Kemal BURKAY



Bookmark and Share

KARNI DOYMAYANLAR - GÖZÜ DOYMAYANLAR


8.05.2020 - Bu Yazı 168 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bir önceki yazımın girişinde şöyle demiştim: “Böyle bir salgınla karşılaşınca nerdeyse pusulayı şaşırdık, hayatımız değişti.”

Böyle olması bir yönüyle doğal. Bu virüs yeni ve henüz aşısı yok. Karantina ve benzeri tedbirler alınmasa bugün yaşanandan çok daha büyük hayati kayıplara yol açacağına kuşku yok.

Öte yandan, günümüzde bile çok sayıda insan yaşamının kaybına yol açan tek hastalık veya tek neden o mu? Bu günlerde sosyal medyaya da sık sık yansıdı: Dünyamızda sadece açlıktan günde 8 000 çocuk ölüyor… Bunlar genellikle savaş ve kıtlık yaşanan ülkelerde. Yemen’de, kimi Afrika ülkelerinde açlıktan bir deri bir kemiğe dönmüş çocukların yürek burkan manzaraları zaman zaman gazete ve televizyonlara yansıyor. Bu, ayda 240.000 ölüm eder. Bir de buna savaşta, kurşun ve bombalarla ölen çocukları, açlıktan ve savaştan ölen büyükleri eklerseniz, günlük rakam 8000 bini kat kat geçer.  Covid 19’dan ölümler ise, en yoğun zamanında bile tüm dünyada günde 8000 rakamına ulaşmadı. Ve toplam sayı son üç ayda 200.000 dolayında idi.

Peki korona nedeniyle ortalığı velveleye veren çevreler, ülkelerin yönetimleri, medya, açlık ve savaşın yol açtığı çocuk ölümleri veya bir bütün olarak kitlesel ölümler konusunda neden suskunlar?  Neden sanki böyle bir şey yokmuş gibi davranıyorlar? Onlar insan değil mi?

Evet ama, onlar yoksul ülkelerin insanları... Onların ölümü gelişkin kapitalist, emperyalist ülkelerde sisteme bir zarar vermiyor, kapitalist çarkın işleyişini aksatmıyor. Oysa Covid-19, baylarımızın kendilerini ve çocuklarını da tehdit ediyor. Ayrıca ve onlar açısından en önemlisi sistemin “normal” işleyişini tehdit ediyor. Fabrikalar, tarım, hizmetler sektörü, ithalat-ihracat duruyor veya büyük ölçüde sekteye uğruyor.

Kapitalist ve emperyalistlerimizi ilgilendirmeyen, onların umursamadığı sadece yoksul ülkelerde, savaş ve kıtlığın yol açtığı açlıktan kitlesel ölümler mi? Bu türden daha neler var, neler…

Örneğin doğa ve çevre kirliliğinin; atmosferin, toprağın, suyun kirlenmesinin doğal hayata, tüm canlılara ve bizzat insana verdiği zararlar… Dünyanın dörtbir yanında, özellikle büyük kentlerde, fabrika bacalarının, taşıt gazlarının yol açtığı hava kirliliği ve duman nedeniyle nefes almak zorlaşıyor. Daha bu Covid-19 olayı yokken Çin’in gökdelenlerle süslü büyük kentlerinde insanlar maskelerle dolaşıyorlardı. Bu kirlilik kanserin artmasının diğer bir nedeni.

Peki tarımda kimyasal ilaçlar kullanıldığı, tohumların genleriyle oynandığı, hormon kullanıldığı için bozulan besinlerin yol açtığı hastalıklar, en başta da artan kanser vakaları…

Yılda, ayda ya da günde kanserden ölüm oranları nedir? Sanırım koronadan ölüm oranının kat be kat üstünde…

Peki dünyamızın saygıdeğer devlet yöneticileri, medyası bunu hiç gündeme getiriyorlar mı? Bu konuda şamata kopardıklarını hiç duydunuz mu? Ne gezer!...

Böyle bir şey baylarımızın işine de gelmez. Çünkü onlar habire üretmek, daha çok üretmek ve satmak çabasındalar. Kârlarına halel gelmemesi için fabrika bacalarına filtre takmaya, kirli, asitli fabrika artıklarını arıtmaya bile yanaşmıyorlar. Bu nedenle hem atmosferi, hem suları ve toprağı akıl almaz biçimde kirletiyorlar.

İneklerin cift doğurması, patateslerin iki yüz gram yerine iki kilo olması, domates ve biberlerin salkım saçak ürün vermesi için hormon kullanılmasını teşvik eden, büyük çiftlik sahiplerinin yanı sıra, küçük çiftçiye, sıradan köylüye hormon ve kimyasal kullanmayı öğreten onlar…

Kapitalistlerimiz ve emperyalistlerimiz karınlarının doyması için değil, gözleri doymak bilmediği için bütün bunları yapıyorlar.

Bay Trump dünya ikliminin daha da kötüleşmesini önlemeye yönelik Paris İklim Anlaşması’ndan çekildi. Bu anlaşmanın ABD ekonomisine zarar verdiğini ileri sürerek…

Düşünün, ABD dünyanın en güçlü ekonomisine sahip. Adam başına düşen ortalama milli gelir yılda 50.000 dolar, yani 350.000 TL…  ABD toplumunda çok yemekten, aşırı beslenmeden dolayı çağın  hastalığı obezite oldukça yaygın. ABD toplumu yediği kadar da çöpe atıyor, ki salt bu bile Afrika’nın tüm açlarını doyurabilecek miktarda…

Ama Bay Trump’ın gözü doymuyor. Adam başına ulusal geliri herhalde 100.000 dolara, ABD’yi ve dünyanın başka ülkelerini –bu arada İstanbul’un Mecidiyeköy’ünü- donatan Turmp Tower’leri  birkaç katına çıkarmak istiyor…

Gerçi Amerika’da bu yüksek ulusal gelire karşılık sokaklarda yatıp kalkan açlar ve sefiller de az değil, milyonla… Ama onların derdine derman bulmak için yapılması gereken, dünya iklimini daha çok bozacak bir sorumsuzluk ve pervasızlık değil, ulusal gelirin adil bölüşümü ve kimseyi aç, evsiz, işsiz bırakmayacak tedbirler almaktır.

Elbet, salt Bay Trump değil. O dünyaya ve hayata dolardan gözlüklerle bakan tipik bir kapitalist. Ama dünyamızın cümle kapitalistleri aynı anlayışa sahipler. Daha çok kazanmak için ne lazımsa yapmak. Bunun için savaş da çıkarır, çevreyi de kirletir, dünyayı yaşanmaz hale getirirler. Kapitalizmin doğası budur. Onların hayata bakış açılarının değişebileceğini sanmak saflık olur.

Devam edecek

7 Mayıs 2020

.

Facebook Yorumları

Emlak8
17.05.2020
İNSANLIK BARIŞA, EŞİTLİĞE VE ÖZGÜRLÜĞE NASIL ULAŞIR?
13.05.2020
İNSANLAR BU DURUMA NASIL GELDİ?
8.05.2020
KARNI DOYMAYANLAR - GÖZÜ DOYMAYANLAR
6.05.2020
HAYATI CENNET YA DA CEHENNEM ETMEK ELİMİZDE…
25.03.2020
DEEMEK Kİ NEYMİŞ?..
29.01.2020
Depremin düşündürdükleri SORUNLAR YENİ VE ÇAĞDAŞ BİR ANLAYIŞLA ÇÖZÜLÜR
18.10.2019
DÖRT NALA GİDEN BİR IRKÇILIK…
10.10.2019
BARIŞÇI VE ADİL BİR DÜZEN Mİ; YOKSA SAVAŞ, KİN VE DÜŞMANLIK MI?..
14.10.2018
BALIK HAFIZASI
28.6.2018
24 HAZİRAN SEÇİMLERİ VE SONUÇLARI ÜZERİNE
17.6.2018
24 HAZİRAN SEÇİMLERİ ÜZERİNE 2. Bölüm
15.6.2018
24 HAZİRAN SEÇİMLERİ 1. bölüm : KİME OY VERMELİ?
10.10.2017
Mam Celal'in ardından
9.6.2015
7 Haziran’ı geride bırakırken
7.6.2015
KOÇERO ile TİLKİ SELİM arasında…
30.5.2015
HDP Barajı geçince ne olacak?
30.4.2015
Yanlış hesap, çıkmaz sokak…
01.03.2015
Ortadoğu’da acımasız oyun
27.02.2015
TÜRBE OLAYI VE VATAN-MİLLET EDEBİYATI
17.02.2015
DÜŞÜNEN İNSAN, SÖZLERİM SANA!
10.02.2015
Başkanlık sistemi çok mu gerekli?
05.02.2015
Siyaset ve Yalan
31.12.2014
Kürt sorununun çözümünde durum ne? 2
27.12.2014
Kürt sorununun çözümünde durum ne?
17.12.2014
Özgürlük ve barış temel sorunları çözmeye bağlı
10.12.2014
Köy izlenimleri – 4. Bölüm D Ê D A R
08.12.2014
Köy izlenimleri – 3. Bölüm S A W A
07.12.2014
Köyümden izlenimler 2. Bölüm - BEYAZ ÇEŞME
30.11.2014
Stokholm, Dekart ve Marks
27.11.2014
Bir taş oluktan akan gür suyu boşuna arayıp durdum
02.11.2014
HAK-PAR Kongresi üzerine birkaç söz
26.09.2014
IŞİD’le Mücadele ve Türkiye’nin tutumu
23.07.2014
Ortadoğu’da değişim, 2. Bölüm...
16.07.2014
Ortadoğu’da değişim süreci, 1.Bölüm; Herkesin IŞİD’i başka…
13.06.2014
Hoşa giden provokasyonlar!
28.05.2014
Okmeydanı olaylarının düşündürdüğü…
20.05.2014
Soma’daki katliam ve işçi hakları üzerine
28.04.2014
Erdoğan’ın Ermeni sorununa ilişkin sözleri
20.04.2014
Doğru yolda olmak başarı için yeter mi?
16.02.2014
Devlet denen şey…
29.12.2013
Türkiye bunları neden yaşıyor?
08.12.2013
Yasin Aktay ne dedi?
11.11.2013
Nusaybin Duvarı ve öğrenci evleri
11.08.2013
Ergenekon Davası’nda kararın ardından
27.07.2013
Suriye ve Batı Kürdistan’da neler oluyor?
09.07.2013
Mısır’ı zor günler bekliyor
27.06.2013
Gerçek laiklik Alevi sorununu da çözer
19.06.2013
Bu kamplaşmadan bir devrim çıkar mı?
17.06.2013
Gezi Parkı olayları ve AK Parti’nin dünden bugüne değişen politikaları
15.05.2013
Reyhanlı olayının arkasında kim var?
11.05.2013
Doğa ve İnsan
04.05.2013
1 Mayıs ve dostça bir eleştiri
25.04.2013
Ermeni soykırımını tanımanın ve özür dilemenin zamanı gelmedi mi?
30.03.2013
Silah bırakmanın yolu, yöntemi…
20.01.2013
Ortadoğu’da siyaset
08.12.2012
Cenneti cehennem etmek
16.11.2012
Yeni Dönemde Nasıl Bir HAK-PAR
20.09.2012
Bu savaş ne için?
04.09.2012
Tuzağa düşüp düşmemek Ve Statüko Cephesinin B Planı
02.12.2011
Kürtleri yok sayma ve şiddet Kemalist rejimin başlıca yöntemi
12.09.2011
Düğüm nasıl çözülecek?
25.07.2011
Stokholm manzaraları
26.06.2011
Değişim; Kelebek mi, yoksa hamam böceği mi?
15.05.2011
Darbeden umut kesilmez!
26.04.2011
İslam dünyasında kaçınılmaz son: Demokrasi
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive