Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Hakan TAHMAZ

http://imp-news.com



Bookmark and Share

Seçimler ve barışın araçsallaştırılması


26.5.2018 - Bu Yazı 434 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Seçim tartışması, milletvekilleri listelerinde yer alan ve alamayan isimler üzerinde sürecek. Ben bu hafta seçimler bağlamında daha köklü bir sorunu ele alacağım. Evrensel hakların en başında gelen barış hakkını. Türkiye’de barış hakkı Kürt sorunu bağlamında  büyük ölçüde anlam kırılmasına uğradı. Barış fikri suç kapsamına alındı. Toplumsal algı operasyonunda kullanılan enstrüman oldu. Barış talep etmek iyi şeyler çağrıştırmıyor. Kürt siyasal hareketinin taleplerini, politikasını dile getirmek olarak anlaşılıyor.

Doksanlı yıllarda siyasetçiler barış talebini insanların zihninde Türkiye’nin bölünmesi olarak kodladılar.  Bu süreçte barış mücadelesini yürütenlerin ve barış talebinde ısrar edenlerin yanlışları da siyasetçilerin işlerini kolaylaştırdı. Toplumdaki bu yanlış algıyı değiştirmek, barışın gerçek ve evrensel kıymetini iade edebilmek yoğun ve özenli bir çaba gerektiriyor.

Sorun,  Kürt hareketiyle ve  Kürtlerin inkârıyla ve haklarıyla sınırlı bir sorun değil; Türkiye’nin tam ve gerçek anlamda demokratikleşememesi  sorunu. Farklı halkların haklarını tam ve eksiksiz kullanmaları  sorunudur. Ne yazık ki, otuz küsür yıldır barış böyle anlaşılmadı. Yanlış siyasi öncelikler veya dar grupsal veya kurumsal çıkarlar temelinde yaklaşıldıBu yaklaşım, barış istemini etkili bir güce dönüşmesini engelliyor. Toplumda barış fikrinin zayıf, barış hareketinin etkisiz olması ve yanlış temellerde yükselmesi siyasetçilerin savaş, çatışma konusunda iştahlarını da kabartıyor.

Sorunun bir başka boyutu ise doksanlı yılların ortasından itibaren gelişen Kürt sorununa çözüm arayışlarının çeşitli aşamalarının özellikle de çözüm sürecinin değerlendirmesinde öne çıkan barış arayışlarının siyasiler tarafından araçsallaştırılması sorunu.

Bu, toplumdaki barış duyarlığını, istemini istismar eden yaklaşımdır. Son yıllarda bunu çok yoğun bir biçimde yaşamaktayız. Özelikle seçim dönemlerinde siyasetin bütün renkleri barış kelimesinin cazibesiyle oy avcılığı yapıyorlar. Anaların evlat acısını, gözyaşlarını sömürüyorlar. Kürt sorununun çözümüne veya barışa dair tutarlı, gerçekleşebilir  ve Türkiye’nin demokratikleşmesini, silahların kalıcı olarak susmasını sağlayacak önerilerde bulunmak yerine, toplumda  hayali barış beklentisi yaratan söylem ve yaklaşımlarla Kürt seçmenin ve barış isteyenlerin oylarına talip olunuyor.

Bunu en ustaca beceren partilerin başında hiç kuşkusuz iktidar partisi geliyor. Son on yıldır, her seçim öncesi çeşitli yöntemler kullanarak Kürt siyasetiyle iletişime geçiyor, seçim sonrası bir şeyler olacak algısı veya beklentisi yaratıyor. Ama hiçbir zaman dört başı mamur çözüm, barış planı, programı sunmuyor. Sonrasında ise  “avladığı”  Kürt seçmenin oyunu  “bakın biz de Kürtleri temsil ediyoruz. Hatta biz birinci partisiyiz” biçiminde pazarlanıyor.

24 Haziran seçimleri gündeme geldikten itibaren benzer şeyler oluyor. Siyasi partiler barış ipine sarıldılar. Seçmene yalancı meme vermeye çalışıyorlar. Neredeyse hepsi Kürtlerle kardeş olmaktan barış getirmekten söz ediyorlar. Kürtlerle, Kürt siyasal hareketinin ayrıştırılması masalı tekrarlanıyor. Kürt sorunu, barış konusu babından söylenenlerin hepsini, her çıkışı aynı kefeye koymak da yanlış olur. Ancak öylesine bariz tekrarlar ve toplumsal mühendislik yapılıyor ki, her şey her an bir birine karışabiliyor.

Benzer biçimde iki ay önce Democratik Progress İnstitute (DPI) Oslo’da düzenlediği toplantıya iktidar partisinden dört yetkilinin katılması “AKP ne yapmaya çalışıyor?” sorusuna yol açtı. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı İlnur Çevik’in, “Seçimlerden sonra yeniden çözüm süreci olabilir” açıklaması ise tuzu biberi oldu. Cumhurbaşkanı sözcüsü İbrahim Kalın’ın Cumhurbaşkanının danışmanını kesin bir dille “Cumhurbaşkanının böyle bir gündemi yok” açıklaması kafaları iyice karıştırdı. Barışın araçsallaştırılması ve algı yönetimi tam da böyle bir şey zaten.

Bunları muhalefet medyasının veya partilerinin köpürtmeleri tersten aynı amaca hizmet etmektir. Kürtlerin mağduriyetini ve savaşın yarattığı problemleri  kullanıyorlar.

Dün bunu hükümete yakın medyanın  yaptığın bugün muhalif medya  yapıyor. İktidar partisi “her an Kürtlerle anlaşacak” algısı yayarak barış karşıtlığını  hiç elden bırakmıyorlar.

Hakan Tahmaz

(www.hakantahmaz.com)

.

Facebook Yorumları

Kod8
3.11.2018
Cumhur İttifakı: Mecburi koalisyona devam
20.10.2018
Gizli tanık yargısı
25.9.2018
Yeni sisteme muhalefet
12.9.2018
Üçlü Tahran zirvesi
2.9.2018
Galatasaray Meydanı ve siyasal İslamcılar
23.8.2018
ABD’den sonra Suriye krizi de alevlenebilir
10.8.2018
Suriye ve Kürtler
4.8.2018
eni rejim, meşruiyet, hak ve özgürlükler
28.7.2018
Yeni rejim, meşruiyet, hak ve özgürlükler
24.7.2018
Seçim sonrası Türkiye
28.6.2018
Seçimler, Türk milliyetçiliği ve otoriterizm
24.6.2018
Kötü insanlar ittifakının panzehiri HDP/Demirtaş
9.6.2018
Darbe ve muhalefet cephesi
1.6.2018
CHP’nin cesur çıkışının gerekleri
26.5.2018
Seçimler ve barışın araçsallaştırılması
19.5.2018
Normalleşme, HDP ve Demirtaş
12.5.2018
Sevgili Celalettin, bu kez T A M A M
1.5.2018
24 Haziran seçimleri: Pirus zaferi
20.4.2018
Zor seçim ve zorlaşan günler
14.4.2018
Muhbir, itirafçı ve “elin kiri”
7.4.2018
Afrin yeni bir fay hattı
28.3.2018
Afrin ve sonrası hâlimiz
14.1.2018
CHP, HDP ve muhafazakâr otoriter cumhuriyete doğru
4.1.2018
2019’da korkulanın olmaması için
15.12.2017
Filistin çıkmazı haydut devlet
2.12.2017
ABD’deki dava sizin meseleniz
30.10.2017
smanlıyı ve bugünü, Girit tarihinden bakarak anlamak
23.10.2017
Osman Kavala
26.6.2017
Referandum gerçekçiliği
19.6.2017
Krizi fırsata dönüştürmek
11.6.2017
Ortadoğu’da yalnızlaşan Türkiye
29.5.2017
Yeni siyaset ve sivil toplum
13.5.2017
Çözümün, barışın zeminini güçlendirmek
4.5.2017
Savaşta yeni cephe
25.4.2017
Kürdler mi şaşırttı, şaşkınlık mı?
19.4.2017
Referandumun gösterdiği
15.4.2017
'Referandum, ölüme yatmak'
8.4.2017
Kerkük: keskin bıçak
3.4.2017
Sonucu algı operasyonu belirleyecek
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8