Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Hıdır GEVİŞ

Taraf GAZETESİ



Bookmark and Share

Cemaat ve AK Parti arasındaki ikna savaşları


25.12.2013 - Bu Yazı 1798 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Gülen Cemaati ve AK Parti arasında çok açık bir savaş yaşanıyor. Eskiden bu savaşı dillendirenlere ‘fitneci’ deyip kızıyorlardı. Şimdi iki taraf da dillerinin en kemiksiz hâlleriyle adeta bir gladyatör gibi birbirleriyle çarpışıyor.

Bu kavgayı sosyal medyadan üzerinden bazen ağzım beş karış açık izliyorum. AK Parti de Cemaat de kendilerine bağlı insanlarla birlikte hiç yorulmaksızın mücadele ediyor. Bu sosyal medya muharebesinde gazeteciler büyük rol oynuyorlar. Hatta onlar biraz da kendi bulundukları tarafın kolordu komutanları gibiler. Her biri takipçilerinden oluşan bir Kocatepe’ye çıkıp, oradan aşağılara efsunlu sözcükler savuruyorlar. Bu sözcükler, ideolojik bir nükleer bomba gibi kişiden kişiye yayılarak, her düştüğü noktada yeniden parçacıklara ayrılarak etkisini kitleselleştiriyor. Sonuçta ortaya, davaları konusunda inançlı, motivasyonu tam, enerjisi yüksek bireyler çıkıyor...

Aslında bütün bu olup bitenler çok ciddi bir ikna savaşı. Herkes diğerini kendi argümanlarıyla ikna etmeye çalışıyor. Gazetecilerin rolünün bu kadar abartılı olmasının sebebi de bu. Onlar sözcüklerin efendisi. Bir şeyi en yalın, en kısa, en çarpıcı formatta anlatıp nasıl ikna edeceklerini, karşı tarafın argümanlarını nasıl boşa çıkaracaklarını çok iyi biliyorlar.

Bu savaşta sağlıklı düşünmek istiyorsanız bütün bu enformasyon yağmurundan kendinizi korumalısınız. Yoksa dün ona bugün buna inanıp bertaraf olursunuz valla.

Bütün bu mekanizmadan kendinizi koruman bir yolu daha var. İkna bilimini, kurallarını bilmek. Böylece nasıl bir mekanizma içinde olduğunuzu görebilirsiniz.

Önceki gün Twitter’da sevgili R. Erdem Kul, bir video paylaştı. Bu, video yazarı Rober Cialdini’ninİknanın Psikolojisi kitabının animasyonu. Hatta animasyonu Selim Geçit Türkçeleştirmiş. Ben, o videoda söylenenleri neredeyse kelimesi kelimesine alarak buraya aktarıyorum.

“Bir taleple karşılaştığınız vakit buna ‘evet’ veya ‘hayır’ dedirten faktörler nelerdir. Bilim insanları yıllardır bunları inceliyorlar. Biz de bir konuda karar verirken, verileri ölçüp biçip değerlendirmek yerine, özellikle de zaman baskısı nedeniyle hızlı karar vermek için bazı kısa yollar, bazı işaretler kullanıyoruz. Bu kısa yollardan iknayı etkileyen faktörlerden altı tanesi çok önemli.


• 1- Karşılık yaratmak:

Karşılık yaratmak bize yapılmış bir iyiliği karşılıksız bırakmama alışkanlığıdır. Örneğin bize iyilik yapmış birinden gelen talebe evet dememiz daha yüksektir. Restoranlarda bir deney yapılmış. Garson hesabı getirirken içine bir tane nane şekeri koyunca bahşişler yüzde 3 artmış, iki tane koyunca yüzde 14 artmış... Garson, tek bir şeker verip sonra duraksayıp geri döndüğünüzde ve ‘Siz tatlı müşterilerimiz için bir nane şekeri de benden’ dediğinde, bahşiş yüzde 23 artmış. Dolayısyla burada ne yapıldığı kadar nasıl yapıldığı da önem kazanmış oluyor.


• 2- Azlık:

İnsanlar az olan şeyi daha çok elde etmek isterler. 2003’te Londra- New York arasındaki Concorde uçak seferlerini etleyeceğini açıklayan havayolu şirketinin bilet satışları tavan yapmış. Çünkü müşteri artık olmayacak bir şeye daha fazla ilgi gösteriyor. Dolayısıyla bir ürünü ya da düşünceyi karşı tarafa avantajlarıyla sunmak yetmiyor, onlara şayet bizim önerimizi gözönüne almazlarsa neler kaybedeceklerini anlatmamız lazım.


• 3- Otorite:

Eğer öneri kendi alanında tecrübeli birinden geliyorsa ikna olmamız daha kolay. Bu arada birini etkilemek istiyorsanız o alandaki bilgi, tecrübe ve yetkinliğinizi karşınızdakine siz değil bir başkasının aktarması daha iyi olur.

Örneğin bir emlak şirketinde şöyle bir deney yapılmış. Müşteri aradığında, santral memuru şirketteki görevli kişiyle ilgili ufak bir bilgi aktarmış. Evini kiralamak isteyen biri aradığında ‘Sizi Susan’a bağlıyorum, kendisi 15 yıldır şirketimizde bu işi yapan, tecrübeli biridir, bir saniye hemen bağlıyorum’ diyormuş. Bu sayede randevularda yüzde 20, sözleşmelerde ise yüzde 15 artış olmuş.


• 4- Tutarlılık:

İnsanlarda daha önce yaptıkları şeylere bağlı kalma alışkanlığı var. Bunun mekaniği şöyle oluyor.

Şöyle bir deney yapılmış: Bir dernek, iki ayrı mahalleye pek de hoş görünmeyen eciş bücüş pankartlar götürüyor. ‘Bu pankarları evinizin önüne asar mısınız, dikkatli araç kullanımı meselesine dikkat çekmek istiyoruz’ deniyor. Ancak bu mahallelerden birine dört gün önce çok şık, albenili pankartlarla gidiyorlar ve o mahalleli pankarları asmayı kabul ediyor. İkinci gidişte ise ilk defa gidilen mahalle pankartları asmayı reddederken, ikinci defa gidilen mahalle pankartları beğenmese de asıyor. Çünkü bir önceki kararları konusunda uyumlu ve tutarlı olmak istiyorlar.


• 5- Beğeni:

İnsanlar beğendikleri insanlardan etkileniyorlar. Beğeni neye göre oluşuyor peki? İnsanlar kendilerine benzer insanları beğeniyor, kendilerine iltifat edenleri beğeniyor, aynı hedef doğrultusunda birlikte çalıştıkları insanları beğeniyor. Bunun da deneyi var ama yerim dar.


• 6- Toplumsal kanıt:

İnsanlar doğası gereği kararsız kaldıklarında kendilerinden önce çoğunluğun verdiği kararlara bakıyor ve ona göre hareket ediyor. Bu da deneylerle kanıtlanmış.”

***


Instagram’da volta atan bir restoran: Hristo

Sosyal medya, özellikle küçük işletmeler ve firmalar için müthiş fırsatlar barındırıyor. Bu alanı bazıları kullanamıyor ama bazıları çok iyi kullanıyor ve karşılığını da alıyorlar.

Tarabya’daki Hristo Restoran’ın işletmecileri Yasin Yıldız ve Sayim Gökçe de bu işin önemini kavramışlar. Yasin Bey, fotoğraf paylaşım sitesi olarak nam salan Instagram sayesinde pek çok yeni müşteri kazandığını söylüyor. İnstagram’a mutfakta pişen her şeyin resmini koyuyor... Güveçte suflenin, balık böreğinin ve deniz ürünlerinden yapılma patlıcan sarmanın fotoğraflarını gören insanlar, ister istemez etkileniyor ve merak ediyorlar... Bir süre sonra da Hristo’nun müşterileri oluyorlar. Tarabya’da tertemiz bir restoran Hristo. Balık böreği olağanüstü lezzetli, patlıcan sarma da öyle...



www.vivahiba.com

twitter.com/hidirgevis

http://www.taraf.com.tr/hidir-gevis-2/makale-cemaat-ve-ak-parti-arasindaki-ikna-savaslari.htm

.

Facebook Yorumları

Kod8
15.01.2014
Taraf’a veda
25.12.2013
Cemaat ve AK Parti arasındaki ikna savaşları
22.12.2013
Sosyal medyada kendi kendimizi zaten fişliyoruz
20.12.2013
Çıldırmış bir gazetecinin hatıra defteri
18.12.2013
Dürüstlük romantizmini bırakın, yolsuzluk bizim trajedimiz
15.12.2013
‘Hindistan’da 22 resmî dil var, sorun yok’
12.12.2013
Hiçbir gücün ‘toy boy’ u olmayan bir lider: Erdoğan
08.12.2013
Saatim 10 bin dolar
06.12.2013
Melez Türkiye
01.12.2013
Siyasi partiler ve eşcinsellerin flörtü
27.11.2013
Başbakanın uçağına otostop
24.11.2013
Adnan Hoca ve Kedican show
22.11.2013
Kürtler ve hükümetin arasından çekilin
17.11.2013
Türkiye’deki Amerikan rüyası: Acun
15.11.2013
AK Parti’nin ilerici pragmatizmi
13.11.2013
Atatürk olmasaydı, olur muyduk olmaz mıydık
10.11.2013
Evlerde ateşli sevişmeler var
08.11.2013
Ben bir kader mahkumuyum çünkü
06.11.2013
Elazığ’ın gözü tiyatro turizminde
03.11.2013
Meclis’in pop istatistiği
01.11.2013
Kendimizi haklı çıkarma hastalığı
30.10.2013
Öcalan’ın hayatı belgesel oluyor
27.10.2013
Elitist çevreciliğin iflası
23.10.2013
Türkler için fırsatlar ülkesi; Kürdistan
20.10.2013
Mahmur Kampı’nda bir Kürt kızı
16.10.2013
Kürt göçmen kamplarından Norveç Oscarı’na
13.10.2013
Kürdistan topraklarında...
11.10.2013
Ben de ekranda dekolte giyeceğim
09.10.2013
Siyasi partilerin dijital karnesi
06.10.2013
Dost musun, düşman mısın!
02.10.2013
Beş yıl önce hayaldi şimdi gerçek
29.09.2013
Adana mı Antalya mı
25.09.2013
Tunceli’de devrimci faşizm
23.09.2013
Rent a car, rent a gazeteci
20.09.2013
Eğitimde sosyal medyayı kullanın
18.09.2013
Yobazlık ve Alevilik
15.09.2013
Erkekler kaç gram
11.09.2013
Depresif hegemonya
08.09.2013
Ötüken yolu yokuştur, kafaları tokuştur
06.09.2013
Avam politikayla onur çiğnemek
01.09.2013
Mutsuz kadınlar
30.08.2013
Facebook hükümete neyin diyetini ödedi
28.08.2013
Alaturka tuvaletler yasaklansın
25.08.2013
Lüks tüketiminde mahalle baskısı
23.08.2013
Aşk çocukları ve seks çocukları
21.08.2013
Hayalet savaşı
18.08.2013
Eşcinseller ve türbanlılar
14.08.2013
Batılı erkeğin dindarla flörtü
11.08.2013
Mahalleler geçmişe dönüyor
09.08.2013
Politik deşifre çağı
07.08.2013
Alın şu torun-torbayı başımdan
04.08.2013
Boykotumu sevsinler
02.08.2013
İşadamları neden ezik
31.07.2013
AK Parti’nin banyo estetiği
28.07.2013
Ev kadınlığından istifa
26.07.2013
Günahkâr memnuniyetsizler
24.07.2013
Doğu’daki liberal cennet: Dersim
21.07.2013
Pazar hülyaları
19.07.2013
Kim daha muhafazakâr: Erdoğan mı, Demirtaş mı
17.07.2013
Sadettin Teksoy’un karikatürü
14.07.2013
Buzdolaplarına siber saldırı
12.07.2013
Başbakanlıktaki falcı
10.07.2013
Roboski Mon Amour
05.07.2013
Vah Mursi’nin başına gelenler
03.07.2013
İlk lezbiyen milletvekili
30.06.2013
Tekno emperyalizm...
28.06.2013
Erdoğan’ın Bush taktiği
26.06.2013
Sosyalist Türkiye hayırlı olsun
23.06.2013
Politik kitaplara ilgi neden düştü
21.06.2013
Türkiye’nin Murdoch’ı Erdoğan
16.06.2013
İndiegogo’ya gel, sesime gel!
14.06.2013
Senarist gazetecilik ve Yeni Şafak
12.06.2013
Yandaş mitleri
09.06.2013
Gündüz ben akşam Süpermen
06.06.2013
Dünyanın en fotojenik eylemi
05.06.2013
Gençlik 80 model demokrasiyi takmaz
02.06.2013
Mobil isyan
29.05.2013
Sessiz first lady: Nazmiye Demirel
26.05.2013
Bu bir içki yasağıdır
22.05.2013
Eurovision’un çakma milliyetçiliği
19.05.2013
Sonradan kent: Washington DC
17.05.2013
Türkiye Amerika’ya eğitim ihraç edecek
15.05.2013
Başları sağ olsun, geçmiş olsun
12.05.2013
Kimliklerimi iptal ettim, artık Japon’um
10.05.2013
Gazete ve tv’ler Google’a savaş açmalı
08.05.2013
Taraf partisinin içyüzünü açıklıyorum
05.05.2013
Kürtçe ve Türkçeye rakip bir dil geliyor
03.05.2013
1 Mayıs: Protesto ruhundan karnavala
01.05.2013
Başbakan Lady Gaga konserine gider mi
28.04.2013
O kadın ve Karayılan’ın imaj başarısı
24.04.2013
Sayın gazeteciler! Birbirimizi yiyelim mi
21.04.2013
Kendini kötü hisseden kadınlar
19.04.2013
CHP borsada işlem görseydi!
17.04.2013
Fazıl Say olayı: Nefret suçu mu fikir özgürlüğü mü
14.04.2013
Ne çektin be Alişan... Ne çektirdin be Demet
12.04.2013
40 bin genç öldü, şimdi onları öldüren zihniyet ölüyor
10.04.2013
Homoerotik Survivor’ın televizyon devrimi
08.04.2013
Diyarbakır’ın demokrasiyle imtihanı
08.04.2013
Akit yazarı neden olmasın ki
03.04.2013
Bedri Baykam’ın ‘boş çerçevesi’
31.03.2013
Serdar Ortaç hiç değişmiyor, aynı kurnazlık
29.03.2013
Gazetecileri evlat edinin
27.03.2013
Öpüşmüyorsam sebebi var
24.03.2013
Pantolonlar aşağı, yok hayır yukarı
22.03.2013
Salon televizyonu NTV
20.03.2013
Newroz mu Nevruz mu... Selpak mı kağıt mendil mi...
17.03.2013
Kiev kadınlarının suşi merakı
15.03.2013
Erdoğan’ın marketing gücü
13.03.2013
Türkiye’nin ekonomisyonerleri
10.03.2013
Nasıl bir turistsiniz
08.03.2013
Chávez’in 28 Şubat’ı
06.03.2013
Aljazeera Türk, Müslüm Baba’ya yetişemedi
03.03.2013
Onlar oryantalist siz oksidentalist
01.03.2013
Siyasette Levi’s sendromu
27.02.2013
Tuhaf insanların akrabası Mozart
24.02.2013
Akbaba gazeteciliği ve Reha Muhtar
22.02.2013
Sistem dışındakilerin zaferi
17.02.2013
Gunjani Afrika
13.02.2013
New York’ta aşk
10.02.2013
Neşesi kaçık sıkıcı Kürt müzisyenler
08.02.2013
Erkekliğinden korkan gazeteciler
06.02.2013
Beyonce’nin voltaj sorunu
03.02.2013
Bürokraside neden Hıristiyan yok
01.02.2013
Bırakın yurdumu seveyim, buna ihtiyacım var
30.01.2013
Alçak sesle yaşamak
27.01.2013
Bu köşeyi halka açtım, artık sizindir
25.01.2013
Yurttaş gazeteci
23.01.2013
Araştırmacı gazetecilik nasıl oldu da öldü
20.01.2013
Siz ayrıcalıklılar, Birand’la aramıza girmeseniz...
18.01.2013
Türkiye ekmeğini taştan çıkarıyor
16.01.2013
Beyaz atlı prensesini bekleyen erkekler
13.01.2013
Tabuları takmayan, bağımsız ve eğlenceli gazete
11.01.2013
Sosyal demokrat ahlak
09.01.2013
Beni eşime teslim etmeyin, lütfen
06.01.2013
Haydi Erdoğan! Nobel seni bekliyor
04.01.2013
Kürtlerin altın çağı
02.01.2013
Politikada yılın ‘en’leri ve yılbaşı geceleri
30.12.2012
İzzet Çapa’yı gazetecilikten kovmak
28.12.2012
Ölülerle yaşamayın artık
26.12.2012
Ecdadımız bize ne bıraktı
23.12.2012
Barselona’dan selam
21.12.2012
Geçmiş günlerin bulantısı...
14.12.2012
Demokrasinin kâbusu: Devlet kapitalizmi
07.12.2012
RTÜK üyeleri lezbiyen çifte misafir olur mu
30.11.2012
Ecdadımızın pornografi ve fantezi merakı
23.11.2012
Müslümanların namusu
16.11.2012
Narsist, azgın ve çıkarcı herif
09.11.2012
Obama’nın pozitif intikamı
02.11.2012
Resmî dili kaldırsak mı
26.10.2012
Dijital çağda ölmeye yatmak
19.10.2012
Putin ve Erdoğan arasındaki yedi benzerlik
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8