Hüseyin ÇAKIR

cakir.56@gmail.com



Bookmark and Share

Modern muhafazakârlık kazandı!


13.04.2014 - Bu Yazı 2021 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Muhafazakârlık, “kalkınmacılık” politikası ve dünya görüşünde birleşerek, toplumsal değişimin ve yenilenmenin gücü olurken, ideolojik ve siyasal tutuculuk dolayısıyla, evrensel değerlerin, demokratik hak ve özgürlüklerin gelişmesi karşısında frenleyici, zaman zaman da engelleyici oldu.

Küreselleşmekarşısında yerellikte direnmek, yerelolanı (milli) küresel olanın karşısına dikmek için: Birincisi, dünyaya, hayata din ve inanç gözüyle bakmak, ikincisi, evrensel insan hak ve özgürlükleri, hukuk, adalet başta olmak üzere her şeye “ulusal güvenlik” ve tabii ki devamı olarak “millici” politikalarla bakılmalı ki, yerellik duvarları örülebilsin.

Gorbaçov, Sovyetler Birliği çözülmeden önce, küreselleşmeye karşı direnenlere, “Antenlere vize, yasak koyamazsınız” demişti.

Evrensellik ve küreselleşme karşıtı bu yerel düşünme ve düşündürme bakışı ve/ya zihniyeti ya da ideolojisi, günlük akıl denklemi, toplumun sosyolojisiyle uyumlu olabilir. Bu denklem üstünden siyaset yaparak iktidar hegemonyası kurmak kolaydır, kolaycılıktır.

Yerel-- küresel değerler çelişkisinin, sosyolojik olarak, değişim, yenilenme ve tutuculuğu/ muhafazakârlığı karşı karşıya getirmesi gerekir! Böyle bir çelişki var ise, toplumun modernleşmeye; bilimsel teknolojik gelişmeye, teknolojik alet edevat kullanmaya, karşı olması gerekir. Türkiye’de böyle olmuyor.

Soru şu: Değişim ve muhafazakârlık birlikte olabilir mi? Bu sorunun yanıtını, siyasi muhafazakârlık ile toplumsal muhafazakârlığı birbirinden ayrılan ve birbirini tamamlayan özellikleriyle yanıtlamak gerekiyor.

Pozitivist/ ilerlemeci paradigmadan bakıldığında, siyasi ve toplumsal muhafazakârlık dine bağlı “gericilik” olarak tanımlanır. Dine bağlı gelenek ve değerler değişmediği sürece, ilerleme ve değişim mümkün değildir. Bu paradigmaya göre değişim ve yenilenme, Batıcı aydınlanmayoluyla, yeni insan yaratmakla mümkündür. Reel sosyalizm denemesinde bu, “yeni tip insan” yaratmak olarak denendi. FaşizmKemalizmPeronizmBaascılık gibi yerelideolojiler, İran’da din devleti denemesi ve en tipik örneği Kamboçya’da kentlileri köylere, köylüleri kentlere sürerek, beyaz sayfa açıp “yeni bir toplum” yaratma vahşeti yaşandı.

DEĞİŞİMİ BELİRLEYEN DİNAMİKLER

Pozitivist/ aydınlanmacı toplum mühendisliği yoluyla değişim ve yenilenme çabası, sanayi toplumu tarihsel gelişimi ve değişimini zamanında yaşayamamış (yaşaması da gerekmiyor) geç sanayileşmiş, teknoloji transferi yoluyla sanayileşen ülkelerde, sınıfların ortaya çıkışı ve sınıfsal çıkarlar yoluyla siyasal yapılanmanın sosyolojik zemini, değişim ve yenilmeyi belirleyecek güçte olmamıştır. Değişim ve yenilenme, yerel olanla evrensel olanın iç içe geçmesiyle, melezleşerek olmaktadır. Değişimi ve yenilenmenin yönünü ve hızını belirleyen küreselleşen dünyadaki değişim, dış dinamikler olmuştur.

Bu sosyolojik özellik/ durum dolayısıyla, toplumsal muhafazakârlık ile siyasal muhafazakârlık, “kalkınmacılık” politikası ve dünya görüşünde birleşerek, toplumsal değişimin ve yenilenmenin gücü olurken, ideolojik ve siyasal tutuculuk dolayısıyla, evrensel değerlerin, demokratik hak ve özgürlüklerin gelişmesi karşısında frenleyici, zaman zaman da engelleyici oldular. Bu muhafazakârlık,modern muhafazakârlık olarak tanımlanabilir.

Türkiye’nin modern muhafazakârlığı AKP iktidarıyla her bakımdan zirveye ulaştı. Kalkınmacılığın! (kalkınma- büyüme bu konu özü dışında başka bir konu) yaratmış olduğu refahtan pay alma; iktidar olma duygusunun yaratmış olduğu özgüven ve yaşam tarzı ve dinî, toplumsal geleneklerin ulusal düzeyde itibar görmesi ve küresel düzeyde görünür olmasının yaratmış olduğu kimlik özgürlüğü... Toplumsal muhafazakârlığı değiştirdi.

Bu değişiklik aynı zamanda muhafazakâr sosyoloji içinde, sosyal, sınıfsal statü farklılığını da ortaya çıkarttı. Küresel dünyanın insan hak ve özgürlüklerini, evrensel hukuku, küresel insani değerler ile yerel değerleri birlikte savunan muhafazakâr dünyada sosyal, sınıfsal, modern- demokrat, özgürlükçü düşünen bir kesim ortaya çıkmaya başladı. AKP içinde yer alan, AKP’yi destekleyen bu modern muhafazakâr kesim, otoriterleşen, içe kapanarak, “millici”,“milli güvenlikçi”,“devletçi” ve yolsuzluklara bulaşmış AKP ile küresel dünyada iç içe yürünemeyeceğini gördü.

Erdoğan ve çalışma ekibinin öfkesi, telaşı, saldıranlığı, (yolsuzluklar dolayısıyla yargı karşısına çıkmak ve) modern muhafazakâr toplumsal bir muhalefetin gelmekte olduğunu görmesidir. Bundan dolayı kutuplaşma ve gerilim yoluyla toplumsal muhafazakârlığı içe kapatma politikası izleniyor.

30 Mart seçim sonuçları böyle okunursa, bu seçimin gelecekteki kazananı modern muhafazakârlık olmuştur. (Pozitivist- aydınlanmacı muhafazakârlık ve değişim bir sonraki yazı olsun.)

cakir.56@gmail.com

Twitter: @huseyincakir1

.

Facebook Yorumları

Emlak8
27.5.2018
Vaatlerinizi sözleşme olarak imzalayın…
21.5.2018
Seçmeni 'salak' yerine koyanlar hep kaybetti
13.5.2018
Demokratik sistem için HDP ile stratejik işbirliği yapılmalı
6.5.2018
'Koruma görmeyen' HDP’ye barajlı seçim
29.4.2018
“Toprak milliyetçiliği” iktidar ve muhalefet
22.4.2018
200 yıllık sistem değişikliği hikayesinde yeni durum
8.4.2018
Otoriter rejim altında muhalefet!
1.4.2018
CHP’nin Ok’undan yeni bir sistem alternatifi çıkar mı? (2)
25.3.2018
CHP’nin Ok’ları nereyi gösteriyor (1)
19.3.2018
Devletin iktidarını-iktidarın devletini kurarken…
11.3.2018
Başkanlık sistemi postmodern vesayet
5.3.2018
İttifakla güçlü lider ve güçlü iktidarın sonuna doğru
25.2.2018
Milli ve yerlinin sağı solu
11.2.2018
HDP’siz yeni sistem kurmak!
5.2.2018
Altı ok yerine Rabia ideolojisi
28.1.2018
Kürtler ve dış Kürtler etrafında dönen ‘dünya’
22.1.2018
İktidarda ve muhalefette sol popülizm
14.1.2018
Sol, sosyalist popülizm tarihi
7.1.2018
Türkiye’de sol popülizm öncesi popülizm
26.12.2017
'Gayri resmi milis'leşmeye kapı mı açılıyor?
24.12.2017
Yerli ve milli popülizm (2)
17.12.2017
Popülizm ve yükselen sağ popülizm (1)
10.12.2017
Sistem değişirken ana muhalefet hala konjönktürel muhalefet
4.12.2017
'Kamuculuk' kamusal alanı yok ediyor
26.11.2017
Milliyetçiliği / ulusalcılığı yükseltmek çok kolay
12.11.2017
Atatürkçülük ile Sistem Değişikliği Menkıbesi
5.11.2017
Ekim Devriminin 100. Yılı ve Devlet
29.10.2017
Devletin bekası sendromundan ne zaman kurtulacağız?
22.10.2017
Tek parti dönemi bazı hatırlatmalar
18.10.2017
İslamcı-Milliyetçilik veya Yeni Abdülhamitçilik
8.10.2017
Ateş çemberine girerken ve içindeyken
1.10.2017
Kürtler yok iken Dış ve İç Kürtler oluverdi!
24.9.2017
Aydınların taraflılığı ve muhalefet
11.9.2017
10 Eylül 1920 TKP’nin kuruluşu ve Dönüşler hikâyesi…
3.9.2017
Sistem değişirken! muhalefet ne yapıyor ne yapabilir?
20.8.2017
Yüzde 50 artı bir: Kurtuluş mu kâbus mu?
13.8.2017
Yoksa ikinci Cumhuriyet (!) mi kurulacak?
6.8.2017
Yurttaş mıyız Millet miyiz…?
30.7.2017
Hakikat hangisi: Davacı siyaseti mi demokratik siyaset mi? (2)
9.7.2017
Adalet Yürüyüşü sonrası her şey aynı kalabilir mi?
2.7.2017
Emir komuta içinde olan adalete karşı ADALET İçin yürünür
26.6.2017
Her şeyin devlete tabii olduğu rejim mi demokrasi?
18.6.2017
Ateş olmayan yerden duman çıkmaz meselesi: Hakikaten ne oldu, neler oluyor?
11.6.2017
Kurtarıcılardan kurtulmak
4.6.2017
Bütün iktidar AKP’nin olmalı ne demek?
28.5.2017
Dijital Dönüşümve Birden Çok Kapitalizm Modeli (2)
21.5.2017
Dijital-küresel dünyada politika (1)
15.5.2017
Muhaliflik ve muhalefet sorunu!
30.4.2017
Süreçlere müdahale eden muhalefet
23.4.2017
Sorulacak çok soru aranacak çok yanıt var
16.4.2017
İkili iktidardan mutlak tek iktidara…
9.4.2017
Herkes kendi referandumunu yapıyor
3.4.2017
Hayır ve Evet’in önü arkası
27.3.2017
“Gerçekçi ol imkânsızı iste”*
19.3.2017
Yeni! Bir “Biz” ve Sistem İnşa Edilmek İsteniyor
15.3.2017
Evet diyen eski “yoldaşlar
29.5.2015
HDP toplumun vicdanına ve aklına dokunuyor
06.04.2015
Seçimler barış süreçleri için zorlu dönemlerdir
27.01.2015
Tarihsel Blok ve Kimlikler Üstünden Politika…
11.01.2015
Baskı ve şiddeti meşrulaştırma aracı olarak terör
05.01.2015
"Değişim!" yeni iktidar bloku yarattı
26.12.2014
“28 Şubat Bin Yıl Sürecek” denilmişti!: Nihayet ilk yıllarına girdik galiba
26.10.2014
Türkiye kapitalizminin değişimi ve AKP
07.10.2014
“Yeni Türkiye!”de: Askeri sanayi büyürse, sonra ne olur (1)
04.10.2014
Bizim demokrasi! hangi demokrasi
27.08.2014
Parti devleti- Devlet Partisi rejimine doğru mu?
27.07.2014
Yeni Türkiye nerede başlıyor, eski Türkiye nerede bitiyor
15.07.2014
Fiili başkanlık ve cumhurbaşkanlığı seçimi
03.07.2014
Öğrenilmiş çaresizlik
04.06.2014
Cumhurbaşkanı mı, rejim mi seçeceğiz
18.05.2014
Görünmez kaza(lar) takdiri ilahi!
30.04.2014
İki muhafazakâr(lık)
13.04.2014
Modern muhafazakârlık kazandı!
20.03.2014
Kutuplaşma sınırı aşılıyor...
08.03.2014
Vesayetin devamlılığı için filtre değiştiriliyor
27.02.2014
‘Yalan, kişiyi haddi aşmaya götürür’
17.02.2014
Olup bitenlerin ‘ötesi’nden bakmak
07.02.2014
Fikrimiz iktidarda, biz hapisteyiz’
25.01.2014
Asıl kavga ‘yeni derin devlet’le cemaat(ler) arasında
16.01.2014
Cemaat aslında derin devlet- Gladio mu
06.01.2014
‘Pasif devrim’ bitti, Ergenekon’la barış başladı!
04.01.2014
“Pasif devrim” bitti, Ergenekon’la barış başladı!
26.12.2013
Değişen Türkiye ve demokrasi yolu buraya kadar mı
07.12.2013
‘Gizlice’ hakkımızda neler yapılıyor acaba
28.11.2013
Ne olacak şimdi: Kardeşlik hukuku mu, 12 Eylül hukuku mu
21.11.2013
Diyarbakır’da doğru söyler, Bismil’de şaşar
14.11.2013
‘Başbakan’ı yıpratmayalım!’ Ama o her şeyimize karışsın!..
07.11.2013
‘Parti olmayan parti’ HDP
30.10.2013
HDP, denenmişlerden ‘yeni’ bir deneme mi
21.10.2013
Askeri sanayi ne işe yarar!
09.10.2013
Tam demokrasinin 2023’e kadar yolu mu var!
02.10.2013
Paketten yeni paketlet çıktı, demokratikleşmeye devam
30.09.2013
Bu paket son paket mi acaba
19.09.2013
Ateşi düşürüp normalleşmek
13.09.2013
İslamcı kimlik merkezli yeni ‘biz’ ve ‘onlar’
07.09.2013
Barış için savaş! Öyle mi...
29.08.2013
İnsani değerler: Biz ve onlar
22.08.2013
Sivil toplum, cemaat, sol
15.08.2013
Sivil toplum, cemaat, siyaset ve STK’lar
08.08.2013
BDP’yi Türk soluyla birleştirmek, Kürtleri ideolojik tercihe zorlar
31.07.2013
Kürtler ve BDP, reformları sırtladılar...
25.07.2013
Başbakanı eleştirmek ya da eleştirmeyenleri eleştirmek
17.07.2013
Eski devletin eski kurumları ‘kitle’ örgütleri: Ve sivil- gri alan
11.07.2013
60 yıllık iktidar-muhalefet tablosu değişir mi
03.07.2013
İslamcı- muhafazakâr blok ve muhalefet
26.06.2013
Gezi’den yeni bir siyasi hareket çıkar mı
23.06.2013
Allah affetsin ama...
20.06.2013
‘Benim Türkiye’m!’ ve iki Türkiye!
16.06.2013
Kritik 24 saat...
12.06.2013
Şimdi her şeyi yeniden düşünme zamanı...
06.06.2013
Taksim isyanının önü ve arkası
03.06.2013
Her isyan, her devrim ama... huzur getirmiyor mu?
29.05.2013
Evet, değiştik; değişmeye de devam ediyoruz...
16.05.2013
Türkiye, Suriye’nin açık hedefi mi oldu
09.05.2013
Bir gazete: Demokratlık, demokrasi ve tartışmanın özü
22.04.2013
Türkiye, Kürt sorununu çözerken kendi modelini yaratıyor
21.03.2013
Barış demeyelim! Ölümler dursun diyelim
17.03.2013
16 Mart 1978: 35. yıl
22.02.2013
CHP’ye karasevda aşkı mı, nefret mi?
11.02.2013
Parmak tetikten uzaklaşıyor
19.01.2013
“Acıyı bal eyledik”
12.01.2013
Barışı hedef alan derin cinayetler
11.01.2013
Şimdi, duygu ile aklın dengeleme zamanı
08.01.2013
Parmak tetikten uzaklaşıyor
29.11.2012
“Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi”: Farkı ne olacak?
16.10.2012
Taraf’taki tartışma: Nasıl bir Demokratlık
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive