Hakan Aksay

T24



Bookmark and Share

‘İkinci sınıf aday' İnce, CNN Türk'te ‘cici gasteciler'in tadını kaçırdı


27.5.2018 - Bu Yazı 838 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Valla, CNN Türk gerçekten iyi bir iş yaptı.

Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’yi canlı yayına çıkardı.
Ve bu program, rekor sayıda izleyiciye ulaştı.
(YouTube’daki izlenme oranı bile epeyce yüksekti. Buradan linkini verelim de CNN Türk’e T24 kıyağı olsun.)
Eh, kanalın da bu işe memnun olması gerekir, değil mi?
Ammaaa...
İçimde öyle bir his var ki, CNN Türk bu yaptığı “iyi iş” dolayısıyla pek mutlu olmadı.
Hani, kanalın çiçeği burnunda sahibine ait olduğu iddia edilen yaşlı bir sesin vaktiyle “Üzdüm mü seni patron? Nasıl girdim bu işe ya, kimin için!..” diye ağlamasını hatırlatan bir şeyler vardı ortada.
Neydi o “şeyler”?
İnce’yi sorularıyla, söz kesmeleriyle ve başka “profesyonel” yöntemleriyle “pataklaması gereken” üç “cici gastecinin” – ilk birkaç dakikadan sonraki – görüntüleri, tavırları, mimikleri, jestleri, konuşmaları...
Moralleri bozuldu çocukların. Resmen dağıldılar. Verilen görevi yapamamanın rahatsızlığını ve korkusunu yaşadılar.
Bilmiyorum bu muydu kanalın ve grubun “A takımı”? (Düşünüyorum da, aklıma gelen birkaç “yandaş isim” de durumu pek değiştiremezdi gibi geliyor; onun için bu üç arkadaşı küçümsemiş gibi olmayalım.)

*          *          *

İnce Cumhurbaşkanı adayı. Yani “ne de olsa” öyle. Yani “asıl aday” değil tabii. “Bir numaralı lider” değil. Ve olmamalı da. Ama işte, aday... Ona da kanalda birazcık yer vermek icap ediyor haliyle...
Ve bu “ikinci sınıf aday”ı canlı yayına çıkararak hem “demokratik kanal görüntüsü sergilemek”, hem de hafiften yıpratmak hiç fena bir fikir değil(di).
Ama bu seçim kampanyasında birçok kişiyi şaşırtan İnce (itiraf edeyim, ben de dâhilim buna, ondan bu kadar başarılı bir performans ve herkesi kucaklayan bir üslup beklemiyordum; şu ada kadar gayet iyi gidiyor), CNN Türk yayınında da yaptı yapacağını.
Sorulara tatmin edici cevaplar veren İnce, tavırlarıyla sıcak ve mütevazı bir kişi olduğunu ortaya koydu.
Sıradan biriydi. Halktan biri.
Sözü kesilebilecek, söylediklerine karşı çıkılabilecek, karşısında bacak bacak üstüne atılabilecek ve illaki her lafa “Efendim, siz de biliyorsunuz ki” türü kölece girişler yapmayı gerektirmeyecek biri...
Doğrusu, İnce’ye soru soran arkadaşlar da bu açıdan gayet rahattılar.
Ben “gazetecilerle siyasetçilerin ilişkisi” açısından genel tabloda hiçbir şeye takılmadım.
Ammaaa... (Evet, burada bir “Ammaaa...” daha deyip dikkat çekmem gereken birkaç konu var.)

*          *          *

Üç “gasteci” oraya gazetecilik yapmak için değil, belirli bir siyasi görüşün savunuculuğu için gelmiş gibiydi. İktidarı desteklemek, en azından ona toz kondurmamaktı amaçları. Soruları, konuşmaları, tavırları böyleydi. (İsteyen yukarıdaki linkten izlesin.)
Zaman zaman İnce’yi aşağılamak, saygısızlık etmek sınırında gezdiler.
İktidar temsilcileri ve özellikle de Cumhurbaşkanı Erdoğankarşısında uysal birer kedi gibi mırlayan “cici gasteciler”, muhalif lideri karşılarında bulunca “kaplan” rolünü oynamayı denediler.
Acaba karşılarında Erdoğan olsaydı öyle davranabilirler miydi?
Ne gezer! Koltuklarının bile ucuna zar zor ilişerek, her denilene emme basma tulumba gibi kafa sallamakla yetinirler, fırsat buldukça da “Reis”in aklında kalması umuduyla sempatik gülücükler yollarlardı.
Bütün dikkatlerini “yandaşlık sanatı” sayesinde bugün için sahip oldukları avantajları (para, mevki, “o uçağa binme hakkı”, başka fırsatlar) korumaya verirlerdi.
İnce karşısında da akıllarında sanırım hep bunlar vardı.
Böyle olmasaydı orada birer gazeteci ve haberci olarak oturduklarını asla unutmazlardı.

*          *          *

Gazetecilik ve habercilik bakımından İnce’nin programda söyledikleri arasında en önemli şeylerden biri, Erdoğan’ın 2001’de AKP’yi kurmadan önce “icazet almak için Gülen’i ziyaret ettiği”iddiasıydı.
Gerçek bir gazeteci, bu haberin kokusuyla tepeden tırnağa heyecanlanır, soru üzerine soru sorar, bu iddiayı öne çıkarır, tekrarlardı...
Ama bizim “cici gasteciler” bundan rahatsız olduklarını belli eden çehreler sergilediler.
Darbe girişimi sonrasında televizyon haberciliğinin en fazla parlatılmaya çalışılan isimlerinden Hande Fırat’ın yüzü iyice düştü. Bir ara “FETÖ konusunda iktidar 17-25 Aralık 2013’ü bir milat olarak gösterdiği için...” (bu cümle içinde sesi giderek kısıldı, sonunu zar zor getirerek) 2001’in önemli olmadığını, onun konuşulmamasını istediğini ifade etmeye çalıştı.
Ne güzel gazetecilik, değil mi?
Hem o, hem de sert konuları yumuşatıp tatlıya bağlama havasında iktidarı çaktırmadan destekleme uzmanı Hakan Çelik, bir kez daha malum “Aman Ali Rıza Bey, ağzımızın tadı kaçmasın” üslubuyla (Yaprak Dökümü dizisini unutmayalım!) muhalif sivrilikleri budamayı denedi.
Bakın, İnce’ye sora sora ne sordular bu “gasteciler”:
“Erdoğan’ın açıkladığı seçim beyannamesindeki 146 projeden beğendikleriniz oldu mu?”
Ne güzel soru! Haydi hep birlikte Erdoğan’ın iyi projelerini övelim. Muhalefet de neymiş canım!
Ya da “Erdoğan seçimlerden sonra enflasyonla mücadele yolunda etkin tedbirler alınacağını açıkladı, ne dersiniz?” türü bir soruya “öncelik verdiler” sınırlı zamanda. (İnce’den “16 yıl ülkeyi yöneten Erdoğan artık gelecek vaadi veremez, sadece özür dileyebilir.” cevabını alınca bir kez daha yüzleri düştü arkadaşların.)

*          *          *

Vücut dilinde çok sıkıntıları olan, stres kontrolü açısından “üçlünün” en deneyimsizi ve gergini görünen Murat Çelik, İnce’nin sarayın masraflarından bahsetmesinden rahatsız oldu. Cumhurbaşkanı’nın 2017 giderlerini tepki dolu bir ifadeyle dinledikten sonra altı çizilmiş bir kuşkulu edayla “Bu rakamlar nerden?” diye sordu. İnce “İnternette var” deyince yine mutsuz oldu. (Bu soru öncesinde ve sonrasında harıl harıl cep telefonundan internet araması yaptığını ama istediğini bulamadığını ve terini silip telefonunu önündeki sehpaya bıraktığını gördük.)
Tabii ki bu “cici gasteciler” demokrasi, insan hakları, adalet, hukukun üstünlüğü konusunda soru sormadılar. İnce’nin bu tür “fuzuli” konulara girmesinden de sanki pek hoşnut olmadılar.
Ve kuşkusuz medya sorusu da sorulmadı.
Zaten nasıl sorulabilirdi ki?
Ne diyebilirdi o arkadaşlar medyanın durumu hakkında?
İktidarın medyanın yüzde 90’ını ele geçirerek içini boşalttığını, çapsız ama yandaş bir grup yalakanın meydanı doldurduğunu mu söyleyeceklerdi?
Orada durun!
Bu “cici gasteciler”in profesyonel olarak çok eksikleri olduğunu, ahlaki ve vicdani bakımdan ciddi zaaflara sahip olduklarını söyleyebilirsiniz.
Ama asla aptal değiller!..

.

Facebook Yorumları

Emlak8
14.08.2019
Kurban Bayramı’nın dört günü: Umut, ölüm, cenaze ve hayat
4.06.2019
Nâzım, Moskova, T24 ve dört fotoğraf karesi
18.05.2019
Ne güzel başbakanımızdın sen, Binali Abi!..
26.4.2019
Çocukluk aşkım, arkadaşım, sırdaşım
20.4.2019
İmamoğlu mazbatayı aldı ama devrim falan olmadı, İstanbul fethedilmedi, ‘hürriyet kavgası’ kazanılmadı
12.4.2019
Sayın Sadi Güven, Gladyatör filminin 141. dakikasını izlediniz mi?
30.3.2019
Erdoğan küskün muhalifleri oy kullanmaya ikna etti
15.3.2019
Vedalaşma zamanı...
23.2.2019
Erdoğan’ın ‘zırhlı araba’ merakı, Putin’in dalga geçen cevabı
25.1.2019
Erdoğan - Putin #10YearChallenge: Bir ‘like’ yapıp geçse miydim?
18.1.2019
Kapasitesi sınırlı ve narin hafızalarımızda bu kadına özel bir yer ayıralım lütfen!
11.1.2019
Rusya: Suriye'de ‘aslan' ama ya ‘dünkü kardeşleri' ile?
6.1.2019
Sonu zaferle bitmeyen mücadeleler her zaman kayıp hanesine mi yazılır?
30.12.2018
Eksik bir yılbaşı gecesi: Bir mucize olsa da 2019'da hayat normale dönse...
23.12.2018
Tek bir söz hayat verir, tek bir söz için hayat verilir
16.12.2018
Hayatımızın kıyısından geçip giden insanlarla beraber neler kaybediyoruz?
9.12.2018
Seks iyi hoş da, erkekler pek zavallı...
26.11.2018
Gazetecilik, yazarlık ve parasızlık üzerine
19.11.2018
Tanya'ya mektup: Bugün senin ölümünün dokuzuncu günü...
11.11.2018
Çocukları çok mu seviyorsunuz, milliyetçi bayım? Hangilerini?..
4.11.2018
'Sıla'yı savunmak' veya 'çarpıcı' bir Türk erkeğinin ikiyüzlü öfkesi
28.10.2018
Cesaret üzerine sorular
25.10.2018
Bekir Ağırdır: ‘Gün Olur' yeni MC iktidarı kurulur...
21.10.2018
Güzel ve talihsiz bir ülke ve ona benzeyen bir kadın...
14.10.2018
Kabasınız, kaygısızsınız, saygısızsınız, densizsiniz, özensizsiniz; hayat size güzel...
7.10.2018
‘Çok cahilsin, keşke ölsen! Ama madem çok güçlüsün, o halde ben de...'
30.9.2018
7 soruda Rusya'nın Suriye'deki üç yılı
23.9.2018
Ruhumun acelesi var, an'ı yaşamak istiyorum...
16.9.2018
Yine mi güzeliz, yine mi çiçek?..
3.9.2018
Seçim bugün olsa sandığa gitmem. Ne yani, Kemal Bey, sizce ben AKP'li miyim?
27.8.2018
Yazacak bir şey yok artık, okuyacak da, konuşacak da... Sadece fotoğraflara bakın!..
19.8.2018
Ermenistan'ın hızlı değişimi: Darbe? Devrim? Karşı devrim?..
12.8.2018
‘Dolara molara' karşı Allah'a, imana yaslanan bir iktidar düşürülebilir mi? Asla!
5.8.2018
Rus komünistleri ve bizim CHP: Bıkkınlık ile tiksinti arasında
29.7.2018
Solculuğunuz, sağcılığınız, milliyetçiliğiniz falan sizin olsun; insanlıktan haber verin siz!
22.7.2018
Bizde böyle bir cumhurbaşkanı mı? Ne diyorsunuz! Ya devlet ciddiyeti?
15.7.2018
İktidar kalitesi, muhalefet kalitesi, hayat kalitesi...
8.7.2018
Muharrem Bey'e açık (sözlü) mektup
1.7.2018
‘Her şeyin bittiği yer'de (?) kötümserlik ve iyimserlik üzerine
24.6.2018
Kelebekler, hayat, ölüm ve ‘kelebek etkisi'
17.6.2018
Seçim sonucu tahminleri ve 25 Haziran'da Erdoğan, Bahçeli, İnce, Akşener...
10.6.2018
İyi başlayan İnce iyi bitirebilir mi? Cumhurbaşkanı seçilemezse CHP lideri olur mu?
3.6.2018
Adaletsiz şartlarda mücadele ve her şeye rağmen giderek büyüyen ‘sürpriz' ihtimali
27.5.2018
‘İkinci sınıf aday' İnce, CNN Türk'te ‘cici gasteciler'in tadını kaçırdı
20.5.2018
Seçim süreci Kürt düşmanlığı virüsünden kurtulmak için bir fırsattır
13.5.2018
Tabii kazanırsınız da... Diyelim ki olmadı... Erdoğan'dan sonra ne yapacaksınız beyler?
6.5.2018
Bu sefer Erdoğan yenilgiye uğratılabilir
29.4.2018
Sayın Gül, aynı anda hem cesaret hem de ürkeklik sergilemeyi başardınız
22.4.2018
Seçim sürecinin tembelleri, karamsarları, mızmızları ve ürkekleri üzerine
15.4.2018
Trump'ın tuhaf saldırısı, Esad'ın mutluluğu ve Erdoğan'ın riskleri
9.4.2018
Ünlü bir sanatçının ölümü
1.4.2018
‘Komünistler Moskova'ya!' sloganından bu yana değişenler ve değişmeyenler
25.3.2018
Hedef 20 milyon tirajlı Hürriyet olmalı!
19.3.2018
İstiklal Marşı'nın bestesi için önerim, Orhan Gencebay'ın Batsın Bu Dünya şarkısıdır
11.3.2018
İnternetten boşuna gelen mesajlar ve bir türlü gelmeyen mektuplar
4.3.2018
Putin ABD'yi tehdit etti, 120 dakikada 60 alkış aldı, seçimleri kazandı
25.2.2018
Asansördü, yorgandı, damacanaydı derken: Allah erkeklere yardımcı olsun
18.2.2018
Ya soyağacınızın dallarına sevmediğiniz uluslar tünemişse?
11.2.2018
Biz seninle böyle anlaşmamıştık, Nabi Bey!..
4.2.2018
Memleket isterim...
28.1.2018
Erkekler için aşk, oyun ve iktidar
21.1.2018
Rusya, Türkiye'nin askerî harekâtından gerçekten rahatsız
14.1.2018
Diktatörün 'sağ kolu' olmak
7.1.2018
Rusya medyasında Türkiye’ye yönelik önemli iddialar
24.12.2017
Kemal Bey 2019’da yüzde 60’la Yunanlıları yenecek
17.12.2017
Gülümse, hadi gülümse, bulutlar gitsin
10.12.2017
ABD: Bırakın kavga etmeyi, siz kardeşsiniz!..
4.12.2017
Ne de olsa aynı gemide miyiz? Sizinle mi? Daha neler!..
26.11.2017
Erdoğan ile Putin’in ‘dostluğu’ bozulursa ne olur?
19.11.2017
Depremlerde Kürtlerden başka kimlerin gebermesini isterdiniz?
12.11.2017
Atatürkçülük meselesi ve yalan makinesi
22.10.2017
Şarkı dinlemek tehlikelidir bazen
8.10.2017
Tek bir cümle için…
1.10.2017
Erdoğan-Putin zirvesi: ‘Eski dostum Esad’ ile barışmaya doğru
24.9.2017
Sıkıysa vazgeçin iktidardan, siyasi güçten, paradan puldan da görelim!
11.9.2017
Enseste karşı adalet mitingine var mısınız, Kemal Bey?
3.9.2017
Macron’un kabalığı, Erdoğan’ın kibarlığı, Fransız ve Türk raconları..
27.8.2017
Kefenleri giymeye hazır mıyız?
20.8.2017
Kaçınız katilsiniz? Kaçınız sapık? Kaçınız hırsızsınız? Kaçınız âşık?
6.8.2017
‘Made in USA’ hazır devlet başkanı, ihtiyacı olan buyursun!
10.7.2017
Adalet Yürüyüşü iktidarın 2019 hesaplarını bozdu
26.6.2017
Dindar mı, yoksa sapık mı?
11.6.2017
Eyvah, TKP bölünmüş; ne yapacağız biz şimdi?..
4.6.2017
Kusura bakma Nâzım, sana gelemedim, ama mazeretim vardı!
28.5.2017
Ermenistan izlenimleri: Ağrı Dağı kimin? Ya Sarı Gelin?
21.5.2017
Türkiye-Rusya: Barıştık, ilişkiler düzeldi, demekle her şey hallolur mu?
7.5.2017
Susun artık, Sayın Baykal, bırakın lütfen, gidin!
11.4.2017
Ya Putin de referandumda hayır oyu kullanırsa?
9.4.2017
ABD’nin Suriye saldırısının Ankara’da bu kadar coşku uyandırması ürkütücü
26.3.2017
Referandum hesapları uğruna Rusya da feda edilebilir mi?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive