Barzani giderken ne götürüyor?

30.10.2017 - Bu Yazı 1687 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

Barzani giderken ne götürüyor?

 Barzani, kendi halkında bağımsızlık arzusu görmese, bu tarihi sınavı popülizminin, gücüne güç katma taktiğinin bir parçası haline getiremezdi. Keza Kürtlerin de Bağdat’tan sıdkı sıyrılmasa, bağımsızlık referandumunda en azından sandığa gitmezlerdi. Sonuç itibariyle, Barzani Kürtlerin rüyasını suistimal etti ama bu, Kürtlerin rüyasını haksız kılmaz.

Öncelikle bir meseleye açıklık getirelim: 25 Eylül’deki Kürdistan bağımsızlık referandumunun mevcut konjonktürden dolayı yapılmaması gerektiğini söyleyenler, 16 Ekim’de Kerkük başta olmak üzere Kürdistan’ın neredeyse üçte birinin işgal edilmesi üzerine haklı mı çıktı?

Barzani yönetiminin verdiği bağımsızlık referandumu kararına hasımlar zaten diş biliyordu, ama bazı “hısımlar” da bu kararı zamansız, yersiz bularak eleştirmişti. Yapılan dostane eleştiri ve itirazların temel üç sebebi vardı: Bir, Barzani kendi otoritesini sürdürmek için bu kararı aldı (ki bu doğruydu). İki, halklar bir arada yaşamalı (neden olmasın!). Üç, bağımsızlık iç savaşa neden olur (neden olsun?).

Kabul edelim ki, üç itiraz sebebinin de rasyonel dayanakları vardı. Bir kere evet, Barzani Kürtlerin hayalini gerçekleştirebilseydi, iktidarının ömrünü epey uzatırdı. Ama bu Kürtlerin hayalini haksız kılmazdı.

Ne var ki Barzani, kendi iktidarını güçlendirmek için çıktığı yolda, mevcut olanı da yitirdi ve bugün itibariyle Kürtlerin bağımsızlık umudunu da alıp “gidiyor.” Onun iktidar kumarı hem kendisine hem de Kürtlere kaybettirdi.

İkincisi, yani halkların bir arada yaşaması Irak örneğinde yarım asırdan fazladır zoraki evlilikten ibaret. 16 Ekim’deki Haşdi Şabi işgali de bu evliliğin zorakiliğinin taptaze bir örneğinden öteye gitmiyor. Irak’ta, Türkiye’dekinden farklı olarak, Kürtlerle Arapların fikren de fiilen de bir arada yaşamalarının koşulları bizzat Bağdat tarafından defalarca tüketildi. Ve şiddete dayalı bu zoraki evlilik sürdükçe husumet de şiddet de artacaktı, artacaktır. Bunun için yüzyıllık deneyimin kısa bir özetini referandumdan epey önce özetlemeye çalışmıştık. 

Üçüncü maddeye gelelim; eğer Kürtler, başta Kerkük olmak üzere, “ihtilaflı” bölgelerde Haşdi Şabi örgütüyle savaşsaydı, evet Irak’ta iç savaş resmen başlamış olacaktı.

Peki, iç savaşı başlatan Kürtler mi olacaktı, yoksa oraya silahlı örgüt gönderen İran destekli Bağdat mı? İbadi, Saddam’ın izini sürünce neden bağımsızlık iradesi gösteren Kürtler haksız oluyor da işgalci Bağdat rejimi olmuyor?

YANLIŞ OLAN REFERANDUM DEĞİL, BARZANİ’YDİ

Kürdistan’ın belli bölgelerinin Bağdat’a teslim edilmesi, Barzani’nin Kürtleri savunmasız bırakması referandumu veya bağımsızlığı yanlışlamıyor. Esas yanlış (ve hatta suç) bu kararı can veya iktidar havliyle verip sonra da arkasında durmayarak Kürtleri yeni bir baskı ve saldırıyla karşı karşıya bırakmak.

Öte yandan “referandumdan sonra Bağdat bir işgal girişiminde bulunursa Barzani direnmeyecek” veya “Kerkük’ü satacak” gibi bir öngörüde bulunmak için çok az neden vardı. Barzani de referandum propaganda sürecinde ölümüne direneceklerini ısrarla vurguluyordu. İcraatıyla kendisini yalanlaması onu ve otoriter Kürdistan yönetimini bağlar, Kürtlerin bağımsızlık arzusu ve iradesini değil.

ABD ve bölge devletlerinin aleyhte tutumuna karşı özgürlükçü her birey ve topluluğun durması gereken nokta Kürdistan halkının yanında olmak ve Bağdat’a da “işgal etme, iç savaş çıkarma” çağrısı yapmaktı. Bu tutum kimseyi Barzani’yle aynı safa çekmez, çekmezdi. Bağımsızlık iradesini ortaya koyan halkın yanında olmak, o halkı referanduma götüren, ama gelecek saldırılara hazırlık yapmayan, gelen saldırıya göğüs germeyen ve sonrasında halkını yüzüstü bırakan KDP ve YNK’nin yanında olmak anlamına gelmez.

Bugün Kürtler tekrar bir referanduma gitse, ulusların kaderini tayin hakkını destekleyenler çeşitli çekinceler ortaya koysalar bile, bu karara saygı duymak durumundalar. Tıpkı Katalanların bağımsızlık iradesine saygı duymaları gerektiği gibi.

İşgalci yönetimlerin tehditleri ayrılmak isteyen halka değil, onları ayrılmaya zorlayan koşullara tepki göstermeyi gerektirir. Tepkinin hedefi Erbil veya Barcelona değil, Katalanları Madrid’le, Kürtleri Bağdat’la yaşayamaz noktaya getiren yönetimler olmalıdır.

BARZANİ KÜRTLERİN RÜYASINI SUİSTİMAL ETTİ

Barzani, kendi halkında bağımsızlık arzusu görmese, bu tarihi sınavı popülizminin, gücüne güç katma taktiğinin bir parçası haline getiremezdi. Keza Kürtlerin de Bağdat’tan sıdkı sıyrılmasa, bağımsızlık referandumunda en azından sandığa gitmezlerdi. Sonuç itibariyle, Barzani Kürtlerin rüyasını suistimal etti ama bu, Kürtlerin rüyasını haksız kılmaz.

Kürtlerin bağımsızlık için referanduma gitme, bağımsızlık ilan etme hakları hâlâ bâki. Yani Bağdat’ın Kürdistan’ı işgali referandumu haksız çıkarmaz. Bilakis, hem Bağdat bağımsızlık referandumuna işgalle yanıt verdiği hem de Barzani kendi halkını savunmasız bırakarak onları yeni saldırı ve katliamlarla burun buruna geldiği için de zaten meşruiyeti tartışılamayacak olan ayrılma hakkı daha da meşrulaştı.

Kürtler açısından hazin olan şu ki, Barzani’yi kendileri seçimle koltuktan indirmedi. Barzani’yi Ankara ve Tahran’ın desteğiyle Bağdat, iktidardan uzaklaştırdı. Ve bunu Kürtler değil, bölge devletleri yaptığı, yapabildiği için, Kürdistan’ın daha fazla kolonileştirilmesi bölgesel güçler açısından iyiden iyiye mümkün hale geldi, gelecek. Dolayısıyla anti-emperyalizm, daha önce hiç olmadığı kadar Kürtlerle dayanışmayı gerektiriyor.

Bugün itibariyle yetkilerini Kürdistan parlamentosuna devreden Barzani, aslında bir bedel de ödemeden çekilmiş, üstlenmesi gereken sorumluluğu, suçu, cefayı Kürdistan parlamentosunun sırtına yükleyerek sıyrılmış oldu. Fakat daha önce hep uluslararası güçler tarafından “kandırılmış” olan Kürtler, bu sefer kendi yönetimleri tarafından, hayalleri suistimal edilmiş olarak savunmasız bırakılmanın hayal kırıklığıyla baş etmek zorunda kalacak. Dolayısıyla yakıcı hakikat Barzani’nin bugün gidiyor olması değil, Kürtlerin bir süre daha baskıcı Bağdat rejiminin sultası altında kalmaya devam edecek olmasıdır. Öte yandan bildiğimiz Barzani, resmen gitse bile perde arkasından Kürdistan’ı “yönetmeye” devam etmek isteyecektir ki, bunu da önümüzdeki günlerde daha net görebileceğiz.

Gazete Duvar& İrfan AKTAR

Facebook Yorumları

0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
  
Borçlu olanlara yine af geldi!
Borçlarını ödeyemez hale gelen esnaf, çiftçi ve şirket sahipleri, yeni af yasasıyla borçlarını 5 yıl...
  
KOMŞUDA REHİNE PANİĞİ
Sakarya şehir merkezinde özel bir dershaneye girerek 8 kişiyi rehin alan ve yapılan operasyonla göza...
  
ATM'lerde para çekiminde yeni dönem
Anlaşmalı olunan banka dışındaki herhangi bir bankamatikten para çekmek istenildiğinde alınan fazla ...
  
Çocuk tiyatrosu sahnelendi
İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy'un Milli Mücadele yıllarında yaşadığı zorlu hayatı konu alan "Asım ...
  
HAVA KİRLİLİĞİNİN ÖNEMİ VURGULANDI
Düzce’de Hava Kirliliğini Önlemenin Yolu; Havayı Kirletmemek...
  
Bu gece yarısından itibaren motorine zam geliyor
PÜİS, motorin grubunda 11 ile 13 kuruş fiyat artışı beklendiğini aktardı...
  
Elektronik Denetleme Sistemi (EDS) Düzce’de 12 martta faaliyete geçiyor
Emniyet kaynaklarından alınan son dakika bilgisine göre, hız koridoru ve ışık ihlal sisteminden olu...
  
İHTİYAÇ SAHİPLERİNE KÜMES DAĞITILDI
Yığılca'da ihtiyaç sahibi ailelere kümes desteği...
  
1.DÖNEM OKUMA-YAZMA KURSU TAMAMLANDI
Yığılca Halk Eğitimi Merkezi tarafından açılan 1. dönem okuma yazma kursları tamamlandı....
  
OKUL SERVİSLERİNDE SENSÖR DÖNEMİ
Şoförler, öğrencilerin güvenliğini ekrandan takip edecek...
  
Başkan Cüneyt Yemenici eşi ile kermese katıldı
Akçakoca ortaokulu tarafından düzenlenen kermese Başkanı Cüneyt Yemenici eşi Nilay Yemenici ile katı...
  
Çelebioğlu’na önemli görev
Düzce Belediyesi’nde değişim rüzgarı devam ediyor. Belediye Meclis üyesi Miktat Çelebioğlu’nun yeni ...
  
BÜTÜNŞEHİR HABERİNE YALANLAMA
Bazı internet haber sitelerinde “51 il için kritik gün Perşembe, 81 ilin 81’i de büyükşehir olacak” ...
  
Önemli Avantajları Var
Düzce Üniversitesi Elektromanyetik Fırlatıcılar Alanında Önemli Projeler Üretiyor...
  
Cesedini zincire sarıp nehire attılar!
İstanbul'da ailesinin kayıp başvurusunda bulunduğu 42 yaşındaki Ercan Demiral'ın cesedi Sakarya Neh...
  
Akdoğan Özkan: Suriye ordusu Afrin'e girmek için ne bekliyor?
Türkiye kamuoyunda hâkim beklenti, TSK desteğindeki ÖSO güçlerinin “Zeytin Dalı Harekâtı”nın belirl...