Hidayet Şefkatli TUKSAL

Serbestiyet.com



Bookmark and Share

Beton medeniyetinden toz, toprak ve nehir medeniyetine…


20.11.2013 - Bu Yazı 1712 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Size bu yazıyı Hindistan’dan yazıyorum. Nepal’de geçirdiğimiz 2 günden sonra buraya geldik. Çoktandır hiç olmadığım kadar kendimi doğaya yakın hissettiğim bu coğrafyayı önceleri garipsesem de 3 gün içinde alıştığımı, sevdiğimi ve içinde yaşamaya mahkûm edildiğimiz beton medeniyetine kıyasla çok daha insani bulduğumu söylemek istiyorum öncelikle.

tajj

Yerel kıyafetler içinde, kahverenginin çeşitli tonlarında buluşan insanlar, hayvan ve doğa ile iç içe yaşamaya alışkın burada. Tozla, toprakla, bizim “kir” olarak algıladığımız pek çok şeyle barışık bir şekilde yaşıyorlar. Ayrıca “laiklik-muhafazakarlık-dindarlık” maddeleri tartışma gündeminden hiç düşmeyen, dini sembollere karşı hâlâ çekincelerin bulunduğu Türkiye’den bakıldığında Nepal de, Hindistan da anlaşılması güç bir dini sembol ve dini ritüel cenneti durumunda.

Beş günlük seyahatimde o kadar çok ibadet eden insan gördüm ki, kendimi “umre” benzeri bir ortamda buldum adeta. Hindu’lar, Budistler, Jainistler, Sihler ve Müslümanlar farklı kıyafetleri, farklı tapınakları ve farklı ibadetleri ile hiç gizlenme ihtiyacı duymadan, yan yana iç içe yaşıyorlar. Bu birliktelik, aralarında hiçbir sorun bulunmadığı anlamına gelmiyor tabi ki, geçmişte kimi gruplar arasında kanlı çatışmalar olduğunu ve bu gün de kan dökülmesine sebep olabilecek kritik sorun alanlarının mevcut olduğunu biliyoruz. Ancak bu durum dini çeşitliliğin baskın tezahürlerini engellemiyor.

katmandu4

Nepal’de ziyaret ettiğimiz şehirler, hemen her köşesinde büyük ya da küçük bir tapınağın yer aldığı, insanların ellerinde tespihler, dillerinde dualar (mantralar) ile döndüğü, günlük ibadetlerini yaptıklarının göstergesi olarak alınlarında renkli işaretler taşıdıkları bir dini fuar alanı gibi. Tapınakların birer ahşap oymacılık harikası olan kapıları, pencereleri gerçekten görülmeye değer. Ayrıca tanrıları ve tanrıların çeşitli özelliklerini simgeleyen kimi ahşap kimi taş heykel ve süslemeler her yeri işgal etmiş durumda. Reenkarnasyon inancının tezahürleri olarak ortaya çıkan tanrılara dair sembollerin halkın zihin dünyasında ne anlam taşıdığını bilmiyorum ama Nepal’in “kumari” denen bakire tanrıçalarının durumunun ekibimizdeki herkesi üzdüğünü söyleyebilirim.  Henüz 3-4 yaşındayken, aranan özellikleri taşıdığına inanılan bir kız çocuğunun “tanrıça” ilan edilmesi ve ergenlik dönemine kadar hayatını bir sarayda dışarı çıkmadan, ayaklarını yere basmadan, başkalarının yanında konuşup gülmeden geçirmeye zorlanması, ergenliğe girdiğinde ise bu tanrıçalık görevinden azad edilerek normal insanların arasına karışması ama onunla evlenecek olan erkeğin ölümüne sebep olacağı inancı sebebiyle de ömür boyu bakireliğe mahkûm edilmesi tanrıça “kumari”nin talihsiz kaderini oluşturuyor.

Bu çocuklardan birini gördük, hatta arkadaşlardan bazıları yanına girip çıktılar. Kendine has bir makyajla oturup ziyaretçi kabul eden bu kız çocuğu, tanrıça olabilmek için, her sene tekrarlanan bir korkunç sınavdan başarıyla geçmek zorunda.  Yeni kurban edilmiş 108 buffalonun kafası ve vücutları arasında dönerek yapayalnız bir gece geçirmesi istenen bu çocuklar feminist hareketin gündeminden nasıl uzak kalmış bilmiyorum, ama bu adetin çocuğun insan haklarına aykırı olduğu gerekçesiyle etkili herhangi bir kampanya yapıldığını duymadım.

Nepal’de Müslümanlar da yaşıyor ve iki büyük kompleks şeklinde camileri var, ancak yan yana bu iki cami cemaati birbirinden pek hazzetmeyen iki grubu oluşturuyor. (Gülen cemaatinin ta 1993’te Nepal’e gidip bir okul kurmuş olduğunu öğrendik ama ziyaret edemedik.) Bu cemaatler medrese eğitimi tarzında eğitim vermeye çalışıyorlar müntesiplerine… Şimdilik Nepal hakkında söyleyeceklerim bu kadar, Perşembe günü gezi izlenimlerimi paylaşmaya devam edeceğim inşallah!

Not: Bu yazıda gördüğünüz fotoğraflar, bu geziyi organize eden Hazar Eğitim ve Kültür Derneği’nin geçen yıl ki organizasyonuna ait. İlgili notlara ve fotoğraflara aşağıdaki adresten ulaşabilirsiniz.  http://www.hazargrubu.org/etkinlikler/geziler/603-hindistan-gezisi.html

http://serbestiyet.com/beton-medeniyetinden-toz-toprak-ve-nehir-medeniyetine/

.

Facebook Yorumları

reklam
8.3.2017
MEB müfredat taslakları konusunda değerlendirmeler ve öneriler (IV)
29.1.2017
MEB müfredat taslağı konusunda değerlendirmeler ve öneriler (I)
23.07.2014
Ayeleth Şaked’in suretine bürünmek
19.05.2014
Soma ateşi ve 16 Ton
03.05.2014
Sınırsız Kardeşlik İnisiyatifi’nin Mısır bildirisi
25.03.2014
‘Başörtülü bacı’ edebiyatı
19.03.2014
Star’dan nasıl ayrıldım? Gerçekler ve yalanlar
03.03.2014
Hükümetin sorumluluğu
28.02.2014
‘Şey’ edebiyatının sahiciliğe delâleti
25.02.2014
Sözü dinlenen birisi olmak üzerine…
20.02.2014
Zehra Develioğlu vakasının düşündürdükleri
15.02.2014
Cemaatsel sosyolojik vasatımızın düşündürdükleri
31.01.2014
Yerel seçimler, medya ve partilerin ‘kadın’ karnesi
28.01.2014
‘Sekülerizm, dindarların tartışmalarından meydana geldi’
23.01.2014
Masum değiliz, hiçbirimiz!
12.01.2014
En uzun 15 günüm
24.12.2013
Allah’ın yakasından düşün, kozunuzu kendi üzerinizden paylaşın!
17.12.2013
Küfür, şal ve ötesi
14.12.2013
Kadın örgütlerinin inkâr politikası
11.12.2013
“Affedilmişliği” affetmeyen kızlar
08.12.2013
Kadınlar ve fitne söylemi
05.12.2013
Fitne kelimesi ve hatırlattıkları
30.11.2013
O kadar sevinmeyin…
23.11.2013
Nepal’de “aydınlanma”
20.11.2013
Beton medeniyetinden toz, toprak ve nehir medeniyetine…
15.11.2013
Başbakan ne için özür dileyecek?
11.11.2013
Çok sesli, farklılıklara saygılı, dayanışmacı bir ekiple karşınızdayız
24.09.2013
Keşke Siz de Zerdüşt Olsaydınız
02.05.2013
Şimdi sizin sınavınız başlıyor!
25.04.2013
23 Nisan, 24 Nisan
18.04.2013
Kutlu doğum ve zamanın ruhu
11.04.2013
Cezaevinde unuttuklarımız
28.03.2013
Kutsal nefretimizden vazgeçebilecek miyiz
21.03.2013
Barış sürecinde lider kültü
14.03.2013
Feminizmin cennetinde 8 Mart
07.03.2013
Kadınların Taraf’ı
28.02.2013
Görünmez insanlar
21.02.2013
İhtilafta rahmet ve Taksim
14.02.2013
‘Malan Barkirin’
07.02.2013
En büyük kast
31.01.2013
Kadın sorunundan ‘rahatsız erkekler’e
24.01.2013
Kendilerine yakışanı yaptılar!
17.01.2013
İmanlı ve vicdanlı insanlara çağrı!
10.01.2013
Barışmazsak ne olur
03.01.2013
Roboski yükü
27.12.2012
Gelecek yılın son haftası
20.12.2012
Eksik de olsa...
13.12.2012
Bir taciz soruşturmasının serencamı
06.12.2012
YÖK ‘görevsizlik kararı’ verebilir mi
29.11.2012
Kör nokta
22.11.2012
Bölünmemek için Kürtleşmek zorundayız
15.11.2012
BİZ’e güvenip de kavga ediyorsanız...
08.11.2012
Ölenler ölmüş olsa da...
01.11.2012
Yeniden umutlanalım diye
25.10.2012
Alın silahlarınızı ve ...
18.10.2012
Okulda cinsel taciz
11.10.2012
İnsanlar ve isimler
04.10.2012
Tek adamlığın vebali
27.09.2012
Keşke olmasaydı!
20.09.2012
Tanrı, vatan, aile
13.09.2012
Üç konu
06.09.2012
Terör, trafik ve eğitim meselemiz
30.08.2012
‘Milat’ gazetesi ‘Yeni Akit’in neyi olur
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı