Beyrut’un ölümü ve Lübnan’ın dirilme şansı


6.08.2020 - Bu Yazı 196 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 4 Ağustos Lübnan’ın ‘nekbe’ günü. Herkese bir yanıyla dokunan Beyrut bir patlamayla birkaç savaşa bedel felâket yaşadı.

Pek çok gözlemcinin Hiroşima ve Nagazaki’ye gönderme yapmadan tarif edemediği bir patlama. Dün itibariyle bilanço en az 100 ölü, 4 bin yaralı.

Ürkütücü enkazın altından daha ne çıkacağı belirsiz. Şehrin valisine göre 300 bin ev hasar gördü, yüz binlerce kişi evini terk etti, 3 ila 5 milyar dolarlık zarar oluştu.

1975’ten 1990’a kadar süren iç savaş bile Beyrut’u böyle yıkmamıştı.

Ne oldu? Nasıl oldu? Görüntülerde büyük patlamadan önce yoğun bir duman, sonra havai fişeği andıran patlamalar görülüyor. Ardından büyük patlama.

Yetkililerden gelen ilk bilgilere göre patlayan Beyrut Limanı’ndaki 12 No’lu ambarda 6 yıldır tutulan 2 bin 750 ton amonyum nitrattı. Uzmanlara göre patlayan madde 2.2 kiloton TNT’ye eşit. Yanında da bir havaifişek deposu vardı. Patlasın diye yan yana gelmiş iki tehlike!

Bazı kaynaklara göre yangın 9 No’lu ambarda çıktı. Başka kaynaklara göre de işçiler ambarın gevşeyen kapılarını tamir etmeye ve duvarda açılan bir deliği kapatmaya çalışıyordu. Bu sırada kaynak sıçraması yangına yol açtı. Korkunç ihmallerin yanı sıra sabotaj ihtimali de konuşuluyor.

***

Limanın patlamadan önceki ve sonraki hali Lübnan’daki sistemin özetini veriyor.

Hikâye şu: 23 Eylül 2013’te Roussus adlı Moldovya bandıralı gemi 2 bin 750 ton amonyum nitrat yüküyle Gürcistan’ın Batum limanından Mozambik’in Beira Limanı’na gitmek üzere yola çıkıyor. 2-3 Ekim’de İstanbul’dan geçiyor. 21 Ekim’de teknik arıza nedeniyle Beyrut Limanı’na giriyor. Yetkililerin yaptığı arama sonucunda evraklarda eksiklikler tespit ediliyor ve gemi alıkonuluyor.

Rus kaptan ile biri Rus diğerleri Ukraynalı 9 mürettebat gemide tutuluyor. Sonradan kaptan ve üç mürettebat dışındakiler bırakılıyor.

Geminin Kıbrıs’ta yaşayan Rus asıllı sahibi gemisine, kargonun sahibi yüküne sahip çıkmıyor. Mal ortada kalıyor. Vadesi gelmiş ödemeler için geminin sahibine, kiralayanlara ve kargo sahiplerine ulaşılamıyor. Bir iddiaya göre mürettebatın tutuklanmayıp gemide tutulmasının nedeni de Lübnanlı yetkililerin geminin tehlikeli yükle limanda kalmasını istememesi.

Mürettebatın bırakılması için diplomasi devreye sokuluyor. Sonra basın üzerinden baskı kuruluyor. Bir hukuk firması, mürettebatın ülkelerine dönmesine izin verilmesi için Beyrut’ta yargıya gidiyor. Avukatlar mürettebatın gemi ambarında bulunan yükün tehlikeli doğası nedeniyle karşılaştığı acil tehlikeye dikkat çekiyor. Ve bu gerekçeyle mürettebatın bırakılması sağlanıyor.

Yetkililer “Gemide tutmak tehlikeli” diyerek yükü limana indiriyor. O gün bugündür yük de gemi de uygun bir açık artırma ya da elden çıkarma işlemi için limanda bekliyor.

Mürettebat için tehlikeli bulunan yük adeta Beyrut’u yakıp yıksın diye öylesine 6 yıl tutuluyor! Kimisi “Yasal süreç uzadı, böyle oldu” bahanesine sığınıyor; kimisi “Alınan kararlar yerine getirilmedi, çağrılara uyulmadı” diyor.

Liman yetkilileri dün 2014-2017 arasında Gümrük Müdürlüğü’nün mahkemeye 6 kez uyarı mektubu göndererek acil karar alınmasını istediği bilgisini paylaştı. Mektuplarda amonyum nitratın ‘gübre’ olarak içeride satılması, ihraç edilmesi veya orduya teslim edilmesi gibi çözüm önerileri de sunuluyor. Nedense mahkeme işi uzatıyor. En son Aralık 2019’da Devlet Güvenlik Ajansı yaptığı incelemenin ardından ambardaki tehlikeye dikkat çeken bir raporu Askeri İstihbarat Başkanlığı ve Başbakanlık Ofisi’ne gönderiyor. Yine adım atılmıyor.

***

Siyaseten sorumlu tutulması gereken ne kadar aktör varsa hepsi “Soruşturulsun, hesap sorulsun” diyor. Ne ala!

Bu fasla şunu diyerek başlayalım: Bu patlama aynı zamanda yozlaşmış sistemin infilakıdır.

Bununla yüzleşmek yerine içerideki politik hasımlar ve dışarıdaki uzantıları bu felaketi karşı tarafı yıpratma fırsatına çevirmenin derdinde. Baş aktör eski Başbakan Saad Hariri. Dün 2005’te limanın yanı başındaki ana yolda bombalı saldırıda öldürülen babası eski Başbakan Refik Hariri’nin mezarını ziyaret etti. Orada iki olay arasında bağ kuran bir tutum sergiledi. Refik Hariri Davası’nda 7 Ağustos’ta açıklanması beklenen karara atfen “Beyrut’u öldürdüler. Uluslararası Lübnan Mahkemesi kararı açıklamayı erteler mi ertelemez mi bilmiyorum” dedi. “Beyrut’u öldürdüler” dedirten bilgi ne ise paylaşmalı. Ya da “Başbakanlık koltuğundayken bütün uyarılara rağmen neden çaresine bakmadın” sorusuna yanıt vermeli. Hariri Aralık 2016-Ocak 2020 arasında başbakandı.

Bu süreçte kabinelerde Mervan Hamade ve Gazi Aridi gibi bakanlar bulundurmuş Velid Canbolat da Hariri ile aynı minvalde tepkiler veriyor. Yani Körfez-Batı eksenindeki Lübnan siyaseti Hizbullah’ı topun ağzına koyma arayışında. İsrail ve Amerikalı pek çok hesap da patlamayla Hizbullah’ı ilişkilendirmeye çalışıyor. Bu kamp Hizbullah’a götürecek bir ipucu çıkar umuduyla uluslararası soruşturma istiyor. Evet, Lübnan iç soruşturma için yetersiz ama uluslararası soruşturma da büyük güçlerin manipülasyonuna açık.

Bir taraf da İran’da nükleer tesis dahil kritik yerleri hedef alan patlamalardan sonra Beyrut’ta böyle bir şeyin yaşanmasından hareketle “Acaba İsrail’in parmağı olabilir mi” sorusunu soruyor. Medyaya konuşan İsrailli askeri kaynaklar “İsrail Beyrut’u bombalamadı. Patlama Hizbullah’ın silah deposunda olmadı” yönünde açıklamalar yaptı. Hizbullah kaynakları da patlamanın kendilerine ait silah depolarında meydana geldiği ve saldırının İsrail tarafından gerçekleştirildiği yönündeki iddiaların asılsız olduğunu duyurdu. Bu iki açıklama da sabotaj iddialarının yanıtı değil. Beyrut’tan konuştuğum bir kaynak “İlk inceleme patlamanın kaza sonucu yaşandığı yönünde. Sabotaj teorisi dışlanmıyor. Ama soruşturmanın sonucunu beklemek gerekiyor” dedi.

Söz konusu kaynak Hizbullah’ın limanın kontrolünde ne kadar etkili olduğu sorusuna da şu yanıtı verdi:

“Liman yetkilileri ve çalışanları arasında Hizbullah karşıtları dahil bütün partilerden insanlar var. Liman yönetimi Hizbullah dışındaki partilerin kontrolünde. Söz gelimi Gümrük Müdürü Bedri Daher, (Cumhurbaşkanı Mişel Avn’un kurucusu olduğu) Özgür Yurtsever Hareketi ile bağlantılı. Beyrut Liman Müdürü Hasan Koraytem, (Saad Hariri’nin liderliğindeki) Gelecek Hareketi’nin adamı. Limanın diğer bölüm müdürleri Lübnan Güçleri ve Falanjistlerden. Emel Hareketi’nin de içeride adamları var. Hizbullah’ın silah sevkiyatı için Beyrut Limanı’nı kullanması mantıklı değil. İsrailliler, Amerikalılar ve Avrupalılar da Hizbullah’ın silahları getirmek için Suriye sınırlarını kullandığını biliyor.”

***

Bütün bunların ötesinde ortada patlamayı bekleyen 2 bin 750 tonluk amonyum nitratı sorun etmeyen hükümet, yargı ve bürokrasi var. Hesaba çekmeye ya da hesaba çekilmeye imkân vermeyen bir sistemin parçaları rahatça sorumluluktan kaçabiliyor. Mezhepsel ve dinsel parsellemeyle derinleşmiş siyasi bölünmüşlükte birinin ötekine hesap sorması potansiyel olarak çatışma nedeni.

Geçmiş olsun demek için aradığım isimlerin başında gelen meslektaşım Ali Haşim bir tweet attı:

“Çernobil, Sovyetler Birliği’nin sonunu getirdi. Bu patlama da etkileriyle bir iç savaş boyutunda. Merdivenin tepesinden dibe doğru bu yozlaşmış, başarısız ve komplocu politik sınıf için dayanılmaz bir depremdir. Gerisi meçhul!”

İnsanlar aylarca sokaklarda yolsuz düzene veryansın etti. Bu düzenin çarklarında bir ya da iki kişi yok; her bir köşede siyasi elitler, aile şirketleri, mezhep-din tabanlı partiler, iç savaştan kalma milis yapılar ve her şeyi tekeline almış siyasilerle bağlantılı imtiyazlı şirketler oturuyor. Ve hizmet alırken buna rıza gösteren topluma sinmiş çarpıklık da cabası.

Dün Lübnan’ın gündemi açlık, yokluk ve geleceğe dair ümitsizlikti. İntihar ve şiddet vakıaları baş göstermişti. Petrol sıkıntısı ve elektrik kesintileri had safhaya ulaşmıştı.

Lübnan şimdi altından kalkamayacağı bir darbe aldı. Bu darbeyle nereye gider? Çöküşe mi, dirilişe mi? Bu felaket ya Lübnan’ı kendi ortak kaderi için birleştirip ayağa kaldıracak ya da daha büyük felaketlere götürecek. Lübnanlılar zor zamanlarda olağanüstü dayanışmasıyla da bilinir. İletişim kurduğum dostlarım “Bunun altından kalkacağız” diyor. Büyük bir inanç.

Liman, Lübnan’ın can damarı. Yeniden inşa edilmesi lazım. Bir süreden beri Hizbullah ve müttefikleri Batı’nın koşullu desteğine karşın Çin, Rusya ve İran’la ortaklığa kapı aralanması gerektiğini savunuyordu. Karşı kamp da buna izin vermiyordu. Bu durum değişir mi? Lübnanlı araştırmacı Ali Murad’ın bana söylediği şu:

“Bazı önemli adımlar atılacak. Lübnan’ın alternatif çareler üretmesine karşı çıkanların pozisyonu zayıfladı. Mesela patlamadan sonra limanın geliştirilmesi konusunda Çinlilerin verdiği teklifi reddetmek için bahaneleri olmayacak. Ve limanın Çinli şirket tarafından inşa edileceğine inanıyorum.”

Çinli şirketin aracısı ekonomist Hasan Mukallat da dün limanı inşa teklifini yineledi.

Fakat Lübnan’ın kendi iç düzenindeki açmazlar, yetersizlikler ve yolsuzluklar bir kenara ülkenin ekonomik çöküşüne oynayan aktörlerin çabaları da bitmeyecektir. Zor zamanda Lübnan’a el atanların ikinci adımı dayatmalarla gelecektir. Amerikalılar, bazı batılı ortaklar ve Körfez’den finansörler Lübnan’a “Hizbullah’tan kurtulmazsanız bu krizlerden çıkmanıza izin vermeyiz” diyen bir tutum içinde. Bu felaketten sonra da aynı mantığın yardımlar eşliğinde gelmesi şaşırtıcı olmayacaktır.

***

Lübnan bu felaketten mezhebi bölünmüşlükten uzak yeni bir toplumsal sözleşmeyle çıkabilirse ne ala! Aksi halde ne tamamen öldüren ne de adam gibi dirilten ucube sistemle sıradaki felaketine doğru yürümeye devam edecek.

 
.

Facebook Yorumları

Emlak8
20.09.2020
Arap çölünde barış illüzyonu
15.09.2020
Düşmanlıkta da bir numara
11.09.2020
Şam’a Rus çıkarması ne anlama geliyor?
8.09.2020
Fransız dönüşündeki kılçıklı taraflar
6.09.2020
Moskova’dan verilen Kürt mesajı
1.09.2020
Libya’daki ortaklara neler oluyor?
29.08.2020
Hamas, İsrail-Emirlik aşkı ve kuşatma hevesleri
26.08.2020
Üç beş hezimet, bir tatlı rüya
21.08.2020
Sahi Erdoğan kime çalışıyor?
15.08.2020
Yedi film birden korku seansı
8.08.2020
Beyrut’un ölümü ve Lübnan’ın dirilme şansı
6.08.2020
Beyrut’un ölümü ve Lübnan’ın dirilme şansı
4.08.2020
Petrol anlaşması, Kürtler ve hayli karışık hesaplar
27.07.2020
Çin, İran’la bu dansı oynar mı?
25.07.2020
10 olmazın elinde bir olura bakan Libya
21.07.2020
Kafkas ötesinde ‘tehlikeli fırsatlar’
16.07.2020
Ermenistan ve Azerbaycan savaşa mı giriyor?
14.07.2020
Kırılan zincir ve alttakilerin matemi!
9.07.2020
Bir cinayet kaç strateji eder?
7.07.2020
Melez koalisyon için sevimsiz çıktılar
3.07.2020
Yahudi itirazı da olmasa
30.06.2020
Rus zehirlenmesi
24.06.2020
Mısır’la savaş mı?
17.06.2020
Suriye’nin başına Sezar kesilmek ve mali ilhak
16.06.2020
Sezar, açlık oyunları ve Kürtler
12.06.2020
Yaptırım silahı, dolar fişeği: Şam için alarm zamanı mı?
9.06.2020
Trablusgarp 2.0. Ya sonrası?
5.06.2020
Direnen insanlık ve bizim siyahlarımız
2.06.2020
Türk’ün hevesi, Rus’un kalibresi
29.05.2020
Ruslar Libya’da ne yapmaya çalışıyor?
27.05.2020
Dış siyasetin ne bayramı var ne seyranı
26.05.2020
Dış siyasetin ne bayramı var ne seyranı
22.05.2020
Titanlar savaşı ve Rus-Amerikan çelmeleşmesi
19.05.2020
1864: Soykırım ve sessiz miras
17.05.2020
Cihadın kutsal olmayan rant döngüsü
15.05.2020
Kürtlerin gözünde vaziyet: Elde var umut!
12.05.2020
Ya kırk katır ya kırk satırdan çıkarsa başbakan...
10.05.2020
Rus-Amerikan-İran tangosu ve Kürt düğümü
5.05.2020
Türkiye yansın, ABD ısınsın!
1.05.2020
Toz dumanda Şam’ın halleri
28.04.2020
Yemen ölüyor, ölürken bölünüyor
26.04.2020
Putin, Esad’ı gözden çıkarıyor mu?
21.04.2020
Fesin emirlerle imtihanı
18.04.2020
Bekleyin, yeni ‘paralel ordu’ geliyor!
14.04.2020
Katranlaşmış hevesler için...
12.04.2020
Kürdistan’a üs, Irak’a dizayn
6.04.2020
Virüs fırsatçılığıyla kirli müdahaleler
2.04.2020
Bir IBAN, iki sonsuz savaş
31.03.2020
Viral günlerinde dostlara tutunmak
16.03.2020
Korona ile hasbihal
10.03.2020
‘İdlib Başkomutanlık Muharebesi’ ve üç maddelik çıktı!
6.03.2020
İdlib'de hezimet tescil edildi
3.03.2020
Cihatçı yığınlarla baş başa
2.03.2020
Bu ateş Türkiye'yi ‘vekil devlet’ yapar
28.02.2020
Serakıp’ta ‘tekbir’ ve fakat…
25.02.2020
Kaçak savaştan kaçırılan cenazelere
21.02.2020
Halep’in coşkusu İdlib’e ne söylüyor?
18.02.2020
Cihatçı yığınlarla baş başa
14.02.2020
Amerikalılar Erdoğan’ı neden tutuyor?
11.02.2020
Büyük İdlib’den Küçük İdlib’e büzülen hesaplar
9.02.2020
Ateş bizi çağırıyor
4.02.2020
İdlib seferi: Öfkeli ve tehlikeli
28.01.2020
Hesap Bağdat’tan dönerse yedekteki savaş
21.01.2020
Berlin dönemeci
16.01.2020
Hezimetin kaç tonu olabilir?
14.01.2020
Rüya çalan!
10.01.2020
Evet evet her şey yolunda!
7.01.2020
Yastan sonra tufan mı?
3.01.2020
Amerikan salvoları: Tükenmişliğin emareleri
31.12.2019
Libya’ya cihatçı koridoru ve müstakbel felaketimiz
28.12.2019
Bataklık seferi ve asık suratlar
24.12.2019
Kimyasal tezgâhtan BM tezgâhına
20.12.2019
Petrol sarhoşluğu yeniden
17.12.2019
Türk askerine Libya seferi yazılırsa...
13.12.2019
Kürt yakasındaki eller
11.12.2019
Amerikan-İran kapışmasından Irak’a düşen
3.12.2019
Ortaya karışık ‘vezir’ hamlesi
28.11.2019
Kürdistan’da Pence’in pençe değeri
23.11.2019
Irak silbaştan: Kürtler sıfırlanır mı?
19.11.2019
İran’ın öfkeyle imtihanı: Komplodan ötesi
17.11.2019
Hırdan ne çıkar?
14.11.2019
Ateşe doğru ‘diplomatik’ safari
8.11.2019
CHP için okuma parçası: Afrin aynası
5.11.2019
Lübnan’ı çekiştirmek: Hizbullah'ın başı belada mı?
1.11.2019
Dikenli sarmaşık: ‘Barış Pınarı’ndan Bağdadi’ye
29.10.2019
Trump The Oil: Suriye cehenneminde petrolün yeri
26.10.2019
Kürtlere petrol görevi mi? Ne sefillik!
24.10.2019
Muhtıranın şifreleri
20.10.2019
Haşince aşk ile mükemmel bir çıkmaz!
18.10.2019
Hezimet evvela hakikati söyletir
15.10.2019
Bataklık senaryosu tetiklenir mi?
9.10.2019
Fırat’ın doğusunda Türkiye’yi ne bekliyor?
7.10.2019
Irak yine bir komploya kurban mı gidiyor?
4.10.2019
Iraklılar Irak’ı geri isterken…
1.10.2019
CHP’nin Suriye açılımı ve açmazlar
28.09.2019
Cepte kalan sermaye ateş ve barut
22.09.2019
İran savaşı kaç para eder?
16.09.2019
Üçlü zirve: Hezimetin beşinci taksidi
11.09.2019
Cihatçının gönlü Türkiye’den ne ister?
26.08.2019
Milisin var derdin var
23.08.2019
Kayyımlı muhalefet, kayıtsız muhalefet ve İdlib’in laneti
30.07.2019
Şam’la Kürtler arasında kalan aşiretler ve petrol kavgası
28.07.2019
İktisadi vaziyet: Savaş ekonomisinden halk ekonomisine
26.07.2019
Amude’de gündem hassas: IŞİD mahkemesi
2.07.2019
Türkiye’nin Libya savaşı: Kesinlikle tombaladan çıkmadı
28.06.2019
Kürt dersi alındı mı?
24.06.2019
Yufka yürekli Trump ve kibrin sınırları
18.06.2019
S-400’ü bağlarsın İdlib’e, gerisi Allah kerim!
11.06.2019
İran kuşatması ABD’nin de çıkmazı
8.06.2019
Kandaka devriminden milis devletine
1.06.2019
İran’a karşı Arap cephesi: Biraz öfke biraz serap
31.05.2019
Kürdistan’da oğullar dönemi ve çıkmazlar
27.05.2019
Yeni Amerikan kumpası: Film başa sarsın, Türkiye rolünü alsın!
24.05.2019
Komşulukta Kürtler 'sıfır çarpan' olmak zorunda mı?
21.05.2019
Savaş mı? Tevbe neuzubillah!
16.05.2019
Alooo Ağayi Donald!
14.05.2019
İdlib seçimi: Cehennemden cehennem beğen
7.05.2019
Büyük düşün küçük kırıntıları: Tel Rıfat hesapları
30.04.2019
Çekiştirilen Sudan: Vekâlet savaşı çıkar mı?
27.4.2019
Petrolle ya terbiye ol ya terörize!
22.4.2019
Kuzey-Doğu Suriye’nin Élysée çıkarması
18.4.2019
Cendere
16.4.2019
Tezgâhlık işler ve Sudan gerekçeleri
12.4.2019
Devrim Muhafızları’nın adamı Trump!
9.4.2019
Libya’nın laneti: Din için petrol, petrol için din
7.4.2019
Yeni Osmanlı’dan yenik İttihatçıya: Kükreyesin var mı?
3.4.2019
Yerelin aynasında küreselimiz: Kasırga yaklaşıyor
28.3.2019
Şeytani ısrar: Golan’dan sonraki senaryo
20.3.2019
Bağuz’dan sonrası için biriken fırtına
19.3.2019
Bir ziyaretin kodları: Şeytan çarpacak ama…
12.3.2019
Devrimin Kudüs’ü geri mi dönüyor?
7.3.2019
Üç ziyaret, çok kurgu
1.3.2019
Kral ve prensin çalımları: Asıl tecrit olan kim?
25.2.2019
Bu tampon o tampon değil!
21.2.2019
IŞİD bitmiş, teşekkürler Trump!
11.2.2019
İstihbarat rejimi olmak
6.2.2019
Irak’ın Amerikan sancısı depreşirken…
4.2.2019
ABD’nin Hizbullah hesabı neden tutmadı?
1.2.2019
Uyanık kalın, piyangodan bir darbe vurabilir
28.1.2019
Basılan Türk karargâhının anlattıkları…
23.1.2019
Cehennemin kapıları tıklanırken…
16.1.2019
Tampon fantezisi ve Kürtler: TOKİ’den bahçeli evler, iki kat olanından...
15.1.2019
Tampon fakat kime?
14.1.2019
İdlib, buyurun eseriniz!
10.1.2019
Yeni Sykes-Picot ve Suriye’de jandarma olmak
2.1.2019
Orta Dünya’nın simsarları nereye gidiyor?
27.12.2018
İki nehir arasında boğulmak
26.12.2018
Pimi çekilmiş bir çuval el bombası
20.12.2018
ABD’nin çekilmesi ne anlama geliyor?
19.12.2018
Fırat'ta restleşme mi, Şam uçağına bilet mi?
18.12.2018
Sarı Yelekliler nereye koşuyor?
14.12.2018
Fırat seferine ayarlı sandıklar!
11.12.2018
Sarı Yelekliler: Neden eve dönmediler?
4.12.2018
Ve ‘G-20 Testere Ödülü’ goes to ‘Ebu Minşar’
3.12.2018
Meydan muharebesinden Kerç dalaşına: En pahalı faşist kart
27.11.2018
Barzani bir kez daha Bağdat’a dönerken…
24.11.2018
Tampon düşüren tampon
20.11.2018
Kaddafi’nin ahı ve İtalya bozgunu
13.11.2018
Siyon düşünde Arap çözülmesi
11.11.2018
Arap sokağında İran kışı, İsrail baharı: Yoksa serap mı?
6.11.2018
'Ak Gezer'in 'Şir'le savaşı: Kabadayılıkta yeni sezon
30.10.2018
X-large'tan X-small'a: Çaresizliğin hikâyesi
23.10.2018
Bela fırtınası: Katar öfkesi, Kaşıkçı intikamı, Kuveyt çalımı ve 'Küçük Saddam'
20.10.2018
Körfez'deki 'pitbull'lar
16.10.2018
Bir rehineden, bir suçtan lütuf devşirmek
10.10.2018
Suud işi: Ortadoğu’da oyuncu olmanın ‘elif-ba’sı
7.10.2018
Kafkasya’da tehlikeli restleşmeler
4.10.2018
Kürtler Bağdat’a dönerken…
28.9.2018
Sahi İsrail hiç mi afallamadı?
26.9.2018
Ahvaz tuzağı ve ‘ödenmiş’ devrimciler
20.9.2018
Dehşet dengesine İL-20 girdisi
19.9.2018
Erdoğan eliyle tasfiye
9.9.2018
İdlib zehirlenmesi
4.9.2018
Su savaşlarından ‘Mavi Barış’a
31.8.2018
Bağdat’ta şeytanla dans
28.8.2018
'Stratejik müşteri' ve İdlib çengeli
22.8.2018
İran kumarı ve ilk hasıla
20.8.2018
Çal kemancı!
11.8.2018
Bir başka açıdan İran-ABD gerilimi: Aslında iyi anlaşırlardı
6.8.2018
Diplomaside serseri zamanlar
3.8.2018
Savaşların anası ve nevzuhur İttihatçıların çaresizliği
31.7.2018
Kürtlerle müzakere: Ankara’yı ifrit eden seçenek
24.7.2018
Beyaz Miğferler için tahliye zamanı: Bir rejim değiştirme aparatı emin ellerde
14.7.2018
Moskova’ya çıkan çift şeritli yol: Bir kefede Netanyahu diğerinde Velayeti
11.7.2018
‘Kabadayılar Çetesi’nin son güncesi
6.7.2018
Güneyde ‘dost ihaneti’ ve 'düşman suskunluğu'
4.7.2018
Selefi İslamcıları ‘yetmez ama evetçi’ yapan nedir?
30.6.2018
Sen sus patatesler konuşsun!
27.6.2018
Kapa çeneni!
22.6.2018
Yemen boğun eğer mi? Suudi atası aksini söylüyor
21.6.2018
Gökdelen azgınları ve yalın ayaklar
19.6.2018
Kürtlerin Şam’la diyalogu: ABD’ye rağmen mümkün mü?
18.6.2018
Menbic: Yeni bir fetihçi beklemeyen eski 'kutsal şehir'
13.6.2018
Roket adamların barışı: Dünyanın nasibine düşen ne?
6.6.2018
Ürdün’de isyan; kralca hamleler, bölgesel oyunlar
4.6.2018
Cehennem Borsası
29.5.2018
Golan hesapları: Kaostan lütfa, tampondan petrole
26.5.2018
İsfahan: İnsanın insana bir iyiliği
25.5.2018
12 emir, İran, Suriye: Sanki herkes Putin’e çalışıyor!
11.5.2018
Trump’ın barutu, Bibi’nin ateşi
8.5.2018
Veliahtım, prensim! Lübnan size ‘şey’ dedi
2.5.2018
Trump’a atılan pas İran’a gol olur mu?
30.4.2018
Kore baharındaki 'parlamayan' yıldız
26.4.2018
Bir ‘diyet IŞİD’ almaz mıydınız?
24.4.2018
Toz duman dağılınca geriye kalan
16.4.2018
Küresel küstahlığın yüzünü kurtaran 105 salvo
11.4.2018
Felakete doğru
5.4.2018
Elysée’de ne konuşuldu? Afrin’den sonra Kürtler ne bekliyor?
1.4.2018
Bak şu Elysée’nin işine!
29.3.2018
Batı'nın Rusya krizi ve bizim payımıza düşen
21.3.2018
'Afrin’in Fethi' ve nasipse 'Birinci Tayyip Dönemi'
15.3.2018
Pompeo orta dünyaya ne pompalar?
13.3.2018
İran, Kürtleri yakın plana alırken…
6.3.2018
‘Makul’ darbeler, ‘biçare’ Yemenliler ve Batılı vicdanı!
24.2.2018
Afrin çıkmazı
20.2.2018
Menbic senaryosu: ABD çekilirse ne olur?
13.2.2018
Savaşın fabrika ayarları
6.2.2018
Afrin aynasında İdlib ve Rus ruleti
2.2.2018
Kuvayi Milliye! Hayalden öteye…
30.1.2018
Erdoğan’ın kefil olduğu ‘Milli Ordu’
21.1.2018
Ateşle dansın ‘cool’ partnerleri
16.1.2018
Bir gece ansızın girersiniz ama bin gecede çıkamazsınız!
12.1.2018
Erdoğan'ın yürüdüğü son sahne
6.1.2018
İki gerçek arasında: İran çıkmazı
2.1.2018
İran nereye gidiyor?
25.12.2017
Şu Emirlikler meselesi!
20.12.2017
‘Vatansever Kürt’ten ‘hain Kürt’e: Suriye’de kritik dönemeç
12.12.2017
Kendi oyununda tepetaklak olanlar
4.12.2017
Yemen’deki hesaplaşma
1.12.2017
Komşumuzdur İran! Ona ne şüphe!
22.11.2017
Bence Lübnan!
13.11.2017
Feyruz’un çocukları!
10.11.2017
Dürzi bahanesiyle yeni bir İsrail işgali mi?
6.11.2017
Suudiler Lübnan’ı neden ateşe atıyor?
3.11.2017
İran’ın oyunu, Bağdat’ın talihi
27.10.2017
Çölün Martin Luther’ine yer açın!
25.10.2017
ABD Kürtlerden vazgeçti mi?
10.10.2017
İdlib’de El Kaide ile Amerikan güreşi!
7.10.2017
Kral hazretleri Rus gemisine neden bindi?
2.10.2017
Çuvala sokulan, Mossad’a çalınan Kürt sandığı
1.10.2017
Rusya’nın Kürdistan nüansı
27.9.2017
Referandumdan sonra: Paniğe mahal yok!
15.9.2017
Golavinka’nın ağacı, Çerkes yarası ve bir sessiz ağıt
7.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 3: Haşd el Şaabi Kerkük için savaşır mı?
6.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 2: KDP cephesinden bir bakış: Kürdistan çaresiz değil
5.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı: Tarihi fırsat mı, oyun mu?
25.8.2017
Raconatif diplomasi
23.8.2017
Biçare!
20.8.2017
Kürdistan’daki İsrail parantezi; kârdan çok zarar
14.8.2017
Savaşın en zoru: Deyr el Zor
10.8.2017
Türkiye Çin için Uygurları terk edecek mi?
8.8.2017
Şiiler arasında bir Suud kılıcı! Sahi mi?
3.8.2017
Kıtlıkla beslenen darbe ve Chavismo’nun kaderi
31.7.2017
Pakistan FETÖ’sü darbe mi yaptı?
27.7.2017
Hariri, Trump’la âbâd olurken Lübnan cephesi
23.7.2017
İdlib’deki tuzak: Türk’ün Talibanistan’ında işler karıştı
21.7.2017
Suriye’deki Kafkasya lejyonu: Kadirov’dan ötesi
14.7.2017
Boru hattında yüzen Filistin sevdası!
9.7.2017
Tampon pazarı
7.7.2017
Körfez krizindeki rahmet!
4.7.2017
Irak’ı kurtarmak!
23.6.2017
Taht kavgasından Badiya Çölü'ne
21.6.2017
Ya Fırat kızıla çalarsa!
14.6.2017
Puslu havada ‘Amerikan hilali’
8.6.2017
IŞİD’in püskürtülmesi, Haşd’ın Kürtleri ve alabora hesaplar
7.6.2017
Terör sofrasında terör muhabbeti
6.6.2017
Ah Katar vah Katar!
25.5.2017
Jöleli-Arap-İslam NATO’su
20.5.2017
Diplomaside Yerkelizm
17.5.2017
Noktalı virgül
15.5.2017
Fars mı seçim mi?
5.5.2017
Çatışmasızlık bölgeleri: Bu tampon, başka tampon
30.4.2017
İsrail'in IŞİD ve El Kaide aşkı!
25.4.2017
Referandum Orta Doğu siyasetine nasıl yansıyacak?
22.4.2017
Suriyelinin canı, Katar’ın fidyesi
19.4.2017
Yerim daraldı ama oynayacağım!
10.4.2017
Ebu İvanka! Saçma sıkan kovboy!
7.4.2017
Kimyasal dehşetten sonra
6.4.2017
Kerkük; ateş orada, duman burada
5.4.2017
‘Kiril Mücahitlerle’ yüzleşme
25.3.2017
50 aşiretlik yeni ordu: Yine kâğıttan kaplan
23.3.2017
Kürtlerin 'çıkış' senaryosu
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive