Hidayet Şefkatli TUKSAL

Serbestiyet.com



Bookmark and Share

Eksik de olsa...


20.12.2012 - Bu Yazı 2680 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bu haftanın gündemi kaçınılmaz bir şekilde Taraf depremi”yle sarsıldı. Ben elimde eldivenler, yeni taşındığımız eve yerleşmeye uğraşırken, akşam vakti aldığım bir telefonla haberdar oldum bu depremden. Telefondaki ses korku ve panik içinde “Hidayet, Taraf kapanıyormuş, ne oluyor” diye soruyordu. Şaşırdım, galiba ben de panikledim. Hiçbir şeyden haberim olmadığını, bir şey öğrendiğimde onu arayacağımı söyleyerek kapattım telefonu. O gün aradığım insanlarla görüşemedim, ya çok meşguldüler, ya da onlar da benim gibi şaşkındılar ve ne yapacaklarını, çalan telefonlara ne diyeceklerini bilemiyorlardı. Daha sonra internet ortamında yer alan haberler vasıtasıyla biraz bilgi sahibi olmaya başladım, sonra da Markar Esayan ve Yasemin Çongar’la görüştüm. Özellikle bu istifalara sebep olan şeyin bir baskı ya da bir saygısızlık olup olmadığını öğrenmek istiyordum ki, ikisinden aldığım cevap da böyle bir durumun sözkonusu olmadığı yönündeydi. Yani yazarlar olarak tavır koymamız gereken bir durumla karşı karşıya değildik, öyle anlaşılıyordu. O zaman derin bir nefes aldım, gerçekten. Çünkü Taraf’sız bir Türkiye tasavvuru beni müthiş ürkütmüş, büyük bir kayıp olarak görünmüştü gözüme... Hiç olmazsa kalanlarla devam edilecek olması beni müthiş rahatlattı. Evet, Ahmet Altansız, Yasemin Çongarsız, Neşe Düzelsiz ve Murat Belgesiz bir Taraf alıştığımız Taraf’a göre “eksik” bir Taraf olacaktı ama olsun, eksik de olsa Taraf’ın devam etmesi bana bir müjde gibi geldi. Gidenlere emekleri için gönül dolusu teşekkürlerimizi sunarken, kalanlar olarak yolumuza eskisi gibi, hatta eskisinden daha gayretli ve azimli bir biçimde devam edeceğiz inşallah!

Medyadaki Taraf depremi öyle ilginç şeyleri açığa çıkardı ki, şaşırmadan edemedik. Şu “misyonun tamamlanması” meselesinden tutun da, koca bir gazeteyi tek bir kişiyle özdeşleştirmeye varıncaya kadar, komplocu/ arkaik/ ata kültüne tapınma refleksleri içeren pek çok yorum yapıldı geride bıraktığımız birkaç günde. Misyon konusunda gerekli cevapları aldı bu iddia sahipleri, ancak gazetenin özellikle Ahmet Altan ile özdeşleştirilerek, ona saygı gösteriliyormuş havasında yapılan güzellemeler içinde değersizleştirilmesi yeterince karşılık görmedi bana göre. Bence bu tavır önemli ve üzerinde daha fazla durulması gerekir. Hazır buna değinmişken, burada istifa süreciyle ilgili bir eleştirimi dile getirmek istiyorum:

Öncelikle Ahmet Altan’ın ve Yasemin Çongar’ın yani gazetenin yönetiminde en tepede bulunan iki kişinin gidişini, biz gazete yazarlarının bile başkalarından öğrenmesi, doğrusu bir şeylerin yanlış yapıldığı duygusu uyandırdı bende. Bu gazetenin sayfaları ve köşeleri bunca demokratikleşme, katılımcılık ve şeffaflık mücadelesine sahne olmuşken, yönetimle yazarlar arasında böylesine “hayati bir karar” konusunda, istişare ya da bilgilendirme türü bir iletişime gerek görülmemiş olması, beni cidden hayrete düşürdü. Bu tavrın çok geçerli sebepleri, mazeretleri olabilir, ama bu mazeretler içine düştüğümüz durumu değiştirmiyor. Başka gazetelerde böyle şeyler olabilir ama Taraf’ta olmamalıydı bu. İstifa sonrasında bile biz yazarlara yapılmış bir açıklama yok, hepimiz “anladığımız kadarıyla...” diye başlayan cümlelerle yazıyoruz yazılarımızı, böyle bir duruma düşmek de hiç hoş değil. Yeni yönetimden bu konularda hassasiyet ve paylaşım beklediğimizi hatırlatmak istiyorum bu vesileyle. Artık “eksik” de olsa, Taraf gibi dostu da düşmanı kadar çok olan bir gazete, hem “demokratikleşme” hem de “emeğe saygı” mücadelesini kendisi de örnek olarak sürdürecektir umudundayım.


htuksal@gmail.com


.

Facebook Yorumları

Kod8
8.3.2017
MEB müfredat taslakları konusunda değerlendirmeler ve öneriler (IV)
29.1.2017
MEB müfredat taslağı konusunda değerlendirmeler ve öneriler (I)
23.07.2014
Ayeleth Şaked’in suretine bürünmek
19.05.2014
Soma ateşi ve 16 Ton
03.05.2014
Sınırsız Kardeşlik İnisiyatifi’nin Mısır bildirisi
25.03.2014
‘Başörtülü bacı’ edebiyatı
19.03.2014
Star’dan nasıl ayrıldım? Gerçekler ve yalanlar
03.03.2014
Hükümetin sorumluluğu
28.02.2014
‘Şey’ edebiyatının sahiciliğe delâleti
25.02.2014
Sözü dinlenen birisi olmak üzerine…
20.02.2014
Zehra Develioğlu vakasının düşündürdükleri
15.02.2014
Cemaatsel sosyolojik vasatımızın düşündürdükleri
31.01.2014
Yerel seçimler, medya ve partilerin ‘kadın’ karnesi
28.01.2014
‘Sekülerizm, dindarların tartışmalarından meydana geldi’
23.01.2014
Masum değiliz, hiçbirimiz!
12.01.2014
En uzun 15 günüm
24.12.2013
Allah’ın yakasından düşün, kozunuzu kendi üzerinizden paylaşın!
17.12.2013
Küfür, şal ve ötesi
14.12.2013
Kadın örgütlerinin inkâr politikası
11.12.2013
“Affedilmişliği” affetmeyen kızlar
08.12.2013
Kadınlar ve fitne söylemi
05.12.2013
Fitne kelimesi ve hatırlattıkları
30.11.2013
O kadar sevinmeyin…
23.11.2013
Nepal’de “aydınlanma”
20.11.2013
Beton medeniyetinden toz, toprak ve nehir medeniyetine…
15.11.2013
Başbakan ne için özür dileyecek?
11.11.2013
Çok sesli, farklılıklara saygılı, dayanışmacı bir ekiple karşınızdayız
24.09.2013
Keşke Siz de Zerdüşt Olsaydınız
02.05.2013
Şimdi sizin sınavınız başlıyor!
25.04.2013
23 Nisan, 24 Nisan
18.04.2013
Kutlu doğum ve zamanın ruhu
11.04.2013
Cezaevinde unuttuklarımız
28.03.2013
Kutsal nefretimizden vazgeçebilecek miyiz
21.03.2013
Barış sürecinde lider kültü
14.03.2013
Feminizmin cennetinde 8 Mart
07.03.2013
Kadınların Taraf’ı
28.02.2013
Görünmez insanlar
21.02.2013
İhtilafta rahmet ve Taksim
14.02.2013
‘Malan Barkirin’
07.02.2013
En büyük kast
31.01.2013
Kadın sorunundan ‘rahatsız erkekler’e
24.01.2013
Kendilerine yakışanı yaptılar!
17.01.2013
İmanlı ve vicdanlı insanlara çağrı!
10.01.2013
Barışmazsak ne olur
03.01.2013
Roboski yükü
27.12.2012
Gelecek yılın son haftası
20.12.2012
Eksik de olsa...
13.12.2012
Bir taciz soruşturmasının serencamı
06.12.2012
YÖK ‘görevsizlik kararı’ verebilir mi
29.11.2012
Kör nokta
22.11.2012
Bölünmemek için Kürtleşmek zorundayız
15.11.2012
BİZ’e güvenip de kavga ediyorsanız...
08.11.2012
Ölenler ölmüş olsa da...
01.11.2012
Yeniden umutlanalım diye
25.10.2012
Alın silahlarınızı ve ...
18.10.2012
Okulda cinsel taciz
11.10.2012
İnsanlar ve isimler
04.10.2012
Tek adamlığın vebali
27.09.2012
Keşke olmasaydı!
20.09.2012
Tanrı, vatan, aile
13.09.2012
Üç konu
06.09.2012
Terör, trafik ve eğitim meselemiz
30.08.2012
‘Milat’ gazetesi ‘Yeni Akit’in neyi olur
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8