Kemal CAN



Bookmark and Share

Her yıl gibi 2020 de seçim yılı olacak


3.01.2020 - Bu Yazı 570 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  Bir önceki Gazete Duvar yazısında “Yıl bitiyor ama ne başlıyor?” diyerek yılı bitirmiştik. Bu 2020’nin ilk yazısı: Beklendiği ve olması gerektiği gibi bambaşka bir gündemle uyanmadık bu sabah. Dün gece havai fişekler üzerimize yepyeni şeyler yağdırmadı. Belki batıda uzunca bir duraklama anlamına gelen Noel, burada yaşanmadığı için önceki yıldan kopuş da zayıf oluyor. Neticede ne kadar umutluysak yine o kadar hevesliyiz, ne kadar kararmışsak yine o kadar karanlıktayız. Geride ne kaldı dediğimizde fazla başlık çıkartamıyor, gelenler konusunda çok pozitif güçlü kestirimler yapamıyoruz. Medyascopetv’de yaptığım “2019’dan 2020’ye Türkiye’de Siyaset” toparlamasında söylediğim gibi; geçen yıl fragmanını izlediğimiz film veya yıllardır süren dizinin devam bölümleri bu yıl vizyona giriyor galiba. Bu cümleden olmak üzere, geçen yıl yaşanan bazıları çarpıcı ve şaşırtıcı olan gelişmelerin, başlayabilecek potansiyeller kadar sürdürülenleri de işaret ettiği fikrimi tekrarlamam gerek.

2019’da siyasetin en belirleyici gündem başlığı olan yerel seçim, önemli bir sonuç olarak algılandı. Ancak yenilenen İstanbul seçimi ve HDP’li belediye başkanlarını seçen iradeye yapılan darbelerle anladık ki, aslında çeşitli açılardan bu seçim henüz bitmedi, bir süre daha bitmeyecek. Bir anlamda –bana göre 2011’de akıllara düşen, 2014’ten itibaren de fiilen başlayan- “bitmeyen seçimin” önemli durağı olarak devam ediyor. 2019’un ikinci yarısına ve özellikle son çeyreğine damgasını vuran kayyım hamleleri, tutuklama ve yargı skandalları, “Köşke çıkan CHP’li” komplosu, Mansur Yavaş’a yapılan itibar saldırısı, Kanal İstanbul üzerinden Ekrem İmamoğlu’nu küçümseme girişimi gibi pek çok hamle, iktidarın “bitirmeme” çabasını gösteriyor. İktidarın siyaset yapma biçimi, futbol maçlarının sonundaki “önümüzdeki maçlara bakacağız” cümlesinin tam tersi. Uzunca bir süredir hiçbir seçim başlayıp biten bir mesele olarak yaşanmıyor, bitmesine izin verilmeyen bir süreklilik kazanıyor. Herkes seçimin öneminin kalmadığı bir dönemden bahsediyor ama aslında seçimden ibaret bir siyaset zemini kuruluyor. Hatta meclis önemsiz hale geldiği için seçim önemsizleşmiyor, tam tersi tek önemli şey oluyor.

2019 yerel seçiminin “bitmeyen seçimin” parçası haline gelmesi, sadece iktidarın tercihiyle ve çabasıyla ilgili değil. Muhalefet ve muhalefete akıl veren bir takım zevatın, “siyaset seçim kazanmak için yapılır” yaklaşımıyla da fazlasıyla destekleniyor. Bu yüzden muhalefet, yerel seçim galibiyetini bir siyasi zafere dönüştüremiyor. Seçimle sağlayabildiği moral üstünlüğü, siyasi baskıya dönüştüremiyor, hiçbir kalıcı etki yaratamıyor. Seçim de, alınmış sonuçların yarattığı dinamikle yeni bir zemini açamıyor. Seçmene ulaşmak için kurulabilen köprülerin taşıyıcılığı süreklileştirilemiyor. Tıpkı YSK eliyle yapılan seçim yenileme anormalliğinde olduğu gibi, aylar önce biten seçimin tescil edilmesi hala sağlanamıyor. Yerelde yaratılabilen sonuç genel siyasi düzeye bir türlü taşınamıyor. Önemli başlıklar, talepler, itirazlar, dayanışmalar süreklilik kazanarak daha geniş bir alana taşınamazken, biraz öne çıkan bütün siyasi aktörler bir sonraki hamleye göre pozisyon almaya çalışıyor. Öne çıkan siyasi aktörler güçlü talep ve beklentileri taşıyan, acil itirazları temsil eden taşıyıcılar olarak tartıya çıkmıyor. Aksine siyaset, aktörleri taşıyan bir performans sahnesine dönüşüyor.

2019’u kapatırken siyasi gündemin şekillenişi, gelecek yılın belirleyici motivasyonunun yine “bitmeyen seçim” olacağını gösteriyor. Erken seçim önümüzdeki yılda gerçekleşsin ya da gerçekleşmesin, 2020’nin önemli bir bölümünde yine seçim konuşulacak. İktidarın, popülist hamleler yerine vergi artışları ve zamlarla devam etmesi, seçim olasılığının uzaklaştığına kanıt sayılabilir. Ancak bu işaretlerin karşısına da, dış politika ve proje bazlı inatlaşma hamleleriyle kutuplaştırmayı tazeleme gayretleri konulabilir. Ayrıca iktidar açısından hala en önemli güvence, “kerhen destek” payının patronluğu. Onun raf ömrünün de bir sınırı var. AKP içinden çıkan partilerin bu alanda yaratacağı tehdit önemli belirleyici olacak. İyi Parti örneğinde gördüğümüz üzere, hem kopma hareketleri hem de ana gövde, çok gecikmemiş ölçmeden memnun kalıyor. İyi Parti kuruluşundan çok kısa süre sonra girdiği seçimde yüzde 10 barajını aşarak rüştünü kanıtmış, MHP de çok önemli bir kayıp yaşamadığını göstermişti. Benzer bir ihtiyaç örtüşmesi veya bu olasılıklar üzerine yoğunlaşacak tartışmalar, seçim gündeminin ateşleyicisi olabilir.

Kanal İstanbul inatlaşmasının, ÇED süreci tamamlanmadan projenin plana işlenmesi zorlamasına kadar ilerletilmesi önemli bir gösterge. İktidar, proje sayesinde önemli bazı fırsatlar yakalayabileceğini umuyor. Muhalefeti “engelleyici” pozisyona zorlayarak kutuplaştırmayı tazeleme yanında, İmamoğlu’nun çaresiz ve yetersiz gösterilmesi için de tartışmaların imkanlar sağlayacağı hesaplanıyor. Kanal İstanbul, şimdilik seçim zemini hazırlama olarak yorumlanmaya çok uygun olmasa da, zemin yoklama açısından epey elverişli görünüyor. Dış politika alanında da, maaşı Türkiye tarafından ödenen Suriye Milli Ordusu’nun İdlib ve Libya’ya tayini, müttefikler ve mutabakatlar tablosunu hayli zorlayacak riskli hamlelerin işareti. Yargı kararlarından toplumsal meselelere, kültürel çıkışlardan ekonomik tercihlere kadar geniş bir alanda otoriterleşmeye –ve Ümit Akçay’ın ifadesiyle otoriter konsolidasyona- gaz verildiği görülüyor. Etek boyu ölçen hakim, sarılan öğretmene disiplin cezası, mehdiye hazırlanan özel ordu gibi kışkırtıcılar da devrede. Yıllardır defalarca gördüğümüz gibi iktidar, ortamı yumuşatarak değil kışkırtma ve sertleşme eşliğinde zemin yokluyor.


Kemal Can kimdir?

1964 yılında Düzce’de doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden 1986’da mezun oldu. 1984’de Gençlik ve Toplum dergisinde yazdı. 1986-87’de Yeni Gündem dergisinde 1987-90 döneminde Nokta dergisinde, 1990 yılında Sabah gazetesinde gazetecilik yaptı. 1993’de EP (Ekonomi Politika) dergisinde 1994’de Ekonomist dergisinde çalıştı. Yine aynı yıl Express dergisini çıkartan ekipte yer aldı. 1997 – 1999 döneminde Milliyet gazetesine yazı dizileri hazırladı. 1998’de Yeni Yüzyıl gazetesinde, 1999 yılında Artı Haber dergisinde çalıştı. Birikim dergisinde yazıları yayınlandı. 1999 yılında CNNTÜRK’te çalışmaya başlayarak televizyon gazeteciliğine geçti. 2000 yılından itibaren çalışmaya başladığı NTV’de sırasıyla politika danışmanlığı, editörlük, haber koordinatörlüğü ve genel müdür yardımcılığı görevlerinde bulundu. 2013 yılından itibaren kapatılana kadar İMC TV yayın danışmanlığını yaptı. Yazdığı ve yazar ekibinde yer aldığı kitaplar: Devlet Ocak Dergah (İletişim Yayınları 1991), Türkiye’de Sivil Toplum ve Milliyetçilik (İletişim Yayınları 2001), Türkiye Savaşın Neresinde (Metis Yayınları 2001), Homopolitikus Lider Biyografilerindeki Türkiye (Aykırı Yayınları 2001), Devlet ve Kuzgun (İletişim Yayınları 2004), Yoksulluk Halleri (İletişim Yayınları 2007).

.

Facebook Yorumları

Emlak8
6.08.2020
Boşaltılmış pistte kaza olur
2.08.2020
Ara rapor ve hafif bir tahmin
25.07.2020
Ayasofya: Camiden siyaset çıkartmak
22.07.2020
Niyet yerine, birileri de yapılana baksa
20.07.2020
Ne Olacak Bu İktidarın Tabanı?
16.07.2020
Büyük dert, gerçek gündem sayılır mı?
12.07.2020
Güven ve güvenilirlik sorunu
2.07.2020
Üzüm üzüme baka baka
29.06.2020
Bu iktidar nereye koşuyor?
23.06.2020
Bir Şeyi de Olmayıverin...
21.06.2020
Eldeki imkan ayağın bağı oluyor
17.06.2020
'Başarının' sahibi var, başarısızlık herkesin
11.06.2020
Sapla saman fazla karışmadı mı?
5.06.2020
Siyasetçilik bir zanaat mıdır?
2.06.2020
Muhalefete Yüklenmede Yeni İşbölümü
30.05.2020
Gürültüyü geri almak
29.05.2020
İzolasyon kelepçesi, maske dayağı
25.05.2020
Bahçeli etkinliği için yakın hafıza tazelemesi
21.05.2020
Beş soru beş cevap
19.05.2020
Seçim Rehavetinin Sonu mu Geliyor?
17.05.2020
Yeni konsolidasyonun dinamikleri
14.05.2020
İzolasyonun şeffaflığı ve fırsatın çıplaklığı
10.05.2020
Nefret dili ve AVM psikolojisi
7.05.2020
'Anti-hukuk günlerinde'* AYM’den beklenen
4.05.2020
Nerede kaldığımızı hatırlamak için
1.05.2020
Memleketin diyaneti ve hukuku kimden sorulur?
30.04.2020
Bu İktidarın Post-Erdoğan Versiyonu Olur mu?
27.04.2020
Ahlakı-adabı yoksa, hukukunu kurmak gerek
23.04.2020
Yerel yönetimler neden hedefte?
19.04.2020
'Hiçbir şey yeni de değil'
13.04.2020
Korona fırsatları ve rakamlar
9.04.2020
Şaşırtıcı hiçbir şey yok
4.04.2020
Bu krizden fırsat çıkar mı?
2.04.2020
İyimserlik tutmadı, suçlamaya dönüş başladı
31.03.2020
Korona Teorileri
30.03.2020
Bilim Kurulu için siyasi izolasyon
25.03.2020
Korona bahaneleri ve bildik tekrar
22.03.2020
Korona sınavı hangi dersten?
19.03.2020
Herkese korona testi
15.03.2020
Derdin Tarifine Göre DEVA
12.03.2020
Az popülizm çok otoriterlik
8.03.2020
İdlib’den çıkamamak
5.03.2020
İdlib’in psikopolitik tortusu
1.03.2020
Şehitler tepesi dolu, sorumlu kürsüsü boş
27.02.2020
Yüze vurur ifadesi...
23.02.2020
Münferitleşme tuzağı
21.02.2020
Gayri ciddilik çok ciddi bir sorundur
16.02.2020
Tırmanan gerilim, taktik mi stratejik mi?
13.02.2020
Şam’a yürüyen Bahçeli nereye gider?
9.02.2020
Medya boykotu ve vekalet savaşı
6.02.2020
Öncesiz ve sonrasız yaşamak
2.02.2020
Güvenlikçilerin yarattığı güvenlik sorunu
30.01.2020
Gezi Davası’ndan duruşma sahneleri
27.01.2020
Muhafazakarlaşma, Yaşlanma, Taşralaşma
26.01.2020
24 Ocak
23.01.2020
MHP ve AKP’de benzeşme gerilimi
21.01.2020
AKP’de Taban Kaymıyor Tavan Uzaklaşıyor
19.01.2020
Gelecekten kopmuş eğitim siyaseti
16.01.2020
Halının uçtuğunu kim söylüyor?
13.01.2020
Barış Akademisyenleri deneyi
9.01.2020
Yoksulluğun reddiyesi
6.01.2020
Duvara doğru koşu hevesi
3.01.2020
Her yıl gibi 2020 de seçim yılı olacak
29.12.2019
Yıl bitiyor ama ne başlıyor?
26.12.2019
İnat siyaseti
19.12.2019
Krizi atlamak, sandığı kurtarmaz
16.12.2019
Gelecek Partisi’nin çıkış fotoğrafı
14.12.2019
“Gelecek” Yeni Partilerin Geleceği
12.12.2019
Değiştirmek mi sürdürmek mi zor?
8.12.2019
Sürdürülemez olan son ana kadar sürdürülür
5.12.2019
Siyasette değişen ve değişmeyen
3.12.2019
Her şey paraya çevrilebilir mi?
1.12.2019
Kime Göre Yeni, Kimin İçin Yeni?
28.11.2019
Yine 'gündem değiştirme' paranoyası
23.11.2019
Kendi mesleğinin celladı olmak
20.11.2019
Devrimi Özlemek ama Hakkıyla
18.11.2019
Eşeği kaybedip bulma veya mehter diplomasisi
14.11.2019
Dümeni yeniden dışarıya kırmak
10.11.2019
O kadar önemli değiliz
7.11.2019
Duygu siyaseti
4.11.2019
Tehlikenin farkında mısınız?
31.10.2019
Kavgada yumruk sayılır
28.10.2019
Beklenti 'zaferden' daha bereketli
25.10.2019
"Ya Ne Olacaktı?"
24.10.2019
Alanda hayaller masada gerçekler
22.10.2019
Makarnadan Savaşa İradesiz Seçmen İnancı
20.10.2019
Biz tam olarak ne seyrettik?
17.10.2019
Özne sapıtması
14.10.2019
Derinleşen sorun, sığlaşan söylem
9.10.2019
Savaşın fragmanı bile berbat
3.10.2019
İYİ Parti çatlar, üç ittifaka da oy gider
1.10.2019
Arabada Sigara Yasağı, Kanser Bilgisine Ceza
28.09.2019
Deprem ve iki ses
11.09.2019
(Yeniden)* Hassasiyet tartışması
9.09.2019
Sükût Bazen Daha Değerlidir
26.08.2019
Sükût Bazen Daha Değerlidir
26.08.2019
Kadın öldüren el ile 'idam şart' diyen dil akraba
8.08.2019
Kendini tekrar etmenin dayanılmaz rahatlığı
28.07.2019
Çare olmayan avantaj: Zamanı kullanmak
17.07.2019
Üçüncü yılında 15 Temmuz
11.07.2019
Demiri değil oyunu soğutmak
3.07.2019
Sistem tartışması tercih değil mecburiyet
29.06.2019
Şimdi iktidar düşünsün
26.06.2019
Hatalı lider mi, güçsüz lider mi?
22.06.2019
Kürtlerle sınav ve Kürtlerin sınavı
20.06.2019
'Son kırılma'
13.06.2019
Erdoğan neden saklanıyor?
10.06.2019
'Pontus' kampanyası kimin 'marifeti'?
5.06.2019
AKP’nin bayram vitrini
1.06.2019
'Niyet okumak' önemlidir
29.05.2019
Yalanın kime ne faydası var?
26.05.2019
Yeniden referandum mu, kimlik sayımı mı?
24.05.2019
Siyasette Sertleşme Sorunu
19.05.2019
Vefasız zenginler, nankör fakirler
17.05.2019
'(İç) hukuk' tüketilmiştir
13.05.2019
Aynısını istemek daima azını getirir
10.05.2019
Bu dalga kıyıya taşır mı?
6.05.2019
İttifaksız Düşünmeye Başlamak
2.05.2019
İttifakın kara yazısı
27.04.2019
Algı-olgu ilişkisi ve gerçeğin intikamı
24.4.2019
'Gaz sıkışması' mı, gaz verme mi?
23.4.2019
Siyasi kibirden vazgeçmek İstanbul’u bırakmaktan bile zor
15.4.2019
Mazbata hakların diyeti olmamalı
10.4.2019
Kontrolsüz gücün kendine ettiği
7.4.2019
Zaafın dibinde, kaosun eşiğinde
31.3.2019
Seçim okuma kılavuzu
27.3.2019
Medyadan tabana imha hikâyeleri
22.3.2019
Seçim neyi çözer, ne gösterir?
20.3.2019
Tasada ve Sevinçte Bir
6.3.2019
Ismarlama davaları kim kazanır?
1.3.2019
Olasılığın gücü kime çalışacak?
23.2.2019
Rakam değil insan olmak
20.2.2019
Lümpen muhafazakarlık
17.2.2019
Kaybetmeyen hep kazanır mı?
12.2.2019
Issız Adam
8.2.2019
Hikayeden siyaset
3.2.2019
Kanaat siparişleri ve klişe müfettişleri
30.1.2019
Duygu durumu: Fena
26.1.2019
Sakin Olmak Lazım
23.1.2019
Birey olmak ve hayal kırıklığı
21.1.2019
Herkesi yakalayan belirsizlik rehaveti
18.1.2019
Muhalefet 'bekliyor'
4.1.2019
Zayıfa şahin tüccar kahramanlar
26.12.2018
Bana mı dedin?
23.12.2018
Kimlik siyasetinin panzehiri hizmet siyaseti mi?
19.12.2018
Aşırı strateji, yüksek dozda taktik
16.12.2018
Hızlanınca icraat devrilince kader!
13.12.2018
Aynı derede kaç kere yıkanılır?
10.12.2018
Tortu ve çamur
8.12.2018
Gidenden mi Bahsediyoruz, Geleni mi Konuşuyoruz?
5.12.2018
Bahçeli neden 'gerici' oldu?
2.12.2018
Eski defterleri yeniden açmak
29.11.2018
Vaat siyaseti terk ederken
26.11.2018
Yerel seçimin nesi farklı
24.11.2018
Yeniden ittifakların gölgesinde siyaset
22.11.2018
Siyasette hareketlilik vadeden bir hafta
17.11.2018
Bildiğini unutmak, elindekinden olmak
14.11.2018
Ayrıntıdaki şeytandan öğrenmek
12.11.2018
Neyin İçinde, Ne ile Beraber, Nereye Doğru?
10.11.2018
Muhalefet cephesinde güncel durum
7.11.2018
İttifak hikayesinde güncel tablo
4.11.2018
Sistemin 'çaresi' ve krizi: Kimlik siyaseti
31.10.2018
Sahiden Kaşıkçı işi ne oldu?
29.10.2018
Hareketlilik de gerilim de iktidar blokunda
24.10.2018
İttifaksız yeni dönem
21.10.2018
Saçmalığa teslim olmak, nereye su taşır?
13.10.2018
Piyasa okur yazarlığı ve Brunson olayı
11.10.2018
Ölçüsüzlük
7.10.2018
İktidar neden seçimden korkmuyor?
4.10.2018
İmkan ve ihtimal
30.9.2018
İttifak günlükleri
28.9.2018
Enerjik Kötümserlik
26.9.2018
Bugünün sorumluluğu
23.9.2018
İktidarın yerel seçim rotası
19.9.2018
Acayip zamanlar
13.9.2018
Cumhuriyet tartışması
10.9.2018
Eyvallah
7.9.2018
Ödenmemiş fatura yığını
5.9.2018
Hastaya 'hasta' demek lazım
3.9.2018
Ekonomiyi siyasetle, siyaseti sertlikle idare
27.8.2018
Lütufla başlamayan yasakla bitmez
24.8.2018
Partilerin yerel seçim ufku
23.8.2018
Az iken muhalefet çok olunca kibir
20.8.2018
Lütuf düzeni
18.8.2018
Kayıp bölüştürmek
15.8.2018
Krizden çıkan totalitarizm hevesi
14.8.2018
Neyin mücadelesi kimin savaşı?
13.8.2018
Krizi karşılama stratejisi
10.8.2018
Her şey algıdan
8.8.2018
Vakit bulmak veya yaratmak
6.8.2018
Göstermeye ihtiyaç yok, her şey zaten ortada
3.8.2018
Kim kimi idare ediyor?
1.8.2018
Tabana yayılan ucuzculuk
30.7.2018
Diklenerek eğilmek
27.7.2018
Akşener gerçekten dönmezse?
26.7.2018
Kötülüğü çoğaltmak
24.7.2018
Ne yaptınız da yoruldunuz?
18.7.2018
Baş etme stratejileri
17.7.2018
‘Dağılma’ hevesi
14.7.2018
Kötü siyaset iyisini kovar
11.7.2018
Yeni rejim neye benziyor?
10.7.2018
Başkanın adamları
9.7.2018
Yeni dönem başlarken
5.7.2018
Seçim notları 2: 'Büyük hezimet' 7 Haziran'a benziyor mu?
2.7.2018
Soruları bitmeyen seçim
30.6.2018
Değişim bir tercih değil
28.6.2018
Seçim notları
26.6.2018
MHP oylarının anlamı
25.6.2018
24 Haziran’ın iktidar tablosu
23.6.2018
Bozgun görüntüsü
21.6.2018
Umudun kışkırttığı endişe
18.6.2018
Son düzlük notları
14.6.2018
İttifak çatlağı su sızdırıyor
12.6.2018
İttifaklar tablosu
8.6.2018
Metal paslanması
7.6.2018
Son düzlük kaygıları
4.6.2018
Rehavete yetmeyen ama cesaret veren bir umut
1.6.2018
Yüzde 50 evde zor tutuluyor
30.5.2018
Kötü haber: Seçim bitmeyecek
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive