Irak yine bir komploya kurban mı gidiyor?


7.10.2019 - Bu Yazı 1089 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Irak’ın ‘ölüm turu’ bir haftada 100’ü aşkın can aldı. Geride binden fazla yaralı bıraktı. 2011 isyanı, 2015 isyanı, 2018 isyanı siyasete ders olmadı. Amerikan işgaliyle oturtulan etno-mezhepçi sistemin hastalıkları kurutulmadıkça halkın ödediği bedel de siyasetin umursamazlığı da bitmeyecek.

İktidarı bahşeden ya da geri alan basitçe halkın oyları değil, her ne kadar ‘demokratik’ seçimlerle bir parlamento oluşsa da… Uzun yıllar iktidardan uzak kalmış İslamcı Şii hareketlerin geçmişin kayıplarını telafi etmek istercesine kaynaklara saldırması, İslamcı Sünni partilerin alan bulmasına karşın iktidar ayrıcalığını yitirmiş Sünnilerdeki intikamcı yaklaşım ve Kürtlerin zoraki beraberliği seçim sonrasında hükümetler şekillenirken bölüşümcü denge yeniden oluşuyor. Etno-mezhep paylaşımı üzerine kurulu bir düzende hesap verilebilirlik olmadığı gibi her bakan, her bürokrat, her iş adamı ‘siyaset ve cemaat’ bağlarının birbirini kovaladığı çarkta götürebildiği kadar götürüyor.
Irak’ın siyasal atlasına bakarsanız “ilahi emir” yeryüzüne inmiş sanırsınız. Her şey din ile satılıyor. En fazla “Allahtan kork” diyenlerin elinde Irak yolsuzlukta zirvelere yükseldi. Dünyanın beşinci büyük petrol ülkesi, 16 yıldır su, elektrik, sağlık hizmetlerindeki bezdirici sorunların üstesinden gelemiyor. Iraklıların patlamak için sebebi çok. Ve elbette Irak’ı patlatmak isteyenlerin de…

***

Irak 2003’ten beri İran ve Amerikan/Suud nüfuz savaşından muzdarip ama o hastalıklı yapı yüzünden bu iki kampın iteklemeleri ya da ayarlamaları olmadan da iktidar şekillenemiyor. Irak’ın düçar olduğu lanet de işte bu.
Şimdi sokaklara bakıldığında öfkenin yöneldiği şeyin sadece, yolsuzlukla mücadele ve reform sözünü tutamayan Başbakan Adil Abdülmehdi değil topyekûn bir siyasal düzen olduğu görülüyor. Bu düzenin bir yüzünde kimsenin güven duymadığı siyasi aktörler, diğer yüzünde ‘dış müdahale’ unsurları yer alıyor. Bu kez daha çok “Kahrolsun Velayet-i Fakih”, “Mollalar Irak’tan defolun”, “Irak Iraklılarındır” diye İran’ı hedef alan mesajlar dikkat çekiyor. Basitçe Iraklılar, Irak’ı geri istiyor.

Şiiliğin en önemli havzası Necef’te İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in posterlerinin yırtılması, İran’ın Irak iç siyasetine yön verme girişimlerinden duyulan kızgınlığı ifade ediyor. Sadece siyasi partiler ya da milis yapılar üzerinden etki çabası değil Fars havzasının, Irak’taki Şii havzalar üzerinde belirgin şekilde temayüz etmeye çalışması öngörülebilir bir reaksiyon doğuruyor. Şiilik ortak paydası Fars-Arap karşıtlığından ve tarihsel husumetlerden kaynaklanan kuşkuları izole etmeye yetmiyor.
Bu kez dış unsur olarak ABD’den daha çok İran’ın öne çıkmasında birkaç faktör var:
– İranlı yetkililer ve Haşd el Şaabi’nin İran bağlantılı bileşenlerinin İran’a karşı olası askeri müdahale halinde Irak’ta Amerikan hedeflerinin vurulacağı yönündeki açıklamaları, savaş üstüne savaş görmüş, terörün her türünü yaşamış Iraklılardaki Amerikan-İran kapışmasının cephe hattına dönüşme korkusunu büyütüyor. Aramco’nun vurulması bu korkuyu tırmandırdı.
– Amerikalıların da bastırmasıyla Başbakan Abdülmehdi, Haşd el Şaabi’yi orduya eklemleyip kontrol dışı unsurlarını elimine etmeye çalışırken İran, bu milis yapının Devrim Muhafızları’na benzer bir misyonla büyümesini umuyor. IŞİD’le savaşta kilit rol oynayan Haşd el Şaabi’yi siyaset ve toplum üzerinde olağanüstü müdahale aracı olmaktan çıkarma girişimlerinde aranan İran rızası da Iraklılarda aşağılanma hissi yaratıyor.

– Haşd el Şaabi’yi zapturapt altına alma girişimleri sürerken Amerikalıların eğittiği ve İranlıların da ‘şüphe’ ile yaklaştığı Terörle Mücadele Hizmeti’nin ‘sivrilen’ komutan yardımcısı Abdulvehhab el Saadi pasif göreve kaydırıldı. Saadi gösterilerde simgeleşen isim oldu. Hatta başbakan olmasını isteyenler var.
– Kutsal mekânları ziyaret eden Iraklı diplomatik heyet Meşhed’de geçici olarak gözaltına alındı. Diplomatik protesto ile karşılık bulan bu olay Iraklılardaki İran hassasiyetini daha da kaşıdı.

***

Durum buyken İran medyası, Irak’taki gösterileri, İran’a karşı stratejide ABD’ye açık çek sun(a)mayan Başbakan Abdülmehdi ve Haşd el Şaabi’ye komplo olarak görüyor. 2011’in Suriyesi ile kıyaslamalar yapılıyor. Bu cenaha göre İran’ın kollarını kesme stratejisinin üç sacayağını oluşturan ABD, İsrail ve Suudi Arabistan bu komplonun arkasında. Yine iddiaya göre Aramco’ya ait petrol tesislerinin insansız uçak ve seyir füzeleriyle vurulmasının ardından Suudi Arabistan’a giden Abdülmehdi’nin, Irak’ın olası hesaplaşmaların dışında tutulması yönündeki çabalarına rağmen Riyad, İran’dan intikamını Irak’ta alıyor.

Çatıdan keskin nişancılar hem polis hem göstericilere ateş ediyorsa kuşkusuz durumu kızıştırmaya dönük üçüncü bir el devrededir. Bu senaryo Suriye krizinin başında da başarılı bir şekilde uygulanmıştı. Fakat bu teori sokakta ölümüne isyan eden gençlerin iradesini görmezden geliyor ve haklı öfkeyi değersizleştiriyor.

Gösterilere katılanların değerlendirmelerinde de sapmalar yok değil. İfadelere bakılırsa bazı göstericiler, doğrudan ateş açan güvenlik güçlerinin Iraklı olamayacağını düşünüyor. Hatta maskeli adamların Farsça konuştuğunu iddia edenler var. Bu senaryoda da Iraklının Iraklıya neler yapabildiğine dair berbat sicil unutulmuşa benziyor.

Elbette Amerikalılar, Iraklıların öfkesini kendi dizayn operasyonları için kullanacaktır. Körfez’deki bazı Arap ülkeleri de aynını yapacaktır. İsrail de bütün gizli unsurlarıyla devrede olacaktır. İnsansız uçaklarıyla Haşd el Şaabi’nin üslerini Amerikan’ın kalkanı altında bombaladığı gibi.
Saha hakimiyeti bitirilmişse de insan potansiyelini ve fikri altyapısını hâlâ koruyan IŞİD de bu huzursuzluğu istismar etme imkan ve kabiliyetine sahiptir.
IŞİD’in stratejik beynine intikal eden eski Baasçılar da çok uzakta değildir.
Ne var ki hakikat çok boyutludur; bakanı ve göreni kıvrım kıvrım kıvrandırır. En fazla göz ardı edilen meselenin yerel boyutudur; Bağdat’ta sokakta Iraklı bir gencin, polise isyan ederken söylediği sözlerdeki gibi:
“Biz Sadrcı değiliz, Sistanici değiliz. Sünni de değiliz Şii de. Biz Iraklıyız. Bize neden ateş ediyorsun? Yaşamak için günde ancak 8 dolar kazanabiliyorum.”
Şii ağırlıklı hükümete karşı isyanın kalbi, 2003’ten beri itiraz ve şiddetin her türlüsünü görmüş, başta işgalci Amerikan güçleri olmak üzere Baas’ın eskileri, IŞİD militanları ve Şii milislerin elinde ‘insanlıktan ihraç edilmiş’ Sünni kesimlerden ziyade Şii bölgelerinde atıyor. Geçen yıl isyan güneyde, Basra’da patlak vermişti. Bu kez Necef ve Kerbela gibi Şiiler için simgesel olan kentlerde de insanlar sokakta. Bağdat’ta ilk ölümler Sadr hareketinin güçlü olduğu Sadr ve Şii ağırlıklı El Emel semtlerinden geldi. Sünni bölgeler yavaş yavaş ve temkinle ekleniyor. Şii diye etiketlenen iktidara karşı Şii ağırlıklı bir itiraz gelişiyor. Bu da komplo teorilerini kasan bir durumdur.
Amerikan işgalinden beri ‘makuliyet’ mercii olarak defalarca siyaseti uçurumun kenarından alan Büyük Ayetullah Ali Sistani de öfke patlamasından dolayı reformları yerine getirmeyen hükümeti, parlamentoyu ve siyasi partileri sorumlu tuttu. Sistani, uzmanlardan oluşan bir komite kurulmasını, halkın taleplerini dikkate alan planların hazırlanıp parlamentoya sunulmasını ve çıkacak kararların hükümetçe uygulanmasını istedi.

Al-Monitor’un iddiasına göre olaylardan kısa bir süre önce Sistani’nin oğlu Muhammed Rıza Sistani, Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani ile görüşüp, “İran, Irak’la işlerini bu şekilde görmeye devam ederse Iraklılar ayağa kalkar” uyarısında bulundu.

54 vekille parlamentonun en büyük siyasi grubu olan Sairun ile siyasete yön veren Şii lider Mukteda Sadr da başbakanın istifasını ve erken seçime gidilmesini istedi. Nasır blokuna liderlik eden eski Başbakan Haydar el İbadi ve Ammar el Hekim’in Hikme grubu da Sadr ile aynı noktada.
Abdülmehdi’nin İran’a karşı stratejide ABD’nin beklentilerini karşılayamadığı doğru. S-400’e ilgi gösterip Rusya ile de ilişkiler geliştirmek istemesi ya da petrole yatırım için Çin’e yönelmesi veyahut elektrik santral ihalesini Almanlara vermesi de Amerikalıların canını sıkmıştır. Yine Haşd el Şaabi’ye ait üslerin vurulmasından İsrail’i sorumlu tutması da kalınca not edilmiştir. Fakat Abdülmehdi’ye en fazla yüklenen taraflar da bu konularda hükümetle ayrışmıyor. Amerikalıların Irak’tan çekip gitmesini isteyenlerin başında Sadr grubu geliyor. Yani yerel dinamikleri görmezden gelip her şeyi rejim değiştirmek isteyen dış güçlerin komplosuna bağlamak kolay bir yol.

***

Irak’ın felâketi ortak. Ölüm herkesin kapısından girdi, yeni elitler semirirken yokluk, mezhebine bakmadan herkesi yokladı. Iraklılar önce işgalci güçler tarafından aşağılandı. Acı olan Iraklıların bu tecrübeyi birbirine yansıtıyor olmasıdır. Geçen yıl sokakta elektrik ve susuzluğun tetiklediği isyanda kendini gösteren, “Ben Iraklıyım” çıkışı, işgal, mezhepçi bölünme ve terörle ardışık gelişen kirli süreçte İran’ın, ABD’nin, Suud’un, Katar’ın, Türkiye’nin hesabına yazılmışlar sayesinde dibi görenlerin tutunabildiği son kimlik.

Etno-mezhepçi yapıya kaşı öfke dipten geliyor. Yapılan araştırmalara göre Irak nüfusunun yüzde 60’ı 25 yaşın altında. Gençler arasında işsizliğin oranı yüzde 40. Yeni nesil eskilerin hesaplarını umursamıyor. Basitçe işsizler. Kendilerini değersizleştirilmiş ve gelecekleri çalınmış olarak görüyorlar.
Etno-mezhepçi ayrışmayı reddeden ve Irak kimliğine sarılan dalga bir yanıt olarak yükseliyor. Bu dalga belki Abdülmehdi’nin 17 maddelik yeni çözüm paketi ve etkili isimlerin çağrılarıyla savuşturulabilir. Ama bir sonraki fırtına, vaat savuşturan siyasanın değişmesi zor karakteri yüzünden rüzgâr biriktirmeye devam edecektir. Komplo olsun ya da olmasın ortamda yeterince esinti var.

 
.

Facebook Yorumları

Emlak8
26.11.2020
Pro-aktif olmadı belki pro-pasif kurtarır!
23.11.2020
Erdoğan’ın adamı Kahire ve Paris’te ne satıyor?
12.11.2020
Ya bizim barışımız?
9.11.2020
Biden’dan kurtarıcı çıkarmak!
7.11.2020
Amerikalılar belasını bulmuş vesselam
28.10.2020
Paty'nin kesik başı ve Müslüman fedai!
27.10.2020
Libya hezimetinde ikinci taksit
26.10.2020
Bir savaş daha kapıyı tıklarken
20.10.2020
Batırmayan bataklık!
18.10.2020
Kafkasya’da el elden üstündür oyunu
13.10.2020
Masanın azizliği!
10.10.2020
Kıbrıs’a kayyım ve terörize siyaset
6.10.2020
Kafkas savaşına dair ahiret sualleri
3.10.2020
‘Kızıl Kürdistan’da Türk-Ermeni savaşı!
29.09.2020
Kapan
25.09.2020
Jeffrey’nin Kürdistan yolculuğu
22.09.2020
Libya üzüyor, herkes üzüyor!
20.09.2020
Arap çölünde barış illüzyonu
15.09.2020
Düşmanlıkta da bir numara
11.09.2020
Şam’a Rus çıkarması ne anlama geliyor?
8.09.2020
Fransız dönüşündeki kılçıklı taraflar
6.09.2020
Moskova’dan verilen Kürt mesajı
1.09.2020
Libya’daki ortaklara neler oluyor?
29.08.2020
Hamas, İsrail-Emirlik aşkı ve kuşatma hevesleri
26.08.2020
Üç beş hezimet, bir tatlı rüya
21.08.2020
Sahi Erdoğan kime çalışıyor?
15.08.2020
Yedi film birden korku seansı
8.08.2020
Beyrut’un ölümü ve Lübnan’ın dirilme şansı
6.08.2020
Beyrut’un ölümü ve Lübnan’ın dirilme şansı
4.08.2020
Petrol anlaşması, Kürtler ve hayli karışık hesaplar
27.07.2020
Çin, İran’la bu dansı oynar mı?
25.07.2020
10 olmazın elinde bir olura bakan Libya
21.07.2020
Kafkas ötesinde ‘tehlikeli fırsatlar’
16.07.2020
Ermenistan ve Azerbaycan savaşa mı giriyor?
14.07.2020
Kırılan zincir ve alttakilerin matemi!
9.07.2020
Bir cinayet kaç strateji eder?
7.07.2020
Melez koalisyon için sevimsiz çıktılar
3.07.2020
Yahudi itirazı da olmasa
30.06.2020
Rus zehirlenmesi
24.06.2020
Mısır’la savaş mı?
17.06.2020
Suriye’nin başına Sezar kesilmek ve mali ilhak
16.06.2020
Sezar, açlık oyunları ve Kürtler
12.06.2020
Yaptırım silahı, dolar fişeği: Şam için alarm zamanı mı?
9.06.2020
Trablusgarp 2.0. Ya sonrası?
5.06.2020
Direnen insanlık ve bizim siyahlarımız
2.06.2020
Türk’ün hevesi, Rus’un kalibresi
29.05.2020
Ruslar Libya’da ne yapmaya çalışıyor?
27.05.2020
Dış siyasetin ne bayramı var ne seyranı
26.05.2020
Dış siyasetin ne bayramı var ne seyranı
22.05.2020
Titanlar savaşı ve Rus-Amerikan çelmeleşmesi
19.05.2020
1864: Soykırım ve sessiz miras
17.05.2020
Cihadın kutsal olmayan rant döngüsü
15.05.2020
Kürtlerin gözünde vaziyet: Elde var umut!
12.05.2020
Ya kırk katır ya kırk satırdan çıkarsa başbakan...
10.05.2020
Rus-Amerikan-İran tangosu ve Kürt düğümü
5.05.2020
Türkiye yansın, ABD ısınsın!
1.05.2020
Toz dumanda Şam’ın halleri
28.04.2020
Yemen ölüyor, ölürken bölünüyor
26.04.2020
Putin, Esad’ı gözden çıkarıyor mu?
21.04.2020
Fesin emirlerle imtihanı
18.04.2020
Bekleyin, yeni ‘paralel ordu’ geliyor!
14.04.2020
Katranlaşmış hevesler için...
12.04.2020
Kürdistan’a üs, Irak’a dizayn
6.04.2020
Virüs fırsatçılığıyla kirli müdahaleler
2.04.2020
Bir IBAN, iki sonsuz savaş
31.03.2020
Viral günlerinde dostlara tutunmak
16.03.2020
Korona ile hasbihal
10.03.2020
‘İdlib Başkomutanlık Muharebesi’ ve üç maddelik çıktı!
6.03.2020
İdlib'de hezimet tescil edildi
3.03.2020
Cihatçı yığınlarla baş başa
2.03.2020
Bu ateş Türkiye'yi ‘vekil devlet’ yapar
28.02.2020
Serakıp’ta ‘tekbir’ ve fakat…
25.02.2020
Kaçak savaştan kaçırılan cenazelere
21.02.2020
Halep’in coşkusu İdlib’e ne söylüyor?
18.02.2020
Cihatçı yığınlarla baş başa
14.02.2020
Amerikalılar Erdoğan’ı neden tutuyor?
11.02.2020
Büyük İdlib’den Küçük İdlib’e büzülen hesaplar
9.02.2020
Ateş bizi çağırıyor
4.02.2020
İdlib seferi: Öfkeli ve tehlikeli
28.01.2020
Hesap Bağdat’tan dönerse yedekteki savaş
21.01.2020
Berlin dönemeci
16.01.2020
Hezimetin kaç tonu olabilir?
14.01.2020
Rüya çalan!
10.01.2020
Evet evet her şey yolunda!
7.01.2020
Yastan sonra tufan mı?
3.01.2020
Amerikan salvoları: Tükenmişliğin emareleri
31.12.2019
Libya’ya cihatçı koridoru ve müstakbel felaketimiz
28.12.2019
Bataklık seferi ve asık suratlar
24.12.2019
Kimyasal tezgâhtan BM tezgâhına
20.12.2019
Petrol sarhoşluğu yeniden
17.12.2019
Türk askerine Libya seferi yazılırsa...
13.12.2019
Kürt yakasındaki eller
11.12.2019
Amerikan-İran kapışmasından Irak’a düşen
3.12.2019
Ortaya karışık ‘vezir’ hamlesi
28.11.2019
Kürdistan’da Pence’in pençe değeri
23.11.2019
Irak silbaştan: Kürtler sıfırlanır mı?
19.11.2019
İran’ın öfkeyle imtihanı: Komplodan ötesi
17.11.2019
Hırdan ne çıkar?
14.11.2019
Ateşe doğru ‘diplomatik’ safari
8.11.2019
CHP için okuma parçası: Afrin aynası
5.11.2019
Lübnan’ı çekiştirmek: Hizbullah'ın başı belada mı?
1.11.2019
Dikenli sarmaşık: ‘Barış Pınarı’ndan Bağdadi’ye
29.10.2019
Trump The Oil: Suriye cehenneminde petrolün yeri
26.10.2019
Kürtlere petrol görevi mi? Ne sefillik!
24.10.2019
Muhtıranın şifreleri
20.10.2019
Haşince aşk ile mükemmel bir çıkmaz!
18.10.2019
Hezimet evvela hakikati söyletir
15.10.2019
Bataklık senaryosu tetiklenir mi?
9.10.2019
Fırat’ın doğusunda Türkiye’yi ne bekliyor?
7.10.2019
Irak yine bir komploya kurban mı gidiyor?
4.10.2019
Iraklılar Irak’ı geri isterken…
1.10.2019
CHP’nin Suriye açılımı ve açmazlar
28.09.2019
Cepte kalan sermaye ateş ve barut
22.09.2019
İran savaşı kaç para eder?
16.09.2019
Üçlü zirve: Hezimetin beşinci taksidi
11.09.2019
Cihatçının gönlü Türkiye’den ne ister?
26.08.2019
Milisin var derdin var
23.08.2019
Kayyımlı muhalefet, kayıtsız muhalefet ve İdlib’in laneti
30.07.2019
Şam’la Kürtler arasında kalan aşiretler ve petrol kavgası
28.07.2019
İktisadi vaziyet: Savaş ekonomisinden halk ekonomisine
26.07.2019
Amude’de gündem hassas: IŞİD mahkemesi
2.07.2019
Türkiye’nin Libya savaşı: Kesinlikle tombaladan çıkmadı
28.06.2019
Kürt dersi alındı mı?
24.06.2019
Yufka yürekli Trump ve kibrin sınırları
18.06.2019
S-400’ü bağlarsın İdlib’e, gerisi Allah kerim!
11.06.2019
İran kuşatması ABD’nin de çıkmazı
8.06.2019
Kandaka devriminden milis devletine
1.06.2019
İran’a karşı Arap cephesi: Biraz öfke biraz serap
31.05.2019
Kürdistan’da oğullar dönemi ve çıkmazlar
27.05.2019
Yeni Amerikan kumpası: Film başa sarsın, Türkiye rolünü alsın!
24.05.2019
Komşulukta Kürtler 'sıfır çarpan' olmak zorunda mı?
21.05.2019
Savaş mı? Tevbe neuzubillah!
16.05.2019
Alooo Ağayi Donald!
14.05.2019
İdlib seçimi: Cehennemden cehennem beğen
7.05.2019
Büyük düşün küçük kırıntıları: Tel Rıfat hesapları
30.04.2019
Çekiştirilen Sudan: Vekâlet savaşı çıkar mı?
27.4.2019
Petrolle ya terbiye ol ya terörize!
22.4.2019
Kuzey-Doğu Suriye’nin Élysée çıkarması
18.4.2019
Cendere
16.4.2019
Tezgâhlık işler ve Sudan gerekçeleri
12.4.2019
Devrim Muhafızları’nın adamı Trump!
9.4.2019
Libya’nın laneti: Din için petrol, petrol için din
7.4.2019
Yeni Osmanlı’dan yenik İttihatçıya: Kükreyesin var mı?
3.4.2019
Yerelin aynasında küreselimiz: Kasırga yaklaşıyor
28.3.2019
Şeytani ısrar: Golan’dan sonraki senaryo
20.3.2019
Bağuz’dan sonrası için biriken fırtına
19.3.2019
Bir ziyaretin kodları: Şeytan çarpacak ama…
12.3.2019
Devrimin Kudüs’ü geri mi dönüyor?
7.3.2019
Üç ziyaret, çok kurgu
1.3.2019
Kral ve prensin çalımları: Asıl tecrit olan kim?
25.2.2019
Bu tampon o tampon değil!
21.2.2019
IŞİD bitmiş, teşekkürler Trump!
11.2.2019
İstihbarat rejimi olmak
6.2.2019
Irak’ın Amerikan sancısı depreşirken…
4.2.2019
ABD’nin Hizbullah hesabı neden tutmadı?
1.2.2019
Uyanık kalın, piyangodan bir darbe vurabilir
28.1.2019
Basılan Türk karargâhının anlattıkları…
23.1.2019
Cehennemin kapıları tıklanırken…
16.1.2019
Tampon fantezisi ve Kürtler: TOKİ’den bahçeli evler, iki kat olanından...
15.1.2019
Tampon fakat kime?
14.1.2019
İdlib, buyurun eseriniz!
10.1.2019
Yeni Sykes-Picot ve Suriye’de jandarma olmak
2.1.2019
Orta Dünya’nın simsarları nereye gidiyor?
27.12.2018
İki nehir arasında boğulmak
26.12.2018
Pimi çekilmiş bir çuval el bombası
20.12.2018
ABD’nin çekilmesi ne anlama geliyor?
19.12.2018
Fırat'ta restleşme mi, Şam uçağına bilet mi?
18.12.2018
Sarı Yelekliler nereye koşuyor?
14.12.2018
Fırat seferine ayarlı sandıklar!
11.12.2018
Sarı Yelekliler: Neden eve dönmediler?
4.12.2018
Ve ‘G-20 Testere Ödülü’ goes to ‘Ebu Minşar’
3.12.2018
Meydan muharebesinden Kerç dalaşına: En pahalı faşist kart
27.11.2018
Barzani bir kez daha Bağdat’a dönerken…
24.11.2018
Tampon düşüren tampon
20.11.2018
Kaddafi’nin ahı ve İtalya bozgunu
13.11.2018
Siyon düşünde Arap çözülmesi
11.11.2018
Arap sokağında İran kışı, İsrail baharı: Yoksa serap mı?
6.11.2018
'Ak Gezer'in 'Şir'le savaşı: Kabadayılıkta yeni sezon
30.10.2018
X-large'tan X-small'a: Çaresizliğin hikâyesi
23.10.2018
Bela fırtınası: Katar öfkesi, Kaşıkçı intikamı, Kuveyt çalımı ve 'Küçük Saddam'
20.10.2018
Körfez'deki 'pitbull'lar
16.10.2018
Bir rehineden, bir suçtan lütuf devşirmek
10.10.2018
Suud işi: Ortadoğu’da oyuncu olmanın ‘elif-ba’sı
7.10.2018
Kafkasya’da tehlikeli restleşmeler
4.10.2018
Kürtler Bağdat’a dönerken…
28.9.2018
Sahi İsrail hiç mi afallamadı?
26.9.2018
Ahvaz tuzağı ve ‘ödenmiş’ devrimciler
20.9.2018
Dehşet dengesine İL-20 girdisi
19.9.2018
Erdoğan eliyle tasfiye
9.9.2018
İdlib zehirlenmesi
4.9.2018
Su savaşlarından ‘Mavi Barış’a
31.8.2018
Bağdat’ta şeytanla dans
28.8.2018
'Stratejik müşteri' ve İdlib çengeli
22.8.2018
İran kumarı ve ilk hasıla
20.8.2018
Çal kemancı!
11.8.2018
Bir başka açıdan İran-ABD gerilimi: Aslında iyi anlaşırlardı
6.8.2018
Diplomaside serseri zamanlar
3.8.2018
Savaşların anası ve nevzuhur İttihatçıların çaresizliği
31.7.2018
Kürtlerle müzakere: Ankara’yı ifrit eden seçenek
24.7.2018
Beyaz Miğferler için tahliye zamanı: Bir rejim değiştirme aparatı emin ellerde
14.7.2018
Moskova’ya çıkan çift şeritli yol: Bir kefede Netanyahu diğerinde Velayeti
11.7.2018
‘Kabadayılar Çetesi’nin son güncesi
6.7.2018
Güneyde ‘dost ihaneti’ ve 'düşman suskunluğu'
4.7.2018
Selefi İslamcıları ‘yetmez ama evetçi’ yapan nedir?
30.6.2018
Sen sus patatesler konuşsun!
27.6.2018
Kapa çeneni!
22.6.2018
Yemen boğun eğer mi? Suudi atası aksini söylüyor
21.6.2018
Gökdelen azgınları ve yalın ayaklar
19.6.2018
Kürtlerin Şam’la diyalogu: ABD’ye rağmen mümkün mü?
18.6.2018
Menbic: Yeni bir fetihçi beklemeyen eski 'kutsal şehir'
13.6.2018
Roket adamların barışı: Dünyanın nasibine düşen ne?
6.6.2018
Ürdün’de isyan; kralca hamleler, bölgesel oyunlar
4.6.2018
Cehennem Borsası
29.5.2018
Golan hesapları: Kaostan lütfa, tampondan petrole
26.5.2018
İsfahan: İnsanın insana bir iyiliği
25.5.2018
12 emir, İran, Suriye: Sanki herkes Putin’e çalışıyor!
11.5.2018
Trump’ın barutu, Bibi’nin ateşi
8.5.2018
Veliahtım, prensim! Lübnan size ‘şey’ dedi
2.5.2018
Trump’a atılan pas İran’a gol olur mu?
30.4.2018
Kore baharındaki 'parlamayan' yıldız
26.4.2018
Bir ‘diyet IŞİD’ almaz mıydınız?
24.4.2018
Toz duman dağılınca geriye kalan
16.4.2018
Küresel küstahlığın yüzünü kurtaran 105 salvo
11.4.2018
Felakete doğru
5.4.2018
Elysée’de ne konuşuldu? Afrin’den sonra Kürtler ne bekliyor?
1.4.2018
Bak şu Elysée’nin işine!
29.3.2018
Batı'nın Rusya krizi ve bizim payımıza düşen
21.3.2018
'Afrin’in Fethi' ve nasipse 'Birinci Tayyip Dönemi'
15.3.2018
Pompeo orta dünyaya ne pompalar?
13.3.2018
İran, Kürtleri yakın plana alırken…
6.3.2018
‘Makul’ darbeler, ‘biçare’ Yemenliler ve Batılı vicdanı!
24.2.2018
Afrin çıkmazı
20.2.2018
Menbic senaryosu: ABD çekilirse ne olur?
13.2.2018
Savaşın fabrika ayarları
6.2.2018
Afrin aynasında İdlib ve Rus ruleti
2.2.2018
Kuvayi Milliye! Hayalden öteye…
30.1.2018
Erdoğan’ın kefil olduğu ‘Milli Ordu’
21.1.2018
Ateşle dansın ‘cool’ partnerleri
16.1.2018
Bir gece ansızın girersiniz ama bin gecede çıkamazsınız!
12.1.2018
Erdoğan'ın yürüdüğü son sahne
6.1.2018
İki gerçek arasında: İran çıkmazı
2.1.2018
İran nereye gidiyor?
25.12.2017
Şu Emirlikler meselesi!
20.12.2017
‘Vatansever Kürt’ten ‘hain Kürt’e: Suriye’de kritik dönemeç
12.12.2017
Kendi oyununda tepetaklak olanlar
4.12.2017
Yemen’deki hesaplaşma
1.12.2017
Komşumuzdur İran! Ona ne şüphe!
22.11.2017
Bence Lübnan!
13.11.2017
Feyruz’un çocukları!
10.11.2017
Dürzi bahanesiyle yeni bir İsrail işgali mi?
6.11.2017
Suudiler Lübnan’ı neden ateşe atıyor?
3.11.2017
İran’ın oyunu, Bağdat’ın talihi
27.10.2017
Çölün Martin Luther’ine yer açın!
25.10.2017
ABD Kürtlerden vazgeçti mi?
10.10.2017
İdlib’de El Kaide ile Amerikan güreşi!
7.10.2017
Kral hazretleri Rus gemisine neden bindi?
2.10.2017
Çuvala sokulan, Mossad’a çalınan Kürt sandığı
1.10.2017
Rusya’nın Kürdistan nüansı
27.9.2017
Referandumdan sonra: Paniğe mahal yok!
15.9.2017
Golavinka’nın ağacı, Çerkes yarası ve bir sessiz ağıt
7.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 3: Haşd el Şaabi Kerkük için savaşır mı?
6.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 2: KDP cephesinden bir bakış: Kürdistan çaresiz değil
5.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı: Tarihi fırsat mı, oyun mu?
25.8.2017
Raconatif diplomasi
23.8.2017
Biçare!
20.8.2017
Kürdistan’daki İsrail parantezi; kârdan çok zarar
14.8.2017
Savaşın en zoru: Deyr el Zor
10.8.2017
Türkiye Çin için Uygurları terk edecek mi?
8.8.2017
Şiiler arasında bir Suud kılıcı! Sahi mi?
3.8.2017
Kıtlıkla beslenen darbe ve Chavismo’nun kaderi
31.7.2017
Pakistan FETÖ’sü darbe mi yaptı?
27.7.2017
Hariri, Trump’la âbâd olurken Lübnan cephesi
23.7.2017
İdlib’deki tuzak: Türk’ün Talibanistan’ında işler karıştı
21.7.2017
Suriye’deki Kafkasya lejyonu: Kadirov’dan ötesi
14.7.2017
Boru hattında yüzen Filistin sevdası!
9.7.2017
Tampon pazarı
7.7.2017
Körfez krizindeki rahmet!
4.7.2017
Irak’ı kurtarmak!
23.6.2017
Taht kavgasından Badiya Çölü'ne
21.6.2017
Ya Fırat kızıla çalarsa!
14.6.2017
Puslu havada ‘Amerikan hilali’
8.6.2017
IŞİD’in püskürtülmesi, Haşd’ın Kürtleri ve alabora hesaplar
7.6.2017
Terör sofrasında terör muhabbeti
6.6.2017
Ah Katar vah Katar!
25.5.2017
Jöleli-Arap-İslam NATO’su
20.5.2017
Diplomaside Yerkelizm
17.5.2017
Noktalı virgül
15.5.2017
Fars mı seçim mi?
5.5.2017
Çatışmasızlık bölgeleri: Bu tampon, başka tampon
30.4.2017
İsrail'in IŞİD ve El Kaide aşkı!
25.4.2017
Referandum Orta Doğu siyasetine nasıl yansıyacak?
22.4.2017
Suriyelinin canı, Katar’ın fidyesi
19.4.2017
Yerim daraldı ama oynayacağım!
10.4.2017
Ebu İvanka! Saçma sıkan kovboy!
7.4.2017
Kimyasal dehşetten sonra
6.4.2017
Kerkük; ateş orada, duman burada
5.4.2017
‘Kiril Mücahitlerle’ yüzleşme
25.3.2017
50 aşiretlik yeni ordu: Yine kâğıttan kaplan
23.3.2017
Kürtlerin 'çıkış' senaryosu
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive