Kemal BURKAY



Bookmark and Share

Ortadoğu’da değişim süreci, 1.Bölüm; Herkesin IŞİD’i başka…


16.07.2014 - Bu Yazı 1495 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Şu günlerde dillerde olan IŞİD (Irak-Şam İslam Devleti) adlı örgütle ilgili değerlendirmeler oldukça ilginç. Örgüt Irak ve Suriye’deki Sünni bölgelerinin önemli bir bölümünde oldukça aktif; son olarak da Musul’u ele geçirip başkanını halife ilan etti. 


Ondan memnun olan var, olmayan var. Memnun olanlar Irak’ta Şii egemenliğine, Suriye’de ise Nusayri yönetimine karşı olan Sünni kesiminin bir bölümü. Sünnilerin bile tamamı diyemeyiz; çünkü İslam adına egemen kılmak istediği düşünce ve yaşam tarzı –ki kendi anlayışının dışında her şeyi düşman olarak görüyor ve akıl almaz terör yöntemlerine başvuruyor- Sünni kesimi bile ürkütüyor. Bu nedenle kucağında doğduğu El Kaide ile dahi yolları ayrıldı. Yarın, şu anda koalisyon halinde olduklarıyla da ayrılabilir.

Kimi yorumculara göre arkasında, onu para ve silah yönünden destekleyen Suudi Arabistan, Birleşik Arap emirlikleri ve benzeri rejimler var. Bazıları IŞİD’e destek verenler arasında Türkiye’yi de sayıyorlar. Beşar Esad yönetimi de aynı iddiada.

Suudi Arabistan Ortadoğu’da şeriatla yönetilen katı Sünni rejimlerden biri. Onun Irak ve Suriye’deki Şii-Nusayri egemenliğinden rahatsız olması veya Sünni Arapların konumunu güçlendirme çabası anlaşılır bir şey. O, bu hesapla IŞİD’e de destek vermekteyse bunda şaşacak bir şey yok. 

Türkiye’ye gelince, Erdoğan hükümetinin, Esad rejiminin bir an önce devrilmesi için Suriye muhalefetine verdiği destek bir sır değil. Bizzat hükümet sözcüleri tarafından, gönderilen bin tır dolusu yardımdan söz edildi. Söz konusu tırlar içinde zaman zaman roketler ve başka türden mühimmat da yakalandı ve üstü kapatıldı. Suriye muhalefetinin saflarında ise, El Nusra ve -sonradan bu muhalefete ters düşse de- IŞİD gibi çeşitli radikal İslamcı örgütlerin olduğu malum. Bu nedenle gönderilen yardım malzemesi ve silahların aynı zamanda bu radikal örgütlerin eline geçmiş olması şaşırtıcı olmaz. IŞİD ve benzerlerinin militan ve yönetici kadrolarının zaman zaman Türkiye’de barındıkları, tedavi gördükleri, kendilerine giriş çıkış kolaylığı sağlandığı da yaygın iddialar arasında. Türkiye son aylarda IŞİD’i terörist örgütler listesine aldıysa da bu hem geç oldu, hem de pratikte ne gibi sonuçlar verdiği pek malum değil.

IŞİD’i arasından kovan Suriye muhalefeti ise, onu Suriye yönetiminin, hatta Irak ve İran rejimlerinin bir ürünü sayıyor, Suriye’nin IŞİD üslerini bombalaması mümkünken bunu yapmamasını da iddiasına kanıt olarak gösteriyor.

Suriye Kürtleri arasında örgütlenen ve hegemonya kurmaya çalışan PYD, Suriye muhalefetinin bir parçası değil. Tersine Esad rejimiyle işbirliği içinde. Rejim Kürt bölgesinde ona bazı roller vererek oradaki kendi varlığını güvenceye almış durumda. PYD bu işbirliğinden yararlanıp Kürt toplumu arasında gücünü yayarken aynı zamanda Kürtlerin rejime yönelik muhalefetini ve diğer Kürt partilerinin çalışmalarını da engelliyor. Zaman zaman da bölgede yayılmaya çalışan IŞİD’le karşı karşıya geliyor.

PYD-PKK kesimi son dönemde, zaman zaman Güney Kürdistan yönetimiyle de ters düştü, ona suçlamalar yöneltti ve KDP liderliğinin IŞİD’le işbirliği içinde olduğunu ileri sürdü. PYD-PKK kesimi bu iddialarıyla, Suriye, Irak ve İran rejimleriyle aynı dili kullanmakta. PYD-PKK yine, Irak, İran ve Suriye rejimleri gibi, Güney’deki muhtemel Kürt bağımsızlığına da karşı çıkıyor, “Kürtlere bağımsız devlet lazım değil, ulus devletin artık modası geçti” diyor. Bu da bizce hiç şaşırtıcı değil.

Türkiye sol örgütleri ise IŞİD’i ABD emperyalizminin bir ürünü sayıyor, bunun yanı sıra, IŞİD’in bu derece güçlenmesinden AK Parti hükümetini sorumlu tutuyorlar. Dış politikayı anti Amerikan, iç politikayı ise anti AKP otomatiğine bağlamış olan bu sol için böylesi bir tutumda şaşacak bir şey yok. Ama bu sol, son zamanlarda kaderini PKK ile birleştirdiği için, onun Güney Kürdistan liderliğine, Barzani yönetimine karşı açtığı kampanyaya da destek veriyor.

Hatta bir kesim de IŞİD’in arkasında ABD ile birlikte İsrail’i gösteriyor.

Özet olarak, herkesin IŞİD’i başka. Kimine göre o ABD, Suudi Arabistan ve Türkiye’nin ürünü, kimine göre ardında Suriye, Maliki rejimi ve İran var. Kimine göre IŞİD’in son Musul operasyonunda Suudi Arabistan ve Ürdün’ün yanı sıra Barzani’nin de rolü var…

Kimine bakılırsa arkasında Avrupa desteği var; onlar IŞİD’çi militanların ellerini kollarını sallayarak bu ülkelerin bilgisi ve onayı ile sınırlardan geçip Ortadoğu’daki eylem alanlarına geldiğini söylüyorlar…

Bu iddialara bakılırsa IŞİD’e destek vermeyen devlet ve güç yok!

Herkes, İslam adına dehşet saçan, kafa koparan, toplu kıyımlar yapan bu vahşi, çağdışı örgütü, yakar top misali düşmanının, ya da düşman bellediğinin üzerine atıyor… Yani onun ipi mutlaka birilerinin elinde… O birileri ise pek çok ve üstelik birbirine karşı devletlerle, güçler… Sanki IŞİD’in hiç iradesi, kendine özgü bir siyaseti yok…

Gerçi biz Ortadoğu’da iradesi olmayan, başkalarınca kurulup yönlendirilen paravan örgütleri pek yakından görüp tanıdık da, herkesi bu kefeye koymak acaba gerçekçi midir?

IŞİD’i doğru yorumlamak, onun ortaya çıkış koşullarını anlamak için Ortadoğu’nun son 40-50 yılda geçirdiği önemli değişikliklere, bu değişikliklerde dış güçlerin rolüne bakmak lazım.

Bunu da yazımın bundan sonraki iki bölümünde yapmaya çalışacağım.

16 Temmuz, 2014

http://www.dengekurdistan.nu/authors.aspx?an=3467&aid=1

.

Facebook Yorumları

Emlak8
17.05.2020
İNSANLIK BARIŞA, EŞİTLİĞE VE ÖZGÜRLÜĞE NASIL ULAŞIR?
13.05.2020
İNSANLAR BU DURUMA NASIL GELDİ?
8.05.2020
KARNI DOYMAYANLAR - GÖZÜ DOYMAYANLAR
6.05.2020
HAYATI CENNET YA DA CEHENNEM ETMEK ELİMİZDE…
25.03.2020
DEEMEK Kİ NEYMİŞ?..
29.01.2020
Depremin düşündürdükleri SORUNLAR YENİ VE ÇAĞDAŞ BİR ANLAYIŞLA ÇÖZÜLÜR
18.10.2019
DÖRT NALA GİDEN BİR IRKÇILIK…
10.10.2019
BARIŞÇI VE ADİL BİR DÜZEN Mİ; YOKSA SAVAŞ, KİN VE DÜŞMANLIK MI?..
14.10.2018
BALIK HAFIZASI
28.6.2018
24 HAZİRAN SEÇİMLERİ VE SONUÇLARI ÜZERİNE
17.6.2018
24 HAZİRAN SEÇİMLERİ ÜZERİNE 2. Bölüm
15.6.2018
24 HAZİRAN SEÇİMLERİ 1. bölüm : KİME OY VERMELİ?
10.10.2017
Mam Celal'in ardından
9.6.2015
7 Haziran’ı geride bırakırken
7.6.2015
KOÇERO ile TİLKİ SELİM arasında…
30.5.2015
HDP Barajı geçince ne olacak?
30.4.2015
Yanlış hesap, çıkmaz sokak…
01.03.2015
Ortadoğu’da acımasız oyun
27.02.2015
TÜRBE OLAYI VE VATAN-MİLLET EDEBİYATI
17.02.2015
DÜŞÜNEN İNSAN, SÖZLERİM SANA!
10.02.2015
Başkanlık sistemi çok mu gerekli?
05.02.2015
Siyaset ve Yalan
31.12.2014
Kürt sorununun çözümünde durum ne? 2
27.12.2014
Kürt sorununun çözümünde durum ne?
17.12.2014
Özgürlük ve barış temel sorunları çözmeye bağlı
10.12.2014
Köy izlenimleri – 4. Bölüm D Ê D A R
08.12.2014
Köy izlenimleri – 3. Bölüm S A W A
07.12.2014
Köyümden izlenimler 2. Bölüm - BEYAZ ÇEŞME
30.11.2014
Stokholm, Dekart ve Marks
27.11.2014
Bir taş oluktan akan gür suyu boşuna arayıp durdum
02.11.2014
HAK-PAR Kongresi üzerine birkaç söz
26.09.2014
IŞİD’le Mücadele ve Türkiye’nin tutumu
23.07.2014
Ortadoğu’da değişim, 2. Bölüm...
16.07.2014
Ortadoğu’da değişim süreci, 1.Bölüm; Herkesin IŞİD’i başka…
13.06.2014
Hoşa giden provokasyonlar!
28.05.2014
Okmeydanı olaylarının düşündürdüğü…
20.05.2014
Soma’daki katliam ve işçi hakları üzerine
28.04.2014
Erdoğan’ın Ermeni sorununa ilişkin sözleri
20.04.2014
Doğru yolda olmak başarı için yeter mi?
16.02.2014
Devlet denen şey…
29.12.2013
Türkiye bunları neden yaşıyor?
08.12.2013
Yasin Aktay ne dedi?
11.11.2013
Nusaybin Duvarı ve öğrenci evleri
11.08.2013
Ergenekon Davası’nda kararın ardından
27.07.2013
Suriye ve Batı Kürdistan’da neler oluyor?
09.07.2013
Mısır’ı zor günler bekliyor
27.06.2013
Gerçek laiklik Alevi sorununu da çözer
19.06.2013
Bu kamplaşmadan bir devrim çıkar mı?
17.06.2013
Gezi Parkı olayları ve AK Parti’nin dünden bugüne değişen politikaları
15.05.2013
Reyhanlı olayının arkasında kim var?
11.05.2013
Doğa ve İnsan
04.05.2013
1 Mayıs ve dostça bir eleştiri
25.04.2013
Ermeni soykırımını tanımanın ve özür dilemenin zamanı gelmedi mi?
30.03.2013
Silah bırakmanın yolu, yöntemi…
20.01.2013
Ortadoğu’da siyaset
08.12.2012
Cenneti cehennem etmek
16.11.2012
Yeni Dönemde Nasıl Bir HAK-PAR
20.09.2012
Bu savaş ne için?
04.09.2012
Tuzağa düşüp düşmemek Ve Statüko Cephesinin B Planı
02.12.2011
Kürtleri yok sayma ve şiddet Kemalist rejimin başlıca yöntemi
12.09.2011
Düğüm nasıl çözülecek?
25.07.2011
Stokholm manzaraları
26.06.2011
Değişim; Kelebek mi, yoksa hamam böceği mi?
15.05.2011
Darbeden umut kesilmez!
26.04.2011
İslam dünyasında kaçınılmaz son: Demokrasi
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive