Belediye Sergi Salonu ne kadar işlevsel?


16.4.2016 - Bu Yazı 602 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Düzce’de beş, diğer illerde on beş civarında sergi açmış biri olarak, aziz okuyucuların bu konuda birkaç kelâm etmemi yadırgamayacaklarını düşünüyorum.

Diğer illerde sergi açtığım salonları Düzce Belediyesi Sergi Salonu ile mukayese ettiğimde, bizimkinin stratejik konum olarak fevkalâde bir yerde olduğunu söyleyebilirim. Şehrin tam orta yerinde, insanların günlük doğal akışlarının kesiştiği bir alanda ve herkesin rahatlıkla ulaşabileceği bir noktada bulunuyor. Bu durum, sergi açanlar açısından önemli bir kazanım. Yeni kültür merkezinde bir sergi salonu var mıdır bilmiyorum ama olsa bile şehrin bir kenarında ve insanların bir sebebi olmadan gitmelerinin hiç de anlamlı olmadığı bir bölgede açılan serginin ziyaretçi sayısının, sergiyi açan kişiyi hayal kırıklığına uğratacağı kaçınılmazdır.

Ancak bu derece stratejik isabetle düzenlenmiş bir sergi salonunun ne kadar amacına ihanet ettiğini anlayabilmek için, Düzce Belediyesi’nin İstanbul Caddesi’ne dönük kör duvarına bir göz atmak yeterli. On binlerce kişi, yılın her Allah’ın günü caddeden akıp gidiyor ve yapıldığından beri onlar belediyenin duvarına, duvar da onlara bakıp duruyor.

Siz dünyanın en ilgi çekici ve merak uyandırıcı çalışmalarını da mevcut salonda sergileseniz ve serginiz haftalar boyu açık kalsa bile, insanların o sergiden haberi bile olmadan günlerinizi geçirirsiniz ve sanatınız adına büyük bir yılgınlık yüklenmiş olarak serginizi noktalamış olursunuz.

Peki, ne yapılmalı?

Çok basit.

Eğer Düzce Belediyesi olarak sosyal sorumluluk kapsamında kültüre hak ettiği önemin verildiği düşünülüyorsa, hiç zaman kaybetmeden, sergi salonunun girişinin ana cadde tarafından açılması ve o cepheye bir estetik ve görsellik kazandırılması gerekiyor.

O salonda yılda en az otuz, kırk, belki de daha fazla sergi açılıyor. En az yüz, yüz elli gün salon açık kalıyor. Ziyaretçi sayısını gün sayısına böldüğünüz zaman ortaya çok komik rakamlar çıkar. Bu durum, bu şehirdeki sanat çabalarına asla hizmet etmiyor.

Bu, konunun birinci ayağı.

İkinci problem, sergi salonunun birden fazla muhatabının olduğudur. Temizliğinden ses düzenine, randevu takibinden askılara kadar her birinin ayrı muhatapları olduğu için zaman zaman aksaklıklar yaşanmaktadır. Buna bir de salonun arada bir başka amaçlar için de kullanıldığını eklerseniz, muhatap sayısı artar ve o sayı arttıkça bir eksikliği düzeltirseniz, öteki kalır. Halbuki sergi açtığım diğer illerdeki salonların belirli bir hiyerarşik işleyişi vardır. Sizi bir kişiye yönlendirirler ve bütün problemlerinizi o halleder.

Zaten öyle olunca problem de olmaz hani. Ses düzenini kimse bozamaz, askıları kimse kaybedemez, genel düzene kimse müdahale edemez, vs.

Düzce Belediyesi’nin sergi salonu, gerçekten birçok ilde görmediğim konumda yüz aydınlatıcı bir salon.

Neden yüzde yüz verim almayalım? 

.

Facebook Yorumları

reklam
11.7.2016
Şerefenin ışıkları
27.6.2016
Hele biraz dertleşelim
21.6.2016
Minik mültecinin kul hakkı
14.6.2016
Abdüssamed’in hikâyesi
7.6.2016
Şapkamı önüme koydum, düşünüyorum
30.5.2016
Gönül istiyor da, ayak gitmiyor
23.5.2016
Ne yapmak istiyorsunuz?
18.5.2016
Sanatla Onurlanmak
13.5.2016
Eğitim çarkında öğütülenler
22.4.2016
Kutlu Doğum üzerine
16.4.2016
Belediye Sergi Salonu ne kadar işlevsel?
13.4.2016
Milli servet ziyan oluyor!
4.4.2016
Düzce konservatuarına doğru
28.3.2016
Terör düşünceleri
20.3.2016
‘Vatan’ etrafında bir diyalog
10.3.2016
Bir ölünün mektubu
7.3.2016
Ölüm çukurları
27.2.2016
Sessiz çığlık
19.2.2016
Felsefe profesörüne kulak verin
16.2.2016
Sigara hikâyeleri
06.02.2014
Vitrindekiler
20.12.2013
Ayna, ayna; söyle bana!
06.12.2013
Bu ne yaman çelişki?
04.12.2013
Bir İsmail Bayram yazısı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı


Seraby Interactive |Reklam Ajansı