Galip Dalay

Karar gazetesi



Bookmark and Share

Suriye’de ‘siyasi çözüm’ neyi ifade ediyor?


27.11.2017 - Bu Yazı 816 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Soçi’de Putin-Erdoğan-Ruhani’nin verdiği fotoğraf şüphesiz çok ciddi bir siyasal sembolizme sahip. Astana’yla Suriye’deki askeri manzarayı ve sahayı dizayn eden Rusya, Soçi’yle siyasal süreci dizayn etmek istiyor. Hem Rusya hem de İran’ın bu aşamada siyasal süreci hayata geçirmek için güçlü gerekçeleri var. Sahada muhalefeti büyük oranda geriletip rejimin iktidarda kalmasını sağladıktan sonra hem Rusya hem de İran bu kazanımlarını siyasal bir süreçle kayıt altına almak istiyorlar.

***

Türkiye de Suriye krizinin siyasal bir mecrada ilerlemesini istiyor. Suriye krizinin kendisi üzerinde oluşturduğu güvenlik, insani ve siyasal maliyet Türkiye’nin Suriye’de ölçek küçültmesine yol açtı. Türkiye’nin Suriye’de artık tek bir gündemi var: PYD veya Suriye Kürt’lerinin durumu. Burada bir taviz alabilirse, Türkiye hem Suriye muhalefeti hem de rejime yönelik politikasını revize etmeye hazır. Yani Suriye’de siyasal bir sürecin işletilmesi konusunda taraflar arasında bir fikir birliği mevcut. Tabii ki farklı gerekçelerle...  Fakat asıl mesele siyasal sürecin Suriye krizi için gerekli olup olmadığıyla alakalı değil. Suriye krizinin çözümü tabii ki siyasal bir süreci gerekli kılıyor. Fakat asıl mesele siyasal sürecin ne üzerine inşa edildiği, neyi ihtiva ettiğiyle alakalı. Soçi’yle gündemimize daha fazla giren siyasal sürecin asıl sakatlığı veya nakıslığı da burada saklı. Soçi’de sahnelenen tablo büyük oranda Rusya’nın sahip olduğu siyasal süreç okuması üzerine bina edilmişti. Siyasal geçişi ve Esad’ın gidişini devre dışı bırakarak anayasal reform ve daha sonra seçimlere yoğunlaşan bir süreçten bahsediyoruz. 7 yıla yaklaşan bir kanlı iç savaşta koltuğunu bırakmayan Esad’ın bu sürecin sonunda koltuğunu bırakmasını beklemek pek gerçekçi sayılmaz.

Bu yapısı itibarıyla da yaşanan şey Suriye krizini siyasal bir sürece döküp orada çözmeyi temsil etmiyor. Bunun yerine, Soçi’de Rusya ve İran’ın yapmak istediği (Türkiye’nin ciddi bir muhalefetine maruz kalmadan) ciddi bir medya kampanyasıyla muhalefeti rejime ve Esad’ın varlığına razı etmeyi oluşturuyor. Minimum ve kozmetik tavizlerle... Bu resimde Türkiye’nin varlığı kritik bir öneme sahip. Bu sürece ana meşruiyeti Türkiye’nin katılımı sağlıyor. Rusya ve İran tek başlarına siyasal bir süreci başlatamazlardı. Başlatsalar dahi bir anlamı olmazdı. Muhalefeti bu sürece dahil edemezlerdi.

***

Soçi’nin en önemli başarı göstergelerinden birini bu sürecin Cenevre’ye eklemlenerek yürütülmesi oluşturuyor ve oluşturacaktır. Çünkü Suriye’de siyasal çözümün ABD, Avrupa ve daha geniş bir bölgesel katılım olmadan da sağlanması pek gerçekçi durmuyor. Türkiye’nin varlığı bu eklemlenmenin yapılabilmesi için de kritik bir öneme sahip. Soçi’yle Cenevre arasında sağlanacak bir entegrasyon da bu sürecin uluslararası kabulünü kolaylaştırır. 

Fakat bu şekildeki bir sürecin rahat ilerleyebilmesi için siyasal sürece muhalefet tarafında katılacak aktör ve grupların kompozisyonlarıyla taleplerinin yeniden şekillendirilmesi elzemdi. Başka bir ifadeyle, bu süreçte muhalefet önemli oranda yeniden dizayn edildi. Hem yapısı hem de hedefleri açısından muhalefetin sulandırılmasına şahit olduk. Muhalefette sahici taleplere sahip olan şahıs ve grupların sayılarında önemli oranda bir azalma yaşandı. Bunun yerine muhalefete Kahire ve Moskova gruplarından aktörlerin de katılmasıyla muhalefetin niteliğinde ciddi bir değişim yaşandı. Örneğin hâlâ Şam’da muhkim olan Ulusal Koordinasyon Komitesi’nden Hasan Abdülazim bugün muhalefet listesinde yer alıyor. Muhalefet kompozisyonunun bu şekilde sulandırılması muhalefetin taleplerini de ciddi manada minimize etti. Bu şekilde sulandırılmış muhalefet, ne rejim değişimini, ne Esad’ın iktidardan ayrılışını ne de siyasi geçişi artık sahici bir şekilde talep edebilir. Muhalefet ile rejim arasında kurulacak masanın bir tarafında rejim diğer tarafında ise rejiminin temel yapısını ciddi manada sorunsallaştırmayan ‘muhalefet’ oturuyor olacak.

***

Suriye için konuşulan ‘siyasal çözüm’ Suriye krizini ortaya çıkaran hiçbir temel mesele ve talepleri çözüme kavuşturmadan bir ‘çözüm’ denemesini temsil ediyor. Süreç, esas olarak muhalefeti kozmetik tavizlerle rejime ve Esad’a razı etme diplomasisine dönüşmüş durumda. Yapılan şey Suriye krizininin siyasal çözümünü temsil etmiyor. Bunun yerine, tarafların Suriye krizinde üstlendikleri yükümlülükleri azaltma girişimlerine şahit oluyoruz. Bu şekilde girişilen bir ‘siyasal çözüm’ ise Suriye’deki krizi biraz öteleyebilir veya bir süreliğine görünmez de kılabilir ama onu aynı zamanda daha derinleştireceği de aşikar.

.

Facebook Yorumları

Kod8
12.4.2018
İran'a Sovyet modeli..
3.4.2018
Suriye’de aktör, model ve meşruiyet tartışmaları...
22.3.2018
Muhammed bin Selman'ın tetiklediği sistemik tartışma...
15.3.2018
Türkiye-ABD ilişkilerinde Trump’ın ötesini görmek...
5.3.2018
Türkiye - İran ilişkileri nereye evriliyor?
26.2.2018
BM Güvenlik Konseyi kararından sonra Suriye
15.2.2018
Suriye’deki ‘yeni gerçeklik’ ne kadar gerçek?
8.2.2018
Astana’dan Soçi’ye Suriye’de değişmeyen
1.2.2018
Soçi’ye yansıyan Suriye manzarası
30.1.2018
Afrin Operasyonu ve ötesi
15.1.2018
Avrupa - Türkiye - Ortadoğu: Kim dönüşüyor, kim dönüştürüyor?
1.1.2018
Türkiye'nin Avrupa meselesi
25.12.2017
2018'e giderken dış politikadaki manzara
14.12.2017
Kudüs kararının ortaya çıkardığı manzara ve hatırlattıkları
4.12.2017
IŞİD’in geride bıraktığı boşluk ve bölgesel ittifaklar
30.11.2017
Türkiye-Batı ilişkilerinde çerçeve ve statü krizi
27.11.2017
Suriye’de ‘siyasi çözüm’ neyi ifade ediyor?
6.11.2017
Ortadoğu'daki kriz alanları ve Türkiye
26.10.2017
Şii milisler sorunu veya Irak’ın sonraki krizi
23.10.2017
Irak'ta yeni dönem ve Türkiye
16.10.2017
Post - IŞİD döneminin bölgesel jeopolitiği ve Türkiye
3.10.2017
Post-referandum döneminin opsiyonları
29.9.2017
Irak Kürdistanı’ndaki referandum ve Türkiye’nin siyaseti
19.9.2017
Irak Kürdistanı'ndaki referandumun sordurduğu sorular...
14.9.2017
"Kuzey Irak'ın" geri dönüşü...
8.9.2017
Türkiye - İran ilişkilerinin geleceği
29.8.2017
Türkiye, Esad rejimiyle görüşmeli mi?
21.8.2017
Türkiye – İran ilişkilerinin değişen mahiyeti
10.8.2017
Irak Kürdistanı’nın bağımsızlık süreci ve Türkiye
31.7.2017
Diyanet raporu, Görmez hoca ve Türkiye'nin imaj sorunu...
27.7.2017
Tahran’da Ortadoğu’yu konuşmak...
10.7.2017
Bir belediyecilik faaliyeti olarak Filistin meselesi...
4.7.2017
Arap Cumhuriyetleri, Arap Monarşileri ve yeni dönem...
26.6.2017
Körfez'in yeni 'normali'
19.6.2017
Körfez krizi boyut değiştirirken
12.6.2017
Türkiye, Körfez krizine yönelik nasıl bir siyaset izlemeli?
8.6.2017
“Körfez” krizini nasıl okumalıyız?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8



Kod8
Emlak8.Net