Hakan Albayrak

Karar gazetesi



Bookmark and Share

“Irak'ın toprak bütünlüğü”


23.9.2017 - Bu Yazı 654 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bundan üç sene evvel (18 Haziran 2014) Star gazetesinde şunları yazmışım:

“Irak diktatörü Nuri Maliki herhalde şöyle düşünüyordur: Orta Irak’ta iki senedir devam eden Sünni Arap ayaklanmasını bastırmaya polis ve askerimizin gücü yetmedi. Şimdi IŞİD öcüsü sayesinde bizim yanımızda seferber olan uluslararası güçlerin yardımıyla bu işi nihayet halledebileceğiz. Mezhep savaşı atmosferini besleyen Sistani gibi adamların harekete geçirdiği milis güçler de devrede. Sünni şehirleri bir güzel bombalanacak, yağmalanacak ve isyancıların beli kırılacak. Bu arada Kürtler de çatışmalarda bir güzel kan kaybedecek. Günün sonunda Irak’ın her karışı kayıtsız şartsız bizim kontrolümüz altına girmiş olacak...

“Maliki bir türlü akıllanmıyor. Olanlardan bir türlü ders almıyor.

“Sünni Araplar kendilerini sadece silahla ifade ediyorlardı; fakat Türkiye’nin yoğun baskıları üzerine siyasi sürece dahil olmayı kabul edip seçimlere katıldılar, hükümetlerde yer aldılar, yeni Irak’ın barış yoluyla inşasına katkıda bulunmaya çalıştılar. El Kaide unsurları haricinde hükümetle veya Şiilerle savaşan Sünni Arap kalmamıştı. Ne yazık ki Maliki ve destekçileri bunun kıymetini bilmediler. Barışı sağlayan Türkiye’ye düşmanlık ettiler, silahlarını toprağa gömen Sünni Arapların ensesinde boza pişirdiler, önde gelen Sünni Arap siyasetçilerinin kapılarına tanklarla dayanıp onları tutukladılar veya hicrete zorladılar. Barışçı çözüm perspektifi böylece ortadan kalktı ve Sünni Arap kabileleri -Arap devrimlerinin de etkisiyle- isyan bayrağını çektiler.

“Şöyle bir algı oluştu Orta Irak ahalisinde: Bizim nüfusumuz yüzde 15 ilâ yüzde 20. Şiiler ise yüzde 60’ın üzerinde. Blok halde aynı partiye oy versek bile durumumuzu demokratik yollarla değiştirmemiz mümkün değil. Şiilerin merhametine ve iyi niyetine muhtacız, fakat Maliki gibi önde gelen Şii siyasetçileri ve Sistani gibi önde gelen Şii âlimleri maalesef Sünnilere karşı merhamet ve iyi niyetten yoksun. Bizim için tek yol, hukukumuzun Kürtler gibi anayasal düzenlemelerle garanti altına alınmasını sağlamak ve bu çerçevede özerk bir statü kazanmaktır. Irak bir federasyon olmalı ve biz de bu federasyonda Kürdistan gibi özerk bir yönetime sahip olmalıyız.

“Bu proje Maliki’nin -ve elbette İran’ın- uykularını kaçırıyor, ama takip ettiği yol bu projeyi mumla arayacağı bir yere çıkacak gibi. Musul’un “topluca cezalandırılması” gibi uygulamalar ve artarak devam eden bombardımanlar, Sünni Arapları Irak içinde çözüm aramaktan vazgeçirip bağımsızlık yoluna itecektir. Böyle bir süreçte Kürtlerin bağrındaki aslan da ortaya çıkıp kükreyecek ve Kürdistan bölgesi de bağımsızlık bayrağını çekecektir.

“Orta Irak ve Kürdistan’ın bağımsızlık hedefleri kısa vadede kâmilen gerçekleşmese de, Maliki ve destekçilerinin o kaos ortamında Irak’ın hayrını görmeleri mümkün olmayacaktır. Zamanla onlar da bölünmenin en iyi ve hatta tek çare olduğu sonucuna varabilirler.

“Irak’ın bütünlüğü kan ve gözyaşından başka bir şey getirmiyorsa ve getirmeyecekse (ki getirmiyor ve getireceğe de benzemiyor) Irak bölünsün zaten. Bir İttihad-ı İslam’cı olarak bunu nasıl mı savunabiliyorum? Şöyle: Basra bölgesi İran’la bütünleşecek, Orta Irak ve Kürdistan da Türkiye ile safları sıklaştıracaktır. Ve aynı bayrak altında barış içinde yan yana yaşayamayan Sünni ve Şii Araplar ayrı bayraklar altında müşterek menfaatleri gereği ister istemez -coğrafyanın dayattığı- ittifaklar kuracaklardır. Yani bölünme paradoksal bir şekilde İttihad-ı İslam’a hizmet edecektir, Allahu âlem.”

***

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Güvenlik Ajansı (İstihbarat) Müsteşarı Mesrur Barzani, 15 Haziran 2016’da Reuters’e verdiği demeçte, Irak hakları arasındaki güvensizliğin bir çatı altında beraber yaşamayı imkânsız hale getirdiğini belirtip, “Federasyonun işlemedi, öyleyse ya konfederasyon (bağımsız devletler topluluğu) olmalı veya mutlak bölünme. Üç konfedere devletimiz olursa üç eşit başkentimiz olur, yani bir başkent diğer başkentlerin üzerinde olmaz” dedi.

Niye iki değil de üç? Çünkü Mesrur Barzani, Şiilerce “marjinalize” edilen Arap Sünnilere de çoğunluğu teşkil ettikleri bölgelerde konfedere devlet (veya duruma göre ayrı devlet) kurma seçeneğinin sunulması gerektiği görüşünde.

“Bizim önerdiğimiz şey bir çözüm” diyen Mesrur Barzani’ye göre Irak halkları bu sayede “bir çatı altında yaşamayacak ama iyi komşu olabilecek. Parlak ve güvenli bir istikbale kavuşmanın rahatlığını hissettikleri andan itibaren aralarında işbirliği yapmaya başlayabilirler.”

***

Irak devleti, Neyneva bölgesindeki bir grup Arap aşiretinin sözcülüğünü yapan Muzahim Huveyt’in tabiriyle “taifeci ve ırkçı” siyasetler izlemeseydi, adil olsaydı, adaleti hemen sağlayamasa bile ilerisi için bu konuda ümit verseydi, “Şii IŞİD”i diye anılan hunhar Haşd-i Şaabi milislerini dağıtması gerekirken onlara resmi statü kazandırarak son ümitleri de kırmasaydı, ‘Maliki giitti İbadi geldi ama durum değişmedi. Başkası gelse de değişeceği yok’ dedirtmeseydi, “Irak'ın toprak bütünlüğü”ne yapılan vutguları öpüp başımın üstüne koyardım.

“Irak'ın toprak bütünlüğü” Irak halklarının selametine değil İran devletinin yayılmacı emellerine ve bölgesel fitne siyasetine, “taifeci ve ırkçı” bir cuntanın ‘öteki’ni kıyasıya ezmesine, Müslümanların birbirine düşmesine yaradığını, Irak’ın bölünmesi halinde ise şimdi çatışma halinde olan unsurların müşterek menfaatler üzerinde uzlaşabileceğini düşündüğüm için o vurgular bana hitap etmiyor, kimse kusura bakmasın.

Belki de “Irak'ın toprak bütünlüğü” içinde hayırlı bir çözüm bulmak hâlâ mümkündür. Öyleyse şayet, bunun yolu Bağdat’ta hürriyet ve adalete dayalı yeni bir rejim kurmaktan geçer. Demek ki Ankara IKBY’yi tehdit etmek yerine -veya ondan evvel- Bağdat’ın yola gelmesini sağlamaya çalışmalı. Bunun gerçekleşmemesi halinde Iraklı Kürtlerin yanı sıra Iraklı Sünni Arapların da ayrılık bayrağını çekebileceğini göz önünde tutmalı, ona da hazırlıklı olmalı.

.

Facebook Yorumları

Kod8
23.9.2018
Nasrallah-Tufeyli farkı
21.9.2018
Mahalli seçimler ve Hazret-i Ömer
20.9.2018
Soçi mutabakatı
15.9.2018
Mekke’ye Giden Yol'un Devamı
14.9.2018
Faiz
13.9.2018
Suriyeli muhacirler ve ‘nüfus istiklâlimiz’
10.9.2018
Suriyeli muhacirler, Kafkasyalı muhacirler
8.9.2018
‘Eğitim çalışmalarını Atatürkçülüğe göre planlamak’
7.9.2018
İdlib halkı için
6.9.2018
Lira, ruble, yerli telefon
3.9.2018
İran’ın büyük başarısı!
1.9.2018
İnsanların boyunlarına binen ifrit
31.8.2018
Dubai’de bir CIA/FETÖ operasyonu
30.8.2018
‘Bu bizim adetimiz değil’
27.8.2018
Beşiktaş-Partizan maçındaki o ‘tezahürat’a dair
23.8.2018
Van’ın Kalecik’ine selam olsun
20.8.2018
Paylaştığın senindir
18.8.2018
Apple Mabedi’ni gezen insanların tuhaf hallerine dair
17.8.2018
Bârekallah
16.8.2018
Dolar düşerken
13.8.2018
Çileyse çile...
11.8.2018
Böyle bir ortamda nasıl doğsun hakikat güneşi?
10.8.2018
Sevr Belgesi
9.8.2018
İslam’ın selamı ve imanın emanı
6.8.2018
Moro
4.8.2018
‘Hıristiyan Siyonistler’in hezeyanları
3.8.2018
Brunson, Soylu, Gül, F-35
2.8.2018
Ebubekir Efendi deyince…
30.7.2018
Entegrasyon tartışması
28.7.2018
‘Dünya 5’ten büyüktür’ ve BRICS
27.7.2018
Bağdatlı Abdurrahman Efendi’nin Brezilya Seyahatnamesi
21.7.2018
Siyonist safsata
20.7.2018
Cemaatler, tarikatlar…
19.7.2018
Filistin dostu İsveçliler
17.7.2018
Er de olsan sorumlusun
15.7.2018
Tsey hey ha!..
13.7.2018
Helâl olsun
12.7.2018
Kafkas İslam Ordusu’nun izinde
9.7.2018
Bir futbol taraftarlığı hikâyesi
7.7.2018
Erdoğan’ın taahhütleri
6.7.2018
Keşke idam yetseydi
5.7.2018
Viyana’da antisemitizm
2.7.2018
Çeşitlilik iyidir
29.6.2018
İktidar ve muhalefet
28.6.2018
Ebru Özkan’a özgürlük!
25.6.2018
Erdoğan’ın zaferi
22.6.2018
Tatar Böreği
21.6.2018
Yine de arkadaş olabilir miyiz?
18.6.2018
Tasvir-i efkâr
16.6.2018
Hep kahır, hep kahır...
15.6.2018
Kahire’de bir ikindi namazı
11.6.2018
Dar Al Janub
10.6.2018
Paylaşmanın tam vakti
8.6.2018
IKBY ile yeniden…
7.6.2018
20 avro sivuple
4.6.2018
Harira ve şürekâsı
2.6.2018
Emir Şekib Arslan
1.6.2018
Birbirinden beter iki ihtimal
31.5.2018
Abdulahad Mahdum’un şehadeti
28.5.2018
Evet, burası aşevi
26.5.2018
Mustafa Çalık
25.5.2018
Naat
24.5.2018
Davutoğlu, Babacan, Atalay…
21.5.2018
Beyhude geçen altı ay
14.5.2018
İsrail’in kuruluş yalanları
12.5.2018
Gannuşi niye Batı basınının manşetine çıkamıyor?
11.5.2018
Saçma sapan bir iş
10.5.2018
‘Ölümden mi korkacağım lan!’
5.5.2018
Muhalefete çağrı: F.Gülen’i ‘ofsayta’ düşürün!
3.5.2018
Rümeysa, Zeynep, Esma ve Asude
28.4.2018
Seçimler ve Saadet Partisi
27.4.2018
Karamollaoğlu’nun güler yüzü
26.4.2018
Erdoğan’ın ‘daha fazla demokrasi’ vaadine dair
21.4.2018
İYİ Parti’nin durumu
20.4.2018
Paldır küldür seçim
19.4.2018
Emperyalistlerin saldırıları ve Bülent Yıldırım’ın beyanatı
16.4.2018
‘Ne oldu da…’
14.4.2018
Issız Nakşi tekkesinin Hıristiyan bekçisi
13.4.2018
Toplanma merkezi
12.4.2018
SMDK nerede?
9.4.2018
Verimli bir Türk-Yunan barışı için
7.4.2018
Filmler, kitaplar ve Hatay meselesi
6.4.2018
Karatay
5.4.2018
Yavuz Turgul’a gecikmiş bir teşekkür
1.4.2018
Fetih
30.3.2018
Şehid Abdulkadir Salih’in mirası
29.3.2018
Peki “Kıbrıs Fatihi Karaoğlan”ı nereye koyacağız?
26.3.2018
İdlib’e dikkat
19.3.2018
Afrin’in fethi
18.3.2018
Züccaciye dükkânına giren fil: Horst Seehofer
16.3.2018
Almanya meselenin adını koymuyor
15.3.2018
Suriye Devrimi’nin başlangıç yıldönümü münasebetiyle
12.3.2018
Nureddin Yıldız, Erdoğan, Başsavcılık
9.3.2018
MBC’deki Türk dizileri niçin yayından kaldırıldı?
8.3.2018
Düşünce Mektebi’nde önemli bir söyleşi
5.3.2018
Mauritius’ta beyaz ırkı nasıl rezil ettim?
4.3.2018
Sabır
2.3.2018
Tunus İdare Mahkemesi’nin gösterdiği yol
1.3.2018
‘Uzlaşma devri geçti şimdi adalet zamanı’
26.2.2018
‘Bu Suriyeli gençler niye savaşmıyor?’
25.2.2018
Suç İmam Hüseyin’in mi?
23.2.2018
Vicdan Konvoyu
22.2.2018
Ağırlaştırılmış müebbet hapis
17.2.2018
Aklıma takılan bazı şeyler
16.2.2018
Dile kolay, 20 yıl!
15.2.2018
Başbuğ aslında ne dedi?
12.2.2018
Arka Kapı
10.2.2018
Aliya İzzetbegoviç’i hatırlamak
9.2.2018
Gana muhabbeti
8.2.2018
Merkel, Schulz, Leopard 2
5.2.2018
Alparslan Kuytul
3.2.2018
Kahire Yunus Emre Enstitüsü’nde izdiham
2.2.2018
ÖSO bu harekâtta yer almasaydı...
1.2.2018
Daha serinkanlı bir demokrasiye ihtiyacımız var
29.1.2018
IKBY ile yeniden yakınlaşmanın gereğine dair
27.1.2018
ÖSO’yu karalama kampanyası
26.1.2018
Çanlar Amerika İçin Çalıyor
25.1.2018
Zeytin Dalı Harekâtı’ndaki en önemli husus
21.1.2018
Kût’ül-Amâre
19.1.2018
Barzani de mi Kürt düşmanı faşist?
18.1.2018
Afrin
12.1.2018
Ürpertici bir söz
11.1.2018
Trenden düşmek
8.1.2018
Abdullah Gül ve risk
6.1.2018
Vebal
5.1.2018
BM Genel Merkezi Doha’ya taşınsın
4.1.2018
Ve Hamaney konuştu…
1.1.2018
İran’da ne oluyor, niye oluyor?
30.12.2017
Ne oldu ki?
28.12.2017
Afrika’ya giden yol
25.12.2017
Hizb-ut Tahrir’e zulüm
24.12.2017
Kudüs meselesinde durmak yok, yola devam!
22.12.2017
Arap düşmanlarına gün doğdu
21.12.2017
Vahşi bir iftira
18.12.2017
El Bab’da selam dolu bir gün
16.12.2017
Erdoğan ve Doğu Kudüs
15.12.2017
‘377 A’
14.12.2017
Başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin Devleti
10.12.2017
Kudüs için Yenikapı’da buluşalım
8.12.2017
ABD budur
7.12.2017
Kudüs meselesi
4.12.2017
kEkmek gramajı ve ötesi
2.12.2017
Türkiye’nin kaybından menfaat umanlar
1.12.2017
Sabah namazı Devrimi
30.11.2017
Adem Özköse Medresesi
25.11.2017
Marmara Üniversitesi ve ‘Serok Ahmet’
23.11.2017
Al benden de o kadar
18.11.2017
Merak etmeyin, Misak-ı Milli’ye Norveç dahil değil
17.11.2017
Okkupert
13.11.2017
Ey siviller, sivil kalın!
11.11.2017
AK Parti’nin yeni misyonu
9.11.2017
O arabayı Erbakan yapmadı
5.11.2017
Yeniden bismillah…
3.11.2017
Theresa May’i gururlandıran tablo
2.11.2017
Mustafa Armağan’ın mahkûmiyetine dair
31.10.2017
İhsan Şenocak’ın açığa alınmasına dair
27.10.2017
Casusluk tezviratının sonu
21.10.2017
AK Parti’nin sessizliği
20.10.2017
Evet, Barzani’yi tercih ediyorum
19.10.2017
Şimdi Kerkük’ün Türklüğü ihya mı oldu?
16.10.2017
‘Mor Beyin’ ve Gültekin Sincar
15.10.2017
Ama o kadın için hayat hiç değişmedi
13.10.2017
Sırbistan’la münasebetler
12.10.2017
Bu mudur yani?
9.10.2017
Sinan Oğan ve Aki Kaurismaki
7.10.2017
Sabah koşusu
6.10.2017
Cumhurbaşkanına suikast davası
30.9.2017
Nihayet bunu söyleyen bir siyasetçi çıktı
29.9.2017
Dil ve üsluba dikkat
26.9.2017
Referandumdan sonra..
23.9.2017
“Irak'ın toprak bütünlüğü”
22.9.2017
Alerjik tepkiler
21.9.2017
Barzani düşmanlığı
18.9.2017
Barzani Türkiye’yi gerçekten savaşla tehdit etti mi?
16.9.2017
Referandum ve Kerkük meselesi
15.9.2017
‘Ne yapacağız bu gençleri?’
14.9.2017
Cıvıl cıvıl bir hareket
12.9.2017
AK Parti çevrelerinde yükselen tepki
9.9.2017
Myanmar, özgür gazeteciliğin önünü açsın
8.9.2017
Katalonya
7.9.2017
İnfak cumhuriyeti
1.9.2017
ARAKAN 3072
31.8.2017
E yuh artık!
26.8.2017
Altınsu Raporu
25.8.2017
Irak Kürtlerinin bağımsızlık referandumu
24.8.2017
Yücel Çakmaklı’nın eniştesine verdiği söz
21.8.2017
Uğur Dursun Dosyası
19.8.2017
Büyükada’daki 'gizli toplantı' meselesi
18.8.2017
Selamun aleyküm hür adam
14.8.2017
Eren’in gül yüzü
11.8.2017
Tek tip elbise meselesi
10.8.2017
Altınsu köyünde ne oldu?
7.8.2017
Vurun Ayhan Oğan’a!... Ama niye ki?
5.8.2017
Altıncı Raşid Halife
3.8.2017
Durmak yok, harcamaya devam!
31.7.2017
Suriyelilere dayak videosu
29.7.2017
Mehmet Görmez Hoca giderken…
28.7.2017
Bir İstanbul Yahudisinin İsrail macerası
22.7.2017
Kızgınlık Cuması
21.7.2017
‘Bakan olduğumu televizyondan öğrendim’
15.7.2017
15 Temmuz afişleri
14.7.2017
Suriyeli bir Osmanlı tarihçisinin makalesi
13.7.2017
Akıl akıldan üstündür
10.7.2017
Srebrenitsa
8.7.2017
Emani ve Halef Er-Rahmun
7.7.2017
Irak Kürdistanı’ndan Türkiye’ye para transferi
6.7.2017
Muhacirlere düşmanlığın dayanılmaz hafifliği
1.7.2017
Kaçak Yolcu
30.6.2017
Necip Fazıl’a yerlilik ve millilik mi batmıştı?
29.6.2017
Afrika’da yükselen bir yıldız: Türkiye
23.6.2017
Bir hakkın teslimi
22.6.2017
Sen şimdi tam olarak ne diyorsun abicim?
19.6.2017
Mahkemeye baskı meselesi
16.6.2017
Karadavi ile omuz omuza
15.6.2017
Hayko Bağdat’ın Alman patrona isyanı
12.6.2017
Duruşum bundan ibarettir
10.6.2017
Karadavi niye hedefte?
9.6.2017
5 Haziran
8.6.2017
Katar: Bir şeref ve haysiyet virüsü
5.6.2017
Talat Aydemir’e hakaret
2.6.2017
Merkel
1.6.2017
Biz dünyanın vicdanıydık Yâ Hû!
29.5.2017
Gazze’de Onbaşı Hasan Camii
25.5.2017
Ölüm
13.5.2017
Cumhuriyet Şurası
12.5.2017
Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti
11.5.2017
Haklı tepkiler ve ötesi
8.5.2017
Yerlilik ve ümmetçilik
7.5.2017
Gül’ün açıklaması
5.5.2017
Siyonizm aleyhtarlığı ve antisemitizm
4.5.2017
Hamas’ın ‘1967’ açılımı
1.5.2017
Somali’ye dönüş
29.4.2017
Kürt meselesinde rehavete kapılmamak lazım
28.4.2017
Diyarbakır’dan sesler
27.4.2017
Perinçek’e dikkat!
22.4.2017
Gül ve Davutoğlu
21.4.2017
Pelikancıların İslamcılarla savaşı
20.4.2017
Safları gönülden sıklaştırma zamanı
17.4.2017
Devrim
15.4.2017
Rabbi yessir…
14.4.2017
Kılıçdaroğlu’nun Suriyeli muhacirlere düşmanlığı
13.4.2017
Fitne
10.4.2017
Füze çeliği
8.4.2017
Bildiğin CHP işte…
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8