Bir savaş daha kapıyı tıklarken


26.10.2020 - Bu Yazı 223 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Türk askeri konvoylarını sınır ötelerinde toz kaldırırken görmek bazı kesimleri sarhoş ediyor, hamaset deryasında tatlı rüyalarda yüzdürüyor. Bu baskın ruh hali, ‘milli çıkar’ manipülasyonu altında muktedirin kişisel hırs, kin ve husumetlerinin yön verdiği dipsiz maceralar karşısında itirazı olanları da sözsüz bırakıyor.


Birbirinden dehşetli onlarca örgütün elinde küredeki en büyük ‘cihadistan’a dönüşen İdlib’e son 8 ayda 10 bin 615 askeri araç sokan Türkiye’nin hedefi işgal değilse fiiliyatta olan ya da olacak olan belli: Kaçınılmaz bir savaşın önünde caydırıcı bir güç olmak ya da büyük bir savaşa hazırlanmak. Her ikisinin net sonucu Türk Silahlı Kuvvetleri’ni (TSK) cihatçı yığınların koruyucu ve kollayıcısı durumuna getirmektir. Bir dönem sonra Türk ordusundaki dönüşümü de bir ‘geçmiş olsun’ metni olarak okuyor olacağız.

AKP yönetimi, Suriye’nin vekâlet savaşlarına ve dış müdahalelere maruz kaldığı sürecin ana sorumlularından birisi. Şimdi bu kötülüğü kendi ‘özel gündemi’ eşliğinde tehlikeli miraslar bırakma pahasına sürdürüyor.
“Ruslarla rekabet” denilerek cazipleştirilen husumetler sayfasına bir de Kafkasya eklendikten sonra Suriye’de Türk askerinin bulunduğu hatlar hareketlendi. Kürtlerle temas hatlarındaki düşmanlık zaten molasız. Bugünlerde Ayn İsa etrafında yoğunlaşan saldırılar için özel bir neden aramaya gerek yok. Strateji belli; Kürtsüz kuşak için ateşe ara verilmeyecek; boşluklar doldurulacak; ola ki ABD ve Rusya’dan yeşil ya da sarı ışık gelirse Fırat-Dicle arası kesintisiz tampona çevrilecek. Afrin’de yağma düzeni zeytin mevsimi gelince yine kendini hatırlattı. Bir istismarın tarihi yazılıyor orada.

Gündemin zıpladığı asıl yer İdlib. Malum 16 Eylül’de Ankara’da Ruslarla askeri teknik toplantıda M-5 otoyolunun el değiştirdiği sırada Suriye ordusunun kontrol ettiği bölgelerde kalan Türk askeri gözlem noktalarının tahliye edilmesi talebi reddedilmişti. Şubattan beri Şeyh Akil, Anadan, Raşidin, El Eys, Tel Tukan, Surman, Arima ve Morek’teki askeri gözlem noktaları adeta ‘yem olsunlar’ diye korunuyordu. İlaveten M-5 güzergâhında Ruslarla mutabakatsız kurulmuş 9 askeri nokta da kuşatma altında.

15 Ekim’de hükümet ani bir kararla Morek’teki üssü boşalttırdı. Morek’ten çıkan askeri konvoy Zaviye Dağı bölgesine kaydırıldı. Yani sıcak çatışma hattına. Nasıl olsa Rus güvencesi var. Ama o güvence Türk tarafının uygun adımlarına bağlı.
Morek’teki çekilme diğer üsleri de kapsayacak şekilde devam ederse Türkiye’nin M-4 otoyolunu geçilmez bir kaleye çevirmekte kararlı olduğu, bunun için de savaşı göze aldığı, hatta savaşa hazırlandığı sonucu çıkar. Tabii ‘sahada ölecek askerimiz olsun ki masada bilek bükelim’ anlayışının şümulü sınırsız. Belli ki askeri varlık artık çok amaçlı kozlara dönüştürülüyor.

Türkiye, Suriye’nin iki atar damarı M-5 ve M-4 otoyollarının açılması konusunda 17 Eylül 2018’de Soçi’de bir mutabakatla taahhüt altına girmişti. Bu söz tutulmayınca Suriye ordusu Mayıs 2019-Şubat 2020’de M-5’i savaşarak geri aldı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Suriye ordusu şubat sonuna kadar çekilmezse gerekenin yapılacağı ihtarında bulunmuştu. Nihayetinde Erdoğan M-5’teki yeni durumu içine sindirip 5 Mart’ta Moskova’ya gitti. Bu kez M-4’ün açılması, yolun iki tarafında 6’şar km derinliğinde güvenli şerit oluşturulması ve terör örgütlerinin elimine edilmesi vaadiyle yeni bir mutabakat imzaladı. Mutabakata göre düzenlenen M-4’deki devriyeler tam bir oyalama mekanizmasına dönüştü. Yani bu mutabakat da kağıtta kaldı. Bir süredir Ruslar bastırıyor. Ve şimdi savaş geliyor.
Binlerce Türk askerini Suriye topraklarında sağa sola koşturmanın ilintili olduğu hedefler hâlâ bir gerekçe olarak pek çok kesimi tatmin ediyor. “Ya sonra” sorusuna asla yanıt vermeyen bir güvenli kemer oluşturma emeli 2015’teki Fırat Kalkanı’ndan beri var. Suriye ordusunu ne pahasına olursa olsun Suriye’nin sınırlarından 40 km uzakta tutmak bu stratejinin ana çerçevesi. Sahi sonra ne olacak? Diyecekler ki “Ya nasip…” Üç noktaya neler sığmıyor ki!

***

İdlib’de şubattan beri 140’ın üzerinde askeri nokta oluştu. Hepsi açık hedef. Güya caydırmak için. Bu tahkimatın kime nasıl yaradığı işin en umursanmayan çıktısı. Eski IŞİD’çı, IŞİD artığı, eski Kaideci, makyajlı Kaideci, hâlâ Kaideci, uzlaşmaz cihatçı, fırsatçı cihatçı diye renk diziniyle sıralayabileceğimiz kümelerle ortaklık nereye kadar sürecek? Ve bu sahne nasıl kapanacak? Bunlar hasbelkader sınırda bir toprak parçasını çevirip kendi düzenlerini kurmadı. Her şey Türkiye ve ortaklarının izlediği ‘yıkım’ siyasetinin sonucu. Üstelik yığınlarca milis dış politikanın müdahale araçlarından birine de dönüştü. “Bu örgütlerle daha çok işimiz var” havasındalar.  

Aylardır MİT, IŞİD’in Suriye’deki ilk ve orijinal şubesi Heyet Tahrir el Şam’ın (HŞT) baskın olduğu İdlib’de örgütleri yoğurmaya çalışıyor. Amaç El Kaide’ye biatlı örgütlerin dışında kalıp Ankara’nın gündemine uygun davrananları ortak askeri konsey altında toplamak. Bir tarafta da savaşa hazırlık var: “Suriye Milli Ordusu” ve Ulusal Kurtuluş Cephesi çatısındaki gruplar şubattan beri en az 140 kampta eğitimden geçirildi. HTŞ de kendi taburlarını düzenli orduya dönüştürmekle meşgul. Bütün bunlar Türkiye’nin koruyucu kanatları altında oluyor.
Fakat her şeye rağmen üzerinde çalıştıkları hamur maya tutmuyor. İdeolojileri bir kenara cihatçı havuzu, bir ittifak kurup üç bölünen bir husumetler keşmekeşi. Son olarak Türkiye’nin gözde örgütü Ahrar el Şam karıştı.
Türkiye ile uyumlu giden Ahrar el Şam lideri Cabir Ali Paşa ile HTŞ’ye yakın duran askeri kanatlar arasındaki kavga örgütü bölünmenin eşiğine getirdi. Ali Paşa askeri kanat sorumlusu Ebu el Munzir ile birlikte 6 önemli komutanı görevden aldı. Yerine başkalarını atadı. Açığa alınanlar Ali Paşa’ya meydan okuyor. Hepsi sadık askerlere sahip. Eski lider Hasan Sufan da ‘asi’ komutanlarla birlikte. Bazı önemli komutanlar ise Ali Paşa’ya biat tazeledi. Sufan’ın son iki yıldır HTŞ lideri Ebu Muhammed el Colani’ye yakınlaştığı biliniyor. Bir spekülasyona göre HTŞ içinde Ali Paşa’ya darbe yapıp Ahrar’ın başına Sufan’ı geçirme planı tartışılıyordu. Kriz bu yüzden patlak verdi. Dün akşam Ebu el Munzir'in HTŞ'nin yardımıyla Eriha ve Fua'da Ahrar'ın merkezlerini bastığı haberleri geldi. Darbe girişimi senaryosu böylece gerçeğe dönüştü. 

HTŞ de kendi içinde Türkiye’yle uyumlu giden liderlik kadrosu ile radikal kanatları arasında ayrılıklar yaşıyor. Bunun yanı sıra HTŞ ‘radikal’ bir alternatif olarak ortaya çıkan Hurras el Din, Ensar el Din, Tensikiyat el Cihad, Ensar el İslam ve Mukatilin el Ensar gibi örgütleri elimine etmeye çalışıyor. Bu hamleleriyle Türkiye’ye de “Bana dokunma, ben senin işini yapıyorum, bir muhatap olacaksa o da benim” mesajı veriyor. HTŞ’nin onlarca kişiyi Türkiye’nin talebi üzerine alıkoyduğu da konuşuluyor. Fakat HTŞ’nin bu şekilde Türkiye ile paslaşan çizgisi selefi cihatçı kesimlerin tepkisini çekiyor. Cihatçı alemin önde gelen ideoloğu Ebu Muhammed el Makdisi 19 Ekim tarihli fetvasında HTŞ’yi (Nusra) Türk istihbaratının kuyruğu olarak niteleyip bu örgüte katılmanın ve iş birliği yapmanın caiz olmadığını buyurdu!

Türk istihbaratı geçen haftalarda ortak askeri konsey için bazı toplantılar yapmıştı. Ama muhatapları Osmanlı padişahlarının adlarıyla çağrılan Türkmen tugayları gibi kolayca emirle sıralanan örgütler değil. HTŞ bir konsey kurulacaksa bunun diğer örgütleri kendi kontrolü altına alacak bir mekanizma olmasını istiyor. Diğerleri ise HTŞ’nin kendini feshedeceği, bu olmazsa en azından isim değiştireceği, böylece terör damgasından kurtulacağı bir seçeneğe bakıyor.

Şeri ahkâmların birbirini kovaladığı İdlib cehenneminden bir konsey çıkar mı? Çıkarsa konsey sayesinde terörist damgasından kurtulabilirler mi? Elbette ABD terör örgütleri konusunda pek seçici. Mesela El Kaide çizgisindeki örgütleri SİHA’larla vururken HTŞ’ye dokunmuyor. Seçici son saldırı 22 Ekim’de Salkin’e bağlı Cakara köyünde gerçekleşti. 11’i komutan, beşi yabancı toplam 17 kişi son akşam yemeğindeydi. HTŞ, ABD sayesinde hasımlarından kurtuldu!

Açıkçası Türkiye’nin himayesinde bu örgütlerin korunması Amerikalıların da işine geliyor. Nusra ve devamında HTŞ’yi terör örgütü listesine almaları pratikte bir önleme dönüşmedi. ABD’nin Aralık 2012’de Nusra’yı terör örgütleri listesine almasına çok içerleyen Ankara o gün bugündür bu örgütleri ılımlılık makyajıyla makbul hale getirmenin gayretinde. Ama 7 yılda isimler değişti, çatılar kuruldu yine de yoğurdukları o hamur bir şeye benzemedi. Benzemez de.
Bu tablo karşısında dehşete kapılması gerekenler aldatıcı bir erdemle sükûneti temin ediyor. Gökten nasipmiş gibi felâket!  

.

Facebook Yorumları

Emlak8
3.12.2020
İran’ın 'acziyeti' Suudi-İsrail eksenini çok üzüyor!
30.11.2020
Diplomasiyi öldürmenin en pervasız yolu
26.11.2020
Pro-aktif olmadı belki pro-pasif kurtarır!
23.11.2020
Erdoğan’ın adamı Kahire ve Paris’te ne satıyor?
12.11.2020
Ya bizim barışımız?
9.11.2020
Biden’dan kurtarıcı çıkarmak!
7.11.2020
Amerikalılar belasını bulmuş vesselam
28.10.2020
Paty'nin kesik başı ve Müslüman fedai!
27.10.2020
Libya hezimetinde ikinci taksit
26.10.2020
Bir savaş daha kapıyı tıklarken
20.10.2020
Batırmayan bataklık!
18.10.2020
Kafkasya’da el elden üstündür oyunu
13.10.2020
Masanın azizliği!
10.10.2020
Kıbrıs’a kayyım ve terörize siyaset
6.10.2020
Kafkas savaşına dair ahiret sualleri
3.10.2020
‘Kızıl Kürdistan’da Türk-Ermeni savaşı!
29.09.2020
Kapan
25.09.2020
Jeffrey’nin Kürdistan yolculuğu
22.09.2020
Libya üzüyor, herkes üzüyor!
20.09.2020
Arap çölünde barış illüzyonu
15.09.2020
Düşmanlıkta da bir numara
11.09.2020
Şam’a Rus çıkarması ne anlama geliyor?
8.09.2020
Fransız dönüşündeki kılçıklı taraflar
6.09.2020
Moskova’dan verilen Kürt mesajı
1.09.2020
Libya’daki ortaklara neler oluyor?
29.08.2020
Hamas, İsrail-Emirlik aşkı ve kuşatma hevesleri
26.08.2020
Üç beş hezimet, bir tatlı rüya
21.08.2020
Sahi Erdoğan kime çalışıyor?
15.08.2020
Yedi film birden korku seansı
8.08.2020
Beyrut’un ölümü ve Lübnan’ın dirilme şansı
6.08.2020
Beyrut’un ölümü ve Lübnan’ın dirilme şansı
4.08.2020
Petrol anlaşması, Kürtler ve hayli karışık hesaplar
27.07.2020
Çin, İran’la bu dansı oynar mı?
25.07.2020
10 olmazın elinde bir olura bakan Libya
21.07.2020
Kafkas ötesinde ‘tehlikeli fırsatlar’
16.07.2020
Ermenistan ve Azerbaycan savaşa mı giriyor?
14.07.2020
Kırılan zincir ve alttakilerin matemi!
9.07.2020
Bir cinayet kaç strateji eder?
7.07.2020
Melez koalisyon için sevimsiz çıktılar
3.07.2020
Yahudi itirazı da olmasa
30.06.2020
Rus zehirlenmesi
24.06.2020
Mısır’la savaş mı?
17.06.2020
Suriye’nin başına Sezar kesilmek ve mali ilhak
16.06.2020
Sezar, açlık oyunları ve Kürtler
12.06.2020
Yaptırım silahı, dolar fişeği: Şam için alarm zamanı mı?
9.06.2020
Trablusgarp 2.0. Ya sonrası?
5.06.2020
Direnen insanlık ve bizim siyahlarımız
2.06.2020
Türk’ün hevesi, Rus’un kalibresi
29.05.2020
Ruslar Libya’da ne yapmaya çalışıyor?
27.05.2020
Dış siyasetin ne bayramı var ne seyranı
26.05.2020
Dış siyasetin ne bayramı var ne seyranı
22.05.2020
Titanlar savaşı ve Rus-Amerikan çelmeleşmesi
19.05.2020
1864: Soykırım ve sessiz miras
17.05.2020
Cihadın kutsal olmayan rant döngüsü
15.05.2020
Kürtlerin gözünde vaziyet: Elde var umut!
12.05.2020
Ya kırk katır ya kırk satırdan çıkarsa başbakan...
10.05.2020
Rus-Amerikan-İran tangosu ve Kürt düğümü
5.05.2020
Türkiye yansın, ABD ısınsın!
1.05.2020
Toz dumanda Şam’ın halleri
28.04.2020
Yemen ölüyor, ölürken bölünüyor
26.04.2020
Putin, Esad’ı gözden çıkarıyor mu?
21.04.2020
Fesin emirlerle imtihanı
18.04.2020
Bekleyin, yeni ‘paralel ordu’ geliyor!
14.04.2020
Katranlaşmış hevesler için...
12.04.2020
Kürdistan’a üs, Irak’a dizayn
6.04.2020
Virüs fırsatçılığıyla kirli müdahaleler
2.04.2020
Bir IBAN, iki sonsuz savaş
31.03.2020
Viral günlerinde dostlara tutunmak
16.03.2020
Korona ile hasbihal
10.03.2020
‘İdlib Başkomutanlık Muharebesi’ ve üç maddelik çıktı!
6.03.2020
İdlib'de hezimet tescil edildi
3.03.2020
Cihatçı yığınlarla baş başa
2.03.2020
Bu ateş Türkiye'yi ‘vekil devlet’ yapar
28.02.2020
Serakıp’ta ‘tekbir’ ve fakat…
25.02.2020
Kaçak savaştan kaçırılan cenazelere
21.02.2020
Halep’in coşkusu İdlib’e ne söylüyor?
18.02.2020
Cihatçı yığınlarla baş başa
14.02.2020
Amerikalılar Erdoğan’ı neden tutuyor?
11.02.2020
Büyük İdlib’den Küçük İdlib’e büzülen hesaplar
9.02.2020
Ateş bizi çağırıyor
4.02.2020
İdlib seferi: Öfkeli ve tehlikeli
28.01.2020
Hesap Bağdat’tan dönerse yedekteki savaş
21.01.2020
Berlin dönemeci
16.01.2020
Hezimetin kaç tonu olabilir?
14.01.2020
Rüya çalan!
10.01.2020
Evet evet her şey yolunda!
7.01.2020
Yastan sonra tufan mı?
3.01.2020
Amerikan salvoları: Tükenmişliğin emareleri
31.12.2019
Libya’ya cihatçı koridoru ve müstakbel felaketimiz
28.12.2019
Bataklık seferi ve asık suratlar
24.12.2019
Kimyasal tezgâhtan BM tezgâhına
20.12.2019
Petrol sarhoşluğu yeniden
17.12.2019
Türk askerine Libya seferi yazılırsa...
13.12.2019
Kürt yakasındaki eller
11.12.2019
Amerikan-İran kapışmasından Irak’a düşen
3.12.2019
Ortaya karışık ‘vezir’ hamlesi
28.11.2019
Kürdistan’da Pence’in pençe değeri
23.11.2019
Irak silbaştan: Kürtler sıfırlanır mı?
19.11.2019
İran’ın öfkeyle imtihanı: Komplodan ötesi
17.11.2019
Hırdan ne çıkar?
14.11.2019
Ateşe doğru ‘diplomatik’ safari
8.11.2019
CHP için okuma parçası: Afrin aynası
5.11.2019
Lübnan’ı çekiştirmek: Hizbullah'ın başı belada mı?
1.11.2019
Dikenli sarmaşık: ‘Barış Pınarı’ndan Bağdadi’ye
29.10.2019
Trump The Oil: Suriye cehenneminde petrolün yeri
26.10.2019
Kürtlere petrol görevi mi? Ne sefillik!
24.10.2019
Muhtıranın şifreleri
20.10.2019
Haşince aşk ile mükemmel bir çıkmaz!
18.10.2019
Hezimet evvela hakikati söyletir
15.10.2019
Bataklık senaryosu tetiklenir mi?
9.10.2019
Fırat’ın doğusunda Türkiye’yi ne bekliyor?
7.10.2019
Irak yine bir komploya kurban mı gidiyor?
4.10.2019
Iraklılar Irak’ı geri isterken…
1.10.2019
CHP’nin Suriye açılımı ve açmazlar
28.09.2019
Cepte kalan sermaye ateş ve barut
22.09.2019
İran savaşı kaç para eder?
16.09.2019
Üçlü zirve: Hezimetin beşinci taksidi
11.09.2019
Cihatçının gönlü Türkiye’den ne ister?
26.08.2019
Milisin var derdin var
23.08.2019
Kayyımlı muhalefet, kayıtsız muhalefet ve İdlib’in laneti
30.07.2019
Şam’la Kürtler arasında kalan aşiretler ve petrol kavgası
28.07.2019
İktisadi vaziyet: Savaş ekonomisinden halk ekonomisine
26.07.2019
Amude’de gündem hassas: IŞİD mahkemesi
2.07.2019
Türkiye’nin Libya savaşı: Kesinlikle tombaladan çıkmadı
28.06.2019
Kürt dersi alındı mı?
24.06.2019
Yufka yürekli Trump ve kibrin sınırları
18.06.2019
S-400’ü bağlarsın İdlib’e, gerisi Allah kerim!
11.06.2019
İran kuşatması ABD’nin de çıkmazı
8.06.2019
Kandaka devriminden milis devletine
1.06.2019
İran’a karşı Arap cephesi: Biraz öfke biraz serap
31.05.2019
Kürdistan’da oğullar dönemi ve çıkmazlar
27.05.2019
Yeni Amerikan kumpası: Film başa sarsın, Türkiye rolünü alsın!
24.05.2019
Komşulukta Kürtler 'sıfır çarpan' olmak zorunda mı?
21.05.2019
Savaş mı? Tevbe neuzubillah!
16.05.2019
Alooo Ağayi Donald!
14.05.2019
İdlib seçimi: Cehennemden cehennem beğen
7.05.2019
Büyük düşün küçük kırıntıları: Tel Rıfat hesapları
30.04.2019
Çekiştirilen Sudan: Vekâlet savaşı çıkar mı?
27.4.2019
Petrolle ya terbiye ol ya terörize!
22.4.2019
Kuzey-Doğu Suriye’nin Élysée çıkarması
18.4.2019
Cendere
16.4.2019
Tezgâhlık işler ve Sudan gerekçeleri
12.4.2019
Devrim Muhafızları’nın adamı Trump!
9.4.2019
Libya’nın laneti: Din için petrol, petrol için din
7.4.2019
Yeni Osmanlı’dan yenik İttihatçıya: Kükreyesin var mı?
3.4.2019
Yerelin aynasında küreselimiz: Kasırga yaklaşıyor
28.3.2019
Şeytani ısrar: Golan’dan sonraki senaryo
20.3.2019
Bağuz’dan sonrası için biriken fırtına
19.3.2019
Bir ziyaretin kodları: Şeytan çarpacak ama…
12.3.2019
Devrimin Kudüs’ü geri mi dönüyor?
7.3.2019
Üç ziyaret, çok kurgu
1.3.2019
Kral ve prensin çalımları: Asıl tecrit olan kim?
25.2.2019
Bu tampon o tampon değil!
21.2.2019
IŞİD bitmiş, teşekkürler Trump!
11.2.2019
İstihbarat rejimi olmak
6.2.2019
Irak’ın Amerikan sancısı depreşirken…
4.2.2019
ABD’nin Hizbullah hesabı neden tutmadı?
1.2.2019
Uyanık kalın, piyangodan bir darbe vurabilir
28.1.2019
Basılan Türk karargâhının anlattıkları…
23.1.2019
Cehennemin kapıları tıklanırken…
16.1.2019
Tampon fantezisi ve Kürtler: TOKİ’den bahçeli evler, iki kat olanından...
15.1.2019
Tampon fakat kime?
14.1.2019
İdlib, buyurun eseriniz!
10.1.2019
Yeni Sykes-Picot ve Suriye’de jandarma olmak
2.1.2019
Orta Dünya’nın simsarları nereye gidiyor?
27.12.2018
İki nehir arasında boğulmak
26.12.2018
Pimi çekilmiş bir çuval el bombası
20.12.2018
ABD’nin çekilmesi ne anlama geliyor?
19.12.2018
Fırat'ta restleşme mi, Şam uçağına bilet mi?
18.12.2018
Sarı Yelekliler nereye koşuyor?
14.12.2018
Fırat seferine ayarlı sandıklar!
11.12.2018
Sarı Yelekliler: Neden eve dönmediler?
4.12.2018
Ve ‘G-20 Testere Ödülü’ goes to ‘Ebu Minşar’
3.12.2018
Meydan muharebesinden Kerç dalaşına: En pahalı faşist kart
27.11.2018
Barzani bir kez daha Bağdat’a dönerken…
24.11.2018
Tampon düşüren tampon
20.11.2018
Kaddafi’nin ahı ve İtalya bozgunu
13.11.2018
Siyon düşünde Arap çözülmesi
11.11.2018
Arap sokağında İran kışı, İsrail baharı: Yoksa serap mı?
6.11.2018
'Ak Gezer'in 'Şir'le savaşı: Kabadayılıkta yeni sezon
30.10.2018
X-large'tan X-small'a: Çaresizliğin hikâyesi
23.10.2018
Bela fırtınası: Katar öfkesi, Kaşıkçı intikamı, Kuveyt çalımı ve 'Küçük Saddam'
20.10.2018
Körfez'deki 'pitbull'lar
16.10.2018
Bir rehineden, bir suçtan lütuf devşirmek
10.10.2018
Suud işi: Ortadoğu’da oyuncu olmanın ‘elif-ba’sı
7.10.2018
Kafkasya’da tehlikeli restleşmeler
4.10.2018
Kürtler Bağdat’a dönerken…
28.9.2018
Sahi İsrail hiç mi afallamadı?
26.9.2018
Ahvaz tuzağı ve ‘ödenmiş’ devrimciler
20.9.2018
Dehşet dengesine İL-20 girdisi
19.9.2018
Erdoğan eliyle tasfiye
9.9.2018
İdlib zehirlenmesi
4.9.2018
Su savaşlarından ‘Mavi Barış’a
31.8.2018
Bağdat’ta şeytanla dans
28.8.2018
'Stratejik müşteri' ve İdlib çengeli
22.8.2018
İran kumarı ve ilk hasıla
20.8.2018
Çal kemancı!
11.8.2018
Bir başka açıdan İran-ABD gerilimi: Aslında iyi anlaşırlardı
6.8.2018
Diplomaside serseri zamanlar
3.8.2018
Savaşların anası ve nevzuhur İttihatçıların çaresizliği
31.7.2018
Kürtlerle müzakere: Ankara’yı ifrit eden seçenek
24.7.2018
Beyaz Miğferler için tahliye zamanı: Bir rejim değiştirme aparatı emin ellerde
14.7.2018
Moskova’ya çıkan çift şeritli yol: Bir kefede Netanyahu diğerinde Velayeti
11.7.2018
‘Kabadayılar Çetesi’nin son güncesi
6.7.2018
Güneyde ‘dost ihaneti’ ve 'düşman suskunluğu'
4.7.2018
Selefi İslamcıları ‘yetmez ama evetçi’ yapan nedir?
30.6.2018
Sen sus patatesler konuşsun!
27.6.2018
Kapa çeneni!
22.6.2018
Yemen boğun eğer mi? Suudi atası aksini söylüyor
21.6.2018
Gökdelen azgınları ve yalın ayaklar
19.6.2018
Kürtlerin Şam’la diyalogu: ABD’ye rağmen mümkün mü?
18.6.2018
Menbic: Yeni bir fetihçi beklemeyen eski 'kutsal şehir'
13.6.2018
Roket adamların barışı: Dünyanın nasibine düşen ne?
6.6.2018
Ürdün’de isyan; kralca hamleler, bölgesel oyunlar
4.6.2018
Cehennem Borsası
29.5.2018
Golan hesapları: Kaostan lütfa, tampondan petrole
26.5.2018
İsfahan: İnsanın insana bir iyiliği
25.5.2018
12 emir, İran, Suriye: Sanki herkes Putin’e çalışıyor!
11.5.2018
Trump’ın barutu, Bibi’nin ateşi
8.5.2018
Veliahtım, prensim! Lübnan size ‘şey’ dedi
2.5.2018
Trump’a atılan pas İran’a gol olur mu?
30.4.2018
Kore baharındaki 'parlamayan' yıldız
26.4.2018
Bir ‘diyet IŞİD’ almaz mıydınız?
24.4.2018
Toz duman dağılınca geriye kalan
16.4.2018
Küresel küstahlığın yüzünü kurtaran 105 salvo
11.4.2018
Felakete doğru
5.4.2018
Elysée’de ne konuşuldu? Afrin’den sonra Kürtler ne bekliyor?
1.4.2018
Bak şu Elysée’nin işine!
29.3.2018
Batı'nın Rusya krizi ve bizim payımıza düşen
21.3.2018
'Afrin’in Fethi' ve nasipse 'Birinci Tayyip Dönemi'
15.3.2018
Pompeo orta dünyaya ne pompalar?
13.3.2018
İran, Kürtleri yakın plana alırken…
6.3.2018
‘Makul’ darbeler, ‘biçare’ Yemenliler ve Batılı vicdanı!
24.2.2018
Afrin çıkmazı
20.2.2018
Menbic senaryosu: ABD çekilirse ne olur?
13.2.2018
Savaşın fabrika ayarları
6.2.2018
Afrin aynasında İdlib ve Rus ruleti
2.2.2018
Kuvayi Milliye! Hayalden öteye…
30.1.2018
Erdoğan’ın kefil olduğu ‘Milli Ordu’
21.1.2018
Ateşle dansın ‘cool’ partnerleri
16.1.2018
Bir gece ansızın girersiniz ama bin gecede çıkamazsınız!
12.1.2018
Erdoğan'ın yürüdüğü son sahne
6.1.2018
İki gerçek arasında: İran çıkmazı
2.1.2018
İran nereye gidiyor?
25.12.2017
Şu Emirlikler meselesi!
20.12.2017
‘Vatansever Kürt’ten ‘hain Kürt’e: Suriye’de kritik dönemeç
12.12.2017
Kendi oyununda tepetaklak olanlar
4.12.2017
Yemen’deki hesaplaşma
1.12.2017
Komşumuzdur İran! Ona ne şüphe!
22.11.2017
Bence Lübnan!
13.11.2017
Feyruz’un çocukları!
10.11.2017
Dürzi bahanesiyle yeni bir İsrail işgali mi?
6.11.2017
Suudiler Lübnan’ı neden ateşe atıyor?
3.11.2017
İran’ın oyunu, Bağdat’ın talihi
27.10.2017
Çölün Martin Luther’ine yer açın!
25.10.2017
ABD Kürtlerden vazgeçti mi?
10.10.2017
İdlib’de El Kaide ile Amerikan güreşi!
7.10.2017
Kral hazretleri Rus gemisine neden bindi?
2.10.2017
Çuvala sokulan, Mossad’a çalınan Kürt sandığı
1.10.2017
Rusya’nın Kürdistan nüansı
27.9.2017
Referandumdan sonra: Paniğe mahal yok!
15.9.2017
Golavinka’nın ağacı, Çerkes yarası ve bir sessiz ağıt
7.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 3: Haşd el Şaabi Kerkük için savaşır mı?
6.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 2: KDP cephesinden bir bakış: Kürdistan çaresiz değil
5.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı: Tarihi fırsat mı, oyun mu?
25.8.2017
Raconatif diplomasi
23.8.2017
Biçare!
20.8.2017
Kürdistan’daki İsrail parantezi; kârdan çok zarar
14.8.2017
Savaşın en zoru: Deyr el Zor
10.8.2017
Türkiye Çin için Uygurları terk edecek mi?
8.8.2017
Şiiler arasında bir Suud kılıcı! Sahi mi?
3.8.2017
Kıtlıkla beslenen darbe ve Chavismo’nun kaderi
31.7.2017
Pakistan FETÖ’sü darbe mi yaptı?
27.7.2017
Hariri, Trump’la âbâd olurken Lübnan cephesi
23.7.2017
İdlib’deki tuzak: Türk’ün Talibanistan’ında işler karıştı
21.7.2017
Suriye’deki Kafkasya lejyonu: Kadirov’dan ötesi
14.7.2017
Boru hattında yüzen Filistin sevdası!
9.7.2017
Tampon pazarı
7.7.2017
Körfez krizindeki rahmet!
4.7.2017
Irak’ı kurtarmak!
23.6.2017
Taht kavgasından Badiya Çölü'ne
21.6.2017
Ya Fırat kızıla çalarsa!
14.6.2017
Puslu havada ‘Amerikan hilali’
8.6.2017
IŞİD’in püskürtülmesi, Haşd’ın Kürtleri ve alabora hesaplar
7.6.2017
Terör sofrasında terör muhabbeti
6.6.2017
Ah Katar vah Katar!
25.5.2017
Jöleli-Arap-İslam NATO’su
20.5.2017
Diplomaside Yerkelizm
17.5.2017
Noktalı virgül
15.5.2017
Fars mı seçim mi?
5.5.2017
Çatışmasızlık bölgeleri: Bu tampon, başka tampon
30.4.2017
İsrail'in IŞİD ve El Kaide aşkı!
25.4.2017
Referandum Orta Doğu siyasetine nasıl yansıyacak?
22.4.2017
Suriyelinin canı, Katar’ın fidyesi
19.4.2017
Yerim daraldı ama oynayacağım!
10.4.2017
Ebu İvanka! Saçma sıkan kovboy!
7.4.2017
Kimyasal dehşetten sonra
6.4.2017
Kerkük; ateş orada, duman burada
5.4.2017
‘Kiril Mücahitlerle’ yüzleşme
25.3.2017
50 aşiretlik yeni ordu: Yine kâğıttan kaplan
23.3.2017
Kürtlerin 'çıkış' senaryosu
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8


Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive