Kadri GÜRSEL

Cumhuriyet



Bookmark and Share

Afrin savaşının öteki cephesinde durum


23.1.2018 - Bu Yazı 972 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve müttefiki ÖSO’nun Afrin’e karşı geçen cumartesi başlattıkları müşterek harekâtın askeri sonucu hakkında uzun söze gerek yok. Afrin’de YPG’nin aleyhine olan büyük güç dengesizliğini ve harita okumayı yeterince bilen herhangi bir gözlemci, TSK’nin askeri planda kazanacağını öngörebilir. Afrin, güneydoğusu hariç, TSK tarafından kuşatılmış küçük bir bölge. Burada YPG’ye savunma avantajı sağlayan herhangi bir stratejik derinlik yok. Afrin’in nispeten engebeli olan arazi yapısı YPG’ye önemli bir avantaj sağlamıyor. YPG’nin savaşma iradesi olduğu varsayılsa bile, bu hafif donanımlı unsurların TSK’nin çok üstün ateş gücü karşısında arazide tutunabilmesi imkânsız. Bu nedenle, savaşı yerleşim merkezlerinde kabul edip mümkün olduğu kadar uzatmayı deneyeceklerdir. 

Bu öngörü, savaşın öteki cephesi hakkında düşünmemizi gerektiriyor. 
Bu cephenin adı, “halkla ilişkiler”. 
İki alanı var: İç ve dış. 
İçerisi Ankara açısından nispeten sorunsuz. Medyayı zaten kontrol ediyorlar. Afrin harekâtı hakkında özgür bir tartışma ortamı yok. Bu şartlarda iktidarın propaganda aygıtları etkili çalışacaktır. İktidar, kendi siyasi takvimi bakımından Afrin harekâtından umduğu faydayı bir biçimde elde edecektir. 
Halkla ilişkiler cephesinin “dış alanı”, Türkiye açısından ziyadesiyle sorunlu olan dünya kamuoyu. 
Terazide iki faktör var. 
Birinci faktör, dünyada son yıllarda felaket boyutunda kötüleşmiş olan Türkiye algısı... En başta da yöneticilerin imajı çok bozuldu. Nedenleri ise belli: Türkiye’nin demokrasi, özgürlükler, hukuk devleti ve laiklikten şaşırtıcı bir hızla uzaklaşıp dinci otoriterliğe savrulması... 
Bunun sonucunda Türkiye yumuşak gücünü yitirdi. Dolayısıyla Ankara, dünya kamuoyunun kendisi gibi düşünüp tutum almasını sağlayacak kapasitelerden yoksun. 
Varsa, politikalarını esasen sert güçle yürütüyor.
Terazinin öteki kefesindeki faktör PYD/ YPG. 
Gerek kökeni ve ideolojisi, gerekse de PKK’yle arasındaki organik bağlar nedeniyle bu örgüt “PKK’nin Suriye’deki uzantısı” olarak nitelendirilmeyi hak ediyor. 
Dolayısıyla, şartları oluştuğunda sıranın “Suriye’deki uzantı”ya gelmesi, Ankara’nın 2015’in ortasından itibaren PKK meselesi karşısında siyaseten benimsediği sert tutumun kaçınılmaz sonucu. 
Bu harekâtla, Afrin’deki “PKK uzantısı”ndan algılanan bir potansiyel tehdidin, kuvveden fiile geçmesini beklemeden ortadan kaldırılması da hedefleniyor. Mantık basit; zor olan ise Afrin’in harekâttan önce Türkiye için açık ve yakın bir tehlike teşkil ettiğine dünyayı ikna etmek. 
“Fırat Kalkanı”nın halkla ilişkiler cephesinde Ankara çok avantajlıydı, çünkü o zaman savaşılan ana unsur, dünyanın lanetlediği IŞİD’di. 
Afrin’de TSK ve müttefiklerinin karşısında ise IŞİD yok, Kürt örgütü PYD/YPG var. 
Farkı tekrar edelim: ABD ve AB’nin terörist örgütler listesinde PKK mevcut, PYD/YPG yok. Zaten Suriye’de IŞİD’e karşı savaşta ABD’nin kâğıt üzerindeki müttefiki de PKK değil, Suriye Demokratik Güçleri çatısı altındaki PYD/YPG. 
Afrin’deki PYD/YPG ile Fırat’ın doğusundan Irak sınırına kadar uzanan bölgedeki PYD/YPG aynı örgüt olmasına aynı örgüt, ama iki farklı jeopolitik gerçekliğe tabi idiler. Afrin’deki PYD/YPG Rusya’nın oyun sahasındaydı, diğeri de ABD’nin himayesinde... 
Nitekim Afrin harekâtından dört gün önce Pentagon sözcülüğünden AA’ya yapılan açıklamada, “Afrin’deki YPG’yi IŞİD karşıtı koalisyonun üyesi olarak görmedikleri, desteklemedikleri ve bu unsurla ilişki de kurmadıkları” belirtilmişti. 
20 Ocak’ta harekât başladıktan sonra ise New York Times’ın internet sitesinde yer alan bir haberin başlığı, Pentagon’un bu açıklamasıyla çelişmekteydi. 
Başlık şöyleydi: “72 Türk jeti ABD’nin desteklediği Kürt milisleri bombaladı”. 
Afrin’deki alakasız YPG, birden “ABD’nin desteklediği Kürt milisler” olmuştu. 
Bu yaklaşım bir haberle sınırlı kalmaz ve bir tutuma dönüşürse, dünyada “Türkiye’nin, IŞİD’le savaşta ABD’nin müttefiki olan Kürt milislere karşı askeriharekât yürüttüğü” yolundaki bir algının yerleşmesine neden olabilir. 
Daha önemlisi Afrin, nüfusunun çoğunluğunu Kürtlerin oluşturduğu bir bölge. 
Yerleşim birimlerindeki savaş sivil kayıplarını artırdıkça suçlama yarışı da kızışacak. Ankara, YPG’yi sivilleri kalkan olarak kullanmakla suçlayacak, YPG de sivil kayıplarından TSK’yi sorumlu tutacak. 
Ayrıca, tedbirinin şimdiden alınması gereken bir “Kürt mülteci” sorunu eşikte bekliyor. 
TSK’nin başarısı, savaşı mümkün olan en az kayıpla bitirmek olduğu için harekât uzayacak, uzadıkça da “halkla ilişkiler cephesi”nde durum zorlaşacak. 
Fransa’nın Afrin harekâtı başladıktan bir gün sonra Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni bu nedenle acil toplantıya çağırması zorlukların sadece habercisidir.

.

Facebook Yorumları

Kod8
3.8.2018
24 Haziran’daki ‘uçan mürekkepli mühür’ palavrasını en çok kim yaydı
15.7.2018
Hızlı ve geçici iktidar
6.7.2018
Muhalefetin bir numaralı sorunu medyadır
30.6.2018
24 Haziran’ın sürprizi MHP değil, ‘münafıklar’
25.6.2018
Bu seçimin galibi halktır
23.6.2018
24 Haziran’ın dört kesin sonucu
21.6.2018
‘Oylarınızı çaldırmayacağız’
19.6.2018
Mantar tabancası patlasa da sandığa
13.6.2018
İnce, Erdoğan’ı iktidardayken ‘indiriyor’
8.6.2018
Korkan iktidar korkutarak oy istiyor
5.6.2018
Erdoğan, ‘Bay Kemal’den neden vazgeçemiyor?
1.6.2018
Muharrem İnce fenomeni
29.5.2018
24 Haziran’da iktidarın işi artık daha zor
26.5.2018
Türk Lirası’nı kim çökertti?
16.5.2018
Üç yıl sonra HDP yine anahtar
11.5.2018
Dinamizm tamam Umutlar tamam Moraller tamam
8.5.2018
Muharrem İnce’yle bozulan mezhepçilik oyunu
4.5.2018
Basın özgürlüğü neden alerji yapıyor?
1.5.2018
Atı alan Üsküdar’a geçecek mi?
20.4.2018
İç ve dış krizlerden önce baskın seçim
17.4.2018
Cihatçılar da Türkiye’ye havale
16.4.2018
Saldırı sınırlı, Ankara’nın pozisyonu etkilenmez
14.4.2018
Şimdiki mesele kimyasal silah değil
4.4.2018
Hürriyet’e veda ve teşekkür
2.4.2018
AK Parti’nin kendi orta sınıfı da rahatsız
24.3.2018
Doğan Grubu’nun imhası, ana akım medyanın sonu
21.3.2018
Afrin ve ötesi
7.3.2018
Arkadaşlarımızı hapiste tutarak hiçbir şey kazanamazsınız
24.2.2018
İdlib’e dikkat
13.2.2018
TSK Suriye’den neden çıkmaz?
23.1.2018
Afrin savaşının öteki cephesinde durum
17.1.2018
Zor, Suriye’de oyunu bozar mı?
5.1.2018
Türkiye-ABD: Krizin kara yılı başladı
2.1.2018
İran örneği: Çok bastırırsan patlar
29.12.2017
Siyaseten lince yargı koruması imkânsızdır
19.12.2017
Necip Fazıl merkezli matbuat kriterleri
15.12.2017
Işıklı küre’deki Kudüs gerçekleri
13.12.2017
ABD, Atilla’ya neden karşı?
8.12.2017
Korkunç ikili: Trump-Netanyahu
1.12.2017
17 Aralık operasyonu New York’ta sürüyor
28.11.2017
Mısır, Türkiye’deki boşluk ve IŞİD
24.11.2017
Rusya ile imkânsız ittifak
21.11.2017
Osman Kavala neden hapiste?
17.11.2017
Mehter marşıyla gelip İzmir Marşı’yla gitmek
14.11.2017
Türkiye ve ABD: Çatışmalı boşanma
10.11.2017
Durun gitmeyin, daha yaşanacak çok şey var
8.11.2017
FETÖ’cülük suçlamasının serencamı
3.11.2017
Dünya dönüyor
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8