Hidayet Şefkatli TUKSAL

Serbestiyet.com



Bookmark and Share

Kadın sorunundan ‘rahatsız erkekler’e


31.01.2013 - Bu Yazı 9786 Kez Okundu.
Yorum : 1 - Onay Bekleyenler : 0

 Uzun zamandır “kadın sorunu” şeklinde kodlanan bir meseleye kafa yorarken, bütün tek taraflı kodlamalarda olduğu gibi, burada da bu kodlamanın mağduru fail/suçlu hâline dönüştüren bir yanının olduğunu fark etmiştim. Tabii ki fark eden sadece ben değilim, bu tür meselelerle uğraşan pek çok kişi fark ediyor. Nitekim “Kürt sorunu” kodlaması için de benzer tartışmaların yapıldığı bir süreçten geçiyoruz. Ama bu gün ben, ilk kodlama üzerinde duracağım.

2000 yılında Kanal 7’de, “İslam’da kadın” konulu açık oturuma katıldığımda, dindar kadınların, erkek egemen toplum düzeninde yaşadığı sorunların dinî anlayışlarla ilişkisi üzerine bir tartışma yürütmüştük. O gece, programdaki erkek katılımcıların neredeyse tümü, kadınların özellikle dindar kadınların, dinî anlayışlardan kaynaklanan bir sorunu olamayacağı konusunda müttefiktiler. 2000’li yılların Dücane Cündioğlu’sunun o akşam yaptığı tesbit sonraları neredeyse motto olarak kullanılır olmuştu: “Dindar kadının sorunu yoktur, modern kadının sorunu vardır!” Şimdilerde kendisindeki dönüşümleri/ açılımları ilgiyle izliyorum ama o dönemde erkek egemenliğinin tipik bir sözcüsü konumundaydı ne yazık ki. Biz de o günlerde kadınların hem mevcut modern anlayışlar hem de dinî anlayışlar yüzünden sorunları bulunduğunu anlatmaya uğraşıyorduk. Tek tek erkekler yerine, anlayış ve sistem eleştirisi yapıyorduk. Doğrudan erkekleri ve erkekliği hedef alan feminist gruplar da vardı tabii ki. Ancak bu gruplar daha çok erkeklerin erkek egemen sistemle suç ortaklığını afişe etmeye odaklanmışlardı. Zamanla, bu çabalar çeşitlendi, derinleşti ve dünyada erkeklik hâllerinin, erkekliğin kurulma biçimlerinin, erkeklik mitlerinin ve zaaflarının araştırma, inceleme ve tartışma konusu yapıldığı, yeni bir aşamaya geçildi.


“Rahatsız Erkekler” erkeklik konusunu tartışıyor

Birkaç yıldan beri, ülkemizde de feminist akademisyenler erkeklik çalışmalarını başlattılar ve önemli çalışmalar yayımladılar. Bu çalışmaların farkında olanların sayısı hâlâ çok az. Bu yüzden popüler bir tartışma konusu olmayı da başarabilmiş değil henüz “erkeklik” konusu. Ancak, özellikle “Barış Gelini” Pippa Bacca’nın, ülkemizde evli ve çocuklu bir adamın tecavüzüne uğrayıp, öldürülmesinden sonra biraraya gelen bir grup erkeğin başlattığı çalışmaları hakkını vererek anmam gerek. Bu erkekler, sadece protesto gösterilerine katılmakla kalmadılar, kendi aralarında erkeklik konusunu, kendi öznel deneyimlerini de masaya yatırmak suretiyle derin analizlerle anlama ve dönüştürme çabası içine girdiler. O günlerden bu yana bu çabayı düzenli olarak sürdüren ve kendilerine “Rahatsız Erkekler” adını veren bir grup erkek, bu hafta sonu “Erkeklik ve İktidar ile Yüzleşme Atölyesi” düzenliyor. Bana bu yazı için ilham veren bu atölyede, konuşmayı planladıkları konu başlıkları şöyle:

• Erkeklerle iktidar arasındaki bağlantı nedir? Erkek egemen sistemle her günkü işbirliğimizi, yararlandığımız ayrıcalıkları kendimize itiraf edebilir miyiz?

• Erkekler, erkek egemen sistemi üretmeye, kendilerine biçilen iktidar rolleri benimsemeye mahkûm mu?

• Erkek olmak, bugüne kadar bize sunulduğu hâlleriyle kabul etmemiz gereken değişmez bir olgu mu yoksa dönüştürülebilen bir şey mi? Değişim mümkün mü? Mümkünse ne şekilde, hangi yollarla?

• Erkeklerin, erkekliğe ve erkek egemen iktidara karşı mücadele etmesinin yolları neler olabilir?

Çok ilginç başlıklar, değil mi? Atölye katılımcı sayısını 30 kişiyle sınırlandırdığı için muhtemelen isteseniz de bu çalışmayı takip edemeyeceksiniz ama bu konulara ilgi duyan erkeklerdenseniz, “Rahatsız Erkek”leri arayıp, bulun ve muhabbetlerine dâhil olun derim.


htuksal@gmail.com

.

Facebook Yorumları

reklam
8.3.2017
MEB müfredat taslakları konusunda değerlendirmeler ve öneriler (IV)
29.1.2017
MEB müfredat taslağı konusunda değerlendirmeler ve öneriler (I)
23.07.2014
Ayeleth Şaked’in suretine bürünmek
19.05.2014
Soma ateşi ve 16 Ton
03.05.2014
Sınırsız Kardeşlik İnisiyatifi’nin Mısır bildirisi
25.03.2014
‘Başörtülü bacı’ edebiyatı
19.03.2014
Star’dan nasıl ayrıldım? Gerçekler ve yalanlar
03.03.2014
Hükümetin sorumluluğu
28.02.2014
‘Şey’ edebiyatının sahiciliğe delâleti
25.02.2014
Sözü dinlenen birisi olmak üzerine…
20.02.2014
Zehra Develioğlu vakasının düşündürdükleri
15.02.2014
Cemaatsel sosyolojik vasatımızın düşündürdükleri
31.01.2014
Yerel seçimler, medya ve partilerin ‘kadın’ karnesi
28.01.2014
‘Sekülerizm, dindarların tartışmalarından meydana geldi’
23.01.2014
Masum değiliz, hiçbirimiz!
12.01.2014
En uzun 15 günüm
24.12.2013
Allah’ın yakasından düşün, kozunuzu kendi üzerinizden paylaşın!
17.12.2013
Küfür, şal ve ötesi
14.12.2013
Kadın örgütlerinin inkâr politikası
11.12.2013
“Affedilmişliği” affetmeyen kızlar
08.12.2013
Kadınlar ve fitne söylemi
05.12.2013
Fitne kelimesi ve hatırlattıkları
30.11.2013
O kadar sevinmeyin…
23.11.2013
Nepal’de “aydınlanma”
20.11.2013
Beton medeniyetinden toz, toprak ve nehir medeniyetine…
15.11.2013
Başbakan ne için özür dileyecek?
11.11.2013
Çok sesli, farklılıklara saygılı, dayanışmacı bir ekiple karşınızdayız
24.09.2013
Keşke Siz de Zerdüşt Olsaydınız
02.05.2013
Şimdi sizin sınavınız başlıyor!
25.04.2013
23 Nisan, 24 Nisan
18.04.2013
Kutlu doğum ve zamanın ruhu
11.04.2013
Cezaevinde unuttuklarımız
28.03.2013
Kutsal nefretimizden vazgeçebilecek miyiz
21.03.2013
Barış sürecinde lider kültü
14.03.2013
Feminizmin cennetinde 8 Mart
07.03.2013
Kadınların Taraf’ı
28.02.2013
Görünmez insanlar
21.02.2013
İhtilafta rahmet ve Taksim
14.02.2013
‘Malan Barkirin’
07.02.2013
En büyük kast
31.01.2013
Kadın sorunundan ‘rahatsız erkekler’e
24.01.2013
Kendilerine yakışanı yaptılar!
17.01.2013
İmanlı ve vicdanlı insanlara çağrı!
10.01.2013
Barışmazsak ne olur
03.01.2013
Roboski yükü
27.12.2012
Gelecek yılın son haftası
20.12.2012
Eksik de olsa...
13.12.2012
Bir taciz soruşturmasının serencamı
06.12.2012
YÖK ‘görevsizlik kararı’ verebilir mi
29.11.2012
Kör nokta
22.11.2012
Bölünmemek için Kürtleşmek zorundayız
15.11.2012
BİZ’e güvenip de kavga ediyorsanız...
08.11.2012
Ölenler ölmüş olsa da...
01.11.2012
Yeniden umutlanalım diye
25.10.2012
Alın silahlarınızı ve ...
18.10.2012
Okulda cinsel taciz
11.10.2012
İnsanlar ve isimler
04.10.2012
Tek adamlığın vebali
27.09.2012
Keşke olmasaydı!
20.09.2012
Tanrı, vatan, aile
13.09.2012
Üç konu
06.09.2012
Terör, trafik ve eğitim meselemiz
30.08.2012
‘Milat’ gazetesi ‘Yeni Akit’in neyi olur
1 0
Ad Soyad Giriniz... 31.01.2013 - 20:34:22
Bence , bu yazınız her iki cinside gücendirebilir. Kodlamaları yeniden kontrol edin.
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%48,65
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı