Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Hidayet Şefkatli TUKSAL

Serbestiyet.com



Bookmark and Share

Bir taciz soruşturmasının serencamı


13.12.2012 - Bu Yazı 2967 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Hatırlarsınız, 18 ekim tarihli “Okulda cinsel taciz” başlıklı yazımda, Ankara’da yaşayan bir öğretmen okurumun görev yaptığı okulda yaşanan ve kendisinin konuyla ilgili şikâyet dilekçelerine rağmen, (üzerinden dört ay geçtiği hâlde) müfettiş gönderilmemesi ve soruşturma açılmaması meselesini konu etmiştim. Yazının yayımlandığı gün sabah saatlerinde MEB’den arandım, konuyla ilgili bilgileri ilettim. Ertesi günü de İl Milli Eğitim Müdürü tarafından arandım. Çok nazik bir şekilde, hassasiyetim için teşekkür etti ve gereğinin yapılacağını, sonuçtan da beni haberdar edeceğini bildirdi.Şikâyetçi öğretmen arkadaş ise Teftiş Kurulu Başkanı tarafından makamına davet edildi ve o da son derece kibar bir muamele ile karşılaştı. Ancak ikimiz de, bu kibarlığa memnun olmakla birlikte, işlerin söylendiği gibi kotarılacağı konusunda endişeliydik. Nitekim endişelerimizi haklı çıkaran uygulamalar eşliğinde yürütülen bir soruşturmayı pek de şaşırmadan izliyoruz.


Öncelikle taciz içerikli bir soruşturmanın okulda psikologlar desteğiyle yapılması beklenir.
 Dedesi yaşındaki bir öğretmenin tacizine maruz kalmış ya da bundan haberdar olmuş ergenlik çağındaki çocukların bu konuları öyle uluorta konuşmalarını bekleyemezsiniz. Üsteliköğrencilerin hiç tanımadıkları ve doğal olarak çekindikleri bir müfettişle böyle mahrem ve sıkıntılı bir konuyu konuşmak durumunda kalmaları soruşturmanın selameti açısından da doğru bir yöntem değil. Ancak maalesef sözkonusu olayımızda, soruşturma hiçbir uzman desteği olmaksızın, sadece müfettiş marifetiyle gerçekleştirilmiştir. Buna rağmen müfettişe verilen ifadelerde taciz olayı dile getirilmiştir, ancak aldığım bilgilere göre; tacize uğradığını söyleyen öğrencilerin tesbiti yapılmamış, psikolojik destek almaya da yönlendirilmemişlerdir. Hâlihazırda mezun olmuş olan öğrenciler ile erkek öğrencilerin çok azının ifadelerine başvurulmuştur. Bu da soruşturmanın bir başka eksiği olarak görünmektedir.


İfadelerde taciz iddiası doğrulandığı hâlde, bu suç ile suçlanan öğretmen ve bu suçu önemsemeyip geçiştiren idarecilerin hiçbiri açığa alınmamıştır.
 Öğrenciler her gün haklarında ifade verdikleri bu öğretmen ve idarecilerle karşı karşıya gelmekte ve “korku” psikolojisi içinde yaşamaktadırlar. Benim görüştüğüm bir öğrenci “öğretmenleri ve arkadaşlarının baskısı altında olduğunu” açıkça belirtmiştir. Ayrıca öğrencilere olayı açığa çıkaran öğretmenin aleyhine ifade vermesi konusunda da baskı yapılmaktadır.

İfadelerinde tacize uğradığını söyleyen öğrencilerin aileleri durumdan ne kadar haberdar belli değil. Bu konuda MEB’in politikasının ne olduğunu gerçekten merak ediyorum. Öğrencisinin ne giyeceğini, etek boyundan kol boyuna kadar düşünen ve belirleyen bir bakanlığın, taciz gibi derin psikolojik etkiler barındıran bir suça karşı ne gibi önlemler aldığını, öğrencilerini tacizden nasıl koruyacağını ve böyle bir durum karşısında neler yapacağını sadece müfettişlerin değil, herkesin bilmesi gerekiyor.

Son bir iki cümle de, bu suçun soruşturulmasını sağlayan öğretmen arkadaş için: Aslında, her hamiyetperver insan için doğal bir görev olan bu durum, namusuna bunca düşkün ülkemizde, ne yazık ki o kadar da doğal bir görev değildir. Hatta tacizcinin değil de şikâyetçinin başını yemek, yazılı olmayan bir kural (teamül) gibidir kurumlarımızda. Ben onu MEB’in teamülcülerinin şerrine karşı önce Allah’a, sonra da Sayın Bakan Ömer Dinçer’e emanet ediyorum!


htuksal@gmail.com

.

Facebook Yorumları

reklam
8.3.2017
MEB müfredat taslakları konusunda değerlendirmeler ve öneriler (IV)
29.1.2017
MEB müfredat taslağı konusunda değerlendirmeler ve öneriler (I)
23.07.2014
Ayeleth Şaked’in suretine bürünmek
19.05.2014
Soma ateşi ve 16 Ton
03.05.2014
Sınırsız Kardeşlik İnisiyatifi’nin Mısır bildirisi
25.03.2014
‘Başörtülü bacı’ edebiyatı
19.03.2014
Star’dan nasıl ayrıldım? Gerçekler ve yalanlar
03.03.2014
Hükümetin sorumluluğu
28.02.2014
‘Şey’ edebiyatının sahiciliğe delâleti
25.02.2014
Sözü dinlenen birisi olmak üzerine…
20.02.2014
Zehra Develioğlu vakasının düşündürdükleri
15.02.2014
Cemaatsel sosyolojik vasatımızın düşündürdükleri
31.01.2014
Yerel seçimler, medya ve partilerin ‘kadın’ karnesi
28.01.2014
‘Sekülerizm, dindarların tartışmalarından meydana geldi’
23.01.2014
Masum değiliz, hiçbirimiz!
12.01.2014
En uzun 15 günüm
24.12.2013
Allah’ın yakasından düşün, kozunuzu kendi üzerinizden paylaşın!
17.12.2013
Küfür, şal ve ötesi
14.12.2013
Kadın örgütlerinin inkâr politikası
11.12.2013
“Affedilmişliği” affetmeyen kızlar
08.12.2013
Kadınlar ve fitne söylemi
05.12.2013
Fitne kelimesi ve hatırlattıkları
30.11.2013
O kadar sevinmeyin…
23.11.2013
Nepal’de “aydınlanma”
20.11.2013
Beton medeniyetinden toz, toprak ve nehir medeniyetine…
15.11.2013
Başbakan ne için özür dileyecek?
11.11.2013
Çok sesli, farklılıklara saygılı, dayanışmacı bir ekiple karşınızdayız
24.09.2013
Keşke Siz de Zerdüşt Olsaydınız
02.05.2013
Şimdi sizin sınavınız başlıyor!
25.04.2013
23 Nisan, 24 Nisan
18.04.2013
Kutlu doğum ve zamanın ruhu
11.04.2013
Cezaevinde unuttuklarımız
28.03.2013
Kutsal nefretimizden vazgeçebilecek miyiz
21.03.2013
Barış sürecinde lider kültü
14.03.2013
Feminizmin cennetinde 8 Mart
07.03.2013
Kadınların Taraf’ı
28.02.2013
Görünmez insanlar
21.02.2013
İhtilafta rahmet ve Taksim
14.02.2013
‘Malan Barkirin’
07.02.2013
En büyük kast
31.01.2013
Kadın sorunundan ‘rahatsız erkekler’e
24.01.2013
Kendilerine yakışanı yaptılar!
17.01.2013
İmanlı ve vicdanlı insanlara çağrı!
10.01.2013
Barışmazsak ne olur
03.01.2013
Roboski yükü
27.12.2012
Gelecek yılın son haftası
20.12.2012
Eksik de olsa...
13.12.2012
Bir taciz soruşturmasının serencamı
06.12.2012
YÖK ‘görevsizlik kararı’ verebilir mi
29.11.2012
Kör nokta
22.11.2012
Bölünmemek için Kürtleşmek zorundayız
15.11.2012
BİZ’e güvenip de kavga ediyorsanız...
08.11.2012
Ölenler ölmüş olsa da...
01.11.2012
Yeniden umutlanalım diye
25.10.2012
Alın silahlarınızı ve ...
18.10.2012
Okulda cinsel taciz
11.10.2012
İnsanlar ve isimler
04.10.2012
Tek adamlığın vebali
27.09.2012
Keşke olmasaydı!
20.09.2012
Tanrı, vatan, aile
13.09.2012
Üç konu
06.09.2012
Terör, trafik ve eğitim meselemiz
30.08.2012
‘Milat’ gazetesi ‘Yeni Akit’in neyi olur
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı