Hidayet Şefkatli TUKSAL

Serbestiyet.com



Bookmark and Share

En büyük kast


07.02.2013 - Bu Yazı 2348 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Geçen hafta Rahatsız Erkekler grubundan bahsetmiştim sizlere, onların çalışmalarından ve düzenledikleri bir atölye çalışmasından; ilgi görmesi beni sevindirdi. Bu köşede Rahatsız Erkekler’e mümkün olduğu kadar sıkça yer vermeye çalışacağım, bilginize... Bu günlerde Rahatsız Erkekler Grubu’nu ortaya çıkaran Pippa Bacca cinayetine benzer bir cinayeti, kayıp haberinden, cesedin bulunmasına ve sonraki araştırma soruşturma safhalarına kadar an be an medyaya yansıyan bir kadın cinayetini konuşuyoruz gene.


Şüyuu vukuundan beter rahatsızlık yarattı


Sarai Sierra
 bir aktivist, bir barış gelini filan değil; hatta İstanbul’a iddia edildiği gibi fotoğraf çekmek için gelip gelmediği bile tam olarak belli değil ama belli olan bir şey var, bu kadın hunharca öldürüldü. Günde neredeyse üç kadının kocası, eski kocası ya da erkek arkadaşı tarafından öldürüldüğü ülkemizde, bu tür cinayet haberlerine çok alışmış olsak bile, gene de bu cinayetin sarsıcı başka bir tarafı var. İstanbul’a yalnız gelmiş bir turist kadının bu şehirde güvende olamayacağını ele veren bu cinayet, vukuundan çok, medyadaki şüyuu nedeniyle rahatsızlık yarattı. Bizim kültürümüz zaten yalnız başına gezen bir kadına hiçbir zaman saygı duymaz, onun hikâyesinde tekinsiz yanlar arar ve bulduğunda da o kadının başına gelenleri hak ettiğini düşünür. Böyle bir durumda, bu işi medyada gereksiz yere abartarak, turizm gelirlerimizi etkileyebilecek şekilde Türkiye’nin imajını sarsacağından endişelenen pek çok insan olduğunu düşünüyorum. Bu tür yorumları bizzat kulağımla da duydum zaten. Ancak sevdiğim bir kadın arkadaşımın köşesine bile sızan bir eleştiri, sızlanma var ki, haklı olsa bile, zamansız ve yersiz diye düşünüyorum. Sibel Eraslan Star gazetesindeki köşesinde, (6 Şubat 2013) medyada bu olayın “Kayıp Amerikalı kadın” nitelemesiyle verildiğini belirterek şöyle eleştiriyor:


“Amerikalı kadın fotoğrafçının kaybolması üzerine adeta boğulduğumuz bilgilendirmenin sadece medyatik abartı olduğunu söyleyemeyiz. Politik bir kast teorisinin şifreleri saklı bu maruz kalışımızda. Amerikan vatandaşı olmanın ayrıcalıklı üstünlüğü Sarai’yi diğer kayıp dosyalarının en üstüne çıkarmaya yeterli hem de tek başına...


Suriye’deki kayıp kadınlar ve Irak’ın işgalinden bu yana dört bin kayıp Iraklı kadındansa kimsenin haberi yok... Kimdi onlar, isimleri nelerdi, içlerinden kaçı fotoğraf çekmeyi bilirdi, kaçının iki çocuğu vardı, bilmiyoruz. Onlar nostaljik bir istatistiğin içinde yuvarlak rakamların arasında kaynamış gitmiş kadınlar.”

Evet, söylediği şeyler hiç de yanlış değil Sibel’in, ancak böyle bir cinayet işlendiğinde bence bakmamız gereken yer öncelikle burası olmamalı. Ya da, Sarai ile birlikte savaşlarda, işgallerde eziyet görmüş, kocasını/çocuklarını kaybetmiş, tecavüze uğramış ya da hayatını kaybetmiş bütün kadınları içine alacak daha geniş bir çerçeve çizebilmeliyiz. Bu çerçeve, şiddeti meşru bir yöntem olarak gören “erkeklik ve iktidar” ilişkisi dikkate alınarak çizildiğinde, aklımızın almadığı pek çok şeyin, aslında ilgisizmiş gibi görünen pek çok şeyin aynı çerçeve içinde yer aldığını görebiliriz pekâlâ. Bu yüzden, bu tür haberlerde Sibel’in altını çizdiği türden “politik bir kast teorisinin şifreleri” saklı olsa da, bütün ulusları, devletleri, güç odaklarını aynı paydada buluşturacak şekilde ortaklaştıran, en yaygın kastın “erkeklik” olduğunu unutmadan da bakabilmek lazım diye düşünüyorum.


htuksal@gmail.com

 

.

Facebook Yorumları

Kod8
8.3.2017
MEB müfredat taslakları konusunda değerlendirmeler ve öneriler (IV)
29.1.2017
MEB müfredat taslağı konusunda değerlendirmeler ve öneriler (I)
23.07.2014
Ayeleth Şaked’in suretine bürünmek
19.05.2014
Soma ateşi ve 16 Ton
03.05.2014
Sınırsız Kardeşlik İnisiyatifi’nin Mısır bildirisi
25.03.2014
‘Başörtülü bacı’ edebiyatı
19.03.2014
Star’dan nasıl ayrıldım? Gerçekler ve yalanlar
03.03.2014
Hükümetin sorumluluğu
28.02.2014
‘Şey’ edebiyatının sahiciliğe delâleti
25.02.2014
Sözü dinlenen birisi olmak üzerine…
20.02.2014
Zehra Develioğlu vakasının düşündürdükleri
15.02.2014
Cemaatsel sosyolojik vasatımızın düşündürdükleri
31.01.2014
Yerel seçimler, medya ve partilerin ‘kadın’ karnesi
28.01.2014
‘Sekülerizm, dindarların tartışmalarından meydana geldi’
23.01.2014
Masum değiliz, hiçbirimiz!
12.01.2014
En uzun 15 günüm
24.12.2013
Allah’ın yakasından düşün, kozunuzu kendi üzerinizden paylaşın!
17.12.2013
Küfür, şal ve ötesi
14.12.2013
Kadın örgütlerinin inkâr politikası
11.12.2013
“Affedilmişliği” affetmeyen kızlar
08.12.2013
Kadınlar ve fitne söylemi
05.12.2013
Fitne kelimesi ve hatırlattıkları
30.11.2013
O kadar sevinmeyin…
23.11.2013
Nepal’de “aydınlanma”
20.11.2013
Beton medeniyetinden toz, toprak ve nehir medeniyetine…
15.11.2013
Başbakan ne için özür dileyecek?
11.11.2013
Çok sesli, farklılıklara saygılı, dayanışmacı bir ekiple karşınızdayız
24.09.2013
Keşke Siz de Zerdüşt Olsaydınız
02.05.2013
Şimdi sizin sınavınız başlıyor!
25.04.2013
23 Nisan, 24 Nisan
18.04.2013
Kutlu doğum ve zamanın ruhu
11.04.2013
Cezaevinde unuttuklarımız
28.03.2013
Kutsal nefretimizden vazgeçebilecek miyiz
21.03.2013
Barış sürecinde lider kültü
14.03.2013
Feminizmin cennetinde 8 Mart
07.03.2013
Kadınların Taraf’ı
28.02.2013
Görünmez insanlar
21.02.2013
İhtilafta rahmet ve Taksim
14.02.2013
‘Malan Barkirin’
07.02.2013
En büyük kast
31.01.2013
Kadın sorunundan ‘rahatsız erkekler’e
24.01.2013
Kendilerine yakışanı yaptılar!
17.01.2013
İmanlı ve vicdanlı insanlara çağrı!
10.01.2013
Barışmazsak ne olur
03.01.2013
Roboski yükü
27.12.2012
Gelecek yılın son haftası
20.12.2012
Eksik de olsa...
13.12.2012
Bir taciz soruşturmasının serencamı
06.12.2012
YÖK ‘görevsizlik kararı’ verebilir mi
29.11.2012
Kör nokta
22.11.2012
Bölünmemek için Kürtleşmek zorundayız
15.11.2012
BİZ’e güvenip de kavga ediyorsanız...
08.11.2012
Ölenler ölmüş olsa da...
01.11.2012
Yeniden umutlanalım diye
25.10.2012
Alın silahlarınızı ve ...
18.10.2012
Okulda cinsel taciz
11.10.2012
İnsanlar ve isimler
04.10.2012
Tek adamlığın vebali
27.09.2012
Keşke olmasaydı!
20.09.2012
Tanrı, vatan, aile
13.09.2012
Üç konu
06.09.2012
Terör, trafik ve eğitim meselemiz
30.08.2012
‘Milat’ gazetesi ‘Yeni Akit’in neyi olur
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8