Kemal CAN



Bookmark and Share

Yeni dönem başlarken


9.7.2018 - Bu Yazı 619 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 -Yeni sisteme dönük hazırlıklar tamam mı?

16 Nisan referandumuyla getirilen yeni yönetim sistemi, artık hukuken uygulamaya giriyor. Yönetimin merkezileşmesi ve keyfileşmesi konusunda bir süredir fragmanı izlenen bu yönetim tarzına maruz kalanlar, mağdur olanlar ve tehlikeyi farkedenler kolay adapte olacak. Çünkü, Meclis’in fiilen devre dışında olduğu, partili tek adam rejimi ve OHAL hukuksuzluğu konusunda son birkaç yılda zengin bir deneyim biriktirildi.

Bir süredir fiilen uygulanan “yeni sistemin” yerleşikleşme sorunlarını asıl olarak uygulayıcılarının yaşayacağı görülüyor. Nereye varmak istediklerini çok iyi bilenlerin bunun için ne yapmaları gerektiği konusunda o kadar iyi durumda olmadıkları anlaşılıyor. Yeni sorun çıkartmayan bir güç merkezileşmesi koalisyon şartlarında biraz daha zor. Şimdilik OHAL KHK’lerinin bitiyor olmasını yumuşama adımı gibi göstermekle idare ediyorlar.

-Yeni sistemde koalisyonunun önemi var mı?

Geçtiğimiz dönemi uyum yasalarını çıkarmak için kullanamayan iktidar, seçim öncesindeki KHK yetkisini de çok fonksiyonel kullanamadı. KHK yetkisi, bazı yasa metinlerinden sorumlu bakan ifadelerinin temizlenmesi ve 18 bin kişiyi daha işten atmak için kullanıldı. Dev bir sistem değişikliğinden, her şeyin başka olacağı bir yönetim anlayışından söz edilirken, ne kadro ne de mevzuat konusunda yüksek bir hazırlık göze çarpıyor.

Kervan düzenini yola bırakmış görünen Erdoğan, yeni sistemin rahat uygulanabilmesi için çok fazla yasal düzenlemeye ihtiyaç duyacak. Bunların bir kısmının kararnamelerle yapılması mümkün ama hepsinin Meclis’te onayı ve bazılarının da yasa olarak hazırlanması kaçınılmaz. Özellikle ekonomi yönetimi ve OHAL’i aratmayacak güvenlik düzenlemeleri çok taraflı yasal düzenlemelerle mümkün. Dolayısıyla koalisyon önemli.

-Meclis’in siyasi işlevi tamamen bitti mi?

Yeni sistemde Meclis’in nasıl etkisizleştiğinin somut sonuçlarını çok yakında görmeye başlayacağız. Fakat, yakın dönemde Meclis’in siyasi gösteri alanı olarak önemi bir süre daha devam edecek. Erdoğan dışındaki bütün siyasetçiler için tek açık sahne Meclis. Hem yerleşik alışkanlıklar nedeniyle, hem de yürütmenin önemli ölçüde siyasetçilerden arındırılması yüzünden Meclis siyasetin vitrini, takip ekranı olmayı sürdürecek.

İktidar koalisyonu, siyaseti seçim yarışları ve ara dönemde de Meclis’teki teatral faaliyet alanına sıkıştırmaya çalışıyor ve bu konuda da hayli başarılı. Siyaseti geniş bir alana yayma ve derinleştirme konusunda başarılı olamayan muhalefet için de, eğer bu konuda yeni bir çaba ortaya çıkmazsa, tek gösteri alanı yine Meclis olacak. İktidar ve muhalefetin iç dengeleri de büyük ölçüde Meclis hareketliliği üzerinden takip edilecek.

-Kalabalık Meclis’te yeni hareketlilik beklenir mi?

Meclis’teki yemin töreninde yaşananlar, ilk grup toplantılarından akseden sahneler ve kulisler, 24 Haziran sonrası siyasi biçimlenmenin büyük ölçüde Meclis’te görünür olacağını işaret ediyor. Örneğin, İYİ Parti için gündeme getirilen “yeni koalisyon için seçenek olma” dedikoduları ilginç fotoğraf kareleriyle genel kurul salonuna yansıdı. Protestolar, alkışlar, temaslar ve gerilimler de hareketli bir sahne hazırlığını gösteriyor.

Şimdilik sekiz partinin temsil edileceği Meclis’teki gruplar, AKP ve MHP dışında fazla disiplinli görünmüyor. CHP’nin kurultay süreci veya iç tartışmalarla, HDP’nin de hayli farklı temsillerle oluşan grup özellikleriyle hareketli olması beklenir. İktidar koalisyonunun dengesi de, önümüzdeki günlerde MHP’nin belirleyiciliğinin artacağı biçimde değişebilir. İYİ Parti oy tabanı gibi parti grubunu da korumakta zorlanabilir.

-Yeni dönemde, Meclis’i önemsemek gereksiz mi?

Muharrem İnce’nin sürüklediği yeni eğilim, CHP’yi “yeni sisteme” adapte olmaya zorluyor. Parlamenter sistem geri döndürülmesi zor biçimde geride kalmış da olsa, demokrasi talebini sürdürmek, halkın temsilcilerinin bulunduğu tek adresi gereksiz ilan etme aceleciliğiyle çok örtüşmüyor. Tam tersine muhalefetin elde kalan tek demokratik temsil alanı olarak Meclis’e fonksiyon kazandırması, kürsü haline getirmesi gerekiyor.

Önümüzdeki günlerde Meclis, iktidar blokundaki ittifak gerilimlerinin görünür olacağı bir alan haline gelecek. Kabinenin bileşimi ve siyasetle ilişkisinin nasıl kurulacağı bu gerilimi derinleştirebilir. Yönetsel etkisi zayıflayan Meclis’in siyasi arka planı yansıtma özelliği artabilir. Yerel seçim konjonktürünün siyaseti kaçınılmaz olarak AKP ve CHP merkezli hale getirmesi diğer aktörleri siyasi etkinlik ataklarına zorlayabilir.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
22.10.2019
Makarnadan Savaşa İradesiz Seçmen İnancı
20.10.2019
Biz tam olarak ne seyrettik?
17.10.2019
Özne sapıtması
14.10.2019
Derinleşen sorun, sığlaşan söylem
9.10.2019
Savaşın fragmanı bile berbat
3.10.2019
İYİ Parti çatlar, üç ittifaka da oy gider
1.10.2019
Arabada Sigara Yasağı, Kanser Bilgisine Ceza
28.09.2019
Deprem ve iki ses
11.09.2019
(Yeniden)* Hassasiyet tartışması
9.09.2019
Sükût Bazen Daha Değerlidir
26.08.2019
Sükût Bazen Daha Değerlidir
26.08.2019
Kadın öldüren el ile 'idam şart' diyen dil akraba
8.08.2019
Kendini tekrar etmenin dayanılmaz rahatlığı
28.07.2019
Çare olmayan avantaj: Zamanı kullanmak
17.07.2019
Üçüncü yılında 15 Temmuz
11.07.2019
Demiri değil oyunu soğutmak
3.07.2019
Sistem tartışması tercih değil mecburiyet
29.06.2019
Şimdi iktidar düşünsün
26.06.2019
Hatalı lider mi, güçsüz lider mi?
22.06.2019
Kürtlerle sınav ve Kürtlerin sınavı
20.06.2019
'Son kırılma'
13.06.2019
Erdoğan neden saklanıyor?
10.06.2019
'Pontus' kampanyası kimin 'marifeti'?
5.06.2019
AKP’nin bayram vitrini
1.06.2019
'Niyet okumak' önemlidir
29.05.2019
Yalanın kime ne faydası var?
26.05.2019
Yeniden referandum mu, kimlik sayımı mı?
24.05.2019
Siyasette Sertleşme Sorunu
19.05.2019
Vefasız zenginler, nankör fakirler
17.05.2019
'(İç) hukuk' tüketilmiştir
13.05.2019
Aynısını istemek daima azını getirir
10.05.2019
Bu dalga kıyıya taşır mı?
6.05.2019
İttifaksız Düşünmeye Başlamak
2.05.2019
İttifakın kara yazısı
27.04.2019
Algı-olgu ilişkisi ve gerçeğin intikamı
24.4.2019
'Gaz sıkışması' mı, gaz verme mi?
23.4.2019
Siyasi kibirden vazgeçmek İstanbul’u bırakmaktan bile zor
15.4.2019
Mazbata hakların diyeti olmamalı
10.4.2019
Kontrolsüz gücün kendine ettiği
7.4.2019
Zaafın dibinde, kaosun eşiğinde
31.3.2019
Seçim okuma kılavuzu
27.3.2019
Medyadan tabana imha hikâyeleri
22.3.2019
Seçim neyi çözer, ne gösterir?
20.3.2019
Tasada ve Sevinçte Bir
6.3.2019
Ismarlama davaları kim kazanır?
1.3.2019
Olasılığın gücü kime çalışacak?
23.2.2019
Rakam değil insan olmak
20.2.2019
Lümpen muhafazakarlık
17.2.2019
Kaybetmeyen hep kazanır mı?
12.2.2019
Issız Adam
8.2.2019
Hikayeden siyaset
3.2.2019
Kanaat siparişleri ve klişe müfettişleri
30.1.2019
Duygu durumu: Fena
26.1.2019
Sakin Olmak Lazım
23.1.2019
Birey olmak ve hayal kırıklığı
21.1.2019
Herkesi yakalayan belirsizlik rehaveti
18.1.2019
Muhalefet 'bekliyor'
4.1.2019
Zayıfa şahin tüccar kahramanlar
26.12.2018
Bana mı dedin?
23.12.2018
Kimlik siyasetinin panzehiri hizmet siyaseti mi?
19.12.2018
Aşırı strateji, yüksek dozda taktik
16.12.2018
Hızlanınca icraat devrilince kader!
13.12.2018
Aynı derede kaç kere yıkanılır?
10.12.2018
Tortu ve çamur
8.12.2018
Gidenden mi Bahsediyoruz, Geleni mi Konuşuyoruz?
5.12.2018
Bahçeli neden 'gerici' oldu?
2.12.2018
Eski defterleri yeniden açmak
29.11.2018
Vaat siyaseti terk ederken
26.11.2018
Yerel seçimin nesi farklı
24.11.2018
Yeniden ittifakların gölgesinde siyaset
22.11.2018
Siyasette hareketlilik vadeden bir hafta
17.11.2018
Bildiğini unutmak, elindekinden olmak
14.11.2018
Ayrıntıdaki şeytandan öğrenmek
12.11.2018
Neyin İçinde, Ne ile Beraber, Nereye Doğru?
10.11.2018
Muhalefet cephesinde güncel durum
7.11.2018
İttifak hikayesinde güncel tablo
4.11.2018
Sistemin 'çaresi' ve krizi: Kimlik siyaseti
31.10.2018
Sahiden Kaşıkçı işi ne oldu?
29.10.2018
Hareketlilik de gerilim de iktidar blokunda
24.10.2018
İttifaksız yeni dönem
21.10.2018
Saçmalığa teslim olmak, nereye su taşır?
13.10.2018
Piyasa okur yazarlığı ve Brunson olayı
11.10.2018
Ölçüsüzlük
7.10.2018
İktidar neden seçimden korkmuyor?
4.10.2018
İmkan ve ihtimal
30.9.2018
İttifak günlükleri
28.9.2018
Enerjik Kötümserlik
26.9.2018
Bugünün sorumluluğu
23.9.2018
İktidarın yerel seçim rotası
19.9.2018
Acayip zamanlar
13.9.2018
Cumhuriyet tartışması
10.9.2018
Eyvallah
7.9.2018
Ödenmemiş fatura yığını
5.9.2018
Hastaya 'hasta' demek lazım
3.9.2018
Ekonomiyi siyasetle, siyaseti sertlikle idare
27.8.2018
Lütufla başlamayan yasakla bitmez
24.8.2018
Partilerin yerel seçim ufku
23.8.2018
Az iken muhalefet çok olunca kibir
20.8.2018
Lütuf düzeni
18.8.2018
Kayıp bölüştürmek
15.8.2018
Krizden çıkan totalitarizm hevesi
14.8.2018
Neyin mücadelesi kimin savaşı?
13.8.2018
Krizi karşılama stratejisi
10.8.2018
Her şey algıdan
8.8.2018
Vakit bulmak veya yaratmak
6.8.2018
Göstermeye ihtiyaç yok, her şey zaten ortada
3.8.2018
Kim kimi idare ediyor?
1.8.2018
Tabana yayılan ucuzculuk
30.7.2018
Diklenerek eğilmek
27.7.2018
Akşener gerçekten dönmezse?
26.7.2018
Kötülüğü çoğaltmak
24.7.2018
Ne yaptınız da yoruldunuz?
18.7.2018
Baş etme stratejileri
17.7.2018
‘Dağılma’ hevesi
14.7.2018
Kötü siyaset iyisini kovar
11.7.2018
Yeni rejim neye benziyor?
10.7.2018
Başkanın adamları
9.7.2018
Yeni dönem başlarken
5.7.2018
Seçim notları 2: 'Büyük hezimet' 7 Haziran'a benziyor mu?
2.7.2018
Soruları bitmeyen seçim
30.6.2018
Değişim bir tercih değil
28.6.2018
Seçim notları
26.6.2018
MHP oylarının anlamı
25.6.2018
24 Haziran’ın iktidar tablosu
23.6.2018
Bozgun görüntüsü
21.6.2018
Umudun kışkırttığı endişe
18.6.2018
Son düzlük notları
14.6.2018
İttifak çatlağı su sızdırıyor
12.6.2018
İttifaklar tablosu
8.6.2018
Metal paslanması
7.6.2018
Son düzlük kaygıları
4.6.2018
Rehavete yetmeyen ama cesaret veren bir umut
1.6.2018
Yüzde 50 evde zor tutuluyor
30.5.2018
Kötü haber: Seçim bitmeyecek
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive