Kemal BURKAY



Bookmark and Share

Erdoğan’ın Ermeni sorununa ilişkin sözleri


28.04.2014 - Bu Yazı 2527 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Başbakan Erdoğan’ın 23 Nisan günü 1915 Ermeni tehciriyle ilgili yaptığı açıklama yaygın biçimde tartışılıyor. Doğal olarak buna ilişkin değerlendirmeler de çok farklı.

“Doğal olarak” dedim, aslında “bu ülkeye özgü biçimde” demek daha uygun olurdu. Çünkü bu ülkede, önemli-önemsiz nerdeyse her konuda, uzlaşmaya kapalı, bir birine taban tabana zıt uç görüşler çatışma halinde. Özellikle de AK Parti ve Erdoğan’la ilgili olarak.

Bir kesime göre AK Parti ve lideri Erdoğan ne yapsa iyi. Bu kesime göre Erdoğan tarihi ve toplumsal büyük bir dönüşümün öncüsü. Diğer kesime göre ise ne yapsa kötü. Hatta Erdoğan bir diktatör ve faşizmi getirmiş bile!

Bu kanatlar için bu işin ortası yok.

Bir başka deyişle, çatışan görüşler değil, önyargılar. Önyargılar öylesine keskin ki olaya objektif bakmayı engelliyor. Onlar gözlerin önündeki kalın, demir perde…

Olaylara böyle bakanlar, diğer bir deyişle önyargılarının tutsağı olanlar, hemen her konuda bir futbol fanatiği gibi davranıyorlar. Olaylar karşısında kendilerininkiyle yüzde yüz örtüşmeyen her yaklaşımı da düşmanca karşıya alıyorlar. Bir ihtimal bu yazımı da öyle karşılayacaklar…

Ama zaman zaman saf değiştirenler, yıldırım hızıyla bir kanattan diğerine geçiverenler de oluyor. Örneğin bazı liberal aydınlar daha 3-5 yıl öncesi, Erdoğan’ın Kürt sorununa, AB üyeliğine ve demokratikleşmeye ilişkin söyleyip yaptıklarını devrim diye nitelerken sonra birden ona çok sert eleştiriler yönelttiler, “yeşil faşizme” kaydığını söyler oldular.

Gerçekte ise Erdoğan ve partisi, bu 12 yıllık süre içinde iyi şeyler yapsalar, bazı reformlara imza atsalar bile -ki attılar- bunlar devrim diye nitelenir şeyler değildi. Örneğin atılan sınırlı adımlarla Kürt sorunu çözülmüş olmadı. AB üyeliği yönünde reformlar devam etmedi. Alevilerin talepleri karşılanmadı. Demokratikleşme süreci tıkandı.

Bunun gibi Erdoğan ve Partisi zaman zaman önemli yanlışlar da yaptılar (örneğin Gezi olaylarında, Suriye politikasında vb); ama bununla da ne Erdoğan bir diktatöre dönüştü, ne de partisi faşizme kaydı.

Gerçekte övgü de yergi de abartılıydı.

Erdoğan’a ve partisine lehte ve aleyhteki bu orantısız yaklaşım bugün de devam ediyor. Şu Ermeni sorunuyla ilgili değerlendirme de bu türden.

Erdoğan’ın açıklamaları, Türk devlet adamlarının bu sorunla ilgili olarak geçmişten bu yana izledikleri politika ile, söyledikleriyle karşılaştırıldığı zaman elbet olumlu niteliktedir. Erdoğan bir kez daha statükoda bir gedik açtı. Olan biteni inkâr etmekten vazgeçti, acılı olayların yaşandığını kabul etti, kurbanların torunlarına yönelik olarak “taziye” tabirini kullandı. Bu olayın anılmasının ve tartışılmasının doğal olduğunu söyledi.

Ama Erdoğan ne Ermenilere yönelik gerçekleşen soykırımın adını verdi, ne de hatta katliam sözcüğünü kullandı. Açık bir özür dilemedi.

Oysa olayın gerçek adı konacaksa bu bir soykırımdır ve eğer Türk devlet adamları bu insanlık suçunu mahkum edip yaraları sarmak istiyorlarsa Ermeni halkından özür dilemeliler.

Demek ki atılan adım henüz atılması gereken köklü, tarihi adım değildir; görece olarak küçük bir adımdır.

Öte yandan, böyle olması onun önemini azaltmıyor. Bu, yılların yalana dayalı, inkârcı politikasının duvarında önemli bir gediktir.

Kaldı ki yıllar yılı Ermeni düşmanlığıyla koşullanmış ve Ermeni kırımını reddetmiş, bunu ulusal bir politikaya dönüştürmüş bir toplumda soykırımı adıyla dile getirmek ve özür dilemek kolay bir şey değil. Böyle olduğu, eski politikayı savunan ırkçı-şoven ulusalcı kesimlerin, bu sınırlı ve ılımlı sözler karşısında bile, “vatan-millet” adına kopardıkları gürültüden bellidir. Bu çevreler, son açıklama nedeniyle bir kez daha öfke saçıyor, Erdoğan’ı ihanetle suçluyor, ona hakaretler yağdırıyorlar.

Bu da Erdoğan’ın söz konusu açıklamasıyla, devrim olmasa bile olumlu bir iş yaptığını gösteriyor.

http://www.dengekurdistan.nu/authors.aspx?an=3222&aid=1

.

Facebook Yorumları

Emlak8
17.05.2020
İNSANLIK BARIŞA, EŞİTLİĞE VE ÖZGÜRLÜĞE NASIL ULAŞIR?
13.05.2020
İNSANLAR BU DURUMA NASIL GELDİ?
8.05.2020
KARNI DOYMAYANLAR - GÖZÜ DOYMAYANLAR
6.05.2020
HAYATI CENNET YA DA CEHENNEM ETMEK ELİMİZDE…
25.03.2020
DEEMEK Kİ NEYMİŞ?..
29.01.2020
Depremin düşündürdükleri SORUNLAR YENİ VE ÇAĞDAŞ BİR ANLAYIŞLA ÇÖZÜLÜR
18.10.2019
DÖRT NALA GİDEN BİR IRKÇILIK…
10.10.2019
BARIŞÇI VE ADİL BİR DÜZEN Mİ; YOKSA SAVAŞ, KİN VE DÜŞMANLIK MI?..
14.10.2018
BALIK HAFIZASI
28.6.2018
24 HAZİRAN SEÇİMLERİ VE SONUÇLARI ÜZERİNE
17.6.2018
24 HAZİRAN SEÇİMLERİ ÜZERİNE 2. Bölüm
15.6.2018
24 HAZİRAN SEÇİMLERİ 1. bölüm : KİME OY VERMELİ?
10.10.2017
Mam Celal'in ardından
9.6.2015
7 Haziran’ı geride bırakırken
7.6.2015
KOÇERO ile TİLKİ SELİM arasında…
30.5.2015
HDP Barajı geçince ne olacak?
30.4.2015
Yanlış hesap, çıkmaz sokak…
01.03.2015
Ortadoğu’da acımasız oyun
27.02.2015
TÜRBE OLAYI VE VATAN-MİLLET EDEBİYATI
17.02.2015
DÜŞÜNEN İNSAN, SÖZLERİM SANA!
10.02.2015
Başkanlık sistemi çok mu gerekli?
05.02.2015
Siyaset ve Yalan
31.12.2014
Kürt sorununun çözümünde durum ne? 2
27.12.2014
Kürt sorununun çözümünde durum ne?
17.12.2014
Özgürlük ve barış temel sorunları çözmeye bağlı
10.12.2014
Köy izlenimleri – 4. Bölüm D Ê D A R
08.12.2014
Köy izlenimleri – 3. Bölüm S A W A
07.12.2014
Köyümden izlenimler 2. Bölüm - BEYAZ ÇEŞME
30.11.2014
Stokholm, Dekart ve Marks
27.11.2014
Bir taş oluktan akan gür suyu boşuna arayıp durdum
02.11.2014
HAK-PAR Kongresi üzerine birkaç söz
26.09.2014
IŞİD’le Mücadele ve Türkiye’nin tutumu
23.07.2014
Ortadoğu’da değişim, 2. Bölüm...
16.07.2014
Ortadoğu’da değişim süreci, 1.Bölüm; Herkesin IŞİD’i başka…
13.06.2014
Hoşa giden provokasyonlar!
28.05.2014
Okmeydanı olaylarının düşündürdüğü…
20.05.2014
Soma’daki katliam ve işçi hakları üzerine
28.04.2014
Erdoğan’ın Ermeni sorununa ilişkin sözleri
20.04.2014
Doğru yolda olmak başarı için yeter mi?
16.02.2014
Devlet denen şey…
29.12.2013
Türkiye bunları neden yaşıyor?
08.12.2013
Yasin Aktay ne dedi?
11.11.2013
Nusaybin Duvarı ve öğrenci evleri
11.08.2013
Ergenekon Davası’nda kararın ardından
27.07.2013
Suriye ve Batı Kürdistan’da neler oluyor?
09.07.2013
Mısır’ı zor günler bekliyor
27.06.2013
Gerçek laiklik Alevi sorununu da çözer
19.06.2013
Bu kamplaşmadan bir devrim çıkar mı?
17.06.2013
Gezi Parkı olayları ve AK Parti’nin dünden bugüne değişen politikaları
15.05.2013
Reyhanlı olayının arkasında kim var?
11.05.2013
Doğa ve İnsan
04.05.2013
1 Mayıs ve dostça bir eleştiri
25.04.2013
Ermeni soykırımını tanımanın ve özür dilemenin zamanı gelmedi mi?
30.03.2013
Silah bırakmanın yolu, yöntemi…
20.01.2013
Ortadoğu’da siyaset
08.12.2012
Cenneti cehennem etmek
16.11.2012
Yeni Dönemde Nasıl Bir HAK-PAR
20.09.2012
Bu savaş ne için?
04.09.2012
Tuzağa düşüp düşmemek Ve Statüko Cephesinin B Planı
02.12.2011
Kürtleri yok sayma ve şiddet Kemalist rejimin başlıca yöntemi
12.09.2011
Düğüm nasıl çözülecek?
25.07.2011
Stokholm manzaraları
26.06.2011
Değişim; Kelebek mi, yoksa hamam böceği mi?
15.05.2011
Darbeden umut kesilmez!
26.04.2011
İslam dünyasında kaçınılmaz son: Demokrasi
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive