Hidayet Şefkatli TUKSAL

Serbestiyet.com



Bookmark and Share

İmanlı ve vicdanlı insanlara çağrı!


17.01.2013 - Bu Yazı 2280 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Kürt sorununun çözümü konusunda yol almaya devam ediyoruz ancak endişeyle beklediğimiz provokasyonların ilki ne yazık ki gerçekleşti. Bu cinayetlerin mesajının ne olduğuna dair çok spekülasyon okumuşsunuzdur, bir de ben başınızı ağrıtmayayım. Ancak bu işi hükümete yıkmaya çalışan spekülasyonu çok aptalca bulduğumu belirtmek zorundayım. Başbakan’ın siyasi üslubuna ve siyaset yapma tarzına yönelik bütün eleştirilerime rağmen, bu sefer bu sorunu çözmek konusunda gerçekten kararlı olduğunu hissediyorum. Böyle bir aşamada katliam gibi bir cinayetten hükümetin ne çıkarı olabilir? Diyarbakır’da gerçekleşecek olan cenaze töreni konusunda Baydemir’in ve yerel STK’ların sağduyu çağrısının çok isabetli olduğunu düşünüyorum. İnşallah güvenlik güçleri de sağduyulu davranır, her zamanki bildik görüntülerin aksine, barış adımlarına yakışan görüntüler izleriz.

Geçtiğimiz hafta sonu Hrant Dink’in 6. ölüm yıldönümü vesilesiyle düzenlenen “Buradayız Ahparig” başlıklı etkinliklerden birinde konuşmacıydım. Ömer Faruk Gergerli ve Cemal UşşakBey’le beraber, “Çoğunluğun Sorumluluğu” oturumunda düşüncelerimi dile getirdim. Sizlere de biraz bu düşüncelerimden bahsetmek istiyorum. Ben Türkiye’de, AK Parti’ye oy veren ve ülke nüfusunun yarısını teşkil eden insanların, ya da daha geniş bir tanımlamayla Sünni muhafazakâr çoğunluğun, kendisini bir “çoğunluk” olarak algılamadığını anlatmaya çalıştım konuşmamda. Bu yüzden, tek tek bireylerden ibaret bir çoğunluk kurgusuna dayalı analiz ve beklentilerin doğru olmadığını ifade ettim. İrili ufaklı çeşitli cemaat, tarikat ve gruplaşmalardan oluşan çok parçalı bu yapının, AK Parti’nin üçüncü iktidar döneminde bile hâlâ kendisini “mağdur” hissetmekten tamamen kurtulamadığını ifade etmeye çalıştım. Birey ve vatandaş olarak hak ettiği saygıyı görmeden büyümüş, yetişmiş bireylerin kendilerini “bireysel siyasal özne” olarak görme bilinci taşımadıklarını, bu yüzden de bireysel sorumluluk duygusu geliştirmediklerini izah etmeye çalıştım. Ayrıca, cemaat, tarikat ve gruplara hâkim olan grup içi dinamiklerin ve liderlik anlayışının da “bireysel sorumluluk” anlayışını desteklemediğini belirttim. Bu yüzden, tek tek sorumlu bireylerden oluşan bir “çoğunluk” tahayyülünün mümkün olmadığının altını çizdim. Toplumsal barış ve uzlaşma, nefret ve düşmanlık söylemlerinin terk edilmesi konusunda sorumluluk alma gibi bir tutumun, kendisini siyasal özne olarak görmeyen çoğunluktan bu yüzden beklenemeyeceğini, ancak tek tek cemaat, tarikat, grup liderlerine bu sorumluluğun hatırlatılması gerektiğini belirttim. Ayrıca, dindar muhafazakâr çoğunluğun da hızla değiştiğini, bu değişimin henüz pek farkında olunmadığını da çeşitli gözlemlerim üzerinden anlatmaya çalıştım.


“Buradayız Ahparig”
 etkinlikleri devam ediyor. Özellikle Tütün Deposu’ndaki sergi, Hrant Dink’in 301’den yargılanması ve ceza alması sürecinde medya marifetiyle nasıl bir cinnet atmosferinin yaratıldığını, düşmanlaştırma ve nefret söyleminin nasıl insafsız ve pervasızca kullanıldığını göstermek bakımından “tüyler ürpertici” bir gerçeklikle orada sergileniyor. 301’i zararsız bulan zihniyetin ellerindeki kanı görebilmesi için, gelip bu sergiyi bir gezmesi gerekiyor. Hrant Dink bu ülkenin kara sevdalılarından biriydi, ne var ki bahtına Ermeni bir aileden doğmak düşmüştü. Ermenileri de, tıpkı Türkler gibi Allah’ın yarattığını unutan ve Ermeni olmayı bu topraklarda bizatihi bir suç, günah sayan hastalıklı zihniyetin günahkâr odakları, sevdasına ve yerliliğine güvenerek Ermeni ve Türk toplumları arasındaki travmatik ilişkiye bir deva bulmaya çalışan bu yiğit adamı, bir 19 ocak günü katlettiler. Onun mazlum olarak öldürüldüğüne inanan ve adaletin yerine gelmesini isteyen tüm imanlı ve vicdanlı insanları 19 ocak günü AGOS’un önüne bekliyoruz.


htuksal@gmail.com

.

Facebook Yorumları

Kod8
8.3.2017
MEB müfredat taslakları konusunda değerlendirmeler ve öneriler (IV)
29.1.2017
MEB müfredat taslağı konusunda değerlendirmeler ve öneriler (I)
23.07.2014
Ayeleth Şaked’in suretine bürünmek
19.05.2014
Soma ateşi ve 16 Ton
03.05.2014
Sınırsız Kardeşlik İnisiyatifi’nin Mısır bildirisi
25.03.2014
‘Başörtülü bacı’ edebiyatı
19.03.2014
Star’dan nasıl ayrıldım? Gerçekler ve yalanlar
03.03.2014
Hükümetin sorumluluğu
28.02.2014
‘Şey’ edebiyatının sahiciliğe delâleti
25.02.2014
Sözü dinlenen birisi olmak üzerine…
20.02.2014
Zehra Develioğlu vakasının düşündürdükleri
15.02.2014
Cemaatsel sosyolojik vasatımızın düşündürdükleri
31.01.2014
Yerel seçimler, medya ve partilerin ‘kadın’ karnesi
28.01.2014
‘Sekülerizm, dindarların tartışmalarından meydana geldi’
23.01.2014
Masum değiliz, hiçbirimiz!
12.01.2014
En uzun 15 günüm
24.12.2013
Allah’ın yakasından düşün, kozunuzu kendi üzerinizden paylaşın!
17.12.2013
Küfür, şal ve ötesi
14.12.2013
Kadın örgütlerinin inkâr politikası
11.12.2013
“Affedilmişliği” affetmeyen kızlar
08.12.2013
Kadınlar ve fitne söylemi
05.12.2013
Fitne kelimesi ve hatırlattıkları
30.11.2013
O kadar sevinmeyin…
23.11.2013
Nepal’de “aydınlanma”
20.11.2013
Beton medeniyetinden toz, toprak ve nehir medeniyetine…
15.11.2013
Başbakan ne için özür dileyecek?
11.11.2013
Çok sesli, farklılıklara saygılı, dayanışmacı bir ekiple karşınızdayız
24.09.2013
Keşke Siz de Zerdüşt Olsaydınız
02.05.2013
Şimdi sizin sınavınız başlıyor!
25.04.2013
23 Nisan, 24 Nisan
18.04.2013
Kutlu doğum ve zamanın ruhu
11.04.2013
Cezaevinde unuttuklarımız
28.03.2013
Kutsal nefretimizden vazgeçebilecek miyiz
21.03.2013
Barış sürecinde lider kültü
14.03.2013
Feminizmin cennetinde 8 Mart
07.03.2013
Kadınların Taraf’ı
28.02.2013
Görünmez insanlar
21.02.2013
İhtilafta rahmet ve Taksim
14.02.2013
‘Malan Barkirin’
07.02.2013
En büyük kast
31.01.2013
Kadın sorunundan ‘rahatsız erkekler’e
24.01.2013
Kendilerine yakışanı yaptılar!
17.01.2013
İmanlı ve vicdanlı insanlara çağrı!
10.01.2013
Barışmazsak ne olur
03.01.2013
Roboski yükü
27.12.2012
Gelecek yılın son haftası
20.12.2012
Eksik de olsa...
13.12.2012
Bir taciz soruşturmasının serencamı
06.12.2012
YÖK ‘görevsizlik kararı’ verebilir mi
29.11.2012
Kör nokta
22.11.2012
Bölünmemek için Kürtleşmek zorundayız
15.11.2012
BİZ’e güvenip de kavga ediyorsanız...
08.11.2012
Ölenler ölmüş olsa da...
01.11.2012
Yeniden umutlanalım diye
25.10.2012
Alın silahlarınızı ve ...
18.10.2012
Okulda cinsel taciz
11.10.2012
İnsanlar ve isimler
04.10.2012
Tek adamlığın vebali
27.09.2012
Keşke olmasaydı!
20.09.2012
Tanrı, vatan, aile
13.09.2012
Üç konu
06.09.2012
Terör, trafik ve eğitim meselemiz
30.08.2012
‘Milat’ gazetesi ‘Yeni Akit’in neyi olur
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8