyla kirli müdahaleler
2.04.2020
Bir IBAN, iki sonsuz savaş
31.03.2020
Viral günlerinde dostlara tutunmak
16.03.2020
Korona ile hasbihal
10.03.2020
‘İdlib Başkomutanlık Muharebesi’ ve üç maddelik çıktı!
6.03.2020
İdlib'de hezimet tescil edildi
3.03.2020
Cihatçı yığınlarla baş başa
2.03.2020
Bu ateş Türkiye'yi ‘vekil devlet’ yapar
28.02.2020
Serakıp’ta ‘tekbir’ ve fakat…
25.02.2020
Kaçak savaştan kaçırılan cenazelere
21.02.2020
Halep’in coşkusu İdlib’e ne söylüyor?
18.02.2020
Cihatçı yığınlarla baş başa
14.02.2020
Amerikalılar Erdoğan’ı neden tutuyor?
11.02.2020
Büyük İdlib’den Küçük İdlib’e büzülen hesaplar
9.02.2020
Ateş bizi çağırıyor
4.02.2020
İdlib seferi: Öfkeli ve tehlikeli
28.01.2020
Hesap Bağdat’tan dönerse yedekteki savaş
21.01.2020
Berlin dönemeci
16.01.2020
Hezimetin kaç tonu olabilir?
14.01.2020
Rüya çalan!
10.01.2020
Evet evet her şey yolunda!
7.01.2020
Yastan sonra tufan mı?
3.01.2020
Amerikan salvoları: Tükenmişliğin emareleri
31.12.2019
Libya’ya cihatçı koridoru ve müstakbel felaketimiz
28.12.2019
Bataklık seferi ve asık suratlar
24.12.2019
Kimyasal tezgâhtan BM tezgâhına
20.12.2019
Petrol sarhoşluğu yeniden
17.12.2019
Türk askerine Libya seferi yazılırsa...
13.12.2019
Kürt yakasındaki eller
11.12.2019
Amerikan-İran kapışmasından Irak’a düşen
3.12.2019
Ortaya karışık ‘vezir’ hamlesi
28.11.2019
Kürdistan’da Pence’in pençe değeri
23.11.2019
Irak silbaştan: Kürtler sıfırlanır mı?
19.11.2019
İran’ın öfkeyle imtihanı: Komplodan ötesi
17.11.2019
Hırdan ne çıkar?
14.11.2019
Ateşe doğru ‘diplomatik’ safari
8.11.2019
CHP için okuma parçası: Afrin aynası
5.11.2019
Lübnan’ı çekiştirmek: Hizbullah'ın başı belada mı?
1.11.2019
Dikenli sarmaşık: ‘Barış Pınarı’ndan Bağdadi’ye
29.10.2019
Trump The Oil: Suriye cehenneminde petrolün yeri
26.10.2019
Kürtlere petrol görevi mi? Ne sefillik!
24.10.2019
Muhtıranın şifreleri
20.10.2019
Haşince aşk ile mükemmel bir çıkmaz!
18.10.2019
Hezimet evvela hakikati söyletir
15.10.2019
Bataklık senaryosu tetiklenir mi?
9.10.2019
Fırat’ın doğusunda Türkiye’yi ne bekliyor?
7.10.2019
Irak yine bir komploya kurban mı gidiyor?
4.10.2019
Iraklılar Irak’ı geri isterken…
1.10.2019
CHP’nin Suriye açılımı ve açmazlar
28.09.2019
Cepte kalan sermaye ateş ve barut
22.09.2019
İran savaşı kaç para eder?
16.09.2019
Üçlü zirve: Hezimetin beşinci taksidi
11.09.2019
Cihatçının gönlü Türkiye’den ne ister?
26.08.2019
Milisin var derdin var
23.08.2019
Kayyımlı muhalefet, kayıtsız muhalefet ve İdlib’in laneti
30.07.2019
Şam’la Kürtler arasında kalan aşiretler ve petrol kavgası
28.07.2019
İktisadi vaziyet: Savaş ekonomisinden halk ekonomisine
26.07.2019
Amude’de gündem hassas: IŞİD mahkemesi
2.07.2019
Türkiye’nin Libya savaşı: Kesinlikle tombaladan çıkmadı
28.06.2019
Kürt dersi alındı mı?
24.06.2019
Yufka yürekli Trump ve kibrin sınırları
18.06.2019
S-400’ü bağlarsın İdlib’e, gerisi Allah kerim!
11.06.2019
İran kuşatması ABD’nin de çıkmazı
8.06.2019
Kandaka devriminden milis devletine
1.06.2019
İran’a karşı Arap cephesi: Biraz öfke biraz serap
31.05.2019
Kürdistan’da oğullar dönemi ve çıkmazlar
27.05.2019
Yeni Amerikan kumpası: Film başa sarsın, Türkiye rolünü alsın!
24.05.2019
Komşulukta Kürtler 'sıfır çarpan' olmak zorunda mı?
21.05.2019
Savaş mı? Tevbe neuzubillah!
16.05.2019
Alooo Ağayi Donald!
14.05.2019
İdlib seçimi: Cehennemden cehennem beğen
7.05.2019
Büyük düşün küçük kırıntıları: Tel Rıfat hesapları
30.04.2019
Çekiştirilen Sudan: Vekâlet savaşı çıkar mı?
27.4.2019
Petrolle ya terbiye ol ya terörize!
22.4.2019
Kuzey-Doğu Suriye’nin Élysée çıkarması
18.4.2019
Cendere
16.4.2019
Tezgâhlık işler ve Sudan gerekçeleri
12.4.2019
Devrim Muhafızları’nın adamı Trump!
9.4.2019
Libya’nın laneti: Din için petrol, petrol için din
7.4.2019
Yeni Osmanlı’dan yenik İttihatçıya: Kükreyesin var mı?
3.4.2019
Yerelin aynasında küreselimiz: Kasırga yaklaşıyor
28.3.2019
Şeytani ısrar: Golan’dan sonraki senaryo
20.3.2019
Bağuz’dan sonrası için biriken fırtına
19.3.2019
Bir ziyaretin kodları: Şeytan çarpacak ama…
12.3.2019
Devrimin Kudüs’ü geri mi dönüyor?
7.3.2019
Üç ziyaret, çok kurgu
1.3.2019
Kral ve prensin çalımları: Asıl tecrit olan kim?
25.2.2019
Bu tampon o tampon değil!
21.2.2019
IŞİD bitmiş, teşekkürler Trump!
11.2.2019
İstihbarat rejimi olmak
6.2.2019
Irak’ın Amerikan sancısı depreşirken…
4.2.2019
ABD’nin Hizbullah hesabı neden tutmadı?
1.2.2019
Uyanık kalın, piyangodan bir darbe vurabilir
28.1.2019
Basılan Türk karargâhının anlattıkları…
23.1.2019
Cehennemin kapıları tıklanırken…
16.1.2019
Tampon fantezisi ve Kürtler: TOKİ’den bahçeli evler, iki kat olanından...
15.1.2019
Tampon fakat kime?
14.1.2019
İdlib, buyurun eseriniz!
10.1.2019
Yeni Sykes-Picot ve Suriye’de jandarma olmak
2.1.2019
Orta Dünya’nın simsarları nereye gidiyor?
27.12.2018
İki nehir arasında boğulmak
26.12.2018
Pimi çekilmiş bir çuval el bombası
20.12.2018
ABD’nin çekilmesi ne anlama geliyor?
19.12.2018
Fırat'ta restleşme mi, Şam uçağına bilet mi?
18.12.2018
Sarı Yelekliler nereye koşuyor?
14.12.2018
Fırat seferine ayarlı sandıklar!
11.12.2018
Sarı Yelekliler: Neden eve dönmediler?
4.12.2018
Ve ‘G-20 Testere Ödülü’ goes to ‘Ebu Minşar’
3.12.2018
Meydan muharebesinden Kerç dalaşına: En pahalı faşist kart
27.11.2018
Barzani bir kez daha Bağdat’a dönerken…
24.11.2018
Tampon düşüren tampon
20.11.2018
Kaddafi’nin ahı ve İtalya bozgunu
13.11.2018
Siyon düşünde Arap çözülmesi
11.11.2018
Arap sokağında İran kışı, İsrail baharı: Yoksa serap mı?
6.11.2018
'Ak Gezer'in 'Şir'le savaşı: Kabadayılıkta yeni sezon
30.10.2018
X-large'tan X-small'a: Çaresizliğin hikâyesi
23.10.2018
Bela fırtınası: Katar öfkesi, Kaşıkçı intikamı, Kuveyt çalımı ve 'Küçük Saddam'
20.10.2018
Körfez'deki 'pitbull'lar
16.10.2018
Bir rehineden, bir suçtan lütuf devşirmek
10.10.2018
Suud işi: Ortadoğu’da oyuncu olmanın ‘elif-ba’sı
7.10.2018
Kafkasya’da tehlikeli restleşmeler
4.10.2018
Kürtler Bağdat’a dönerken…
28.9.2018
Sahi İsrail hiç mi afallamadı?
26.9.2018
Ahvaz tuzağı ve ‘ödenmiş’ devrimciler
20.9.2018
Dehşet dengesine İL-20 girdisi
19.9.2018
Erdoğan eliyle tasfiye
9.9.2018
İdlib zehirlenmesi
4.9.2018
Su savaşlarından ‘Mavi Barış’a
31.8.2018
Bağdat’ta şeytanla dans
28.8.2018
'Stratejik müşteri' ve İdlib çengeli
22.8.2018
İran kumarı ve ilk hasıla
20.8.2018
Çal kemancı!
11.8.2018
Bir başka açıdan İran-ABD gerilimi: Aslında iyi anlaşırlardı
6.8.2018
Diplomaside serseri zamanlar
3.8.2018
Savaşların anası ve nevzuhur İttihatçıların çaresizliği
31.7.2018
Kürtlerle müzakere: Ankara’yı ifrit eden seçenek
24.7.2018
Beyaz Miğferler için tahliye zamanı: Bir rejim değiştirme aparatı emin ellerde
14.7.2018
Moskova’ya çıkan çift şeritli yol: Bir kefede Netanyahu diğerinde Velayeti
11.7.2018
‘Kabadayılar Çetesi’nin son güncesi
6.7.2018
Güneyde ‘dost ihaneti’ ve 'düşman suskunluğu'
4.7.2018
Selefi İslamcıları ‘yetmez ama evetçi’ yapan nedir?
30.6.2018
Sen sus patatesler konuşsun!
27.6.2018
Kapa çeneni!
22.6.2018
Yemen boğun eğer mi? Suudi atası aksini söylüyor
21.6.2018
Gökdelen azgınları ve yalın ayaklar
19.6.2018
Kürtlerin Şam’la diyalogu: ABD’ye rağmen mümkün mü?
18.6.2018
Menbic: Yeni bir fetihçi beklemeyen eski 'kutsal şehir'
13.6.2018
Roket adamların barışı: Dünyanın nasibine düşen ne?
6.6.2018
Ürdün’de isyan; kralca hamleler, bölgesel oyunlar
4.6.2018
Cehennem Borsası
29.5.2018
Golan hesapları: Kaostan lütfa, tampondan petrole
26.5.2018
İsfahan: İnsanın insana bir iyiliği
25.5.2018
12 emir, İran, Suriye: Sanki herkes Putin’e çalışıyor!
11.5.2018
Trump’ın barutu, Bibi’nin ateşi
8.5.2018
Veliahtım, prensim! Lübnan size ‘şey’ dedi
2.5.2018
Trump’a atılan pas İran’a gol olur mu?
30.4.2018
Kore baharındaki 'parlamayan' yıldız
26.4.2018
Bir ‘diyet IŞİD’ almaz mıydınız?
24.4.2018
Toz duman dağılınca geriye kalan
16.4.2018
Küresel küstahlığın yüzünü kurtaran 105 salvo
11.4.2018
Felakete doğru
5.4.2018
Elysée’de ne konuşuldu? Afrin’den sonra Kürtler ne bekliyor?
1.4.2018
Bak şu Elysée’nin işine!
29.3.2018
Batı'nın Rusya krizi ve bizim payımıza düşen
21.3.2018
'Afrin’in Fethi' ve nasipse 'Birinci Tayyip Dönemi'
15.3.2018
Pompeo orta dünyaya ne pompalar?
13.3.2018
İran, Kürtleri yakın plana alırken…
6.3.2018
‘Makul’ darbeler, ‘biçare’ Yemenliler ve Batılı vicdanı!
24.2.2018
Afrin çıkmazı
20.2.2018
Menbic senaryosu: ABD çekilirse ne olur?
13.2.2018
Savaşın fabrika ayarları
6.2.2018
Afrin aynasında İdlib ve Rus ruleti
2.2.2018
Kuvayi Milliye! Hayalden öteye…
30.1.2018
Erdoğan’ın kefil olduğu ‘Milli Ordu’
21.1.2018
Ateşle dansın ‘cool’ partnerleri
16.1.2018
Bir gece ansızın girersiniz ama bin gecede çıkamazsınız!
12.1.2018
Erdoğan'ın yürüdüğü son sahne
6.1.2018
İki gerçek arasında: İran çıkmazı
2.1.2018
İran nereye gidiyor?
25.12.2017
Şu Emirlikler meselesi!
20.12.2017
‘Vatansever Kürt’ten ‘hain Kürt’e: Suriye’de kritik dönemeç
12.12.2017
Kendi oyununda tepetaklak olanlar
4.12.2017
Yemen’deki hesaplaşma
1.12.2017
Komşumuzdur İran! Ona ne şüphe!
22.11.2017
Bence Lübnan!
13.11.2017
Feyruz’un çocukları!
10.11.2017
Dürzi bahanesiyle yeni bir İsrail işgali mi?
6.11.2017
Suudiler Lübnan’ı neden ateşe atıyor?
3.11.2017
İran’ın oyunu, Bağdat’ın talihi
27.10.2017
Çölün Martin Luther’ine yer açın!
25.10.2017
ABD Kürtlerden vazgeçti mi?
10.10.2017
İdlib’de El Kaide ile Amerikan güreşi!
7.10.2017
Kral hazretleri Rus gemisine neden bindi?
2.10.2017
Çuvala sokulan, Mossad’a çalınan Kürt sandığı
1.10.2017
Rusya’nın Kürdistan nüansı
27.9.2017
Referandumdan sonra: Paniğe mahal yok!
15.9.2017
Golavinka’nın ağacı, Çerkes yarası ve bir sessiz ağıt
7.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 3: Haşd el Şaabi Kerkük için savaşır mı?
6.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 2: KDP cephesinden bir bakış: Kürdistan çaresiz değil
5.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı: Tarihi fırsat mı, oyun mu?
25.8.2017
Raconatif diplomasi
23.8.2017
Biçare!
20.8.2017
Kürdistan’daki İsrail parantezi; kârdan çok zarar
14.8.2017
Savaşın en zoru: Deyr el Zor
10.8.2017
Türkiye Çin için Uygurları terk edecek mi?
8.8.2017
Şiiler arasında bir Suud kılıcı! Sahi mi?
3.8.2017
Kıtlıkla beslenen darbe ve Chavismo’nun kaderi
31.7.2017
Pakistan FETÖ’sü darbe mi yaptı?
27.7.2017
Hariri, Trump’la âbâd olurken Lübnan cephesi
23.7.2017
İdlib’deki tuzak: Türk’ün Talibanistan’ında işler karıştı
21.7.2017
Suriye’deki Kafkasya lejyonu: Kadirov’dan ötesi
14.7.2017
Boru hattında yüzen Filistin sevdası!
9.7.2017
Tampon pazarı
7.7.2017
Körfez krizindeki rahmet!
4.7.2017
Irak’ı kurtarmak!
23.6.2017
Taht kavgasından Badiya Çölü'ne
21.6.2017
Ya Fırat kızıla çalarsa!
14.6.2017
Puslu havada ‘Amerikan hilali’
8.6.2017
IŞİD’in püskürtülmesi, Haşd’ın Kürtleri ve alabora hesaplar
7.6.2017
Terör sofrasında terör muhabbeti
6.6.2017
Ah Katar vah Katar!
25.5.2017
Jöleli-Arap-İslam NATO’su
20.5.2017
Diplomaside Yerkelizm
17.5.2017
Noktalı virgül
15.5.2017
Fars mı seçim mi?
5.5.2017
Çatışmasızlık bölgeleri: Bu tampon, başka tampon
30.4.2017
İsrail'in IŞİD ve El Kaide aşkı!
25.4.2017
Referandum Orta Doğu siyasetine nasıl yansıyacak?
22.4.2017
Suriyelinin canı, Katar’ın fidyesi
19.4.2017
Yerim daraldı ama oynayacağım!
10.4.2017
Ebu İvanka! Saçma sıkan kovboy!
7.4.2017
Kimyasal dehşetten sonra
6.4.2017
Kerkük; ateş orada, duman burada
5.4.2017
‘Kiril Mücahitlerle’ yüzleşme
25.3.2017
50 aşiretlik yeni ordu: Yine kâğıttan kaplan
23.3.2017
Kürtlerin 'çıkış' senaryosu
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive