Hakan TAHMAZ

http://imp-news.com



Bookmark and Share

Darbe ve muhalefet cephesi


9.6.2018 - Bu Yazı 556 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Türkiye’de başkanlık sistemi tartışması uzun süredir devam ediyordu. 15 Temmuz darbe girişimi sonrası yaşananların ve bölgesel gelişmelerin ortaya çıkardığı “devletin bekası” sorunu, tartışmayı daha da alevlendirdi. İktidar bloğu, 15 Temmuz darbe girişimini adeta Cumhurbaşkanı Başkanlık Sistemi’ne geçiş için bir fırsata dönüştürdü.

15 yıllık iktidarı süresince darbecileri darbe yapacak konuma ve güce ulaştıran iktidar partisi, darbe girişimini ve ortaya çıkardığı bir dizi sorunu sistem değişikliğinin gerekçesi yaptı. İktidarın, bu tutumu ve yanlış politikaları, Türkiye’nin darbe girişimiyle, bunun ortaya çıkardığı siyasal, sosyal, ekonomik ve toplumsal sorunlarla on yıllarca boğuşmak zorunda kaldığı gerçeğini değiştirmiyor.

Bu durum karşısında iktidara talip olan muhalefet partileri ve cumhurbaşkanı adayları, ortaya çıkan bu sorunları nasıl çözmeyi planlıyorlar ve iktidarın darbe girişimiyle yanlış, eksik bir biçimde yürüttüğü mücadeleye ilişkin ne öneriyorlar?

Seçim bildirgelerindeki bu konudaki tutum ve yaklaşımları hiç de iç açıcı değil. OHAL uygulamalarının yargı denetimine açılmasından ve 15 Temmuz darbe girişiminin siyasi ayağının açığa çıkarılmasında söz ediyorlar. Ancak sorunun önemine denk bir yaklaşımdan söz konusu değil. Büyük ölçüde belirsizlik var.

Darbe girişiminin ve sonuçlarının toplumda yarattığı sorulardan uzak durmak, teğet geçmek muhalefet açısından tutarsızlığa işaret ediyor. Bizzat kendilerinin iddiaları ve eleştirileri bakımından bu böyle.

Örneğin Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu, AK Parti hükümetinin 15 Temmuz kalkışması ile yeterince mücadele edemediğini iddia ediyor. Ama Karamollaoğlu’nun bunun için önerdiği veya vadettiği hiçbir şey yok.

İki yıldır aynı eleştirileri yapan, hatta daha ileri giderek iktidar partisini bazı darbecileri korumakla suçlayan ve devlet kurumlarının çökertildiğini iddia eden CHP ne öneriyor? Koskocaman bir hiç. TBMM Darbe Komisyonu Raporu’ndaki şerhini dahi unutmuş gözüküyor. Seçim bildirisinde darbe girişimine ve Fethullah Gülen hareketine ilişkin ciddi bir değerlendirmenin olmaması hayra alamet değil.

Kürt siyasi hareketine karşı yapılan siyasi kırım operasyonlarının alt yapısının oluşturulmasında, yönlendirilmesinde Fethullah Gülen hareketinin mensuplarının çok önemli rol oynadıklarına dair iddiayı senelerdir gündeme taşıyanlar bizzat bu hareketin mensupları. Darbe, Ergenekon soruşturmalarında bunların kimlerin eliyle yapıldığı açık. Ancak bunları muhalefet partilerinin gündeme getirmemesi tesadüf olamaz.

Daha iki hafta önce KCK Diyarbakır davasında 86 Kürt siyasetçisinin cezaları onandı. Dava dosyasının hukuksuz toplanmış, uydurma delillerle Fethullah Gülen hareketi elemanları polis, savcı ve hakimlerin üretimi olduğunu dünya âlem biliyor. Bunları es geçenlerin tutarlı bir biçimde adaletten, hukuktan ve bağımsız yargıdan söz etmeleri mümkün olamaz. Tutarlı olabilir. Tutuklu HDP milletvekillerin tamamının soruşturmasının bizzat bu yapı eliyle yürütülmüş olmasının üstünün örtülmesi veya görülmesi muhalefetin inandırıcı olmasını engelliyor. Darbeyi tezgahlayanların çözüm sürecini akamete uğratmak için yoğun çaba göstermelerini gizleyenler demokrat olabilir mi?

Muhalefet gerçek darbecilerin adil yargılanmalarından ve cezalandırılmalarından yana mı, Suçluyla, hukuksuz tutuklananların, suçsuzların ayrıştırılmasından yana mı? Darbecilerin yargılanmalarının da 28 Şubat, Ergenekon ve Balyoz davalarına benzemesini nasıl önleyecek?

Bütün bunlar, sandık kaygısıyla yapılan tercihler mi yoksa temel prensiplerde farklılaşma mı yaşanıyor tam belli değil. Kesin olan ise böylesi bir siyasetle Türkiye’nin normalleşmesinin fazlaca zor olacağıdır.

Hakan Tahmaz

(www.hakantahmaz.com)

.

Facebook Yorumları

Kod8
10.8.2018
Suriye ve Kürtler
4.8.2018
eni rejim, meşruiyet, hak ve özgürlükler
28.7.2018
Yeni rejim, meşruiyet, hak ve özgürlükler
24.7.2018
Seçim sonrası Türkiye
28.6.2018
Seçimler, Türk milliyetçiliği ve otoriterizm
24.6.2018
Kötü insanlar ittifakının panzehiri HDP/Demirtaş
9.6.2018
Darbe ve muhalefet cephesi
1.6.2018
CHP’nin cesur çıkışının gerekleri
26.5.2018
Seçimler ve barışın araçsallaştırılması
19.5.2018
Normalleşme, HDP ve Demirtaş
12.5.2018
Sevgili Celalettin, bu kez T A M A M
1.5.2018
24 Haziran seçimleri: Pirus zaferi
20.4.2018
Zor seçim ve zorlaşan günler
14.4.2018
Muhbir, itirafçı ve “elin kiri”
7.4.2018
Afrin yeni bir fay hattı
28.3.2018
Afrin ve sonrası hâlimiz
14.1.2018
CHP, HDP ve muhafazakâr otoriter cumhuriyete doğru
4.1.2018
2019’da korkulanın olmaması için
15.12.2017
Filistin çıkmazı haydut devlet
2.12.2017
ABD’deki dava sizin meseleniz
30.10.2017
smanlıyı ve bugünü, Girit tarihinden bakarak anlamak
23.10.2017
Osman Kavala
26.6.2017
Referandum gerçekçiliği
19.6.2017
Krizi fırsata dönüştürmek
11.6.2017
Ortadoğu’da yalnızlaşan Türkiye
29.5.2017
Yeni siyaset ve sivil toplum
13.5.2017
Çözümün, barışın zeminini güçlendirmek
4.5.2017
Savaşta yeni cephe
25.4.2017
Kürdler mi şaşırttı, şaşkınlık mı?
19.4.2017
Referandumun gösterdiği
15.4.2017
'Referandum, ölüme yatmak'
8.4.2017
Kerkük: keskin bıçak
3.4.2017
Sonucu algı operasyonu belirleyecek
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8