Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz

Profesör Dr. Cengiz Aktar: Bu bir yol ayrımı değil, yolun sonu

15.12.2020 - Bu Yazı 3391 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

Profesör Dr. Cengiz Aktar: Bu bir yol ayrımı değil, yolun sonu

 Profesör Dr. Cengiz Aktar: Türkiye’yi yönetme iddiasında olanların Avrupa norm, standart, ilke ve değerleriyle bir alakaları yoktur

 Deniz Zengin I Mustafa Paçal

Avrupa Birliği’nin önde gelen uzmanlarından Profesör Dr. Cengiz Aktar, 1989 yılından bu yana Avrupa Birliği’nin derinleşmesi ve genişlemesini bu süreçlerin içinde bilfiil yer alarak izliyor. Atina Üniversitesi’nde misafir öğretim üyesi olan Aktar’ın Türkiye’nin batılılaşması, Avrupa Yol Ayrımında Türkiye, Avrupa Okumaları kitapları ve Avrupa Birliği’nin Genişleme Süreci derlemesi ve bir çok makale ve eseri farklı dillerde yayımlandı. Kürt Sorunu, AB, Erdoğan Türkiye’si ve ses getirecek saptamaları röportaj içerisinde okuyacaksınız.

Gazete Davul: Batı’nın Türkiye’yi idare ettiğini düşünüyor musunuz? Avrupa’dan Erdoğan Türkiyesi sorunu nasıl gözüküyor?

Batı Türkiye’yi idare ettiğini sanıyor ama edemiyor. Batı’nın Erdoğan Türkiyesi ile olan gözle görünür ve hepimizin mâlumu olan sorunların berisinde beş ciddî kaygısı var. İlkin NATO bağlantısının Rusya lehine bozulmasını ve Ankara’nın Moskova’nın etki alanına girmesini
kat’iyen istemiyorlar. İkincisi, Türkiye’den hâlâ ve her şeye rağmen iyi para kazanıyorlar. Başta silâh satışı olmak üzere ticaret, fahiş fiyatlara devlet ve kurum borçlanması ve Türkiye’deki AB sermayesi veya ortaklığı 23.000 şirket… Üçüncüsü, ülkelerindeki Türkiye kökenlilerin tepkisinden ürküyorlar. Dördüncüsü, Ankara’nın mülteci zaptiyeliğine devam etmesi Avrupalılar için önemli. Beşinci ve en can alıcısı Türkiye’nin Suriye gibi infilâk etmesinden ödleri patlıyor. Bu, Suriye’den bin beter bir senaryo.

Dolayısıyla Ankara’nın artık saymakla bitmeyecek provokasyonları, saldırıları, hakaretleri son tahlilde hep sineye çekiliyor, alttan alınıyor. Bunu ciddî zanneden bazı aklıevveller de -hem Türkiye’de hem Avrupa’da var bunlardan- bunun olumlu politikalara tahvil edilebileceğini düşünüp kafa karıştırıyorlar.

Her hâl ve karda bu idare etme, yatıştırma siyasetinin bir faydası yok, ya da Türkçesiyle korkunun ecele faydası yok. Kısaca göz atacak olursak: Ankara çoktan Rusya’nın kucağında; para kazanıyorlar ama risk her defasında daha büyüyor; Türkiye kökenliler sefaretlerin
güdümünde zaten ortalığı birbirine katabiliyor; mülteci zaptiyeliği başından bu yana bir yalandı, mülteci ve göçmenlerin çoğunun iktisadî ve tıbbî krizle cebelleşen Türkiye’de istikbali yok; veson olarak eğer memleket infilâk edecekse Batı’nın alttan alması ve Katar’ın para vermesi bu infilâkı sadece öteler, yok etmez.

Gazete Davul: AB-Türkiye ilişkilerinde çok fazla dalgalanmalar şahit olduk. 2020 geride kalırken AB ve Türkiye’nin en sorunlu gündem maddesi nedir?

Yukarıdaki gözlemlere ilâveten kısaca söyleyecek olursam: “Erdoğan” ile “Türkiye” sorunları,ister çok taraflı ister ikili ilişkilerde kalıcı gündem maddesi oldu 2020’de Avrupa’da. Daha önceleri “pozitif gündem” arayışıyla anılan ilişkiler bugün hepten “negatif gündem” hâline dönüştü. Türkiye adaylık sonrası dönemden Avrupa ile ilişkilerinde açık kriz dönemine intikal etti, tamamen kendi inisiyatifiyle. Avrupa da, kimi zaman Avrupa dışı BAE, İsrail, Mısır, Suud gibi güçleri de dâhil ederek bu duruma karşı tavır alıyor. Türkiye Avrupa mahfillerinde çevrelenmesi, kontrol altına alınması ve zarar verme potansiyelinin törpülenmesi gereken bir ülke konumunda artık. Nerelerden nereye geldik, müzmin Avrupa ve demokrasi düşmanı Ankara rejimi sayesinde… Bu bir yol ayrımı değil, yolun sonu…

Gazete Davul: Hükümetin Kürt meselesine dair çatışma odaklı ve görmezden gelme içeren siyasî bir tercihi ve uygulaması var. Kürt meselesi, AB’ye üyelik müzakerelerinin neresinde Türkiye’nin uzlaşma odaklı yeni bir konsept geliştireceğini düşünüyor musunuz?

Kat’iyen düşünmüyorum. Rejimin ne böyle bir arayışı, ne böyle bir fıtratı ne de bunu hayata geçirmek için gereken bilgi ve becerisi var. İran Kürdistan’ı dışında kalan Kürt diyarlarında Ankara inatla Kürt gerçeğini her manada yok etmek üzere çalışıyor. Beceremiyor elbet ama politikaları muazzam zarar veriyor ve bu diyarlara kalıcı barışın gelmesini meçhule iteliyor. Uzlaşma, diyalog, çatışma çözümü gibi çağdaş kavramlar Ankara’nın lügatçesinde namevcuttur. Türkiye’yi yönetme iddiasında olanların Avrupa norm, standart, ilke ve değerleriyle bir alakaları yoktur; aksine memlekete normsuz, standartsız, ilkesiz ve elbette değersiz bir riyaset dayatmaktadırlar.

Kaynak: Gazete Davul

Emlak8

Facebook Yorumları

0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive