KEMAL GÖKTAŞ

Diken



Bookmark and Share

Patron bu kararı sevdi: AYM’den gazetecilere darbe


23.11.2019 - Bu Yazı 609 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Anayasa Mahkemesi (AYM), medya patronlarının en büyük özlemlerinden birini giderdi ve gazetecilerin ödenmeyen fazla mesailerine günlük yüzde 5 faiz uygulanacağına ilişkin kuralı iptal etti. İptal kararıyla cezaevi, gözaltı, dava, yurt dışına çıkış yasağı, işsiz kalma, patron ve iktidar baskısı gibi nedenlerle artık yok olma noktasına getirilen gazeteciliğe ve gazetecilere önemli bir darbe daha vurulmuş oldu. Hemen her gazetecinin her gün yaptığı ve patronların genellikle ödemeye yanaşmadığı fazla mesai alacakları bu kararla kuşa çevrilmiş oldu.

Oysa aynı konu, 11 yıl önce de AYM’nin önüne gelmiş
ve mahkeme o tarihte iptal istemini reddetmişti. Kararda diğer işçiler için tanınmayan bu hakkın gazetecilere tanınmasının Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olmadığı şu ifadelerle belirtiliyordu: “Fazla çalışma ücretiyle normal ücretin yüzde 5 fazlasıyla ödenmesine ilişkin bu kuralların zamanında ödenmeme koşullarına bağlı oldukları çok açıktır. Ayrıca bu kuralların basın özgürlüğü yönünde önemli bir işlev gördüğünü de yadsınamaz. Gazetecinin görevinin haber alma, verme, basma ve yayma gibi kamu düzenini de yakından ilgilendiren niteliği de göz önüne alındığında, kuralların başlı başına çalışma barışını bozacak nitelikte oldukları söylenemez. Yaptıkları işin özelliği nedeniyle basın çalışanlarının ödenmeyen ücretleri konusunda korumaya yönelik düzenlemelerin Anayasa’ya aykırı bir yönü bulunmamaktadır.”

Gazeteciler günlük yüzde 5 faiz mi alıyordu?

İşin vahimi, AYM bu karardan tam 11 yıl sonra Bakırköy 2’inci İş Mahkemesi’nin başvurusu sonunda söz konusu kanun maddesini
iptal ederken uygulamayla ilgisi olmayan bir hesabı temel aldı. Kararda, günlük yüzde 5 faizin yıllık yüzde 1825’e varabilen yüksek oranda fazla ödeme yapılması zorunluluğunu öngördüğü ileri sürülerek bu oranın orantısız olduğu belirtiliyor. Yani kararı okuyanlar, gazetecilerin ödenmeyen fazla mesai alacakları için yıllık yüzde 1825 faiz aldıklarını sanabilir.

Oysa Yargıtay içtihatlarına göre mahkemeler fazla mesai alacakları için önce yüzde 30, ardından bu miktardan da yüzde 90-95 ‘hakkaniyet’ indirimi yaparak tazminatları belirliyordu. Yani yıllık yüzde 1825 gibi astronomik faizlerle hesaplanan tazminatlar değil, diğer işçilere göre daha fazla olsa da gazetecilik mesleğinin kamusal işlevine ve risklerine nispeten uygun bir tazminat ödemesi yapılıyordu.

‘Medya patronlarının teşebbüs özgürlüğü’

Aslında AYM de gazetecilerin alacakları için ayrı bir faiz
oranı belirlenmesine gazetecilik mesleğinin doğası gereği itiraz edemiyor
ve kararda bunun ‘nesnel ve makul bir temele dayanmadığının
söylenemeyeceğini’ belirtiyor.

Cümleyi tersten kursa da mahkeme, aslında kendisinin de nesnel ve
makul olduğunu kabul ettiği bir kuralı iptal ettiğini kabul etmiş oluyor.
İptal gerekçesi olarak da medya patronlarının ‘ali çıkarları’ gösteriliyor.
Çünkü mahkemeye göre bu ölçüde bir faiz ‘işverenin ekonomik varlığını
ve geleceğini ağır bir şekilde etkileyebileceği için teşebbüs ve çalışma
özgürlüğüne orantısız bir sınırlama getirdiği için’ iptal edilmesi gerekiyor.

Yargıtay ve yerel mahkemelerin yaptıkları indirimlerle aslında AYM’nin aradığı orantılılık zaten uygulamada fiilen sağlanmış durumdaydı. Üstelik bu tazminatlar ödenmeyen ücret alacaklarıyla ilgiliydi, yani medya patronu zamanında bu ücreti ödediğinde tazminat yüküyle karşı karşıya kalmıyordu.

AYM kararına baktığımızda manzara şu: Mahkeme,
gazetecilerin ödenmeyen fazla mesai alacaklarına diğer işçilerden daha
yüksek bir faiz ödenmesinin nesnel ve makul bir nedeni olduğunu kabul
ediyor ama faiz oranını orantısız bulduğu için iptal kararı veriyor. Bu
durumda mahkemenin diğer işçilere nazaran daha yüksek ama günlük
beşten daha az, yani orantılı bir faiz oranını tespit etmesi için neden Meclis’e süre vererek iptal tarihini ileriye atmadığı sorusu ortaya çıkıyor.
Birçok davada bu yola giden AYM’nin bu davada bundan imtina etmesi,
aslında kendisinin de kabul ettiği ‘nesnel ve makul’ uygulamayı toptan
ortadan kaldırma kararlılığını gösteriyor.

Karar neden değişti?

Peki ne oldu da AYM, Anayasa’daki ‘aynı konuda 10 yıl
geçmedikçe karar verilemeyeceği’ yasağının dolmasından hemen bir yıl
sonra kararını değiştirdi?

Nitekim, dörde 12 oyla alınan karardaki karşı oy yazıları da 2008 yılındaki
karara atıfta bulunarak AYM’nin çelişkisine dikkat çekiyor. Yanıt aslında basit: Çünkü mahkemenin yapısı da basının yapısı da değişti. AYM 2008 yılında düzenlemenin iptal istemini reddederken yazılı ve görsel basında iktidar tam bir hegemonya kuramamıştı.

Oysa mahkemenin iptal kararını verdiği bugün, medyanın yüzde 95’i
doğrudan iktidar yanlısı sermaye tarafından (esasen doğrudan iktidar
tarafından demek yanlış olmaz) sahiplenilmiş durumda. Medya sahipliğindeki bu dönüşümün AYM kararını etkilemediğini söyleyebilmek zor.

Geçmişe yürüyecek mi?

AYM kararının Resmi Gazete’de yayınlanmasıyla
gazeteciler ödenmeyen fazla mesai alacaklarına ilişkin diğer işçilerle
aynı statüye tabi olacaklar, yani onların ücretlerine de sadece yasal faiz
işleyecek.

Ancak mahkemelerin basın iş davalarında kabul ettiği beş yıllık
zamanaşımı süresinde, yani 19 Kasım 2014’ten sonra doğmuş fazla
mesai ücretlerinde günlük beş faiz almak için dava açmaları mümkün. Bu
durumda Yargıtay’ın önceki içtihatlarına uyumlu olacak şekilde AYM kararlarının geriye yürümeyeceği kuralına göre karar
vermesi gerekiyor.

“Karar verecek” yerine “Karar vermesi gerekiyor” diyoruz, çünkü burası
ne yazık ki, emeklilik sistemi nedeniyle ekonomisi çökmüş bir İskandinav
ülkesi değil…

.

Facebook Yorumları

Emlak8
29.06.2020
AKP-MHP’nin barolarda değişiklik teklifi: Darbeci ve sinsi
25.06.2020
Feyzioğlu’nu nasıl bilirdiniz?
20.06.2020
Demirtaş kararı: AYM’nin ne dediği değil, ne diyemediği önemli
10.05.2020
Ayhan Bilgen: HDP’nin yapısal sorunları var
30.04.2020
Diyanet mi Ankara Barosu mu: Hukuk kimi korur?
6.04.2020
Britanya İşçi Partisi’nde ‘etik sosyalizm’ dönemi
31.03.2020
Sürü bağışıklığından büyük kapanmaya: Britanya corona muharebesine hazırlanıyor
1.03.2020
Savaş hali ilanında ne olur?
11.02.2020
AYM’ye göre ‘Erdoğan’a hakaret’ davasında ‘ifade özgürlüğü ihlali’ demek soyut iddia
26.01.2020
Önder: ‘HDP, Demirtaş’a sahip çıkmıyor’ tartışması psikolojik harple büyütülüyor
10.01.2020
Sırrı Süreyya Önder: Davutoğlu döneminde her şey baş aşağı gitmeye başladı
27.11.2019
‘Komünist başkan’dan yeni parti mesajı: Tartışmaya başladık
23.11.2019
Patron bu kararı sevdi: AYM’den gazetecilere darbe
13.11.2019
Kulağınız bizde olsun
11.10.2019
10 Ekim: Adalet de barış da çok uzakta
27.09.2019
Olmayan soruşturmadan tutuklama ve ‘Yargı Reformu’ paketi üzerine
11.09.2019
Bıçak timi, JİTEM ve zamanaşımından düşen insanlık
30.07.2019
AYM’nin barış bildirisi kararı: İki üye bir haftada görüş değiştirdi
24.07.2019
‘Arafta kalmak’ mı? AYM, denetleyeceği yargı organlarının dahi gerisinde
28.06.2019
Anayasa Mahkemesi’nden basın özgürlüğünü tabuta koyan kararlar
26.06.2019
AKP-MHP koalisyonu için geri sayım başladı
22.06.2019
‘Sui generis’ post-FETÖ davası
12.06.2019
CHP ve Suriyeliler: Mudanya’da ne oldu? CHP ne diyor?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive