Hakan Aksay

T24



Bookmark and Share

Ermenistan'ın hızlı değişimi: Darbe? Devrim? Karşı devrim?..


19.8.2018 - Bu Yazı 813 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Ermenistan’da radikal değişiklikler oluyor.

Hem de epeyce hızlı bir tempoda.
Hatırlatayım, ülkeyi on yıl başkanlık rejimiyle yönettikten sonra “uyanık bir hamle” ile parlamenter sisteme geçip başbakanlık koltuğuna yerleşerek iktidarını sürdürmeye hazırlanan Serj Sarkisyan (veya Sargsyan), kitlesel protesto eylemleri sonucu geçtiğimiz Nisan ayında istifa etmek zorunda kalmıştı.

Eylemlerin önderi, Sarkisyan’ın Cumhuriyetçi Partisi’nin çoğunluğu elinde bulundurduğu parlamentodaki 105 sandalyeden sadece 9’una sahip olan Yelk (Çıkış) adlı ittifakın lideri Nikol Paşinyan’dı.

43 yaşındaki eski gazeteci, 8 Nisan’da milletvekillerinin “kerhen” verdikleri oylarla başbakanlığa geldikten sonra çok hızlı adımlar attı. Geçtiğimiz cuma günü (17 Ağustos’ta) “ilk 100 günlük raporu”nu basın toplantısıyla değil, gücünü aldığı kitlelerin katıldığı bir mitingde verdi.

Eski devlet başkanı hapse atıldı

Paşinyan, en geç 2019 Mayısı'nda düzenlenmesi gereken yeni parlamento seçimlerine kadar çok ciddi adımlar atmayı vaat etti. Ve atmaya başladı da.

En büyük hedef, ekonomiyi canlandırmak ve toplumsal düzeni sağlamak adına “yolsuzluklarla mücadele” olarak açıklanmıştı.

Gerçekten de bu yolda birçok girişim gündeme geldi. Yolsuzluk yaptıkları gerekçesiyle bürokrasi, ordu, bakanlıklar, valilikler, belediye başkanlıkları ve iş dünyası da dâhil bir dizi önemli konumdaki insan göz altına alındı.

Yüz milyon doları aşkın paranın devlet bütçesine geri döndürüldüğü ilan edildi. Ama asıl rakamın milyarlar olabileceği de eklenerek.

Yargı sisteminin ve medyanın “iktidar sözcülüğünden çıkarılarak bağımsız bir yapı kazanması yolunda” önlemler alındığı açıklandı. Eski bir gazeteci olan Paşinyan hemen her kritik kararını medya önünde açıklamaya, Facebook’ta sık sık canlı yayınlar düzenlemeye özel önem veriyor.

 Bu arada “hukukun güçlendirilmesi” amacına bağlı olarak çok dikkat çekici birkaç gelişme oldu.

10 yıl önce on kişinin ölümü, çok sayıda insanın yaralanması ve birçoğunun hapse girmesi (aralarında Paşinyan da vardı) ile sonuçlanan olaylar nedeniyle, “anayasal düzeni devirmeye kalkışma” iddiasıyla Ermenistan’ın ikinci Devlet Başkanı Robert Koçaryan hapse atıldı. (Daha sonra serbest bırakılan ve bugünlerde yeniden siyaset sahnesine çıkmaya hazırlanan Koçaryan’ın, şimdiye kadarki Ermeni liderler arasında Moskova’ya en yakını olduğu kanısı yaygın.)

Aynı girişimde göz altına alınanlardan biri de, Ermenistan’ın eski Genelkurmay Başkanı Yuriy Haçaturov idi. Sonradan kefaletle serbest bırakılan ama hakkındaki soruşturma durdurulmayan Haçaturov bir yılı aşkın süredir Kolektif Güvenlik Örgütü’nün Genel Sekreteri. (Rusya, Belarus, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Ermenistan temsilcilerinden oluşan, kimilerine göre NATO’nun Avrasya’daki benzeri olan bu örgütün yöneticileri dönüşümlü olarak üye devletlerden seçiliyor.)

Bu gelişmeler Moskova’nın tepkisiyle karşılaştı. Rusya Dışişleri bakanı Sergey Lavrov, Erivan’ı “Geçmiş siyasi liderleri soruşturmak yerine ulusal birliği ve istikrarı koruması” ve “ortak örgütlerin normal işleyişine” dikkat etmesi yolunda uyardı.

Peki, bunlar Ermenistan’ın dış politikasının değiştiği anlamına geliyor mu? Hayır. Eski çizgi büyük ölçüde korunuyor: Rusya ile bağlar öncelikli. Ayrıca İran, AB ve ABD ile iyi ilişkiler geliştirilmek istiyor.

Ama iç politik önceliklere yönelen Paşinyan’ın Moskova ile gerginlik yaşadığı da bir gerçek. Ermeni liderin “Merak etmeyin, her şey yolunda. Moskova da dâhil herkes ülkemizdeki değişikliklere adapte olmalı” açıklaması siyasi hafızalarda yer kaplamış durumda.

Hızlı koşan Paşinyan düşer mi?

Paşinyan’a ve yeni Erivan yönetimine ilişkin olarak en sık dile getirilen eleştiri ve yorumlar arasında “siyasi açıdan deneyimsizlik” öne çıkıyor. Hükümetteki bakanlar çok genç, bazıları 30 yaşının altında.

Ermenistan’daki hızlı değişimleri herkes farklı yorumluyor.

İktidara ve taraftarlarına göre bu bir “devrim”.

Kimilerine göre ise “darbe” (özellikle yeni liderden pek hoşlanmayan bazı Moskova kaynakları bazen böyle yorumlar yapıyor). Burada Paşinyan’ın, mesela, komşu Gürcistan’da yasaları fazla önemsemeden parlamento binasını ele geçirerek iktidarı zapt eden eski lider Mihail Saakaşvili’den farklı olarak her adımını anayasa ve yasalar çerçevesinde yaptığı vurgusuna dikkat çekelim.

Batılı kaynakların çoğu “renkli devrim”, “kadife devrim” vs. derken gelecekle ilgili özel bir ümit içinde. Haklı çıkarlar mı? Kim bilir. Ama kolay değil.

Ermenistan’ın birçok açıdan bağımlı olduğu Rusya’yı ve onun önderliğindeki ittifakları terk edip Batı blokuna katılması perspektifi şu anda ortada görünmüyor. Paşinyan da böyle bir istek belirtmedi, hatta iktidara geldikten sonra Moskova’nın “stratejik ittifak” olduğunu – hemen olmasa da, kısa süre içinde – aleni olarak dile getirdi.

“Karşı devrim”? O birçok siyaset uzmanına göre, yeterince güçlü bir iktidara sahip olmayan ve özellikle deneyimsizliği yüzünden ciddi hatalar yapması ihtimali olan Paşinyan iktidarına karşı şu anda bir bekleyiş içinde olan çevrelerin (devlet bürokrasisi, ordunun bir kısmı, avantajlarını kaybetmeye başlayan bazı büyük sermaye grupları vb.) hayali...

Ermeni yönetiminin temsilcileri, “yaşanan gelişmelerin arkasında Batı veya başka bir güç olmadığını” defalarca ifade ettiler. Ancak “Ermenistan nereye gidiyor?” sorusu yine de sık sık ortaya atılıyor.

Bu arada büyük hamleleri kısa süreye sığdırmaya ve 2017 yılındaki seçimlerde sadece yüzde 7,78 alan Çıkış İttifakı’nın oylarını bir sonraki milletvekili seçimlerinde kat kat arttırmaya çalışan Paşinyan’ın bir başka zorluğu da Azerbaycan’la yaşanan gerginlikler.

Erivan, son dönemde askerî açıdan gücünü epeyce pekiştiren Bakü ile her an bir savaş yaşanabileceğini düşünüyor, bu yolda açıklamalar yapıyor.

Elbette bu konuda anahtar büyük ölçüde Moskova’nın elinde. Ama içerde zayıflayacak ve darbeler alacak bir Ermeni iktidarı, dışarda da zor duruma düşebilir.

Türkiye ile ilişkilere gelince. Burada 2009’un “futbol diplomasisi”ortamından çok uzaklaşıldığı ve Ermenistan’la masaya oturmaktan vazgeçerek Azerbaycan’ın taleplerini kendisi için “ön koşul” sayan Türkiye’nin tutumunun sınırların açılması da dâhil olası gelişmeleri durdurduğunu hatırlatalım. Bugün için değişen bir şey var mı? Yok.

Ama bunca hızlı değişimler yaşayan bir ülkenin yönetimi ile ilişki kurulmasının yöntemleri bulunabilir. Sonuç olarak komşular hep yan yana yaşamak zorunda.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
14.08.2019
Kurban Bayramı’nın dört günü: Umut, ölüm, cenaze ve hayat
4.06.2019
Nâzım, Moskova, T24 ve dört fotoğraf karesi
18.05.2019
Ne güzel başbakanımızdın sen, Binali Abi!..
26.4.2019
Çocukluk aşkım, arkadaşım, sırdaşım
20.4.2019
İmamoğlu mazbatayı aldı ama devrim falan olmadı, İstanbul fethedilmedi, ‘hürriyet kavgası’ kazanılmadı
12.4.2019
Sayın Sadi Güven, Gladyatör filminin 141. dakikasını izlediniz mi?
30.3.2019
Erdoğan küskün muhalifleri oy kullanmaya ikna etti
15.3.2019
Vedalaşma zamanı...
23.2.2019
Erdoğan’ın ‘zırhlı araba’ merakı, Putin’in dalga geçen cevabı
25.1.2019
Erdoğan - Putin #10YearChallenge: Bir ‘like’ yapıp geçse miydim?
18.1.2019
Kapasitesi sınırlı ve narin hafızalarımızda bu kadına özel bir yer ayıralım lütfen!
11.1.2019
Rusya: Suriye'de ‘aslan' ama ya ‘dünkü kardeşleri' ile?
6.1.2019
Sonu zaferle bitmeyen mücadeleler her zaman kayıp hanesine mi yazılır?
30.12.2018
Eksik bir yılbaşı gecesi: Bir mucize olsa da 2019'da hayat normale dönse...
23.12.2018
Tek bir söz hayat verir, tek bir söz için hayat verilir
16.12.2018
Hayatımızın kıyısından geçip giden insanlarla beraber neler kaybediyoruz?
9.12.2018
Seks iyi hoş da, erkekler pek zavallı...
26.11.2018
Gazetecilik, yazarlık ve parasızlık üzerine
19.11.2018
Tanya'ya mektup: Bugün senin ölümünün dokuzuncu günü...
11.11.2018
Çocukları çok mu seviyorsunuz, milliyetçi bayım? Hangilerini?..
4.11.2018
'Sıla'yı savunmak' veya 'çarpıcı' bir Türk erkeğinin ikiyüzlü öfkesi
28.10.2018
Cesaret üzerine sorular
25.10.2018
Bekir Ağırdır: ‘Gün Olur' yeni MC iktidarı kurulur...
21.10.2018
Güzel ve talihsiz bir ülke ve ona benzeyen bir kadın...
14.10.2018
Kabasınız, kaygısızsınız, saygısızsınız, densizsiniz, özensizsiniz; hayat size güzel...
7.10.2018
‘Çok cahilsin, keşke ölsen! Ama madem çok güçlüsün, o halde ben de...'
30.9.2018
7 soruda Rusya'nın Suriye'deki üç yılı
23.9.2018
Ruhumun acelesi var, an'ı yaşamak istiyorum...
16.9.2018
Yine mi güzeliz, yine mi çiçek?..
3.9.2018
Seçim bugün olsa sandığa gitmem. Ne yani, Kemal Bey, sizce ben AKP'li miyim?
27.8.2018
Yazacak bir şey yok artık, okuyacak da, konuşacak da... Sadece fotoğraflara bakın!..
19.8.2018
Ermenistan'ın hızlı değişimi: Darbe? Devrim? Karşı devrim?..
12.8.2018
‘Dolara molara' karşı Allah'a, imana yaslanan bir iktidar düşürülebilir mi? Asla!
5.8.2018
Rus komünistleri ve bizim CHP: Bıkkınlık ile tiksinti arasında
29.7.2018
Solculuğunuz, sağcılığınız, milliyetçiliğiniz falan sizin olsun; insanlıktan haber verin siz!
22.7.2018
Bizde böyle bir cumhurbaşkanı mı? Ne diyorsunuz! Ya devlet ciddiyeti?
15.7.2018
İktidar kalitesi, muhalefet kalitesi, hayat kalitesi...
8.7.2018
Muharrem Bey'e açık (sözlü) mektup
1.7.2018
‘Her şeyin bittiği yer'de (?) kötümserlik ve iyimserlik üzerine
24.6.2018
Kelebekler, hayat, ölüm ve ‘kelebek etkisi'
17.6.2018
Seçim sonucu tahminleri ve 25 Haziran'da Erdoğan, Bahçeli, İnce, Akşener...
10.6.2018
İyi başlayan İnce iyi bitirebilir mi? Cumhurbaşkanı seçilemezse CHP lideri olur mu?
3.6.2018
Adaletsiz şartlarda mücadele ve her şeye rağmen giderek büyüyen ‘sürpriz' ihtimali
27.5.2018
‘İkinci sınıf aday' İnce, CNN Türk'te ‘cici gasteciler'in tadını kaçırdı
20.5.2018
Seçim süreci Kürt düşmanlığı virüsünden kurtulmak için bir fırsattır
13.5.2018
Tabii kazanırsınız da... Diyelim ki olmadı... Erdoğan'dan sonra ne yapacaksınız beyler?
6.5.2018
Bu sefer Erdoğan yenilgiye uğratılabilir
29.4.2018
Sayın Gül, aynı anda hem cesaret hem de ürkeklik sergilemeyi başardınız
22.4.2018
Seçim sürecinin tembelleri, karamsarları, mızmızları ve ürkekleri üzerine
15.4.2018
Trump'ın tuhaf saldırısı, Esad'ın mutluluğu ve Erdoğan'ın riskleri
9.4.2018
Ünlü bir sanatçının ölümü
1.4.2018
‘Komünistler Moskova'ya!' sloganından bu yana değişenler ve değişmeyenler
25.3.2018
Hedef 20 milyon tirajlı Hürriyet olmalı!
19.3.2018
İstiklal Marşı'nın bestesi için önerim, Orhan Gencebay'ın Batsın Bu Dünya şarkısıdır
11.3.2018
İnternetten boşuna gelen mesajlar ve bir türlü gelmeyen mektuplar
4.3.2018
Putin ABD'yi tehdit etti, 120 dakikada 60 alkış aldı, seçimleri kazandı
25.2.2018
Asansördü, yorgandı, damacanaydı derken: Allah erkeklere yardımcı olsun
18.2.2018
Ya soyağacınızın dallarına sevmediğiniz uluslar tünemişse?
11.2.2018
Biz seninle böyle anlaşmamıştık, Nabi Bey!..
4.2.2018
Memleket isterim...
28.1.2018
Erkekler için aşk, oyun ve iktidar
21.1.2018
Rusya, Türkiye'nin askerî harekâtından gerçekten rahatsız
14.1.2018
Diktatörün 'sağ kolu' olmak
7.1.2018
Rusya medyasında Türkiye’ye yönelik önemli iddialar
24.12.2017
Kemal Bey 2019’da yüzde 60’la Yunanlıları yenecek
17.12.2017
Gülümse, hadi gülümse, bulutlar gitsin
10.12.2017
ABD: Bırakın kavga etmeyi, siz kardeşsiniz!..
4.12.2017
Ne de olsa aynı gemide miyiz? Sizinle mi? Daha neler!..
26.11.2017
Erdoğan ile Putin’in ‘dostluğu’ bozulursa ne olur?
19.11.2017
Depremlerde Kürtlerden başka kimlerin gebermesini isterdiniz?
12.11.2017
Atatürkçülük meselesi ve yalan makinesi
22.10.2017
Şarkı dinlemek tehlikelidir bazen
8.10.2017
Tek bir cümle için…
1.10.2017
Erdoğan-Putin zirvesi: ‘Eski dostum Esad’ ile barışmaya doğru
24.9.2017
Sıkıysa vazgeçin iktidardan, siyasi güçten, paradan puldan da görelim!
11.9.2017
Enseste karşı adalet mitingine var mısınız, Kemal Bey?
3.9.2017
Macron’un kabalığı, Erdoğan’ın kibarlığı, Fransız ve Türk raconları..
27.8.2017
Kefenleri giymeye hazır mıyız?
20.8.2017
Kaçınız katilsiniz? Kaçınız sapık? Kaçınız hırsızsınız? Kaçınız âşık?
6.8.2017
‘Made in USA’ hazır devlet başkanı, ihtiyacı olan buyursun!
10.7.2017
Adalet Yürüyüşü iktidarın 2019 hesaplarını bozdu
26.6.2017
Dindar mı, yoksa sapık mı?
11.6.2017
Eyvah, TKP bölünmüş; ne yapacağız biz şimdi?..
4.6.2017
Kusura bakma Nâzım, sana gelemedim, ama mazeretim vardı!
28.5.2017
Ermenistan izlenimleri: Ağrı Dağı kimin? Ya Sarı Gelin?
21.5.2017
Türkiye-Rusya: Barıştık, ilişkiler düzeldi, demekle her şey hallolur mu?
7.5.2017
Susun artık, Sayın Baykal, bırakın lütfen, gidin!
11.4.2017
Ya Putin de referandumda hayır oyu kullanırsa?
9.4.2017
ABD’nin Suriye saldırısının Ankara’da bu kadar coşku uyandırması ürkütücü
26.3.2017
Referandum hesapları uğruna Rusya da feda edilebilir mi?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive