Hüseyin ÇAKIR

cakir.56@gmail.com



Bookmark and Share

Muhaliflik ve muhalefet sorunu!


15.5.2017 - Bu Yazı 1424 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 İktidar mekaniğinden doğan sorunları sağır sultan bile duydu. Dünyaya vezir olmaya çalışırken rezil oldular. Memleket alabora olmuş, yönünü kaybetmiş vapur gibi…

İktidar sorunu kadar önemli ve ciddi muhalefet sorunumuz da var. Geniş bir zemine yayılan sosyal, siyasal, ideolojik farlılıklarda muhaliflerin referandum oylamasında farklı farklı talepleri sandıkta Hayır’da birleşti. Bu sonuç muhalefet bağlamında ortaya çıkan güç ve hegemonya anlamında umut, ama bu sonucun iktidar alternatifi olabilmesi için yapılması gereken daha çok şeyler var. Siyasal muhalefetin seçenek olarak ortaya çıkması gerekiyor.

Muhaliflik: Bir tutuma, bir görüşe, bir davranışa, bir olayın oluş ve oluşturuluşuna ve sonucuna karşı olan kimse, kimseler, yani bireyler. Muhalifler siyasal bir program etrafında bir araya gelirlerse,  siyasal muhalefet ortaya çıkar.

Muhalefet:  Demokraside iktidarın dışında olan parti veya bir siyasal görüşe, programa karşı görüşte ve tutumda olan siyasal, sosyal topluluk/topluluklar.

Memleketimizde hem muhaliflik, hem muhalefet sorunu kronik olarak yaşanıyor.

Her muhaliflik iktidar olmayı amaçlamaz, var olan haklarını savunur,  hak alanını genişletmek için çalışır bu anlamda muhaliflik siyasal harekettir.  Karar vericilerin kararlarını denetler, dengeler.

Siyasal muhalefet, iktidara karşı alternatif programla çıkar temel amacı iktidar olmaktır. Günümüzde iktidara aday muhalefet, bütün toplumun ortak çıkarlarını, arzularını azami seviyede ifade edebildiği bir kitle hareketi ve sosyolojik olarak her kesimi temsil edebilen, çoğunlukla birlikte çoğulcu olmalıdır.

16 Nisan referandumunda ortaya çıkan Hayır hem muhalif, hem de içinde güçlü biçimde muhalefet hareketi öz’ünü taşımaktadır. Sosyolojik ve siyasal çoğulculuk, topluluklar, gruplar ve tek tek muhalif bireylerden oluşurken %49  gibi çoğunluğu da oluşturdu.
 

MUHALEFETİN "MUHALEFET" OKUMALARI

Çok değişik kesimlerden yapılan açıklamalara, çıkartılan sonuçlara bakıldığında herkesin kendi iç sorunlarını Hayır sonucu üstünden çözmeye çalıştığı görülüyor. İkinci olarak, Hayır’da en çok kendinin payının olduğundan hareketle özgüven patlamaları ve memnuniyet yaşanıyor. Hal böyle olunca hegemon olma yarışı her şeyin önüne geçiyor. Muhalifler arasında çok hassas ve kırılgan olan ilişki, sürece egemen olma yarışı eğiliminin yükselmesine paralel olarak zedelenebilir ve ortak noktalar yerine ayrılık noktaları %49’u birbirinden uzaklaştırabilir. İktidarın bu hassas ve kırılganlığın üstüne giderek, yarılma ve kopuşlar için elinden geleni yapacağından kimsenin kuşkusu yoktur her halde.
Ama CHP yönetiminin, kendi iç sorunlarını demokratik yolla çözmek yerine “üst akıl-Saray”a yüklemesi gibi kolaycılıklar, muhaliflik sorununu derinleştiriyor.
Zaten sol ve CHP geleneğinde çok zayıf olan muhalifler arası birlik  –belki en başarılı olanı SHP’nin HEP’lilerle seçim ittifakı-  şimdi daha zorlu bir iş. Mütedeyyinleri, muhafazakâr aydınları, demokrat İslamcıları, demokrat milliyetçileri, bütün bu özellikleri ve çeşitliliği içinde taşıyan Kürtlerden oluşan muhalifleri ve muhalefeti “bütüncül” yekpare olarak görmek ve bunları yönetme sevdası yersiz ve boş hayaldir.

Muhalifliğin özü yerine biçimi üstünden hareket edilmesi işin kolayına kaçmaktır. Öze ilişkin ortak muhalefet oluşturmak meşakkatli iş. Birbirine katlanmak veya farklılıklar yokmuş gibi yapmadan farklılıkları bilerek ortak noktalarda birlikte yürümek gerekiyor. Bu süreç devam ettirildiğinde demokrat olmak da öğrenilecek, demokrasi kültürü gelişecektir. Bu muhaliflik anlayışından muhalefete geçiş aynı zamanda alternatif talepleri de ortaya çıkartabilir,  geleneksel siyaset yapma ve  “ör” ve “güt” zihniyetinden “eşitler arasında, eşit haklı söz ve karar sahibi olma” ya geçiş zihniyetinin gelişmesine katkıda bulunabilir.

Allahtan muhalifler arasında geniş alandan bakabilenler var ve onların sayısı, “sol gelenekten gelenler, CHP içinde demokrat Müslümanlar ve HDP’li Kürt siyasetçiler arasında” hızla artıyor.

İşte onlardan birisi:  Cumhuriyet Gazetesi'nin “ Hayır Cephesi Anlatıyor” dizinine Silivri 9. Nolu Kapalı Cezaevinden katılan HDP Kars Milletvekili Ayhan Bilgen "2019’a Birlikte Hazırlık”  yazısında şunları söylüyor: “Elbette Türkiye seçmeninin önceliği demokrasi değil ekonomidir. Bu nedenle stratejiyi emek, yoksulluk, gelir dağılımı çarpıklığı, işsizlik, enflasyon, yolsuzluk, borçlanma gibi konulara odaklamak çok önemli olacaktır. Ancak ekonomiyi de etkileyen risklerin demokrasisizlikten beslendiğini anlatmak temel öncelik olmalıdır. İstikrar iddiası ile örtülmeye çalışılan “yumuşak karın’’ burasıdır. İç barıştan bölgesel güvenliğe birçok konu burada kilitleniyor.

Farklı yaşam tarzlarına açık, değişim yanlısı, hamaset dilinden hoşlanmayan bu kesim, geleneksel siyaset dili ve ilişkisinden de rahatsız. Otoriter, buyurgan, tepedenci bir propagandaya karşı mesafeli duruyor. Şimdiden kurtarıcı isimler telaffuz etmenin en büyük tehlikesi de burada yatıyor. Henüz bugüne dair ciddi bir toplumsal muhalefet programı üretmeden, Erdoğan’ın önüne atılacak kahramanı aramak gökteki yıldızlara bakar gibi seçim hesabı yaparken önümüzdeki çukura düşmektir. Elbette referandumda hedeflenen şeyleri hayata geçirmek için 2019’un beklenmeme ihtimali gözetilerek hızlı hareket edilmeye hazırlıklı olunmalıdır.

Farklı toplumsal kesimlerin birbirine dokunmasını sağlayan “Hayır” çalışmalarının, bu sefer yeni ortak programın toplumda tartışılarak olgunlaştırılması için örgütlenmesi ilk adım olabilir. Daraltılmış bölge ve barajın en az yüzde 7’ye indirilme ihtimali de seçmen davranışlarında ciddi değişiklik yapabilecek önemli bir dinamik olarak görülmeli. Yeni partilerin parlamentoda temsil imkânının doğması ve zamanla fiili koalisyon formüllerinin güncellemesi ihtimali büyük hesap hatalarını da beraberinde getirebilir. Sandık görevlisi bulunmayan yerler için şimdiden planlama yapılması da zorunluluk. Seçimlerde muhalefeti zayıflatacak yeni yargılama süreçleri, tutuklamalar hatta siyasi yasaklı hale getirerek devre dışı bırakma hesapları da göz ardı edilmemeli. Alternatif medya imkânlarının oluşturulması artık propaganda yapabilmenin olmazsa olmazıdır. 16 Nisan referandumunun muhasebesini tahribat ve kırılmaya sebebiyet vermeden tüm boyutlarıyla ve komplekssizce yapabilmek, seçimlere doğru ve güçlü hazırlanmak için en kritik noktayı oluşturuyor.”

Bu kritik noktayı kavileştirmek için: Parlamento içi ve dışı muhalefet; sivil toplum muhalefeti: Hak temelli ve savunuculuk yapan STK’lar ve demokrat aydın muhalefeti gibi kurumsal yapıların yanında, tek tek bireylerin de katılabileceği ‘birlikte gelecek hareketi’ ne ihtiyaç var.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
27.5.2018
Vaatlerinizi sözleşme olarak imzalayın…
21.5.2018
Seçmeni 'salak' yerine koyanlar hep kaybetti
13.5.2018
Demokratik sistem için HDP ile stratejik işbirliği yapılmalı
6.5.2018
'Koruma görmeyen' HDP’ye barajlı seçim
29.4.2018
“Toprak milliyetçiliği” iktidar ve muhalefet
22.4.2018
200 yıllık sistem değişikliği hikayesinde yeni durum
8.4.2018
Otoriter rejim altında muhalefet!
1.4.2018
CHP’nin Ok’undan yeni bir sistem alternatifi çıkar mı? (2)
25.3.2018
CHP’nin Ok’ları nereyi gösteriyor (1)
19.3.2018
Devletin iktidarını-iktidarın devletini kurarken…
11.3.2018
Başkanlık sistemi postmodern vesayet
5.3.2018
İttifakla güçlü lider ve güçlü iktidarın sonuna doğru
25.2.2018
Milli ve yerlinin sağı solu
11.2.2018
HDP’siz yeni sistem kurmak!
5.2.2018
Altı ok yerine Rabia ideolojisi
28.1.2018
Kürtler ve dış Kürtler etrafında dönen ‘dünya’
22.1.2018
İktidarda ve muhalefette sol popülizm
14.1.2018
Sol, sosyalist popülizm tarihi
7.1.2018
Türkiye’de sol popülizm öncesi popülizm
26.12.2017
'Gayri resmi milis'leşmeye kapı mı açılıyor?
24.12.2017
Yerli ve milli popülizm (2)
17.12.2017
Popülizm ve yükselen sağ popülizm (1)
10.12.2017
Sistem değişirken ana muhalefet hala konjönktürel muhalefet
4.12.2017
'Kamuculuk' kamusal alanı yok ediyor
26.11.2017
Milliyetçiliği / ulusalcılığı yükseltmek çok kolay
12.11.2017
Atatürkçülük ile Sistem Değişikliği Menkıbesi
5.11.2017
Ekim Devriminin 100. Yılı ve Devlet
29.10.2017
Devletin bekası sendromundan ne zaman kurtulacağız?
22.10.2017
Tek parti dönemi bazı hatırlatmalar
18.10.2017
İslamcı-Milliyetçilik veya Yeni Abdülhamitçilik
8.10.2017
Ateş çemberine girerken ve içindeyken
1.10.2017
Kürtler yok iken Dış ve İç Kürtler oluverdi!
24.9.2017
Aydınların taraflılığı ve muhalefet
11.9.2017
10 Eylül 1920 TKP’nin kuruluşu ve Dönüşler hikâyesi…
3.9.2017
Sistem değişirken! muhalefet ne yapıyor ne yapabilir?
20.8.2017
Yüzde 50 artı bir: Kurtuluş mu kâbus mu?
13.8.2017
Yoksa ikinci Cumhuriyet (!) mi kurulacak?
6.8.2017
Yurttaş mıyız Millet miyiz…?
30.7.2017
Hakikat hangisi: Davacı siyaseti mi demokratik siyaset mi? (2)
9.7.2017
Adalet Yürüyüşü sonrası her şey aynı kalabilir mi?
2.7.2017
Emir komuta içinde olan adalete karşı ADALET İçin yürünür
26.6.2017
Her şeyin devlete tabii olduğu rejim mi demokrasi?
18.6.2017
Ateş olmayan yerden duman çıkmaz meselesi: Hakikaten ne oldu, neler oluyor?
11.6.2017
Kurtarıcılardan kurtulmak
4.6.2017
Bütün iktidar AKP’nin olmalı ne demek?
28.5.2017
Dijital Dönüşümve Birden Çok Kapitalizm Modeli (2)
21.5.2017
Dijital-küresel dünyada politika (1)
15.5.2017
Muhaliflik ve muhalefet sorunu!
30.4.2017
Süreçlere müdahale eden muhalefet
23.4.2017
Sorulacak çok soru aranacak çok yanıt var
16.4.2017
İkili iktidardan mutlak tek iktidara…
9.4.2017
Herkes kendi referandumunu yapıyor
3.4.2017
Hayır ve Evet’in önü arkası
27.3.2017
“Gerçekçi ol imkânsızı iste”*
19.3.2017
Yeni! Bir “Biz” ve Sistem İnşa Edilmek İsteniyor
15.3.2017
Evet diyen eski “yoldaşlar
29.5.2015
HDP toplumun vicdanına ve aklına dokunuyor
06.04.2015
Seçimler barış süreçleri için zorlu dönemlerdir
27.01.2015
Tarihsel Blok ve Kimlikler Üstünden Politika…
11.01.2015
Baskı ve şiddeti meşrulaştırma aracı olarak terör
05.01.2015
"Değişim!" yeni iktidar bloku yarattı
26.12.2014
“28 Şubat Bin Yıl Sürecek” denilmişti!: Nihayet ilk yıllarına girdik galiba
26.10.2014
Türkiye kapitalizminin değişimi ve AKP
07.10.2014
“Yeni Türkiye!”de: Askeri sanayi büyürse, sonra ne olur (1)
04.10.2014
Bizim demokrasi! hangi demokrasi
27.08.2014
Parti devleti- Devlet Partisi rejimine doğru mu?
27.07.2014
Yeni Türkiye nerede başlıyor, eski Türkiye nerede bitiyor
15.07.2014
Fiili başkanlık ve cumhurbaşkanlığı seçimi
03.07.2014
Öğrenilmiş çaresizlik
04.06.2014
Cumhurbaşkanı mı, rejim mi seçeceğiz
18.05.2014
Görünmez kaza(lar) takdiri ilahi!
30.04.2014
İki muhafazakâr(lık)
13.04.2014
Modern muhafazakârlık kazandı!
20.03.2014
Kutuplaşma sınırı aşılıyor...
08.03.2014
Vesayetin devamlılığı için filtre değiştiriliyor
27.02.2014
‘Yalan, kişiyi haddi aşmaya götürür’
17.02.2014
Olup bitenlerin ‘ötesi’nden bakmak
07.02.2014
Fikrimiz iktidarda, biz hapisteyiz’
25.01.2014
Asıl kavga ‘yeni derin devlet’le cemaat(ler) arasında
16.01.2014
Cemaat aslında derin devlet- Gladio mu
06.01.2014
‘Pasif devrim’ bitti, Ergenekon’la barış başladı!
04.01.2014
“Pasif devrim” bitti, Ergenekon’la barış başladı!
26.12.2013
Değişen Türkiye ve demokrasi yolu buraya kadar mı
07.12.2013
‘Gizlice’ hakkımızda neler yapılıyor acaba
28.11.2013
Ne olacak şimdi: Kardeşlik hukuku mu, 12 Eylül hukuku mu
21.11.2013
Diyarbakır’da doğru söyler, Bismil’de şaşar
14.11.2013
‘Başbakan’ı yıpratmayalım!’ Ama o her şeyimize karışsın!..
07.11.2013
‘Parti olmayan parti’ HDP
30.10.2013
HDP, denenmişlerden ‘yeni’ bir deneme mi
21.10.2013
Askeri sanayi ne işe yarar!
09.10.2013
Tam demokrasinin 2023’e kadar yolu mu var!
02.10.2013
Paketten yeni paketlet çıktı, demokratikleşmeye devam
30.09.2013
Bu paket son paket mi acaba
19.09.2013
Ateşi düşürüp normalleşmek
13.09.2013
İslamcı kimlik merkezli yeni ‘biz’ ve ‘onlar’
07.09.2013
Barış için savaş! Öyle mi...
29.08.2013
İnsani değerler: Biz ve onlar
22.08.2013
Sivil toplum, cemaat, sol
15.08.2013
Sivil toplum, cemaat, siyaset ve STK’lar
08.08.2013
BDP’yi Türk soluyla birleştirmek, Kürtleri ideolojik tercihe zorlar
31.07.2013
Kürtler ve BDP, reformları sırtladılar...
25.07.2013
Başbakanı eleştirmek ya da eleştirmeyenleri eleştirmek
17.07.2013
Eski devletin eski kurumları ‘kitle’ örgütleri: Ve sivil- gri alan
11.07.2013
60 yıllık iktidar-muhalefet tablosu değişir mi
03.07.2013
İslamcı- muhafazakâr blok ve muhalefet
26.06.2013
Gezi’den yeni bir siyasi hareket çıkar mı
23.06.2013
Allah affetsin ama...
20.06.2013
‘Benim Türkiye’m!’ ve iki Türkiye!
16.06.2013
Kritik 24 saat...
12.06.2013
Şimdi her şeyi yeniden düşünme zamanı...
06.06.2013
Taksim isyanının önü ve arkası
03.06.2013
Her isyan, her devrim ama... huzur getirmiyor mu?
29.05.2013
Evet, değiştik; değişmeye de devam ediyoruz...
16.05.2013
Türkiye, Suriye’nin açık hedefi mi oldu
09.05.2013
Bir gazete: Demokratlık, demokrasi ve tartışmanın özü
22.04.2013
Türkiye, Kürt sorununu çözerken kendi modelini yaratıyor
21.03.2013
Barış demeyelim! Ölümler dursun diyelim
17.03.2013
16 Mart 1978: 35. yıl
22.02.2013
CHP’ye karasevda aşkı mı, nefret mi?
11.02.2013
Parmak tetikten uzaklaşıyor
19.01.2013
“Acıyı bal eyledik”
12.01.2013
Barışı hedef alan derin cinayetler
11.01.2013
Şimdi, duygu ile aklın dengeleme zamanı
08.01.2013
Parmak tetikten uzaklaşıyor
29.11.2012
“Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi”: Farkı ne olacak?
16.10.2012
Taraf’taki tartışma: Nasıl bir Demokratlık
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive