Hidayet Şefkatli TUKSAL

Serbestiyet.com



Bookmark and Share

‘Sekülerizm, dindarların tartışmalarından meydana geldi’


28.01.2014 - Bu Yazı 2278 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

diyane

 “Batı dünyasında dine karşı konulan bütün mesafeler, din karşıtı ideolojiler, sekülerizm, dünyevileşme dindarların tartışmalarından meydana gelmiştir. Dindarlar birbirleriyle yüzyıl boyunca mezhep çatışmalarına girdiler. Genç kuşaklar ‘din buysa biz o dünyada yokuz’ dediler. Bugün İslam dünyasında da bu anlamsız, bu beyhude tartışmalar, dindarların birbirleriyle ilgili anlamsız güç kavgaları, güç tutkuları genç kuşakların zihninde aynı neticeleri doğuracak diye endişe ediyorum. Eğer ‘din, dindarlık buysa biz burada yokuz’ diyecekler diye endişe ediyorum.”

Alıntıladığım bu önemli cümleler, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’e ait. Cemaat’le hükümet arasındaki kavganın her gün yeni bir ivme kazandığı bir ortamda söylenmiş olması önemini daha da arttırıyor. Ancak onun bu endişeleri başbakan tarafından yeterince ciddiye alınmamış olacak ki, her konuşmasında “paralel devlet”“örgüt”,“şebeke” vb. ithamlarla andığı Cemaat yönetimini, tamamen dini bir retorik üzerinden suçlamaya, itham etmeye devam ediyor. Dünkü “Yüzyılın İslam Kültür Hizmeti Onur ve Hizmet Ödülleri” töreninde de, pek çok İslam bilgininin ve tabii ki Mehmet Görmez’in karşısında, büyük bir hiddet ve şiddetle suçlamalarını sürdürdü:

“Yaşadığımız fetret gelip geçer, maruz kaldığımız ihanetler hiç şüpheniz olmasın milletin engin feraseti karşısında eriyip yok olup gider. Bu medeniyet öyle bir medeniyettir ki yalancı peygamberleri, sahte velileri, içi boş, kalbi boş, zihni boş âlim müsveddelerini bünyenin virüsü reddettiği gibi reddetmiş ve tarihin çöplüğüne mahkûm etmiştir. İlmi iktidar vasıtası olarak görenleri bu medeniyet yine mahkûm edecektir. İlmi bir sihir gibi bir efsunlama vasıtası gibi görenleri bu medeniyet yine reddedecektir. İlmi güç için, şantaj için, şebekeleşme ve örgütlenme için bir istismar aracı olarak kullananları bu medeniyet hiç kabullenmemiştir. Göreceksiniz yine kabullenmeyecektir. İman, dilde kalmayıp kalbe indiğinde imandır. İlim kitapta, cübbede kalmayıp akla ve gönle girdiğinde ancak ilimdir. Yunus’un ifadesiyle; dervişlik olaydı taç ile hırka, biz dahi alırdık 30′a, 40′a.

Benim ödül töreninde dinlediğim ve Sabah gazetesinin internet sitesinden aktardığım bu ifadeler, Diyanet sitesine girerken ayıklanmış ve yukarıda koyulaştırarak aktardığım bölüm epeyce kısaltılarak verilmiştir. Bu tavır “özetleme” gibi bir gerekçeyle açıklanabilir ama bence esas sebep, Görmez’in yazının başında alıntıladığım endişelerinde gizli. Başbakanın günlerdir Cemaat’i şeytanlaştırma operasyonunu dini retorik üzerinden gerçekleştirmesi, son konuşmasında ayıklanan cümlelerin bu retoriğe uygun olarak kurulmasından kaynaklanıyor kanımca. Sayın Görmez’in bu tutumu son günlerde hasret kaldığımız mümince bir tavırdır, bu yüzden kendisini kutluyorum.

Başbakan üslubunda, sertliğinde ve ithamlarında ifrat seviyesinin en üst noktalarında gezdiği için inandırıcılığını kaybediyor. Bugün pek çok kişi Cemaat’le hükümet arasındaki kavgada, Cemaat’in çok yanlış bir tutum içinde olduğu fikrinde ortaklaşıyor ve bu gerekçeyle hükümetin arkasında duruyor olabilir. Ancak başbakanın bu müfrit tutumu, Cemaat’e geçmişte de sempatisi olmamış benim gibi birini bile rahatsız edebiliyorsa, burada bir yanlışlık var demektir. Bırakalım hakkaniyeti, adaleti, merhameti –sırf reel politik açıdan bakıldığında bile- geçmişte Cemaat’e karşı benden daha sıcak duygular beslemiş AK Parti’li tabana mensup pek çok kişide, bu kadar ağır ifadelerin rahatsızlık yaratması, Cemaat’in mağdur edildiği duygusunu oluşturması ihtimal dâhilindedir. Bu kavga patlamadan önce, Hizmet’in tabanı ile AK Parti’nin tabanı sınırları belirsiz bir biçimde iç içeydi ve hâlâ da tam bir ayrışma gerçekleşmiş değil. İnsanlar şaşkınlık içinde birbirlerinin yüzlerine bakıyor ve ne yapacaklarını bilemiyorlar. Öfke ve düşmanlıkla bölünmüş iki büyük cephe yaratmanın siyaseten ne kadar akılcı olduğunu bir kez daha düşünmek gerekmez mi?­­

http://serbestiyet.com/sekulerizm-dindarlarin-tartismalarindan-meydana-geldi/

.

Facebook Yorumları

Kod8
8.3.2017
MEB müfredat taslakları konusunda değerlendirmeler ve öneriler (IV)
29.1.2017
MEB müfredat taslağı konusunda değerlendirmeler ve öneriler (I)
23.07.2014
Ayeleth Şaked’in suretine bürünmek
19.05.2014
Soma ateşi ve 16 Ton
03.05.2014
Sınırsız Kardeşlik İnisiyatifi’nin Mısır bildirisi
25.03.2014
‘Başörtülü bacı’ edebiyatı
19.03.2014
Star’dan nasıl ayrıldım? Gerçekler ve yalanlar
03.03.2014
Hükümetin sorumluluğu
28.02.2014
‘Şey’ edebiyatının sahiciliğe delâleti
25.02.2014
Sözü dinlenen birisi olmak üzerine…
20.02.2014
Zehra Develioğlu vakasının düşündürdükleri
15.02.2014
Cemaatsel sosyolojik vasatımızın düşündürdükleri
31.01.2014
Yerel seçimler, medya ve partilerin ‘kadın’ karnesi
28.01.2014
‘Sekülerizm, dindarların tartışmalarından meydana geldi’
23.01.2014
Masum değiliz, hiçbirimiz!
12.01.2014
En uzun 15 günüm
24.12.2013
Allah’ın yakasından düşün, kozunuzu kendi üzerinizden paylaşın!
17.12.2013
Küfür, şal ve ötesi
14.12.2013
Kadın örgütlerinin inkâr politikası
11.12.2013
“Affedilmişliği” affetmeyen kızlar
08.12.2013
Kadınlar ve fitne söylemi
05.12.2013
Fitne kelimesi ve hatırlattıkları
30.11.2013
O kadar sevinmeyin…
23.11.2013
Nepal’de “aydınlanma”
20.11.2013
Beton medeniyetinden toz, toprak ve nehir medeniyetine…
15.11.2013
Başbakan ne için özür dileyecek?
11.11.2013
Çok sesli, farklılıklara saygılı, dayanışmacı bir ekiple karşınızdayız
24.09.2013
Keşke Siz de Zerdüşt Olsaydınız
02.05.2013
Şimdi sizin sınavınız başlıyor!
25.04.2013
23 Nisan, 24 Nisan
18.04.2013
Kutlu doğum ve zamanın ruhu
11.04.2013
Cezaevinde unuttuklarımız
28.03.2013
Kutsal nefretimizden vazgeçebilecek miyiz
21.03.2013
Barış sürecinde lider kültü
14.03.2013
Feminizmin cennetinde 8 Mart
07.03.2013
Kadınların Taraf’ı
28.02.2013
Görünmez insanlar
21.02.2013
İhtilafta rahmet ve Taksim
14.02.2013
‘Malan Barkirin’
07.02.2013
En büyük kast
31.01.2013
Kadın sorunundan ‘rahatsız erkekler’e
24.01.2013
Kendilerine yakışanı yaptılar!
17.01.2013
İmanlı ve vicdanlı insanlara çağrı!
10.01.2013
Barışmazsak ne olur
03.01.2013
Roboski yükü
27.12.2012
Gelecek yılın son haftası
20.12.2012
Eksik de olsa...
13.12.2012
Bir taciz soruşturmasının serencamı
06.12.2012
YÖK ‘görevsizlik kararı’ verebilir mi
29.11.2012
Kör nokta
22.11.2012
Bölünmemek için Kürtleşmek zorundayız
15.11.2012
BİZ’e güvenip de kavga ediyorsanız...
08.11.2012
Ölenler ölmüş olsa da...
01.11.2012
Yeniden umutlanalım diye
25.10.2012
Alın silahlarınızı ve ...
18.10.2012
Okulda cinsel taciz
11.10.2012
İnsanlar ve isimler
04.10.2012
Tek adamlığın vebali
27.09.2012
Keşke olmasaydı!
20.09.2012
Tanrı, vatan, aile
13.09.2012
Üç konu
06.09.2012
Terör, trafik ve eğitim meselemiz
30.08.2012
‘Milat’ gazetesi ‘Yeni Akit’in neyi olur
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8