İdlib, Türkiye ekonomisinde neye mal olacak?

21.02.2020 - Bu Yazı 2000 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

İdlib, Türkiye ekonomisinde neye mal olacak?

 Türkiye'nin İdlib'de Suriye ordusuna karşı askeri harekat başlatmasının yankıları sürüyor.

Uzmanların gözü ekonomide. Şimdiden uyarılar gelmeye başladı. Paraanaliz'de yayımlanan bir analizde, ekonomiyi bekleyen tehlikelere işaret edildi:

İdlib’te Suriye Hava Kuvvetleri’nin saldırısı sonucu iki askerimiz şehit oldu, beş Mehmetçik de yaralı. Milli Savunma Bakanlığı misilleme olarak önceden belirlenen Suriye Milli Ordusu (SMO) hedeflerinin vurulduğu ve Şehitlerinin kanının yerde kalmadığını beyan etti. Adı konulmamış dahi olsa, İdlib’te TSK-SMO savaşı başladı ve Ankara’nın talebi olan Şam Rejimi’nin Soçi Mütabakatı’nda belirlenen sınırların gerisine çekilmesinden önce bitmeyecek. Peki, bundan sonraki gelişmeler nasıl şekil alabilir.

CNN’de konuşan Savunma Bakanı Hulusi Akar: “Derhal kalıcı bir ateşkesin sağlanması ve böylece göçün durdurulması, göçün durdurulmasıyla da insanların rahat nefes alması. Burada askeri bir durum var doğru, fakat bunun da ötesinde insani bir dram söz konusu. Milyonlarca insan kışta kıyamette, zor iklim koşullarında hayatlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Hal böyle iken rejim acımasız bir şekilde hala gaddar… Bir şekilde hastaneler dahil, vurmaya devam ediyor. Dolayısıyla bizim buradaki tutumuzda ve davranışlarımızda bir değişiklik yok, bizim taleplerimiz gayet açık”  dedi.

Türkiye’nin 5. madde çerçevesinde sorumluluklarını yerine getirmek amacıyla birliklerini sevk ettiğini yineleyen Akar, kim olursa olsun ellerinden gelen gayreti kullanarak, gerekirse de zor kullanarak ateşkesi sağlayacaklarını bildirdi.

Akar, Türkiye’nin gözlem noktalarını boşaltmasının kesinlikle söz konusu olmadığını, bunu da çok kez muhataplarına ilettiklerini, taraflarca imza altına alınan Soçi Mutabakat Muhtırası’ndaki İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi’ndeki sınırlara uyulmasını beklediklerini söyledi.

Türkiye’nin gündeminde Soçi Muhtırası’nın revize edilmesi gibi bir konu bulunmadığının altını çizen Akar, “Şu ana kadar 1500 kişi, mayıstan itibaren havadan ve karadan saldırılarla 1500’den fazla insanı katlettiler. Hiçbir ayrım yapmaksızın. Beş bin civarında yaralıdan bahsediyoruz. Bir milyondan fazla insan evini, topraklarını terk etti. Bu insanlar terörist mi? Bu bir taraftan radikalleşmeyi hızlandırıyor, bir yandan göçü hızlandırıyor.” şeklinde konuştu.

Bakan Akar, Türkiye’nin zaten 4 milyon civarında Suriyeliye ev sahipliği yaptığını ve İdlib’de baskıların artması durumunda göçün de artacağını ancak Türkiye’nin ilave göçü karşılayamayacağını söyledi.

Böyle bir göç dalgasının ister istemez hem AB’ye hem de ABD’ye yansıyacağının altını çizen Akar, “Dolayasıyla bizim burada ortaya koyduğumuz şey sadece Türkiye’nin haklı menfaatleri değil. Aynı zamanda bölgenin, Suriyeli kardeşlerimiz başta olmak üzere bütün bölgenin, Avrupa’nın, Amerika’nın geleceği bakımından önemli, istenmeyen gelişmeler olabilir. Bu konuya biz dikkati çekiyoruz. Bunun bilinmesini, anlaşılmasını istiyoruz.” dedi.

Anadolu Ajansı’ndaki habere göre, Suriyeli muhalifler, Serakib ilçesinin kuzeybatısında yer alan Neyrab köyüne girdi. Köydeki rejim hedeflerine yönelik topçu atışlarının ardından karadan ilerlemeye başlayan ılımlı askeri muhalifler, rejime ait bir tank ve bir de zırhlı personel taşıyıcıyı imha ederken, bir tankı da ele geçirdi.

Bölgede bulunan TRT muhabiri Bülent Çulcuoğlu Neyrab’ın büyük ölçüde ele geçirildiğini söyledi. Suriye ordusu 3 Şubat’ta Neyrab’ı ele geçirmişti

Köyde, ılımlı askeri muhalifler ile Suriye ordusu arasında şiddetli çatışmalar sürüyor. Neyrab, 3 Şubat’ta Suriye ordusunun eline geçmişti.

Serakib ilçesi, Şam ile Halep’i birbirine bağlayan M5 karayolu ile İdlib-Lazkiye-Halep bağlantısını sağlayan M4 karayolunun birleştiği stratejik bir noktada yer alıyor.

Öte yandan Demirören Haber Ajansı da, Suriye’nin kuzeyindeki İdlib bölgesi kırsalındaki Suriye ordusu kontrolündeki topraklara Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tanklarının ve komandoların intikale başladığını duyurdu.

DHA’nın aktardığına göre birlikler bir yandan da Suriye ordusunun ilerlemesini engellemek için Çok Namlulu Roket (ÇNR) ve fırtına obüsleriyle peş peşe atış yapıyor.

Suriye ordusunun ilerleyişini engellemek için sabah saatlerinde TSK cephelere tanklarla intikale başladı. TSK, İdlib’de rejimin sivillere yönelik saldırıları ve ilerleyişini engellemek için ÇNR ve fırtına obüsleriyle peş peşe atışlar yapıyor. Rejim uçakları ve İnsansız Hava Araçları (İHA) ise bölgede uçuş yapıyor.

Bu arada Bloomberg’in Ankara’nın ABD’den savunma için Patriot füzesi istediği haberi teyit edilmedi.  ABD’nin İdlib’te devreye girip girmeyeceği bilinmiyor, fakat Rusya ile gerginliğin yükseldiği kesin. iki gün önce Trump Rosneft’e Venezuela ambargosunu deldiği için yeni yaptırımlar ilan etmişti. AB’de  Macron ve Merkel Putin’i arayarak İlib’te bir insanlık faciası yaşandığını ve saldırıların derhal durdurulmasını talep  etti. Deutsche Welle’ye göre Putin İdlib’te tüm terörist unsurlar pasifize edilinceye kadar, gerekli tebirlerin alınmasının şart olduğunu hatırlattı.

Başka bir ifadeyle, Putin’in Esad’ı frenlemeye niyeti yok. Esad’ın planı ise en az 2 milyon Suriye’liyi daha Türkiye’ye sürerek  Alevi-Nusrevi ve Şii çoğunluğun hakim oldğu bir ülkeye hükmetmek.  Bazı TV kanallarında, Türk heyetinin Kremlin ziyareti esnasında, Türkiye’nin yeni mültecileri kamplarda interne etmesi için gerekli masrafların Suriye ve Rusya tarafında ödenmesi teklif edildiği iddia ediliyor, resmen teyit edemeyiz.

Ancak, Rusya tutum değiştirmedikçe, Suriye Milli Ordusu’nun geri çekilmeye hiç niyeti yok. Bu durumda önce  muhaliflerle istediğini elde etmeye çalışacak olan TSK’ın ardından İdlib’te bulundurduğu 3 tugay, tank unsurları ve özel kuvvetleri de oyuna sokması gerekebilir. Ayrıca, Afrin bölgesinden de topçu ateşi ve asker takviyesiyle SMO ayrı bir cepheden sıkıştırılacak.

Türkiye’nin daha önceki Suriye harekatları göreceli olarak az direnişle karşılaştı ve kolaylıkla hedefine ulaştı. Bu kez çok kanlı ve çetin çarpışmalar yaşanması olasılığı kaygı veriyor. Zaten TCMB transferleri dışında büyük açık veren bütçenin sürekli yükselen askeri harcamaları nasıl karşılayacağı ise büyük soru işareti. TUIK’e göre Şubat’ta %2.5 civarında gerileyen tüketici güveninin de daha fazla yara alması, iş dünyasının yatırım ve istihdam planlarını ötelemesi olası ekonomik zararlar.

En büyük soru işareti ise İdlib ve Libya’da Rusya’dan hiç bir destek bulamayan Ankara’nın yeniden ABD- AB-NATO eksenine dönüp dönmeyeceği, özellikle Akkuyu ve S-400’lerin akibeti.

Bu analiz Paraanaliz'den alınmıştır

Emlak8

Facebook Yorumları

0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive