‘İdlib Başkomutanlık Muharebesi’ ve üç maddelik çıktı!


10.03.2020 - Bu Yazı 436 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  ‘Hezimet’ hesapsızca ilan ettiğiniz hedeflerin gerisine düşmenizdir. 2011’den beri iktidarın sandukasında bundan bolca birikti. Sonuncusu binlerce askerin ateşin içine sürüldüğü İdlib savaşından geldi.

5 Mart Moskova Mutabakatı sadece bir askeri harekâtın ne kadar kötü planlandığını, askerlerin canlarının nasıl hiçe sayıldığını, ülkenin ne denli küçük düşürüldüğünü ve dış siyasetin hepten şantajcılığa indirgendiğini göstermedi, aynı zamanda amacı deklare edilmiş Bahar Kalkanı için hezimeti tescil etti.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Rejim şubat sonuna kadar çekilmezse biz bu işi yapacağız” diye ihtar vere vere Rusya lideri Vladimir Putin’le temas kurdu ve nihayetinde Moskova’ya gitti.
Savunma Bakanı Hulusi Akar, “Bu rejim defolup gidene kadar bu iş sürecek” diyecek kadar iddialıydı.
İktidarın sacayağı MHP lideri Devlet Bahçeli, “Türk milleti Şam’a girmeyi şimdiden planlamalı, Esad gitmeli” sözleriyle İslamcıların Emevi Camii metaforuna ‘ülküdaş’ güncellemesi yaptı.
Diyanet, Fetih hutbesiyle resmi tamamladı.
Sonuç? Onlarca eve ateş düşüren hamaset ve kibir, 5 Mart’ta ‘Çar’ın boy aynasında üç maddelik bir mutabakata dönüştü. Rusya’ya handiyse savaş açanlar şimdi şükür secdesindeler: “Türk-Rus ilişkileri kurtuldu.”

***

Erdoğan dönüşte maiyetindeki ‘yazıcıların’ sorularını yanıtlarken mutabakatı en az 10 kez ‘ateşkes’ olarak tanımlıyor. Aydın Sezer’in ısrarla dikkat çektiği üzere ortak metnin ilk cümlesinde, “Türkiye ve Rusya’nın Suriye Arap Cumhuriyeti’ndeki ateşkes rejiminin garantörleri olduğu” belirtilse de mutabık kalınan maddelerde ‘ateşkes’ ifadesi geçmiyor. Aksine 17 Eylül 2018 tarihli Soçi Mutabakatı’nda olduğu gibi son mutabakatta da öngörülen bazı hedefler ateşkesi değil kaçınılmaz olarak ateşin sürmesini icat ettiriyor.

Metinde, “temas hattı boyunca tüm askeri faaliyetlerin durdurulmasından” bahsediliyor. Bu maddenin muhatabı evvela ordularıyla işin içinde olan Türkiye, Suriye ve Rusya. Ama Şam yönetimi mutabakatın masadaki tarafı değil. Rusya Suriye’nin, Türkiye de silahlı örgütlerin garantörü olarak imzacı! Rusya’nın Şam üzerindeki nüfuzunun etkisi dışında ne Astana ne Soçi ne de Moskova mutabakatının Suriye açısından bağlayıcılığı bulunmuyor. Haliyle Erdoğan, dönüp Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na, “Şu anda Esed ile konuşuldu değil mi?” diye sorma ihtiyacı duyuyor.
Elbette Suriye mutabakatı reddetme gibi bir pozisyonda değil. Putin’in bilgilendirdiği Suriye lideri Beşşar el Esad memnuniyetini dile getiriyor. Nedeni, Erdoğan’ın hesabına yazdırılan hezimetle izah buluyor:
– Mutabakata göre Suriye ordusu M-5 dahil son iki ayda girdiği hiçbir yerden çekilmeyecek.
– Üstelik Türk askerinin yığınak yaptığı M-4 otoyolu da temizlenecek.
– Otoyolun iki tarafından 6 km. derinliğinde güvenli koridor tesis edilecek.
Yani Esad açısından elde edilen zaferler tescil edildiği gibi yeni bir kazanım da vaat ediliyor.
Bununla birlikte Şam’ın boğazına da kılçık etkisi yayan noktalar var: M-4 açılınca Türk-Rus ortak devriyesi başlayacak. Ama bu, “Otoyol eninde sonunda Suriye devletine devredilecek” diye de okunabilir.

***

Otoyolun temizlenmesi, Türkiye’nin silah, mühimmat, zırhlı araç vermekle kalmayıp doğrudan TSK’nin ateş gücüyle kalkan olduğu silahlı grupların alandan çıkarılmasını gerektiriyor. Bu nasıl olacak? Rus ve Türk savunma bakanlıkları koridora dair esasları 12 Mart’a kadar belirleyecek.

Soçi Mutabakatı’nın akıbetinden hareketle kaçınılmaz operasyonun, garantör ülke olarak taahhüt altına girmiş bulunan Türkiye tarafından yürütülmeyeceği öngörülebilir. Bu durumda Rusya ve İran’ın desteğiyle Suriye ordusu otoyolu açmaya çalışacaktır. Otoyolu Suriye ordusu açtıktan sonra da Türkiye’ye, “Buyurun gelin kontrol sizindir” demelerini beklemek fazla iyimserlik olur.
Beri taraftan mutabakatta, “sivillerin ve sivil altyapının hedef alınmasının mazur görülemeyeceği” de belirtiliyor. Erdoğan’ın Suriye ordusuna karşı koyma gerekçesi bulabilmek için mutabakata eklettiğini düşündüğümüz bir madde. Fakat açılması vaat edilen yol üzerinde Neyrap, Eriha ve Cisr el Şuğur gibi kasabalar var. Özellikle Cisr el Şuğur yabancı cihatçıların yoğunlaştığı bir yer. Kimse bu örgütlerin çatışmadan çekilmesini beklemiyor. Bütün dünyanın gözü bunların üzerinde. Bunlar kamp kuracakları yeni bir sıcak bölge bulamadıkları takdirde savaşmaya devam edebilirler. Ateşin neden kesilmeyeceğine dair sorunun birinci yanıtı otoyol ve yolu tutan örgütlerin durumunda yatıyor.

Mutabakat silahlı örgütler için bağlayıcı değil. Dahası asıl muhatap pozisyonunda olan Heyet Tahrir el Şam (HTŞ) ve diğer cihatçı örgütler bu mutabakatta ‘ortadan kaldırılması hedeflenen gruplar’ sınıfında yer alıyor. Malum, önceki mutabakatlarda olduğu gibi son mutabakatta da BM Güvenlik Konseyi tarafından terörist olarak tanımlanan tüm grupların ortadan kaldırılması yönündeki kararlılıklar yineleniyor.

HTŞ ve diğerleri mutabakatı reddettiği için tarafları yine çatışma bekliyor. HTŞ, “Mutabakatta işgalci Rusya’nın saldırmak için kullanacağı belirsiz, gevşek ve değişken ifadeler ve yerine getirilemeyecek koşullar bulunduğunu” belirtip tutumunu şöyle deklare etti: “Suriye rejimi devrilinceye kadar barış ya da güvenlik olmayacak.”

“Ateş neden kesilmez” sorusunun ikinci yanıtı da işte burada.

Mutabakatta TSK’nin girdiği yerlere kaymakam, imam, polis, öğretmen atayarak Konya muamelesi yapan Erdoğan’ın fetihçi heveslerine yanıt niteliğinde bir madde daha var. Orada da taraflar, “Suriye Arap Cumhuriyeti’nin egemenliğine, bağımsızlığına, birliğine ve toprak bütünlüğüne olan kuvvetli taahhütlerini yineliyor.”

Gözlem noktalarının akıbetine dair pazarlıklar mutabakata bir kelime olsun yansımadı. Gerilimi düşürme bölgelerinin oluşturulmasını öngören Astana Mutabakatı ve İdlib’deki işleyişi düzenleyen Soçi Mutabakatı uygulanabilirliğini tamamen yitirdiği halde Erdoğan, Türk askeri gözlem noktalarının korunacağını belirtiyor. Halbuki Suriye ordusunun kontrol ettiği yerlerde üsleri tutmak Türk askerini kendi eliyle rehine bırakmaktan farksız. Bu üsler artık Türkiye’nin caydırıcı unsurları değil Suriye’nin elinde birer koza dönüşüyor.

***

Maalesef Suriye topraklarının Suriye ordusunun kontrolüne geçmesini önleyen saplantılı bir politika onlarca askerin yaşamına mal oldu. Moskova Mutabakatı’ndan sonra da kuvvetle muhtemel bu senaryo tekrarlanacak. Silahlı gruplar salvolarına devam edecek, Suriye kendi topraklarını kontrol altına alma hedefinden vazgeçmeyecek, Türkiye göç baskısını öne sürüp buna karşı bariyer olacak, gerilim Türk-Rus ilişkilerini türbülansa sokacak şekilde tavan yapacak, maazallah yine kayıplar verilecek, Kremlin Sarayı’nın kapısı aşındırılacak ve ilişkileri tekrar ipten döndüren bir mutabakat daha imzalanacak. Bu kısır döngüyü sorgulayan her vatan evladı da susturulacak.
Yine de Erdoğan, “İşi o kadar sağlama aldık ki her an Sayın Başkan’la (Putin) irtibat halinde olacağım” diyecek kadar krizin bittiğinden emin. Türkiye destekli milisleri tamamen silmeye ve Suriye ordusunu sınırlara çıkarmaya kararlı olan Putin’in yol haritasıyla taban tabana zıt bir strateji için yine Putin’e bel bağlayan bir akıl kendini tekrarlıyor. Erdoğan mutabakatın uygulanabilirliğini de Rus garantörlüğünde görüyor: “Rejim zaten Rusya’dan gelecek herhangi bir talimata karşı çok fazla direnmez.”

Bunca beladan sonra Rusya ile Suriye arasındaki ilişkinin kodlarını zerre miktarda çözebilmiş değiller.

***

Velhasıl Moskova’ya gidip Suriye ordusunun kazanımlarını bir belgeye dönüştürüp döndüler. Niçin gittikleri belli olmayan ve Putin’in el işaretine bakan bakanların huzurdaki tuhaf dizilişi, protokoldeki ince ama ağır göndermeler, Erdoğan’ın Rus bakanlarla konuşurken Çavuşoğlu ile ‘nedensiz’ tokalaşması İdlib’deki akıl, izan ve vicdan karşıtı harekâtın Türkiye’yi masada düşürdüğü rezillikler olarak da tarihe geçti.
Ateşin kesilmesini değil terör örgütlerine karşı ateşin sürmesini temin eden mutabakat, Suriye ordusunun kazandığı ve M-4 açılırsa kazanacağı 12 kilometrelik güvenli koridorla birlikte yeni bir statüko oluşturuyor. Bu da geçici. Sonraki senaryo muhtemelen şudur: İdlib kent merkezini de alıp ateşkes hattını Adana Mutabakatı’nı kullanarak 5-10 kilometrelik bir koridora koymak.
Efelene efelene, diklene diklene, bağıra bağıra hezimet biriktirmek nasıl bir başarıdır? Bu övüncü tanımlamak için kapısını çaldığım lügat da, “Yeter, bana gelme” diyor.
Moskova görüntüsü aklı başında herkesin hanesine utançtan bir pay bıraktı fakat müsebbipleri pek nasipsiz be mirim!

.

Facebook Yorumları

Emlak8
6.08.2020
Beyrut’un ölümü ve Lübnan’ın dirilme şansı
4.08.2020
Petrol anlaşması, Kürtler ve hayli karışık hesaplar
27.07.2020
Çin, İran’la bu dansı oynar mı?
25.07.2020
10 olmazın elinde bir olura bakan Libya
21.07.2020
Kafkas ötesinde ‘tehlikeli fırsatlar’
16.07.2020
Ermenistan ve Azerbaycan savaşa mı giriyor?
14.07.2020
Kırılan zincir ve alttakilerin matemi!
9.07.2020
Bir cinayet kaç strateji eder?
7.07.2020
Melez koalisyon için sevimsiz çıktılar
3.07.2020
Yahudi itirazı da olmasa
30.06.2020
Rus zehirlenmesi
24.06.2020
Mısır’la savaş mı?
17.06.2020
Suriye’nin başına Sezar kesilmek ve mali ilhak
16.06.2020
Sezar, açlık oyunları ve Kürtler
12.06.2020
Yaptırım silahı, dolar fişeği: Şam için alarm zamanı mı?
9.06.2020
Trablusgarp 2.0. Ya sonrası?
5.06.2020
Direnen insanlık ve bizim siyahlarımız
2.06.2020
Türk’ün hevesi, Rus’un kalibresi
29.05.2020
Ruslar Libya’da ne yapmaya çalışıyor?
27.05.2020
Dış siyasetin ne bayramı var ne seyranı
26.05.2020
Dış siyasetin ne bayramı var ne seyranı
22.05.2020
Titanlar savaşı ve Rus-Amerikan çelmeleşmesi
19.05.2020
1864: Soykırım ve sessiz miras
17.05.2020
Cihadın kutsal olmayan rant döngüsü
15.05.2020
Kürtlerin gözünde vaziyet: Elde var umut!
12.05.2020
Ya kırk katır ya kırk satırdan çıkarsa başbakan...
10.05.2020
Rus-Amerikan-İran tangosu ve Kürt düğümü
5.05.2020
Türkiye yansın, ABD ısınsın!
1.05.2020
Toz dumanda Şam’ın halleri
28.04.2020
Yemen ölüyor, ölürken bölünüyor
26.04.2020
Putin, Esad’ı gözden çıkarıyor mu?
21.04.2020
Fesin emirlerle imtihanı
18.04.2020
Bekleyin, yeni ‘paralel ordu’ geliyor!
14.04.2020
Katranlaşmış hevesler için...
12.04.2020
Kürdistan’a üs, Irak’a dizayn
6.04.2020
Virüs fırsatçılığıyla kirli müdahaleler
2.04.2020
Bir IBAN, iki sonsuz savaş
31.03.2020
Viral günlerinde dostlara tutunmak
16.03.2020
Korona ile hasbihal
10.03.2020
‘İdlib Başkomutanlık Muharebesi’ ve üç maddelik çıktı!
6.03.2020
İdlib'de hezimet tescil edildi
3.03.2020
Cihatçı yığınlarla baş başa
2.03.2020
Bu ateş Türkiye'yi ‘vekil devlet’ yapar
28.02.2020
Serakıp’ta ‘tekbir’ ve fakat…
25.02.2020
Kaçak savaştan kaçırılan cenazelere
21.02.2020
Halep’in coşkusu İdlib’e ne söylüyor?
18.02.2020
Cihatçı yığınlarla baş başa
14.02.2020
Amerikalılar Erdoğan’ı neden tutuyor?
11.02.2020
Büyük İdlib’den Küçük İdlib’e büzülen hesaplar
9.02.2020
Ateş bizi çağırıyor
4.02.2020
İdlib seferi: Öfkeli ve tehlikeli
28.01.2020
Hesap Bağdat’tan dönerse yedekteki savaş
21.01.2020
Berlin dönemeci
16.01.2020
Hezimetin kaç tonu olabilir?
14.01.2020
Rüya çalan!
10.01.2020
Evet evet her şey yolunda!
7.01.2020
Yastan sonra tufan mı?
3.01.2020
Amerikan salvoları: Tükenmişliğin emareleri
31.12.2019
Libya’ya cihatçı koridoru ve müstakbel felaketimiz
28.12.2019
Bataklık seferi ve asık suratlar
24.12.2019
Kimyasal tezgâhtan BM tezgâhına
20.12.2019
Petrol sarhoşluğu yeniden
17.12.2019
Türk askerine Libya seferi yazılırsa...
13.12.2019
Kürt yakasındaki eller
11.12.2019
Amerikan-İran kapışmasından Irak’a düşen
3.12.2019
Ortaya karışık ‘vezir’ hamlesi
28.11.2019
Kürdistan’da Pence’in pençe değeri
23.11.2019
Irak silbaştan: Kürtler sıfırlanır mı?
19.11.2019
İran’ın öfkeyle imtihanı: Komplodan ötesi
17.11.2019
Hırdan ne çıkar?
14.11.2019
Ateşe doğru ‘diplomatik’ safari
8.11.2019
CHP için okuma parçası: Afrin aynası
5.11.2019
Lübnan’ı çekiştirmek: Hizbullah'ın başı belada mı?
1.11.2019
Dikenli sarmaşık: ‘Barış Pınarı’ndan Bağdadi’ye
29.10.2019
Trump The Oil: Suriye cehenneminde petrolün yeri
26.10.2019
Kürtlere petrol görevi mi? Ne sefillik!
24.10.2019
Muhtıranın şifreleri
20.10.2019
Haşince aşk ile mükemmel bir çıkmaz!
18.10.2019
Hezimet evvela hakikati söyletir
15.10.2019
Bataklık senaryosu tetiklenir mi?
9.10.2019
Fırat’ın doğusunda Türkiye’yi ne bekliyor?
7.10.2019
Irak yine bir komploya kurban mı gidiyor?
4.10.2019
Iraklılar Irak’ı geri isterken…
1.10.2019
CHP’nin Suriye açılımı ve açmazlar
28.09.2019
Cepte kalan sermaye ateş ve barut
22.09.2019
İran savaşı kaç para eder?
16.09.2019
Üçlü zirve: Hezimetin beşinci taksidi
11.09.2019
Cihatçının gönlü Türkiye’den ne ister?
26.08.2019
Milisin var derdin var
23.08.2019
Kayyımlı muhalefet, kayıtsız muhalefet ve İdlib’in laneti
30.07.2019
Şam’la Kürtler arasında kalan aşiretler ve petrol kavgası
28.07.2019
İktisadi vaziyet: Savaş ekonomisinden halk ekonomisine
26.07.2019
Amude’de gündem hassas: IŞİD mahkemesi
2.07.2019
Türkiye’nin Libya savaşı: Kesinlikle tombaladan çıkmadı
28.06.2019
Kürt dersi alındı mı?
24.06.2019
Yufka yürekli Trump ve kibrin sınırları
18.06.2019
S-400’ü bağlarsın İdlib’e, gerisi Allah kerim!
11.06.2019
İran kuşatması ABD’nin de çıkmazı
8.06.2019
Kandaka devriminden milis devletine
1.06.2019
İran’a karşı Arap cephesi: Biraz öfke biraz serap
31.05.2019
Kürdistan’da oğullar dönemi ve çıkmazlar
27.05.2019
Yeni Amerikan kumpası: Film başa sarsın, Türkiye rolünü alsın!
24.05.2019
Komşulukta Kürtler 'sıfır çarpan' olmak zorunda mı?
21.05.2019
Savaş mı? Tevbe neuzubillah!
16.05.2019
Alooo Ağayi Donald!
14.05.2019
İdlib seçimi: Cehennemden cehennem beğen
7.05.2019
Büyük düşün küçük kırıntıları: Tel Rıfat hesapları
30.04.2019
Çekiştirilen Sudan: Vekâlet savaşı çıkar mı?
27.4.2019
Petrolle ya terbiye ol ya terörize!
22.4.2019
Kuzey-Doğu Suriye’nin Élysée çıkarması
18.4.2019
Cendere
16.4.2019
Tezgâhlık işler ve Sudan gerekçeleri
12.4.2019
Devrim Muhafızları’nın adamı Trump!
9.4.2019
Libya’nın laneti: Din için petrol, petrol için din
7.4.2019
Yeni Osmanlı’dan yenik İttihatçıya: Kükreyesin var mı?
3.4.2019
Yerelin aynasında küreselimiz: Kasırga yaklaşıyor
28.3.2019
Şeytani ısrar: Golan’dan sonraki senaryo
20.3.2019
Bağuz’dan sonrası için biriken fırtına
19.3.2019
Bir ziyaretin kodları: Şeytan çarpacak ama…
12.3.2019
Devrimin Kudüs’ü geri mi dönüyor?
7.3.2019
Üç ziyaret, çok kurgu
1.3.2019
Kral ve prensin çalımları: Asıl tecrit olan kim?
25.2.2019
Bu tampon o tampon değil!
21.2.2019
IŞİD bitmiş, teşekkürler Trump!
11.2.2019
İstihbarat rejimi olmak
6.2.2019
Irak’ın Amerikan sancısı depreşirken…
4.2.2019
ABD’nin Hizbullah hesabı neden tutmadı?
1.2.2019
Uyanık kalın, piyangodan bir darbe vurabilir
28.1.2019
Basılan Türk karargâhının anlattıkları…
23.1.2019
Cehennemin kapıları tıklanırken…
16.1.2019
Tampon fantezisi ve Kürtler: TOKİ’den bahçeli evler, iki kat olanından...
15.1.2019
Tampon fakat kime?
14.1.2019
İdlib, buyurun eseriniz!
10.1.2019
Yeni Sykes-Picot ve Suriye’de jandarma olmak
2.1.2019
Orta Dünya’nın simsarları nereye gidiyor?
27.12.2018
İki nehir arasında boğulmak
26.12.2018
Pimi çekilmiş bir çuval el bombası
20.12.2018
ABD’nin çekilmesi ne anlama geliyor?
19.12.2018
Fırat'ta restleşme mi, Şam uçağına bilet mi?
18.12.2018
Sarı Yelekliler nereye koşuyor?
14.12.2018
Fırat seferine ayarlı sandıklar!
11.12.2018
Sarı Yelekliler: Neden eve dönmediler?
4.12.2018
Ve ‘G-20 Testere Ödülü’ goes to ‘Ebu Minşar’
3.12.2018
Meydan muharebesinden Kerç dalaşına: En pahalı faşist kart
27.11.2018
Barzani bir kez daha Bağdat’a dönerken…
24.11.2018
Tampon düşüren tampon
20.11.2018
Kaddafi’nin ahı ve İtalya bozgunu
13.11.2018
Siyon düşünde Arap çözülmesi
11.11.2018
Arap sokağında İran kışı, İsrail baharı: Yoksa serap mı?
6.11.2018
'Ak Gezer'in 'Şir'le savaşı: Kabadayılıkta yeni sezon
30.10.2018
X-large'tan X-small'a: Çaresizliğin hikâyesi
23.10.2018
Bela fırtınası: Katar öfkesi, Kaşıkçı intikamı, Kuveyt çalımı ve 'Küçük Saddam'
20.10.2018
Körfez'deki 'pitbull'lar
16.10.2018
Bir rehineden, bir suçtan lütuf devşirmek
10.10.2018
Suud işi: Ortadoğu’da oyuncu olmanın ‘elif-ba’sı
7.10.2018
Kafkasya’da tehlikeli restleşmeler
4.10.2018
Kürtler Bağdat’a dönerken…
28.9.2018
Sahi İsrail hiç mi afallamadı?
26.9.2018
Ahvaz tuzağı ve ‘ödenmiş’ devrimciler
20.9.2018
Dehşet dengesine İL-20 girdisi
19.9.2018
Erdoğan eliyle tasfiye
9.9.2018
İdlib zehirlenmesi
4.9.2018
Su savaşlarından ‘Mavi Barış’a
31.8.2018
Bağdat’ta şeytanla dans
28.8.2018
'Stratejik müşteri' ve İdlib çengeli
22.8.2018
İran kumarı ve ilk hasıla
20.8.2018
Çal kemancı!
11.8.2018
Bir başka açıdan İran-ABD gerilimi: Aslında iyi anlaşırlardı
6.8.2018
Diplomaside serseri zamanlar
3.8.2018
Savaşların anası ve nevzuhur İttihatçıların çaresizliği
31.7.2018
Kürtlerle müzakere: Ankara’yı ifrit eden seçenek
24.7.2018
Beyaz Miğferler için tahliye zamanı: Bir rejim değiştirme aparatı emin ellerde
14.7.2018
Moskova’ya çıkan çift şeritli yol: Bir kefede Netanyahu diğerinde Velayeti
11.7.2018
‘Kabadayılar Çetesi’nin son güncesi
6.7.2018
Güneyde ‘dost ihaneti’ ve 'düşman suskunluğu'
4.7.2018
Selefi İslamcıları ‘yetmez ama evetçi’ yapan nedir?
30.6.2018
Sen sus patatesler konuşsun!
27.6.2018
Kapa çeneni!
22.6.2018
Yemen boğun eğer mi? Suudi atası aksini söylüyor
21.6.2018
Gökdelen azgınları ve yalın ayaklar
19.6.2018
Kürtlerin Şam’la diyalogu: ABD’ye rağmen mümkün mü?
18.6.2018
Menbic: Yeni bir fetihçi beklemeyen eski 'kutsal şehir'
13.6.2018
Roket adamların barışı: Dünyanın nasibine düşen ne?
6.6.2018
Ürdün’de isyan; kralca hamleler, bölgesel oyunlar
4.6.2018
Cehennem Borsası
29.5.2018
Golan hesapları: Kaostan lütfa, tampondan petrole
26.5.2018
İsfahan: İnsanın insana bir iyiliği
25.5.2018
12 emir, İran, Suriye: Sanki herkes Putin’e çalışıyor!
11.5.2018
Trump’ın barutu, Bibi’nin ateşi
8.5.2018
Veliahtım, prensim! Lübnan size ‘şey’ dedi
2.5.2018
Trump’a atılan pas İran’a gol olur mu?
30.4.2018
Kore baharındaki 'parlamayan' yıldız
26.4.2018
Bir ‘diyet IŞİD’ almaz mıydınız?
24.4.2018
Toz duman dağılınca geriye kalan
16.4.2018
Küresel küstahlığın yüzünü kurtaran 105 salvo
11.4.2018
Felakete doğru
5.4.2018
Elysée’de ne konuşuldu? Afrin’den sonra Kürtler ne bekliyor?
1.4.2018
Bak şu Elysée’nin işine!
29.3.2018
Batı'nın Rusya krizi ve bizim payımıza düşen
21.3.2018
'Afrin’in Fethi' ve nasipse 'Birinci Tayyip Dönemi'
15.3.2018
Pompeo orta dünyaya ne pompalar?
13.3.2018
İran, Kürtleri yakın plana alırken…
6.3.2018
‘Makul’ darbeler, ‘biçare’ Yemenliler ve Batılı vicdanı!
24.2.2018
Afrin çıkmazı
20.2.2018
Menbic senaryosu: ABD çekilirse ne olur?
13.2.2018
Savaşın fabrika ayarları
6.2.2018
Afrin aynasında İdlib ve Rus ruleti
2.2.2018
Kuvayi Milliye! Hayalden öteye…
30.1.2018
Erdoğan’ın kefil olduğu ‘Milli Ordu’
21.1.2018
Ateşle dansın ‘cool’ partnerleri
16.1.2018
Bir gece ansızın girersiniz ama bin gecede çıkamazsınız!
12.1.2018
Erdoğan'ın yürüdüğü son sahne
6.1.2018
İki gerçek arasında: İran çıkmazı
2.1.2018
İran nereye gidiyor?
25.12.2017
Şu Emirlikler meselesi!
20.12.2017
‘Vatansever Kürt’ten ‘hain Kürt’e: Suriye’de kritik dönemeç
12.12.2017
Kendi oyununda tepetaklak olanlar
4.12.2017
Yemen’deki hesaplaşma
1.12.2017
Komşumuzdur İran! Ona ne şüphe!
22.11.2017
Bence Lübnan!
13.11.2017
Feyruz’un çocukları!
10.11.2017
Dürzi bahanesiyle yeni bir İsrail işgali mi?
6.11.2017
Suudiler Lübnan’ı neden ateşe atıyor?
3.11.2017
İran’ın oyunu, Bağdat’ın talihi
27.10.2017
Çölün Martin Luther’ine yer açın!
25.10.2017
ABD Kürtlerden vazgeçti mi?
10.10.2017
İdlib’de El Kaide ile Amerikan güreşi!
7.10.2017
Kral hazretleri Rus gemisine neden bindi?
2.10.2017
Çuvala sokulan, Mossad’a çalınan Kürt sandığı
1.10.2017
Rusya’nın Kürdistan nüansı
27.9.2017
Referandumdan sonra: Paniğe mahal yok!
15.9.2017
Golavinka’nın ağacı, Çerkes yarası ve bir sessiz ağıt
7.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 3: Haşd el Şaabi Kerkük için savaşır mı?
6.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 2: KDP cephesinden bir bakış: Kürdistan çaresiz değil
5.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı: Tarihi fırsat mı, oyun mu?
25.8.2017
Raconatif diplomasi
23.8.2017
Biçare!
20.8.2017
Kürdistan’daki İsrail parantezi; kârdan çok zarar
14.8.2017
Savaşın en zoru: Deyr el Zor
10.8.2017
Türkiye Çin için Uygurları terk edecek mi?
8.8.2017
Şiiler arasında bir Suud kılıcı! Sahi mi?
3.8.2017
Kıtlıkla beslenen darbe ve Chavismo’nun kaderi
31.7.2017
Pakistan FETÖ’sü darbe mi yaptı?
27.7.2017
Hariri, Trump’la âbâd olurken Lübnan cephesi
23.7.2017
İdlib’deki tuzak: Türk’ün Talibanistan’ında işler karıştı
21.7.2017
Suriye’deki Kafkasya lejyonu: Kadirov’dan ötesi
14.7.2017
Boru hattında yüzen Filistin sevdası!
9.7.2017
Tampon pazarı
7.7.2017
Körfez krizindeki rahmet!
4.7.2017
Irak’ı kurtarmak!
23.6.2017
Taht kavgasından Badiya Çölü'ne
21.6.2017
Ya Fırat kızıla çalarsa!
14.6.2017
Puslu havada ‘Amerikan hilali’
8.6.2017
IŞİD’in püskürtülmesi, Haşd’ın Kürtleri ve alabora hesaplar
7.6.2017
Terör sofrasında terör muhabbeti
6.6.2017
Ah Katar vah Katar!
25.5.2017
Jöleli-Arap-İslam NATO’su
20.5.2017
Diplomaside Yerkelizm
17.5.2017
Noktalı virgül
15.5.2017
Fars mı seçim mi?
5.5.2017
Çatışmasızlık bölgeleri: Bu tampon, başka tampon
30.4.2017
İsrail'in IŞİD ve El Kaide aşkı!
25.4.2017
Referandum Orta Doğu siyasetine nasıl yansıyacak?
22.4.2017
Suriyelinin canı, Katar’ın fidyesi
19.4.2017
Yerim daraldı ama oynayacağım!
10.4.2017
Ebu İvanka! Saçma sıkan kovboy!
7.4.2017
Kimyasal dehşetten sonra
6.4.2017
Kerkük; ateş orada, duman burada
5.4.2017
‘Kiril Mücahitlerle’ yüzleşme
25.3.2017
50 aşiretlik yeni ordu: Yine kâğıttan kaplan
23.3.2017
Kürtlerin 'çıkış' senaryosu
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive