“Ve tuz koktu”

9.07.2020 - Bu Yazı 1887 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

“Ve tuz koktu”

“Sosyal medya saldırılarının” cezalandırılmasında yaşanan çifte standart Karar ve Sözcü gazetelerinin manşetindeydi.

 Karar gazetesi manşetinde, “Ve tuz koktu” başlıklı habere yer verdi. Haberde şöyle denildi:


“Yargının muhaliflere hızla işlem yaparken iktidar destekçisi hesaplardan yapılan saldırıları cezasız bırakması ‘yanlış tartan’ adalet terazisinin tamamen bozulduğunu gösterdi. Dört kadın için kullanılan ahlâksız ifadelere ‘ağır eleştiri’ denilerek takipsizlik verilmesi ise vahim tablonun son örneği oldu. Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kızına yönelik sosyal medyadaki çirkin saldırılar büyük tepki çekmişti. Saldırı sonrası açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan yaşananlardan dolayı sosyal medyanın kapatılması veya tamamen kontrol altına alınması gerektiğini söylemişti. Bu sözler sonrası sosyal medyanın denetimi konusunda ivedilikle yasa çalışmaları başlatıldı. Nasıl bir yol izleneceği hemen masaya yatırıldı. Hakarette bulunanlar gözaltına alınıp sorguları sonrası tutuklanarak cezaevine yollandı. Yaşanan bu üzücü olaydan bir süre önce HDP’nin tutuklu eski Eş Genel Başkanı Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş’a da sosyal medyada cinsiyetçi saldırıda bulunulmuştu. Hakaret eden iki kişi tepkiler sonrası gözaltına alındı. Ancak biri sorgusu sonrası bırakıldı biri de tutuklandıktan 24 saat geçmeden salıverildi. Benzer iki olay karşısında savcıların ve mahkemelerin iki ayrı karar vermesi uzun süre ‘adalet kişiye göre işliyor’ eleştirilerine hedefi oldu. Aynı suça iki farklı karar’ın yankıları bitmeden bu kez de CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, gazeteci Nevşin Mengü, oyuncu Berna Laçin ve avukat Feyza Altun’a yönelik cinsiyetçi saldırıda bulunanlar hakkında Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı yaşananları ‘ağır eleştiri’ sayarak takipsizlik kararı verdi.”

Haber Sözcü gazetesinin manşetinde, “Muhalif kadınlara belden aşağı hakaret serbest!” başlığıyla yer aldı:

“İktidarı eleştiren kadınları mesajla hedef alan kişi için takipsizlik verildi. Oysa bu mesaj, iktidara yakın bir kadın için atılsa yer yerinden oynardı. Kadir G. isimli kişi, sosyal medyada şu çirkin paylaşımı yaptı: ‘Herkes yazmış darbeye yeltenirlerse, Nevşin benim, Berna benim, Feyza Altun benim, Canan’ı ben almam aklınızdan bile geçirmeyin.’ Oyuncu Berna Laçin, büyük tepki çeken bu paylaşım için savcılığa şikayette bulundu. Soruşturma açan savcılık, paylaşımdaki sözleri ‘ağır eleştiri’ ve ‘kaba söz’ saydı. Kadir G. için kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.” 

“Hendek gerçekleri”

Cumhuriyet gazetesi manşetinde, “Hendek gerçekleri” başlıklı habere yer verdi. Haberde şu ifadeler kullanıldı:

“Sakarya’nın Hendek ilçesindeki havai fişek fabrikasında meydana gelen patlamaya ilişkin gözaltına alınan Sorumlu Müdür Hasan Ali Velioğlu, ustabaşı Erşan Öztürk, Sorumlu Müdür Asiye Angın ile iş güvenliği uzmanı Aslı Bozkurt önceki gün çıkarıldıkları Hendek Sulh Ceza Hâkimliğince ‘taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan tutuklandı. Şüphelilerin savcılık ve hâkimlik ifadeleri ise alınmayan önlemleri ve ihmalin boyutunu gözler önüne serdi. Fabrikada iş güvenliği uzmanı olarak çalışan ancak 22 Mayıs’ta görevinden istifa eden Aslı Bozkurt ifadesinde fabrikadaki ihmalleri tek tek anlattı. Haftada 3 gün fabrikaya giderek şirketin çalışma birimlerini denetlediğini aktaran Bozkurt, ‘Olayın olduğu gün Sakarya’daydım. O bölgenin güvenli olmadığını bildiğim için fabrikaya gitmedim’ dedi. İfadesinde fabrikanın bölümlerine değinen Bozkurt, ‘Fabrikanın Çin mahallesi olarak adlandırılan bölümüne çok fazla gitmezdim. Bunun nedeni orada çalışan A.Ç.’nin işini çok iyi yapan bir iş güvenliği uzmanı olmasıydı. Ancak bu bölümde de diğer bölümlerde olduğu gibi aksaklıklar görüyordum. En önemli sorun ise işçilerin yanlarına çok fazla malzeme almalarıydı’ diye konuştu.”

Evrensel gazetesi ise manşetindeki, “Koruyucu ekipman istedik, boş ayakkabı kutusu geldi” başlıklı haberinde, “Savcılığın talebiyle 2011’de Coşkunlar’da inceleme yapan İş Güvenliği Uzmanı Selçuk Karstarlı yazdı: ‘Binalar ve elektrik tesisatı patlayıcı ortamlara uygun değildi. Koruyucu donanım istediğimizde boş ayakkabı kutusu geldi. Duvarda ‘Az laf çok iş’ yazıyordu.’ 7 işçinin öldüğü, 100’ün üzerinde işçinin yaralandığı patlama sonrası fabrika müdürü, iki ustabaşı ve sözleşmeli İSG uzmanı tutuklandı. Daha öncekilerde patrona ve kamu görevlilerine dokunulmazken bugün iki patron şimdilik gözaltında. Cezasızlık ve denetimsizlik yeni ölümlere gebe. İşçilerin ölmemesi için iyi bir denetim sistemi kurulmalı, sendikal örgütlenme önündeki her türlü engel kaldırılmalı. Sendikalar sadece örgütlü oldukları işyerinde ücret pazarlığı ile sınırlı bir tutumu aşmalı ve sınıfın ortak çıkarları için birlikte mücadele etmeli” ifadelerine yer verdi.    

“Ensar kaybetti, çocuklar kazandı”

Birgün gazetesinin manşetinde, “Ensar kaybetti, çocuklar kazandı” başlıklı haber yer aldı:

“Karaman’da, 45 çocuğun cinsel istismar ve saldırıya maruz bırakılması skandalıyla hafızalara kazınan Ensar Vakfı, Eğitim Sen Antalya Şubesi tarafından açılan davayı kaybetti. Antalya’da İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Ensar Vakfı arasında 2018 yılında Değerler Eğitimi protokolü imzalandı. Eğitim Sen Antalya Şubesi bu durumu yargıya taşıdı. Konuyu geçen günlerde karara bağlayan Antalya 4. İdare Mahkemesi protokolü iptal etti. Kararda ‘Değerler Eğitimi Faaliyetleri Protokolü’nün, bir kamu hizmeti olan eğitim öğretim hizmetinin, devletin hizmet alanı içerisinde ancak genel idare esaslarına göre memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütülmesine ilişkin Anayasa’nın amir hükmüne Milli Eğitimin temel ilke ve kurallarına aykırı olduğu, dayanak hukuksal düzenlemelerin amaç ve kapsamını aştığı anlaşıldığından, davaya konu protokolün hukuka aykırı olduğunu sonucuna varılmıştır’ dendi. Eğitim Sen Antalya Şubesi Başkanı Nurettin Sönmez protokole ilişkin yaptığı açıklamada şöyle dedi: ‘Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Ensar Vakfı Antalya Şubesi arasında imzalanan protokolde Antalya ilindeki her derece ve türdeki resmi okullarda bulunan çocuklarda ve gençlerde duyarlılık oluşturmaya dönük her türlü eğitim programı, konferans, seminer, panel, söyleşi vb. etkinlikler düzenlemeyi ve uygulamayı kapsamaktaydı.’”

Emlak8

Facebook Yorumları

0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive