Nihayet! Dış politikamızda son tartışma ‘ayar çekmek’ etrafında dönüyor. Kimileri Irak, İran ve hatta Suriye’de ‘reset’e (sıfırlama) gidildiğini, kimileri ‘hasar kontrolü’ (damage control) sürecine girildiğini söylüyor, yahut öyle umuyor. Her ne kadar Dışişleri çevreleri, “Bakış açımız değişmedi, bölge değişti” derin tespitini yapsa da!

Allahtan memlekette başka derin tespitler de yapılabiliyor. TÜSİAD bu hafta ‘Yeni Bölgesel Dinamikler Bağlamında Türkiye-ABD ilişkileri: Yeni bir Yaklaşıma İhtiyacımız var mı?’ başlıklı bir panel düzenledi. Clinton döneminin Türkiye’yi iyi tanıyan diplomatlarından Brookings Enstitüsü’nün Başkanı Strobb Talbott’un yanı sıra Cengiz ÇandarSoli Özel ve Kadri Gürsel’in katkılarıyla dış politika başlıkları adeta ‘ameliyat masasına’ yatırıldı. Chattam House kuralları gereği kimin ne dediğini aktaramıyorum fakat görüşler çarpıştı, Amerikan Başkanı da, Türk dış politikasının yapıcıları da sıkı eleştiriler aldı. Kafa açıcıydı. İzlerken, üç yılda düştüğümüz hâle rağmen memleketin bu coğrafyadaki ehemmiyetine şükrettim! Türkiye’nin hakikaten ‘reset’e yönelebilmesi; yani İran, Irak, Arap isyanlarının kanlı sonuçlar verdiği ülkeler ve Körfez’le ilişkilerini dengelemesi hâlinde bu işten sıyrılmak mümkün. Fakat bunun için dış politikada ‘duygusal’ değil, realist; mezhepçi görünümden kurtulmuş, seküler vurgular şart.

İşe “Türkiye’yi Ortadoğu halkları seviyor, ama halk düşmanı iktidarlar sevmiyor” türü trajikomik beyanlardan vazgeçerek başlanabilir. Bunun için TESEV’in Türkiye’nin Ortadoğu’daki algısına dair son anketine bakmak kâfi. Üzücü fakat kendini ‘boy aynasında’ görenlere nispet ‘boyu çekmiş’ bir Türkiye çıkıvermiş ortaya. Sahaya sık inen bir gazeteci olarak bana sorarsanız, araştırmacılar fazla ‘kibar’ davranmışlar. Oranlar ortada.

Merak edenler için adres (http://www.tesev.org.tr/assets/publications/file/03122013120651.pdf)

Tamamı bu köşeyi aşar. 13 ülkede 2800 deneğin kullanıldığı anketten bazı sonuçlar:

• Türkiye’ye sempati üç yılda yüzde 19 erimiş. Mısır’ın buna etkisi büyük. Geçen yıl Türkiye’ye yüzde 84 yakınlık duyan Mısırlılarda bu oran artık yüzde 38. Gel de Mısır için ağlama! Üstelik Mısır halkı 3 Temmuz darbesine yüzde 67 ile destek veriyor. Bölge genelinde yüzde 43 darbenin Mısır için iyi, yüzde 46’sı kötü olduğunu düşünüyor. Müslüman Kardeşler’e Mısır’da destek oranı yüzde 28, bölge genelinde yüzde 35.

• Suriye’ye eylül ortası gidip Taraf’ta aktarmıştım ya, durum malum. Türkiye’ye yakınlık duyma oranı yüzde 22!

• Diyeceksiniz ki Ortadoğu bu mudur? Tabii ki değil! Filistin, Tunus, Körfez ülkeleri ve Yemen’de Türkiye’yi olumlu algılama oranlarında azalma var.

• Türkiye’nin mezhep temelli siyaset izlediği algısı bir yılda 11 puan artışla yüzde 28’den 39’a çıkmış. Hadi Suriye’deki yüzde 54’ü saymayın. Mısır’da oran yüzde 45!

• Bölge genelinde en sevilen ülke artık Türkiye değil, yüzde 67 ile BAE. Suudi Arabistan yüzde 60 ile ikinci, Türkiye yüzde 59 ile üçüncü sırada.

• Çin bir yılda yedi puanlık artışla yüzde 64 ile en olumlu algılanan ikinci ülke. Şu işe bakın ki, Rusya’nın olumluluk algısı yüzde 42’den 54’e yükselivermiş.

• Haksızlık etmeyelim. Suriye yolunda militan kısmına kolaylık sağlanan Libya’da Türkiye’nin rolünü yüzde 76 olumlu görüyor.

• Son olarak Gezi olaylarını katılımcıların yüzde 71’a takip etmiş. Yüzde 50’si demokrasiye olumlu katkı görüyor.

• Teselli şu ki, Mısır ve Suriye’yi saymazsak, diğer ülkelerde yüzde 64’lük kitle Türkiye’nin bölgede etkili olduğunu düşünüyor, yüzde 60’ı daha büyük rol oynamasını istiyor.

Ne diyelim, anketlerde ‘sıfır çekmek’ kâbusumuz olmasın! Hem ‘sıfır sorun’ politikası tıkır tıkır işlerdi de, Ortadoğu halkları adam olsaydı! Benim merak ettiğim bu ekiple ‘reset’ atmak nasıl bir şey olacak? Geçen haftaki gibi gizlice Kürdistan Bölgesi’yle petrol anlaşmasını parafe edip, sonra Enerji Bakanımızın soluğu Bağdat’ta almasına benzemese bari...



[email protected]

Twitter: @ceydak

http://www.taraf.com.tr/ceyda-karan-2/makale-bu-anket-de-otpor-isi-kesin-bilgi.htm

  • Abone ol