Hakan TAHMAZ

http://imp-news.com



Bookmark and Share

ABD’den sonra Suriye krizi de alevlenebilir


23.8.2018 - Bu Yazı 675 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Türkiye çok yönlü ve çok boyutlu krizle karşı karşıya. Mesele salt Türk lirasının dolar, euro karşısında değer kaybetmesi değil. Daha öncekilerden çok daha derin bir kriz. Bunun ekonomiden enerjiye, turizmden ticarete, diplomasiden askeriyeye her alanda sonuçları olacak.

Aslında beklenen bir şeydi. Türk yönetimi, Irak işgali sonrası Ortadoğu’da yaşanan gelişmelerin, Türkiye’nin elini güçlendirdiği, hareket alanın genişlettiği ve özerk bölgesel güç olma fırsatı doğduğu vehmine kendini fazla kaptırmakla adım adım sürüklendi.

Türkiye ortaya çıkan fırsatları küresel gelişmelerin realitesine uygun/paralel değerlendirilemedi. Arap isyanları sonrası Türkiye’nin iştahı fazla kabardı. Fazlasıyla yanlış yapmaya başladı.

Suriye savaşının bölgesel, küresel niteliğini ve kapsamını idrak edemedi. Türkiye’nin dış politikasını yeni Osmanlıcılık ideolojik tercihlerine göre belirlemeye başlaması krizin yolunun taşlarını döşemek oldu. Birçok ülkeyle çıkar çatışmasını, anlaşmazlıkları ve gerginliklerin derinleşmesini beraberinde getirdi.

Şimdi stratejik ortağı ABD, Türkiye’ye ekonomik yaptırımla ayar vermeye, diz çöktürmeye çalışıyor. Sonuçlarını kestirmek güç. Türkiye’nin bir yol ayrımında seçim yapmak zorunda kalacağı gibi sadece ABD değil birçok Batı ülkesiyle Türkiye arasındaki mesafe daha da açılabilir, ilişkilerin düzeyi gerileyebilir. 

“Yeni” Türkiye’de “bunlar olmaz” diyebileceğimiz bir şey kalmadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kısa bir süre önce New York Times gazetesinde yayımlanan yazısında Türkiye’nin Atlantik İttifakı’ndan vazgeçebileceğini söylemesini blöf olarak görmek yanlış olur.

Cumhurbaşkanı Türkiye’nin, muhafazakar milliyetçi ideolojik eksendeki toplumsal/siyasal değişimine paralel, kurumsal yapısını yeniden şekillendirirken yeni stratejik ortak/lar bulma arzusunu ve niyetini ilan etti. Stratejik yeni bir yön arayışını ifade ediyor.

Türkiye’nin “alternatif” arayışının ne denli gerçekçi ve gerçekleşebilir olduğu ayrı bir tartışma konusu ama kısa sürede çözülemeyecek hatta daha da derinleşebilecek bir büyük problemle yüz yüzeyiz.

Sürdürülemez dış politikanın sonu

Bunu, ciddiyetle analiz etmeden ve hayali uyduruk senaryolarla muhalefet etmekle sonuç alınamadığı 16 yıllık AKP iktidarı tecrübesiyle ortada. AKP bölgesel güç olma hedefiyle yola koyuldu, sonuçta beka histerisine tutuldu.

İktidar son dört yıldır politikalarının merkezine “milli varlığı koruma” kaygısını yerleştirdi. Dört yıldır “bölücülüğe” (içeride, dışarıda Kürtlerin statü istemine), darbe girişimine karşı milli mücadeleden söz eden iktidar şimdi de ekonomik milli mücadeleden söz ediliyor. Her gün yeni bir “milli savaş” cephesi açılıyor.

İktidar, kendi politikalarını milli bir davaya dönüştürmeyi başarıyor. Böylece üzerinde yükseldiği siyasal İslam zeminini dönüştürmekle kalmadı, aynı biçimde muhafazakar milliyetçi eksende toplumun büyük bir bölümünü de peşine takmayı başardı. Devletin bekası söz konusu olduğunda bütün ana akım muhalefet için bile akan sular duruyor. Muhalif siyasiler, milliyetçilik ulusalcılık ve iktidarın terkisinde yer kapma yarışına tutuşuyorlar.

İktidarın beka sorunu etrafında toplumda yarattığı kaygı muhalifleri çok kolay paralize ediyor. Bu gün de bu çok açık görülüyor. Aynı gemideyiz edebiyatı zirve yaptı. Hollanda krizinde, Almanya krizinde, Erbil referandumu krizinde, Suriye operasyonlarında muhalefet partilerinin iktidar partisiyle yarış etmeleri bundan. Korku, gemide olanların muhafazakâr Türk milliyetçileri olduğunu görmelerini engelliyor.

Muhalefetiyle iktidarıyla bu durumdan çıkılmadığı sürece yeni krizler kapıda. İlk akla gelen ise Türkiye, ABD ilişkilerini zehirleyen Suriye’de önümüzdeki aylarda yaşanacaklar. Unutmayalım Türkiye’nin beka sorununa ebelik eden Suriye savaşı ve Suriye’de yaşananlardır. Daha doğrusu Türkiye’nin Suriye ve Kürt politikasıdır.

Suriye kilidi çözebilir

Türkiye, yanlış Suriye ve Kürt politikaları nedeniyle de büyük sıkışmışlık yaşıyor. Rusya ile birlikte bunu aşma çabaları istediği/beklediği sonucu üretmiş ve Türkiye’yi rahatlatmış değil.

ABD ve Rusya bölge Kürtlerinin davalarına sahip çıkar pozisyondalar, Türkiye ise Kürtleri karşısına almış durumda. Kürtlerin kazanımlarını tehdit olarak algıladı, beka sorununu hortlattı. Bölgedeki tek müttefiki KDP ile köprüleri attı.

Suriye savaşının sonuna doğru yavaş da olsa yaklaşılıyor. Bugüne kadar Türkiye ve Rusya Suriye’de, bazı sorunları öteleyerek çalışabildiler. Savaşın son düzlüğünde Rusya’nın eli, Suriye’de askeri, siyasi ve sosyal olarak fazlasıyla güçlendi. Türkiye ABD ilişkilerinin krizde olması da Rusya’nın elini Türkiye, Rusya ilişkilerinde daha da güçlendirecektir.

Türkiye-Rusya ilişkilerinin Suriye’yi fazlasıyla aşan bir noktada olması, ekonomiden enerjiye, ticaretten turizme, diplomasiden askeri iş birliğine, kamu diplomasisinden istihbarata kadar geniş bir yelpazede ilerliyor olması bugün için yanıltıcı olabilir.

Bu işbirliğinde esas Rusya’nın Akdeniz politikası belirleyici rol oynayacaktır. Rusya, ABD’den/Batı’dan uzaklaşan Türkiye’nin elini güçlendiren bir stratejiden daha çok kendine mecbur bir Türkiye ile Suriye’de iş tutmak ister. Güçlü bir Türkiye istemeyecektir.

Bu bakımdan önümüzdeki dönemde Suriye’de Türkiye’nin desteklediği “silahlı muhaliflerin” konumları, Esad’ın ve Suriyeli Kürtlerin geleceği ve İdlib sorunu gibi konularda Türkiye’nin yaklaşımları hayati önem taşıyor. Bu konularda Türkiye-Rusya ilişkilerinde ciddi sorun yaşanacağına ilişkin beklentiler yabana atılabilecek nitelikte değildir. Bu noktada Rusya ve ABD’nin yaklaşımları da belirleyici olacak gibi de gözüküyor.

Rusya devlet Başkanı Putin, Türkiye ile birlikte süreci yönetebilecek esneklik ve öngörüye sahip. Bazı sorunları zamana rahatlıkla yayabilir. Ya Türkiye’de Suriye ve Kürt meselesi söz konusu olduğunda benzer esnekliğe sahip bir yönetim var mı?

Bu soruya olumlu yanıt verebilmek için Ankara’nın daha fazla zaman geçirmeden mevcut Kürt ve Suriye politikasını masaya yatırması ve kendi yarattığı devletin bekası sorununu aşması gerek. Bunu yapması aynı zamanda ABD ile krizin çözümünün kilidi olabilir. Değilse Türkiye’nin iç krize ve dış krizlere dayanacak mecali hızla tükenecektir.

Hakan Tahmaz

(www.hakantahmaz.com)

.

Facebook Yorumları

Emlak8
30.04.2019
Yerel seçimler ve sonrası
16.4.2019
Sayım çıkmazı ve ayrımcılık
17.2.2019
İYİ Parti’nin peşinden sürüklenmek
21.1.2019
Parlamentoyu savunmak
3.11.2018
Cumhur İttifakı: Mecburi koalisyona devam
20.10.2018
Gizli tanık yargısı
25.9.2018
Yeni sisteme muhalefet
12.9.2018
Üçlü Tahran zirvesi
2.9.2018
Galatasaray Meydanı ve siyasal İslamcılar
23.8.2018
ABD’den sonra Suriye krizi de alevlenebilir
10.8.2018
Suriye ve Kürtler
4.8.2018
eni rejim, meşruiyet, hak ve özgürlükler
28.7.2018
Yeni rejim, meşruiyet, hak ve özgürlükler
24.7.2018
Seçim sonrası Türkiye
28.6.2018
Seçimler, Türk milliyetçiliği ve otoriterizm
24.6.2018
Kötü insanlar ittifakının panzehiri HDP/Demirtaş
9.6.2018
Darbe ve muhalefet cephesi
1.6.2018
CHP’nin cesur çıkışının gerekleri
26.5.2018
Seçimler ve barışın araçsallaştırılması
19.5.2018
Normalleşme, HDP ve Demirtaş
12.5.2018
Sevgili Celalettin, bu kez T A M A M
1.5.2018
24 Haziran seçimleri: Pirus zaferi
20.4.2018
Zor seçim ve zorlaşan günler
14.4.2018
Muhbir, itirafçı ve “elin kiri”
7.4.2018
Afrin yeni bir fay hattı
28.3.2018
Afrin ve sonrası hâlimiz
14.1.2018
CHP, HDP ve muhafazakâr otoriter cumhuriyete doğru
4.1.2018
2019’da korkulanın olmaması için
15.12.2017
Filistin çıkmazı haydut devlet
2.12.2017
ABD’deki dava sizin meseleniz
30.10.2017
smanlıyı ve bugünü, Girit tarihinden bakarak anlamak
23.10.2017
Osman Kavala
26.6.2017
Referandum gerçekçiliği
19.6.2017
Krizi fırsata dönüştürmek
11.6.2017
Ortadoğu’da yalnızlaşan Türkiye
29.5.2017
Yeni siyaset ve sivil toplum
13.5.2017
Çözümün, barışın zeminini güçlendirmek
4.5.2017
Savaşta yeni cephe
25.4.2017
Kürdler mi şaşırttı, şaşkınlık mı?
19.4.2017
Referandumun gösterdiği
15.4.2017
'Referandum, ölüme yatmak'
8.4.2017
Kerkük: keskin bıçak
3.4.2017
Sonucu algı operasyonu belirleyecek
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive